Connect with us

Serbest Bölge

Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı

Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı

Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı. Bugün şair, romancı ve gazeteci Atilla İlhan’ın ölüm yıl dönümü… Atilla İlhan 11 Ekim 2005 yılında aramızdan ayrılmıştı. Peki, Atilla İlhan kimdir?

Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı

Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları bulunan şair, romancı ve gazeteci Atilla İlhan’ın 13. ölüm yıl dönümü… Aynı zamanda Çolpan İlhan’ın kardeşi de olan sanatçı 11 Ekim 2005 yılında 80 yaşında evinde hayata gözlerini yummuştu. Ünlü edebiyatçının ölüm yıl dönümü nedeniyle hakkındaki bilgiler araştırılmaya başlandı.



AYRILIK SEVDAYA DAHİL

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın

En görkemli saatinde yıldız alacasının

Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader

Advertisement

Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın

Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları

Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan

Onu çok arıyorum onu çok arıyorum

Her yerimde vücudumun ağır yanık sızıları

Advertisement

Bir yerlere yıldırım düşüyorum

Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan

Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu

Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş

Tedirgin gülümser

Advertisement

Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili

Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar

Her an ötekisiyle birlikte her şey onunla ilgili

Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar

Gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu

Advertisement

Yıldızlar inanılmayacak bir irilikte

Yansımalar tutmuş bütün sahili

Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var

Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil

ATİLLA İLHAN KİMDİR?

Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı. Attila İlhan, 15 Haziran 1925 tarihinde Menemen’de doğdu. Babası Muharrem Bedrettin İlhan, annesi Emine Memnune İlhan’dır. Çolpan İlhan isimli bir kardeşi vardı. Babası döneminin başarılı savcılarındandır. Attila İlhan‘ın babası şiire çok meraklı, okumayı seven; geniş bir roman ve şiir kitabı koleksiyonu olan, iyi derecede Osmanlıca bilen bir insandır.

Advertisement

Babası sayesinde küçük yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duymaya başlayan İlhan, ilk ve orta öğreniminin büyük kısmını İzmir’de tamamladı. Öğrencilik yıllarında ilk şiirlerini yazmaya başlamıştır. İzmir Atatürk Lisesi’nde okuduğu sırada okulda tanışıp aşık olduğu bir kıza Nazım Hikmet’in şiirini mektup olarak yazmıştır. O dönemlerde Nazım Hikmet’in şiirlerini paylaşmak kesinlikle yasak olduğundan; bu mektup öğretmenleri tarafında yakalandığında çok büyük bir yasal suç işlemiş olarak sayılmış ve okuldan atılmıştır.

Daha sonra bu olay hukuksal boyuta taşınmıştır. Attila İlhan 1941 yılında 3 hafta tutuklu kaldıktan sonra 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Tutuklu kaldığı dönemde kendisi adına bir daha Türkiye’nin hiç bir yerinde eğitim göremez kararı çıkınca; babası duruma el atmış ve büyük uğraşlar sonucunda bu kararı 1944 yılında ortadan kaldırmıştır.

1946 yılında İstanbul Işık Lisesi’ne başladı. Lise eğitiminin ardından o dönemlerde yazdığı şiirlerden birini amcasının kendisinden habersiz CHP Şiir Armağanı yarışmasına yollamasıyla ikinciliğe layık görüldü. ”Cebbaroğlu Mehemmed” isimli şiiri birçok şairi geride bırakarak kendisine ikincilik ödülünü kazanmıştır. Bu başarı İlhan için bir dönüm noktası olmuştur.

Nazım Hikmet’i Kurtarma Hareketi’ne katılmak için

Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolan Attila İlhan; bu dönemde ”Gün” ve ”Yığın” adlı dergilerde şair olarak çeşitli şiirler yazdı. 1948 yılında ilk şiir kitabı olan ”Duvar”ı yayımladı. Aynı yıl Paris’e gitmeye karar verdi. Bu kararı ”Nazım Hikmet’i Kurtarma Hareketi”ne katılmak için almıştır.

Paris’te aktif olarak çalışmalar yapan İlhan, burada kaldığı zaman boyunca sosyal ve siyasal gözlemler yaptı. Bu gözlemlerini ileride çıkaracağı romanlarında ve diğer eserlerinde kullanmıştır. Daha sonra Türkiye’ye dönen Attila İlhan’ın polislerle arasında bir çok problemler yaşanmıştır. 1951 yılında ”Gerçek” isimli gazetede yazdığı bir yazıdan dolayı hakkında soruşturma açılmış ve bu olaydan sonra İlhan yeniden Paris’e gitmiştir.

Hayatının 1950’li yıllardaki 6 yıllık sürecini sürekli İstanbul-Paris, İzmir-Paris arasında geçiren İlhan; tam olarak Türkiye’ye döndükten sonra üniversite eğitiminin son senesinde okuldan ayrılmış ve ”Vatan” gazetesinde sinema eleştirmenliği yapmaya başlamıştır.

Advertisement



MESLEK HAYATI

Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı. 1957 yılında askerliğini yaptıktan sonra İstanbul’a dönen Attila İlhan, senaryo yazmaya başlamıştır. Bu dönemde yaptığı çalışmalardan yeterli verim alamamış ve yeniden Paris’e dönmüştür. Çok geçmeden babasının ölüm haberini alan İlhan, temelli İzmir’e dönmüştür. Burada ”Demokrat İzmir” gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yapmış ve aynı zamanda başyazarlığını üstlenmiştir.

1968 yılında eşi Biket İlhan’la evlendi. Çift, 15 yıl süren bir evliliğin ardından boşanmıştır. Daha sonra Ankara’ya yerleşen İlhan burada Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını yapmıştır. Bu dönemde ”Yaraya Tuz Basmak”, ”Sırtlan Payı” ve ”Fena Halde Leman” romanlarını yazmıştır.

Romanlarını yazmayı bitirdikten sonra İstanbul’a taşınmıştır. Burada Gelişim Yayınları, Milliyet, Güneş, Meydan Gazetesi ve Cumhuriyet gazetesi‘nde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Bunun yanında birçok senaryo kaleme aldı.

Yazdığı senaryolardan diziye uyarlanan ”Kartallar Yüksek Uçar”; ”Yarın Artık Bugündür” ve ”Sekiz Sütuna Manşet” çok fazla izlenen diziler arasında yer aldı.

Advertisement

Ölümü

Attila İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan’ın 2004’ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. Attila İlhan, 11 Ekim 2005 tarihinde İstanbul‘daki evinde 80 yaşında hayatını kaybetti. Atilla ilhan 13 yıl önce aramızdan ayrıldı.

ESERLERİ

Şiir

Duvar (1948)

Sisler Bulvarı (1954)

Yağmur Kaçağı (1955)

Ben Sana Mecburum (1960)

Advertisement

Bela Çiçeği (1962)

Yasak Sevişmek (1968)

Tutkunun Günlüğü (1973)

Böyle Bir Sevmek (1977)

Elde Var Hüzün (1982)

Advertisement

Korkunun Krallığı (1987)

Ayrılık Sevdaya Dahil (1993)

Roman

Sokaktaki Adam (1953)

Zenciler Birbirine Benzemez (1957)

Kurtlar Sofrası (1963)

Aynanın İçindekiler serisi

Advertisement

Bıçağın Ucu (1973)

Yaraya Tuz Basmak (1978)

Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981)

O Karanlıkta Biz (1988)

Allah’ın Süngüleri: Reis Paşa (2002)

Advertisement

Gazi Paşa (2006)

Fena Halde Leman (1980)

Haco Hanım Vay (1984)

O Sarışın Kurt (2007)

Gezi-Deneme-Eleştiri

Advertisement

Abbas Yolcu (1957)

Gerçekçilik Savaşı (1980)

Batı’nın Deli Gömleği (1982)

İkinci Yeni Savaşı (1983)

Sağım Solum Sobe (1985)

Advertisement

Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler (1985)

Ulusal Kültür Savaşı (1986)

Sosyalizm Asıl Şimdi (2006)

Hangi Sol (1971)

Hangi Batı (1972)

Advertisement

Hangi Sağ (1980)

Hangi Atatürk (1981)

Hangi Edebiyat (1991)

Hangi Laiklik (1995)

Hangi Küreselleşme (1997)

Advertisement

Cumhuriyet Söyleşileri

Bir Sap Kırmızı Karanfil (1998)

Ufkun Arkasını Görebilmek (1999)

Sultan Galiyef – Avrasya`da Dolaşan Hayalet (2000)

Dönek Bereketi (2002)

Advertisement

Yıldız, Hilâl ve kalpak



Televizyon dizileri

Teleflaş / Kanal 6 (1991)

Sekiz Sütuna Manşet (1982)

Kartallar Yüksek Uçar (1983)

Yarın Artık Bugündür (1986)

Advertisement

Yıldızlar Gece Büyür (1992)

Müzik albümleri; 

An Gelir / Kendi Sesinden Şiirleri (2006)

Ödülleri

1946 CHP Şiir Yarışması Birinciliği

1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile

1975 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile

Advertisement

Serbest Bölge

16 yaşındaki genç kız babasının silahıyla intihar etti

16 yaşındaki genç kız babasının silahıyla intihar etti

Bartın’da 16 yaşındaki lise öğrencisi evinin banyosunda ölü bulundu. “Özür dilerim” yazılı bir not bırakan kızın, babasına ait silahla intihar ettiği belirtildi.

Bartın’da lise öğrencisi genç kız babasına ait silahla intihar etti.

Olay akşam saatlerinde Bartın kent merkezi Kemerköprü mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 16 yaşındaki lise öğrencisi İ.K. oturdukları apartman dairesinin banyosunda kanlar içinde bulundu.

112 ekiplerince olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan genç kız yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Genç kızın babasının otomobilinden aldığı babasına ait beylik tabancası ile kendini vurduğu ve “özür dilerim” yazılı not bıraktığı iddia edildi.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Serbest Bölge

Evde çıkan yangında 3 kardeş öldü

Evde çıkan yangında 3 kardeş öldü

Kahramanmaraş’ta Suriyeli bir ailenin yaşadığı evde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Annelerinin evde bıraktığı yaşları 2,3 ve 5 olan üç kardeş dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti.

Kahramanmaraş’ta bir evde çıkan yangında üç kardeş yaşamını yitirdi.

Pazarcık ilçesinde, 3 katlı apartmanın giriş katında yangın çıktı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın ekiplerin çalışmasıyla kısa sürede söndürüldü.

Evde dumandan etkilenmiş halde bulunan 2 yaşındaki Talip Şakir, 3 yaşındaki Abdunnasır ve 5 yaşındaki Muhammet Rida ambulanslarla sevk edildikleri hastanede hayatını kaybetti.

Advertisement

Annenin 3 kardeşi evde bırakarak diğer iki çocuğuyla dışarıya çıktığı öğrenildi. Yangının, çocukların çakmakla oynaması nedeniyle çıktığı şüphesi üzerinde duruluyor.

Rumico

Devamını Oku

Serbest Bölge

Cinsel içerikli fotoğraf davasında beraat

Cinsel içerikli fotoğraf davasında beraat

Ankara’da iş insanı E.Ö.’nün eski çalışanı D.K. adlı kadına sosyal medya hesabından cinsel içerikli fotoğrafını gönderdiği iddiasıyla ‘cinsel taciz’ suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyordu. Ancak davada bilirkişi raporu ile fotoğrafın başkasına ait olduğu belirlenince, D.K. beraat etti.

Ankara’nın Mamak ilçesinde bir mağaza zincirinde çalışan D.K., Mayıs 2019’da işten çıkarıldı. Yaklaşık 1 ay sonra D.K.’ye sosyal medya hesabı üzerinden bir hesaptan, bir erkeğe ait yüzü görünmeyen cinsel içerikli fotoğraf gönderildi.

D.K., söz konusu fotoğrafı eski patronu E.Ö.’nün gönderdiğini iddia ederek şikayette bulundu.

Soruşturma sonunda iş insanı E.Ö., hakkında ‘cinsel taciz’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

“FOTOĞRAFIN EŞİNE AİT OLDUĞUNU SÖYLEDİ”

Advertisement

Ankara, 52’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, şikayetçi olduğunu söyleyen D.K., “Yanında çalıştığım sürede bana bir kez içki içmeyi, bir kez de birlikte tatile gitmeyi teklif etmişti. Ben bu teklifleri kibarca reddetmiştim. Eşi beni kıskandığı için işten çıkarıldım” diye konuştu.

Başta fotoğrafı kimin gönderdiği konusunda bir tahmini olmadığını söyleyen D.K., “E.Ö’nün eşi, fotoğrafın eşine ait olduğunu ve fotoğrafın çekildiği yerin kendi yatak odaları ile aynı olduğunu söyledi” dedi.

“KOMPLO KURDUKLARINI DÜŞÜNÜYORUM”

Savunmasını yapan sanık E.Ö. de, “Ben bahsedilen fotoğrafı daha önce görmedim. Ancak kendisini aldattığımı iddia ederek boşanma davası açan eşimin, davaya delil sunabilmek için müşteki D.K. ile bana böyle bir komplo kurduklarını düşünüyorum. Bahsedilen fotoğraf bana ait değil, suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.

BERAAT KARARI

Advertisement

Davanın karar duruşmasına, sanık ve müşteki ile taraf avukatları katıldı. Dosyaya giren bilirkişi raporunda suça konu olan fotoğrafın, beden muayenesi yapılan sanıkla uyumlu olmadığının tespit edildiği, kullanılan sosyal medya hesabının da sanık tarafından kullanıldığına dair somut bir kanıt elde edilemediği belirtildi.

Rapor konusunda görüşü sorulan D.K., şikayetinin devam ettiğini belirtirken, sanık E.Ö. raporun kendisine kurulan komplonun ispatı olduğunu söyleyerek, beraatını talep etti.

Mahkeme heyeti, fotoğrafın gönderildiği hesabın sanık tarafından kullanıldığına yönelik bir kanıt bulunamaması, suça konu fotoğrafların sanığa ait olmadığı yönünde rapor gelmesi nedeniyle sanığın beraatına karar verdi.

ÖĞRENCİLER OKUL ÖNÜNDE KAVGA ETTİRumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler