Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Çiftçinin Nabzı Araştırması. Türkiye’de çiftçilerin nabzını tutarak tarım sektöründeki mevcut durum. Mevcut tablonun daha net ve doğru şekilde anlaşılmasına yardımcı olacak önemli bir anket çalışması yapıldı.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Tarım alanında faaliyet gösteren bilgi şirketi Doktar, Nisan 2018-Mayıs 2018 arasında 81 ilin 665 ilçesinde 3 bin 187 üreticiyle görüştü. Doktar “Çiftçinin Nabzı Araştırması”na imza attı.



Kırsaldaki üreticilerin profil ve gelirini, finans ve bankacılık konusundaki uygulamalarını,

Ürün satışında gerçekleştirdikleri aktiviteleri ortaya koyan anket çalışması,

Advertisement

Çiftçilerin teknik yeterliliklerini,

Yaşama ve teknolojiye karşı bakışını ve tarım markaları ile ilişkilerine yönelik de ipuçları veriyor.

Dolayısıyla bu araştırma, tarımla doğrudan ya da dolaylı ilişkisi olan tüm kamu kurumları ve özel sektör için yol haritası niteliğinde.

Lafı fazla uzatmadan ankette gözümüze çarpan ilginç verileri özetle sizlerle paylaşalım:

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %61’İNİN KAZANCI 5 YIL ÖNCESİNE GÖRE AZALDI

Doktar’ın anketine göre çiftçilerin yüzde 61’lik bir oranı 5 yıl öncesine göre kazançlarının azaldığını söylüyor. Sadece yüzde 20’si gelirinin arttığını beyan ediyor. 5 yıl öncesine göre gelirinde bir değişiklik olmadığını belirten çiftçilerin oranı da yüzde 19.

Advertisement
Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçilerin yüzde 84’ü çiftçilik faaliyetlerinden para biriktirecek kadar kazanmadıklarını belirtmiş. Bir diğer deyişle çiftçilik faaliyetinden tasarruf yapabilecek kadar para kazandığını söyleyen üreticilerin oranı sadece yüzde 16.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçilerin yüzde 46’sı tarım ile para kazanılabileceğini söylüyor. Yüzde 47’lik bir kesim ise tarımsal faaliyetle iyi para kazanılamayacağını savunurken, yüzde 7 ise kararsız.

Üreticilerin yüzde 68’i yakın zamanda tarlalarına yatırım yapmamış. Yani sulama, traktör ile diğer ekipman ve alanlarda tarlasına/bahçesine yatırım yapabilen çiftçinin oranı sadece yüzde 32 seviyesinde.

Son 3 yıl içinde yatırım yapabilenlerin kendi içindeki dağılımına baktığımızda ise yüzde 59’u tercihini traktörden yana kullanmış. Sulama tarafında damla/yağmurlama gibi sistemlere yatırım yapanların oranı sadece yüzde 31 seviyesinde. Yüzde 9’u ise dondan koruma sistemleri, yeni bahçe tesisi gibi alanlara yatırım yapıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %56’SI MALİYET HESABI YAPMIYOR

Anket sonuçları çiftçinin finansal okuryazarlık konusundaki mevcut durumunu da net bir şekilde ortaya koyuyor.

Ankete göre çiftçilerin yarıdan fazlası maliyet hesabı yapmıyor.

Advertisement

Türkiye’de maliyet hesabı yapan çiftçi oranı sadece yüzde 44 seviyesinde, geriye kalan yüzde 56’lık kesim gider/gelir hesabı tutmuyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %71’İ GİRDİLERİ VADELİ ALIYOR

Her zaman dile getirdiğimiz üzere üreticilerin en büyük sorunlarından bir tanesi ithalata bağımlı durumdaki girdilerin maliyeti ve erişim koşulları.

Ankete göre girdilerini peşin olarak alan çiftçilerin oranı yüzde 29 seviyesinde. Bir başka deyişle çiftçilerin yüzde 71’i girdilerini vadeli şekilde tedarik ediyor ve en erken hasatta ödeyebiliyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçiye en çok kredi sağlayan kurumların başında yüzde 43 ile Tarım Kredi Kooperatifleri geliyor. Bankalar yüzde 42 ile ikinci sırada yer alırken, bayiler yüzde 31’lik oranla üçüncü sırayı alıyor. Çiftçiye kredi sağlayan diğer kanallar ise yüzde 14 ile tüccar ve yüzde 3 ile fabrikalar olarak karşımıza çıkıyor.



Advertisement

Bu sorunun cevabına bölgesel açıdan bakıldığında anketin ilginç denilebilecek sonuçları ise şöyle.

Trakya’daki üreticilerin yüzde 59’u Kredi Kooperatifleri ile çalışırken, Çukurova’daki üreticilerin yüzde 54’ü ise bankalarla çalışıyor. GAP’taki çiftçilerin yarısı, daha yüksek faiz ödedikleri halde bayiler ile çalışıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN YARISI ÖDEDİĞİ FAİZİ BİLMİYOR

Ama işin daha da ilginç ve vahim tarafı şu ki kredi kullanan çiftçilerin yüzde 52’si.  Bu çiftçiler ödediği faizin oranı ya da miktarını yani borçlanma maliyetini bilmiyor.

Banka ile çalışma oranı en düşük bölgeler olarak Doğu ve Batı Karadeniz karşımıza çıkıyor. Bu bölgelerdeki çiftçiler aynı zamanda girdileri peşin temin etmede en yüksek orana sahip.

Peki çiftçiler bankalar ile çalışmak konusunda neden çekimser?

Advertisement

Ankete göre bankalarla çalışmak istemeyen çiftçilerin yüzde 27’si yüksek faiz ödeyeceklerini düşündükleri için bankanın kapısını çalmıyor.

Yüzde 21’i ihtiyaç duymadığı için. Yüzde 13’ü kredi alamadığı için. Yüzde 10’u da vade günü ertelemesi olmadığı için bankalarla çalışmayı tercih etmiyor.

Gerekçelerini prosedür çokluğu olarak gösterenlerin oranı yüzde 8. Başka borcu olduğu için banka ile çalışmak istemeyen çiftçilerin oranı yüzde 7.

Çiftçilerin yüzde 6’sı banka ile çalışmanın avantajı olmadığını görüşünde iken yüzde 5’i ise güvenmediği gerekçesiyle banka ile çalışmaya sıcak bakmıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Doktar’ın anketine göre çiftçilerin yüzde 24’ü tarım sigortası yaptırıyor. Büyük üreticilerin yüzde 39’u sigorta yaptırırken, küçük üreticilerde bu oran yüzde 16’da kalıyor.

Advertisement

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %59’U ÜRÜNÜNÜ TÜCCARA SATIYOR

Anketin en can alıcı bölümlerinden bir tanesi de üreticinin malını kime hangi kanal üzerinden sattığı ile ilgili.

Çiftçilerin verdiği yanıtlara bakıldığından neredeyse her ürün grubundaki üretici için tüccar, bir numaralı alıcı konumunda. Çiftçilerin yüzde 59’u ürününü tüccara satıyor.

Kooperatif, birlik ya da kurum üzerinden ürününü pazarlayan çiftçilerin oranı sadece yüzde 16. Çiftçilerin yüzde 11’i ürününü fabrikalara satarken, yüzde 11’i ise ürününü aracısız şekilde son tüketiciye ulaştırma şansı buluyor. Çiftçilerin yüzde 7’si de ürününü hal üzerinden satıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÜRETİCİLERİN %68’İ PARASINI HASATTA ALIYOR

Peki üreticiler sattıkları ürünlerin parasını ne zaman alabiliyor?

Ürününü hemen hasatta alan üreticilerin oranı yüzde 68 seviyesinde. Hasattan 1 ay sonra parasını alanların oranı yüzde 18 iken, hasattan 2-3 ay sonra alabilenlerin oranı yüzde 8 seviyesinde. Çiftçilerin yüzde 5’i ise hasattan ancak 4-6 ay sonra ürününün parasını alabiliyor.

Anketten çıkan önemli bir sonuç da şu: Çiftçi büyüklüğü ile beraber çiftçinin ürünü saklayarak satış gücünü arttırma kapasitesi de artıyor.

