Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

GAP Organik Tarım’a Büyük ilgi Gösterdi

GAP Organik Tarıma Büyük ilgi Gösterdi

GAP Organik Tarıma Büyük ilgi Gösterdi

GAP Organik Tarıma Büyük ilgi Gösterdi. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, projenin uyguladığı yerlerde organik tarımın giderek geliştiğini belirterek, “Bölgede organik tarımla hem vatandaşın gelirini artırmaya hem de rekabet gücü yüksek ürünleri üretmeye çalışıyoruz.” dedi



Karahocagil, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) teknik desteğiyle yürütülen “GAP Organik Tarım Küme Projesi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bölgenin yenilenebilir enerji, turizm ve organik tarımla sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da ciddi bir rekabet gücü bulunduğunu tespit ettiklerine işaret eden Karahocagil, “GAP Eylem Planı’nı fırsat bilerek bu 3 alanda projeler ortaya koyduk. Hedefimiz gerçekten ölçeklendirilebilir, tekrarlanabilir başarı hikayeleri yaratmaktı. Kümeleme yaklaşımını da bunun için kullandık.” diye konuştu.

Karahocagil, bölgenin zeytin, pamuk, fıstık, buğday, mercimek, bal gibi ürünler açısından güçlü potansiyeli olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

Advertisement

“Bu alanlarda çeşitli kooperatif, birlik, üretici örgütü kurmayı teşvik ettik. Böylelikle üreticileri bir araya getirdik. Kamunun üreticileri tek tek değil de birlik halinde desteklemesi daha anlamlı. Birlikler üzerinden hem ürünü hem de üreticiyi desteklemiş olduk. Şu anda birliklerin üye sayıları inanılmaz rakamlarda. Böylece ciddi bir kesime katma değeri yüksek ürünler ürettirip ciddi bir gelir aktarmış oluyoruz. Üreticiler, pazara daha rahat ulaşıyorlar.”

Projeyle üreticilerin bilincinin arttığını vurgulayan Karahocagil, bölgede organik tarımla hem vatandaşın gelirini artırmaya hem de rekabet gücü yüksek ürünleri üretmeye çalıştıklarını söyledi.

Karahocagil, organik tarımda pazarlama konusunda çok ciddi çaba harcadıklarının altını çizerek, “Hem ulusal hem uluslararası fuarlarda stantlar kiralıyoruz ve organik tarım üreticilerimiz oralarda ürünlerini sergiliyorlar. Bu anlamda İzmir’deki ekolojik fuara çok ciddi katkıda bulunuyoruz. Dünyanın en büyük organik tarım fuarı Almanya’nın Nürnberg şehrindeki BIOFACH’a mutlaka katılıyoruz. Kalkınma ajanslarıyla imzalanan yeni anlaşmayla da organik tarımda pazarlama sıkıntılarını giderecek bir mekanizma oluşturmaya çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

ORGANİK GIDA DÜNYANIN GELECEĞİ

GAP Organik Tarıma Büyük ilgi Gösterdi. GAP Organik Tarım Küme Projesi’nin ölçeklendirilebilir ve tekrarlanabilir model çalışmasının yapıldığını anlatan Karahocagil, “Bunları farklı küme çalışmaları yapmak isteyenler için bir araç seti haline getirelim istiyoruz. Onun için de modelleme çalışmamızı yapıyoruz. Gerçekten başarılı ve çok da pahalı olmayan bir model. Bu tecrübemizi sadece Türkiye ile değil, dünyayla paylaşmak istiyoruz.” ifadesini kullandı.



Karahocagil, tarımın geleceğinin organik tarımda olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

Advertisement

“Organik tarım Türkiye’de şu anda çok önemsenmeyebilir ama Londra’da organik gıda zincirleri görülebiliyor, Almanya organik gıdaya çok önem veriyor. ABD’de organik gıdayla ilgili market ve restoranları görüyoruz. Bize bugüne kadar yedirilen birçok şeyin ne kadar yanlış, ters etkileri olduğunu anlıyoruz. Aslında en doğru yol, gıdaların organik olarak insanlara sunulması. Organik tarımdaki yeni usullerle verim sorununun da çözüleceği biliniyor. Organik gıda sadece bölgenin değil, dünyanın geleceği. O açıdan şimdiden hazırlanmamız lazım.”

GAP ORGANİK TARIM KÜME PROJESİ

GAP Organik Tarım Küme Projesi kapsamında, son 10 yılda Güneydoğu Anadolu’da organik gıda üretim miktarı yüzde 118 artarak, 70 bin tona çıktı. Organik tarım yapan çiftçi sayısı da yüzde 8 artışla 881’e ulaştı.

