Connect with us

Politika

Beden dili uzmanı Bowden: Erdoğan ‘Siz gelin’, İnce ‘Ben size geliyorum’ diyor

Beden dili uzmanı Bowden: Erdoğan 'Siz gelin', İnce 'Ben size geliyorum' diyor

İnsan davranışı ve beden dili uzmanı Bowden, 24 Haziran seçimleri öncesi siyasi liderlerin beden dilini yorumladı. Beden Dili Uzmanı Bowden a göre çok dik duran Erdoğan ‘Ben buradayım, siz gelin’ diyor. İnce’nin mimik ve jestlerini doğal bulan Bowden, CHP‘nin cumhurbaşkanı adayının ‘Ben size geliyorum’ mesajı verdiğini söyledi.



Beden Dili Uzmanı Bowden Habertürk’e Konuştu

Habertürk’ten Nalan Koçak’a konuşan Bowden, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beden dilini şöyle yorumladı:

Çok simetrik, elleri hep açık ve büyük mimikler kullanıyor. Mikrofon tuttuğu zamanlarda simetri bozulabiliyor, siyasetçilere mikrofon tutmamalarını bu nedenle sık sık tavsiye ediyorum. Çünkü insan beyni asimetrik hareketleri algılamakta zorlanıyor. Elleri hep ‘gerçeklik alanı’ dediğimiz bölge içerisinde hareket ediyor, yani boynundan aşağı belinden yukarıda. Tüm bunlar güven inşa etmek açısından iyi. Aynı zamanda hem sakin hem iddialı. Otorite temsil eden kesme-dilimleme hareketini yapıyor. Sık sık kesinlik hareketini de yaptığını gördüm.

ONLAR YANLIŞ DÜŞÜNÜYOR, ONLARI HEDEF ALMALIYIZ

Burada seçmene ‘Çok dikkatli düşünürüm ve akıllıca kararlar alırım’ mesajı veriyor. Erdoğan ayrıca işaret etme hareketini de kullanıyor. Genellikle parmağıyla dışarıyı işaret ediyor. Bu da düşmanlarını, başlarını, karşı çıkılmasını istediği grupları sembolize ediyor. ‘Onlar yanlış düşünüyor, onları hedef almalıyız’ diyor. İşaret hareketini seyirciye yapmamak önemli çünkü seçmenler bundan hiç hoşlanmaz. Erdoğan’ı izlediğimde ‘çok kontrollü, hiçbir şeyi şansa bırakmıyor’ izlenimi uyandırdı. Sanırım ekibi vücut dili konusunda hayli çalışmış.

Advertisement

İNCE YORUMU: O KADAR TUTKUYLA KONUŞUYOR Kİ…

Beden Dili Uzmanı Bowden, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce hakkında söyledikleri de şöyle:

Kesinlik hareketini sık sık yapıyor. Yani o da ‘Dikkatli düşünürüm, zekice kararlar alırım’ diyor. Elleri daha çok ‘tutku alanı’ dediğimiz bölgede hareket ediyor. Yani gerçeklik alanının yukarısında, bedenin üst kısmında; göğüs, omuz ve hatta kafa hizasında. Bazen o kadar tutkuyla konuşuyor ki elleri kafasının üzerine bile çıkıyor. Yani daha az sakin, daha enerjik. Elleri bir anda havadan belinin altına inebiliyor, Erdoğan’ınsa elleri o hizaya pek inmiyor. İnce’nin hareketleri bu anlamda daha büyük. Burada önemli bir denge var, enerjik konuştukça sakinliğinden taviz veriyor.

BEYİN BUNU ÇOK SEVER

Fakat başka partilerden oy çekmeye çalışıyorsa ve bu kesimler enerji görmek istiyorsa işe yarayabilir. Avantajlı olduğu konulardan biri de sürekli elleriyle ve görsellerle betimleme yapması. Söylediği şeyleri insanların zihninde canlandırıyor. Beyin bunu çok sever. Bu nedenle halka mesajını aktarması çok kolay. Ayrıca sahneden halka doğru sık sık eğiliyor. Mesela Erdoğan daha çok dik duruyor, ‘Ben buradayım, siz gelin’ diyor. İnce’yse ‘Ben size geliyorum’ mesajı veriyor. Vücut dili üzerine fazla çalışılmamış, mimik ve jestleri doğal.

DEMİRTAŞ: ERDOĞAN’LA BENZEŞİYOR

Tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş için Beden Dili Uzmanı Bowden şöyle dedi:

“Onda benim en çok dikkatimi en çok çeken şey, vücut dilinin Erdoğan’la benzeşmesi oldu. Tabii ki siyasi mesajlar üzerinden bu analizimi yapmıyorum biliyorsunuz, sadece vücut hareketlerini inceledim. Beden dili üzerine çalışılmış. Hayli kontrollü, sakin ve iddialı. Elleri ‘gerçeklik alanı’ içerisinde hareket ediyor. Sık sık kesinlik hareketini yapıyor, akıllıca üzerine düşünülmüş kararlar aldığını vurguluyor.”

AKŞENER İÇİN: HALKI BİR ARAYA GETİRİYORUM MESAJI

İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener için Beden Dili Uzmanı Bowden şöyle konuştu:

Advertisement

Bir davranışında sembolizm var. Kalabalığa eğiliyor ve tülbentleri topluyor. Açıkçası tülbentlerin derin anlamını bilmiyorum ama ‘Sizden aldım ve hepsini bir araya topladım’ diyor. Burada ‘Halkı bir araya getiriyorum ve onları bir arada tutuyorum’ mesajını veriyor. Romalılar benzer bir sembol kullanırdı, halktan asa, baston toplar, onları bir araya getirirlerdi, birleşik Roma İmparatorluğu’nu temsil etmek için. Akşener’in bu davranışı hayli olumlu. Fakat tülbentleri elinde çok uzun süre tuttuğu için avuç içlerini, açık el jestini göremiyoruz.

BİR ANNE FİGÜRÜ

Onunla çalışsaydım mitingde bir süre sonra tülbentleri elinden alırdım. Ellerini sık sık yumruk haline getiriyor, sanki bir şeyleri bir arada tutmaya çalışıyormuş gibi. Hani evde herkesin, her işiyle uğraşan anneler olur ya, onlar gibi. Bir anne figürü… Bu yanı kendi kitlesinde işe yarayabilir ama geniş kitleleri nasıl etkiler bilemiyorum. Bazen Akşener de güçlü liderliğin işareti olan kesme-dilimleme hareketini yapıyor. Bazen o sert jestler tülbentler nedeniyle yumuşuyor. Bu da iyi bir şey olabilir.



KARAMOLLAOĞLU: VURUN BANA, OTORİTEM VAR, HİÇBİR ŞEY OLMAZ

Ellerini sık sık çok geniş açıyor, kesinlik hareketini yapıyor. Bazen elleriyle konuştuğu şeyleri tasvir ediyor. Güçlü bir lider profili çizmek istiyor. Konuşurken çenesini sık sık dışarı çıkararak ‘Vurun bana, otoritem var, hiçbir şey olmaz’ diyor. Söylediğiniz kadarıyla seçmen tabanı muhafazakârmış. Bu nedenle kitlesini bir arada tutmak için doğru şeyi yapıyor. Fakat başka kitlelerin ilgisini çeker mi? Emin değilim.

Modern demokrasilerde sakal ve bıyık çok işe yaramıyor. Bu tür liderlerin seçilme oranı istatistiklere göre çok düşük. Çünkü sakal yüzde çok şey saklıyor. Bu nedenle eğer sakallı bir lider bana gelirse hemen kesmesini rica ediyorum. Karamollaoğlu’nun bırakmasını anlıyorum çünkü daha geleneksel görünmek istiyor ya da yaşı nedeniyle bilge olduğunu göstermek istiyor olabilir.

Advertisement

BAHÇELİ YORUMU: EMİR VEREN, TELKİN EDEN BİR HAVA

Beden Dili Uzmanı Bowden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli için yorumu da şöyle:

Tavırlarından sıkı bir milliyetçilik seziyorum, biliyorsunuz siyasi tarihini de inceliyoruz şimdiki liderleri analiz etmek için. Daha klasik dönem milliyetçileri gibi konuşuyor. Sert bir mizacı var. Konuşma hızı diğer adaylara göre daha düşük. Böyleyece emir veren, telkin eden bir havaya bürünüyor. Bazen sesinin sınırlarını zorluyor. Konuşurken birden heyecanlanıyor, sesi yükseliyor ve bazen çatlıyor.

SESİ ÇATLADIĞINDA EMİR VEREN HALİNİ KAYBEDİYOR

Eğer onunla çalışıyor olsaydım kesinlikle kendisine sesinin çatlamasına mani olmasını, daha kontrollü olmasını önerirdim. Çünkü sesi çatladığında o emir veren halini kaybediyor. Klasik bir milliyetçi lider gibi bazen sakince konuşuyor, birden tonunu yükseltiyor. Fakat kendine hâkim olmak için bir tekniği yok. Kesme hareketi çok sert, bu da güçlü lider imajı veriyor. Fakat o hareketleri de biraz asimetrik.

Politika

Eski bakan Necmettin Cevheri vefat etti

Cevheri, yaşlılığa bağlı rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü Güven Hastanesi’nde hayata veda etti. 1930’da Şanlıurfa’da dünyaya gelen Necmettin Cevheri, sırasıyla Adalet Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Turizm ve Tanıtma Bakanlığı, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı.

Rumico

Devamını Oku

Politika

İlk duruşma yarım saat

BULGARİSTAN’ın Varna kentinde 84 gündür tutuklu olarak bulunan cezaevi firarisi ülkücü baba Kürşat Yılmaz’ın ilk duruşması yarım saat sürdü. Duruşma, Yılmaz’ın avukatlarının iddianamenin kendilerine zamanında tebliğ edilmediğini bildirmesi üzerine 22 Ekim’e ertelendi.
Türk – Bulgar polisinin ortaklaşa düzenlediği operasyon sonucu geçen temmuz yakalanan Yılmaz ile Ali Oymak, S.S.K ve Hasan Behçetov’un yargılanmasına dün başlandı. Varna Cezaevi’den geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen Yılmaz’ın Varna Bölge Mahkemesi’ndeki duruşmasını izlemek için Türkiye’den çok sayıda gazeteci geldi. Ancak gazetecilerin salona kamera ve fotoğraf makinesi sokmasına izin verilmedi.
Tutuksuz sanık S.S.K’nın avukatı Anton Josef iddianamenin kendilerine geç tebliğ edildiğini bu sebeble usülsüzlük yapıldığını belirterek duruşmanın ertelenmesini istedi. Bunun üzerine yargıç Olek Atanasov duruşmayı 22 Ekim’e erteledi.
Yedi avukatla anlaşan Yılmaz’ın ilk duruşmasına dört avukatı katıldı. Bulgaristan’ın eski devlet başkanlarından Todor Jivkov’un avukatı Reni Tsanova’nın duruşmaya katılmaması dikkat çekti. Dokuz tanıktan yedisinin katıldığı duruşma salonuna kelepçesiz getirilen Yılmaz, adliyeden Ali Oymak adlı adamıyla elleri kelepçeli olarak ayrıldı.

Rumico

Devamını Oku

Politika

Dışişleri Sözcüsü Bilgiç: Türkiye’nin kimseden tarih dersi almaya ihtiyacı yoktur

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç, Fransa Senatosu’nda Asuriler ve Keldaniler hakkında kabul edilen bir kararda Osmanlı dönemine ithamlarda bulunulması hakkında açıklamalarda bulundu. Bilgiç, “Türkiye’nin kimseden tarih dersi almaya ihtiyacı yoktur. Hukuki ve tarihi temelden yoksun bu basiretsiz teşebbüsün Fransa Senatosu’nun itibarsızlığını pekiştirmekten başka bir sonucu ya da ciddiye alınacak bir yönü bulunmamaktadır. Fransa Senatosu, başkalarına tarih dersi vermek yerine, kendi tarihine bakmalıdır” ifadelerinde bulundu.

Rumico

Devamını Oku
Advertisement

HAFTANIN ŞARKISI

Advertisement

Trendler