Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

15 Ekim: Dünya Kadın Çiftçiler Günü

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Dünya Kadın Çiftçiler Günü

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarımın yükünü kadınlar çekiyor. 2,8 milyon kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışarak, insan üstü bir gayretle üretime omuz veriyor”

-“Ülkemizde çocuklarımız ve gençlerimizden sonra eğitime en çok ihtiyacı olan kesim kadın çiftçilerimizdir”

-“TZOB olarak, bu gerçekten hareketle sosyal güvenlik, kooperatifçilik, girişimcilik ve liderlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları; iklim değişikliği ana eğitim konuları başta olmak üzere eğitim seferberliğini sürdürüyoruz”

-“Verdiğimiz kadın çiftçi eğitimleri, o aile, o yöre, o bölgenin yanı sıra ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır”

Advertisement

-“Bilinmelidir ki; bir kadın çiftçiyi eğitmek demek, gelecek nesilleri eğitmek demektir”

-“Yönetiminde yer aldığımız Sosyal Güvenlik Kurumu’nda genelde çiftçilerin, özelde kadın çiftçilerimizin mağduriyetleri ve hak kayıplarının giderilmesi için büyük gayret gösteriyoruz. Kadın çiftçilerimiz için hemen her alanda pozitif ayrımcılık talep ediyoruz”

-“Üretimin her aşamasına aktif şekilde katılan kadın çiftçilerimizin, kalkınmanın imkânlarından yeterli pay almalarının sağlanması için desteklenmeleri şarttır”



Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Ankara – 14.10.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda çalışanların yarıya yakınını kadınların oluşturduğunu belirterek; “evinden çocuklarının bakımından, ev işlerine kadar birçok sorumluluğu yerine getiren kadınlar tarımın yükünü de çekiyor. 2,8 milyon kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışarak, insan üstü bir gayretle üretime omuz veriyor” dedi.

Advertisement

Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada; tarımın enerji ile birlikte en önemli iki stratejik sektörden biri olduğunu, öneminin de her geçen gün daha da arttığını vurguladı.

Şemsi Bayraktar, 6 milyon istihdam sağlayan, 18 milyar dolar gıda ve tarım ihracatına imza atan; diğer sektörlere sermaye aktaran ve ham madde temin eden; 78 milyon ülke nüfusunu ve 40 milyon turisti besleyen tarımın Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez bir sektör olduğuna dikkati çekti.

Kadınlar Tarımın Merkezinde

Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Kadınların tarımın merkezinde yer aldığına vurgu yapan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Son rakamlara göre, tarımda çalışan 5 milyon 998 bin kişinin yüzde 47’si olan 2 milyon 842 binini kadınlar oluşturuyor. Buna rağmen, tarımda çalışan kadınların yüzde 70’i ücretsiz aile işçisiyken, sadece yüzde 17’si kendi nam ve hesabına çalışıyor. Tarımdaki kadınların yüzde 93’ten fazlası kendi adına sosyal güvenlik sistemine kayıt değil. Erkeklerden çok daha fazla, hemen her gün 16-17 saat, evdeki işlerinin yanı sıra tarlada, bahçede, ahırda, ağılda çalışıyor. Kırsalda bu kadar büyük bir fonksiyon üstlenen kadın çiftçilerimiz, çoğu zaman geçmişten öğrendikleri geleneksel yöntemlerle üretime katkı sağlıyor.

Çiftçilerimizi tarımsal alandaki yenilikler konusunda bilgilendirebilmemiz için; tarımsal üretimde önemli bir payı bulunan ve çocuklarının bakım ve gelişimini de üstlenen kadın çiftçilerimizin eğitimi çok önemlidir. Bilinmelidir ki; bir kadın çiftçiyi eğitmek demek, gelecek nesilleri eğitmek demektir. Tarımsal konularda kurumlararası dayanışmayla bütün imkânlarımızı kullanarak eğitim hizmeti vermek, bizim asli görevimizdir. Bunların bilinci içindeyiz.