GAP bölgesinde organik tarım değer zinciriyle ilgili ürün işleme, paketleme, örgütlenme, satış ve pazarlama alanlarında bugüne kadar 42 pilot proje uygulandı. Bu yıl sonu itibarıyla proje sayısının 50’ye ulaşması planlanıyor.

UNDP’nin teknik desteğiyle bugüne kadar 33 pilot proje desteklendi. Bu pilot projelerin uygulanmasıyla GAP bölgesine 9 milyon liralık kaynak aktarımı sağlandı.

2012-2017 döneminde 44 eğitim programı düzenlendi. 12 yurt içi, 5 yurt dışı toplam 17 fuara katılım sağlandı. Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Ilgın köyünde yapılan sulama altyapısıyla 34 çiftçinin istihdamı desteklendi.

Advertisement

Adıyaman’da 19 arıcıya güneş enerjisi panelli gezici arı evi sağlandı. Yenilikçi yöntemlerle katma değeri artan organik arı ürünleri üretildi. Adıyaman, Şırnak ve Siirt’te 5 bin 50 adet organik kovan dağıtıldı, 235 çiftçi istihdam edildi.

Bölgede organik sertifikalı tohumluk üreten ilk çoğaltma serası Diyarbakır’da, organik tavuk yetiştirme ve organik tavuk yemi üretim tesisi Dicle Üniversitesinde kuruldu. 2 bin 500 organik sertifikalı etlik tavuk üretildi.

Organik Tarımın Önemi

GAP Organik Tarıma Büyük ilgi Gösterdi. Bölgede yenilenebilir enerji ile birlikte turizm ve organik tarım sayesinde sadece ülkemizin değil uluslararası platformda ciddi bir rekabetin oluşacağına dikkat çeken Karahocagil, GAP Eylem Planı doğrultusunda yeni projeler ürettiklerini de söyledi.



Bölgede özellikle zeytin, pamuk, fıstık, buğday, mercimek, bal gibi ürünlerin potansiyeline değinen Karahocagil, bu alanda bazı işletmeler kurmayı teşvik ettiklerini ve böylelikle üreticileri tekrardan bir araya getirdiklerini yineledi. Kamunun bu konuda üreticileri hep birlik halinde desteklemesi gerektiğini ifade eden Karahocagil, şu anda birliklerin üye sayılarının beklenenden daha fazla olduğunu ve böylesine ciddi bir kesimin ürettiği ürünler ile ciddi bir gelirinde söz konusu olacağını vurguladı.

Advertisement

Özellikle organik tarımda pazarlama için çok çaba harcadıklarını belirten Karahocagil, hem ulusal hem de uluslararası arenadaki fuarlarda stantlar kiraladıklarını ve oralarda ürünler sergilemeye devam ettiklerini söyledi. Bu konuda en önemli girişimin ise İzmir’deki ekolojik fuarında gerçekleştiğini belirten Karahocagil, Almanya’nın Nürnberg şehrindeki BIOFACH’a mutlaka katılacaklarını da ifade etti.

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatçılarından Hollanda ve Belçika atağı

2021 yılı için ortaya koyduğu 1,2 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri tedarikinde reexport merkezi konumundaki Hollanda ve Belçika’yı radarına aldı.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği organizasyonunda 28 Kasım – 2 Aralık 2021 tarihlerinde Hollanda ve Belçika’da taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerine yönelik Ticaret Heyeti organizasyonu gerçekleştirildi.

Hollanda ve Belçika’ya yönelik “Ticaret Heyeti”ne 11 firma ile katıldıklarını aktaran Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Hollanda ve Belçika’da çok sayıda ikili iş görüşmesi yanında ithalatçı firmaların ziyaret edildiğini dile getirdi.

Pandemi nedeniyle yaklaşık 2 yıldır fiziki etkinlik yapamadıkları bilgisini veren Başkan Uçak, “Pandemi sürecinde üretmeye ve ihracat yapmaya devam ettik. Uzun bir aranın ardından fiziki etkinliklerimize de Hollanda Belçika Ticaret Heyetimiz ile başladık. Avrupa’da özellikle son bir aylık dönemde vaka sayılarının artması ile etkinliğimizi biraz olumsuz etkilese de firmalarımıza tekrar yüz yüze görüşmelere başlamaları için bir fırsat sağlamış olduk. Hem gelen alıcıların son derece kaliteli olması ve Türk firmalarımız için potansiyel arz etmesi, hem de yapılan firma ve kurum ziyaretleri ile Hollanda ve Belçika’daki meyve sebze ve gıda tedarik sisteminin yerinde görülmesi organizasyonun en büyük artısı oldu. Umuyorum önümüzdeki aylarda vaka sayılarının azalmaya başlamasıyla daha fazla etkinlik yapabileceğiz” diye konuştu.

