Connect with us

Politika

Beden dili uzmanı Bowden: Erdoğan ‘Siz gelin’, İnce ‘Ben size geliyorum’ diyor

Beden dili uzmanı Bowden: Erdoğan 'Siz gelin', İnce 'Ben size geliyorum' diyor

İnsan davranışı ve beden dili uzmanı Bowden, 24 Haziran seçimleri öncesi siyasi liderlerin beden dilini yorumladı. Beden Dili Uzmanı Bowden a göre çok dik duran Erdoğan ‘Ben buradayım, siz gelin’ diyor. İnce’nin mimik ve jestlerini doğal bulan Bowden, CHP‘nin cumhurbaşkanı adayının ‘Ben size geliyorum’ mesajı verdiğini söyledi.



Beden Dili Uzmanı Bowden Habertürk’e Konuştu

Habertürk’ten Nalan Koçak’a konuşan Bowden, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beden dilini şöyle yorumladı:

Çok simetrik, elleri hep açık ve büyük mimikler kullanıyor. Mikrofon tuttuğu zamanlarda simetri bozulabiliyor, siyasetçilere mikrofon tutmamalarını bu nedenle sık sık tavsiye ediyorum. Çünkü insan beyni asimetrik hareketleri algılamakta zorlanıyor. Elleri hep ‘gerçeklik alanı’ dediğimiz bölge içerisinde hareket ediyor, yani boynundan aşağı belinden yukarıda. Tüm bunlar güven inşa etmek açısından iyi. Aynı zamanda hem sakin hem iddialı. Otorite temsil eden kesme-dilimleme hareketini yapıyor. Sık sık kesinlik hareketini de yaptığını gördüm.

ONLAR YANLIŞ DÜŞÜNÜYOR, ONLARI HEDEF ALMALIYIZ

Burada seçmene ‘Çok dikkatli düşünürüm ve akıllıca kararlar alırım’ mesajı veriyor. Erdoğan ayrıca işaret etme hareketini de kullanıyor. Genellikle parmağıyla dışarıyı işaret ediyor. Bu da düşmanlarını, başlarını, karşı çıkılmasını istediği grupları sembolize ediyor. ‘Onlar yanlış düşünüyor, onları hedef almalıyız’ diyor. İşaret hareketini seyirciye yapmamak önemli çünkü seçmenler bundan hiç hoşlanmaz. Erdoğan’ı izlediğimde ‘çok kontrollü, hiçbir şeyi şansa bırakmıyor’ izlenimi uyandırdı. Sanırım ekibi vücut dili konusunda hayli çalışmış.

Advertisement

İNCE YORUMU: O KADAR TUTKUYLA KONUŞUYOR Kİ…

Beden Dili Uzmanı Bowden, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce hakkında söyledikleri de şöyle:

Kesinlik hareketini sık sık yapıyor. Yani o da ‘Dikkatli düşünürüm, zekice kararlar alırım’ diyor. Elleri daha çok ‘tutku alanı’ dediğimiz bölgede hareket ediyor. Yani gerçeklik alanının yukarısında, bedenin üst kısmında; göğüs, omuz ve hatta kafa hizasında. Bazen o kadar tutkuyla konuşuyor ki elleri kafasının üzerine bile çıkıyor. Yani daha az sakin, daha enerjik. Elleri bir anda havadan belinin altına inebiliyor, Erdoğan’ınsa elleri o hizaya pek inmiyor. İnce’nin hareketleri bu anlamda daha büyük. Burada önemli bir denge var, enerjik konuştukça sakinliğinden taviz veriyor.

BEYİN BUNU ÇOK SEVER

Fakat başka partilerden oy çekmeye çalışıyorsa ve bu kesimler enerji görmek istiyorsa işe yarayabilir. Avantajlı olduğu konulardan biri de sürekli elleriyle ve görsellerle betimleme yapması. Söylediği şeyleri insanların zihninde canlandırıyor. Beyin bunu çok sever. Bu nedenle halka mesajını aktarması çok kolay. Ayrıca sahneden halka doğru sık sık eğiliyor. Mesela Erdoğan daha çok dik duruyor, ‘Ben buradayım, siz gelin’ diyor. İnce’yse ‘Ben size geliyorum’ mesajı veriyor. Vücut dili üzerine fazla çalışılmamış, mimik ve jestleri doğal.

