Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Fakıbaba, “Desteklerimiz devam edecek”

hayvancılık destekleri 2018

Hayvancılık Destekleri 2018 Devam Edecek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, “Hayvancılık destekleri 2018 de devam edecek. İnşallah göreceksiniz birkaç yıla kadar bu ithalatlarımız da kesilecek. Özellikle kadın kardeşlerimiz ve genç kardeşlerimiz köylerde tarıma önem verdiklerinde, ürettiklerinde siz Türkiye’yi görün. Türkiye uçacak Allah’ın izniyle” dedi.

Fakıbaba, Balıkesir’in Bigadiç ilçesinde bu yıl 4.’sü düzenlenen Et ve Süt Festivali‘nde yaptığı konuşmada Hayvancılık Destekleri 2018 hakkında konuştu.



Fakıbaba: “Biz ilk defa besi hayvancılığına kilo başı bir lira, yani 250 lira her hayvana destek verdik.” dedi. Verilen desteğin ramazan ayı içinde çiftçilere ulaşacağını belirtti.

Sayın Bakan, Türkiye’deki süt üretimi ve kotalar ile ilgili de konuştu.

Advertisement

Fakıbaba: “Sütte bazı sıkıntılar vardı. Kotalarla ilgili sıkıntılar vardı. Kotaları artırdık. Sıcak sütteki 2 kuruşu 3 kuruşa, soğuk sütteki 3 kuruşu 6 kuruşa yüzde yüz artırarak yine sütteki sıkıntıyı gidermek adına hem hayvancılık destekleri 2018 de arttırıldı hem de kotalarımızı yükselttik” dedi.

TÜRKİYE’DE 3. BÜYÜK ZİNCİRİ SATIŞA İLAVE ETTİK

Fakıbaba, göreve başladığında Et ve Süt Kurumunun 23 lira 80 kuruştan kesim yaptığını, şimdi ise bunun 27 liraya çıktığını belirterek, şunları söyledi: “Üreticimizin zarar etmemesi için ve kendi yaşamını sürdürebilmesi için elimizden gelen her türlü çabayı sarf ediyoruz. Günübirlik kontrol ediyoruz. Fiyatlar arttığında mutlaka bizim bu 27 lira olan kesim fiyatlarımız da artacaktır.

Hemşehrilerimizin mutfakları şenlensin diye 2 büyük market zincirinde et satışlarımız vardı. 29 lira kıyma, 31 lira da kuş başıydı. Bugünden itibaren Türkiye’de üçüncü büyük zinciri satışa ilave ettik. Yani 13 bin olan marketler zinciri 15 bine çıkmış oldu. Ne için? Vatandaşımız, 81 milyon tüketicimiz daha rahat olsun diye. O markette de artık bugünden itibaren bu eti 29 ve 31 liradan alma şansına sahip olacaksınız.”

DÖVİZLERDEKİ DALGALANMADAN DOLAYI YEM FİYATLARINDA SIKINTILAR OLABİLİR

“Gıda, tarım ve hayvancılıkla uğraşan esnaf kardeşlerim Türkiye’nin en fazla onurlu, en fazla da istikrarlı para kazanma fırsatına sahip olacak kardeşlerimiz olacaklardır” diyen Fakıbaba, şöyle konuştu: “Buna emin olun. Zor dönemlerimiz olabilir. Bazen dövizlerdeki dalgalanmalardan dolayı yem fiyatlarında bazı sıkıntılar olabilir ama bunların hepsini tek tek aşacağız Allah’ın izniyle. Yeter ki, bize vermiş olduğunuz o desteğe devam edin. Biz de Allah’ın izniyle durmayacağız ve yolumuza devam edeceğiz. Sütte ve özellikle anaç koyun, keçi desteğinde ramazan ayında 755 milyon lirayı vatandaşımız kendi cebinde bulacaktır. 2002 yılında sadece gıda, tarım ve hayvancılığa 1,8 milyar lira verilirken, sadece anaç koyun ve keçiyle süt desteği için bu kardeşiniz 800 milyon liraya yakın paradan bahsediyor. Devletimizin, hükumetimizin çiftçiye vermiş olduğu önemin en önemli belirtilerinden birisidir bu. İnşallah bu hayvancılık destekleri 2018 de devam edecek.”


