Connect with us

Magazin

Cansu Tosun hakkında merak edilenler

Cansu Tosun hakkında merak edilenler

Cansu Tosun hakkında merak edilenler neler ? Cansu Tosun, magazin dünyasının merak edilen isimleri arasında yer almaya devam ediyor. Cansu Tosun, Bir Deli Sevda, Familya, Göç Zamanı gibi televizyon dizilerinde boy göstermişti. Cansu Tosun, yurt dışında da projelerin aranan isimleri arasında yer alıyor. Peki, Almanya doğumlu olan Cansu Tosun kimdir kaç yaşında? İşte, merak edilen isim hakkında bazı bilgiler.



Cansu Tosun hakkında merak edilenler

Cansu Tosun, 26 Ocak 1988 tarihinde Almanya’nın Nürnberg kentinde dünyaya geldi. Ailesi aslen Kayserili olan Tosun, uzun süre bale eğitimi almasının ardından fotomodellik için kamera karşısına geçti. İşte, Cansu Tosun hakkında bilinmeyenler;

Almanya’da doğup büyüdünüz. Çocukluğunuzla ilgili neler hatırlıyorsunuz?

  • Sevgi dolu ve enerjik bir ailede, Nürnberg’de büyüdüm ben. Hafta sonları anneannemin ve teyzelerimin evinde toplanırdık. Yaz aylarında Kayseri’ye gider, babaannem ve amcamın çocuklarıyla vakit geçirirdik.

Küçük yaşlarda dans ve baleyle uğraşmışsınız. Aslında çocukluğunuzda tanışmışsınız sahne ışıklarıyla.

  • Önceleri zorla gidiyordum baleye ama iyi ki devam etmişim. Nürnberg Operası’nda sahneye çıktığımda yaşadığım duyguları anlatmaya sözler yetmez. İçim kıpır kıpırdı ve sahnede aldığım alkış her şeye bedeldi.

Nasıl gelişti her şey?

  • Almanya’da ticaret okuluna giderken bir sigorta şirketinde de çalışıyordum. Bastıramadığım duygularla cebelleşirken, Nürnberg Film Festivalleri’nde karşılaştığım Türk oyuncular da aklımı çeliyor, oyuncu olma arzumu kamçılıyordu. Mesela bir seferinde Melek Baykal’la tanışmış ve konuşmuştum. Ve oyuncu olmaya karar verdim…

Nasıl uygulamaya soktunuz bu önemli kararı?

  • Türkiye’de oyunculuk yapma fikrini aklıma sokan Yunan menajer Fotios Stefos oldu. Bana, “Benimle Türkiye’ye gel, seni birkaç menajerle tanıştırayım” dedi. Ve bir hafta sonu ikiz kardeşimle İstanbul’un yolunu tuttuk.

Bu, İstanbul’u ilk görüşünüzdü…

  • Aşık oldum bu şehire. İstanbul inanılmaz bir yer, karmaşık duygular barındırıyor; hem mutlu hem hüzünlü. İki gün kaldım İstanbul’da, bu sürede Şebnem Özberk’le tanıştım. Almanya’ya döndükten sonra İstanbul’a temelli gelmemi sağlayan kişi aslında. Sanki bir şeyler beni İstanbul’a geri çağırıyordu; öyle hissediyordum. Ne olursa olsun şansımı denemem gerektiğini biliyordum. Ailemi ikna ettim, işimi ve evimi geride bırakıp deli cesaretiyle İstanbul’a geldim.



İstanbul’a geldikten bir hafta sonra Yılmaz Erdoğan’la tanışmışsınız…

  • Şebnem Özberk ilk adımlarımda hep yanımdaydı. Geldikten hemen sonra diksiyon dersleri almaya başladım. Şebnem Öztürk, Erdoğan’ın öğrencilerindendi. Bir gün onunla ben de derse gittim. Sanırım Erdoğan gözlerimdeki ışığı yakalamış, “Cansu da girsin derslere” dedi. İstanbul’a geldikten sekiz ay sonra da “Küçük Hanımefendi” için teklif aldım.

Sonra da “Kayıp Şehir” ve “Bugünün Saraylısı”da rol aldınız. Her şey çok kolay gerçekleşmiş görünüyor… Hayat hiç mi çelme takmadı?

  • Bilmediğim bir şehirde sadece içimdeki tutkuya tutundum, karşılaştığım zorluklarla, en önemlisi de yalnızlıkla savaştım ve kazandım. Hayatta her şey zor ama inanmak ve cesaretini kaybetmemek çok önemli. Ailem de beni hep destekledi.

Magazin

Başak Sayan da İstanbul’dan gidenler kervanına katıldı

Başak Sayan; “Şile taraflarında güzel bahçeli bir evimiz var. Pandemi döneminde bitirmiştik. O günden bugüne çocuklarla, eşimle birlikte orada yaşıyoruz” dedi.

“DOĞA İLE İÇ İÇE HUZURLUYUZ”

Ünlü oyuncu, “İstanbul’un kalabalığından uzak, doğa ile iç içe gayet keyifli ve huzurluyuz. Ara ara işlerimiz için geliyoruz ama inanın çok durmadan tekrardan dönüyoruz” açıklamasında bulundu.

‘Ben değil, çalışanlarım yazdı’

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Magazin

Cüneyt Arkın’ın dostları duayen sanatçıyı anlattı! ‘Hayatımda yediğim en güzel dayaktı’

Cüneyt Arkın’ın sanatçı dostları, Kanal D ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan sunuculuğunu Hakan Ural ile Nur Tuğba Namlı’nın yaptığı ‘Neler Oluyor Hayatta’ programına canlı bağlanarak acılarını paylaştı. Ediz Hun, Nuri Alço ve Şoray Uzun tören öncesinde Cüneyt Arkın’ı anlattı.

“BİR EFSANEYDİ, CAN KARDEŞİMİZDİ”

Yeşilçam’ın usta isimlerinden Ediz Hun, Cüneyt Arkın’ın eşi Betül Arkın ile olan son konuşmasını anlattı. Hun, “Sevgili eşiyle konuştuk. ‘iyidir. Sayfiyeye gideceğiz’ dedi ama işte bir kalp sektesi. Bilemiyoruz ne zaman nerede olabileceğini” sözleriyle duygularını dile getirdi.

‘Fatma’m bekle beni orada geliyorum’

Ediz Hun, “Cüneyt Arkın çok büyük bir aktördü. Emsalsiz” ifadelerini kullanırken, eşi Betül Arkın’a da değinerek, “Betül Hanım çok olağanüstü bir hanım. Biraz deli dolu tarafları vardı Cüneyt’in ama onu gayet güzel toparladı. Cüneyt onunla çok mutlu oldu. Cüneyt’in en büyük şansı Betül gibi bir eşe sahip olmasıdır. Bizim de can kardeşimiz. 63 senesinin sonbaharında beraber sinemaya girdik, 59 yıl geçti, bu 59 yılda hep beraber olduk” dedi.

Ediz Hun, hayatını kaybeden diğer Yeşilçam yıldızlarına değinerek “24 Ocak’ta Fatma’yı (Girik) kaybettik. Geçen sene de Temmuz başında Kartal’ı (Tibet) kaybettik. Bir yaprak dökümü” şeklinde konuştu.

“DÜNYADA JACKIE CHAN’DEN SONRA İKİNCİ SIRADAYDI”

Advertisement

Nuri Alço, tören öncesinde, “Türkiye’nin, sinemanın en büyük devini kaybettik. Dünyada Jackie Chan’den sonra ikinci sıraya oturan Cüneyt ağabeyimizi kaybettik. Bugüne kadar hiç dublör kullanmadan, yaptığı hareketler neticesinde aldığı kortizonlar sağlık dengesini bozdu ve bu durumlara geldi. Çok güzel bir insandı, mesleğini severek yapardı. Dövüşçülerle günlerce evinde çalışır, karısı Betül hanım yemekler yapardı. Doktorluğunu mesleğini bırakan yaşamını sinemaya adayan tek insan. Hepimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.

“BABALIĞINI ÇOK ÖZLEYECEĞİM”

Şoray Uzun ise “Çocukluk kahramanım” dediği Cüneyt Arkın hakkında şu açıklamayı yaptı:

Alıntı Metni

‘Cüneyt Arkın ikinci babam gibiydi’

Rumico

Devamını Oku

Magazin

Haberler: Cüneyt Arkın’ın Fatma Girik’e duygu yüklü vedası yeniden gündem oldu!

Cüneyt Arkın, geçtiğimiz salı günü evinde rahatsızlanarak Beşiktaş Ulus’ta bulunan özel bir hastanede tedavi altına alındı. Ancak 85 yaşındaki sanatçı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Arkın’ın ölümüyle ilgili hastaneden yapılan açıklamada, usta oyuncunun kalbinin durması sebebiyle ambulansla hastaneye getirildiği ve bütün yeniden canlandırma çabalarına rağmen hayatını kaybettiği belirtildi.

Milliyet gazetesinden Ali Eyüboğlu, usta oyuncunun, meslektaşı Fatma Girik’in vefatının ardından yaptığı duygu yüklü açıklamayı “Cüneyt Arkın’ın duası kabul oldu” başlığı ile köşesine taşıdı. İşte Ali Eyüboğlu’nun yazısı…

“Türk Sineması’nın ‘Dört Yapraklı Yoncası’ndan biri olan Fatma Girik, Etiler’deki Liv Hospital’da son nefesini verdiğinde takvim yaprakları 24 Ocak 2022’yi gösteriyordu.

O gün NTV muhabirinin görüş almak için aradığı Cüneyt Arkın, arkadaşının ardından şöyle haykırıyordu:

Alıntı Metni

Bu sözlerinin üstünden beş ay geçen Arkın, ambulansla aynı hastaneye kaldırıldığında çoktan son nefesini vermişti.

Fatma Girik’in bakıcısı gözyaşları içinde anlattı!

Arkın’ın birkaç ay önce yayınlanan ‘Benim Kahramanım Türk Halkıdır’ adlı son kitabının 131’inci sayfasında, eşi Betül Hanım’a olan sevgisi ve bağlılığını anlatan satırlarını 27 Mart 2022 tarihli Alice’de yazmıştım.
Bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak isterim Cüneyt Arkın’ın, eşi Betül Cüreklibatır için ‘Onsuz Bir Gün’ başlığı altında yazdığı o anlamlı satırları:
‘Ölümden korkmuyorum.
Sadece Betül’den evvel ölmek isterim.
Allah göstermesin onun yokluğunu. Onsuz, yalnız kalmak istemem.
Bir günlüğüne bir yere gittiğinde bile onu çok özlüyorum.
Onsuz bir günü bile düşünemiyorum!’

Advertisement

Cüneyt Arkın’ın hayata vedası belki erken, ama tam da istediği gibi oldu. Ailesi ve sevenleri bugün son yolculuğuna uğurlayacak Türk sinemasının efsanesini.
Bize veda eden Cüneyt Arkın, başta Fatma Girik olmak üzere ölünce yüreğini acıtan sanatçı dostlarına kavuşacak.
Mekanın cennet olsun Cüneyt Arkın.”

İşte Cüneyt Arkın’ın son kamera arkası görüntüleri
‘Cüneyt Arkın ikinci babam gibiydi’

Rumico

Devamını Oku

Trendler