DEMİRTAŞ: ERDOĞAN’LA BENZEŞİYOR

Tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş için Beden Dili Uzmanı Bowden şöyle dedi:

“Onda benim en çok dikkatimi en çok çeken şey, vücut dilinin Erdoğan’la benzeşmesi oldu. Tabii ki siyasi mesajlar üzerinden bu analizimi yapmıyorum biliyorsunuz, sadece vücut hareketlerini inceledim. Beden dili üzerine çalışılmış. Hayli kontrollü, sakin ve iddialı. Elleri ‘gerçeklik alanı’ içerisinde hareket ediyor. Sık sık kesinlik hareketini yapıyor, akıllıca üzerine düşünülmüş kararlar aldığını vurguluyor.”

AKŞENER İÇİN: HALKI BİR ARAYA GETİRİYORUM MESAJI

İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener için Beden Dili Uzmanı Bowden şöyle konuştu:

Advertisement

Bir davranışında sembolizm var. Kalabalığa eğiliyor ve tülbentleri topluyor. Açıkçası tülbentlerin derin anlamını bilmiyorum ama ‘Sizden aldım ve hepsini bir araya topladım’ diyor. Burada ‘Halkı bir araya getiriyorum ve onları bir arada tutuyorum’ mesajını veriyor. Romalılar benzer bir sembol kullanırdı, halktan asa, baston toplar, onları bir araya getirirlerdi, birleşik Roma İmparatorluğu’nu temsil etmek için. Akşener’in bu davranışı hayli olumlu. Fakat tülbentleri elinde çok uzun süre tuttuğu için avuç içlerini, açık el jestini göremiyoruz.

BİR ANNE FİGÜRÜ

Onunla çalışsaydım mitingde bir süre sonra tülbentleri elinden alırdım. Ellerini sık sık yumruk haline getiriyor, sanki bir şeyleri bir arada tutmaya çalışıyormuş gibi. Hani evde herkesin, her işiyle uğraşan anneler olur ya, onlar gibi. Bir anne figürü… Bu yanı kendi kitlesinde işe yarayabilir ama geniş kitleleri nasıl etkiler bilemiyorum. Bazen Akşener de güçlü liderliğin işareti olan kesme-dilimleme hareketini yapıyor. Bazen o sert jestler tülbentler nedeniyle yumuşuyor. Bu da iyi bir şey olabilir.



KARAMOLLAOĞLU: VURUN BANA, OTORİTEM VAR, HİÇBİR ŞEY OLMAZ

Ellerini sık sık çok geniş açıyor, kesinlik hareketini yapıyor. Bazen elleriyle konuştuğu şeyleri tasvir ediyor. Güçlü bir lider profili çizmek istiyor. Konuşurken çenesini sık sık dışarı çıkararak ‘Vurun bana, otoritem var, hiçbir şey olmaz’ diyor. Söylediğiniz kadarıyla seçmen tabanı muhafazakârmış. Bu nedenle kitlesini bir arada tutmak için doğru şeyi yapıyor. Fakat başka kitlelerin ilgisini çeker mi? Emin değilim.

Modern demokrasilerde sakal ve bıyık çok işe yaramıyor. Bu tür liderlerin seçilme oranı istatistiklere göre çok düşük. Çünkü sakal yüzde çok şey saklıyor. Bu nedenle eğer sakallı bir lider bana gelirse hemen kesmesini rica ediyorum. Karamollaoğlu’nun bırakmasını anlıyorum çünkü daha geleneksel görünmek istiyor ya da yaşı nedeniyle bilge olduğunu göstermek istiyor olabilir.

Advertisement

BAHÇELİ YORUMU: EMİR VEREN, TELKİN EDEN BİR HAVA

Beden Dili Uzmanı Bowden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli için yorumu da şöyle:

Tavırlarından sıkı bir milliyetçilik seziyorum, biliyorsunuz siyasi tarihini de inceliyoruz şimdiki liderleri analiz etmek için. Daha klasik dönem milliyetçileri gibi konuşuyor. Sert bir mizacı var. Konuşma hızı diğer adaylara göre daha düşük. Böyleyece emir veren, telkin eden bir havaya bürünüyor. Bazen sesinin sınırlarını zorluyor. Konuşurken birden heyecanlanıyor, sesi yükseliyor ve bazen çatlıyor.

SESİ ÇATLADIĞINDA EMİR VEREN HALİNİ KAYBEDİYOR

Eğer onunla çalışıyor olsaydım kesinlikle kendisine sesinin çatlamasına mani olmasını, daha kontrollü olmasını önerirdim. Çünkü sesi çatladığında o emir veren halini kaybediyor. Klasik bir milliyetçi lider gibi bazen sakince konuşuyor, birden tonunu yükseltiyor. Fakat kendine hâkim olmak için bir tekniği yok. Kesme hareketi çok sert, bu da güçlü lider imajı veriyor. Fakat o hareketleri de biraz asimetrik.

Politika

Kılıçdaroğlu: Hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz

CHP, ‘Milletin Sesi’ mitinginin ikincisini Maltepe miting alanında yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mitinge eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte geldi. Mitinge, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, parti meclis üyeleri, yüksek disiplin kurulu üyeleri, CHPli büyükşehir belediye başkanları, CHPli ilçe belediye başkanları da katıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşenin rahatsızlıkları nedeniyle mitinge katılamadığı belirtildi. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da konuşmalar öncesi, vatandaşları selamlamak için sahneye çıktı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önce Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybedenlerin ve tutuklu olanların aileleri, 49 yaşındaki kağıt toplayıcısı Nusret Güllü, 65 yaşında bulaşıkçılık yapan Nazife Canoğlu, kasap Fatih Uludağ, ev işçiliği yapan Muazzez Sungör, torna ustası Abdullah Korkaç sahneye çıkarak konuşma yaptı.

Mitingde binlerce kişi, Hak, Hukuk, Adalet şeklinde slogan attı.

“YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN FİNALİNE YAKLAŞIYORUZ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mitingde yaptığı konuşmada, “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor. Yaklaşık 5 yıl önce bu meydandaydık. Ankaradan İstanbula milyonlarla birlikte yürümüş ve bu meydanda milyonlarla buluşmuştuk. Bu meydanda kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımız demiştim. 5 yıl önce ilk adımımızı attığımız bu yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı bu kentin bu meydanlarında, sokaklarında, tarlalarında, üniversitelerinde özgürce kucaklaşacağız. Meraklanmayın az kaldı” dedi.

“GENÇLER, ELEŞTİRMEKTEN KORKMAYACAKSINIZ”

Advertisement

Kılıçdaroğlu, “Tahammül edilmeyen gençler, eğlence, mizah, yaşam tarzı, özgürlük Bizler gençlerden Atatürkün dediği gibi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesil bekliyoruz. Gençlerimizin her birinin fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hürdür. Ülkeye hak hukuk adalet geldi diye yetinmeyeceksiniz. Nerede bir yanlış görürseniz, bizi özgürce eleştireceksiniz. Bu pencereyi açıyorum size, eleştirmekten korkmayacaksınız, çekinmeyeceksiniz. Biz, kullanışlı aparatlarla sonuna kadar kavga edeceğiz ve kazanacağız. Haklı davamızın önünü kesmek için güvensizlik ortamı yaratmak istiyorlar. Söz veriyorum, biz kazanacağız” diye konuştu.

“ÜLKEMİZ AĞIR BİR EKONOMİK BUHRANIN İÇİNDEDİR”

Kılıçdaroğlu, “Ülkemiz ağır bir ekonomik buhranın içindedir. Bu hakka hukuka sırt çevirmenin sonucudur. Bu ekonomi adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyorlar, enflasyon yüzde 150lere dayanmış onlar emeklilerin bayram ikramiyesine tek kuruş zammı çok görüyorlar. Gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Onların, hamasi söylemlerinden, yalanlarından hepimiz bıktık” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DEĞİŞİME HAZIR

Uzun zamandır değişim rüzgarları estiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye değişime hazır. Çiftçimiz, işçisi, memuru, bürokratı, esnafı, tüccarı, ithalatçısı, turizmcisi, balıkçısı, taksicisi, apartman görevlisi bu değişime hazır. Bu değişime gençler hazır, kadınlar hazır. Bizler bu değişime hazırız. Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Advertisement

“SIĞINMACILARIN GERİ GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM”

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: Organize olan suçluların hepsini bu toplumdan söküp atmaya inanıyorum. Türkiyeye gelen kaçakların, Afganların, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesine inanıyorum. Benim vatan sevgimde sınır namustur anlayışı var. Yol geçen hanına dönen bu sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler. 8 milyon kişi plansız programsız başımıza indirdiler ve ülkemiz artık bu yükü taşıyamıyor. Sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik olarak bu yük taşınamıyor. Gitmek zorundalar. Gidecekler, davulla, zurnayla kardeşçe göndereceğiz. Hiç kimse unutmasın biz ırkçı değiliz, ırkçılığa karşıyız. Bu milletin alnına kara leke sürülmesine asla izin vermeyeceğiz. İktidara geldiğimizde Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Sadece bölgeye barış getirmeyeceğiz. Aynı zamanda Suriyeye Ortadoğuya da barış getireceğiz. Sığınmacıların can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. Bizim ilkemiz yurtta barış, dünyada barış ilkesidir.

“İKTİDAR OLDUĞUMUZDA ASLA DEĞİŞMEYECEĞİM”

Kılıçdaroğlu, “Bir parti liderinin halkını dinlemesini zayıflamış gibi algılıyor. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar, iyi olmak, devlet adamı olmak zayıflıkmış gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz ve birlikte iktidar oluyoruz ve ben iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum. Nerede durduğumu biliyorsunuz, bunu değiştirmek niyetinde değilim. Kibar olmayı, dinlemeyi, anlamayı, dezavantajlı olanların derdine koşmayı değiştiremem. Tam aksine inadına koşacağım” dedi.

“HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARMASINI BİLEN BİR PARTİYİZ”

Advertisement

Kılıçdaroğlu, “Hatalarımız oldu, biz hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de Allah da şahidimdir ki, kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz. İnanmaktan, denemekten, öğrenmekten ve şükretmekten vazgeçmeyenlerin başına harika şeyler gelir. İşte biz şu anda bu ortamdayız. Mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, ülkeye kardeşliği getirmek, milleti huzura kavuşturmak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, bölgesinde ve dünyada saygı duyulan bir ülkeyi yeniden inşa etmek” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORSANIZ BİZE KATILIN”

Bu söylediklerime inanıyorsanız bize katılın” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Akılcı bir ekonomi yönetimine inanıyorsanız bize katılın, Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız bize katılın. Çocuklarınızı bu güzel ülkede tutmak istiyorsanız bize katılın. 128 milyar doların kimlere satıldığını bilmek istiyorsanız bize katılın. Vergilerin nereye harcandığını bilmek istiyorsanız bize katılın. İsraf haramdır, yolsuzluk haramdır diyorsanız bize katılın. Asgari ücretli açlık sınırına mahkum olmasın diyorsanız bize katılın. 3600 ek gösterge ve EYT sorunu çözülsün diyorsanız bize katılın. Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyorsanız bize katılın. Halkın alın teri millete harcansın diyorsanız bize katılın. Bu ülkede barış istiyorsanız, aş, iş istiyorsanız bize katılın. Uyuşturucu baronları ile mücadele haktır diyorsanız bize katılın. Herkesin inancına yaşam tarzına saygı duyulsun istiyorsanız bize katılın. Süleyman Şah türbesi vatan toprağına dönsün diyorsanız bize katılın. Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma milletimin huzurunda söz veriyorum. Geliyor gelmekte olan.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan Adana’da! ‘Meydanı sokak terörünü harlamak isteyenlere bırakmayız’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Adana Stadyumu’nda düzenlenecek ‘Bir Gençlik Şöleni’ne katılmak için Adana’ya geldi. İlk olarak Yeni Adana Stadyumu otoparkında kurulan platformda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, “81 vilayetimizin tamamındaki gençlerimizi gönülden selamlıyorum. Bugün Adana hem stadyumun içinde hem de dışında bir başka güzel. Bugün Adana bir başka heyecanlı, coşkulu. Sizler bugün görüyorum ki kabınıza sığmıyorsunuz. Ahde vefanız, sınır ve mesafe tanımayan aşkınız için çok teşekkür ediyorum. Buradan Adana’dan ayak bastığınız andan itibaren bizi hasretle bağrına basan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Tarımın, bereketin, yüreklerimizi ısıtan güneşin şehri Adana’yı biz bir başka seviyoruz. Biz bu şehrin yiğitliğini, cesaretini seviyoruz. Söz konusu millet ve memleket olunca en ön safta olan vatansever insanlarını seviyoruz. O güzel Adana türküsünden ‘Ağam Adanalı, canım Adanalı, ben sana yandım kibar Adanalı’ diyoruz. Rabbim yol arkadaşlığımızı ilelebet daim eylesin” diye konuştu.

İsveç ve Finlandiya’nın ardından bir görüşme de Stoltenberg ile

“Türkiye’ye sevgi diliyle konuşuyoruz”

AK Parti olarak tüm vatandaşlarla görüştüklerini söyleyen Erdoğan, “Son 20 yılda ne Adana ne de diğer şehirlerde aramıza kimselerin girmesine izin vermedik. Sadece seçimlerde milletin kapısını çalanlardan olmadık. Sizlerin sadece dertlerini, sıkıntılarını değil sevinçlerini de paylaştık. Tüm vatandaşlarımızla görüşüp, hasret giderdik. Sandıktan çıkan netice ne olursa olsun ilk gün ki aşkla şehirlerimize hizmet götürdük. Adana’yı da bölgesiyle beraber parlayan yıldız haline getirmek için devasa yatırımlarla donattık. Eğer yorulmuyorsak, aşk ile koşan yorulmaz. Bugün de aynı hissiyatla hareket ediyoruz. Biz bu millete aşığız. Aşık olduğumuz içinde dağları delerek bu yola devam ediyoruz. Ferhat gibi, Ferhat, Şirin’e aşıktı. Ne yaptı? Dağları deldi ve Şirin’e ulaşmak için engel tanımadı. Birileri gençlerimizi kısır kavgalarına dahil etmek isterken biz 81 ilden buradan kardeşlik mesajları veriyoruz. Birileri nefret ve öfke dili konuşurken biz tüm Türkiye’ye sevgi diliyle konuşuyoruz. Gelin canlar bir olalım, sevelim sevilelim diyoruz” ifadelerini kullandı.

“Meydanı asla terk etmeyeceğiz”

Meydanı asla terk etmeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırtını emperyalistlere, onların temsilcilerine, muhtelislerin, 3 günlük ikballeri uğruna bu ülkenin gençlerini bozuk para gibi harcamasına müsaade etmeyeceğiz. Gençlerimizin arasına nifak sokulmasına, fidan gibi delikanlılarımızın heba edilmesine kesinlikle rıza göstermeyeceğiz. Ezeli ve ebedi kardeşliğimize halel getirmeyecek, bizi ayırmaya çalışanlara meydanı asla terk etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Advertisement

“Türkiye’nin geleceğine kimse ipotek koyamayacak”

“Türkiye’yi kan tüccarlarına bırakmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:

“Her karış toprağında bir şehidin yattığı bu mübarek vatanı, kavgadan ve kaostan medet uman kan tüccarlarının insafına bırakmayacağız. Bizim siyasetimizde kışkırtma, tahrik, gençleri sokağa dökme yoktur. Bizim siyaset anlayışımızda milleti kutuplaştırmak yoktur. Biz nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyen değil, kardeşliği, kucaklaşmayı öne çıkaran bir siyasi geleneğin mensuplarıyız. Bugün burada sadece sizlerle kucaklaşmaya gelmedik. Aynı zamanda raf ömrü tükenmiş, bayat senaryolarla milletimizi bölmeye heveslenen siyaset simsarlarına da net bir mesaj vermek için geldik. Türkiye’nin geleceğine kimsenin ipotek koyamayacağını bir kez daha güçlü bir şekilde haykırmak için geldik. Dost düşman herkese ilan etmek için geldim.”

“Her bir evladımızı bağrımıza basacak, koruyacak ve kollayacağız”

Türkiye’nin istiklal ve istikbaline leke sürdürmeyeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dışarıdan kulaklarıma üflenen suflelerle siyasetçilik oynayan çapsızlara sesleniyorum. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık. Meydanı sokak terörünü yeniden harlamak isteyen müsterihlere bırakmayacağız. Biz bu ülkeyi birilerinin ihsanıyla kurmadık. Emperyalistleri, taşeronluk yapanların kirli emellerine teslim etmeyeceğiz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi göğsümüzü tanklara, ölüm kusan silahlara siper edeceğiz ama istikbal ve istiklalimize asla leke sürdürmeyeceğiz. Her bir evladımızı bağrımıza basacak, koruyacak ve kollayacağız. Son 20 yılda olduğu gibi 2023’e giden kritik süreçte de 85 milyonun tamamını kardeşimiz bileceğiz. Başkaları yönünü nereye dönerse dönsün bizim milletimizden başka pusulamız yok. Bizim ne kavga siyasetine ne de küresel güçlerine hesaplarına peşkeş çekilecek gencimiz yoktur. Her gün minarelerinden ezanın yükseldiği bu ülke bizim en değerli varlığımızdır. 85 milyonun her bir ferdi bizim öz ve öz kardeşimizdir. Kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bu ülkenin gençlerinin tamamı bizim evladımızdır. Gözlerini kin ve nefret bürümüş malum çevrelere de milletimiz hak ettiği cevabı verecekler” diye konuştu.

Advertisement

Erdoğan, “Bu kardeşlik ikliminin korunmasına ihtiyacımız var. Ülkemizi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında tüm dünyanın gıptayla baktığı bir yer haline getirebilmemiz için sizlerin muhabbetine ihtiyacımız var. Milletimizi hayalleri ve hedefleriyle buluşturabilmemiz için gençlerimizle kucaklaşmaya ihtiyacımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha sonra Yeni Adana Stadyumu’nun içinde düzenlenen ‘Bir Gençlik Şöleni’ne katılmak için alandan ayrıldı.

Rumico

Devamını Oku

Politika

Erdoğan’dan diplomasi trafiği! İsveç ve Finlandiya’nın ardından bir görüşme de Stoltenberg ile

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsveç Başbakanı ile görüşmesinde, Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasına bugüne kadar hep tam destek verdiğini belirterek, ittifak içinde hem üye ülkelerin güvenliği hem de kolektif güvenlik açısından dayanışmanın esas bir değer olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin, İsveç’in terör örgütü PKK/YPG/PYD güdümündeki şahıs ve sözde kuruluşlarla temaslarından rahatsızlık duyduğunu uzun zamandır dikkate getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ terör örgütünün İsveç’teki mevcudiyet ve faaliyetlerinin de sürdüğüne dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in terör örgütlerine yönelik siyasi, finansal ve silah desteğinin son bulması gerektiğini vurguladı.

PKK/PYD/YPG’nin DEAŞ’la mücadele ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in terör örgütü PKK ve bu örgütün Suriye ile Irak’taki uzantıları bakımından Türkiye’nin kaygılarını paylaştığını ortaya koyan somut ve ciddi adımlar atmasını beklediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih yazan kadın boksörleri tebrik etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Türkiye’ye yönelik terörist tehdit yüzünden gerçekleştirmek zorunda kaldıkları Barış Pınarı Harekâtı sonrasında savunma sanayii alanında İsveç’in Türkiye’ye uyguladığı kısıtlamaların da kaldırılması gerektiğini ifade etti.

ERDOĞAN’IN FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞMESİ

Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke ilişkileri ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

İletişim Başkanlığı’ndan Finlandiya Cumhurbaşkanı ile görüşmeye ilişkin şu açıklama yapıldı; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile telefonda görüştü. Görüşmede, iki ülke ilişkileri ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan görüşmede, NATO içinde bir müttefik açısından tehdit oluşturan terör örgütlerini görmezden gelen bir anlayışın dostluk ve ittifak ruhuyla bağdaşmayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin millî güvenliğine ve halkına yönelik açık bir tehdide karşı verdiği meşru ve kararlı mücadeleye saygı gösterilmesini ve bu mücadeleye destek verilmesini beklemenin en doğal hakkı olduğunu ifade etti.

Alıntı Metni

BİR GÖRÜŞME DE STOLTENBERG İLE

Advertisement

Erdoğan’ın diplomasi trafiği İsveç ve Finlandiya’nın ardından Stoltenberg ile devam etti. Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasını samimi şekilde desteklediğini, İsveç ve Finlandiya’nın üyelik talebine dair meselenin ise bu iki ülkenin Türkiye’nin hayati milli güvenlik menfaatleriyle ilgili tutumları olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın terörizmle mücadele başta olmak üzere temel meselelerde Türkiye ile dayanışma içinde olacaklarını açıkça göstermedikleri sürece, bu ülkelerin NATO üyeliklerine müspet yaklaşmayacaklarını dile getirdi.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Advertisement
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bittiği anda dünyada bu işin tek örneği olacak
Alıntı Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın raket tutuşu NFT’ye dönüştü

Rumico

Devamını Oku

Trendler