KADIN KARDEŞLERİMİZ VE GENÇ KARDEŞLERİMİZ KÖYLERDE TARIMA ÖNEM VERDİKLERİNDE SİZ TÜRKİYE’Yİ GÖRÜN

Fakıbaba, hayvancılık destekleri 2018 de devam edeceğini anlatarak, “İnşallah göreceksiniz birkaç yıla kadar bu ithalatlarımız da kesilecek. Özellikle kadın kardeşlerimiz ve genç kardeşlerimiz köylerde tarıma önem verdiklerinde, ürettiklerinde siz Türkiye’yi görün. Türkiye uçacak Allah’ın izniyle. Sizlerin sayesinde uçacak. Allah’ın izniyle başımızda Sayın Cumhurbaşkanımız olduğu müddetçe de biz görevimize devam edeceğiz ve durmayacağız. ‘Durmak yok, yola devam.’ diyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Advertisement

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Bakan Pakdemirli; “Kalıcı Çözümler Üretmek İçin İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Olarak Birlikte Hareket Etmeliyiz”

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin katılımıyla İİT 8. Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı gerçekleştirildi.

Bir önceki toplantının başkanlığını yürüten Kazakistan’ı temsilen Kazakistan Tarım Bakan Yardımcısı Jenis Oserbay, İİT 8. Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın başkanlığını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye devretti.

Konferansın açılışında konuşan Pakdemirli, toplantının bu seneki temasının “Gıda güvenliğinin tesisi için gıda sistemlerinin geliştirilmesi” olduğunu bildirdi.

Bu toplantı sayesinde uzun vadeli vizyonları görüşüp sürdürülebilir çözüm önerileri sunabilme imkânı bulduklarını aktaran Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Umuyorum ki bu toplantı ülkelerimiz için hayırlı olur, özellikle de küresel dayanışmanın önemini fark ettiğimiz şu zamanlarda. İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam dünyasının ortak sesi olmak amacıyla barış ve kalkınma için kurulmuştur. Bugün dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan Müslümanlar, ne yazık ki potansiyellerine paralel olarak siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik düzeyinde hak ettiği yerde değildirler. İnsanlığın bugünkü gelişmişlik düzeyinin temelleri İslam coğrafyasında atılmış olsa da bugün Müslümanların yaşadığı sorunların sebeplerini iyi düşünmek gerekir. Aksi takdirde sadece şikayet ederek, sadece konuşarak bir yere varamayız. Hele ki çözümü başkalarından beklersek elde edecek hiçbir şeyimiz yok.”

Advertisement

Pakdemirli, İslam medeniyetini hak ettiği yere getirmenin Müslümanların sorumluluğunda olduğunu aktararak, eksiklerin üzerine yoğunlaşıp 1 milyar 700 milyon Müslümanın ve tüm insanlığın sorunlarına çözüm bulacak somut çalışmalar ortaya koymaları gerektiğini söyledi.

“KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETMEK İÇİN İİT ÜLKELERİ OLARAK BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ”

Bekir Pakdemirli, Türkiye ile İİT arasındaki ilişkinin, kurulduğu günden bu yana her zaman güçlü olduğunu ve önemini bugüne kadar sürdürdüğünü kaydetti.

Müslüman ülkelerin ekonomik ve bilimsel kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefleyen İİT’de aktif rol almaktan gurur duyduklarını ifade eden Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sektörümüz; 10 yılı aşkın süredir gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, iklim değişikliği, doğal afetler ve son olarak da Kovid-19 gibi birçok faktörden olumsuz etkileniyor. Dünya, 2030 yılına kadar açlığı ve yetersiz beslenmeyi sona erdirme taahhütlerinden ne yazı ki uzaklaşmaktadır. Somut ve cesur adımlar atmazsak açlığı ortadan kaldıramayız. Son verilere bakıldığında dünyanın yaklaşık yüzde 10’u açlıkla karşı karşıya, yaklaşık her 3 kişiden biri yeterli gıdaya ulaşamıyor. Dünyada yetersiz beslenen nüfusun yarıdan fazlası Asya’da ve üçte birinden fazlası ise Afrika’da yaşıyor. Rakamlar, çözmemiz gereken daha çok sorunumuz olduğunu gösteriyor.”

Advertisement

Pakdemirli, gıda güvenliğinin sağlanmasının hem ulusal hem de küresel düzeyde iyi bir planlama gerektirdiğine işaret ederek, “Gıda güvenliğini sağlamak için yeterli gıda üretimini sağlamak tek başına yeterli değildir. Paranızın olması her zaman yiyecek alabileceğiniz anlamına gelmez. Gıdanın yeterli miktarda üretilebilmesi kadar kolay ulaşılabilir olması da büyük önem taşımaktadır. Gıda güvenliği, ülkelerimizde genel güvenliğin ve refahın sağlanmasında en önemli faktördür. Bir gıda güvenliği sorunu varsa bu tüm ülkelerin sorunu olmalı ve kalıcı çözümler üretmek için İİT ülkeleri olarak birlikte hareket etmeliyiz.” diye konuştu.

“KARŞILIKLI GÜVEN VE BAĞLARIMIZI GÜÇLENDİRMELİYİZ”

Bakan Pakdemirli, son gelişmelerin, gıda güvenliği ve tarım konusundaki sorumluluklarının her zamankinden çok daha önemli olduğuna işaret ettiğini aktararak, “İklim değişikliğinin etkileriyle uğraşmak zorundayız ve küresel gıda krizi çok yakında kapımızı çalabilir. Bunun sebebi de kuraklık, sel, orman yangınları olacaktır.” dedi.

Salgının mevcut sorunları daha da kötü hale getirdiğini belirten Pakdemirli, “Bu zorlukları göz önünde bulundurarak, mevcut gıda sistemini sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmek için ortak çabalarımızı hızlandırmalıyız. Bu nedenle nasıl ürettiğimize, dağıttığımıza, ticaret yaptığımıza ve tükettiğimize bütüncül bir yaklaşımla bakmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Pakdemirli, İİT bölgesinin, kapasitesi ve iş gücü açısından yüksek bir tarımsal potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, “İİT üyesi ülkeler, dört kıtada yer almaktadır. Sadece toprak büyüklüğü ve doğal kaynaklar açısından değil, ekonomik ve tarımsal gelişmişlik düzeyi açısından da farklılık gösteriyoruz. Birçok İİT üyesi ülke için tarım, önde gelen sektörlerden birisidir ve gelir elde etmek, refahı artırmak ve açlığı ortadan kaldırmak için kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.

Advertisement

Bölgede tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısının 200 milyonun üzerinde olduğunu, bunun da dünya tarım istihdamının yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu aktaran Pakdemirli, İİT bölgesinin toplam GSYH’si içinde tarımsal ortalamanın payının yüzde 10’un altında olduğunu söyledi.

Pakdemirli, bölgede yetersiz beslenme, açlık ve kıtlıkla karşı karşıya kalan milyonlarca insanın bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İİT üyesi ülkelerde yaşayan yaklaşık 350 milyon Müslüman, aşırı yoksulluk koşullarında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu olumsuz durum göz önüne alındığında, yapısal dönüşümü, tarımsal piyasa istikrarını ve doğal kaynakların verimli kullanımını geliştirmek için iş birliği yapmalıyız. Bu nedenle güvenli, müreffeh ve birleşik bir uluslararası toplumun hayati unsurları olan karşılıklı güven ve bağlarımızı güçlendirmeliyiz.”

Bu yürek burkan gerçeğin arkasında farklı sebepler olabileceğini belirten Pakdemirli, “Ekonomilerimizi büyütürken toplumsal refahı artırmazsak adaleti tesis etmemiz mümkün olmayacaktır. Bu nedenle hayatımızın her alanına dokunan gıda güvenliğine diğer konularda olduğu gibi özel bir önem vermeliyiz.” dedi.

Bu arada, Pakdemirli’nin konuşmasının ardından basına kapalı yapılan toplantının sonunda basın toplantısı da gerçekleştirilecek.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Bu hasatta herkes kazandı

Taze meyve sebze sektöründe kayıp ve israfı azaltmayı amaçlayan “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde üreticiler tarafından tarlada bırakılan patlıcanlar, gönüllüler tarafından tarladan toplandı ve ihtiyaç sahiplerinin sofralarında lezzet şölenine dönüştürüldü.

Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nün yürütücüsü olduğu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Spor Toto Kulübü Başkanlığı ve Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği’nin partner olarak yer aldığı “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde Ekim ayında Menemen’de bahçelerde kalan patlıcanlar, Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği üyesi öğrenciler tarafından hasat edildi.

“Gönüllü Son Hasat Projesi”ni tüm paydaşlarının kazandığı bir proje olarak tanımlayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Tarlada kalan hasat edilmeyen ürünler meyve ve sebzelerimize zarar veren organizmaların kış mevsiminde bahçelerde konaklama yapmalarına neden oluyor. Burada kışı geçiren organizmalar sonraki dönemde yeni ürünlere büyük zarar veriyor. Son hasat projesiyle üreticilerimizin bahçelerinde ürün bırakmamaları gereğine bir kez daha vurgu yapılırken, bu ürünler ihtiyaç sahipleriyle buluşturuluyor. Üreticilerimiz açısından bilinç oluşturulurken, ihtiyaç sahiplerinin yüzlerinin gülmesini sağlıyoruz. Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde bundan sonraki süreçte de yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Özen: “İsrafı önleyeceğiz gıdamıza sahip çıkacağız”

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nde Üreticinin farklı nedenlerden dolayı toplamadığı ürünleri, tarladan toplayıp ihtiyaç sahiplerine dağıttıklarını vurgulayan İzmir Tarım İl Müdürü Mustafa Özen, “Bu sayede birkaç şeyi birden sağlamış oluyoruz. Türkiye’de üretilen ürünlerin 3’te biri tüketime sunulmadan israf ediliyor. Birincisi biz bu israfı önleyerek gıdamıza sahip çıkacağız. İkincisi bu ürünler tarlada kalırsa toprağa zarar verecek, bunu engellemiş olacağız. Üçüncüsü ihtiyaç sahiplerine ürünleri ulaştırmış olacağız. Dördüncüsü ve en önemlisi de gençleri tarımla, bitkiyle, ürünle tanıştırma, toprakla buluşturma hedefimiz var. Buna da ulaşmış sayılıyoruz. Beşincisi de üreticilerimizin ne kadar zor şartlarda üretim yaptığını tarımı devam ettirdiğini yerinde görmek çok önemli” şeklinde konuştu.

Advertisement

İzmir’de 150 bin çiftçinin üretim yaptığını, bu sadece 4,5 milyon İzmirlinin karnını bu üretimle doyduğunu anlatan Özen, “Vatandaşlarımız her gün karınlarını doyurdukları için üreticilerimize teşekkür etmeliler diye bir sloganımız var. Pazar değeri olmasa bile bu ürünlere ihtiyacı olan vatandaşlarımız var. Üreticilerimizden ya kendileri ya da bizler kanalıyla bu ürünleri tarlada bırakmamalarını rica ediyoruz. Gençliğimizi israfla ilgili bilinçlendirmemiz gerekiyor. Gençler ne kadar bilinçli olursa bizlerin de yarına dair endişelerimiz azalır” ifadelerinde bulundu. 

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nin ilk ayağında Kınık’ta bahçeden domates toplanırken, ikinci durak Selçuk oldu. Selçuk’ta şeftali bahçesinde son hasat yapılırken, Eylül ayında Gümüldür’de mandalina bahçesi “Gönüllü Son Hasat Projesi” gönüllülerinin buluşma noktası oldu. Menemen İğnedere’deki patlıcan hasatı projenin dördüncü etkinliği oldu.

