Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Çiftçinin Nabzı Araştırması. Türkiye’de çiftçilerin nabzını tutarak tarım sektöründeki mevcut durum. Mevcut tablonun daha net ve doğru şekilde anlaşılmasına yardımcı olacak önemli bir anket çalışması yapıldı.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Tarım alanında faaliyet gösteren bilgi şirketi Doktar, Nisan 2018-Mayıs 2018 arasında 81 ilin 665 ilçesinde 3 bin 187 üreticiyle görüştü. Doktar “Çiftçinin Nabzı Araştırması”na imza attı.



Kırsaldaki üreticilerin profil ve gelirini, finans ve bankacılık konusundaki uygulamalarını,

Ürün satışında gerçekleştirdikleri aktiviteleri ortaya koyan anket çalışması,

Advertisement

Çiftçilerin teknik yeterliliklerini,

Yaşama ve teknolojiye karşı bakışını ve tarım markaları ile ilişkilerine yönelik de ipuçları veriyor.

Dolayısıyla bu araştırma, tarımla doğrudan ya da dolaylı ilişkisi olan tüm kamu kurumları ve özel sektör için yol haritası niteliğinde.

Lafı fazla uzatmadan ankette gözümüze çarpan ilginç verileri özetle sizlerle paylaşalım:

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %61’İNİN KAZANCI 5 YIL ÖNCESİNE GÖRE AZALDI

Doktar’ın anketine göre çiftçilerin yüzde 61’lik bir oranı 5 yıl öncesine göre kazançlarının azaldığını söylüyor. Sadece yüzde 20’si gelirinin arttığını beyan ediyor. 5 yıl öncesine göre gelirinde bir değişiklik olmadığını belirten çiftçilerin oranı da yüzde 19.

Advertisement
Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçilerin yüzde 84’ü çiftçilik faaliyetlerinden para biriktirecek kadar kazanmadıklarını belirtmiş. Bir diğer deyişle çiftçilik faaliyetinden tasarruf yapabilecek kadar para kazandığını söyleyen üreticilerin oranı sadece yüzde 16.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçilerin yüzde 46’sı tarım ile para kazanılabileceğini söylüyor. Yüzde 47’lik bir kesim ise tarımsal faaliyetle iyi para kazanılamayacağını savunurken, yüzde 7 ise kararsız.

Üreticilerin yüzde 68’i yakın zamanda tarlalarına yatırım yapmamış. Yani sulama, traktör ile diğer ekipman ve alanlarda tarlasına/bahçesine yatırım yapabilen çiftçinin oranı sadece yüzde 32 seviyesinde.

Son 3 yıl içinde yatırım yapabilenlerin kendi içindeki dağılımına baktığımızda ise yüzde 59’u tercihini traktörden yana kullanmış. Sulama tarafında damla/yağmurlama gibi sistemlere yatırım yapanların oranı sadece yüzde 31 seviyesinde. Yüzde 9’u ise dondan koruma sistemleri, yeni bahçe tesisi gibi alanlara yatırım yapıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %56’SI MALİYET HESABI YAPMIYOR

Anket sonuçları çiftçinin finansal okuryazarlık konusundaki mevcut durumunu da net bir şekilde ortaya koyuyor.

Ankete göre çiftçilerin yarıdan fazlası maliyet hesabı yapmıyor.

Advertisement

Türkiye’de maliyet hesabı yapan çiftçi oranı sadece yüzde 44 seviyesinde, geriye kalan yüzde 56’lık kesim gider/gelir hesabı tutmuyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %71’İ GİRDİLERİ VADELİ ALIYOR

Her zaman dile getirdiğimiz üzere üreticilerin en büyük sorunlarından bir tanesi ithalata bağımlı durumdaki girdilerin maliyeti ve erişim koşulları.

Ankete göre girdilerini peşin olarak alan çiftçilerin oranı yüzde 29 seviyesinde. Bir başka deyişle çiftçilerin yüzde 71’i girdilerini vadeli şekilde tedarik ediyor ve en erken hasatta ödeyebiliyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçiye en çok kredi sağlayan kurumların başında yüzde 43 ile Tarım Kredi Kooperatifleri geliyor. Bankalar yüzde 42 ile ikinci sırada yer alırken, bayiler yüzde 31’lik oranla üçüncü sırayı alıyor. Çiftçiye kredi sağlayan diğer kanallar ise yüzde 14 ile tüccar ve yüzde 3 ile fabrikalar olarak karşımıza çıkıyor.



Advertisement

Bu sorunun cevabına bölgesel açıdan bakıldığında anketin ilginç denilebilecek sonuçları ise şöyle.

Trakya’daki üreticilerin yüzde 59’u Kredi Kooperatifleri ile çalışırken, Çukurova’daki üreticilerin yüzde 54’ü ise bankalarla çalışıyor. GAP’taki çiftçilerin yarısı, daha yüksek faiz ödedikleri halde bayiler ile çalışıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN YARISI ÖDEDİĞİ FAİZİ BİLMİYOR

Ama işin daha da ilginç ve vahim tarafı şu ki kredi kullanan çiftçilerin yüzde 52’si.  Bu çiftçiler ödediği faizin oranı ya da miktarını yani borçlanma maliyetini bilmiyor.

Banka ile çalışma oranı en düşük bölgeler olarak Doğu ve Batı Karadeniz karşımıza çıkıyor. Bu bölgelerdeki çiftçiler aynı zamanda girdileri peşin temin etmede en yüksek orana sahip.

Peki çiftçiler bankalar ile çalışmak konusunda neden çekimser?

Advertisement

Ankete göre bankalarla çalışmak istemeyen çiftçilerin yüzde 27’si yüksek faiz ödeyeceklerini düşündükleri için bankanın kapısını çalmıyor.

Yüzde 21’i ihtiyaç duymadığı için. Yüzde 13’ü kredi alamadığı için. Yüzde 10’u da vade günü ertelemesi olmadığı için bankalarla çalışmayı tercih etmiyor.

Gerekçelerini prosedür çokluğu olarak gösterenlerin oranı yüzde 8. Başka borcu olduğu için banka ile çalışmak istemeyen çiftçilerin oranı yüzde 7.

Çiftçilerin yüzde 6’sı banka ile çalışmanın avantajı olmadığını görüşünde iken yüzde 5’i ise güvenmediği gerekçesiyle banka ile çalışmaya sıcak bakmıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Doktar’ın anketine göre çiftçilerin yüzde 24’ü tarım sigortası yaptırıyor. Büyük üreticilerin yüzde 39’u sigorta yaptırırken, küçük üreticilerde bu oran yüzde 16’da kalıyor.

Advertisement

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %59’U ÜRÜNÜNÜ TÜCCARA SATIYOR

Anketin en can alıcı bölümlerinden bir tanesi de üreticinin malını kime hangi kanal üzerinden sattığı ile ilgili.

Çiftçilerin verdiği yanıtlara bakıldığından neredeyse her ürün grubundaki üretici için tüccar, bir numaralı alıcı konumunda. Çiftçilerin yüzde 59’u ürününü tüccara satıyor.

Kooperatif, birlik ya da kurum üzerinden ürününü pazarlayan çiftçilerin oranı sadece yüzde 16. Çiftçilerin yüzde 11’i ürününü fabrikalara satarken, yüzde 11’i ise ürününü aracısız şekilde son tüketiciye ulaştırma şansı buluyor. Çiftçilerin yüzde 7’si de ürününü hal üzerinden satıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÜRETİCİLERİN %68’İ PARASINI HASATTA ALIYOR

Peki üreticiler sattıkları ürünlerin parasını ne zaman alabiliyor?

Ürününü hemen hasatta alan üreticilerin oranı yüzde 68 seviyesinde. Hasattan 1 ay sonra parasını alanların oranı yüzde 18 iken, hasattan 2-3 ay sonra alabilenlerin oranı yüzde 8 seviyesinde. Çiftçilerin yüzde 5’i ise hasattan ancak 4-6 ay sonra ürününün parasını alabiliyor.

Anketten çıkan önemli bir sonuç da şu: Çiftçi büyüklüğü ile beraber çiftçinin ürünü saklayarak satış gücünü arttırma kapasitesi de artıyor.

Advertisement

Gelecek dönemde arz-talep dengesinin ve fiyatlarda istikrarın sağlanması açısından en önemli enstrümanlardan biri lisanslı depoculuk.

Bu uygulama, lisanslı depoculuk konusuna da çiftçi şuan için uzak gözüküyor.

Ankete göre çiftçilerin sadece yüzde 1’i lisanslı depoculuğu kullanırken, yüzde 77’si ise lisanslı depoculuğu hiç duymadığını belirtiyor. Küçük üreticiler arasında lisanslı depoculuk kullanan neredeyse yok gibiyken büyük ölçekli üreticilerde lisanslı depoculuğu kullananların oranı yüzde 4 seviyesinde.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİ NE EKECEĞİNE KENDİ KARAR VERİYOR

Tarımda planlama sorunu olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz.

Anket sonuçları da bize çiftçinin bu konuda kendi başına karar verdiğini gösteriyor.

Advertisement

Çiftçilerin yaklaşık yüzde 80’i ne ekeceğine kendisi karar veriyor.

Aile ve yakın çevresinin telkiniyle üreteceği ürüne karar verenlerin oranı yüzde 10. Üreticilerin yüzde 4’ü ise ziraat mühendislerine danışarak ekeceği ürüne karar veriyor.



Peki çiftçi başta gübre ve ilaç olmak üzere girdi kullanımında en çok kime danışıyor?

Ankete göre çiftçilerin yüzde 55’i kendi kararına göre gübre ve ilaç kullanıyor.

Advertisement

Kendi kararı dışında gübre ve ilaç için bayiye danışanların oranı yüzde 18 seviyesinde. Çiftçilerin yüzde 12’si il/ilçe tarım müdürlüklerine. Yüzde 8’i aile ve yakın çevresine. Toplamda yüzde 17’lik kısmı ise serbest danışman niteliğindeki ziraat mühendisleri. Tarım Kredi Kooperatifi ya ziraat odasına bağlı ziraat mühendislerine söz konusu girdilerin kullanımında danışıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçilerin yüzde 27’si teknik konularda kimseye danışmıyor. Yüzde 25’lik kesim ise Tarım Müdürlüklerine danışırken yüzde 24’ü ise bayilere danışıyor.

Aslında anketteki bu sonuçları şöyle de okuyabiliriz. Ziraat Odaları ve Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin ihtiyacını belirleyemiyor. Bu organizasyonlar, ayrıca teknik konulardaki danışmanlık ihtiyacında da etkili olamıyor. Bayiler bu konuda çok daha etkin ve yönlendirici konumda.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

TOPRAK ANALİZSİZ ÜRETİM

Toprak analizinin tarımsal üretimin maliyeti, verimi ve kalitesi açısından çok önemli. Bu konuda çiftçilerde tam bir farkındalık yaratılamadığı da ankette karşımıza çıkan bir başka sonuç.

Çünkü Doktar’ın çiftçi anketine göre Türkiye’de hâlâ üreticilerin yüzde 57’si toprak analizi yaptırmıyor. Yüzde 51’i de düzenli ziraat mühendisi desteği almıyor.

Advertisement

Peki mevcut koşullarda çiftçi açısından en önemli 3 sorun ne?

Mazot maliyetigübre maliyeti ve pazara erişimde zorluk, çiftçinin en önemli 3 sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Bu cevaplar çok şaşırtıcı değil, zira bahsedilen meseleler tarım sektörü açısından kronik sorunlar. Yine de bu veriler tarımın geleceğini şekillendirmek isteyenler açısından önemli.

Çiftçilerin yüzde 57’si en önemli sorun olarak yüksek mazot maliyetini gösterdi. Yüzde 44’lük bir kesim için en önemli sorun yüksek gübre maliyeti.

Üreticilerin yüzde 27’si ise en önemli sorun olarak pazara erişimdeki zorluklar ve hak edilen fiyata ürünlerini satamamayı gösteriyor.

Advertisement
Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLER GELECEKTEN NE BEKLİYOR?

Anketin “Hayata ve Geleceğe Bakış” kısmında ise çiftçinin geleceğe yönelik umut taşıyıp taşımadığına değinilmiş.

Türkiye’deki çiftçilerin yüzde 45’i gelecekten umutlu değil, yüzde 19’u ise bu konuda kararsız.

Üreticilerin yüzde 41’i gelecekten umutlu olduğunu söylüyor ama ilginç olan ise büyük çiftçilerin daha da umutsuz olması. Zira büyük çiftçilerin yüzde 52 gibi yarıdan fazla bir oranı gelecek için umutlu olmadığını dile getiriyor.

Umut olmayınca kırsaldaki nüfusu tutmak da zor oluyor.

Ankete göre çiftçilerin yarısından fazlasının – yüzde 52- ailesinde şehre göç eden bir birey mevcut. Küçük, orta ve büyük ölçekli çiftçiler arasında küçük çiftçiler göçten en çok etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Özellikle Doğu Anadolu, Doğu ve Batı Karadeniz göçten en çok etkilenen bölgelerin başında geliyor.

Advertisement

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %64’Ü ÇOCUKLARININ TARIMLA UĞRAŞMASINI İSTEMİYOR

Bu işte gelecek görmeyen çiftçilerin önemli bir kısmı çocuklarının ileride tarımla uğraşmasını istemiyor.

Ankete göre üreticilerin yüzde 64’ü çocuklarının kendileri gibi çiftçilikle uğraşmasını, tarımsal üretim yapmasını istemiyor.

Bu soruya ‘İsterim’ ve ‘Kesinlikle isterim’ şeklinde yanıt veren çiftçilerin oranı ise sadece yüzde 30. Ancak ‘kesinlikle isterim’ diyen yüzde 5. ‘Kesinlikle istemem’ diyen yüzde 20 arasındaki 4 katlık keskin fark da dikkat çekici.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÜRETİCİLERİN %56’SI TARIM POLİTİKALARINDAN MEMNUN DEĞİL

Anketin önemli başlıklarından bir tanesi de çiftçinin kamu politikalarına yönelik görüşü.

Üreticilerin yüzde 58’i devletin tarım politikalarından memnun olmadığını dile getiriyor. Memnun olanların oranı ise yüzde 29 iken çiftçilerin yüzde 13’ü ise bu konuda kararsız olduğunu belirtiyor.

Advertisement
Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Büyük çiftçilerin tarım politikalarından memnuniyetsizlik oranı ise yüzde 72 ile ortalamanın daha da üzerinde. Büyük çiftçilerde memnuniyet oranı yüzde 16 seviyesinde.

Doktar’ın çiftçinin nabzı anketinde öne çıkan noktaları paylaşmaya çalıştık.

Doktar Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Tanzer Bilgen, ankette öne çıkan bulguları şu şekilde özetliyor. “Çalışmanın en önemli bulgusu, çiftçi işini profesyonel yönetmiyor. Profesyonel yönetimden kastım ne? Kârlı bir şirket için finansal ve operasyonel olarak dikkat etmeniz konular var. Çiftçiler bunların hiçbirini yapmıyor. Yani birkaç cümle ile özetlemek gerekirse çiftçi için ‘tarım eşittir tarla’ halbuki ‘tarım eşittir tarımsal işletme’ olmalı.”

Özetle, bu anketi değerlendirirken karşımıza yine finansal okuryazarlık, eğitim, planlama ve örgütlenme tarafındaki eksikliklerimiz çıkıyor.

Umarız bu anketin sonuçları iyi analiz edilerek yeni dönemdeki tarım politikalarının ve kırsal kalkınma stratejilerinin şekillenmesine katkıda bulunur.

Advertisement

Kaynak: İrfan Donat, Bloomberg HT, Tarım Editörü

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Beyaz haşhaşın 2,5 yıllık ihracat hasreti bitti

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden beyaz haşhaşta 2,5 yıllık ihracat hasreti bitti. Türk beyaz haşhaşı en büyük ihraç pazarı Hindistan’a ihracat vizesi aldı.

İhracatçı firmalar, 2,5 yıl aranın ardından ürünlerini Hindistan’a göndermek üzere gemilere yükledi. Sektör, 80 milyon dolarlık beyaz haşhaş tohumu ihracatı hedefliyor.

Pandemi nedeniyle Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatında kotaların verilmediğini belirten Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatının 2,5 yıl aranın ardından tekrar başlamasından dolayı hem üreticiler, hem de ihracatçılar olarak bayram coşkusu yaşadıklarını dile getirdi. 

Hindistan’a beyaz haşhaş tohumu ihracatı için 17 bin 500 ton kota tahsis edildiğini aktaran Öztürk, “Beyaz haşhaş tohumu ihracatı 2,5 yıllık kesintinin ardından başlamış oldu. Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatından 80 milyon dolar hedefliyoruz. Pandeminin hafiflemesiyle birlikte bundan sonraki dönemde haşhaş tohumu ihracatımızın kesintisiz devam etmesi için çaba göstereceğiz” şeklinde konuştu. 

Türkiye’de yıllık üretim değişmekle birlikte ortalama 25 bin ton haşhaş tohumu üretimi olduğunu,70 binden fazla üreticinin bu üründen geçimini sağladığı bilgisini paylaşan Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü: “Haşhaş tohumu iç piyasada tüketimi olmayan, ihraç edilmesi zorunlu olan bir ürün. Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatının tekrar başlaması için sektörümüze her zaman destek veren Ticaret Bakanımız Dr. Mehmet Muş, Ticaret Bakan Yardımcımız Volkan Ağar, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratlarına çok teşekkür ediyoruz. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe ihracatta yasaklı ürünümüz kalmadı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.”

Advertisement

Türkiye, Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatı yapabildiği 2019/20 sezonunda Ülkemize tanınan 18 bin ton ithalat izninin tamamına yakını kullanılarak 63 milyon Dolar İhracat geliri elde etmişti. Türkiye, 2019/20 sezonunda gerçekleştirdiği 66 milyon dolarlık beyaz haşhaş ihracatının yüzde 95’ini Hindistan’a yapmıştı. 2019/20 sezonunda Türkiye’nin toplam haşhaş ihracatı ise; 82 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti. 

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Kuru meyve sektörünün muhteşem üçlüsü ihracatta 1 milyar dolara koşuyor

Türkiye’nin ihracat yolculuğunu başlatan kuru meyve sektöründe 2021-22 sezonunda tarihi bir değişim yaşanıyor. İhracatta üzüm, kayısı, incir şeklindeki sıralama bu sezon kayısı, üzüm, incir şeklinde değişti.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 9 Mayıs 2022 tarihinde yayınladığı sirkülere göre; 2021-22 sezonunun geride kalan diliminde Türkiye, yüzde 10’luk artışla 835 milyon dolarlık kuru kayısı, kuru üzüm ve kuru incir ihraç etti. Kuru meyve sektörü, 3 üründe sezon sonunda 1 milyar doların üzerinde dövizi Türkiye’ye kazandırmayı hedefliyor.

Kuru kayısı ihracatını yüzde 30’luk artışla 246,8 milyon dolardan, 321,7 milyon dolara taşıdı ve ilk sırada yer aldı.

Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı yüzde 1 artarken, 309,6 milyon dolardan 312 milyon dolara ilerledi.

Cennet meyvesi olarak tanımlanan kuru incirde ise; 2021/22 sezonunun geride kalan diliminde 201 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya konuldu.

Advertisement

Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatını artırmak için ürün bazlı komiteler kurduklarını sektördeki tüm bileşenleri bir araya getirdiklerini, 95 bin üreticiye ulaştıklarını dile getiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, önümüzdeki dönemde sektörün daha katma değerli ihracat yapması için bu birlikteliği sürdüreceklerini kaydetti.

İthalatçıların talebine göre üretim yapmak zorundayız

Çekirdeksiz kuru üzümde dünya ihracatının yüzde 33’ünü, kuru kayısı da, yüzde 54’ünü, kuru incirde yüzde 58’ini Türkiye’nin yaptığı bilgisini veren Işık, “Kuru meyve ihracatında güçlü konumumuzu koruyabilmemiz için başta en büyük ihraç pazarımız Avrupa Birliği olmak üzere alıcı ülkelerin istediği standartlarda ürün üretmek zorundayız. Bunun için ihracatçılar, kamu, üreticiler ortak hareket etmek durumundayız. Bu yıl yasaklanan aktiflerin üretimde kullanılmaması için üreticilere yoğun bilgilendirme yapıyoruz. 2022-23 sezonunun başarılı olması için yoğun mesai veriyoruz” diye konuştu.

Kayısıda ABD, üzümde İngiltere, incirde Fransa lider 

Türkiye, 2021-22 sezonunda en çok kayısıyı Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderdi. ABD’ye kuru kayısı ihracatımız yüzde 28’lik artışla 37,3 milyon dolardan, 47,8 milyon dolara yükseldi. Fransa 29,6 milyon dolarlık kuru kayısı ihracatıyla ikinci sırada yer alırken, Almanya 26 milyon dolarlık Türk kayısısı talep etti.

Advertisement

Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında İngiltere 77,6 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, Almanya’ya 46,5 milyon dolarlık kuru üzüm ihraç edildi. Hollanda 28,8 milyon dolarlık kuru üzüm talebiyle üçüncü sırada yer buldu.

Fransa ve Almanya 27’şer milyon dolarlık kuru incir talebiyle öne çıkarken, Amerika Birleşik Devletleri’ne 22 milyon dolarlık kuru incir ihraç ettik.

9 Mayıs 2022 tarihi itibariyle Türkiye geneli çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ihracat tablosu

 

 

Advertisement

2020/21 sezonu

 

2021/22 sezonu

 

 

Advertisement

 

ÜRÜN

MİKTAR

DEĞER

MİKTAR

Advertisement

DEĞER

MİKTAR DEĞ

DEĞER DEĞ

ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM

159.647.410

Advertisement

309.607.911,83

174.306.652

312.125.221,32

9

1

Advertisement

KURU KAYISI

74.533.260

246.878.729,83

71.377.683

321.786.757,65

Advertisement

-4

30

KURU İNCİR

55.086.740

199.893.608,95

Advertisement

52.450.270

200.900.069,88

-5

1

TOPLAM

Advertisement

289.267.410

756.380.250,61

298.134.605

834.812.048,85

3

Advertisement

10

 

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

2022 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

2022 yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında İl Müdürlüğü Toplantı salonunda hizmet içi eğitim toplantısı yapıldı.

Toplantıya İl Müdürü İbrahim Sağlam, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Lale Baykal, İlçe Müdürleri, İl ve İlçe Müdürlüklerinde bitki sağlığı alanında görevli teknik personeller katıldı.

Toplantıda konuşan İl Müdürümüz İbrahim Sağlam; ” Bitkisel üretimde kalitenin artırılması, ürün kayıplarının azaltılması için her yıl Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Bitki Sağlığı Uygulamaları ile ilgili çalışmalar yürütülmektedir.

2022 yılı Pestisit Kalıntısı ile mücadele kapsamında “Bitki Sağlığı Eğitim ve Farkındalık Yılı” olarak belirlenmiş olup bu doğrultuda üretici eğitimlerine ağırlık verilecektir. toplantının İlimiz ve Ülkemiz tarımına hayırlı olmasını dilerim. En son Bitki Sağlığı Bilgilendirme Toplantısını 2 yıl önce Pandemiden önce yapmıştık.

2014 yılında ülkemizde 553 zararlı organizma var iken 2022 yılında 653 zararlı organizma var. Günümüzde artan küresel ticaret ve iklim değişikliğinden dolayı zararlı organizmaların yayılışı ve hareketi çok daha geniş alanlara ulaşmıştır. Bu da sürdürülebilir tarım açısından zararlı organizmaların oluşturduğu negatif etkileri geçmişe göre çok daha fazla önemli kılmaktadır. Ülkemizde bitki ve bitkisel ürünlerde ekonomik anlamda kalite ve verim kayıplarına neden olabilen 653 zararlı organizma (2014 yılında 553 zararlı organizma), 165 in üzerinde kültür bitkisi var. İlimizde ÇKS kayıtlarına baktığımızda 127 kültür bitkisinin kayıt altına alındığını görüyoruz. Ayrıca İlimizde 20 si özel survey, 72 si entegre mücadele kapsamında 92 adet zararlı organizmanın takibi yapılmaktadır.  Art arda gelen Covid 19 Pandemi süreci, pandemi süreci ile birlikte bütün dünya ülkelerinde yaşanan kuraklık ve sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı gıda arzının önemini daha da iyi anlamamızı sağladı. Bu süreçte birçok ülke tarım ürünlerini ihracatını durdurarak kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldiğini” söyledi.

Advertisement

Toplantı sonrasında konu uzmanları tarafından Bitki Sağlığı Uygulama Programı çerçevesinde İlimizde yürütülecek olan Bitki Sağlığı 2021 Yılı Değerlendirme Toplantısı Kararları, Genel Zararlılar, Entegre Zararlı Yönetimi, Entegre Kontrollü Ürün Yönetimi, Diğer Entegre Mücadele, Biyoteknik ve Biyolojik Mücadele, Meyve Sinekleri ve Domates Güvesi Eylem Planı, Akdeniz Meyve Sineği Mücadelesi Ulusal Eylem Planı, Bitki Pasaportu Uygulamaları, Bitki Karantinası Çalışmaları, Ari Alan Tesisi, Karantinaya Tabi Zararlı Organizmalar Survey Çalışmaları, Hasat Öncesi Pestisit Denetimi, Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi Uygulanması ve Kayıt İşlemleri, Bitki Koruma Ürünleri ve Zirai Mücadele Makineleri, Hizmet İçi Eğitim ve Çiftçi Eğitim konularında sunum yapıldı. Ayrıca bitki koruma ürünlerinin reçetelendirilmesi ve üretici kayıt defteri kullanımı ile ilgili bilgiler verildi.

Rumico

Devamını Oku

Trendler