Connect with us

Politika

Çiftçi üretmezse millet aç kalacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, tarım topraklarının ranta açıldığını belirterek, “AKP’nin iktidarı döneminde Cumhuriyet tarihinde rekor kırdılar, ilk kez ekim alanları 20 milyon hektarın altına düştü” dedi. Türkiye’nin AKP eliyle ithalat cennetine döndüğünü ifade eden Barut, tarımsal dış ticarette 35 milyar dolarlık açık bulunduğunu belirtti.

GENEL KURULDA KONUŞTU

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şubesi’nin genel kuruluna katılan Ayhan Barut, burada yaptığı konuşmada, “Hepinizin bildiği üzere toplumun tarımla ilgili ihtiyaçları her dönemde var olacağı için tarım, sürekli bir etkinlik olarak varlığını sürdürecektir. Bu yönüyle, tarım bilimiyle tarım teknolojisini toplum yararına çiftçiyle buluşturan biz ziraat mühendisleri de yolculuğumuzu sürdüreceğiz!” diye konuştu.

TARIMDAKİ ACI TABLOYU PAYLAŞTI

Tarımsal üretim ve güvenli gıda olmazsa sağlıklı bir yaşamın mümkün olmayacağını dile getiren Ayhan Barut, “Bu gerçeğe rağmen ne yazık ki tarımda sorunlar, ziraat mühendisinden çiftçisine, tarım sektöründe faaliyet gösteren esnafından sanayicisine herkes için daha da derinleşti. Ziraat Fakültelerinden mezun olan gençlerimiz kamuya atanamıyor, bilimsel, nitelikli ve kaliteli tarımsal eğitime gereken kaynak aktarılmıyor. Akademi camiamız adeta kaderine terk edilirken, tarımsal kuruluşlarımız giderek etkisizleştiriliyor. Ziraat Fakültesi’ni bitiren mühendislerimiz sınav zorunluluğu gibi akıl almaz bir dayatmayla karşılaşıyor. Tarım topraklarımız ranta açılırken, ne yazık ki üretimden kopartılıp kaybediliyor” şeklinde konuştu.

Advertisement

Tarımsal üretim maliyetlerindeki fahiş artışlara dikkat çeken Barut, şöyle devam etti:
“Tarımsal üretimde çiftçinin en büyük girdi maliyetlerinin arasında yer alan mazot fiyatı AKP iktidara geldiğinde 1.48 liraydı.  Geçen sene 6.5-7 lira olan mazotun fiyatı 14 lirayı da aştı. Türkiye’de yıllık ortalama 5.5-6 milyon ton arasında tarımsal gübre tüketiliyor. Gübrede yüzde 95’i aşan oranda dışa bağımlıyız. Çiftçinin en büyük üretim maliyetlerinden birisini gübre oluşturuyor. Gübre fabrikaları kapatıldığı, ithalata bağımlılık arttığı, Tarım Kredi Kooperatifleri yeterli destek vermediği için gübrede çiftçi mağdur edildi. 2021 yılının Haziran ayında bu 1 ton ÜRE gübresinin fiyatı 3800 lira bandına yükselmişti. Bugün itibariyle 1 ton ÜRE gübresinin fiyatı 12 bin lirayı aştı. Türkiye’de geçen yıl torbası 100-120 lira arasında satılan yem, bugün itibariyle ortalama 240-260 liradan üreticiye satılıyor. Süt üreticisinin ürettiği bir litre süt ile 1.5 kilogram yem, besicilik yapan yetiştiricilerin de ürettiği bir kilogram karkas et karşılığında 25 kilo yem alabilmesi evrensel kuraldır. Ancak et/yem ve süt/yem paritesi, ne yazık ki üretici aleyhine bozulmuştur. Süt üreticisi 1 litre süt karşılığında ancak 800 gram yem alabiliyor. Besicilerimiz de aynı kaderi yaşıyor. Besicimiz bir kilo karkas et sattığında ancak 13 kilo yem alabilmektedir. Süt ve et üreticisi büyük zarar ettiği için hayvanlarını kesime göndermek zorunda kalıyor.”

“DIŞ TİCARET AÇIĞI 35 MİLYAR DOLAR”

Türkiye’de bu yıl çiftçiye verilecek tarımsal destek tutarının 25.8 milyar lira olduğunu anımsatan Ayhan Barut, şunları kaydetti:
“2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’nun 21. Maddesine göre çiftçiye verilecek destekler, milli gelirin yüzde 1’inden az olamaz. AKP iktidarı bu kanun maddesine rağmen çiftçiye 75 milyar liranın üstünde destek vermesi gerekirken bunun 3’te birini reva görüyor. Yine Tarım Kanunu’nun  aynı maddesine göre bugüne dek çiftçiye verilmeyen destek miktarı 214 milyar lirayı aştı. Yani çiftçinin devletten 214 milyar lira alacağı var. İthalat sevdalısı AKP yönetimi samandan buğdaya, pamuktan mısıra tüm ürünlerde ülkemizi ithalat cennetine çevirdi. Tarımsal dış ticarette açığımız 35 milyar doları aştı. Bu gerçeklere rağmen çiftçinin ürünü para etmedi. Çiftçi sürekli zarar ettiği için tarımsal üretimden uzaklaştı. 2002-2022 arasında 1 milyondan fazla çiftçi tarımdan koptu. Ülkemizin ekim alanları Cumhuriyet tarihinde ilk kez 20 milyon hektarın altına düştü.”

“SORUNLARI AŞACAĞIZ”

Türkiye’deki Ziraat Fakültelerinden her yıl yaklaşık 5 bin ziraat mühendisinin mezun olduğuna işaret eden Barut, şunları kaydetti:
“Mezun ziraat mühendisi sayısı 140 bini aştı. Tarım, gıda, orman ve su politikalarına yön veren Tarım ve Orman Bakanlığı’nın asli görevlerini kadrolu personel yerine esnek koşullarda çalıştırılan sözleşmeli personelle yürütmeye çalışması kabul edilemez. Tarımda ziraat mühendisleri başta olmak üzere atama bekleyen gıda mühendisleri, su ürünleri ve balıkçılık teknolojisi mühendislerinin, veteriner hekim, tekniker ve teknisyenlerin sorunlarına çözüm üretilmelidir. Bu güzel memleketimizin her karış toprağını, suyunu, ağacını, böceğini, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, kısaca tüm varlığını talan ediyorlar. Rant uğruna vahşice doğamıza, dağlarımıza, derelerimize, ormanlarımıza kast edenlerin gözlerini taptıkları para bürümüş. Toprağımızdan suyumuza, ormanlarımızdan gıdamıza her şeye göz dikmiş durumdalar. AKP iktidarı elinde yurdumuz adeta yağmalanıyor. Buna karşı gerekli önlemi almayıp çözüm üretmeyenler, gözümüzü yummamızı, tepki göstermememizi istiyor. Rant sevdalılarının aksine bizler, sizinle ve halkımızla birlikte topraklarımızı sağlığımızı, çevremizi, kentimizi, ormanlarımızı, balığından böceğine tüm canlıların yaşam hakkını, kısaca geleceğimizi savunmayı sürdüreceğiz. ‘Ulusal kalkınmanın temeli ziraattir’ diyen Ulu Önderimiz Atatürk rehberimiz olmaya devam edecek, O’nun ilkelerine sarılarak her şeyi başaracağız! Kent ve kır yoksullarının özgürlüğü ve refahı için mücadele ederken katledilen Akın Özdemir başkanımızın mücadele mirası bize hep yol gösterecek. Yolumuzu aydınlatan ışığıyla bu karanlığı aşacağız!”

Advertisement

Rumico

Politika

Kılıçdaroğlu: Hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz

CHP, ‘Milletin Sesi’ mitinginin ikincisini Maltepe miting alanında yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mitinge eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte geldi. Mitinge, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, parti meclis üyeleri, yüksek disiplin kurulu üyeleri, CHPli büyükşehir belediye başkanları, CHPli ilçe belediye başkanları da katıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşenin rahatsızlıkları nedeniyle mitinge katılamadığı belirtildi. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da konuşmalar öncesi, vatandaşları selamlamak için sahneye çıktı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önce Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybedenlerin ve tutuklu olanların aileleri, 49 yaşındaki kağıt toplayıcısı Nusret Güllü, 65 yaşında bulaşıkçılık yapan Nazife Canoğlu, kasap Fatih Uludağ, ev işçiliği yapan Muazzez Sungör, torna ustası Abdullah Korkaç sahneye çıkarak konuşma yaptı.

Mitingde binlerce kişi, Hak, Hukuk, Adalet şeklinde slogan attı.

“YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN FİNALİNE YAKLAŞIYORUZ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mitingde yaptığı konuşmada, “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor. Yaklaşık 5 yıl önce bu meydandaydık. Ankaradan İstanbula milyonlarla birlikte yürümüş ve bu meydanda milyonlarla buluşmuştuk. Bu meydanda kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımız demiştim. 5 yıl önce ilk adımımızı attığımız bu yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı bu kentin bu meydanlarında, sokaklarında, tarlalarında, üniversitelerinde özgürce kucaklaşacağız. Meraklanmayın az kaldı” dedi.

“GENÇLER, ELEŞTİRMEKTEN KORKMAYACAKSINIZ”

Advertisement

Kılıçdaroğlu, “Tahammül edilmeyen gençler, eğlence, mizah, yaşam tarzı, özgürlük Bizler gençlerden Atatürkün dediği gibi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesil bekliyoruz. Gençlerimizin her birinin fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hürdür. Ülkeye hak hukuk adalet geldi diye yetinmeyeceksiniz. Nerede bir yanlış görürseniz, bizi özgürce eleştireceksiniz. Bu pencereyi açıyorum size, eleştirmekten korkmayacaksınız, çekinmeyeceksiniz. Biz, kullanışlı aparatlarla sonuna kadar kavga edeceğiz ve kazanacağız. Haklı davamızın önünü kesmek için güvensizlik ortamı yaratmak istiyorlar. Söz veriyorum, biz kazanacağız” diye konuştu.

“ÜLKEMİZ AĞIR BİR EKONOMİK BUHRANIN İÇİNDEDİR”

Kılıçdaroğlu, “Ülkemiz ağır bir ekonomik buhranın içindedir. Bu hakka hukuka sırt çevirmenin sonucudur. Bu ekonomi adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyorlar, enflasyon yüzde 150lere dayanmış onlar emeklilerin bayram ikramiyesine tek kuruş zammı çok görüyorlar. Gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Onların, hamasi söylemlerinden, yalanlarından hepimiz bıktık” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DEĞİŞİME HAZIR

Uzun zamandır değişim rüzgarları estiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye değişime hazır. Çiftçimiz, işçisi, memuru, bürokratı, esnafı, tüccarı, ithalatçısı, turizmcisi, balıkçısı, taksicisi, apartman görevlisi bu değişime hazır. Bu değişime gençler hazır, kadınlar hazır. Bizler bu değişime hazırız. Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Advertisement

“SIĞINMACILARIN GERİ GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM”

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: Organize olan suçluların hepsini bu toplumdan söküp atmaya inanıyorum. Türkiyeye gelen kaçakların, Afganların, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesine inanıyorum. Benim vatan sevgimde sınır namustur anlayışı var. Yol geçen hanına dönen bu sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler. 8 milyon kişi plansız programsız başımıza indirdiler ve ülkemiz artık bu yükü taşıyamıyor. Sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik olarak bu yük taşınamıyor. Gitmek zorundalar. Gidecekler, davulla, zurnayla kardeşçe göndereceğiz. Hiç kimse unutmasın biz ırkçı değiliz, ırkçılığa karşıyız. Bu milletin alnına kara leke sürülmesine asla izin vermeyeceğiz. İktidara geldiğimizde Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Sadece bölgeye barış getirmeyeceğiz. Aynı zamanda Suriyeye Ortadoğuya da barış getireceğiz. Sığınmacıların can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. Bizim ilkemiz yurtta barış, dünyada barış ilkesidir.

“İKTİDAR OLDUĞUMUZDA ASLA DEĞİŞMEYECEĞİM”

Kılıçdaroğlu, “Bir parti liderinin halkını dinlemesini zayıflamış gibi algılıyor. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar, iyi olmak, devlet adamı olmak zayıflıkmış gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz ve birlikte iktidar oluyoruz ve ben iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum. Nerede durduğumu biliyorsunuz, bunu değiştirmek niyetinde değilim. Kibar olmayı, dinlemeyi, anlamayı, dezavantajlı olanların derdine koşmayı değiştiremem. Tam aksine inadına koşacağım” dedi.

“HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARMASINI BİLEN BİR PARTİYİZ”

Advertisement

Kılıçdaroğlu, “Hatalarımız oldu, biz hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de Allah da şahidimdir ki, kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz. İnanmaktan, denemekten, öğrenmekten ve şükretmekten vazgeçmeyenlerin başına harika şeyler gelir. İşte biz şu anda bu ortamdayız. Mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, ülkeye kardeşliği getirmek, milleti huzura kavuşturmak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, bölgesinde ve dünyada saygı duyulan bir ülkeyi yeniden inşa etmek” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORSANIZ BİZE KATILIN”

Bu söylediklerime inanıyorsanız bize katılın” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Akılcı bir ekonomi yönetimine inanıyorsanız bize katılın, Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız bize katılın. Çocuklarınızı bu güzel ülkede tutmak istiyorsanız bize katılın. 128 milyar doların kimlere satıldığını bilmek istiyorsanız bize katılın. Vergilerin nereye harcandığını bilmek istiyorsanız bize katılın. İsraf haramdır, yolsuzluk haramdır diyorsanız bize katılın. Asgari ücretli açlık sınırına mahkum olmasın diyorsanız bize katılın. 3600 ek gösterge ve EYT sorunu çözülsün diyorsanız bize katılın. Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyorsanız bize katılın. Halkın alın teri millete harcansın diyorsanız bize katılın. Bu ülkede barış istiyorsanız, aş, iş istiyorsanız bize katılın. Uyuşturucu baronları ile mücadele haktır diyorsanız bize katılın. Herkesin inancına yaşam tarzına saygı duyulsun istiyorsanız bize katılın. Süleyman Şah türbesi vatan toprağına dönsün diyorsanız bize katılın. Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma milletimin huzurunda söz veriyorum. Geliyor gelmekte olan.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan Adana’da! ‘Meydanı sokak terörünü harlamak isteyenlere bırakmayız’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Adana Stadyumu’nda düzenlenecek ‘Bir Gençlik Şöleni’ne katılmak için Adana’ya geldi. İlk olarak Yeni Adana Stadyumu otoparkında kurulan platformda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, “81 vilayetimizin tamamındaki gençlerimizi gönülden selamlıyorum. Bugün Adana hem stadyumun içinde hem de dışında bir başka güzel. Bugün Adana bir başka heyecanlı, coşkulu. Sizler bugün görüyorum ki kabınıza sığmıyorsunuz. Ahde vefanız, sınır ve mesafe tanımayan aşkınız için çok teşekkür ediyorum. Buradan Adana’dan ayak bastığınız andan itibaren bizi hasretle bağrına basan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Tarımın, bereketin, yüreklerimizi ısıtan güneşin şehri Adana’yı biz bir başka seviyoruz. Biz bu şehrin yiğitliğini, cesaretini seviyoruz. Söz konusu millet ve memleket olunca en ön safta olan vatansever insanlarını seviyoruz. O güzel Adana türküsünden ‘Ağam Adanalı, canım Adanalı, ben sana yandım kibar Adanalı’ diyoruz. Rabbim yol arkadaşlığımızı ilelebet daim eylesin” diye konuştu.

İsveç ve Finlandiya’nın ardından bir görüşme de Stoltenberg ile

“Türkiye’ye sevgi diliyle konuşuyoruz”

AK Parti olarak tüm vatandaşlarla görüştüklerini söyleyen Erdoğan, “Son 20 yılda ne Adana ne de diğer şehirlerde aramıza kimselerin girmesine izin vermedik. Sadece seçimlerde milletin kapısını çalanlardan olmadık. Sizlerin sadece dertlerini, sıkıntılarını değil sevinçlerini de paylaştık. Tüm vatandaşlarımızla görüşüp, hasret giderdik. Sandıktan çıkan netice ne olursa olsun ilk gün ki aşkla şehirlerimize hizmet götürdük. Adana’yı da bölgesiyle beraber parlayan yıldız haline getirmek için devasa yatırımlarla donattık. Eğer yorulmuyorsak, aşk ile koşan yorulmaz. Bugün de aynı hissiyatla hareket ediyoruz. Biz bu millete aşığız. Aşık olduğumuz içinde dağları delerek bu yola devam ediyoruz. Ferhat gibi, Ferhat, Şirin’e aşıktı. Ne yaptı? Dağları deldi ve Şirin’e ulaşmak için engel tanımadı. Birileri gençlerimizi kısır kavgalarına dahil etmek isterken biz 81 ilden buradan kardeşlik mesajları veriyoruz. Birileri nefret ve öfke dili konuşurken biz tüm Türkiye’ye sevgi diliyle konuşuyoruz. Gelin canlar bir olalım, sevelim sevilelim diyoruz” ifadelerini kullandı.

“Meydanı asla terk etmeyeceğiz”

Meydanı asla terk etmeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırtını emperyalistlere, onların temsilcilerine, muhtelislerin, 3 günlük ikballeri uğruna bu ülkenin gençlerini bozuk para gibi harcamasına müsaade etmeyeceğiz. Gençlerimizin arasına nifak sokulmasına, fidan gibi delikanlılarımızın heba edilmesine kesinlikle rıza göstermeyeceğiz. Ezeli ve ebedi kardeşliğimize halel getirmeyecek, bizi ayırmaya çalışanlara meydanı asla terk etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Advertisement

“Türkiye’nin geleceğine kimse ipotek koyamayacak”

“Türkiye’yi kan tüccarlarına bırakmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:

“Her karış toprağında bir şehidin yattığı bu mübarek vatanı, kavgadan ve kaostan medet uman kan tüccarlarının insafına bırakmayacağız. Bizim siyasetimizde kışkırtma, tahrik, gençleri sokağa dökme yoktur. Bizim siyaset anlayışımızda milleti kutuplaştırmak yoktur. Biz nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyen değil, kardeşliği, kucaklaşmayı öne çıkaran bir siyasi geleneğin mensuplarıyız. Bugün burada sadece sizlerle kucaklaşmaya gelmedik. Aynı zamanda raf ömrü tükenmiş, bayat senaryolarla milletimizi bölmeye heveslenen siyaset simsarlarına da net bir mesaj vermek için geldik. Türkiye’nin geleceğine kimsenin ipotek koyamayacağını bir kez daha güçlü bir şekilde haykırmak için geldik. Dost düşman herkese ilan etmek için geldim.”

“Her bir evladımızı bağrımıza basacak, koruyacak ve kollayacağız”

Türkiye’nin istiklal ve istikbaline leke sürdürmeyeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dışarıdan kulaklarıma üflenen suflelerle siyasetçilik oynayan çapsızlara sesleniyorum. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık. Meydanı sokak terörünü yeniden harlamak isteyen müsterihlere bırakmayacağız. Biz bu ülkeyi birilerinin ihsanıyla kurmadık. Emperyalistleri, taşeronluk yapanların kirli emellerine teslim etmeyeceğiz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi göğsümüzü tanklara, ölüm kusan silahlara siper edeceğiz ama istikbal ve istiklalimize asla leke sürdürmeyeceğiz. Her bir evladımızı bağrımıza basacak, koruyacak ve kollayacağız. Son 20 yılda olduğu gibi 2023’e giden kritik süreçte de 85 milyonun tamamını kardeşimiz bileceğiz. Başkaları yönünü nereye dönerse dönsün bizim milletimizden başka pusulamız yok. Bizim ne kavga siyasetine ne de küresel güçlerine hesaplarına peşkeş çekilecek gencimiz yoktur. Her gün minarelerinden ezanın yükseldiği bu ülke bizim en değerli varlığımızdır. 85 milyonun her bir ferdi bizim öz ve öz kardeşimizdir. Kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bu ülkenin gençlerinin tamamı bizim evladımızdır. Gözlerini kin ve nefret bürümüş malum çevrelere de milletimiz hak ettiği cevabı verecekler” diye konuştu.

Advertisement

Erdoğan, “Bu kardeşlik ikliminin korunmasına ihtiyacımız var. Ülkemizi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında tüm dünyanın gıptayla baktığı bir yer haline getirebilmemiz için sizlerin muhabbetine ihtiyacımız var. Milletimizi hayalleri ve hedefleriyle buluşturabilmemiz için gençlerimizle kucaklaşmaya ihtiyacımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha sonra Yeni Adana Stadyumu’nun içinde düzenlenen ‘Bir Gençlik Şöleni’ne katılmak için alandan ayrıldı.

Rumico

Devamını Oku

Politika

Erdoğan’dan diplomasi trafiği! İsveç ve Finlandiya’nın ardından bir görüşme de Stoltenberg ile

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsveç Başbakanı ile görüşmesinde, Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasına bugüne kadar hep tam destek verdiğini belirterek, ittifak içinde hem üye ülkelerin güvenliği hem de kolektif güvenlik açısından dayanışmanın esas bir değer olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin, İsveç’in terör örgütü PKK/YPG/PYD güdümündeki şahıs ve sözde kuruluşlarla temaslarından rahatsızlık duyduğunu uzun zamandır dikkate getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ terör örgütünün İsveç’teki mevcudiyet ve faaliyetlerinin de sürdüğüne dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in terör örgütlerine yönelik siyasi, finansal ve silah desteğinin son bulması gerektiğini vurguladı.

PKK/PYD/YPG’nin DEAŞ’la mücadele ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in terör örgütü PKK ve bu örgütün Suriye ile Irak’taki uzantıları bakımından Türkiye’nin kaygılarını paylaştığını ortaya koyan somut ve ciddi adımlar atmasını beklediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih yazan kadın boksörleri tebrik etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Türkiye’ye yönelik terörist tehdit yüzünden gerçekleştirmek zorunda kaldıkları Barış Pınarı Harekâtı sonrasında savunma sanayii alanında İsveç’in Türkiye’ye uyguladığı kısıtlamaların da kaldırılması gerektiğini ifade etti.

ERDOĞAN’IN FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞMESİ

Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke ilişkileri ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

İletişim Başkanlığı’ndan Finlandiya Cumhurbaşkanı ile görüşmeye ilişkin şu açıklama yapıldı; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile telefonda görüştü. Görüşmede, iki ülke ilişkileri ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan görüşmede, NATO içinde bir müttefik açısından tehdit oluşturan terör örgütlerini görmezden gelen bir anlayışın dostluk ve ittifak ruhuyla bağdaşmayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin millî güvenliğine ve halkına yönelik açık bir tehdide karşı verdiği meşru ve kararlı mücadeleye saygı gösterilmesini ve bu mücadeleye destek verilmesini beklemenin en doğal hakkı olduğunu ifade etti.

Alıntı Metni

BİR GÖRÜŞME DE STOLTENBERG İLE

Advertisement

Erdoğan’ın diplomasi trafiği İsveç ve Finlandiya’nın ardından Stoltenberg ile devam etti. Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasını samimi şekilde desteklediğini, İsveç ve Finlandiya’nın üyelik talebine dair meselenin ise bu iki ülkenin Türkiye’nin hayati milli güvenlik menfaatleriyle ilgili tutumları olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın terörizmle mücadele başta olmak üzere temel meselelerde Türkiye ile dayanışma içinde olacaklarını açıkça göstermedikleri sürece, bu ülkelerin NATO üyeliklerine müspet yaklaşmayacaklarını dile getirdi.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Advertisement
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bittiği anda dünyada bu işin tek örneği olacak
Alıntı Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın raket tutuşu NFT’ye dönüştü

Rumico

Devamını Oku

Trendler