Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

ESK’ndan İbretlik Rapor: Türkiye Küçülüyor Brezilya Rekor Kırıyor

canlı hayvan ve et ithalatı

İhracat ve ithalat rakamları hayvancılıkta endişe yaratırken Et ve Süt Kurumu 2017 Yılı Sektör Değerlendirme Raporu’nda canlı hayvan ve et ithalatı hakkında çok çarpıcı bilgiler yer aldı. Rapora göre Türkiye ithalatta rekor kırarken üretimde küçüldü. Brezilya ise ucuz yem ile üretimle ihracat rekorları kırdı.

Türkiye hayvancılıkta kötü bir sınav veriyor. İhracat ve ithalat rakamları hayvancılıkta endişe yaratırken Et ve Süt Kurumu 2017 Yılı Sektör Değerlendirme Raporu’nda çok çarpıcı bilgiler yer aldı. Dünya gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım, bugünkü köşesinde, bu raporun ayrıntılarını kaleme aldı.

İşte o yazı…



Canlı Hayvan ve Et ithalatı

“Seçim meydanlarında en çok konuşulan konulardan birisi de Hayvancılık . Özellikle canlı hayvan ve et ithalatı çok tartışılıyor. Bu konuda en çok konuşan isimlerden birisi kuşkusuz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba.

Göreve geldiğinden bu yana canlı hayvan et ithalatı konusunda çok farklı açıklamalar yapan Fakıbaba, önce ithalatın 3 yılda, sonra 2023’te sona ereceğini iddia etti. En son açıklamasında ise, “ithalatı biz değil siz bitireceksiniz” diyerek bu konudaki politikasızlığı çok açık olarak ortaya koydu.

Bu tartışmalar devam ederken Et ve Süt Kurumu 2017 Yılı Sektör Değerlendirme Raporu yayınlandı. Rapora göre, küçükbaş ve büyükbaş canlı hayvan ihracatı tamamen sıfırlanırken, 2017 yılında küçükbaş canlı hayvan ve et ithalatı yüzde 4581 oranında artarken, büyükbaş hayvan ithalatındaki artış yüzde 72 olarak gerçekleşti. Kasaplık canlı hayvan ve et ithalatı büyükbaş için yüzde 397, damızlık küçükbaş ithalatı ise yüzde 757 oranında artarak rekor üstüne rekor kırdı.

Raporda Hayvancılık konusunda çok ayrıntılı değerlendirmeler var. Özellikle Brezilya’nın üretim ve ihracattaki artışı, Türkiye’nin ise ithalatla nasıl küçüldüğü açıkça ortaya konuluyor.

Canlı hayvan ve et ithalatı ile ilgili değerlendirmeleri özetleyerek paylaşıyoruz:

 AMERİKA, BREZİLYA VE ARJANTİN KÜRESEL ET ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR

Küresel büyükbaş et üretimi 2017 yılında özellikle ABD, Brezilya ve Arjantin’in etkisiyle yüzde 2’den daha az büyüyerek yaklaşık 62 milyon tona ulaştı. Brezilya ekonomisindeki toparlanma ile paralel artış gösteren iç talep yükselişi ve Asya ülkelerine yapılan yüksek ihracat Brezilya’daki üretim artışının başlıca nedenleridir. Arjantin üretimi, ihracat vergilerinin ve para liberalizasyonunun kaldırılması, böylece ihracat talebinin kolaylaştırılması suretiyle genişlemiştir. Avustralya ve Güney Afrika’da kuraklık kaynaklı stok tasfiyesinden sonra sürüler tekrar oluşturulmaya başlandığı için bu bölgelerde büyükbaş et üretimi düştü. Üreticiler yeni sürüler için inek ve düveleri elde tuttuğu için Yeni Zelanda’da da üretim bir miktar geriledi.

