Connect with us

Politika

Bağıran Çağıran Ayar Veren Bir Cumhurbaşkanı Olmak İstemiyorum

CHPnin cumhurbaşkanı adayı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce FOX Tv’de Konuştu

CHP‘nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce FOX Tv’de konuk olduğu programda Türkiye’de yasama, yürütme ve yargıyı kontrol eden tek bir kişinin olduğunu ve kuralların işlemediğini söyledi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce FOX Tv’de Fatih Portakal’ın sunduğu Liderler programına konuk olan İnce’nin konuşmasından satır başları şöyle:


“Kılıçdaroğlu’nun kendisinin karşısına iki kere aday olmuş kişinin aday göstermesinin büyük bir centilmenlik olarak düşündüm. Eşim bana adaylığımı sorduğunda 80 milyonun yükünü omuzlarımda hissediyorum, insanlara umut olmak çok büyük bir görev dedim”

Bağıran Çağıran Ayar Veren Bir Cumhurbaşkanı olmak İstemiyorum

“Asık suratlı bağıran çağıran ayar veren bir cumhurbaşkanı olmak istemiyorum. 16 yıllık milletvekiliyim. Daha rahat daha özgür daha insanlara dokunan birisi olmak istiyorum Kravatla bir derdim yok, severim. Ama böyle davranmanın toplanmanın topluma daha iyi olacağını düşünüyorum. Balıkçının oltasına dokunabilen, kahvede yancı olabilen asık suratlı olmayan, ceketini çıkaran onları düşünen biri olmak istiyorum. Bunun için takmıyorum. Ama Anıtkabir’e giderken kravatımı takarım, saygı duruşumu okurum”

”Saray’da oturmayacağım. Kendi evimde oturacağım bu daha keyifli. Hiç tepeden bakmadan trafiği çok da fazla aksatmadan 300-500 korumayla gezmeden yaşayacağım”

Kılıçdaoğlu’nun Karşısına Çıkmam

“Ola ki 24 Haziran’da kazanamadım Kılıçdaroğlu’nun karşısına asla aday olmam. Ben vefalı bir insanımdır. Kendisiyle asla bir yarışa çıkmam. Benden daha iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulursak onu da desteklerim”.

Advertisement

“16 yıldır Kılıçdaroğlu’yla milletvekilliği yaptım. Beni çok iyi tanır. Kamuoyunda tanınmışlık oranımı bilir. Kılıçdaroğlu’da doğru kişiyi aday yapmışız dedi bana”.

Yasama, Yürütme ve Yargıyı Tek Başına Kontrol Eden Biri Var

“Türkiye’de şu anda bizzat AYM tarafından rafa alınmış durumda. Şu anda bir kişinin sınırları var sadece. Ben 2002 yılından beri Meclisteyim. Bugün Türkiye’de yargı, yasama, yürütmeyi tek başına kontrol eden biri var. Üniversite bölünsün diyor, bölünüyor. Türkiye’de kurallar işlemiyor. Böyle bir durumda cumhurbaşkanı olacağım. Ben çok büyük bir zorlukla karşı karşıyayım. Kuralları doğru koyarsak işin içinden çıkabiliriz. 81 milyonun bütçesinin bir cumhurbaşkanı tek başına karar verebiliyor. Ben bu yetkiyi kullanmayacağım. Ben bu yetkiyi Meclise geri vereceğim. Yargıyla ilgili yetkileri de kullanmayacağım. Bizde yüksek yargı yetkilileri iliklemesi kolay olsun diye çıtçıtlı cübbe yaptıracaklar neredeyse”


Onarım Sürecinde Hesap Vermekten Kaçınılmamalı

”Bir onarım süreci gerekebilir. Onarım sürecinde hesap vermekten kaçılmamalı. Örtülü ödenek için vekillerden oluşan bir komisyon kurulabilir. Sonradan kaldırırsınız belgeleri. Bugün Türkiyeyi yöneten Erdoğan hiç kimseye hesap vermiyor. Bakanların bile yok. Bugün sokağa çıksak bakanların isimlerini sayamazlar. Bakanlar önemsiz artık. Ben cumhurbaşkanı olduğumda bu yetkileri böyle kullanmayayım, parlamentoya dönelim. Komisyonlarda bunu tartışın.Yeni sistemde Meclis’in hiçbir hükmü yok. Meclis yapsın, Cumhurbaşkanı onaylasın. TBMM bir danışma kurulu değildir. Başında büyük var. İki tane görevi var. Bence en önemli görevi bütçe yapmak. Bu görevini devretti Meclis, bir kişide şu an. Parlamentoda Cumhur İttifakı güçlü olsa dahi bu yetkiyi kullanmayacağım”

”Bu tehlikenin bertaraf etmenin bir koşulu vardır bir düzen kurmak gerekir. Kamuda yükselmeyi objektif kriterlere bağlarsak kişi tek adam Yoksa herkes tek adam olabilir. Yasayı, anayasayı ona göre koyacağız”.

Seni Ciğerime Yazdım

Muharrem İnce, Soma’da Madenci Tekmeleyen Yusuf Yerkel için de seni ciğerime yazdım dedi.

Advertisement

Dış İlişkilerde Dik Dursalar Yanlarında Yer Alacağım

İsrail ile yaşanan dış ilişkiler konusuna da değinen İnce, dik dursalar yanlarında yer alacağım dedi.

Politika

Kılıçdaroğlu: Çiftçiye elektriği ücretsiz vereceğiz

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Haymana ilçesinde kanaat önderleri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, cumhuriyet ile büyümesi gereken bir ilçenin kan kaybettiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Bizim burada oyumuzun az olduğunu da biliyorum. Oyumuzun azlığı; biz hiç gelmedik kiçayınızı içmedik ki. Ankara’da oturduk dedik ki’Bize neden oy vermiyorsunuz’. Bu tabloyu tersine çeviriyoruz, gelip oturup konuşacağız, dertleşeceğiz. Siyasetin konusu ne?Tarlaları ekip biçiyor muyuz, ürün elde ediyor muyuz, çocuğu üniversiteyi bitirdi iş buluyor mu, Türkiye’nin bölgede itibari var mı? Siyasetin konusu budur. Biz kendi sorunumuzu kendimiz çözmek zorundayız, bir araya gelip oturup konuşmak zorundayız. Sorunlarıhepiniz biliyorsunuz, yaşıyorsunuz. Buranın bir tarım yeri olduğunu biliyorum. Bu ülkenin bereketli toprakları ekilmezse dışarıdan alırsanız kime çalışıyoruz o zaman başka ülkelerin çiftçilerine çalışıyoruz, demektir. Önce bir planlama yapmanız gerekiyor, havza bazlı bir planlama yapacaksınız. Kim neyi ekecek; bunların planlamasını yapacaksınız. Planlama yapıldıktan sonra herkes ne ekeceğini önceden bilecek, kaça satacağını da önceden bilecek. Bir dönümün maliyetini çıkaracaksın, maliyeti bellidir. Çağırırsınız; 2 tane ziraat mühendisini maliyeti ne kadar, karı kaç olmalı?İktidar şunu söylemeli; ‘Maliyeti şu, onun üzerinde alıcı buluyorsanız istediğinize satın, altına düştüğünde bunun alıcısı devlet olacaktır’. Hiçbir çiftçi zarar etmeyecektir. Elektrik fiyatlarının yüksek olduğunu ve çiftçinin desteklenmesi gerektiğini biliyorum. Bizim sözümüz var, iktidar olursak ilk 1 hafta içinde çiftçinin bankalara olan borcunun faizini sıfırlayacağız, borcunu da taksitler ile alacağız. Önce Şanlıurfa’dan başlayarak 6 büyük ilde sonra Türkiye genelinde çiftçiye elektriği ücretsiz vereceğiz, güneş enerjisi santralleri kuracağız.”

‘MUHTARLIK KANUNUNA İHTİYACIMIZ VAR’

“İsraf haramdır” diyen CHP lideriKılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bakın her şey israf. Hem dindar geçiniyoruz, ‘dindarız’ diyoruz, israfı yapana da gidip destek veriyoruz; nasıl oluyor bu? Bakanlıkların çoğu kiralık binalarda. Düne kadar kiralık binalarda değillerdi, herkesin kendi binası vardı.Yılbaşında bütçe yaptılar şimdi yılın ortasında ikinci bütçe yapıyorlar, cumhuriyet tarihinde böyle bir şey görülmedi, ilk defa oluyor.Muhtarlık kurumunu güçlendirdiğiniz zaman her şey düzelir, bir muhtarlık kanununa ihtiyacımız var. Bugünkü mevzuat muhtarlığı kamu kurumu olarak kabul etmiyor.Siz kamu kurumu sayılmıyorsunuz; ama milletvekilini seçen vatandaş sizi seçiyor, nasıl oluyor da onlar kamu, siz değilsiniz?Birleşik oy pusulası olmalı. Bunlar sıradan söylemler gibi gelebilirama bu muhtarlık kurumu gerçekten de bir kurum olarak ortaya çıkacaksa onun hakkının, hukukunun teslim edilmesi lazım.”

Advertisement

‘TÜRKİYE, GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA’

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada itibarlı bir ülke olmak zorunda olduğunu vurgulayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Dış politika çok önemlidir. Dışarıya karşı sözü dinlenen bir Türkiye olmalıdır. Bu ülkenin tarihi, sıradan bir tarih değildir. Milli Kurtuluş Savaşı verildikten sonra bütün İslam ülkelerinin bağımsızlık savaşı verdiğini görüyorsunuz. Biz aldığımız kararlar ile değil bütün İslam ülkelerine, mazlum devletlere hep örnek olduk. Bir politikacı dış politika ile ilgili konuşurken boğazında 9 düğüm olduğunu unutmamalı, söylediği lafın nereye gideceğini iyi bilmeli, iç politikada olduğu gibi yüksek perdeden atmamalı. ‘Ey Suriye, ey Yunanistan ben geliyorum’ gibibu iş konuşmakla olmaz. Geliyorsangideceksin. 18 ada işgal edildiğinde Lozan Anlaşması’na göre silahlanmaması gereken adalar silahlanırken, ben 2017 yılında grupta toplantı yapıp, ‘Arkadaş neden tek laf söylemiyorsun’ dediğimde kimsenin gıkı çıkmadı, şimdi, ‘Neden silahlandırdınız?’ İyi de sen neredeydin kardeşim, yeni mi öğrendin sen bunu?Dışişleri farklı bir şeydir. Derin diplomasi, diye bir şey vardır; bu işi diplomatlar götürür, son sözü siyasetçi söyler. Diplomat dediğiniz sıradan insanlar değillerdir, devletin bütün sırlarına vakıfsınız, gittiğiniz ülkelerde devletin çıkarlarını savunursunuz. İkiülkenin NATO’ya girişiyle ilgili ‘Asla giremezler’ dedin. Ne oldu, gittin bastın imzayı?Peki Türkiye Cumhuriyeti devletinin ağırlığı oldu mu? Türkiye böyle bir yönetimi hak etmiyor, yanlış yapıyoruz. Suriye ile kavga ettik? Neden kavga ettik? 33 askerimiz şehit edildi, şehit eden Rusya’ydı, biz koşa koşa özür dilemeye gittik. Senin orada ne işin var kardeşim?Pek çok sorunumuz var. Tek istediğim bir şey var;’Gelin bize oy verin’ diye ucuz politika yapmayacağım, sandığa gidince elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu öyle kullanın.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Boyabat Belediye Başkanı Şefik Çakıcı, istifa etti

Boyabat Belediye Başkanlığı binası önünde açıklama yapan Şefik Çakıcı, görevinden istifa etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Çakıcı, “Gece- gündüz sizin yüzünüzü ak etmek için çalıştım. Sizlere hizmet etmekten, AK Parti’li olmaktan gurur duydum. Bana ve size bu ayrılış yakışmadı fakat ben sizlere yanlış yapmadım. 6 ay öncesinden sahte hesap ve kirletmelerle başlayan bir sürecin sonuna geldik. Yaptığımız istişareler ardından partimi, Boyabat’ı, sizleri düşünerek istifa kararı alıyorum” dedi.

Rumico

Devamını Oku

Politika

‘Türkiyemiz istediğini almıştır’

ANKARA Milliyet – MHP lideri Devlet Bahçeli de mutabakatı milli bir başarı olarak niteledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: “Terörün tüm ülkeler için tehdit oluşturduğunu her zaman ifade ettik ve terörle mücadelede iş birliğine daima açık olduk. NATO müttefiklerimizin, terörü, teröristi ayırmadan; bir müttefike yönelik tehdidin aslında NATO’nun geneline tehdit anlamına geldiğini kabullenmeleri önemlidir. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde İsveç ve Finlandiya ile varılan mutabakat, terörle mücadelede konusunda tüm ülkelere örnek olacak bir işbirliği adımıdır.”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: “Bu mutabakat metni, Türkiye’nin dış politikada ortaya koyduğu iradenin nasıl netice aldığını, olumlu sonuçlandığını göstermesi bakımından son derece önemli olduğu gibi öte yandan PKK terör örgütü dışında uluslararası sözleşmelerde veya herhangi bir şeyde ‘terör örgütü’ olarak nitelendirilmeyen FETÖ, PYD, YPG de terör örgütü olarak nitelendirilmiştir. Bu da fevkalade önemlidir. Bu mutabakat çerçevesinde verdikleri sözlerin gereği; hem Finlandiya’da 6 PKK’lı, 6 FETÖ’cü terörist, İsveç’te ise 10 FETÖ’cü, 11 PKK’lı teröristin dosyaları, ilgili ülkelerin Adalet Bakanlıklarında bekliyor. Bunların iadesi hususunu yeniden kendilerine yazacağız ve hatırlatacağız.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Muhtıra metni ülkemiz lehine stratejik bir kazanım, aynı şekilde milli bir başarıdır. İsveç ve Finlandiya’nın, Türkiye’ye karşı saldıran tüm terör örgütlerini açık ve net olarak kınamaları, PKK’yı yasaklanmış bir terör örgütü olarak teyit etmeleri, Türkiye’ye uyguladıkları silah ambargosunu kaldıracaklarının sözünü vermeleri, yine Türkiye’nin terör zanlılarına dair sınır dışı veya iade taleplerini ivedilikle ve bütün boyutlarıyla işleme koyacaklarını açıklamaları, PKK’nın ve diğer tüm terör örgütlerinin, bunların uzantıları ile iltisaklı kuruluşlarının, ilaveten paravan örgütlerinin ve eleman devşirme faaliyetlerinin soruşturulup yasaklama tedbirini uygulamaya geçecek olmaları hem bir diplomasi zaferi, hem de dirayetli bir devlet ve hükümet marifetidir. Türkiye’miz Madrid’de istediğini almıştır.”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu duruşla Türkiye’nin tezleri temelinde güçlü bir kazanım elde edildi.”

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Trendler