Hollanda’nın yıllık 10 milyar dolar taze meyve sebze, 7 milyar dolar meyve sebze mamulleri ithalat ettiğine temas eden Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Belçika da 3,5 milyar dolar yaş meyve sebze ve 4,5 milyar dolar meyve sebze mamulleri ithalat ediyor. Hollanda ve Belçika aynı zamanda reeksport merkezi. Avrupa’nın tedarikçisi konumundalar. Yıllık 25 milyar dolar taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ithal eden bu ülkelere 2020 yılında Türkiye’den 385 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu iki ülkeye ihracatımızı önümüzdeki 5 yıllık dönemde 1 milyar doların üzerine taşımak için çaba gösteriyoruz. Hollanda ve Belçika pazarlarında tanıtım çalışmalarımız önümüzdeki süreçte devam edecek.”

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Yozgat’ta Yeni Çeşit Arpaların Ekimi Yapıldı

Yozgat’ta en çok üretilen ürünlerinden olan Arpa ürününde, çiftçilere yeni yerli çeşitleri tanıtmak amacıyla yeni arpa çeşitlerinin ekimleri yapıldı.

Ekim İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli kontrolünde çiftçilerle birlikte yapıldı.

Yapılan arpa çeşit demonstrasyonu ekimleri ile ilgili olarak İl Müdürü Tanju ÖZKAYA şunları söyledi;

“Bakanlığımız Araştırma kuruluşlarınca son yıllarda yeni ve daha verimli tohum geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde devam etmekte olup bunun sonucunda dayanıklı ve yüksek verimli çeşitler geliştirilmektedir.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Bakanlığımız Araştırma kuruluşlarınca geliştirilen yerli çeşitleri İlimiz şartlarında deneyerek İlimiz ekolojik şartlarına uyum sağlayan yüksek verimli yerli çeşitlerimizi çiftçilerimize tanıtmak ve yaygınlaştırmak amacıyla yeni yerli tohumlarla yoğun demonstrasyon çalışmaları yürütmekteyiz.

Advertisement

Bu kapsamda Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünce geliştirilmiş olan Arpa çeşitlerinden Akar – Anka06 – Bozlak – Misket – Sayım40 – Cirit çeşitleriyle kavuzsuz arpa çeşidi Yalın ve özel bir firma tarafından geliştirilerek tescili yapılmış olan Mizgin çeşidi 2 İlçemize bağlı 4 köyde çiftçilerimizle birlikte demonstrasyon amaçlı ekildi.

Bunlardan ilk defa geçen yıl deneme ekimini yaptığımız Yalın çeşidine ayrıca değinmek istiyorum. Bu arpa çeşidimiz kavuzsuz arpa çeşididir. Kavuzu olmaması nedeniyle bakıldığında buğday görünümü vermektedir. Bu özellikle hayvancılık ve un sanayiinde aranan bir çeşit olacağı kanaatindeyiz” dedi.

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Tarım ve Gıda Arzı Asla İhmal Edilemeyecek Önemli Bir Alandır

Kocaeli Sürdürülebilir Tarım Eylem Planı çalışmaları kapsamında ilimizin ihtiyaçlarını belirlemek ve elde edilecek verilerin uygulamaya geçirilmesini sağlamak amacıyla yapılan Kocaeli Tarım Şurası, Vali Seddar Yavuz’un katılımlarıyla gerçekleştirildi.

Kocaeli Kongre Merkezinde gerçekleşen Şura’ya; Vali Seddar Yavuz’un yanısıra, Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, ilçe belediye başkanları, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Balamir Gündoğdu, Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Keskinler, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş, BBP İl Başkanı  Remzi Kaya, DSP İl Başkanı Halim Dedeoğlu, Tarım ve Orman İl Müdür V. Yüksel Çil, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gazeteci Yazar Cem Seymen, Öğretim üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda çiftçimiz ile davetliler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program Tarım Şura’sının tanıtım filmi sunuldu.

Kandıralı çiftçi Hatice Efe’nin çiftçiler adına yaptığı selamlama konuşması ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın Kocaeli’de tarımın önemi ve yapılacak Şura’nın sağlayacağı katkılarını belirten konuşmaları ile devam etti.

Tarım Şura’sının hayırlı sonuçlar doğurması temennisinde bulunarak sözlerine başlayan Vali Seddar Yavuz yaptığı konuşmalarında; “Öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, Şuramızın hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum. İklim değişikliğine bağlı küresel ısınmanın dünyamızı giderek etkilediği, olumsuz sonuçların görünür hale geldiği, Dünyada yaklaşık 1,5 milyar insanın açlıkla mücadele ettiği ve diğer taraftan da inanılmaz bir israfın devam ettiği bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. İnsanoğlunun doğal yasaları, nizamı, düzeni, olumsuz etkileri, aç gözlülüğü, bitmez tükenmez hırsıyla beraber dünyaya olumsuz etkileri hepimizin malumu.  Aslında bugünkü sonuçların insan eliyle gerçekleşen bir durum olduğu da ortadadır. Hepimizin bildiği gibi globalleşme, küreselleşme çıktığında karşıtları da ortaya çıktı. Karşı olmanızın sistemi etkileyebilecek bir gücü var mıdır diye sorulduğunda, etki edemediğini hep birlikte müşahede ettik. Önemli olan bu değişim ve dönüşümlere hazırlıklımızsınız, değil misiniz, üzerinize düşen görevi yapabiliyor musunuz, refleksleriniz var mı, tedbiriniz var mı sorularıdır. İklim değişikliği, küresel ısınma da bunlardan bir tanesi ve yüzleştiğimiz önemli bir durumdur. Dolayısıyla bu yeni duruma nasıl bir tavır ortaya koyacağız, sadece Türkiye’nin ya da bireysel olarak bizim ortaya koyduğumuz tavır yeterli mi? Bunları en ince detayına kadar değerlendirmemiz gerekiyor.

Advertisement

Tarım ve Gıda, En Önemli Stratejik Alanlardandır

Türkiye’nin tarım ülkesi olmasının yanında aynı zamanda bilim, sanayi ve teknoloji ülkesi haline geldiğini belirten Vali Yavuz; Tarım alanlarının korunması, veriminin artırılması, özellikle su kaynaklarının korunması, kuraklığa dayalı yeni türlerin bulunması ve bunun üzerinde çalışılması gibi birçok bilimsel alanı da ilgilendiren hususları bugün Şura vesilesiyle tartışmış olacağız.    Genelde baktığımız zaman hepimiz tarım ülkesi olduğumuzu uzun yıllardır söyleyegeldik. Ama artık Türkiye aynı zamanda bilim, sanayi ve teknoloji ülkesi haline geldi. Diğer taraftan tarımı da asla ihmal edemeyeceğimiz stratejik bir alan olarak görüyoruz.  Pandemi döneminde gördük ki aslında öyle stratejik alanlar var ki maliyetinin ne olduğunun çok önemi yok. Gıda arzı da bunlardan bir tanesidir. Yarınlarımızı ve ne yapacağımızı bugünden başlayarak hepimizin düşünmesi gerekiyor. Dolayısıyla başkası buğday üretsin, zaten buğday çok verimli değil, para kazanmıyoruz, biz bunu yapmayalım da başkası yapsın diye beklerseniz bir gün başka sıkıntılar ile karşı karşıya kalabileceğimizi herkes tahmin ediyordur. Bu nedenle tarıma başka bir stratejik açıdan bakmak ve gıda arz güvenliğini de güvence altına almak hepimizin aslında ortak bir sorunudur. Bu anlamda baktığımızda özellikle Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Hükümetimiz tarıma yönelik politikaları çok etkin şekilde desteklemiş, tarım ve hayvancılıkta ki üretim miktarı her geçen gün artmıştır ve artmaya da devam ediyor.  Ülkemizde tarıma yapılmış destekler boşa yapılmış destekler değildir. Bu desteklerde artarak devam ediyor ve devam etmelidir” dedi.. 

Kocaeli’ye Yönelik Olarak Uygulanan Tarım Politikaları İle Son Dönemde Özellikle Hayvan Varlığında Bir Artış Olduğunu Rahatlıkla Görebiliyoruz