2017’de küresel büyükbaş eti ihracatı yüzde 2 artarak 9,6 milyon tona ulaştı. Güney Amerika, Hindistan ve ABD’den yapılan sevkiyatlar, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki zayıf arzdan dolayı düşen ihracatı dengeledi. Doğu Asya’da, özellikle Çin’de büyüyen tüketim, ihracatı adeta yüzdürmektedir. Bununla birlikte, Mısır (döviz devalüasyonu) ve Rusya (sınırlı satın alma gücü ve diğer etler ile rekabet) gibi diğer büyük ithalatçılardan gelen talep 2017’de zayıfladı.

2017 yılı dünya toplam et üretimi 324,8 milyon ton olarak tahmin edilmektedir. Toplam et üretiminde; en büyük payı yüzde 36 ile domuz eti (117 milyon ton) alırken, kanatlı eti yüzde 36 (118,2 milyon ton), büyükbaş eti yüzde 21 (69,5 milyon ton), küçükbaş eti yüzde 5 (14,5 milyon ton) paya sahiptir. Toplam kırmızı et üretiminde; en büyük payı yüzde 58 ile domuz eti alırken, büyükbaş eti yüzde 35, küçükbaş eti yüzde 7 paya sahiptir.

 BREZİLYA UCUZ YEM İLE ÜRETİMDE VE İHRACATTA REKOR KIRIYOR

Brezilya ucuz yem, rekabet gücü ve uygun hava koşulları avantajı ile büyükbaş et üretiminde ve ihracatında büyük bir atak yaptı. Et ve Süt Kurumu Raporu’na göre, 2017 yılında dünya büyükbaş eti (sığır ve manda) üretimi 69,5 milyon ton oldu. Dünya üretiminin yüzde 52’sini ABD, Brezilya, Avrupa Birliği ve Çin gerçekleştiriyor. Amerika’nın 2017 yılı büyükbaş et üretimi 12 milyon 109 bin ton olurken Brezilya 9 milyon 450 bin tonla ikinci oldu. Avrupa Birliği 7 milyon 795 bin ton ile üçüncü sırada yer aldı.

ABD ve Kanada’da üretim, kesim sayısı ve ortalama karkas ağırlıklarındaki artış ile genişledi. 3 yıl sürekli düşüşten sonra Brezilya ve Arjantin’in öncülüğünde Güney Amerika’daki üretim yüzde 2,1 oranında artarak yaklaşık 16 milyon tona çıktı. Brezilya’daki üreticiler ucuz yem, rekabetçi üretim ortamı ve uygun hava koşullarının avantajlarından yararlanmışlardır. Arjantin’de, yaklaşık 4 yıldır sürü genişletme çalışmaları devam etmektedir. Çin’de, sığır eti üretiminin istikrarlı yerel fiyatlar ve ekonomik olmayan süt ineklerinin kesilmesiyle desteklenerek, yüzde 1 artışla 7,1 milyon tona ulaştı. Ayrıca, Çin’in Hayvancılık faaliyetlerini yeniden yapılandırması, bazı küçük ölçekli çiftlik sahiplerinin sektörden çıkmalarını hızlandırarak kesim için daha fazla sığır sağladı.

İhracatta da Brezilya’nın önemli ağırlığı var. Brezilya, 2017 yılında 1 milyon 641 bin ton büyükbaş hayvan eti ihracatı ile Hindistan’dan sonra ikinci sırada. İhracattaki payı yüzde 18. Hindistan 1 milyon 690 bin ton ile yüzde 18.5 paya sahip. Dünya toplam büyükbaş et ihracatı 2017’de 9 milyon 118 bin ton oldu.

 TÜRKİYE İTHALATTA REKOR KIRARKEN, ÜRETİMDE KÜÇÜLDÜ

Et ve Süt Kurumu 2017 Sektör Değerlendirme Raporu’na göre, Türkiye hayvancılığın hemen her alanında ithalatta rekor kırdı. Et üretimi ise 2016 yılına göre geriledi.

Rapordaki bilgilere göre, 2012-2017 döneminde ortalama karkas ağırlığı sığırda yüzde 4 azalarak 274 kilograma, koyunda yüzde 9’luk azalışla 19 kilograma düştü.

2017 yılında bir önceki yıla göre kesilen hayvan sayısı sığır için yüzde 7,6’lık azalışla 3 milyon 600 bin, manda için yüzde 308,5 artışla 6 bin 123, koyun için yüzde 26 artışla 5 milyon 134 bin, keçi için yüzde 17,8 artışla 2 milyon 68 bin baş olarak gerçekleşti.



Türkiye kırmızı et üretimi 2017 yılında 1 milyon 126 bin ton ile bir önceki yıla göre yüzde 4 azaldı. Büyükbaş eti üretimi yüzde 7 azalarak 988 bin ton, küçükbaş eti üretimi yüzde 21 artarak 137 bin ton oldu.

TÜİK Verileri

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından üçer aylık dönemler halinde açıklanan verilere göre, 2017 yılında toplam kırmızı et üretimi 1 milyon 126 bin ton ile bir önceki yıla göre yüzde 4 oranında düşerken Kurban Bayramı’nı kapsayan 3.çeyrekte kırmızı et üretimi bir önceki yılın 3.çeyreğine göre yüzde 14,3 oranında düştü.

Raporda, 2010 yılından itibaren besilik ve kasaplık hayvan ithalatı yapılmaya başlandığı belirtilerek, 2017 yılında bir önceki yıla göre; kilogram bazında toplam canlı ve et hayvan ithalatı nın yüzde 98, büyükbaş hayvan ithalatının yüzde 91, küçükbaş hayvan ithalatının ise yüzde 4581 arttığı bilgisine yer verildi.

İthalatla ilgili olarak Raporda şu değerlendirmeye yer verildi. ” Büyükbaş hayvan ithalatındaki artış daha çok besilik ithalatından kaynaklı olup büyükbaş için yüzde 72 olarak gerçekleşmiştir. Kasaplık ithalatı büyükbaş için yüzde 397 artmıştır. 2017 yılında damızlık küçükbaş ithalatı yüzde 757 oranında artmıştır.”

 İTHALAT URUGUAY VE BREZİLYA’DAN

Et ve Süt Kurumu Raporu’na göre, 2017 yılında gerçekleşen büyükbaş ithalatının çoğunluğu besilik olmak üzere; yüzde 35’i Uruguay, yüzde 19’u Brezilya, yüzde 9’u Çek Cumhuriyeti’nden yapıldı. Damızlık sığır ithalatının yüzde 30’u Almanya, yüzde 19’u Çek Cumhuriyeti, yüzde 17’si Avusturya’dan sağlandı. Kasaplık sığır ithalatının yüzde 50’si Brezilya ve İspanya’dan yapıldı. 20I7 yılında canlı olarak ithal edilen küçükbaş hayvanların tamamına yakını damızlık olmayan hayvanlar olup bunların yüzde 85’i Avustralya’dan getirildi.

Canlı Hayvan ve Et ithalatı

Türkiye 2017 yılında toplamda 666 bin 802 baş besilik, 113 bin 566 baş damızlık ve 108 bin 939 baş kasaplık olmak üzere toplamda 889 bin 307 büyükbaş hayvan ithalatı yaptı. Bu ithalat için 1 milyar 149 milyon 194 bin 644 dolar ödedi. Aynı dönemde 280 bin 669 küçükbaş hayvan ithalatına 37 milyon 312 bin dolar ödendi. Hayvan ithalatına toplamda 1 milyar 186 milyon 507 bin 897 dolar ödendi.

İşlenmemiş kırmızı et ithalatı ise 2017 yılında 18 bin 857 ton olurken bunun için ödenen döviz miktarı 85 milyon 190 bin dolar oldu.2017 yılında kırmızı et ithalatlarının yüzde 83’ü Polonya, yüzde 14’ü Fransa’dan yapıldı.


 CANLI KÜÇÜKBAŞ VE BÜYÜKBAŞ İHRACATI SIFIR

Et ve Süt Kurumu Raporu’na göre Türkiye, 2017 yılında canlı büyükbaş ve küçükbaş hayvan ihracatı yapamadı. Yani ihracatta sıfır çekti. İşlenmemiş kırmızı et ihracatı ise 101 ton olarak gerçekleşti. Büyükbaş eti ihracatının kilogram bazında yüzde 83’ü kemikli et olurken, toplam ihracat yüzde 2I azaldı. Özetle, Brezilya, hayvancılıkta sahip olduğu avantajları doğru politikalarla zirveye tırmandı. Türkiye, sahip olduğu avantajları bir yana bırakarak ithalatta ısrar ederek hayvancılığını bitirme noktasına getirdi. Yanlış politikaların Türkiye’yi getirdiği nokta sıfır ihracat, rekor ithalat oldu. Bu böyle devam edemez.”

Kaynak: Dünya Gazetesi

Editör: Ali Ekber Yıldırım

Arıcılık

Balmumu Nedir? Balmumu Ne işe Yarar ve Nasıl Yapılır?

Balmumu Nedir, Balmumu Ne işe Yarar ve Nasıl Yapılır

Balmumu Nedir ?

Balmumu, 13-18 günlük genç işçi arıların son 4 çift karın halkaları üzerinde bulunan mum salgı bezlerinden salgılanan ve arı tarafından petek yapımında kullanılan bir maddedir.



Balmumu Nasıl Yapılır ?

Mum salgı bezlerinden sıvı olarak salgılanarak karın halkaları arasından dışarı çıkarken hava ile temas eder etmez katı hale geçerek beyaz bir pulcuk şekline dönüşür. Arı bacakları yardımı ile ağzına aldığı pulcuğu çiğneyerek petek örer.

Balmumu Ne işe Yarar ?

Bal arılarının ürettiği mum, ağırlıklı olarak temel petek yapımı yanında, kozmetik ve ilaç sanayiinde, parlatma, cilalama, su geçirmezliğin sağlanması, kalıpçılık ve dişçilik gibi çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Arının 1 gr balmumu üretebilmesi için yaklaşık 10 gr bal yemesi zorunludur. Bu nedenle koloninin gelişebilmesi, bir diğer ifadeyle, arıların petek örebilmesi ya da temel petekleri kabartabilmesi için; kolonide bol miktarda uygun yaşlı genç işçi arıların mevcudiyeti, kolonide yeterince bal bulunması veya nektar akımının varlığı ya da kolonilerin şeker şurubuyla beslenmesi gereklidir.

Hastalıklı ve zayıf koloniler balmumu üretemediğinden ve gelişemediğinden bu tür kolonideki petekler zamanla siyahlaşır. Tam tersine, sağlıklı ve güçlü kolonilerde mum salgılama ve petek örme süreklilik kazanır.

Kolonideki yeni örülmüş beyaz petekler ve çerçeveler arasındaki beyaz bağlantılar sağlıklı ve gelişen bir koloninin tipik belirtileridir.

Balmumu, 13-18 günlük genç işçi arıların son 4 çift karın halkaları üzerinde bulunan mum salgı bezlerinden salgılanan ve arı tarafından petek yapımında kullanılan bir maddedir.



Nasıl Yapılır ?

Mum salgı bezlerinden sıvı olarak salgılanan balmumu karın halkaları arasından dışarı çıkarken hava ile temas eder etmez katı hale geçerek beyaz bir pulcuk şekline dönüşür. Arı bacakları yardımı ile ağzına aldığı pulcuğu çiğneyerek petek örer.

Ne işe Yarar ?

Balmumu, ağırlıklı olarak temel petek yapımı yanında, kozmetik ve ilaç sanayiinde, parlatma, cilalama, su geçirmezliğin sağlanması, kalıpçılık ve dişçilik gibi çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Arının 1 gr balmumu üretebilmesi için yaklaşık 10 gr bal yemesi zorunludur. Bu nedenle koloninin gelişebilmesi, bir diğer ifadeyle, arıların petek örebilmesi ya da temel petekleri kabartabilmesi için; kolonide bol miktarda uygun yaşlı genç işçi arıların mevcudiyeti, kolonide yeterince bal bulunması veya nektar akımının varlığı ya da kolonilerin şeker şurubuyla beslenmesi gereklidir.

Hastalıklı ve zayıf koloniler balmumu üretemediğinden ve gelişemediğinden bu tür kolonideki petekler zamanla siyahlaşır. Tam tersine, sağlıklı ve güçlü kolonilerde mum salgılama ve petek örme süreklilik kazanır.

Kolonideki yeni örülmüş beyaz petekler ve çerçeveler arasındaki beyaz bağlantılar sağlıklı ve gelişen bir koloninin tipik belirtileridir.

Kaynak: Beeswax

Devamını Oku

Bitki Besleme - Sulama

Yağmurlama Sulama Yöntemi Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yağmurlama Sulama Sistemi

Yağmurlama Sulama Yöntemi

Bu yazımızda “Yağmurlama sulama yöntemi”nin özelliklerini, uygulama şekillerini ve önemini sizlere anlatmaya çalışacağız.



Yüzeyi düzgün olmayan, eğimi fazla, infiltrasyon (su alma) hızı yüksek arazilerde yüzey sulama yöntemlerinin uygulanması randımanlı olmamaktadır.

Yine su alma hızı yüksek olan topraklarda, akış uzunluğunu azalması nedeniyle yüzey sulama ekonomik olmamaktadır. Bu gibi topraklarda ideal sulama yağmurlama sulamadır.

Bunun gibi bazı durumlarda göz önünde bulundurularak ve sağladığı bir çok avantajlardan dolayı yağmurlama sulama yöntemi özellikle gelişmiş ülkelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.

YAĞMURLAMA SULAMA YÖNTEMİ NEDİR?

Suyu toprak yüzeyine belirli bir basınç altında ince damlacıklar biçiminde, yağmur şeklinde püskürten meme veya başlıkların yer aldığı borulardan oluşan sisteme “Yağmurlama Sulama Yöntemi” adı verilir.

Yağmurlama sulamada su, basınç altında yağmurlama başlıklarına iletilerek yapay bir yağmur halinde arazi yüzeyine uygulanır.

Suyu toprağa yağmur şeklinde püskürten meme ve başlıklardan oluşan sisteme yağmurlama denir.

Yöntemin uygulanabilmesi için ana boru ve lateral hatlardan oluşan bir su iletim sistemine ve basıncı sağlayan bir sisteme gerek vardır. Basınç genellikle pompaj birimi ile sağlanmaktadır.

Sistemi yağmurlama başlıkları tamamlar. Sulanacak bitkiye, toprağa ve ekonomik koşullara bağlı olarak değişik tiplerde yağmurlama başlığı kullanılır.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİNİN UYGULAMA KOŞULLARI NELERDİR

Yağmurlama sulama sistemleri uygun biçimde işletilirse sulama suyu ihtiyaçları yüzey sulamalara göre önemli ölçüde az olmaktadır. özellikle yüzeyi düzgün olmayan, eğimli, sızdırma hızı yüksek olanlarda, sığ köklü bitkilerin sulanmasında başarılı sonuçlar vermektedir.



Yağmurlama sulama yönteminde, belirli bir ilk yatırım ve enerji giderleri gereklidir. Bu giderler yöntem uygulanarak, tarımsal ürün artışıyla karşılanabilirse yağmurlama sulama sistemleri gelişebilir.

Yağmurlama sulama yöntemleri daha az işçilik gerektirdikleri için, işçiliğin pahalı olduğu yerlerde geniş uygulama alanı bulmuşlardır.

Enerji maliyetlerinin yüksekliği ve bakım-onarım yönünden bazı sorunlar bulunması sistemin en önemli dezavantajlarıdır.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMLERİNİN İŞLETME SİSTEMLERİ NELERDİR

1. Taşınabilir Sistemler

Bu sistemde motopomp ünitesi ana boru ve lateraller taşınabilmektedir. Yurdumuzda en yaygın uygulanan bu sistemdir.

2. Yarı Taşınabilir Sistemler

Motopomp ünitesi ve anaboru hattı sabit, lateraller hareketlidir. Genelde anaboru hattı toprak altına gömülüdür. Bu sistem meyve ve sebzeliklerin sulanmasında geniş ölçüde kullanılmaktadır.

3. Taşınmayan (Sabit) Sistemler

Bu sistemde motopomp, anaboru ve lateraller sabittir.

Son yıllarda yağmurlama sulama unsurlarından boru hatları ve yağmurlama başlıklarında önemli değişiklikler olmuştur. Kullanılan sistem daha ucuza mal edilmeğe başlanmış, kullanım kolaylığı sağlanmış böylece de daha yaygın uygulamaya başlanmıştır.

Yağmurlama sulama yönteminin uygulanmasında yağmurlama başlıkları da çok önemlidir. Geniş ıslatma çaplarına sahip olan büyük (gün) yağmurlama başlıkları uygulamada tercih edilirler. Ancak bunlar yüksek işletme basınçlarında iyi sonuç vermektedirler. İşletme basıncı yüksek olmayan olanlarda uygulanırsa toprak ve bitkide zararlı etkenler ortaya çıkabilmektedir.



Enerji maliyetlerinin çok yükselmesi sonucu, düşük basınçla çalışabilecek biçimde Sprink denilen küçük yağmurlama başlıkları geliştirilerek kullanılmağa başlanmıştır. Meyve bahçeleri, bağ, sera bitkilerinin sulanmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Suyun yalnız küçük başlıklar çevresine uygulanması ile su tasarrufu sağlarlar.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİ UYGULAMASINDA NELER BİLİNMELİDİR

Yağmurlama sulama yöntemlerinin özellikle projelendirilmesiyle gerekli olan bilgiler şunlardır:

1. Toprakların kullanılabilir su tutma kapasitesi

Bitkiler, toprakta tarla kapasitesi ile devamlı solma noktası arasında bulunan sudan yararlanabilirler. Bu nem miktarına, toprakların “kullanılabilir su tutma kapasitesi” veya “elverişli kapasite”denir. Buda toprağın bünyesine göre değişmektedir.

2. Bitkilerin Etkili Kök Derinlikleri

Bitkilerin normal gelişmeleri için ihtiyaç duydukları suyun % 80 inin alındığı kök derinliğine “Etkili Kök Derinliği” denir. Bu değer sulamada ıslatılacak toprak derinliğini oluşturur ve bitki çeşidine göre genellikle 30- 180 santimetre arasında değişir.

3. Ürünler için sulama suyu ihtiyaçları

Ürünler Bir defada verilecek

Su miktarı Sulama

(Ha/mm) ( Ha/m3 ) Sulama sayısı aralıkları(gün)

Tahıllar 100-150 1000-1500 2-3 20-30

Sebzeler 20-70 200-700 12-20 5-10

Meyvelikler 70-100 700-1000 4-5 20-25

Fidanlıklar 50-80 500-800 8-10 10-15

Yonca 100-125 1000-1250 4-8 20-30

4. Toprakların Su Alma (İnfiltrasyon) Hızları

Toprakların su alma hızının bilinmesi sulamada önemlidir. Toprağın su alma hızına; toprağın yapı ve bünyesi, topraktaki organik madde miktarı, nem miktarı, bitki örtüsü, arazinin eğimi, uygulanan sulama yöntemi, toprağın sıkışması ve çatlaması, toprakta ve suda bulunan tuzların cinsi ve miktarı gibi sebepler etki eder.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİNİN YARARLARI VE SAKINCALARI NELERDİR

Yağmurlama sulama metodunun, yüzeysel sulama metotlarına göre üstünleri şunlardır.



1. Su kullanma randımanı yüksektir. Sulama suyunun az olduğu yerlerde bu sudan azami yararlanılabilir.

2. Meyilli, arazi şekilleri (topoğrafya) bozuk yerlerde erozyona neden olmadan sulama yapılabilir.

3. Tohum çimlenme zamanında toprağın kaymak bağlaması nedeniyle bitkinin toprak üstüne çıkmama durumunu ortadan kaldırır.

4. İşletme masrafından ve işçilikten tasarruf sağlanır.

5. Toprak derinliği az ve sığ, geçirgen topraklarda en uygun sulama sistemidir.

6. özellikle denize yakın yerlerde rüzgarla taşınan tuzlu suların bitkilere bıraktığı tuz zerreleri, tozlar ve zararlı haşereler, yağmurlama ile yıkanabilir.

7. Yağmurlama sulama ile kontrollü su verme imkanı olduğundan; taban suyu yüksek, drenaj sorunu olan yerlerde en uygun sulama metodu olmaktadır.

8. Tarla hendeklerine gerek kalmadığından, ekim alanı artmakta ve tarımsal işletmeler kolay yürütülmektedir.

9. Eriyebilir suni gübreler; sulama suyu ile birlikte işçiliğe gerek kalmadan bitkilere verilebilir.

10. Sebze, narenciye bağ ve diğer meyvelikler dondan ve sıcaktan korunabilmektedir.

Bütün bu yararlarının yanında yağmurlama sulama yönteminin:

1. İlk tesis masrafı özellikle sabit sistemlerde çok yüksektir.

2. Su dağılımına rüzgarın olumsuz etkisi vardır.

3. Pompaj için güç gereklidir. Bu da yakıt sarfiyatı ve masraf gerektirir.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİ İLE TOPRAK NASIL GÜBRELENİR

Yağmurlama yoluyla yapılan sulamada ticari gübreler sulama suyu ile birlikte bitkilere verilebilir.



Bu şekilde gübrelerin sulama suyuyla toprağa aktarılması uygulamada çeşitli kolaylıklar ve avantajlar sağlamaktadır. Bunları şöyle özetleyebiliriz.

– İşçiliği azaltır

– Gübrenin toprağa homojen olarak dağılımını sağlar

– Alet ve ekipmanların daha ekonomik olarak kullanılmasını sağlar

– Uygun zamanda ve miktarda gübreleme imkanı sağlar

– Ürünün kalite ve miktarının artmasını sağlar

Bu düzenle gübre atıldıktan sonra sulamaya devam edilerek boru ve başlıklardaki gübreler temizlenir. Aynı zamanda yapraklar üzerinde biriken gübre çözeltileri de yıkanmış olur.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİ YERLEŞTİRMEDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR

– Ana boru hattı hâkim eğim doğrultusunda yerleştirilmelidir

– Yağmurlama lateralleri hakim meyile dik ve imkan nispetinde tesviye eğrilerine paralel doğrultuda olmalıdır.

– Rüzgar hızının fazla olduğu yerlerde lateraller hakim rüzgar yönüne dik gelecek biçimde yerleştirilmelidir.

– Çok uzun yağmurlama laterallerinin kullanılmasından kaçınılmalıdır. Laterallerin kısa olması işçiliği azaltır ve eşit su dağılımı sağlar.

– Laterallerin ana hat üzerinde ki hareketi en az iş gücüne ihtiyaç gösterecek biçimde düzenlenmelidir.

– Lateral hareketlerinin kolay ve birlikte çalışan başlık sayılarında ki değişimin az olması için sistem imkan oranında kare veya dikdörtgen şeklinde düzenlenmelidir.

– Sistemin boru büyüklükleri ve tertibi, yıllık masrafları en aza indirecek biçimde olmalıdır.

– İmkanların izin vermesi durumunda, uygun ve ekonomik boru çapları

seçimine imkan vereceğinden, pompaj ünitesi alanın ortasına yerleştirilmelidir.

SİSTEMİN ÇALIŞMASI VE BAKIMINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR NELERDİR

– Sabit ve yarı sabit sistemlerde, basınç denemesi yapılıp daha sonra boruların üstü kapatılmalıdır.

– Sabit ve yarı sabit sistemlerde borular kışı hafif geçen yörelerde en az 40, ağır geçen yörelerde en az 70 cm. derinliğe gömülmektedir.



– Motor elektrikle çalışıyorsa mutlaka toprak hattı yapılmalıdır.

– Borular taşınırken elektrik tellerine dokunmamasına dikkat edilmelidir.

– Sistemi önce küçük debide çalıştırıp Lateral ve ara borular su ile doldurulmalı, körtapayı çok kısa bir süre açarak boru hattının temizlenmesi sağlanmalıdır.

– Yabancı maddelerin girmemesi ve yağmurlayıcı memelerin tıkanmaması için pompa emme borusuna süzgeç takılmalıdır.

– Laterallerin yer değiştirme zamanı mutlaka belirlenmelidir.

– Yağmurlama dağılımının uygun olması için rüzgar durumuna göre laterallerin konum durumları iyi ayarlanmalıdır.

– Boruların ve yağmurlama başlıklarının yağlanmasında gres veya benzeri yağlar kullanılmalıdır.

– Sulama işi bittiğinde contalar kurulanarak bir kutuda saklanmalıdır.

– Sabit sistemlerde sezon sonunda boruların suyu boşaltılmalıdır.

– Boruların kolay sökülüp takılması için borular birbirine takılırken ek yerleri ve contaları sabunlu bezle silinmelidir.

Devamını Oku

Arıcılık

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi Profesyonel ve teknik arıcılıkta önemli bir kuraldır. Gezginci arıcılık yapılmadan sabit bir arıcılıktan gelir sağlamak mümkün değildir. Türkiye, bulunduğu iklim kuşağı yönünden olsun, nektar ve polen üreten doğal ve kültür bitkileri zenginliği yönünden olsun arıcılık yapmaya çok elverişlidir.



Flora takibi ve gezginci arıcılık iyi planlandığı ve bilgili hareket edildiği taktirde arıcıya çok büyük gelir sağlar. Bu iş için her şeyden önce, kolay taşınabilir, çok iyi havalandırmaya sahip modern kovanların kullanılması şarttır.

Günümüz şartlarında kolonilerin taşınması gezginci arıcılığın en büyük maliyet unsurunu oluşturmaktadır. Bu yüzden gezginci arıcılık için belirli bir sayının üzerindeki koloni varlığı ekonomik olabilir veya az sayıda koloniye sahip arıcılar nakiller için ortaklık yaparak nakil masraflarını düşürebilirler.

Nektar ve polen kaynaklarının seçiminde; bol miktarda ve uzun süre nektar ve polen üreten bitkilerin bulunduğu yöreleri araştırmak işin esasıdır. Yonca, korunga, fiğ, üçgül, kekik, adaçayı, geven, karagan (karabaş), kuş dili, ballıbaba, pamukluk, püren, hardal, oğul otu, pamuk, ayçiçeği, kestane ıhlamur, akasya, okalüptus, turunçgiller, elma, badem ve genellikle Ege Bölgesi kıyı şeridinde bulunan basralı çamlar arıcılık yönünden önemli bitki türlerinden bazılarıdır.

Arıların konulacağı yerler olarak; rüzgar almayan, trafiği yoğun ana yollardan ve zirai mücadele ilaç uygulanan alanlardan uzak yerler seçilmelidir. Gezginci arıcılığın ve flora takibinin esasını oluşturan arı nakilleri sırasında; yeterli havalandırma sağlanmalı, özellikle sıcak günlerde taze örülmüş peteklerin eski peteklere göre daha kolay kırıldığı unutulmamalıdır.



Nakil sırasında ballı tek bir peteğin dahi kırılması koloninin ölümü olacağından özellikle yaz aylarında taze örülmüş ballı peteklerle nakil yapılmaması, nakil zorunlu ise taze ve ballı peteklerin koloniden alınarak nakillerin mutlak surette geceleri yapılması gereklidir.

Gezginci arıcılık iyi planlandığı ve bilgili hareket edildiği taktirde arıcıya çok büyük gelir sağlar.

Bu iş için her şeyden önce, kolay taşınabilir, çok iyi havalandırmaya sahip modern kovanların kullanılması şarttır.

Günümüz şartlarında kolonilerin taşınması gezginci arıcılığın en büyük maliyet unsurunu oluşturmaktadır.

Bu yüzden gezginci arıcılık için belirli bir sayının üzerindeki koloni varlığı ekonomik olabilir veya az sayıda koloniye sahip arıcılar nakiller için ortaklık yaparak nakil masraflarını düşürebilirler.

Devamını Oku

Trendler