Connect with us

Bitkisel Üretim

Türkiye’de Yetiştirilen Yem Bitkileri – Diğer Yem Bitkileri

Diğer Yem Bitkileri

Türkiye’de Yetiştirilen Yem Bitkileri

Yem bitkileri 3 grup altında toplanmaktadır: Bu yazımızda Diğer Yem Bitkileri üzerine bilgi vereceğiz.

1. Baklagil Yem Bitkileri
2. Buğdaygil Yem Bitkileri
3. Diğer Yem Bitkileri

Diğer Yem Bitkileri

1. Brassica Grubu:

Bunların içerisinde en önemlisi kolzadır. Türkiye’de ekim alanları dardır, bu konuda hükümetin kolza yağına ilişkin aldığı yasaklamanın etkisi olmuştur. Soğuğa karşı dayanıklı olması,buğday ve arpa topraklarında iyi yetişmesi, çapa bitkileriyle (yemeklik baklagil –patates) ekim nöbetine girmesi gibi nedenler ile yurdumuzda yaygınlaştırılması için üzerinde en çok durulan bitkilerden birisidir.



Kolza yeşil yem olarak diğer yem bitkileri içerisinde özellikle hayvanlar için çok uygundur. Bununla beraber, hem et sığırları, hem de süt sığırları için değerlidir. Ancak süt sığırlarına, sütün tad ve kokusunu bozmaması için sağımdan sonra verilmelidir. Şişkinlik yapabildiği için diğer otlarla karışık olarak yedirilmesi daha güvenlidir .Kolza yeminin hayvanlara alıştırılarak verilmesi, ishalleri önlemek için kolza ile yeterince tuz verilmelidir. Brassica grubuna giren tüm bitkilerde goitrojenik madde bulunur, hayvanların tiroid bezi aktivetesini arttırır guatra hastalığına yol açar, bu hastalık hayvanların sütünden insanlara da geçeceği öne sürülmektedir. Bu etkiyi rasyonların iyot düzeyi arttırılarak engellenebilir.

2. Lahanalar:

Lahanalar da besleyici ve lezzetli diğer yem bitkileri sınıfındadırlar. Lahanalar birçok yerde tüm kış boyunca yeşil ve taze kalabildikleri için özellikle süt sığırları ve koyunlar için iyi bir sonbahar ve kış yemi olurlar. Gaz yapıcı olduklarından azdan başlayarak yavaş yavaş arttırmak sureti ile verilmelidir. Ayrıca sütün tad ve kokusunu etkilediği için sağımdan sonra yedirilmelidir.

3. Ayçiçeği:

Mevsimin mısır yetişmeyecek kadar serin ve kısa olduğu yerlerde, mısır hasılı yerine ayçiçeği sap ve yapraklarından yeşil yem olarak geniş ölçüde yararlanılabilir.

Bitkiler olgunlaştıkça besin değerleri düştüğü ve lezzetsiz oldukları için, çiçeklenmenin yarısına veya en geç 2\3’üne ulaştığında biçilmesi önerilir. Silaj yapımında kullanılmakla
beraber, biçilerek ve doğranarak yeşil olarak da yedirilebilir. Ayrıca keller de sevilerek yenir ki, bunların süt verimi üzerinde olumlu etkisi vardır.

4. Yer Elması Yaprakları:

Esas yumrusu için yetiştirilmekle beraber yaprak ve sapları kesilerek doğranmak suretiyle de kullanılabilir. Yer elması yaprakları hayvan besleme açısından oldukça zengindir. Her ne kadar protein bakımından fakir ise de hem kuru madde ve içerisindeki organik maddeler ile THBM bakımından oldukça zengindir. Körpe sap ve yapraklar süt inekleri için iyi bir yemdir, hayvanlar severek tüketirler. Yumru hasadı sırasında elde edilen sap ve yapraklar sağmal ineklere verilmez,ancak yaşlı sığırlara yedirilerek değerlendirilebilir.

5. Pancar Yaprakları:

Diğer yem bitkileri içerisinde Yaprakları yeşil yem olarak kullanılan pancar çeşitlerinin başında, şeker pancarı ve hayvan pancarı gelir. Bunlar ülkemizde ve dünyada ekim alanı geniş ve hayvanlara daha çok yedirileni şeker pancarıdır. Pancar yaprakları genellikle yüksek besleme değerine sahiptirler. Şeker işlendikten sonra geri kalan posası (buna halk arasında küspe) değerli bir hayvan yemidir. Pancar yaprakları fazla yedirilmemek şartı ile et ve süt sığırları için iyi bir yemdir. Pancar yaprakları taze olarak yedirilebildiği gibi, yapraklar soldurularak ta verilebilir. Soldurma işlemi yapraklarda ki oksalik asidin etkilerini kısmen yok etmektedir. Diğer bir yöntem ise her 100kg pancar yaprağına 125gr kadar öğütülmüş kireç taşı katarak yedirmektir. Çünkü yemdeki veya kireç taşındaki kalsiyum, pancar yapraklarındaki oksalik asidi suda erimeyen kalsiyum oksalat şeklinde bağladığından zararlı etkilerini önlemektedir.



6. Patates Yaprakları:

Patatesin yeşil kısımları doğrudan doğruya otlatılabileceği gibi, biçilerek de verilebilir. Eğer biçilecekse bu iş genellikle ürün hasat edildikten sonra yapılır. Patatesin yeşil kısımlarını yedirirken, bünyesinde bulunan zehirli solanin maddesine karşı dikkatli davranmak gerekir. Solanin genellikle körpelik döneminde daha yüksektir. En iyisi yaprak ve saplarını tek başına değil de, diğer yem bitkileri ile karışık olarak yedirmektir.

7. Sebze ve Konservecilik Artıkları:

Gerek doğrudan tüketim ve gerekse konservecilik artığı artığı olarak çoğu zaman dökülen sebzeler veya bunların yaprakları ve kabukları yem olarak değerlendirilebilir. Örneğin, her gün soframızdan artan havuç, domates, turp, salatalık parçaları veya bunların yaprak ve kabukları yurdumuzda bol yetişen kabak, konservecilikten geriye kalan veya değerlendirilmeyen taze fasulye ve bezelyeler yem olarak kullanılabilir. Yurdumuzda bol bol yetişen bu sebzeler ürünün bol olduğu zaman çok ucuzlamakta hatta bir kısmı dökülerek veya tarlada bırakılarak çürümeye terk edilmektedir. Zira normal yemlerin gün geçtikçe pahalılaşarak, hayvansal ürün maliyetlerini zorladığı bir devrede, yetiştirici yem olabilecek tüm kaynaklar üzerine ciddiyetle eğilmelidir.

8. Ağaç Yaprakları:

Hayvanlar taze ağaç yaprakları ile yapraklı ince dalları severek yerler. Yurdumuzda da bir çok yörede yapraklar toplanarak yem olarak kullanılmaktadır. Sararıp kurumadan toplanan ağaç yaprakları, çeşitli otlara yakın besin değeri taşır. Özellikle koyunlar ve keçiler ağaç yapraklarını çok severler. Meşe ağacının yapraklarında yüksek derecede tannin bulunması nedeni ile zehirlenmelere yol açacağından dikkatli olunmalıdır.

Bitki Besleme - Sulama

Toprak örneği nasıl alınır ?

Toprak örneği nasıl alınır ?

Toprak Örneği Nasıl Alınır ?

Bu yazımızda Toprak örneği nasıl alınır ? sorusuna yanıt vermeye çalışacağız. Toprak analizi, belli bir tarla toprağının gübre ve kireç ihtiyacını ortaya koyan bir metottur. Belli bir tarlayı temsil eden toprak örneği, laboratuvarda analiz edilerek içerisindeki besin maddelerinin miktarları bulunur. Böylece ekilen bitkinin iyi mahsul vermesi için hangi besinlerin verileceği ortaya konur.

Toprağımızı analiz ettirmeden önce gübreleme yaparsak 5 büyük hataya düşeriz:

  1. Fazla gübre kullanır, fazla para harcar, toprağa ve bitkiye zarar veririz.
  2. İhtiyaçtan daha az gübre kullanırsak ürünümüzün verimini düşürürüz.
  3. Yanlış cins gübre kullanırsak mahsulümüze ve toprağımıza zarar veririz.
  4. Gübreyi uygun zamanda ve şekilde vermezsek istenilen miktarda ürün alamayız.
  5. Yetiştirilecek ürünün cinsini doğru olarak tayin edemeyiz.

İşte böyle hatalara düşmemek için gübre kullanımından evvel mutlaka toprağımızı analiz ettirmeliyiz.



Toprak Örneklerimizi Nerelerden Almamalıyız ?

  • Önceden gübre konulmuş yerlerden,
  • Hayvan gübresi yığılan yerlerden ,
  • Harman yeri ve hayvan yatmış yerlerden,
  • Sap- kök ve yabani otların yakıldığı kısımlardan,
  • Tarlanın çukur ve tümsek yerlerinden,
  • Tarla hudutları ve yakınlarından,
  • Ağaç altlarından,
  • Dere orman su arkı ve yollara yakın kısımlardan,
  • Sıraya gübreli ekim yapılan mahsullerde sıra üstlerinden.

Toprak Örneğini Nerelerden Alalım ?

(Soil Sampling)

Aynı tarla içinde değişiklik gösteren yerler varsa, her alan için birer adet karışık toprak örneği alınır.

Karışık toprak örneği demek; örnek alınacak yer tespit edildikten sonra bu yerin büyüklüğüne göre 8-10 noktadan alınan örneklerin; hepsinin birlikte karıştırılması suretiyle yapılan karışımdan alınan 1-2 kg. örnek demektir.

Ayrı toprak örneği almayı gerektiren değişiklikler ise;

  • Renk,
  • Eğim,
  • Yön,
  • oprağın bünyesi (kumlu, tınlı, killi vs.),
  • Toprağın derinliği (derin, orta veya yüzlek),
  • Tabii bitkiler (otlu, otsuz),
  • Verim farkı (değişik cins ve miktarlarda ürün kaldıran kısımlar),
  • Gübre farkı ( değişik gübreleme yapılan yerler ve gübresiz kısımlar),
  • Toprak işleme farklılığı (değişik toprak işleme, farklı çapalanan ve sulanan kısımları).

Tarlaların yukarıda sayılan veya bunlara benzer değişiklikleri gösteren her kısımdan toprak örneği uygun olarak alınmalı ve ayrı torbalara konulmalıdır.

Değişik toprak örnekleri tarlanın bir ucundan başlanılarak, diğer ucuna doğru şekildeki gibi zig-zaglar çizilerek açılan çukurlardan alınmalıdır.

Toprak örneği nasıl alınır ?

Toprak örneği nasıl alınır ?



Toprak Örnekleri Neyle ve Nasıl Alınır ?

Tarlada önemli değişiklikler gösteren yerler ayrı birer kısım olarak kabul edilir. Bu kısımlardan her birinden ayrı ayrı birer karışık örnek alınmalıdır. Tarlanın her tarafı aynı özelliğe sahip olsa bile 40 dekardan büyükse bir tek toprak örneği yeterli değildir.

Örnek almak için bir çok aletler kullanılabilir. En kullanılışlı olan toprak burgusu ve sondası dır. Bu aletlerin bulunmadığı hallerde toprak bahçe küreği (bel) ile alınabilir.

Toprak örneğinin alınacağı derinlik, toprak işleme derinliğine göre değişir. Gübreleme amacıyla alınan bu örneklerin derinliği 15-20 cm. (1 karış) olmalıdır. V harfi şeklinde bir çukur kazılır. Sonra çukurun düzgün tarafından takriben 3-4 cm. kalınlığında 18-20 cm. derinliğinde bir toprak dilimi alınır.

Toprak örneği nasıl alınır ?

Toprak örneği nasıl alınır ?

Bağ ve meyve ağaçlarının gübrelenmesinde ise 0-30, 30-60, 60-90, 90-120 cm. derinliklerde karışık toprak örnekleri alınmalıdır.

Tarlanın büyüklüğüne göre toprağın yüzü sıyrılmadan açılan her 8-10 ayrı çukurdan alınan toprak örnekleri; temiz bir bez üzerine veya kova içerisine konularak karıştırılır. Karıştırılırken toprak kesekleri parçalanmalı, bitki ve taş parçaları ayıklanmalıdır. Daha sonra bu karışımdan (1) kg. kadar toprak temiz torbaya konularak etiketlenmelidir. Toprak örneği ekimden veya gübre kullanma tarihinden 1,5-2 ay önce alınmalıdır. Donlu ve çamurlu günlerde örnek alınmaz.

Karışık toprak örneğinin alındığı her tarla veya kısmı temsil eden toprak örnekleri için; kurşun kalemle doldurulan bilgi kağıtlarından biri torbanın içine, biri de örnek torbanın ağzına bağlanır.

Etikette şu bilgiler bulunmalıdır:

  • İli,
  • İlçesi,
  • Köyü,
  • Mevkii,
  • Adı soyadı,
  • Geçen yıl ekilen bitkinin adı,
  • Bu yıl ekilecek bitki adı,
  • Sulanıp sulanmadığı,
  • Tarlada geçen yıl gübre kullanıp kullanılmadığı, cinsi ve dönümün miktarı,
  • Alındığı tarih,
  • Adres

Kategori: Bitki Besleme – Sulama

Devamını Oku

Bitkisel Üretim

Silaj yapımı için faydalı bilgiler

Silaj yapımı için faydalı bilgiler

Silaj yapımı için faydalı bilgiler silajın daha iyi olgunlaşması ve ekonomik etkinlik için önemlidir.

Yeşil ve su bakımından zengin yemlerin havasız ortamda fermantasyona uğratılarak (ekşitilerek) saklanmasına silolama; bu işlem sonucu elde edilen yeme de silo yemi veya silaj denir.

Silaj Yapımı için Faydalı Bilgiler

Ülkemizde çayır mera alanlarının kısıtlı; otlatma mevsiminin sınırlı oluşu; ve kış aylarında hayvanların kaba yem ihtiyacı önemli bir problem olmasından dolayı silaj yapımı önem arz etmektedir.

Kışın hayvanlar için gerekli olan kaba yemler yeşil ve sulu yemlerden sağlanırsa hayvanların verimleri yıl boyu korunabilmektedir.



Silaj Nasıl Yapılır ?

1-Biçim zamanı;

Mısır silajında biçim zamanı kuru madde miktarının %35 – 40 olduğu zamandır. Bu oran tarladan alınacak olan 1 kg bir mısır bitki örneğinin mikrodalga fırında kurutularak tartılması sonucu belirlenir.

Kurutmadan sonra kalan örneğin miktarı en az 350 – 400 gr olmalıdır. Bu rakam altında ise kuru madde yeterli sayılmayacağı için biçim yapmak henüz erkendir.

2-Biçim Metodu;

Mısır biçim makinalarının bıçakları keskin ve randımanlı çalışması doğru silaj yapımında önemli rol oynar.

Parça büyüklüğü 2 cm olmalı, biçim esnasında yerden toprak almamalıdır. Ayrıca dane patlatıcılı biçim makinalarının kullanımı kaliteyi artıracaktır.

3-Depolama Metodu;

 Silajın sıkıştırılıp kapatılması mümkün olduğunca hızlı olmalıdır. Kapatma esnasında silajın iyice bastırılması, hava almayacak derecede altına ve üstüne polietilen naylon kullanılması gereklidir.

Ayrıca silajın üzerine baskı oluşturacak hurda lastiklerinde dizilmesi silajın bozulmadan saklanmasında önemli rol oynar.

4-Silaj katkı maddeleri;

Katkı maddeleri, silaj bakteri faaliyetinin sağlıklı bir biçimde çalışması gereken bir ortamdır. Eğer bakteri faaliyeti zayıf ve yetersiz olursa silajın bozulma riski artmaktadır. Özellikle yaygın yapılan hatalardan biri silaja tuz atılmasıdır. Tuz, bakteri faaliyetini engelleyerek fermantasyonu geciktirmekte ve silajın olgunlaşmasını engellemektedir. Bu açıdan silajda tuz kullanımı tavsiye edilmemektedir.

Silaj katkı maddeleri silajın fermantasyonunu  hızlandırarak silajın bozulmasına engel olan bir madde olan silaj inokulantları son yıllarda yoğun miktarda kullanılmaktadır. İnokulantın esas görevi ortam Ph’ın düşürerek Ph 4-4,5 seviyesine indirip silajdaki bakteri faaliyetine rahatlatacak ortam hazırlamaktır.

Doğru silolama yapılmayan silajlar bozularak beslenmede kullanılan gebe hayvanlarda yavru atma (abortion), toksik etki ve zehirleme yapabilmektedir. İyi korunmuş bir silo besleyici değeri yüksek, hayvanlar tarafından sevilerek tüketilen bir gıda kaynağıdır. Bu anlamda süt sığırcılığı ve besicilikte rahatlıkla kullanılabilmektedir.

Devamını Oku

Bitkisel Üretim

Örtü altı yetiştiriciliği ve ülkemizin durumu

Örtü Altı Yetiştiriciliği ve Ülkemizin Durumu

Örtü Altı Yetiştiriciliği ve Ülkemizin Durumu

Örtü altı yetiştiriciliği ve Ülkemizin durumu her geçen gün modern teknoloji ile gelişmektedir. Farklı iklim bölgelerine sahip olan ülkemizin özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde örtü altı sebzeciliği yoğun olarak yapılmaktadır. Sonlarda yetiştirilen en önemli sebzeler domates, hıyar, biber, patlıcan, kavun ve kabaktır.

Bu dersimizde siz üreticilerimize daha fazla gelir getirecek olan örtü altı sebzeciliğini tanıtarak bazı önemli sebzelerin yetiştirme tekniğini aktarmaya çalışacağız.

Bundan böyle kış mevsimi boyunca sebze üretimine devam edeceğiz.

Unutmayalım ki Seracılık; Bilgi, Sermaye ve Çalışma gerektiren bir yetiştirme sistemidir.



Örtü Altı Yetiştiriciliği Nedir?

Dış iklim faktörlerinin etkisini kaldırarak, gerekli özel çevre koşullarının yaratılması ile alçak ve yüksek sistemler içinde yapılan sebze; meyve ve süs bitkileri yetiştiriciliğine genel anlamda “Örtü Altı Yetiştiriciliği” denmektedir.

Bu sistemler için de cam ya da plastikle örtülü yüksek yapılar “SERA” olarak adlandırılmaktadır.

Ülkemizim Durumu

Örtü altı yetiştiriciliği ve Ülkemizin durumu olarak seracılık 1940’lı yıllarda Antalya’da başlamış; bugün Samandağı’ndan Yalova’ya kadar kıyılarımız boyunca yaygınlık kazanmıştır.

İlk yıllarda yavaş gelişmesine rağmen büyük tüketim merkezlerine kolay ve çabuk ulaşımın sağlanması; ve örtü materyali olarak plastiğin kullanılması ile hızlanan örtü altı üretimimiz 1970’li yıllarda en yüksek düzeye ulaşmıştır.

Öte yandan kıyılardan uzaklaştıkça iklimin uygun olduğu vadilerde ve sıcak su kaynakları bulunan yörelerimizde; örtü altı tarımı doğanın sağladığı avantajlar ile gün geçtikçe kendini gösteren daha bilinçli bir işletmecilik ile büyük ilerlemeler kaydetmektedir.

300.000 DEKAR SERA

Başlangıçta Akdeniz bölgesinde yoğunlaşan örtü altı yetiştiriciliği; son yıllarda Çukurova‘da alçak ve yüksek plastik tüneller şeklinde yaygınlaşmaya başlamış örtülü alanlarımız bugün 300.000 dekarın üzerine çıkmıştır.

Fazla Ürün Fazla Gelir

Örtü altı yetiştiriciliği diğer tarım kolları arasında, yüksek tesis ve işletme giderleri gerektiren; daha fazla teknik bilgi ve beceri ile, sürekli ve daha çok uğraşı isteyen bir işletme biçimidir.

Ancak; açık tarla ziraatine nazaran 5-6 kat daha fazla ürün getirir ve bunun karşılığında 8-10 kat daha fazla gelir elde edilir.

Bütün Sebzeler Serada Yetiştirilebilir

Bugün örtü altı yetiştiriciliğinde (biberde çok az olmak üzere) tamamı F1 hibrit sebze tohumları kullanılmakta; Ekim ayından itibaren (tarla ürünü çıkıncaya kadar) her türlü sebzeyi cam ve plastik seralarda üretmek mümkün olmaktadır.

İlk Sırada Domates Gelir

Örtü altı yetiştiriciliğinde üretimde birinci sırayı domates alır. Bunu hıyar, biber, patlıcan, kavun, kabak ve karpuz takip eder. Ancak, Çukurova yöresinde alçak plastik tünellerde karpuz üretimi hakimdir.



Serada Üretim 3 Dönemde Yapılır

  1. Sonbahar dönemi,
  2. Kış (tek mahsül) dönemi,
  3. İlkbahar dönemi

Plastik seralarda yalda iki mahsul yetiştirilmesi ısıtma masraflarından kaçınmak açısından uygundur. Ancak, cam seralarda genellikle Tek Mahsul yetiştiriciliği yapılır.

Başarı Size Bağlı

Örtü altı yetiştiriciliğinde üretimin ilk halkasını uygun toprak hazırlığı teşkil eder. Doğru çeşit seçimi ve ucuz’ bir ısıtma ile teknik bilgi ve beceri bu üretim kolunu ancak cazip hale getirir. Aksi halde tesis masrafları çok yüksek olan bu sektörde beklenen gelişme sürdürülemez.

Şimdi beraberce seralarımızda yoğun yetiştiriciliği yapılan önemli sebzelerimizin yetiştirme tekniklerini ayrı ayrı ele alalım.

Devamını Oku

Trendler

error: İzinsiz Olarak Kopyalama yapamazsınız. !!