Türkiye 2020 yılında 55 milyon ton taze meyve sebze üretirken, bu üretimin yüzde 50’lik dilimi nihai tüketiciyle buluşabiliyor. “Gönüllü Son Hasat Projesi”yle kayıp olacak taze gıdaların tekrar insan tüketimine yönlendirilmesi sağlanırken, hem üreticide hem de tüketicide gıda kayıplarının ve israfın önlenmesi bilincini yerleştiriliyor. Gönüllüler; özellikle pandemi sürecinde kırsalda keyifli zaman geçirirken bir nevi ekolojik terapi almaları sağlanıyor.

Menemen İğnedere Mahallesi’nde patlıcan üreticisi Tahsin Uslu’nun bahçesinde gerçekleştirilen “Gönüllü Son Hasat Projesi Patlıcan Hasatı”na İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ruhşan Özdemir Çiftçi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kırıcı, Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği üyesi üniversite öğrencileri katıldı.

 

Advertisement

 

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

İslam İşbirliği Teşkilatı 8. Gıda Güvenliği Ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ülkemizin ev sahipliğinde 25-27 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) 8. Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansına katılım sağlayan ülke temsilcileriyle bir araya geldi.

Bakan Pakdemirli; Bangladeş Gıda Bakanı Sadhan Chandra Majumder, Filistin Tarım Bakanı Rıad Attarı, Gambiya Tarım Bakanı Amıe Fabureh, Kamerun Tarım Ve Kırsal Kalkınma Bakanı Gabriel Mbaırobe, Maldivler Balıkçılık, Deniz Kaynakları Ve Tarım Bakanı Hussaın Rashed Hassan, Moritanya Tarım Bakanı/Sidina Ould Sidi Mohamed Ould Ahmed Ely, Nijerya Tarım Ve Kırsal Kalkınma Bakanı Dr. Mohammad Mahmood Abubakar ve Tacikistan Tarım Bakanı Ziyozoda Sulaimo ile görüştü.

Bakan Pakdemirli, görüşmelerde Türkiye’nin tarım alanında her türlü işbirliğine hazır olduğunu  belirterek, ülkeler arasında her düzeyde yakın temas ve iş birliğinin önemine dikkati çekti.

“ÜLKELERİN İKİLİ TİCARETİ DAHA GENİŞ BİR ÜRÜN YELPAZESİNİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE DENGELİ OLARAK ARTIRMASI GEREKİR”

Ülkeler arasında her düzeyde yakın temasın ve işbirliğinin önemine dikkat çeken Bakan Pakdemirli, ülkelerin arasındaki ticaret hacmini yükseltmenin ve potansiyeli arttırmanın yine o ülkelerin elinde olduğunu belirtti.

Advertisement

Ülkelerin ikili ticareti daha geniş bir ürün yelpazesini kapsayacak şekilde dengeli olarak artırması gerektiğine vurgu yapan Pakdemirli, tarımın bütün alanlarında her türlü desteğe açık olduklarını söyledi.

Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli, ülkelerin tarım alanındaki potansiyelini göstermek açısından birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.

Bakan Pakdemirli ayrıca mevkidaşlarına içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde, güvenilir gıdayı üretmek kadar, güvenilir gıdaya ulaşmanın ve sürdürülebilirliğini sağlamanın da çok büyük önem kazandığını ifade ederek şu şekilde konuştu:

“Ziyaretinize vesile olan Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma temalı bu toplantımızın da amacı, bu konudaki sorunlara yönelik çözüm önerisi arayışlarını İslam Dünyasının gündeminde tutmak ve bu konunun önemini vurgulamaktır”

Görüşmelerde ayrıca orman yangınlarına da dikkat çeken Pakdemirli, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Ankara’da düzenlenecek olan “Geleceğe Nefes Seferberliği” etkinliğine katılımcı ülkeleri davet etti.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Trendler