Advertisement

Şayet kadın çiftçilerimiz, kaynaklara ulaşmada erkeklerle aynı fırsata sahip olursa, tarımsal üretim ve verimi artırabilirler. Kadınlar ekonomik ve sosyal alanda güçlendirildiğinde, ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve sürdürebilir kalkınma için liderlik ve değişimin temsilcisi olurlar.”

Kadın çiftçilerin eğitiminin, tarımda modern tekniklerin uygulanmasını kolaylaştıracağını, verimliliği ve kaliteli üretimi artıracağını; ülke tarım ve ekonomisine en büyük katkıyı yapacağını bildiren Bayraktar; “Ülkemizde çocuklarımız ve gençlerimizden sonra eğitime en çok ihtiyacı olan kesim kadın çiftçilerimizdir” dedi.



Eğitim çalışmaları sürüyor

Bu bilinçle hareket eden Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 3 yıl önce; Gıda, Tarım ve Hayvancılık ve Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarıyla imzaladığı ortak protokol çerçevesinde; kadın çiftçilerin eğitimine başladıklarını hatırlatan Bayraktar; adeta bir seferberlik halinde sürdürülen eğitim çalışmalarının birçok alana örnek oluşturabilecek başarıda devam ettirildiğini bildirdi.

Sosyal güvenlik, kooperatifçilik, girişimcilik ve liderlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları; iklim değişikliği ana eğitim konuları başta olmak üzere eğitim seferberliğini yöre; ve bölge özelliklerine ve kadın çiftçilerimizin talepleri doğrultusunda tarımın değişik konularında sürdürdüklerini hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kadın çiftçi eğitimine, 2013 yılında 5 pilot ille başlandı. Daha sonra tüm illere yaygınlaştırdığımız eğitim çalışmaları devam ediyor. Ayrıca yaş gruplarına göre de eğitim çalışmalarını sınıflandırdık. Gelecekte üstlenecekleri sorumlulukları dikkate alarak özellikle gençlerin eğitimine parantez açtık. Bu çerçevede, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve İŞKUR ile birlikte ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’ projesi kapsamında ‘Genç Çiftçi’ eğitimlerini başlattık. Yine bu çerçevede ortak bir projeyle ‘Sürü Yönetimi Elemanı Benim’ eğitimlerini de programlarımıza dahil ettik. Kadın çiftçilerimizin de büyük ilgi gösterdiği eğitim çalışmaları inanıyoruz ki; önümüzdeki yıllarda her konuda değişikliğin ve gelişmelerin en önemli unsuru olacaktır. Verdiğimiz kadın çiftçi eğitimleri, o aile, o yöre, o bölgenin yanı sıra ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır.”

Advertisement

Kadın çiftçilere pozitif ayrımcılık

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin de yönetiminde yer aldığı Sosyal Güvenlik Kurumu’nda genelde çiftçilerin; özelde kadın çiftçilerimizin mağduriyetleri ve hak kayıplarının giderilmesi için büyük gayret gösterdiklerini anlatan Bayraktar; kadın çiftçiler için hemen her alanda pozitif ayrımcılık talep ettiklerini bildirdi.

Elde edilen kazanımlar

Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Bayraktar, bu doğrultuda yapılan çalışmaları ve elde edilen kazanımları da şöyle sıraladı:

“6111 sayılı Kanunla sattıkları ürün bedelleri üzerinden 1994 yılından bu yana BAĞ-KUR prim kesintisi yapılan; Ziraat Odası’na da kayıtlı çiftçilerimize geriye yönelik yapılandırma hakkı getirildi. Ancak kadın çiftçilerimiz, 2003 yılından önceki dönemler için aile reisi olmamaları nedeniyle borçlanamadılar. 2012 yılında bu mağduriyet giderildi. Kadın çiftçilerimiz, hak kazandıkları dönem için gecikme cezası ve gecikme zammı da ödemediler.

65 yaş ve üzeri çiftçilerimiz, talep etmeleri halinde, tarım BAĞ-KUR’u primi ödemelerinden muaf olacaklar.

Advertisement

Yine çabalarımız sonucu tarım BAĞ-KUR’undan emekli olup da çiftçilik yapmaya devam eden çiftçilerimizin; emekli maaşlarından sosyal güvenlik destek primi kesintisi kaldırıldı.

Çiftçilerimizin sattıkları ürün bedelleri üzerinden alınan yüzde 5 oranındaki tarım BAĞ-KUR’u prim kesintisi, girişimlerimizle 1 Ocak 2014 tarihinde; sadece borcu olan çiftçilerimize ve borcu oranında yapılmak üzere yüzde 2’ye indirildi.

Ayrıca çiftçi muafiyeti kapsamında, diğer bir statüde çalışıyor ise Kurumdan kesinti muafiyet belgesi almaları halinde; sattıkları ürün bedelleri üzerinden tarım BAĞ-KUR’u kesintisi yapılmayacak.

Taleplerimiz üzerine tarım BAĞ-KUR’lu kadın çiftçilerimize doğum borçlanması imkanı getirildi. Düzenlemeyle 3 çocuğu olan kadın çiftçilerimiz 6 yıla kadar borçlanabilecek.

Ayrıca, genel sağlık sigortası ve sigorta prim borçlarına yapılandırma hakkı getirildi.”

Advertisement



Beklentiler

Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Sağlanan imkanların yanı sıra hala sosyal güvenlikle ilgili talep ve beklentileri olduğunu da kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:

“Yatırım yapanlara verilen prim desteklerinde olduğu gibi; tarım sektöründe çalışan kadınlarımızın da sosyal güvenlik primlerinin yüzde 60’ının devlet tarafından karşılanmasını arzu ediyoruz. Böyle bir uygulama, tarımda istihdam edilen kadınlarımızın sosyal güvenlik kapsamına alınmasını kolaylaştıracaktır. Bu desteğin verilmesi durumunda, kadın çiftçilerimizin sağlık harcamaları eşleri yerine; kendi sigortalarınca karşılanacağından, desteğin büyük kısmı devlete geri dönecek, kayıt dışılık da önlenecektir.

Ayrıca, yaptıkları çalışmaların zorluğu dikkate alınarak, kadınlar dahil bütün çiftçilerimize yıpranma payı; çalıştıkları her yıl için ilave 120 gün, 3 yılda 1 yıl olmalıdır. Çiftçilerimiz erken emekliliği yıpranmaya payı getirilerek sağlanmalıdır.

Çiftçilerimizde prim ödeme gün sayısı, diğer sigortalılarla eşit hale getirilmelidir.

Advertisement

Yine genel sağlık sigortası prim oranının işveren hissesine ait kısmından yapılması öngörülen 5 puanlık prim indiriminden; tarım Bağ-Kur’luların da faydalanması sağlanmalıdır.

Üretimin her aşamasına aktif şekilde katılan kadın çiftçilerimizin, kalkınmanın imkânlarından yeterli pay almalarının sağlanması için desteklenmeleri şarttır.

Ülkemizde demokrasinin güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini önleyebilmemiz için; ilk önce kırsal kesimdeki çiftçi kadınları harekete geçirmemiz ve onları güçlendirmemiz gerekmektedir. Bunun ilk ve en önemli yolu da, yıllardır ihmal edilmişliklerinin bir gereği olarak; yapılan desteklemelerde, projelerde ve kredilerde kadın çiftçilerimize pozitif ayrımcılık uygulanmasıdır.

Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliği, kadın ve erkeklerin tüm hak ve özgürlükten eşit yararlanmalarına fırsat sağlayacak politikalar üretmeleri ve uygulamalarıdır.

Kadın çiftçilerimizin de gelir güvencesinin sağlanması zorunludur.”

Advertisement

Bütün kadın çiftçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Gününü kutlayan Bayraktar; kadın çiftçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak; bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de azami gayreti göstereceklerini belirtti.

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatçılarından Hollanda ve Belçika atağı

2021 yılı için ortaya koyduğu 1,2 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri tedarikinde reexport merkezi konumundaki Hollanda ve Belçika’yı radarına aldı.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği organizasyonunda 28 Kasım – 2 Aralık 2021 tarihlerinde Hollanda ve Belçika’da taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerine yönelik Ticaret Heyeti organizasyonu gerçekleştirildi.

Hollanda ve Belçika’ya yönelik “Ticaret Heyeti”ne 11 firma ile katıldıklarını aktaran Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Hollanda ve Belçika’da çok sayıda ikili iş görüşmesi yanında ithalatçı firmaların ziyaret edildiğini dile getirdi.

Pandemi nedeniyle yaklaşık 2 yıldır fiziki etkinlik yapamadıkları bilgisini veren Başkan Uçak, “Pandemi sürecinde üretmeye ve ihracat yapmaya devam ettik. Uzun bir aranın ardından fiziki etkinliklerimize de Hollanda Belçika Ticaret Heyetimiz ile başladık. Avrupa’da özellikle son bir aylık dönemde vaka sayılarının artması ile etkinliğimizi biraz olumsuz etkilese de firmalarımıza tekrar yüz yüze görüşmelere başlamaları için bir fırsat sağlamış olduk. Hem gelen alıcıların son derece kaliteli olması ve Türk firmalarımız için potansiyel arz etmesi, hem de yapılan firma ve kurum ziyaretleri ile Hollanda ve Belçika’daki meyve sebze ve gıda tedarik sisteminin yerinde görülmesi organizasyonun en büyük artısı oldu. Umuyorum önümüzdeki aylarda vaka sayılarının azalmaya başlamasıyla daha fazla etkinlik yapabileceğiz” diye konuştu.

Hollanda’nın yıllık 10 milyar dolar taze meyve sebze, 7 milyar dolar meyve sebze mamulleri ithalat ettiğine temas eden Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Belçika da 3,5 milyar dolar yaş meyve sebze ve 4,5 milyar dolar meyve sebze mamulleri ithalat ediyor. Hollanda ve Belçika aynı zamanda reeksport merkezi. Avrupa’nın tedarikçisi konumundalar. Yıllık 25 milyar dolar taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ithal eden bu ülkelere 2020 yılında Türkiye’den 385 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu iki ülkeye ihracatımızı önümüzdeki 5 yıllık dönemde 1 milyar doların üzerine taşımak için çaba gösteriyoruz. Hollanda ve Belçika pazarlarında tanıtım çalışmalarımız önümüzdeki süreçte devam edecek.”

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Yozgat’ta Yeni Çeşit Arpaların Ekimi Yapıldı

Yozgat’ta en çok üretilen ürünlerinden olan Arpa ürününde, çiftçilere yeni yerli çeşitleri tanıtmak amacıyla yeni arpa çeşitlerinin ekimleri yapıldı.

Ekim İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli kontrolünde çiftçilerle birlikte yapıldı.

Yapılan arpa çeşit demonstrasyonu ekimleri ile ilgili olarak İl Müdürü Tanju ÖZKAYA şunları söyledi;

“Bakanlığımız Araştırma kuruluşlarınca son yıllarda yeni ve daha verimli tohum geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde devam etmekte olup bunun sonucunda dayanıklı ve yüksek verimli çeşitler geliştirilmektedir.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Bakanlığımız Araştırma kuruluşlarınca geliştirilen yerli çeşitleri İlimiz şartlarında deneyerek İlimiz ekolojik şartlarına uyum sağlayan yüksek verimli yerli çeşitlerimizi çiftçilerimize tanıtmak ve yaygınlaştırmak amacıyla yeni yerli tohumlarla yoğun demonstrasyon çalışmaları yürütmekteyiz.

Advertisement

Bu kapsamda Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünce geliştirilmiş olan Arpa çeşitlerinden Akar – Anka06 – Bozlak – Misket – Sayım40 – Cirit çeşitleriyle kavuzsuz arpa çeşidi Yalın ve özel bir firma tarafından geliştirilerek tescili yapılmış olan Mizgin çeşidi 2 İlçemize bağlı 4 köyde çiftçilerimizle birlikte demonstrasyon amaçlı ekildi.

Bunlardan ilk defa geçen yıl deneme ekimini yaptığımız Yalın çeşidine ayrıca değinmek istiyorum. Bu arpa çeşidimiz kavuzsuz arpa çeşididir. Kavuzu olmaması nedeniyle bakıldığında buğday görünümü vermektedir. Bu özellikle hayvancılık ve un sanayiinde aranan bir çeşit olacağı kanaatindeyiz” dedi.

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Tarım ve Gıda Arzı Asla İhmal Edilemeyecek Önemli Bir Alandır

Kocaeli Sürdürülebilir Tarım Eylem Planı çalışmaları kapsamında ilimizin ihtiyaçlarını belirlemek ve elde edilecek verilerin uygulamaya geçirilmesini sağlamak amacıyla yapılan Kocaeli Tarım Şurası, Vali Seddar Yavuz’un katılımlarıyla gerçekleştirildi.

Kocaeli Kongre Merkezinde gerçekleşen Şura’ya; Vali Seddar Yavuz’un yanısıra, Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, ilçe belediye başkanları, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Balamir Gündoğdu, Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Keskinler, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş, BBP İl Başkanı  Remzi Kaya, DSP İl Başkanı Halim Dedeoğlu, Tarım ve Orman İl Müdür V. Yüksel Çil, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gazeteci Yazar Cem Seymen, Öğretim üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda çiftçimiz ile davetliler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program Tarım Şura’sının tanıtım filmi sunuldu.

Kandıralı çiftçi Hatice Efe’nin çiftçiler adına yaptığı selamlama konuşması ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın Kocaeli’de tarımın önemi ve yapılacak Şura’nın sağlayacağı katkılarını belirten konuşmaları ile devam etti.

Tarım Şura’sının hayırlı sonuçlar doğurması temennisinde bulunarak sözlerine başlayan Vali Seddar Yavuz yaptığı konuşmalarında; “Öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, Şuramızın hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum. İklim değişikliğine bağlı küresel ısınmanın dünyamızı giderek etkilediği, olumsuz sonuçların görünür hale geldiği, Dünyada yaklaşık 1,5 milyar insanın açlıkla mücadele ettiği ve diğer taraftan da inanılmaz bir israfın devam ettiği bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. İnsanoğlunun doğal yasaları, nizamı, düzeni, olumsuz etkileri, aç gözlülüğü, bitmez tükenmez hırsıyla beraber dünyaya olumsuz etkileri hepimizin malumu.  Aslında bugünkü sonuçların insan eliyle gerçekleşen bir durum olduğu da ortadadır. Hepimizin bildiği gibi globalleşme, küreselleşme çıktığında karşıtları da ortaya çıktı. Karşı olmanızın sistemi etkileyebilecek bir gücü var mıdır diye sorulduğunda, etki edemediğini hep birlikte müşahede ettik. Önemli olan bu değişim ve dönüşümlere hazırlıklımızsınız, değil misiniz, üzerinize düşen görevi yapabiliyor musunuz, refleksleriniz var mı, tedbiriniz var mı sorularıdır. İklim değişikliği, küresel ısınma da bunlardan bir tanesi ve yüzleştiğimiz önemli bir durumdur. Dolayısıyla bu yeni duruma nasıl bir tavır ortaya koyacağız, sadece Türkiye’nin ya da bireysel olarak bizim ortaya koyduğumuz tavır yeterli mi? Bunları en ince detayına kadar değerlendirmemiz gerekiyor.

Advertisement

Tarım ve Gıda, En Önemli Stratejik Alanlardandır

Türkiye’nin tarım ülkesi olmasının yanında aynı zamanda bilim, sanayi ve teknoloji ülkesi haline geldiğini belirten Vali Yavuz; Tarım alanlarının korunması, veriminin artırılması, özellikle su kaynaklarının korunması, kuraklığa dayalı yeni türlerin bulunması ve bunun üzerinde çalışılması gibi birçok bilimsel alanı da ilgilendiren hususları bugün Şura vesilesiyle tartışmış olacağız.    Genelde baktığımız zaman hepimiz tarım ülkesi olduğumuzu uzun yıllardır söyleyegeldik. Ama artık Türkiye aynı zamanda bilim, sanayi ve teknoloji ülkesi haline geldi. Diğer taraftan tarımı da asla ihmal edemeyeceğimiz stratejik bir alan olarak görüyoruz.  Pandemi döneminde gördük ki aslında öyle stratejik alanlar var ki maliyetinin ne olduğunun çok önemi yok. Gıda arzı da bunlardan bir tanesidir. Yarınlarımızı ve ne yapacağımızı bugünden başlayarak hepimizin düşünmesi gerekiyor. Dolayısıyla başkası buğday üretsin, zaten buğday çok verimli değil, para kazanmıyoruz, biz bunu yapmayalım da başkası yapsın diye beklerseniz bir gün başka sıkıntılar ile karşı karşıya kalabileceğimizi herkes tahmin ediyordur. Bu nedenle tarıma başka bir stratejik açıdan bakmak ve gıda arz güvenliğini de güvence altına almak hepimizin aslında ortak bir sorunudur. Bu anlamda baktığımızda özellikle Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Hükümetimiz tarıma yönelik politikaları çok etkin şekilde desteklemiş, tarım ve hayvancılıkta ki üretim miktarı her geçen gün artmıştır ve artmaya da devam ediyor.  Ülkemizde tarıma yapılmış destekler boşa yapılmış destekler değildir. Bu desteklerde artarak devam ediyor ve devam etmelidir” dedi.. 

Kocaeli’ye Yönelik Olarak Uygulanan Tarım Politikaları İle Son Dönemde Özellikle Hayvan Varlığında Bir Artış Olduğunu Rahatlıkla Görebiliyoruz

Kocaeli’de son 2 yılda büyükbaş hayvan sayısında artışın söz konusu olduğunu belirten Vali Yavuz; Kocaeli özelinde baktığımız zaman burası bilim, sanayi ve teknoloji şehri.   Kocaeli aynı zamanda ekonomik anlamda ve en çok vergi veren iller arasında 4. büyük şehirdir. Aslında Türkiye’yi dünya ile yarıştıran şehirlerin en önemlilerinden bir tanesidir. Diğer taraftan Marmara havzasına baktığımız zaman yaklaşık 25 milyon nüfusun beslendiği bir alandan bahsediyoruz. Böylesi bir alanda tarım alanlarının korunması, özellikle gıda arz ve güvenliğinin sağlanması bakımından fevkalade önemli ve değerlidir. Diğer taraftan bu bölgenin toprakları oldukça verimli ve Balkanlara gittikçe de daha verimli olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle ilimize yönelik olarak uygulanan tarım politikaları sayesinde son dönemde canlı hayvan varlığında önemli bir artış olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Son 2 yılda büyükbaş hayvan sayısında 20 Bin artış söz konusu. Bunu son derece olumlu buluyorum. Şehirleşme, nüfus artışı gibi nedenlerin Kocaeli’deki tarım alanlarını tehdit edecek bir duruma gelmemesi için hukuki düzenlemelerinde yapılması gerektiğini değerlendiriyorum. Bu konunun da Şura’nın mevzuat bölümünde değerlendirilecek olmasını kıymetli buluyorum.

Dünya Fındık Üretiminin Yaklaşık %70’ini Biz Üretiyoruz

Advertisement

Çiftçilerimize çeşitli alanlarda önemli destekler verildiğini belirten Vali Yavuz; Bizim bir başka stratejik ürünümüzde fındıktır.  Türkiye’nin yaklaşık 700 bin ton fındık üretimi var. Dünya fındık üretiminin yaklaşık %70’ini biz üretiyoruz. Tek başına sadece Ordu ilinin %35   civarında fındık üretimi var. Son yıllarda Dünya genelinde özellikle Uzak Doğu ve Çin’de fındıkla ilgili yoğun bir talebin başladığını, bir dönem depolarda çürüyen fındıkların bugün 25-30 TL bandına doğru geldiğini hep beraber görüyoruz.  Dolayısıyla ilimizde de yaklaşık 15 bin ton civarında fındık üretimi var. Fındık ağacının bir başka özelliği de erozyonu önlüyor, toprak ve bitki örtüsünü koruyor.  Bu özelliği nedeniyle de desteklenmesi gereken önemli bir alan olarak görüyorum. Bu anlamda Büyükşehir Belediyemiz ile yürüttüğümüz özellikle Fındık da Verimin Arttırılması Projesinin diğer alanlara da yansıtılmasının gerektiğini değerlendiriyoruz. Burada hem çiftçilerimiz hem işin kamu kurum ve kuruluşları boyutu, hem de bilim insanlarımız olması vesilesiyle önümüzdeki süreçte ilimiz tarım ve hayvancılığına yönelik politikaların daha iyi bir şekilde görüşüleceğini umuyorum. Buradan çıkacak yol haritasının da bize ışık tutacağını düşünüyorum. Çocukluğundan itibaren kırsalda büyümüş, çiftçilik yapan bir ailenin çocuğu olarak da köylümüzün, çiftçimizin sorunlarını görüyor ve biliyorum. Burada önemli olan bu alana yapılan desteklerin mutlaka artırılması, özellikle tarımda modern tekniklerin uygulanması, tarımsal alanların korunması ve daha az miktar da su kullanarak daha yüksek verim elde edilmesi, birim alandan en yüksek gelir ve verim elde edebilecek tekniklerin bilim insanlarımızın yardımıyla, desteğiyle çiftçimizin sahada uygulayabiliyor olabilmesi hepimizin en büyük beklentisi. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve İl Müdürlüğümüz çiftçilerimize çeşitli alanlarda destekler veriyor. Kocaeli’de göreve başladığımız günden buyana Büyükşehir Belediyemizin de özellikle tarım ve hayvancılık konusunda gübre desteği başta olmak üzere, tohum ve diğer alanlarda neredeyse 90 milyon TL’ye yakın destek verdiğini de hepimiz memnuniyetle görüyoruz.  Çiftçimiz adına bu bizi mutlu ediyor. Büyükşehir Belediyemizin çiftçimizin yanında olması bizim elimizi güçlendiriyor ve çiftçimizi de rahatlatıyor. Bu vesileyle bir kez daha Büyükşehir Belediye Başkanımız Doç. Dr. Tahir Büyükakın’a ve kıymetli ekibine teşekkür ediyorum” diyen Vali Yavuz, Şura’ya katılan herkese teşekkür etti. 

TV Programcısı ve Gazeteci Cem Seymen’in yaptığı konuşma sonrasında katkılarından dolayı teşekkür eden Vali Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın hediye verdiler. 

Konuşmaların ardından Vali Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ilimizde tarım ve hayvancılığa katkı sunan 20 çiftçimize hediye vererek, onlarla günün anısına toplu fotoğraf çektirdiler.

 

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler