Connect with us

Hayvansal Üretim

Anaç Koyunların Bakım ve Beslenmesi

Anaç Koyunların Bakım ve Beslenmesi

Anaç Koyunların Bakım ve Beslenmesi

Anaç Koyunların Bakım ve Beslenmesi, Koyunları vücut ağırlıkları, bütün yıl boyunca üreme safhasına göre değişimler gösterir. Besin maddesi gereksinimleri, yaşama payı düzeyindeyken en düşük, gebeliğin başlangıcından sonuna doğru giderek yükselir, laktasyon döneminde ise en yüksek seviyeye çıkar. Başarılı bir yemleme stratejisi izleyebilmek için şu üç dönemde koyunların canlı ağırlık ve kondisyon skorlarının (KS) bilinmesi gereklidir:



1. Aşımdan 3 hafta önce,

2. Gebeliğin ortasında,

3. Kuzular sütten kesileceğinde.

Kondisyon skorunun belirlenmesi, hayvanların bel bölgesinin elle yoklanarak yağ oranının göreceli olarak tayinidir. Anaç Koyunların bakım ve beslenmesi düzeyinin tayin ve takibi için en iyi yöntemdir. Kondisyon skoru değerleri 0`dan 5`e kadar değişir. 0 aşırı zayıf, 5 ise aşırı yağlıdır. İdeal olan KS değeri sütten kesmede 2.5, kuzulama döneminde ise 3.5`tir. Gerektiğinde zayıf koyunlar ayrılarak ilave enerjili yemler vermek suretiyle kondisyonları arttırılır. Bunun tersine, aşırı yağlı olanlar da yine ayrılarak kısıtlı yemlemeye tabi tutulurlar. Ancak yağlı hayvanların üreme performansında karşılaşılan sorunlar, zayıf olanlarınkinden daha azdır. Aşımdan iki hafta önce ve aşımı izleyen iki hafta süresince koyunlar varsa kaliteli meralara alınmalı ya da 400-500g arpa verilerek takviye edilmelidir. Bu uygulamaya flushing adı verilir ve kuzulama oranını %10-20 artırdığı bilinmektedir.

Flushing

Flushing, kondisyonu orta düzeyde olan koyunlar üzerinde daha etkilidir. Erken veya sezon dışı kuzulatmada etkili olur. Böylece meraların maksimum kalitede olduğu dönemlere kuzuların sütten kesilme zamanı rastlatılarak verim arttırılır. Doğum sonrası ölümlerin çoğu, doğumu izleyen ilk 25 gün içerisinde kötü beslemeye bağlı olarak ortaya çıkar. Bu nedenle aşımın iki hafta öncesinden başlayıp doğum ve sütten kesmeye kadar koyunların beslenme rejiminde ani değişiklikler yapılmamalı, besleme kısıtlamasına gidilmemelidir.

% 50 den fazla yoncagil bulunan meralardan aşım döneminde uzak durulmalıdır. Çünkü yoncagiller içerdikleri yüksek orandaki östrojen hormonu nedeniyle gebe kalma oranını düşürürler. Aşımdan sonra, kuzulamadan altı hafta öncesine kadar koyunlar kalitesi yüksek olmayan meralarda tutulabilir, kuru ot veya samanla beslenebilirler, zira bu dönemde fetal büyüme ve koyunun ihtiyaçları minimum düzeydedir. Gebeliğin son altı haftasından doğuma kadar olan dönemde fetus doğum ağırlığının 2/3 ü kadar büyür. Bu dönemde özellikle 1`den fazla fetus taşıyan koyunlarda rumen kapasitesi de sınırlanır. Bu nedenle koyunlara gebeliğin son 6 haftalık döneminde normal beslemeye ilave olarak 400-500 g arpa verilmesi gebelik toksemisi, düşük canlı ağırlıkta doğan yaşama gücü düşük kuzu doğumu, ve düşük süt verimi gibi olumsuzlukları önler. Ancak bu dönemde fazla miktarda tahıl vb. konsantrelerin verilmesi güç doğumlara yol açabilir. İlave yemleme yapılırken en az 1 haftalık alıştırma dönemine uyulması ve miktarın üstüne çıkılmaması önemlidir.

Enerji ve Protein ihtiyaçları

Anaç Koyunların Bakım ve Beslenmesi, Kuzulamadan sonra koyunların enerji ve protein ihtiyaçları % 30 – 55 artar. Bu ihtiyaçlar sağlanamazsa canlı ağırlık kaybı, düşük süt verimi, yavrularla ilgilenmeme ve kuzuların büyüyememesi gibi durumlar ortaya çıkar. Özellikle çoklu doğumlarda artan protein ihtiyaçları için takviye yapılmalıdır. Eğer yeterli miktarda yoncagil bitkiler temin edilemiyorsa, değişik protein kaynaklarına yönelinmelidir. Genel bir kural olarak, her kuzu için anne koyunlara 350 g kesif yem veya 400-450 g tahıl verilir. Koyunlar kuzu sayılarına göre (ikiz, üçüz) gruplara ayrılarak yemlenirse az veya çok yemleme olasılıkları ortadan kalkar. Tabloda, koyunların canlı ağırlıklarına göre ihtiyaçları özetlenmiştir. Koyunların ihtiyaçları ve yem maddelerinin içerikleri bilinirse verilecek yemler gerektiği şekilde hayvanlara verilir.

Devamını Oku
Advertisement
2 Comments

2 Comments

  1. Pingback: Koyun Bakım ve Besleme ihtiyaçları - Rumico Hayvancılık

  2. Pingback: Kuzuların Beslenmesi ve Önemli Hususlar- Rumico Hayvancılık

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Bırakın

Hayvansal Üretim

IPARD proje hazırlama işbirliği ve eğitim protokolü imzalandı

IPARD proje hazırlama işbirliği ve eğitim protokolü imzalandı

Tarım ve Orman Bakanı  Pakdemirli ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından kullandırılan IPARD hibelerinin daha etkin kullanımı için hazırlanan ” IPARD proje hazırlama İşbirliği ve Eğitim Protokolü”nü imzaladı.  



IPARD proje hazırlama işbirliği ve eğitim protokolü imzalandı

Ankara’da düzenlenen imza merasiminde konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yatırımcıların, Avrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma Programı’nın (IPARD) uygulandığı 42 ilde TOBB bünyesindeki oda ve borsalar üzerinden IPARD proje hazırlama ücretsiz hazırlatabileceğini belirterek, ” IPARD Proje hazırlama sürecinde oda ve borsalar tarafından hiçbir ücret talep edilmeyecek.” dedi.

Bakan Pakdemirli, hibe, destek ve teşvikleri vatandaşlarla buluştururken, bir yandan da Ar-Ge ekipleri kurarak IPARD proje hazırlama geliştirdiklerini söyleyerek “Bu bağlamda adeta bir bilgi ve teknoloji bakanlığına dönüşmekte olduğumuzu da açıkça ifade edebilirim.” diye konuştu.

Pakdemirli, AB’nin kırsal kalkınma hibeleri olan IPARD’ın, AB sürecinin önemli ve etkili bir ayağını oluşturduğunu aktararak, TKDK tarafından kullandırılan IPARD Proje hibelerinin daha etkin kullanımı için TOBB ile iş birliğine gittiklerini anlattı.

Yatırımcıya önemli bir kolaylık ve alternatif sağlayacak protokolün, IPARD proje hazırlama kapsamındaki projelerin artık ücretsiz hazırlanabileceği anlamına geldiğini vurgulayan Pakdemirli, şöyle devam etti:

“IPARD proje hazırlama yazmak ya da hazırlamak başlı başına bir projedir. IPARD’a başvuru yapmak isteyen yatırımcılar, mevcut durumda, IPARD proje hazırlama yapıldıktan sonra TKDK’ye sunuluyor. Projesi uygun görülüp kabul edilirse, danışmanlık kapsamında alacağı hibeyle danışmanlık giderini karşılıyor. Ancak IPARD proje hazırlama kabul edilmezse danışmanlık hizmetleri için yaptığı harcama cebinden gidiyor. Normalde başvuru sahibi şimdiye kadar proje danışmanlık hizmet ücreti olarak yatırımın niteliğine göre 5-40 bin lira ücret ödüyordu. Bu protokol sayesinde yatırımcılar, IPARD’ın uygulandığı 42 ilimizde, TOBB bünyesindeki oda ve borsalar üzerinden, projelerini ücretsiz hazırlatabilecek. Proje hazırlama sürecinde oda ve borsalar tarafından, hiçbir ücret talep edilmeyecek.”

ODA VE BORSALARA EĞİTİM VERİLECEK

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, proje kabul edildiğinde yatırımcıların, TKDK’den alacakları danışmanlık desteğini, projeyi hazırlayan oda ve borsaya ödeyeceğine dikkati çekerek, projenin, TKDK’nin değerlendirme sürecinde destek kapsamına girememesi halinde hiçbir ücret ödenmeyeceğini söyledi.



TKDK’nin IPARD proje hazırlama konusunda oda ve borsalara eğitim vereceğini bildiren Pakdemirli, “Bu protokol, IPARD’ın tüm sektörlerindeki yatırımlarını kapsayacak. Ayrıca IPARD kapsamında desteklenen bu işletmeler, üretime geçtikten sonra, ürünlerinin pazarlanması ve ihraç edilmesi için, TOBB’un desteği ve katkısını da alacak. Kaliteli, rekabetçi ve sürdürülebilir projelerle kırsalda, modern, teknoloji kullanımı yüksek, Avrupa Birliği standartlarında işletme sayımız artacak.” ifadesini kullandı.

Bakan Pakdemirli, yatırım yapan, yeni istihdam oluşturan, ülkeye katma değer sağlayan her girişimcinin hep yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirterek, “TKDK, 16 farklı alt sektörde yatırımları desteklemeye devam ediyor. Sektöre göre değişmekle birlikte yatırımlara yüzde 40 ve yüzde 70 arasında hibe sağlıyor. IPARD programı kapsamında son 7 yılda toplam 14 bin 500 projeye, 3,8 milyar lira hibe desteği sağladık. Bu hibeler sayesinde kırsal alanlarımızda 10 milyar lira  tutarında yatırım yapıldı, 60 bin yeni istihdam oluştu.” dedi.

IPARD yatırımlarında vergi muafiyeti olduğunu da anımsatan Bakan Bekir Pakdemirli, bu hibelerin etkisiyle birçok sektörün gelişmesine katkı sağladıklarını, makine-ekipmanların yerelden temin edildiğini, inşaat işlerinin yereldeki tedarikçilerden sağlandığını anlattı.

KADIN VE GENÇLERE POZİTİF AYRIMCILIK YAPILIYOR

Bakan Pakdemirli, IPARD kapsamında kadın ve gençlere pozitif ayrımcılık yaptıklarına da işaret ederek, şunları kaydetti:



“Kadınlarımıza IPARD proje hazırlama ilave puan verip, sıralamada öncelik sağlıyoruz. 40 yaş altı genç yatırımcılara, hayvancılık yatırımlarında yüzde 5 ilave hibe veriyoruz. Bakanlığımızın kırsal kalkınmaya sağladığı destekler artarak devam edecek. IPARD’ın yanı sıra ulusal kaynaklarla da kırsal kalkınmayı desteklemeye devam ediyoruz. Tamamı ulusal kaynaklı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’yla, IPARD dışındaki 39 ilde kırsal kalkınma desteklerimiz devam edecek. Kırsalda yatırımların artması ve ülkemizin büyümesine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Konuşmaların ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu TKDK tarafından kullandırılan IPARD kapsamındaki destekler için yatırımcılara ücretsiz IPARD proje hazırlama imkanı getirecek olan protokolü imzaladı.

Devamını Oku

Arıcılık

Arı Kolonilerin Beslenmesi

Arı Kolonilerin Beslenmesi

Arı Kolonilerin Beslenmesi

Arı Kolonilerin Beslenmesi koloninin devamlılığı için önemlidir. Her canlı gibi arılar da yaşam sürekliliği için besine ihtiyaç duyarlar. Doğanın bir bağışı olarak arılar temel besin ihtiyaçlarını; nektar (bal özü), salgı (basra) ve polenden karşılarlar. Ancak kimi zaman bu besin kaynaklarının yeterli olmadığı durumlarda teknik arıcılığın gereği olarak arıların beslenmesi gerekir.

Genel olarak, koloniler erken ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde beslemeye ihtiyaç duyarlar. İlkbahar beslemesi 1/1’lik şeker şurubu (1 ölçek su ve 1 ölçek şeker) ile yapılırken sonbahar beslemesi 1/2’lik şeker şurubu (1 ölçek su ve 2 ölçek şeker) ile yapılır. Erken ilkbahar döneminde yapılan beslemedeki amaç; bu dönemde nektar kaynakları sınırlı olduğundan koloni ihtiyacının karşılanması ve ana arının yumurtlamaya teşvik edilmesidir. Bu dönemde yapılan şeker şurubu beslemesi koloninin hızlı gelişmesine büyük katkıda bulunur. Sonbahar beslemesi ise, arıların kış ihtiyacı için kolonide yeterli besinin bulundurulması için yapılır.



Şeker şurubu veya bal yanında koloninin diğer önemli besin ihtiyacı polendir. Kolonide yeterli polen yoksa; koloni gelişemez, yavrular beslenemez ve işçi arılar arı sütü salgılayamazlar. Bu nedenle kolonilerde her dönemde yeterli polen stoku bulunmalıdır.

Polen Takviyesi

Tabiatta polen kaynaklarının kıt olduğu dönemlerde (genellikle erken ilkbahar ve sonbaharda) bu ihtiyacın takviye edilmesi ve karşılanması yönüyle, en basit olarak; 3 kısım soya fasulyesi unu (yağsız) + 1 kısım polen + 2 kısım şeker + 1 kısım su ile kek yapılıp 200-300 gramlık miktarlarda yağlı kasap kağıdı arasında 1 cm kalınlığını geçmeyen paketler halinde yavrulu çerçevelerin üstüne konulur.

Paketin çerçevelere bakacak kısmı 10-20 yerinden çivi ucu ile delinmelidir. Ancak, gerek bu iş için gerekse ticari düzeyde polenin bol olduğu dönemlerde polen tuzakları kullanılarak polen toplanması gerekmektedir.



İlkbaharda şeker şurubu yerine balla da besleme yapılabilir. Ancak, balla besleme yapmak ekonomik olmadığı gibi daha hızlı yağmacılığa neden olur. Diğer yandan, özellikle Amerikan yavru çürüklüğü’nün sporları balda yıllarca canlılığını muhafaza edebildiğinden hastalıkların ortaya çıkması yönünden balla besleme yapmak risklidir. Ayrıca kolonilere pekmez ve lokum gibi tatlı maddeler vermek uygun değildir. Besleme amacıyla en emin ve en doğru besin kaynakları şeker ve polendir.

Kaynak: Feeding Honey Bees

Devamını Oku

Hayvansal Üretim

Antalya’da 5 Bin çiftçi tarımı terk etti

Antalya'da 5 Bin çiftçi tarımı terk etti

Antalya’da 5 Bin çiftçi tarımı terk etti. Antalya’da bu yıl 5 bin çiftçi tarımı terk etti. Tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlılık kaygılarını dile getiren sektör temsilcileri, başta girdi maliyetleri olmak üzere tarımsal politikaların tekrar gözden geçirilmesine istedi.



Antalya’da 5 Bin çiftçi Tarımı Terk Etti

Antalya’da 5 Bin çiftçi tarımı terk etti. TARIMIN başkenti Antalya’da 2018 yılında yaklaşık 5 bin çiftçi ve yetiştirici üretimi bıraktı.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) İstihdam İzleme Bülteni tarım sektöründen turizm ve kamuya doğru yaşanan büyük göçü ortaya serdi.

Tarımda yaşanan işgücü kaybının aksine, bu yıl Antalya, 48 bin işçiyle sigortalı ücretli çalışan sayısının en çok arttığı il oldu.

Tarım ve hayvancılık sektörü temsilcileri, istihdamda üretimden tüketime ve hizmet sektörüne doğru yaşanan kaymayı değerlendirdi.

ARTAN MALİYETLER TARIMI BİTİRDİ

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yaklaşık 25 milyar dolarlık milli gelir üreten Antalya’nın bunun yüzde 10’unu tarımsal üretim, yüzde 20’sini de tarımsal ticaretle başardığını kaydetti.

Türkiye’de 5’te 1 olan tarımsal istihdam payının Antalya’da 3’te 1 olduğunu belirten Çandır, “Ne yazık ki resmi rakamlar üretici kesiminin tarımdan el çektiğini bizlere gösteriyor. Başta üretim maliyetlerinin artması olmak üzere değişik sebeplerden dolayı çiftçi tarımsal üretimden kopuyor.

Türkiye’nin turfanda ihtiyacının yüzde 60’ından fazlasını karşılayan, ekonomisi tarımla canlanan Antalya’da 5 bin çiftçinin tarımı terk etmesi bizlere şapkayı önümüze koyup bir kere düşünmemiz gerektiğini gösteriyor” diye konuştu.

TARIMDAN KOPAN GERİ DÖNMÜYOR

Tarımsal üretimin 12 ay yapıldığı Antalya’da çiftçi sayısının azalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Çandır, üretimden çekilen insanların hizmet sektörü ya da kamu gibi alanlara kaydığına dikkat çekti.

Antalya’da tarımın yarattığı istihdamın önemini belirten Çandır, tarımdan kopan kesimin tekrar tarım sektörüne dönmek istemediğini vurguladı. Çandır, “Başta girdi maliyetleri olmak üzere tarımsal politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Üreticiyi üretimde tutacak politikalar bir an önce hayata geçirilmeli” diye konuştu.

Çandır, Türkiye genelinde işsizlik oranını yüzde 2’nin üzerinde aşağı çeken tarım sektörünün itibarına tekrar kavuşturulması gerektiğini vurguladı.



FİNANSMAN VE MERA DESTEĞİ ŞART

Üretim yapanların azalmasına yem ve diğer maliyetlerinin başa çıkılamaz hale gelmesinin sebep olduğunu söyleyen Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, hayvan yetiştiricilerinin kilosu 80 liraya ulaşan yemi almaya gücü kalmadığını belirtti.

Yetiştiricilerin finansman desteğine ihtiyacı olduğunu dile getiren Öztürk, özellikle küçükbaş yetiştiricisinin tarımsal kredileri kullanmada dezavantaj yaşadığını vurguladı.

Meraların doğal üretim yapmak isteyenlere tamamen açılmasının sektörün devamlılığı için büyük önem taşıdığının altını çizen Öztürk; “Eskiden ithalatla çözülebilen kırmızı et krizi dövizdeki kur artışlarıyla artık çözüm olmamaya başladı.

Üretimden başka çıkış yolumuzun olmadığını görerek sektörün finansman ihtiyacının çözülmesi gerekiyor.

Tarım il müdürlüklerine, mera komisyonlarına ve devlet bankalarına büyük iş düşüyor. ‘Ben hayvan yetiştirmek istiyorum’ diyen her üreticiye finansman sağlanarak mera tahsis edilmeli” çağrısı yaptı.

YAŞAM ŞARTLARI KORUNMALI

Kent genelinde tarım üretimine dahil olan 170 bin çiftçinin bulunduğunu belirten Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, bölgede ekonomiyi ayakta tutan temel sektörlerden biri olan tarımın büyümesi için çiftçiyi yaşatmanın şart olduğunu söyledi.

Çiftçilerin ve yılın 9 ayı göçebe hayatı yaşayan tarım işçilerinin yaşam şartların korunmasının üretimin sürmesi için büyük önem taşıdığını belirten Alp, “Girdi fiyatlarının çok yükseldiği bu dönemde tarımda üreticiden tüketiciye doğrudan bağ kuracak sistemler oluşturulmalı.

Yaylalarda domatesten marula, salatalıktan bibere çok geniş yelpazede üretim yapılıyor. Çiftçiler, yevmiyeli işçiler ve aileleri buradan ekmek yiyor.

Diğer sektörlere kayma olmaması için bunun sürmesini sağlamalıyız” açıklamasında bulundu.



SİGORTALI ARTIŞINDA BİRİNCİ

Çiftçi sayısının 61 ilde azaldığını saptayan TEPAV, tarımdan en büyük kaçışın Antalya’da yaşandığını belirledi. Tarımı terk edenlerin sayısının 5 bine ulaştığı Antalya; yüzde 11.6 ile çiftçi sayısı en hızlı azalan şehirler arasında sekizinci sıraya yerleşti.

Tarım sektöründe yaşanan bu büyük kaçışa rağmen Antalya, sigortalı ücretli çalışan sayısının en çok arttığı il oldu. Antalya’da 2017’nin Temmuz ayından 2018’in aynı ayına kadar istihdama eklenen 48 bin yeni çalışanın 2 bin 739’u kamuda görevlendirildi.

Kamu istihdamında Antalya 5’inci sıraya yerleşirken, birinciliği ise 8 bin 380 yeni kamu çalışanıyla Isparta elde etti. Isparta yüzde 32.4’lik oranla kamu çalışan sayısının en hızlı arttığı kent olurken, Antalya yüzde 3.8’le 11’inci sırada yer aldı.

Devamını Oku

Trendler

error: İzinsiz Olarak Kopyalama yapamazsınız. !!