Advertisement

Gelecek dönemde arz-talep dengesinin ve fiyatlarda istikrarın sağlanması açısından en önemli enstrümanlardan biri lisanslı depoculuk.

Bu uygulama, lisanslı depoculuk konusuna da çiftçi şuan için uzak gözüküyor.

Ankete göre çiftçilerin sadece yüzde 1’i lisanslı depoculuğu kullanırken, yüzde 77’si ise lisanslı depoculuğu hiç duymadığını belirtiyor. Küçük üreticiler arasında lisanslı depoculuk kullanan neredeyse yok gibiyken büyük ölçekli üreticilerde lisanslı depoculuğu kullananların oranı yüzde 4 seviyesinde.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİ NE EKECEĞİNE KENDİ KARAR VERİYOR

Tarımda planlama sorunu olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz.

Anket sonuçları da bize çiftçinin bu konuda kendi başına karar verdiğini gösteriyor.

Advertisement

Çiftçilerin yaklaşık yüzde 80’i ne ekeceğine kendisi karar veriyor.

Aile ve yakın çevresinin telkiniyle üreteceği ürüne karar verenlerin oranı yüzde 10. Üreticilerin yüzde 4’ü ise ziraat mühendislerine danışarak ekeceği ürüne karar veriyor.



Peki çiftçi başta gübre ve ilaç olmak üzere girdi kullanımında en çok kime danışıyor?

Ankete göre çiftçilerin yüzde 55’i kendi kararına göre gübre ve ilaç kullanıyor.

Advertisement

Kendi kararı dışında gübre ve ilaç için bayiye danışanların oranı yüzde 18 seviyesinde. Çiftçilerin yüzde 12’si il/ilçe tarım müdürlüklerine. Yüzde 8’i aile ve yakın çevresine. Toplamda yüzde 17’lik kısmı ise serbest danışman niteliğindeki ziraat mühendisleri. Tarım Kredi Kooperatifi ya ziraat odasına bağlı ziraat mühendislerine söz konusu girdilerin kullanımında danışıyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçilerin yüzde 27’si teknik konularda kimseye danışmıyor. Yüzde 25’lik kesim ise Tarım Müdürlüklerine danışırken yüzde 24’ü ise bayilere danışıyor.

Aslında anketteki bu sonuçları şöyle de okuyabiliriz. Ziraat Odaları ve Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin ihtiyacını belirleyemiyor. Bu organizasyonlar, ayrıca teknik konulardaki danışmanlık ihtiyacında da etkili olamıyor. Bayiler bu konuda çok daha etkin ve yönlendirici konumda.

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

TOPRAK ANALİZSİZ ÜRETİM

Toprak analizinin tarımsal üretimin maliyeti, verimi ve kalitesi açısından çok önemli. Bu konuda çiftçilerde tam bir farkındalık yaratılamadığı da ankette karşımıza çıkan bir başka sonuç.

Çünkü Doktar’ın çiftçi anketine göre Türkiye’de hâlâ üreticilerin yüzde 57’si toprak analizi yaptırmıyor. Yüzde 51’i de düzenli ziraat mühendisi desteği almıyor.

Advertisement

Peki mevcut koşullarda çiftçi açısından en önemli 3 sorun ne?

Mazot maliyetigübre maliyeti ve pazara erişimde zorluk, çiftçinin en önemli 3 sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Bu cevaplar çok şaşırtıcı değil, zira bahsedilen meseleler tarım sektörü açısından kronik sorunlar. Yine de bu veriler tarımın geleceğini şekillendirmek isteyenler açısından önemli.

Çiftçilerin yüzde 57’si en önemli sorun olarak yüksek mazot maliyetini gösterdi. Yüzde 44’lük bir kesim için en önemli sorun yüksek gübre maliyeti.

Üreticilerin yüzde 27’si ise en önemli sorun olarak pazara erişimdeki zorluklar ve hak edilen fiyata ürünlerini satamamayı gösteriyor.

Advertisement
Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLER GELECEKTEN NE BEKLİYOR?

Anketin “Hayata ve Geleceğe Bakış” kısmında ise çiftçinin geleceğe yönelik umut taşıyıp taşımadığına değinilmiş.

Türkiye’deki çiftçilerin yüzde 45’i gelecekten umutlu değil, yüzde 19’u ise bu konuda kararsız.

Üreticilerin yüzde 41’i gelecekten umutlu olduğunu söylüyor ama ilginç olan ise büyük çiftçilerin daha da umutsuz olması. Zira büyük çiftçilerin yüzde 52 gibi yarıdan fazla bir oranı gelecek için umutlu olmadığını dile getiriyor.

Umut olmayınca kırsaldaki nüfusu tutmak da zor oluyor.

Ankete göre çiftçilerin yarısından fazlasının – yüzde 52- ailesinde şehre göç eden bir birey mevcut. Küçük, orta ve büyük ölçekli çiftçiler arasında küçük çiftçiler göçten en çok etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Özellikle Doğu Anadolu, Doğu ve Batı Karadeniz göçten en çok etkilenen bölgelerin başında geliyor.

Advertisement

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÇİFTÇİLERİN %64’Ü ÇOCUKLARININ TARIMLA UĞRAŞMASINI İSTEMİYOR

Bu işte gelecek görmeyen çiftçilerin önemli bir kısmı çocuklarının ileride tarımla uğraşmasını istemiyor.

Ankete göre üreticilerin yüzde 64’ü çocuklarının kendileri gibi çiftçilikle uğraşmasını, tarımsal üretim yapmasını istemiyor.

Bu soruya ‘İsterim’ ve ‘Kesinlikle isterim’ şeklinde yanıt veren çiftçilerin oranı ise sadece yüzde 30. Ancak ‘kesinlikle isterim’ diyen yüzde 5. ‘Kesinlikle istemem’ diyen yüzde 20 arasındaki 4 katlık keskin fark da dikkat çekici.

Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Çiftçinin Nabzı Araştırması:

ÜRETİCİLERİN %56’SI TARIM POLİTİKALARINDAN MEMNUN DEĞİL

Anketin önemli başlıklarından bir tanesi de çiftçinin kamu politikalarına yönelik görüşü.

Üreticilerin yüzde 58’i devletin tarım politikalarından memnun olmadığını dile getiriyor. Memnun olanların oranı ise yüzde 29 iken çiftçilerin yüzde 13’ü ise bu konuda kararsız olduğunu belirtiyor.

Advertisement
Çiftçinin Nabzı Araştırması

Çiftçinin Nabzı Araştırması : Üreticinin kazancı azalıyor, gelecekten umutlu değil

 

Büyük çiftçilerin tarım politikalarından memnuniyetsizlik oranı ise yüzde 72 ile ortalamanın daha da üzerinde. Büyük çiftçilerde memnuniyet oranı yüzde 16 seviyesinde.

Doktar’ın çiftçinin nabzı anketinde öne çıkan noktaları paylaşmaya çalıştık.

Doktar Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Tanzer Bilgen, ankette öne çıkan bulguları şu şekilde özetliyor. “Çalışmanın en önemli bulgusu, çiftçi işini profesyonel yönetmiyor. Profesyonel yönetimden kastım ne? Kârlı bir şirket için finansal ve operasyonel olarak dikkat etmeniz konular var. Çiftçiler bunların hiçbirini yapmıyor. Yani birkaç cümle ile özetlemek gerekirse çiftçi için ‘tarım eşittir tarla’ halbuki ‘tarım eşittir tarımsal işletme’ olmalı.”

Özetle, bu anketi değerlendirirken karşımıza yine finansal okuryazarlık, eğitim, planlama ve örgütlenme tarafındaki eksikliklerimiz çıkıyor.

Umarız bu anketin sonuçları iyi analiz edilerek yeni dönemdeki tarım politikalarının ve kırsal kalkınma stratejilerinin şekillenmesine katkıda bulunur.

Advertisement

Kaynak: İrfan Donat, Bloomberg HT, Tarım Editörü

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Meteoroloji’den art arda uyarılar! 44 kentte etkili olacak

Haftalık hava durumu tahmini raporunu sosyal medya hesabından yayımlayan Meteoroloji, “Mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının batı bölgelerden başlayarak azalacağı, kuzey iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri altına düşeceği tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

SEL VE SU BASKINI UYARISI

Müdürlüğün resmi sitesinde ise art arda yağış uyarısında bulunuldu. Çanakkale ve Trakya’ya dikkat çekilen açıklamada, “Yapılan son değerlendirmelere göre; bu gece saatlerinden itibaren Trakya ile Çanakkale çevrelerinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m2) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar, hortum, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” denildi.

“SABAH SAATLERİNDE BAŞLAYACAK”

Batı Karadeniz için yapılan açıklamada ise, “Bölgede beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Düzce, Zonguldak, Bartın ve Kastamonu çevrelerinde 17.10.2021 Pazar sabah saatlerinden itibaren 18.10.2021 Pazartesi sabah saatlerine kadar yerel olarak kuvvetli (21-50 Kg/m2) olacağı tahmin ediliyor. Sel, su baskını, yıldırım, yerel kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Advertisement

PAZAR GÜNÜ YAĞIŞ BEKLENEN İLLER

Meteoroloji’ye göre sağanak yağış beklenen iller ise şu şekilde:

İstanbul, Ankara, Erzincan, Tekirdağ, Giresun, Ardahan, Zonguldak, Artvin, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Trabzon,  Ordu, Tokat, Samsun, Sakarya, Kütahya, Amasya, Çorum, Kilis, Hatay, Osmaniye, Adana, Sinop, Yozgat, Bursa, Çankırı, Kırıkkale, Bartın, Karabük, Bolu, Düzce,  Bilecik, Eskişehir, Kocaeli, Yalova, Uşak, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Kastamonu Kırklareli ve Manisa

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Dünya Kadın Çiftçiler Gününde Anlamlı Ziyaret

Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlamaları kapsamında; Akhisar Kaymakamı Sabit Kaya, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Lütfi Kaymak, Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç, Akhisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Akbuğa, konu sorumlusu mühendislerden oluşan heyet, Mecidiye Mahallesinde zeytin toplayan kadın çiftçiler tarlada ziyaret edildi.

Ülkemizde tarımsal üretimin ve kırsal hayatın sürekliliğinin sağlanmasında en önemli rolü kadınlar üstleniyor. Kadınların tarımsal üretimde, kaynakların sürdürülebilir kullanımında, gıda üretiminde ve gıda güvenliğinde bulundukları önemli konum nedeniyle 1997 yılından beri her 15 Ekim, ülkemizde Dünya Kadın Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor.

Akhisar Kaymakamı Sabit Kaya ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, kadın çiftçiler ile sohbet edip onların sorunlarını dinlediler. Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle zeytin hasadı yapan kadınları çalışırken ziyaret ederek, bu özel günü onlarla birlikte kutlamaktan duyulan memnuniyet ve mutluluk dile getirildi. Etkinlik heyetinde bulunan protokol üyeleri, ziyaret esnasında kadın çiftçilere yelek, bere ve çiçek hediye ettiler; bu özel günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Sarıbal: Çiftçiyi açıkta bıraktılar

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, Aksaray’ın Eskil ilçesinde toprakları elinden alınan çiftçileri ziyaret etti. 1994 yılında Toprak Reformu Genel Müdürlüğü tarafından arazi kiralanan ve 2009 yılında kira sözleşmeleri bitirildiği için ekim alanları elinden alınan çiftçilerle bir araya gelen Sarıbal, “Çiftçilerin ekmek teknesi elinden alındığı yetmemiş gibi bir de geçen yıl ürünleri hasat edilmeden tarlalar Belediye tarafından, hukuka aykırı bir şekilde sürülmüş. Bu haksızlığın bir an önce giderilmesi gerekiyor” dedi.

CHP Aksaray İl Başkanı Sayın Ali Abbas Ertürk, Eskil CHP İlçe Başkanı Sayın Ali Güç ve partililerle birlikte Eskil’in Akkaş köyünde (Cumhuriyet mahallesi) üreticilerle bir araya gelen Sarıbal, yaşananları şöyle aktardı:

Milli servet yok edildi

“1994 yılında Toprak Reformu Genel Müdürlüğü hazineye ait arazileri 33-34 dönüm olarak, burada yaşayan toprağı olmayan üreticilere yıllık kira karşılığı vermiş.

2009 yılında Toprak Reformu Genel Müdürlüğü projeyi bitirmiş. 2009 yılından 2020 yılına kadar üreticiler aynı yerleri ekmeye devam etmiş. Geçen yıl üretim aşamasında hasada az süre kala Belediye’nin görevlendirdiği ekipler gelip üreticinin ektiği yerleri sürmüş. Yerle bir etmiş. Çiftçi buraya tohum atmış, ilaç atmış, gübre atmış, mazot yakmış, emek vermiş. Bu emekler yok sayılarak buralar sürülmüş.

Advertisement

Toprağa tohum düştükten sonra kamu malıdır. Milli servettir. Hiçbir kurum, hiçbir kuruluş, hangi gerekçe ile olursa olsun, buraya müdahale edemez. Belediye açık bir suç işlemiş.

Eğer buranın mülkiyeti Belediyeye geçmiş ise, mera olarak ayrılmış ise Belediye’ye geçtiği günden itibaren Belediye çiftçiyi bilinçlendirmeli. Çiftçiye bilgi vermeli. Hukuken, çiftçiye yazı yazmalı ve bir ön çalışma yapmalı.

Bunların hiçbirini yapmadığı için müdahale hakkı yok.

En fazla yapacağı iş şudur; tohum atılmış ve üretim aşamasına gelmiş ise oradan bir kira talebinde bulunabilir. O kira talebini de çiftçiye bildirir, çiftçi eğer ödemez ise hukuken hakkını arayabilir.

Belediye suç işledi

Advertisement

Bu açıdan Belediye burada çok açık bir suç işlemiştir. Gerekçesi ne olursa olsun. İster mera alanı olsun ister Belediyenin tapulu arazisi olsun isterse Hazine’ye dahil olsun. Burada açık bir suç var. Eğer müdahale eden Belediye ise suçu işleyen belediyedir.

Bu çiftçiler 1994 yılından beri burayı sahiplenmişler. Bu insanlar tarla için kira ödemiş.

Burada bir arazi toplulaştırma süreci yaşanmış. Bu süreçte bu araziler mera olarak bırakılmış. Bu kabul edilebilir ama mera olarak bırakılan arazide tek bir işlem yok.

Bu insanlar şu anda açıkta. 1 metrekare arazileri yok. 66 yaşında insanlar var. Bu insanlar ne yapacak?

Ekmek kapısı, geliri her şey alınmış durumda. Geliri yok, emekliliği yok, ne yapacak bu insanlar?

Advertisement

Burada bazı insanlara tapu dağıtılmış arazi verilmiş. Neden bu 75 kişiye bu araziler verilmemiş? Bunun gerekçesinin bu insanlara anlatılması gerekir. Bu insanlar açıkta perişan bir halde bırakılmamalı.

Ortada Devlet adına görev yapan kurumların ciddi bir hatası var.

Bu insanlar ne yapsın?

Bu insanlar ‘ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim? Başkalarına arazi verdiler, bana da verselerdi ben parasını öderdim’ diyorlar.

Bugün çiftçilerin elinden alınan araziler bomboş. Arazilerin boş kalması kamusal açıdan zarardır. Belediye burada açıkça bir suç işliyor. Çünkü burada mısır, buğday, şeker pancarı üretilmesi gereken yerlerde şu anda üretim yapılamıyor.

Advertisement

Yani vatandaşın sokağa atıldığı, vatandaşın hiçe sayıldığı, üretimde olması gereken tarlaların üretim dışında tutulduğu bir yapı ile karşı karşıyayız.

Yetkilileri göreve çağırıyoruz. Bu insanlarımıza sahip çıksınlar. Bu arazi eğer mera ise ıslah etsinler, yok yapmıyorlar ise bu insanların ekmek kapısı olan bu tarlalar tekrar çiftçiye verilsin. Onlar da kiralarını ödesinler. Üretime devam etsinler.

Ayrıca geçen yıl ürünleri sürülen çiftçilere ürünlerinin karşılığı ödensin.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler