Connect with us

Magazin

16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü

Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü

16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü. Bugün şarkıları hala ezbere bilinen ünlü sanatçı Ahmet Kaya’nın 18. ölüm yıl dönümü. 16 Kasım 2000 yılında Fransa’nın Paris şehrinde Porte de Versailles semtindeki evinde; bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Kaya; yaşasaydı bugün 61 yaşında olacaktı. İşte Ahmet Kaya’nın hayatından bilgiler ve fotoğrafları…



16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü

1957 yılında Malatya’da dünyaya gelen Ahmet Kaya, 43 yaşında gurbette hayatını kaybetmişti. 16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü.

MALATYALI İŞÇİ BİR AİLENİN ÇOCUĞU

Malatyalı bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldiğinde takvimler 1957’yi gösteriyordu! Babası Sümerbank’ta çalışan bir fabrika işçisiydi.



ÇOCUK YAŞLARDA MÜZİKLE TANIŞTI

Müzikle tanışması o meşhur ifadeyle ‘çocuk yaşlarda’ oldu. Altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama müzik dünyasına ilk adımını attı. İkinci adımsa okuldan arta kalan zamanlarında çalışmaya başladığı plakçı dükkanıydı.

Ailesi geçim sıkıntısı nedeniyle 1972’de İstanbul Kocamustafapaşa’ya göç etti okulu bırakmak zorunda kaldı!

Ahmet Kaya İstanbul’a uyumda yaşadığı zorluğu daha sonra şöyle anlatacaktı:

‘ONLARLA KONUŞAMIYORDUM’

Onlarla konuşmuyordum çünkü onlarla konuşamıyordum. Giyimleri başkaydı, konuşmaları başkaydı. Onlar gibi konuşmaya çalışıyordum. Mesela terziye gidip, onlar gibi pantolon diktirmeye filan başlamıştım. Terzinin yaptırdığı pantolonların üzerime uymadığını görüyordum. Onlara yakışıyordu bana yakışmıyordu.

Bir kız vardı bizim okulda; herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: ‘Biraz seninle konuşak beş dakika, kaçıyorsun hep…’ Bana dedi ki: ‘Rica ederim.’ Öyle bir ağrıma gitti ki: ‘Ben de sana rica ederim,’ dedim.. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zannettim.



ON ALTI YAŞINDA HAPİSLE TANIŞTI

Ahmet Kaya’nın hapisle tanışması on altı yaşında yasa dışı afiş marifetiyle oldu! Sonraları fikir adamlarının aslında çok da derinlemesine bir birikimi olmamakla itham ettikleri Kaya, yolun sol tarafından yürümeye başlamıştı. Bu yürüyüş aynı zamanda daha sonraları kitleleri peşinden sürükleyeceği müzik yürüyüşünün de başlangıcıydı.

Gelibolu’da askerlik sırasında da orkestra çalışmalarına devam eden Ahmet Kaya askerlik dönüşü; Emine Kaya ile evlendi ve 1982 yılında Çiğdem doğdu.

İLK ALBÜMÜ TOPLATILDI

İşsizlik ve parasızlık sebebiyle ekonomik zorluklar çektiği sırada eşi kendisinden ayrılır. Belki de ismini kızından ilham aldığı ‘Ağlama Bebeğim’ albümünü çıkardı. Yayımlandığı yıl albüm toplatılır fakat daha sonra sansürü kaldırılır. 1985’te ikinci albümü Acılara Tutunmak’ı çıkardı.

GÜLTEN HAYALOĞLU İLE EVLENDİ

Ahmet Kaya ikinci evililiğini Gülten Hayaloğlu ile yapar. Albüm yayımlandıktan sonra evlenirler. Gülten Hayaloğlu hapishanede idam cezasına mahkûm olan Nevzat Çelik’in Şafak Türküsü şiirini Ahmet Kaya’ya iletir.



Böylelikle geniş kitlelerce tanınması sağlanan albüm ‘Şafak Türküsü’ ortaya çıkar… Albümde hemen tüm besteler kendisine aittir.

HAYATINDA DÖNÜM NOKTASI

Ahmet Kaya’nın hayatındaki dönüm noktalarından biri de daha sonra birlikte birçok şarkıya imza atacakları Yusuf Hayaloğlu’nun şiirleriyle tanışmasıyla olur.

Sözlerinin çoğunun Yusuf Hayaloğlu’na ait olduğu Yorgun Demokrat adlı albümü 1987 yılında yayımlanır…



Attilâ İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe ve Ahmed Arif gibi birçok şairin şiirlerini besteleyen sanatçı; hayatı boyunca toplam 22 albüm yayınladı.

REKOR KIRAN ALBÜM

Şarkılarım Dağlara albümü basılan 2.800.000 bandrolle rekor kırar ama bu albümde yer alan bazı şarkılardan dolayı albüm toplatılır; konser vermesi yasaklanır

Boğaziçi Üniversitesi’nde Ruhi Su ile tanışıp ‘Mahsus Mahal’ isimli türküyü çaldığı zaman, Ruhi Su bağlamanın bu şekilde, at teper gibi çalınmayacağını söyler. Yıllar sonra Ahmet Kaya bir konserinde bağlama çalarken bu olaya gönderme yaparak “Bağlama böyle de çalınır,” der.



HAFIZALARA KAZINAN O GECE

Ahmet Kaya’nın kariyerindeki belki de hayatındaki en önemli noktaysa 10 Şubat 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği’nin; Princess Otel kongre salonunda düzenlenen ödül töreninde gerçekleşir.

Yılın en iyi sanatçısı ödülünü alan Ahmet Kaya konuşmasında yeni albümünde Kürtçe şarkılar seslendireceğini; ve klip çekeceğini belirtirken tam o esnada oluşan havayla ortam gerildi. Kendisine çatal bıçaklar fırlatılırken törenin gerçekleştiği yerden ayrılmak zorunda kaldı.

MANŞETLER SONU HAZIRLADI

Magazin Gazetecileri Derneği’nin 1999 yılında düzenlediği ödül töreninde yaptığı konuşma nedeniyle; hakkında 10.5 yıl hapis istemiyle iki ayrı dava açılan Kaya, aynı yıl Türkiye’den ayrıldı.

Bu olayın hemen sonrasında Ahmet Kaya’yla ilgili atılan manşetlerin ve akabinde hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde; toplam 10.5 yıl ağır hapis istemiyle iki ayrı dava açıldı.

Haziran 1999’da Türkiye’den ayrıldı. Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.



2000 YILINDA HAYATINI KAYBETTİ

Ahmet Kaya, 2000 yılında Hoşçakalın Gözüm isimli albümünün kayıtlarını yaparken; Paris’in Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü.

Fransa’nın başkenti Paris’e yerleşen Ahmet Kaya, 16 Kasım 2000’de hayata gözlerini yumdu.

16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü.

Ahmet Kaya, ölümünden sonra Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

16 Kasım Ahmet Kaya ölüm yıl dönümü. 16 Kasım 2000 yılında Fransa’daki evinde kalp krizi sonrası hayatını kaybeden Ahmet Kaya; 30.000’in üzerinde kişinin katıldığı törenle Paris’in Père Lachaise Mezarlığı 71. bölüme defnedildi.



“Şafak Türküsü”nden sonra albüm satış rakamları giderek artan sanatçı, Taç Plak’tan sonra Barış Plakçılık’a geçti. 1987’de Barış Plak’a geçen Kaya, bu plak şirketinden, “Başkaldırıyorum”, “İyimser Bir Gül”, “Sevgi Duvarı” ve “Başım Belada” albümlerini piyasaya sürdü. Kaya daha sonra Tempa’dan “Dokunma Yanarsın” isimli kaydını yayımladı. Doksanlı yıllarda daha büyük bir şirket olan Raks’a geçen sanatçı, bu plak şirketinden de sırasıyla; “Şarkılarım Dağlara”, “Beni Bul”, “Dosta Düşmana Karşı” ve “Yakamoz” albümlerini yayımladı.

1980’lerde ”“Penceresiz kaldım anne / Saçlarına yıldız düşmüş; koparma anne” sözleriyle ünlü türküsüyle patlama yapan; Kaya’nın kariyerinin doksanlar diliminde “Ağladıkça” isimli türkünün büyük bir yeri oldu.

1984 yılında başladığı müzik kariyerinde sırasıyla “Acılara Tutunmak”, “Şafak Türküsü”, “An Gelir” ve “Yorgun Demokrat” isimli albümlerini Taç Plak’tan yayımladı. İlk iki albümüyle beklediği başarıyı yakalayamayn sanatçı, “Şafak Türküsü” isimli albümüyle satış rekorları kırdı. Bu albümdeki “Penceresiz Kaldım Anne” türküsüyle milyonların gönlünde taht kuran Ahmet Kaya; profesyonel müzik kariyerinde toplam dört farklı plak şirketiyle çalıştı.



AHMET KAYA’NIN EN GÜZEL ŞARKI SÖZLERİ

Yüreğime basa basa, İçimden yar gidiyor

***
Çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına düşmanlarım ulaşamazlar
***
Ezdirmem sana kendimi
Gövdemi yakar giderim
Beddua etmem üzülme
Kafama sıkar giderim

***
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe

***
Bırak ay gitsin sen kal bu gece,
Umudumsun sen
İçimde soluyorsun
İki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme, korkular
Her an başka biçimde
Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi aşk gibi
Ah ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm büyümüştüm
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Kafamı duvara vurmadan
Tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi

Magazin

Özgül Canişçi Ajans Umut Tacirliği Yapıyor

Özgül Canişçi Ajans Umut Tacirliği Yapiyor.

Özgül Canişçi Ajans Umut Tacirliği Yapıyor

Özgül Canişçi Ajans Umut Tacirliği Yapıyor. Özgül Canişçi Cast ve Organizasyon Hizmetleri oyuncu olmak isteyen kişiler üzerinden umut tacirliği yapıyor. Aldığımız geri bildirimler sonucu bu yazımızı oluşturmaya, oyunculuk kariyeri  hedefleyen herkesi uyarmaya karar verdik.

Özgül Canişçi Cast ve Organizasyon Hizmetleri

Özgül Canişçi cast ajansı sosyal medyada kendisini; kişinin yetenekleri, öğrenebilme hevesi, kendini geliştirme arzusu ve disipline bakış açısı gibi etmenleri değerlendirerek oyuncu adaylarını kadrosuna kattığını belirtmektedir. Oysa ki durum çok farklı…



Oyuncu olabilmek, kariyerini televizyon kanalları, beyaz perde ve podyumlarda devam etmek isteyen adaylar üzerinden harika bir şekilde umut tacirliği yapılıyor. Nasıl mı ? Açıklayalım …

Özgül Canişçi cast ajansı kariyer.net gibi iş ilanlarının yayınlandığı sayfalara “Oyuncu (Dizi, Film,Reklam) şeklinde ilan veriyor. Oyuncu olmak hayaliyle, yahut da bir iş arayışı ile başvuru yapan tüm adayların başvuruları topluyor. Aldıkları tüm başvuruları görüşmeye davet ediyorlar. Her şey görüşmede açığa çıkıyor. Dikkat edin sakın aldanmayın…

Özgül Canişçi Ajans Umut Tacirliği Yapiyor

Özgül Canişçi Ajans Umut Tacirliği Yapıyor

 

 

Görüşmeye davet edilen adaylar büyük umutlar ile gidiyorlar görüşmeye, görüşme masaları ayarlanmış; üzerlerinde gündemdeki dizi reklam gibi görsel medyada yayınlanan programların broşürleri itina ile yerleştirilmiş; profesyonel bir görüntü oluşturulmuş. Bunları gören adaylar daha da heveslenerek görüşmeye başlıyorlar. Görüşmede kendisini “ben sizin menajeriniz olacağım” diye tanıtan kişi en sonunda bombayı patlatıyor. “Sizinle çalışabilmemiz için eğitim almanız gerekiyor”

Eğitim alma gereksinimi ortaya konduktan sonra, bu eğitimi kendilerinin düzenlediğini ve eğitim sonunda adaylara dizi ve filmlerde rol vereceklerini bildiriyorlar. İşin en tehlikeli yanı, hemen önünüze bir sözleşme konuyor, sözleşmede eğitim ücreti olan 1500 TL`yi kabul ettiğiniz, vazgeçerseniz cayma bedeli olarak %30 kesinti yapılarak ödediğiniz paranın geri ödeneceği belirtiliyor.

Özgül Canişçi Ajans Aman Dikkat

Görüşmeye giden bilinçli adaylar, “Bu bir iş görüşmesinden öte, iş arayışında bulunan gençleri kandırmak için organize edilmiş bir düzen. Adaylar üzerinden 1500’er TL para alınıyor. Bu bir kandırmaca, aman dikkat edin” diyorlar.

Ayrıca, sosyal medya üzerinde (https://www.sikayetvar.com) bu firma ile ilgili yapılan şikayetlerin bazılarını da yazımızın altına ekliyoruz.

Siz siz olun, kanmayın…

Özgül Canişçi Ajans İnsanları Yanıltmaya Çalışıyor

Görüşmeye davet ediliyoruz, her şey çok güzel, her şey iyi dizayn edilmiş ve iyi planlanmış. Görüşmenin sonunda işin asli ortaya çıkıyor. 1500 TL karşılığında size eğitim satmaya çalışıyorlar.

Eğer ajansa oyuncu arıyorsan, yetenekli kişileri tespit edip onları eğitirsin, zaten aracı olarak setlerden oyuncu üzerinden para kazanacaksın. Görüşmeyi yapan kişiye aynen bu şekilde fikrimi söyledim, görüşmenin çirkinleştiğini söyledi. Asıl çirkinleşen kendisi, beni yanıltıp bana eğitim satamadı ya, çıldırdı ve çirkinleşti. Çok ayıp, çok kötü bir durum.

Özgül Canişçi Ajans Hayal Alım Satım Galerisi

Sizden sonra iki ajans daha geldi gelen de sizin gibi ama bir farkınız var siz 1500 istediniz onlar 400 veya 500 kim bilir belki bunlar doğru insandır benim hayalimi satın almayacaklardır ama maalesef sizi tanıdıktan sonra yoğurdu üfleyerek yiyorum. Yazıktır günahtır 3 evladımdan kısarak size verdim o parayı.



Özgül Canişçi Ajans Yalan Vaatler

TRT’ de yayına girecek olan mavera adlı dizi çekimleri için figüran olarak davet edildim ve görüşmede çalışma saatlerinin sabah 8 akşam 6 yemek ve günlük ücret ödemesinin yapılacağı söylenildi.

İşe gittiğim gün çalışma saatinin ve molaların söyledikleri şekilde olmadığını, çekimler boyunca yardımcı oyunculara mobbing uygulandığını gördüm.

Ücretim yaklaşık 2 aydır ödenmedi. Ajans yetkilisine WhatsApp ile bilgilerimi ilettim ve hala ödeme yapılmadı.

Özgül Canişçi Ajans Ödemeleri Yapmıyor!

Özgül Canişci Konya’da TRT de yayınlanacak olan mavera filminde oynayan yardımcı oyuncuların ücreti ödemiyor sabah 8 den gece 1 kere 2 kere kadar çalıştırıyorlar.

Ben ücretini 2 ay geçmesine rağmen alamadım. Muhatap olacak kimseyi bulamıyoruz…,…

Özgül Canişçi Ajans Sözleşme Ders Saati 16 Bize Verilen 12 Saat!

Özgül Canişçi cast ajansı ile 1500 TL 16 saat eğitim için sözleşme imzaladım bize 12 saat ders verdiler ve hiç aramadılar bende ücretin 700 TL sini ödedim geri kalanını beni aldattıkları için ödemedim.

Şimdi beni avukat yolu ile icraya verdiler sözleşmeye kendileri uymadı bende karşı dava açacağım bütün evraklar mevcut 12 saat eğitim aldığım 16 saat sözleşme ve şartları her şey delil olarak sunacağım aldatıldım.

Avukatları bile UYAP’ da icra dosyasında yazan ücretten fazla para talep ediyor, hakkı olmayan ücreti talep ediyorlar ödeyim parası batsın dedim hala aldatmaya çalışıyorlar, yarın mahkemeye her şeyi sunacağım dava açacağım.

Özgül Canişçi Ajans İcra Yoluyla Para Almaya Çalışıyor!

2015 yılında çekimlerine Bursa’da katıldım. Hiçbir şekilde benimle herhangi bir sebepten dolayı asla iletişim kurmamalarına, herhangi bir rol veya eğitim vs vermemelerine, kısaca bana herhangi bir hizmet vermemelerine rağmen benden icra yoluyla borç tahsil etmeye çalışıyorlar. 5 yıl boyunca neredeydiniz veya bu para neyin karşılığında tarafımdan tahsil edilmeye çalışılıyor.



Özgül Canişçi Ajans İcra Gönderdi!

1 sene önce geldiler, otelde görüştük form doldurduk şimdi hiç gitmediğim halde evime icra geldi. Sözleşmede 30 gün içerisinde geri dönüş yapmazsam fes olacağı yazıyordu, menejer de dedi ama şimdi benden 1600 TL para istiyorlar. Lütfen durumum yok bu parayı ödemeye, sebze halinde hamallık yapıyorum günlük 50 TL’ye çalışıyorum. Lütfen yardımcı olun evime haciz tebligatı geldi.

Özgül Canişçi Ajans  Paramı Aldı!

Ben 1-2 sene evvel bunlara inandım. Elinde bana uygun rol olduğunu belirterek çok güzel kandırdılar! İş paraya gelince telefonunuzdan mesaj ve çağrı eksik olmaz, ama iş oyunculuğa gelince size kesinlikle iş bulmazlar.

Ben Adana’da ikamet eden birisiyim. Ve bu bölgede dizi, film sürekli çekilmekte. Buna rağmen 1 tane bile iş ayarlanmadı. Paramı avukat yardımıyla da aldılar da diyebilirim! Toplamda 1800 TL’mi aldılar. Sözde menajerim olan hanımefendi de muhtemelen buna dayanamayıp ayrılmıştı.

Devamını Oku

Magazin

Enes Batur, Kerimcan ve Danla Bilic’e dava açıldı: Size birilerinin dur demesi lazım

Enes Batur, Kerimcan ve Danla Bilic'e dava açıldı

Enes Batur, Kerimcan ve Danla Bilic’e dava açıldı. Sosyal medya fenomenleri Kerimcan Durmaz, Enes Batur ve Danla Bilic’e “çocuklara kötü örnek oluyorlar” gerekçesiyle Çocukları Taciz ve Sosyal Medyadan Koruma Derneği tarafından dava açıldı.



Enes Batur, Kerimcan ve Danla Bilic’e dava açıldı

Çocukları Taciz ve Sosyal Medyadan Koruma Derneği Başkanı Erhan Nacar, sosyal medyanın (youtube) ve fenomenlerin çocukların üzerinde bıraktığı olumsuz etkileri anlattı ve Kerimcan Durmaz, Danla Bilic ve Enes Batur’a karşı birlik olma duyurusu yaptı.

Erhan Nacar, sosyal medyanın ve fenomenlerin çocuklar üzerinde yaptığı olumsuz etkileri anlatarak, bunun için harekete geçilmesi için yetkililere ve ailelere çağrıda bulundu.

Nacar, “Çocuklarımız bizim bireyler olarak, anne baba olarak sahip çıkmamız gereken gençlerimiz. Bunlar artık örf ve adetlerimizden uzaklaşmaya başladı.

‘PEDAGOGLARIN KONTROLÜNDE OLMASI GEREKİYOR’

Sosyal medya ve dijital çağ hayatımıza girdiğinden beri, bunların olumlu yönde etkilerini değil, olumsuz yönde etkilerini almaya başladık.

İşte bunlardan biri fenomenler. Vazgeçilmez fenomenler. Fenomenlerden birisi olan Enes Batur’a, biz dernek üzerinden yine ailelerden gelen şikayetler üzerine hemen açmadık tabiİ, önce araştırdık baktık doğruluk paylarına baktık.

Baktık ki gerçekten çok korkunç bir derecede sosyal medyayı 18 yaş altında olan çocuklarımız takip ediyor. Bunlar psikolojik olarak, hem pedagogların kontrolünde olması gerekiyor.

Hem de anne babaların kontrolüne alınması lazım” diye konuştu.


‘ELİNİZİ ÇOCUKLARIMIZIN ÜZERİNDEN ÇEKİN’

Nacar sözlerini şöyle sürdürdü: “Kerimcan kim, Enes Batur kim? Dolayısıyla Murat Övüş diye beyefendi çıkmış bilmem ne kelimeler kullanıyor. Danla Bilic aynı şekilde. Bir peynir lafı yaptı bir tuvalet lafı yaptı hep küfürler.

Size birilerinin dur demesi lazım. Elinizi çocuklarımızın üzerinden çekin ve para uğruna harcamayın.Sekiz yaşında bir erkek çocuğu Kerimcan’ı izleyerek ruj sürebiliyorsa, bu çocuğun ilerisini düşünün.

18 yaşın altındaki çocukların bu paylaşımlara dikkat etmesi lazım.”

Devamını Oku

Magazin

Eviniz lokanta, eşiniz de aşçı değil

Eviniz lokanta, eşiniz de aşçı değil

Eviniz lokanta, eşiniz de aşçı değil. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ilginç boşanma kararlarına bir yenisini daha eklerken; daire başkanı kararı sosyal medya hesabından, “Eviniz lokanta, eşiniz de o lokantanın aşçısı değildir” notuyla duyurdu.



Eviniz Lokanta, Eşiniz de Aşçı Değil

“Erkek eşin sürekli yemeğe habersiz erkek misafir getirmesi” boşanma sebebi sayıldı.

Hürriyet’ten Oya Armutçu’nun aktardığı Yargıtay kararına göre, N.A adlı kadın, kocası M.A sürekli erkek arkadaşlarını yemeğe davet ettiği ve şiddet uyguladığı gerekçesiyle iki yıl önce boşanma davası açtı.

Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi, davacı kadını haklı gördü ve çiftin boşanmasına karar verdi. Davacı kadın kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakaların başlangıç tarihleri ve nafakaların miktarları yönünden; davalı erkek ise kararın tamamını temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz itirazlarını reddederek kararı oybirliği ile onadı.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, kararı sosyal medya hesabından “Eviniz lokanta, eşiniz de o lokantanın aşçısı değildir” notuyla duyurdu.

Devamını Oku

Trendler