Connect with us

Teknoloji

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Almış 5 Ünlü Bilgisayar Virüsü ve Korkunç Etkileri

5 Ünlü Bilgisayar Virüsü

Bilgisayar virüsleri yayılma çeşitleri ve etkilerine göre farklılık göstermektedir,  5 ünlü Bilgisayar Virüsü ve Korkunç Etkileri sizleri çok şaşırtacak. Çok farklı çeşidi olan bu virüslerin bazıları, tüm dünyada etkili olmuş ve adından söz ettirmiştir. İşte 5 ünlü bilgisayar virüsü ve bilgisayar üzerindeki etkileri.



5 ünlü Bilgisayar Virüsü ve Korkunç Etkileri

Bilgisayar virüsleri çeşitli yöntemlerle bilgisayarlarınıza sızan ve onları korunmasız hale getiren kötü amaçlı yazılımlardır. Genellikle bilinçsiz kullanıcılarda sıkça görülen virüslerin bazıları da neredeyse tüm dünyayı etkisi altına almayı başarmıştır. Yakın zamanda yaşadığımız WannaCry örneğinde olduğu gibi. İşte 5 ünlü bilgisayar virüsü ve bilgisayar üzerindeki etkileri.

Morris Solucanı

Kötü amaçlı yazılımların en önemli örneklerinden biriyle başlayalım. Morris Solucanı, kitlesel yansımaları nedeniyle ana akım medya tarafından yansıtılan ilk kötü niyetli programdı. Tarihler 2 Kasım 1988’i gösterdiğinde, virüs serbest bırakıldı ve 24 saat içinde internete bağlı bilgisayarların tahmini yüzde 10’u etkilendi. Kötü amaçlı yazılım, kendisini kopyalamak için geçici klasörlerdeki dosyaları oluşturarak binlerce sistemi yavaşlattı.

Etkilenen bu bilgisayarlar, yazılım kaldırılıncaya kadar işe yaramaz hale getirildi. Virüsün etkisi yaklaşık iki gün sürdü. Doğal olarak bütün bir ağdan temizlemek daha da uzun sürdü. Örneğin Kaliforniya Üniversitesi bilgisayarlarındaki virüsten tamamen kurtulmak için 20 iş gününe ihtiyacı vardı.

Ancak başlangıçta yazılım kötü amaçlı değildi. Robert Tappan Morris, programı internetin büyüklüğünü test etmenin bir yolu olarak yaratmıştı. Morris’e karşı davadaki hâkime göre kurum başına 53.000 dolara mal olduğu tahmin edilen bir kodlama hatasıydı. Bir tahmine göre ise solucanın toplam maliyetinin 250.000 ila 96 milyon dolar arasında olduğu iddia edilmekte.

Advertisement

Şimdi dünyanın en ünlü bilgisayar korsanlarından biri olan Morris, 1986 Bilgisayar Dolandırıcılığı ve Suistimal Yasası uyarınca suçlu bulunan ilk kişiydi. Robert Tappan Morris, 10.050 dolar para cezası ve üç yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca 400 saat toplumsal hizmete mahkum edildi.

Melissa Virüsü

Her ne kadar söylentiler Word’ü etkileyen ilk virüsün e-posta yoluyla yayıldığını iddia etse de bu doğru değildi. Virüsün aslında profesyonel firmalar tarafından yanlışlıkla yayılması sağlandı. Microsoft, virüs içeren Windows 95 Yazılım Uyumluluk Testi CD-ROM’larını gönderdiğinde olayların kısmen sorumlusuydu.

Mart 1999’da Usenet tartışma grubuna, alt.sex’e bir Word dosyası yüklendi. Bu, 80 porno web sitesi için bir şifre listesi içeriyordu ve böylece kaç tane indirildiğini hayal edebilirsiniz. Bu işlemlerden sonra virüs, Microsoft Outlook adres defterinde ilk 50 kişiye otomatik olarak iletilir.

Daha sonrasında virüs, diğer Word dosyalarına gönderildi, bu da kişisel bilgilerin ailenize, arkadaşlara ve çalışma arkadaşlarına gönderilebileceği anlamına geliyordu. Yazılımın, özel ve kurumsal ağlara tahmini olarak 80 milyon dolar zarar verdiği bilinmekte. Melissa virüsü, ismini bir striptizci ile yazılımın yaratıcısı David L Smith’in Florida’da buluşmasından almıştır.

I Love You Virüsü

Bu virüs, “ILOVEYOU” konu satırı ile bir e-posta yoluyla yayılan bir solucan olarak karşımıza çıktı. Açıldıktan sonra kendisini Outlook adres defterindeki herkese gönderir ve bu özelliği onu en hızlı yayılan virüslerden biri haline getirmiştir. 10 gün içinde 50 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığı söylenmekte.

Advertisement

Daha fazla sorun yaratan şey ise dosyaların üzerine yazma kapasitesiydi. Yedeklemeleriniz yoksa ve nispeten az sayıda kişisel ağınız varsa, JPEG’lere ve ses dosyalarınıza elveda demeniz gerekmekteydi. Amerika’daki firmaların, solucanın genişlememesi için 15 milyar dolardan fazla maliyetinin olduğu tahmin ediliyor.

Mydoom Virüsü

En hızlı yayılan e-posta solucanı ile karşı karşıyayız. MyDoom ve onun varyasyonları, dünya çapında yaklaşık 38,5 milyar dolar zarara uğrattı. Solucan ILOVEYOU ile benzer bir prensipte hareket etmekte. “Posta Gönderme Sistemi” gibi yanıltıcı konulara sahip bir e-posta, açıldıktan sonra,yerel dosyalarda bulunan adreslere gönderilen bir eki içerir. Önceki solucanlar sınırlı sayıda kişiyi hedeflerken MyDoom ise seçici değildi.

Virüsün en can alıcı kısmı, bilgisayar korsanlarının yararlanması için sistemlerde arka kapıya açıklık bırakma yeteneğiydi. Bu arka kapılardan bazıları açık kalıyor ve sonrasında zarar veriyordu. SCO Group ve Microsoft gibi ana sitelere DDoS atılmaya başlandı. Sonraki versiyonlar ise bozuk PC’lerden gelen taleplerin, akış sunucularına çarpmaya teşebbüs etmesiyle Google’ı ve diğer arama motorlarını da etkiledi.

Etkilerinin bir kısmı ise uzun ömürlülüğünden kaynaklanmaktadır. İlk olarak 2004’de tespit edilmesine rağmen 2009’da Amerika ve Güney Kore’de gerçekleştirilen siber saldırıların da sorumlusu olduğu tespit edildi. Yaratıcıları henüz bulunmamıştır ancak kökeninin Rusya olduğu bilinmektedir. Solucandaki mesajda ise “andy; Sadece işimi yapıyorum, üzgünüm ” ifadesi kullanılmakta.

WannaCry

Tarihler Mayıs 2017’i gösterdiğinde tüm dünyada panik havası hakimdi. Bir fidye yazılımı olan WannaCry, birçok kullanıcıyı etkisi altına almıştır. Sadece birkaç gün sürmesine rağmen fidye yazılımı, dünya çapında 200.000 ila 300.000 bilgisayar arasında etkisini gösterdi.

Advertisement

Yazılım bilgisayarınıza sızarak tüm dosyalarınızı ve verilerinizi şifrelemektedir. Sonrasında ise sizlerden 600 dolar değerinde Bitcoin istemektedir ancak parayı ödemiş olmanız genellikle bir anlam ifade etmemektedir. Yine de bazı kullanıcılar istenen parayı ödedi ve sadece bilgisayar korsanlarını zengin etmiş oldular.

Virüs bulaştıktan sonra bilgisayar ekranı kilitlenir, kırmızı bir uyarı ve iki geri sayım gösterilir, biri fidye talebinin artışını diğeri ise dosyaların kalıcı olarak silineceği süreyi göstermektedir. Neyse ki Microsoft, tehditle mücadele etmek için güncellemeler yayınlayarak hızlı bir şekilde harekete geçti. Siber korsanlar, saldırı sonrasında 130.600 doların üzerinde ödeme alarak kısmen amaçlarına ulaşmış oldular.

Teknoloji

Uzaya giden Çinli taykonotlar geri döndü (Tekno Hayat)

Uzaya giden Çinli taykonotlar geri döndü (Tekno Hayat)

Uzay çalışmalarını tamamlayan 3 Çinli taykonot dünyaya döndü. Çin’in yeni insanlı uzay aracının Ekim ayında fırlatılması bekleniyor.

Rumico

Devamını Oku

Teknoloji

Doğa’nın Mucitleri TEKNOFEST’te

Doğa’nın Mucitleri TEKNOFEST’te

TÜBİTAK yarışmalarında fizik, biyoloji alanlarında geliştirdikleri projeler ile derece elde eden İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji öğrencileri TEKNOFEST’te sergilediği ve yarıştığı projelerle yerini aldı. Öğrenciler engelliler için solar kablosuz şarj istasyonu, otomobillere özel kaplama ve kanser araştırmalarına destek olan projelerle teknoloji ilgililerinden tam not aldı.

Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST 2021, Atatürk Havalimanı’nda 21 Eylül’de başladı.

26 Eylül’e kadar sürecek etkinlikte İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji, kodlama ve robotik, fizik, biyoloji gibi alanlarda sergilediği ve yarıştığı projelerle TEKNOFEST’te yerini alırken öğrenciler tarafından sunulan projeler katılımcılar tarafından tam not aldı. Projelerine gelen yoğun ilgi karşısında da öğrenciler teknoloji severler ile bir arada olmaktan ve projelerini anlatma imkânı bulmaktan oldukça mutlu olduklarını dile getirdi. Teknoloji ilgilileri ise TEKNOFEST süresince İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji standında kodlama ve robotik uygulamalarıyla buluşmaya devam edecek.


Engelli araçları için solar kablosuz şarj istasyonları

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Antalya Kampüsü öğrencisi Utku Berkay Tan, teknolojik tasarım alanında geliştirdiği “Engelli Araçları için Solar Kablosuz Şarj İstasyonları” projesi ile katılım sağladı. Proje, başta şarjlı tekerlekli sandalyeler olmak üzere bireysel taşıma araçlarının halka açık yerlere kurulan güneş enerjili kablosuz şarj istasyonları üzerinden akülerinin şarj edilebilmesini sağlamayı amaçlıyor. Projesi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Utku Berkay Tan, “Mevcut tekerlekli şarj istasyonları şuan kablolu şekilde. Bu yüzden engelli vatandaşlarımız zorluk çekiyor. Benim sistemim ise kablosuz. Güneş enerjisinden elde ettiğimiz enerjiyi depolama birimine aktarıyoruz. Bu enerjiyi de zeminde bulunan vericiye aktarıyoruz. Tekerlekli sandalyenin altındaki alıcı ile verici aynı alana geldiğinde şarj işlemi gerçekleşiyor” dedi.

Kanser araştırmalarına destek

Advertisement

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Çanakkale Biga Kampüsü Anadolu Lisesi öğrencileri Miray Yılmaz ve Zeynep Doğan ise biyoloji alanında geliştirdikleri Peto Paradoksuna Biyoinformatik Yaklaşım projesi ile TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Sergisi’ndeki yerlerini aldılar. Öğrenciler aynı zamanda TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda canlı bilimleri alanında kazandığı ikincilik ödülünü alacaklar. “Normalde büyük cüsseli hayvanların kansere yakalanma oranlarının daha yüksek olacağı düşüncesi ile yola çıktık” diyerek projeleri hakkında konuşan öğrenciler, “Bize bunu düşündürten şey ise normalde çok fazla hücre sayısına sahip olmalarından dolayı bu hücrelerin kontrolden çıkacağını varsaymamız. Peto paradoksu da bunun tam tersini açıklıyor. Yani ‘kanser ile vücut büyüklüğü arasında herhangi bir ilişki yoktur’ diyor. Bu paradoksun üç tane ergümanı var, tümör baskılayıcı genler, hiper tümör oluşumları ve metobolik hızdaki artış-azalış. Biz tümör baskılayıcı genler üzerinden projemizi yürüttük. 4 tümör baskılayıcı gen üzerinden kanserle olan ilişkiler izlendi. Özellikle kutup bölgelerinde yaşayan cüsseli hayvanlar olan balinalar ve insan arasındaki 4 proteinin farklı olan bölgelerini saptadık ve kanserin hangi bölgelerden kaynaklı olabileceğini bulduk” diye konuştular.
Araç kazalarında oluşan can ve mal güvenliğini en aza indiren “özel kaplama”

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Acarkent Kampüsü Anadolu Lisesi öğrencileri Berfe Biçer ve Dilay Gökçe, Nitinol ve Metal Esnekliğinin Araç Güvenilirliği Üzerindeki Etkisi projesi ile İnsanlık Yararına Teknoloji Proje Yarışması’na finalist olarak yarışıyor. Proje ile amaçlarının araç kazaları sonucu oluşan can ve mal kaybını en aza indirmek olduğunu söyleyen gençler açıklamalarına şu şekilde devam etti;

“Araçlarımızın dış iskeletini çelik kaplama yerine nitinol alaşımını kaplamayı planladık. Yüzde 50 nikel ve titanyumdan oluşan alaşım ile kaplanan araç ile normal kaplama bir aracı aynı hızda aynı şartlarda çarpıştırdığımızda nitinol kaplamalı olan aracın diğer araca göre hasarı minimum yüzde 40 absorbe ettiğini söyleyebiliyoruz. Bir diğer önemli özelliği ise, ‘şekil hafızası’ özelliği. Alaşımı uygulamadan önce programlıyoruz. Sonrasında aracımızdaki kaplama bir hasar alıyor bu hasarı da küçük bir ısı uygulayarak kaza yapmadığı haline geri döndürebiliyoruz.”

Küresel ısınmaya dikkat çeken proje

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Tuzla Kampüsü Anadolu Lisesi öğrencilerinden Berke Çiçek ve Alper Çamlı, fizik alanında geliştirdikleri Antarktika Atmosferinde UV Işığının Ozon Konsantrasyonu Üzerindeki Etkisinin Ölçülmesi projesini TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Sergisi’nde sunuyor. Öğrenciler aynı zamanda TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Proje Yarışması fiziki bilimler alanında kazandığı ikincilik ödülünü de TEKNOFEST 2021’de alacak.  Berke Çiçek proje ile iklim değişikliklerine dikkat çekmek için çalıştıklarını söyleyerek, “Amacımız insanları kutup iklim değişikliğini göstermek ve bilgilendirmek. Antarktika atmosferinde önemli ölçüde bir incelme söz konusu. Bu incelme yüzünden dünyaya gelen UV miktarı artıyor. Ozon incelmesi yüzünden dünyaya normalde girmeyen UV C’nin girme miktarı artıyor. Bunlarda cilt kanseri gibi sorunlara sebep olabiliyor. Biz de insanları bu konuda bilgilendirmeye çalıştığımız bir proje ortaya çıkardık. Tasarladığımız cihazımızla bu ışınları ölçebiliyoruz. Verileri toplayıp bir senelik bir grafik yapacağız. Bu grafikle beraber insanları iklimin nasıl değiştiğine dair verilerle bilgilendirmiş olacağız” dedi.

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Çerkezköy Kampüsü Anadolu Lisesi ve Sakarya Kampüsü Kodlama ve Robotik alanındaki projeleri ile yarışırken İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Adıyaman, Ordu ve Antalya Kampüsleri de fen bilimleri alanında geliştirdiği projeler ile finalist olarak yarışıyorlar.

“Bilgi çağını bilimi daha ileriye götürmek için mücadele eden bir kurumuz

TEKNOFEST’te öğrencileri ziyaret eden İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurucu Temsilcisi Serhat Özeren, TEKNOFEST’TE yer almaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını dile getirerek, “Geleceğin teknolojilerini, hem üreticilerden teknoloji geliştiricilerden hem de çocuklarımızın gençlerimizin yaptıkları uygulamalarla bu ortamda görmek ve bunları deneyimlemek çok önemli. Öğrencilerin, dünya nereye gidiyor, Türkiye’nin nerede olduğunu anlamaları için bu ortamda olması çok kıymetli.  Bütün okullarımızla TEKNOFEST’TE olmaktan öğrencilerimizin başarılarını burada sergilemekten mutluyuz. Biz bilgi çağını bilimi daha ileriye götürmek için mücadele eden bir okuluz. İstanbul Teknik Üniversitesinin bize kazandırdığı değerlerle bunu daha ileri bir noktaya taşıyacağız” dedi.Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Teknoloji

iPhone 13 satışta: Dünyanın dört bir yanında Apple tutkunları yeni iPhone için kuyruğa girdi

iPhone 13 satışta: Dünyanın dört bir yanında Apple tutkunları yeni iPhone için kuyruğa girdi

Uzun süren bekleyişin ardından yeni iPhone 13 dün satışa sunuldu. Dünyanın her yerinde Apple tutkunları mağazaların önünde günün erken saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşturdu.

Rusya’dan Çin’e Avustralya’dan İngiltere’ye dünyanın her yerinde kalabalıklar, Apple mağazalarının önünde dün yeni piyasaya sunulan iPhone 13’ü ilk satın alanlardan biri olmak için sıraya girdi.
Geçtiğimiz haftalarda iPhone 13 serisindeki yeni modeller tanıtılmış; iPhone 13 mini, iPhone 13 Pro, iPhone 13 Pro Max modellerinin yer aldığı duyurulmuştu.
Yeni iPhone 13 seramik ön yüzünün yanında yüzde 47 daha fazla ışık yakalayabilen gelişmiş kamera sistemi ve iPhone 12’den 2 buçuk saat daha fazla pil ömrüne sahip olmasıyla dikkat çekiyor.
Apple’ın iPhone 13 serisindeki modellerin fiyatları ise şöyle: – iPhone 13 mini 699 dolar –  iPhone 13 799 dolar – iPhone 13 Pro 999 dolar – iPhone 13 Pro Max ise 1099 dolar iPhone 13 ve iPhone 13 mini’nin fiyatlarının geçen yıl satışa sunulan iPhone 12 ve iPhone 12 mini ile aynı olduğu görüldü.
Karantinanın ve sosyal mesafe kurallarının geçerli olduğu Avustralya’da ise müşteriler başkent Sidney’deki Apple Store önünde sosyal mesafeye dikkat ederek uzun kuyruklar oluşturmayı sürdürdü.
Karantina kuralları gereğince mağazadan alışveriş yapma imkanları olmayan müşteriler, önceden sipariş ettikleri ürünleri gelip aldılar.
Yeni iPhone 13, 1 Ekim tarihinden itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak. Tüketiciler, iPhone 13 Mini’ye 10 bin 999 liradan, iPhone 13’e 11 bin 999 liradan, iPhone 13 Pro’ya 15 bin 99 liradan başlayan fiyatlarla sahip olabilecek. İLGİLİ HABERE GİT
Yeni iPhone 13, Apple’ın tasarımda çok fazla değişikliğe gitmediği ama cihazın performansını ve kullanıcı deneyimini geliştirdiği bir akıllı telefon olarak öne çıkıyor. Yenilenen özellikler arasında yer alan yüz tanıma (Face ID) bölümünün, iPhone 12’den yüzde 12 daha küçük olduğu görülüyor.
Yeni çıkan cihaz Apple’ın yeni A15 biyonik çipiyle güç sağlıyor, yüzde 50 daha hızlı işlemcisiyle ise grafikleri yüzde 30 daha hızlı yüklemek mümkün oluyor.

Rumico

Devamını Oku

Trendler