Kocaeli’de son 2 yılda büyükbaş hayvan sayısında artışın söz konusu olduğunu belirten Vali Yavuz; Kocaeli özelinde baktığımız zaman burası bilim, sanayi ve teknoloji şehri.   Kocaeli aynı zamanda ekonomik anlamda ve en çok vergi veren iller arasında 4. büyük şehirdir. Aslında Türkiye’yi dünya ile yarıştıran şehirlerin en önemlilerinden bir tanesidir. Diğer taraftan Marmara havzasına baktığımız zaman yaklaşık 25 milyon nüfusun beslendiği bir alandan bahsediyoruz. Böylesi bir alanda tarım alanlarının korunması, özellikle gıda arz ve güvenliğinin sağlanması bakımından fevkalade önemli ve değerlidir. Diğer taraftan bu bölgenin toprakları oldukça verimli ve Balkanlara gittikçe de daha verimli olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle ilimize yönelik olarak uygulanan tarım politikaları sayesinde son dönemde canlı hayvan varlığında önemli bir artış olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Son 2 yılda büyükbaş hayvan sayısında 20 Bin artış söz konusu. Bunu son derece olumlu buluyorum. Şehirleşme, nüfus artışı gibi nedenlerin Kocaeli’deki tarım alanlarını tehdit edecek bir duruma gelmemesi için hukuki düzenlemelerinde yapılması gerektiğini değerlendiriyorum. Bu konunun da Şura’nın mevzuat bölümünde değerlendirilecek olmasını kıymetli buluyorum.

Dünya Fındık Üretiminin Yaklaşık %70’ini Biz Üretiyoruz

Advertisement

Çiftçilerimize çeşitli alanlarda önemli destekler verildiğini belirten Vali Yavuz; Bizim bir başka stratejik ürünümüzde fındıktır.  Türkiye’nin yaklaşık 700 bin ton fındık üretimi var. Dünya fındık üretiminin yaklaşık %70’ini biz üretiyoruz. Tek başına sadece Ordu ilinin %35   civarında fındık üretimi var. Son yıllarda Dünya genelinde özellikle Uzak Doğu ve Çin’de fındıkla ilgili yoğun bir talebin başladığını, bir dönem depolarda çürüyen fındıkların bugün 25-30 TL bandına doğru geldiğini hep beraber görüyoruz.  Dolayısıyla ilimizde de yaklaşık 15 bin ton civarında fındık üretimi var. Fındık ağacının bir başka özelliği de erozyonu önlüyor, toprak ve bitki örtüsünü koruyor.  Bu özelliği nedeniyle de desteklenmesi gereken önemli bir alan olarak görüyorum. Bu anlamda Büyükşehir Belediyemiz ile yürüttüğümüz özellikle Fındık da Verimin Arttırılması Projesinin diğer alanlara da yansıtılmasının gerektiğini değerlendiriyoruz. Burada hem çiftçilerimiz hem işin kamu kurum ve kuruluşları boyutu, hem de bilim insanlarımız olması vesilesiyle önümüzdeki süreçte ilimiz tarım ve hayvancılığına yönelik politikaların daha iyi bir şekilde görüşüleceğini umuyorum. Buradan çıkacak yol haritasının da bize ışık tutacağını düşünüyorum. Çocukluğundan itibaren kırsalda büyümüş, çiftçilik yapan bir ailenin çocuğu olarak da köylümüzün, çiftçimizin sorunlarını görüyor ve biliyorum. Burada önemli olan bu alana yapılan desteklerin mutlaka artırılması, özellikle tarımda modern tekniklerin uygulanması, tarımsal alanların korunması ve daha az miktar da su kullanarak daha yüksek verim elde edilmesi, birim alandan en yüksek gelir ve verim elde edebilecek tekniklerin bilim insanlarımızın yardımıyla, desteğiyle çiftçimizin sahada uygulayabiliyor olabilmesi hepimizin en büyük beklentisi. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve İl Müdürlüğümüz çiftçilerimize çeşitli alanlarda destekler veriyor. Kocaeli’de göreve başladığımız günden buyana Büyükşehir Belediyemizin de özellikle tarım ve hayvancılık konusunda gübre desteği başta olmak üzere, tohum ve diğer alanlarda neredeyse 90 milyon TL’ye yakın destek verdiğini de hepimiz memnuniyetle görüyoruz.  Çiftçimiz adına bu bizi mutlu ediyor. Büyükşehir Belediyemizin çiftçimizin yanında olması bizim elimizi güçlendiriyor ve çiftçimizi de rahatlatıyor. Bu vesileyle bir kez daha Büyükşehir Belediye Başkanımız Doç. Dr. Tahir Büyükakın’a ve kıymetli ekibine teşekkür ediyorum” diyen Vali Yavuz, Şura’ya katılan herkese teşekkür etti. 

TV Programcısı ve Gazeteci Cem Seymen’in yaptığı konuşma sonrasında katkılarından dolayı teşekkür eden Vali Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın hediye verdiler. 

Konuşmaların ardından Vali Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ilimizde tarım ve hayvancılığa katkı sunan 20 çiftçimize hediye vererek, onlarla günün anısına toplu fotoğraf çektirdiler.

 

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler