Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Buğdayda Tehlike Çanları Çalmaya Başladı!

Buğdayda Tehlike Çanları Çalmaya Başladı

 Buğdayda Tehlike Çanları Çalmaya Başladı! 

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dünyadaki toplam buğday alanlarının yüzde 3.5’ini oluşturmasına rağmen, üreticilerin sorunlarına kalıcı çözüm bulunamaması nedeniyle Türkiye’nin, diğer pek çok tarım ürününde olduğu gibi buğdayda da tehlike çanlarının çalmaya başladığını söyledi. 

BUĞDAY ÜRETİMİNDE SORUNLAR BÜYÜK 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye bir zamanlar dünyanın tahıl ambarı olarak bilinmekteydi. Türkiye’de, son 15 yılda uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle, buğday üretiminde ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.



GİRDİ MALİYETLERİ YÜZDE 50 ARTTI

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. Gürer, ülkemizde, tarımın en önemli girdilerinden olan mazot, yem, ilaç ve gübrede ithalata bağımlılığın arttığını belirtti. Gürer, bu olumsuz tablonun da girdi maliyetlerine yansıdığını da söyledi. “Çiftçi artan girdi maliyetlerinin altında eziliyor. 2018 yılı için ton başına 1050 lira TL olarak açıklanan buğday alım fiyatları da beklentilerin çok altında kaldı. Girdi maliyetleri geçen yıla göre yüzde 50 artarken, alım fiyatlarındaki artış oranı yüzde 10’da kaldı” dedi.

GÜBRE FİYATLARI DAHA DA ARTACAK 

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. Bu yılın başından itibaren Amonyum nitratlı gübrelerin patlayıcı maddelerde kullanılması nedeniyle tüm gübrelerin bar kot ile izlenmesi uygulamasına geçildi. Gürer, bu uygulamanın gübre fiyatlarını daha da artıracağından endişe edildiğini dile getirdi.

MALİYET ARTIYOR, TMO’NUN ALIM FİYATI NEREDEYSE YERİNDE SAYIYOR 

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. Gürer, geçen yıl 940 lira olan Anadolu Kırmızısı Sert ekmeklik buğdayın 2018’de 1050 lira olduğunu hatırlattı. Ayrıca, geçen yıl 1000 lira olan makarnalık buğdayın bu yıl 1100 lira olarak belirlendiğini hatırlattı. Ömer Fethi Gürer, maliyetler artarken, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatlarının neredeyse aynı kalmasının, çiftçiyi sıkıntıya soktuğunu belirtti.

Advertisement

ÇİFTÇİ BU YIL DA ZARAR ETTİ 

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. Gürer, yüksek girdi maliyetlerindeki artışın, çiftçinin belini büktüğüne dikkat çekti. Gürer, buğdayın ton başına maliyetinin 1160 lirayı geçtiği bir dönemde açıklanan fiyatları beğenmediğini söyledi. Gürer, TMO’nun buğday alım fiyatlarını 1050 lira olarak açıklaması, bu yıl da çiftçinin zarar etmesine neden olduğunu ifade etti.

GÜMRÜK VERGİLERİ DÜŞÜRÜLECEĞİNE, GİRDİ MALİYETLERİ AZALTILMALI 

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğdaya verilen ton başına destekleme primlerinin yıllardır aynı seviyede kaldığını belirtti. Zaman zaman enflasyon bahane edilerek, hasat zamanında ithalat gümrük vergilerinin düşürüldüğünü söyledi. Bu durumun da üreticinin ürünü daha ucuz fiyata satmak zorunda kalmasına neden olduğunu belirtti.



NE YAZIK Kİ, TÜRKİYE ARTIK BUĞDAY İTHAL EDİYOR

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de son 20 yıldır buğday üretiminin 20 milyon ton ila 21 milyon ton arasında değiştiğini belirtt,. Ömer Fethi Gürer , “Ülkemizin nüfusu 20 yılda 20 milyon kişi arttı. Türkiye’de nüfus artarken, üretimin yerinde sayması, ister istemez bu üründe ülkemizin dışa bağımlı hale gelmesine neden olmaktadır. Ülkemiz geçen yıl 5 milyon ton buğday ithal etti. Buğday ekim alanları sürekli daralmaktadır. Üretim, maliyet artışı ve verimlilik sorunu, böylesine önemli bir üründe, ülkemizi ithalatçı bir konuda düşürmektedir” diye konuştu.

ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKIN 

Buğdayda tehlike çanları çalmaya başladı. Gürer, tarım yapılabilen 24 milyon hektara yakın alan içinde yüzde 49 ile en büyük payı tahılların aldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tüm tarım alanlarının 3’te 1’inde, tahıl alanlarının ise 3’te 2’sinden fazlasında buğday yetiştirildiğini ifade etti. “ Ancak ülkemizde tarım alanında uygulanan yanlış politikalar mevcuttur. Türkiye, Dünyada buğday alanlarının yüzde 3.5’ini oluşturmaktadır. Türkiye’de, bu ürünün yeterince değerlendirilemediği gibi buğday ithal eden bir ülke haline gelmemize neden olmuştur. Yüksek girdi maliyetleri, çiftçinin üretimden kaçmasına neden oluyor. Çiftçi ürününün karşılığına alamazken, tüketiciye de ürün pahalıya satılıyor. Desteklemeler amacına uygun olarak yapılamıyor. Çiftçiye sahip çıkılmadığı için kazanan tüccar oluyor. Kaybeden ise üretici ve tüketici oluyor”  şeklinde konuştu.

Advertisement

Ömer Fethi Gürer, AKP hükümetinin en başarısız olduğu alanlardan birinin da tarım olduğuna dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, yeni Tarım Bakanının, tarıma ve çiftçiye sahip çıkmasını umut ettiklerini belirtti. Gürer, girdi maliyetlerinin azaltılması için bazı ürünlerdeki vergi yükünün azaltılması gerektiğine işaret etti. “ Buğday alım fiyatları belirlenirken, gübre, mazot, ilaç ve diğer girdilerdeki artışın da dikkate alınması gerekiyor. Destekleme primleri artırılmalı. Buğday ekim alanlarındaki daralmanın önlenmesi için gerekli tedbirler alınmalı. Çiftçi borçlarının faizleri silinmeli” ifadelerini kullandı.

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Meteoroloji’den art arda uyarılar! 44 kentte etkili olacak

Haftalık hava durumu tahmini raporunu sosyal medya hesabından yayımlayan Meteoroloji, “Mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının batı bölgelerden başlayarak azalacağı, kuzey iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri altına düşeceği tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

SEL VE SU BASKINI UYARISI

Müdürlüğün resmi sitesinde ise art arda yağış uyarısında bulunuldu. Çanakkale ve Trakya’ya dikkat çekilen açıklamada, “Yapılan son değerlendirmelere göre; bu gece saatlerinden itibaren Trakya ile Çanakkale çevrelerinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m2) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar, hortum, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” denildi.

“SABAH SAATLERİNDE BAŞLAYACAK”

Batı Karadeniz için yapılan açıklamada ise, “Bölgede beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Düzce, Zonguldak, Bartın ve Kastamonu çevrelerinde 17.10.2021 Pazar sabah saatlerinden itibaren 18.10.2021 Pazartesi sabah saatlerine kadar yerel olarak kuvvetli (21-50 Kg/m2) olacağı tahmin ediliyor. Sel, su baskını, yıldırım, yerel kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Advertisement

PAZAR GÜNÜ YAĞIŞ BEKLENEN İLLER

Meteoroloji’ye göre sağanak yağış beklenen iller ise şu şekilde:

İstanbul, Ankara, Erzincan, Tekirdağ, Giresun, Ardahan, Zonguldak, Artvin, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Trabzon,  Ordu, Tokat, Samsun, Sakarya, Kütahya, Amasya, Çorum, Kilis, Hatay, Osmaniye, Adana, Sinop, Yozgat, Bursa, Çankırı, Kırıkkale, Bartın, Karabük, Bolu, Düzce,  Bilecik, Eskişehir, Kocaeli, Yalova, Uşak, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Kastamonu Kırklareli ve Manisa

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Dünya Kadın Çiftçiler Gününde Anlamlı Ziyaret

Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlamaları kapsamında; Akhisar Kaymakamı Sabit Kaya, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Lütfi Kaymak, Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç, Akhisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Akbuğa, konu sorumlusu mühendislerden oluşan heyet, Mecidiye Mahallesinde zeytin toplayan kadın çiftçiler tarlada ziyaret edildi.

Ülkemizde tarımsal üretimin ve kırsal hayatın sürekliliğinin sağlanmasında en önemli rolü kadınlar üstleniyor. Kadınların tarımsal üretimde, kaynakların sürdürülebilir kullanımında, gıda üretiminde ve gıda güvenliğinde bulundukları önemli konum nedeniyle 1997 yılından beri her 15 Ekim, ülkemizde Dünya Kadın Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor.

Akhisar Kaymakamı Sabit Kaya ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, kadın çiftçiler ile sohbet edip onların sorunlarını dinlediler. Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle zeytin hasadı yapan kadınları çalışırken ziyaret ederek, bu özel günü onlarla birlikte kutlamaktan duyulan memnuniyet ve mutluluk dile getirildi. Etkinlik heyetinde bulunan protokol üyeleri, ziyaret esnasında kadın çiftçilere yelek, bere ve çiçek hediye ettiler; bu özel günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Sarıbal: Çiftçiyi açıkta bıraktılar

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, Aksaray’ın Eskil ilçesinde toprakları elinden alınan çiftçileri ziyaret etti. 1994 yılında Toprak Reformu Genel Müdürlüğü tarafından arazi kiralanan ve 2009 yılında kira sözleşmeleri bitirildiği için ekim alanları elinden alınan çiftçilerle bir araya gelen Sarıbal, “Çiftçilerin ekmek teknesi elinden alındığı yetmemiş gibi bir de geçen yıl ürünleri hasat edilmeden tarlalar Belediye tarafından, hukuka aykırı bir şekilde sürülmüş. Bu haksızlığın bir an önce giderilmesi gerekiyor” dedi.

CHP Aksaray İl Başkanı Sayın Ali Abbas Ertürk, Eskil CHP İlçe Başkanı Sayın Ali Güç ve partililerle birlikte Eskil’in Akkaş köyünde (Cumhuriyet mahallesi) üreticilerle bir araya gelen Sarıbal, yaşananları şöyle aktardı:

Milli servet yok edildi

“1994 yılında Toprak Reformu Genel Müdürlüğü hazineye ait arazileri 33-34 dönüm olarak, burada yaşayan toprağı olmayan üreticilere yıllık kira karşılığı vermiş.

2009 yılında Toprak Reformu Genel Müdürlüğü projeyi bitirmiş. 2009 yılından 2020 yılına kadar üreticiler aynı yerleri ekmeye devam etmiş. Geçen yıl üretim aşamasında hasada az süre kala Belediye’nin görevlendirdiği ekipler gelip üreticinin ektiği yerleri sürmüş. Yerle bir etmiş. Çiftçi buraya tohum atmış, ilaç atmış, gübre atmış, mazot yakmış, emek vermiş. Bu emekler yok sayılarak buralar sürülmüş.

Advertisement

Toprağa tohum düştükten sonra kamu malıdır. Milli servettir. Hiçbir kurum, hiçbir kuruluş, hangi gerekçe ile olursa olsun, buraya müdahale edemez. Belediye açık bir suç işlemiş.

Eğer buranın mülkiyeti Belediyeye geçmiş ise, mera olarak ayrılmış ise Belediye’ye geçtiği günden itibaren Belediye çiftçiyi bilinçlendirmeli. Çiftçiye bilgi vermeli. Hukuken, çiftçiye yazı yazmalı ve bir ön çalışma yapmalı.

Bunların hiçbirini yapmadığı için müdahale hakkı yok.

En fazla yapacağı iş şudur; tohum atılmış ve üretim aşamasına gelmiş ise oradan bir kira talebinde bulunabilir. O kira talebini de çiftçiye bildirir, çiftçi eğer ödemez ise hukuken hakkını arayabilir.

Belediye suç işledi

Advertisement

Bu açıdan Belediye burada çok açık bir suç işlemiştir. Gerekçesi ne olursa olsun. İster mera alanı olsun ister Belediyenin tapulu arazisi olsun isterse Hazine’ye dahil olsun. Burada açık bir suç var. Eğer müdahale eden Belediye ise suçu işleyen belediyedir.

Bu çiftçiler 1994 yılından beri burayı sahiplenmişler. Bu insanlar tarla için kira ödemiş.

Burada bir arazi toplulaştırma süreci yaşanmış. Bu süreçte bu araziler mera olarak bırakılmış. Bu kabul edilebilir ama mera olarak bırakılan arazide tek bir işlem yok.

Bu insanlar şu anda açıkta. 1 metrekare arazileri yok. 66 yaşında insanlar var. Bu insanlar ne yapacak?

Ekmek kapısı, geliri her şey alınmış durumda. Geliri yok, emekliliği yok, ne yapacak bu insanlar?

Advertisement

Burada bazı insanlara tapu dağıtılmış arazi verilmiş. Neden bu 75 kişiye bu araziler verilmemiş? Bunun gerekçesinin bu insanlara anlatılması gerekir. Bu insanlar açıkta perişan bir halde bırakılmamalı.

Ortada Devlet adına görev yapan kurumların ciddi bir hatası var.

Bu insanlar ne yapsın?

Bu insanlar ‘ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim? Başkalarına arazi verdiler, bana da verselerdi ben parasını öderdim’ diyorlar.

Bugün çiftçilerin elinden alınan araziler bomboş. Arazilerin boş kalması kamusal açıdan zarardır. Belediye burada açıkça bir suç işliyor. Çünkü burada mısır, buğday, şeker pancarı üretilmesi gereken yerlerde şu anda üretim yapılamıyor.

Advertisement

Yani vatandaşın sokağa atıldığı, vatandaşın hiçe sayıldığı, üretimde olması gereken tarlaların üretim dışında tutulduğu bir yapı ile karşı karşıyayız.

Yetkilileri göreve çağırıyoruz. Bu insanlarımıza sahip çıksınlar. Bu arazi eğer mera ise ıslah etsinler, yok yapmıyorlar ise bu insanların ekmek kapısı olan bu tarlalar tekrar çiftçiye verilsin. Onlar da kiralarını ödesinler. Üretime devam etsinler.

Ayrıca geçen yıl ürünleri sürülen çiftçilere ürünlerinin karşılığı ödensin.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler