Connect with us

Ekonomi

Dolar, yeni kabineyle yükseldi

Dolar, yeni kabineyle yükseldi

Dolar, yeni kabineyle yükseldi. Dolar/TL yeni kabinenin açıklanması sonrası yükselişe geçerek akşam 4.75 seviyelerine dayandı. Kur sabah ilk işlemlerde 4.72 liradan güne başladı.

Dolar, yeni kabineyle yükseldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne resmen geçilmesinin ardından dün yeni kabineyi açıkladı. Yeni kabinede ekonomi yönetimi baştan aşağı değişirken, dolar/TL 4.75 seviyelerine kadar yükseldi. Euro/TL ise 5,57 seviyesinin üzerinde çıktı. Böylece TL’de yüzde 4’e yakın değer kaybı yaşandı. Dolar/TL, saat 23:30 itibariyle 4.7390 seviyesinde yer aldı. Dolar kabinenin açıklanması öncesi 4.58 seviyesinde hareket ediyordu.

Bugüne bakıldığında dolar gece gördüğü seviyelerden biraz aşağıda seyrediyor. Kur sabah 07.40 itibariyle 4.72 seviyelerinde yer aldı. Aynı dakikalarda euro da 5.55 liradan işlem görüyor. Yeni kabinede eski Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na getirildi. Önceki dönem ekonomi yönetiminden Mehmet Şimşek, Naci Ağbal, Nihat Zeybekci ve Lütfi Elvan’a şu an için herhangi bir görev verilmedi.

Dünya gazetesin aktardığına göre TL’deki değer kaybına da bağlı olarak borsanın da satıcılı açılacağı belirtiliyor. Analistler,  açılışta 1.200 — 1.400 puanlık geri çekilme görülebileceğini kaydetti. Gün içerisinde 100 binin üzerine çıkan ancak bu seviyelerde tutunamayan Borsa İstanbul 99.252 puandan günü tamamlamıştı.

Ekonomi

Fahiş fiyat nasıl biter? Uzmanlardan beş öneri

Fahiş fiyat nasıl biter? Uzmanlardan beş öneri

Son günlerde en çok konuşulan konuların başında yükselen gıda fiyatları geliyor. Hububattan yumurtaya, süt ürünlerinden tavuk etine kadar birçok üründe fiyat artışları yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalarda maliyetleri düşürmek ve fırsatçılarla mücadele ederek en kısa sürede enflasyonu kontrol altına alacaklarını, etiketlerdeki fahiş fiyat artışının önüne geçeceklerini söyledi. Ticaret Bakanlığı marketlerde ve perakende satış noktalarında yaptıkları denetimi arttırdı.

Hurriyet’in haberine göre, hemen hemen herkes üretim planlamasına dikkat çekerken, çiftçinin yani üreticinin maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söylüyor.

‘HAVZA BAZLI DESTEK MODELİ İŞLETİLMELİ’

Türkiye’de havza bazlı üretim modelinin bir süredir devrede olduğunu ancak tam olarak uygulanamadığını belirten Konya Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Süleyman Soylu, “Her ilçeye ayrı bir havza belirlendi. Ekilecek ürünlere destekleme verilecekti. Ancak bu tam olarak uygulanamadı. Bu sistem uygulanamayınca da çiftçi hangi üründen daha fazla para kazanacağını düşünürse onu ekmeye başladı. Bu da plansızlığı beraberinde getirdi” dedi.

“Bir yıl bir üründen çok oluyor ve fiyat düşüyor, diğer yıl fiyat düşük olduğu için üretici bunu ekmiyor. Böyle olunca da ürün ekilmediği için son tüketici daha pahalıya alışveriş yapıyor” diyen Soylu, ” Havza bazlı destek modeli var ancak Türkiye’nin her yerindeki çiftçilere aynı destek veriliyor. Örneğin Konya’da buğday eken çiftçiye daha fazla destek verilse çiftçi buğday ekmeye devam eder. Böylece Türkiye çapında ürün deseni de oluşturulur” diye konuştu.

Advertisement

“MARKETLER BU KADAR RAHAT OLMAMALI”

Üretim sektöründe maliyetlerin çok yükseldiğini söyleyen  Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, “Meyve-sebze dayanıksız tüketim mallarıdır. Üretim olmadığı zaman fiyat yükselir, fazla olduğu zaman da fiyat düşer. Örneğin limon geçen ay 10 liraydı şimdi 4 lira. Popülist olmadan bakacaksak ilk olarak üretime odaklanmalıyız. Bu yüzden develetin üretim maliyetlerine odaklanması gerekiyor. Ancak planlı üretime geçersek bu iş çözülür. Örneğin mutfağın vazgeçilmezi domates, patates, salatalık, soğan gibi temel ürünlere devlet daha fazla destek vermeli. Bu ürünleri eken çiftçiler ürün çok da olsa az da olsa para kazanmalı” dedi

“EKİLEMEYEN ARAZİLER GÖÇMENLERLE DEĞERLENDİRİLSİN”

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz da Türkiye’de ekilmeyen tarım alanlarına dikkat çekti. Kopuz, “Türkiye’de ekilmeye bir karış tarım toprağı kalmamalı. Yüksek enflasyonu düşürmek için üretim daha fazla olmalı. Üretimi arttırmak için de çiftçi daha çok desteklenmeli. Ayrıca Türkiye’de milyonlarca göçmen var. Bu göçmenlerin çoğu devlete yük oluşturuyor. Göçmenlerin de para kazanması ve ülkeye faydası olması için devletin elindeki ekilemeyen tarım alanları göçmenlere ektirilebilir” açıklamasını yaptı.

“FİNANSMAN SORUNU ÇÖZÜLMELİ”

Advertisement

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, da çiftçilerin finansman maliyetlerine dikkat çekti. Çandır, şunları söyledi: “Son dönemde devamlı olarak konuşulan ve gündeme gelen fiyat artışlarının birincil nedeni girdi fiyat endeksi ile tarımsal üretici ve tüketici fiyat endeksleri arasındaki üretici aleyhine bulunan ciddi açıklıktır. Nitekim elektrik, mazot, tohum, gübre ve ilaç gibi girdi maliyetleri incelendiğinde geçtiğimiz yıla oranla bazı kalemlerde yüzde 100’ün üzerinde zam görülmektedir. Diğer taraftan üreticinin tedarik ettiği girdilerin neredeyse tamamı vadelidir. Vade tarihi de genellikle hasat zamanına odaklıdır ve çok yüksek maliyetlidir” dedi.

Bununla birlikte Çandır “Fiyat artışlarının bir diğer nedeni de 2010 yılında yapılan düzenleme sonrası yaş meyve sebze ticareti için hallerin zorunlu alan olarak çıkarılmasından kaynaklanmaktadır. Bu düzenleme ile etkin piyasa işleyişi için iyi bir ortam olan hal sisteminin ticaretteki payı hızla azalmıştır. Bu durum, sektörde özellikle maliyet fiyat ilişkisinin ve bilgisinin şeffaflıktan ve doğru kayıtlı olmaktan uzaklaşmasına dayanak oluşturmuştur. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak piyasa işleyişinin etkinliğinden uzaklaşılmıştır. Girdi maliyetinin düşürülmesinin yolu Ziraat Bankası tarafından hasat sonuna kadar finansma-nının karşılanacağı bir girdi platformundan geçmektedir. Kamuya düşen görev ise piyasada aktör olmak yerine; yetkin bir düzenleme, izleme, denetleme ve iyileştirme (DİDİ) politikasını hayata geçirmesidir” açıklamasını yaptı.

“GENÇLER ÜRETİMDE TUTULMALI”

Fiyat artışlarından üreticilerin yani çiftçilerin sorumlu olmadığını urgulayan Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı Hüseyin Demirtaş,“ Sorun üretici değil. Üretim maliyetleri yüksek. Tüketici bu yüzden ucuz ürüne ulaşamıyor. Ayrıca yaş-meyve sebze dayanıklı ürünler değildir. Eğer soğuk zincir olmazsa tarladan markete kadar olan süreçte ürünün yüzde 30’u yok oluyor. Böyle olunca da çiftçide 1 TL, markette 5 TL durumu ortaya çıkıyor. Her şey planlamaya bağlı. Üretici gübreden mazota, zirai ilaçtan elektriğe kadar tüm girdilerinde yüzde 50’den fazla artış var. Örneğin çiftçi vergisiz mazot alabilse bile fiyatlara çok büyük etkisi olur. Sektörü regüle edecek kurumlar çiftçiye daha çok destek vermeli. Böylece hem çiftçi daha çok kazanır hem de üretici daha ucuz ürüne ulaşır” dedi.

BAZI ÜRÜNLERDE YAŞANAN FİYAT DEĞİŞİMİ

Advertisement

BİRÇOK üründe son 1 yıllık dönemde yüzde 50’yi aşan fiyat artışları yaşandı. Örneğin 1 kilogramlık beyaz peynirin fiyatı, yüzde 85 artarak 26 TL’den 48 TL’ye yükseldi. 5 litrelik ayçiçek yağının fiyatı ise 56 liradan 80 TL’ye kadar çıktı. Halde 2-3 lira olan domates ise marketlerde ve pazarda 7-8 TL’ye tüketiciye sunulmaya başladı. Benzer durum soğan-patates gibi temel gıda maddelerinde de görüldü. Hal fiyatı 1-1.5 TL olan bu ürünler son tüketiciye 4 TL’ye satıldı. 1 adet yumurtanın fiyatı üreticide 50 kuruş seviyelerinden 80 kuruş seviyelerine yükseldi. Yaşanan bu yükseliş tüketiciye zam olarak yansıdı. Yumurtanın fiyatı bazı yerlerde 1.3 TL’ye kadar çıktı.

Rumico

Devamını Oku

Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, dünya ihracatında kritik eşiği yakaladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, dünya ihracatında kritik eşiği yakaladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, dünya ihracatında yüzde 1 pay seviyesine ulaşarak kritik eşiği yakaladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde konuştu.

“Yol, mücadele, dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, olmayı sürdüreceğim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kader arkadaşlığının en somut örneğini tüm dünyayı kasıp kavuran salgın döneminde hep birlikte yaşadıklarını aktardı.

Erdoğan, ihracatçıların bu sıkıntılı dönemde nasıl alın teri döktüklerinin, her türlü riski alarak ülkeden ülkeye nasıl koşturduklarının, ortaya koydukları gayretin yakın şahidi olduğunu dile getirerek, “Kendisi de ticaretten gelen birisi olarak bu işlerin öyle oturduğu yerden ahkam kesmekle gerçekleşmeyeceğini, azim, gayret, kabiliyet, özveri, kararlılık gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Biraz sonra bir çırpıda ifade edeceğimiz rakamların her kuruşunun, her sentinin nasıl kazanıldığının, bunun için hangi mücadelelerin verildiğinin, hangi emeklerin sarf edildiğinin takdirini ancak bunun derdiyle dertlenen yapabilir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ülkenin ekonomisinin güçlenmesiyle diğer alanlarda hangi imkanlarla hangi hareket alanlarına kavuştuğunun gayet iyi farkında olduklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

Advertisement

“Bunun için de yaptığınız işi sadece para kazanmak olarak görmüyorum. Günümüzde artık ticaret sadece mal alıp, satmaktan ibaret bir hadise olmanın ötesinde misyonlara sahiptir. İhracatçılarımız gittikleri ülkelerde ticaretimizle beraber kültürel ve sosyal ilişkilerimizin de en önemli temsilcileridir. Sizler bu ülkenin ihracatçı sıfatı taşıyan uç beylerisiniz, elçilerisiniz, yeri geldiğinde serdengeçtilerisiniz. Rabb’im hepinizden razı olsun.

Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 95 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisinin amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde somutlaşan ihracat başarımız ülkemiz ekonomisinin yükselen gücünün, artan itibarının, genişleyen etki alanının da sembolüdür. Nitekim sizlerin 5G diye ifade ettiği güçlü alt yapı, güçlü insan kaynağı, güçlü ihracat, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye başlıkları bizim 2023 hedeflerimizin de özeti mahiyetindedir. Hatta biz biraz daha kısaltarak bu hedefleri ve daha fazlasını Büyük ve Güçlü Türkiye başlığı altında topluyoruz.”

“İHRACATTAKİ BAŞARILARIMIZ MİLLİ MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ HALİNE GELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracattaki başarılarımız artık milli motivasyon kaynağımız haline geldi. Ülkemizin küresel fırsatları değerlendirme, tehditlere meydan okuma, hedeflerine bağlılığı, özellikle bu konudaki en önemli göstergelerden biri de ihracatımızdır” şeklinde konuştu.

Türkiye İhracatçılar Meclisinde temsil edilen iş dünyasının son 12 ayın 10’unu rekorlar kıran bir başarıyla kapatarak bu güvenin ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

Advertisement

“Artık Türkiye dünya ihracatında yüzde 1 pay seviyesine ulaşarak kritik eşiği yakaladı. Küresel İnovasyon Endeksi’nde sürekli yukarı çıkması bu başarının tesadüf değil, samimi ve yoğun bir gayretin eseri olduğunu açıkça gösteriyor. Gençlerimizin girişimciliğe yönelmelerinde dünyaya bu gözle bakarak vizyonlarını genişletmelerinde, donanımlarını güçlendirmelerinde, cesaretlerini artırmalarında ihracatçılarımızın büyük katkısı var. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknoloji ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür. İşte bunun için ihracatçı sayımızı önce 150 bine, ardından 300 bine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu şekilde son 20 yılda aylık ortalama yaklaşık 3 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkardığımız ihracatımızı ve ihracatçı sayımızı yeniden aynı oranlarda artırabiliriz. İhracatımız içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payının, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayısının, firma başına düşen istihdam rakamının, her geçen yıl artması doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor.”

“19 MİLYAR DOLARLA BU AYIN TÜM ZAMANLARDAKİ REKORUNU ELDE ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ihracatta salgın şartlarına rağmen çok iyi bir performans yakalandığını belirterek, şöyle konuştu:

“Hamdolsun bu yıl çok daha iyi bir seviyedeyiz. Aylık, 6 aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına bu yıl ulaştık. Mesela 12 aylık ihracatımız ilk defa 200 milyar dolar eşiğini aşarak 17 Eylül itibarıyla 211 milyar dolarla rekor kırdı. Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 52’lik bir artışı ifade eden 19 milyar dolarla bu ayın tüm zamanlardaki rekorunu elde ettik. Eylül ayında da 20 milyar doları bulacağımızı ümit ediyoruz. Daha önemlisi ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 85 seviyesine çıkmış olmasıdır. Geçmişte yüzde 55’ler düzeyine kadar inen bu oranın geldiği seviye Türk ekonomisinin ve ihracatının ne kadar sağlıklı yol aldığının işaretidir.”

Erdoğan, ikinci çeyrekte yüzde 21,7 gibi rekor bir büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin bu başarısına mal ve hizmet ihracatının katkısının 10,8 puan olduğunu dile getirerek, net ihracatın büyümeye katkısının da 6,9 puan olarak gerçekleştiğini vurguladı.

Advertisement

Bu oranın son 23 yıldır açıklanan büyüme rakamlarına, en yüksek ihracat katkısı olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayan Erdoğan, dünyada Türkiye’nin ihracattaki bu yükselişiyle karşılaştırılacak pek az örnek olduğunu kaydetti.

İhracatçıların yazdığı bu başarı hikayesini daha da ileri taşıdıklarını dile getiren Erdoğan, yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağını çok daha uzak coğrafyalara doğru genişlettiklerini söyledi.

“İHRACATIMIZI 81,5 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAK İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ EYLEM PLANINI AÇIKLIYORUZ”

Erdoğan, bugüne kadar ihracatın üçte ikisini menzili 2 bin kilometre olan ülkeler oluşturduğunu belirterek, “Artık 8 bin kilometre menzili hedef olan uzak ülkeler stratejisini hayata geçiriyoruz. Amacımız uzak coğrafyalardaki ülkelerin ithalatlarında ülkemizin payını 4 kat artırmaktır. Bu doğrultuda 84,5 trilyon dolar büyüklüğüyle dünya ekonomisinin yüzde 64’ünü oluşturan 17 ülkeye ihracatımızı 81,5 milyar dolara çıkarmak için hazırladığımız eylem planını önümüzdeki günlerde açıklıyoruz” dedi.

İhracatçılarla yeni kıtalara ve yeni fırsatlara doğru ilerleyecek bir döneme girildiğini anlatan Erdoğan, yeni fırsatlar ve yeni atılımların beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdiğini belirtti.

Advertisement

Erdoğan, hedeflere ulaşabilmek için bu yeni ihtiyaçları karşılayacak yeni imkanlar geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün burada artan ihracatımızın hızına uygun finansmanı sağlayacak yeni bir mekanizma kurmakta olduğumuzun müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kuracağımız İhracatı Geliştirme Fonu ile ihracatçılarımıza sağladığımız diğer desteklere ilave olarak sadece sizlerin erişimine açık bir finansman kaynağı oluşturuyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçı birliklerimizin katkılarıyla oluşacak bu fon sayesinde ihracatçılarımızın finansmana erişiminde teminat sorunu ortadan kalkacaktır. İhracatı Geliştirme Fonu’nun şimdiden ülkemize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca EximBank’ı, sermayesini de arttırarak yeniden yapılandırıyor daha işlevsel, daha güçlü hale getiriyoruz. Böylece nitelikli insan kaynağını arttırmak, rekabetçi ve verimli teknolojik bir altyapı oluşturmak suretiyle ihracatçılarımızın teknik bilgi birikiminin güçlenmesini sağlayacağız. Bu şekilde başlayacak dönüşüm, ihracatçılarımızın hizmet standartlarını ve iş yapma deneyimlerini olumlu yönde geliştirirken, bürokrasiyi azaltacak ve kaynakların verimli kullanımını temin edecektir.”

“FUAR MERKEZİNİ EN KISA SÜREDE ÜLKEYE KAZANDIRACAĞIZ”

Bugün paylaşacağı bir başka müjdenin de İstanbul’u, ülkenin kapasitesine uygun bir fuar merkezine kavuşturmak için atacakları adım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetiminde ihracatçıların tek çatı kuruluşu Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin de yer alacağı bu fuar merkezini en kısa sürede ülkeye kazandıracaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya, Avrupa ve Afrika’nın buluşma noktası İstanbul’u fuar merkezi haline getirerek, küresel ticaretin kalbi konumuna çıkarmanın kendileri için bir kararlılık olduğunu belirtti.

Advertisement

Türkiye’nin yaklaşık iki asrı bulan demokrasi ve kalkınma arayışlarında tarihinin en zirve noktasında bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Sanayi Devrimi’ni kaçıran, bilgi ve teknoloji devriminde yeteri kadar hızlı davranamayan bir ülke olarak küresel, siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanma sancılarını yaşadığı şu dönemi en iyi şekilde değerlendireceklerini vurguladı.

Geçen 19 yılda kurdukları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı sayesinde, büyük ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlarla ilerleyebildiklerini belirten Erdoğan, “İstikrar ve güven iklimini, vesayetin oyunlarına, terör örgütlerinin saldırılarına, darbe girişimlerine, nice iç ve dış tuzağa rağmen koruyarak bugünlere geldik” dedi.

“Salı günü Amerika’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da ifade edeceğim gibi önümüzdeki dönemde yeni küresel sistemde hak ettiğimiz yeri almak için üzerimize ne düşüyorsa yapmakta kararlıyız” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bize bu konuda ihtiyacımız olan yönetim kapasitesini sağlamıştır. İş dünyamızın da küresel ekonominin yeni taleplerine ve yönelimlerine hızla cevap verebilecek kabiliyete sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. İhracatçılarımız bu yeni dönemin de evvelallah lokomotifleri olacaktır. Türkiye’yi nasıl 2023 hedeflerine beraberce ulaştıracaksak, 2053 ve 2071 vizyonlarının da ana taşıyıcılarından birinin sizler olacağından hiç şüphe duymuyorum.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Ekonomi

Kahveye yüzde 100’e varan zam

Kahveye yüzde 100'e varan zam

Brezilya’da olumsuz iklim koşulları Türkiye’de kahve fiyatlarını etkiledi. Ağustos ayında 50 liraya satılan kahvenin kilosu artık 90 ila 100 lira arası satılmaya başladı.

Başta Brezilya olmak üzere dünyanın önde gelen kahve üreticisi ülkelerde yaşanan don ve olumsuz iklim koşulları kahve fiyatlarını etkiledi. Bu durum aynı zamanda kahve çekirdeğinin ithalat maliyetini de arttırdı.

Kahve fiyatlarındaki artış hem kahve satıcılarına hem de vatandaşların cebine yansıdı.

Öyle ki 2021 yılı Ağustos ayında 50 liraya satılan kahvenin kilosu artık 90 ila 100 lira arası satılmaya başladı.

Eminönü kahve satışı yapan esnaf, kahve fiyatlarındaki artışın gün geçtikçe artacağını hatta kahvenin karaborsaya düşeceğini söyledi.

Advertisement

“GEÇEN AY 100 LİRAYDI ŞU ANDA 300 LİRAYA YÜKSELDİ”

Eminönü’nde kahve dükkanı olan işletmeci Kadir Akgün, “Kahve fiyatları çok arttı. Mesela buraya gelip kahve içmek isteyenlere ikram ettiğimiz kahve fiyatları bile yükseldi. Bundan 1 ay önce 50 lira olan bir kahve şu an neredeyse 100 lira oldu. Bu zam daha çok espresso çekirdeğinde hissedildi. Müşterilerimiz bu zammı şikayet etmeye başladı. Geçen ay espresso 100 liraydı şu anda 300 liraya kadar yükseldi. Brezilya’da olan iklim değişikliği nedeniyle maalesef kahve fiyatları yükseldi” dedi.

“ARTIŞ DEVAM EDECEK”

Kahve fiyatlarındaki artışın devam edeceğini söyleyen Eminönü’nde kahve dükkanı olan işletmeci Selçuk Ünal ise, “Kahve fiyatlarında bir artış var, ve bu artış daha da devam edecek. Brezilya’da çok uzun zamandır yaşanmayan bir don olayı ve arkasında kuraklık fiyat artışına neden oldu. Mesela şu an Brezilya’da kış ayı olması gerekirken, 30- 35 derecelik bir sıcaklık var. Bu da tüm oradaki hasat yapılan ağaçların sökülüp, yeniden dikilmesi anlamına geliyor. Şu an kahve fiyatları yarı yarıya arttı. Kahve fiyatları arttıkça vatandaşların aldığı gramaj da azalıyor” diye konuştu.

Türk kahvesini çok sevdiğini söyleyen Nurgül Türkmen ise, “Kahve fiyatlarında en ciddi bir artış var. Bu durum bir kahvekolik olarak beni oldukça üzüyor. Şu an bir anneme bir de kendime küçük bir paket Türk kahvesi aldım. İki küçük kahveye 20 lira verdim” dedi.
“FİYATLARIN ARTMASIYLA KAHVE İÇMEYİ AZALTMAYI DÜŞÜNÜYORUM”

Kahve satın almaya Eminönü’ne gelen Beyza Çolak ise “Kahve tüketmeyi çok seviyorum. Günde birkaç demlik filtre kahve, iki fincan Türk kahvesi içiyorum. Ancak şu an fiyatlar çok arttı. O yüzden kahve içmeyi azaltmayı düşünüyorum. Şu an 500 gram Türk Kahvesi’ne 75 lira ödedim” dedi.

“ŞU AN ALMAK İSTEDİĞİM KAHVENİN KİLOSU 90 LİRA”

Advertisement

İsmail Turan, “Şu an almak istediğim Türk kahvesinin kilosu 90 lira ancak daha önce bu kahveyi 30 liraya aldığımı bilirim. Ancak Türk kahvesine alışkın olduğumuz için mecburen alacağım” ifadelerini kullandı.

Rumico

Devamını Oku

Trendler