Connect with us

Ekonomi

HAZİRAN ENFLASYON ORANI 2022: Enflasyon rakamları ne zaman, saat kaçta açıklanacak?

Haziran ayı enflasyon rakamları sabırsızlıkla bekleniyor. Vatandaşlar artış olup olmadığını merak ederken emekli ve memur da alacağı zam oranını öğrenmek istiyor. Bu nedenle “Enflasyon oranı ne zaman açıklanacak, 6 aylık enflasyon farkı belli oldu mu?” sorusu sıkça yöneltiliyor.

ENFLASYON RAKAMLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Enflasyon rakamları her ayın 3’ünde açıklanıyor. Bu ay 3 Temmuz, pazar gününe denk geldiği için haziran ayı enflasyon oranları 4 Temmuz Pazartesi günü saat 10.00’da açıklanacak.

ENFLASYON FARKI NE KADAR OLACAK?

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Kaya canlı yayında olası rakamları açıkladı. Kaya konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Advertisement

4 Temmuz tarihinde TÜİK enflasyon rakamlarını açıklamış olacak. TÜİK’in açıklamış olduğu enflasyon rakamlarına göre 5 aylık enflasyonumuz yüzde 34,69′ geldi. Merkez Bankası’nın Haziran ayı enflasyon tahmini de 3,75 olarak belirtildi. Bu rakamlar toplandığında ise yüzde 38,44’lük bir enflasyon rakamına ulaşmış olacağız. Yani bu 2022 yılının birinci 6 aylık dönemine ilişkin enflasyon farkı… Bu enflasyon farklarının açıklanması diğer bir ifadeyle Memur maaşlarını, işçi ve Bağkur emeklilerinin maaşlarını da etkilemiş olacak.

İŞTE OLASI ZAMLI MAAŞLAR!

En düşük emekli memurumuz 4 bin 269 lira alıyor. Eğer enflasyon rakamı yüzde 38,44 ulaşırsa en düşük memur maaşı 5 bin 910 lira olacak.

En düşük memurumuz şu an 6249 lira maaş alırken ikinci 6 aylı dönemde maaşı 8 bin 651 liraya yükselmiş olacak.

2000 öncesi en düşük işçi emeklisi 3 bin 269 lira alırken gelecek olan enflasyon farkıyla beraber 4 bin 525 liraya yükselmiş olacak.

Advertisement

Yine en düşük Bağkur emeklimizin maaşı ise 2500 liradan 3461 liraya yükselecek. 4 Temmuz’dan itibaren enflasyon rakamları belli olacak. Böylece memur ve emeklilerin alacağı zam oranı da belli olacak.

Rumico

Ekonomi

Bakan Karaismailoğlu: 2053’e kadar 198 milyar dolarlık yatırım planlıyoruz

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ulaştırma 2053 Körfez Lojistik Çalıştayı’na katıldı. Bakan Karaismailoğlu, 2053 yılına kadar 198 milyar dolarlık yatırım daha planladıklarını belirterek, “Lojistik sektörü günümüzde gittikçe daha da entegre hale gelen dünya ekonomisinin ve uluslararası ticaretin temel yapı taşıdır. Küreselleşen dünyada 1,6 milyar insanın yaşadığı, 38 trilyon dolar gayrisafi milli hasıla ve 7 trilyon dolarlık ticaret hacminin olduğu coğrafyanın merkezinde olan Türkiye’nin önemi her geçen gün artıyor. Doğu-batı uluslararası tarihi İpek Yolu’nun orta koridorunda yer alan Türkiye, Çin’den Londra’ya uzanan bir hattın merkezinde. 2002 yılından bu yana, ülkemizin ulaştırma ve altyapısına gerçekleştirdiğimiz 183 milyar dolarlık yatırım ile bu konumumuzun fırsatlarını ortaya çıkardık. 2053 yılına kadar 198 milyar dolarlık yatırım daha planlıyoruz. 2053 vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin Asya ile Avrupa arasında bugün 700 milyar doları aşan ticaretten alacağımız payı artıracağız” diye konuştu.

‘KUZEY KORİDORDA YOL GÜVENLİĞİ RİSKİ DEVAM EDİYOR’

Bakan Karaismailoğlu, orta koridorun diğer ulaşım koridorlarına göre çok güçlü alternatif olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“Uluslararası ulaşım koridorları ele alındığında orta koridor hattı, mesafe ve süre açısından diğer ulaşım koridorlarına göre çok güçlü bir alternatiftir. Çin’den Avrupa’ya doğru yola çıkan bir yük, orta koridoru ve Türkiye’yi tercih etmesi halinde 7 bin kilometrelik mesafeyi 12 günde katedebiliyor. Aynı yük, Rusya kuzey ticaret yolunu tercih ederse 10 bin kilometrelik yolu en az 20 günde geçebiliyor. Güney koridorda seyahat ettiğinde ise gemi ile Süveyş Kanalı üzerinden 20 bin kilometrelik yolu ancak 45-60 günde aşabiliyor. Ayrıca güney koridordaki Süveyş Kanalı’nı tıkayan ‘Ever Given’ gemi vakası uzun süre hafızalardan çıkmayacaktır. Kuzey koridorda malum savaş ve yol güvenliği riski devam ediyor. Her hal ve şartta, hiçbir koridorun, merkezi konumunda olduğumuz orta koridor ile rekabet edemediği ortada. Bizim de niyetimiz belli. Bu potansiyeli milletimizin faydası için sonuna kadar ve en iyi şekilde değerlendireceğiz.”

‘LOJİSTİK SÜPER GÜÇ OLMA YOLUNDA İLERLİYORUZ’

Advertisement

Tüm adımlar için pusulalarının ‘2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’ olduğunu söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “Çünkü ülkemiz, üç kıtayı birbirine bağlayan, iki önemli deniz havzasının ortasında, çok değerli jeostratejik ve jeopolitik konuma sahip. Bu gerçekler ışığında, Türkiye’miz de dünyayla olan çok modlu ulaşım bağlantılarını sağlarken, uluslararası koridorlar oluşturarak kıtalar arasında kesintisiz ve kaliteli ulaşım altyapıları tesis ediyor. Bu kapsamda ana hedefimiz olan lojistik süper güç olma yolunda ilerliyoruz. Tüm adımlarımız için pusulamız ise ‘2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’. Dünyadaki dönüşümlerin baş döndürücü hızına hepimiz şahidiz. Gayemizse buna ayak uydurmak değil dönüşümün önünde yer alarak geleceğe hazırlıklı olmaktır. Bu bilinçle yalnızca bugünü değil 30 yıl sonrasının Türkiye’sini, çocuklarımızın refah ve aydınlık ülkesinin altyapısını planlamak için çalışmalarımıza şimdiden başladık” diye konuştu.

Rumico

Devamını Oku

Ekonomi

Alanya’da turizm işletmeleri temmuzda yüzde 90 doluluğa ulaştı

Alanya’da haziran ayını yüzde 60 doluluk oranıyla tamamlayan turizm işletmeleri, temmuz ayında rezervasyonlarla yüzde 90 ve üzerinde doluluk oranına ulaştı. Ana kaynağı iç pazar olan Alanya turizmi, dış pazardan da umutlu. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olmasının tatilcilerin kalış gün sayısını yükselttiğini belirten ALTİD Başkanı Burhan Şili, “Tatilin 9 güne çıkmış olması da kalış gün sayısının uzaması anlamında bir etkisi var. Bu yıl iç pazardan talep kesilmedi. Bizim kriz veya normal dönemlerde ana pazarımız iç pazardır. Alanya bölgesi adına bunu özellikle söylüyorum. Çok ciddi talep alıyoruz. Hem bayram döneminde hem de Türk insanının 15 Haziran-30 Ağustos tarihleri arasında tatil yapma alışkanlığıyla doğru orantılı bölgede ortalamada yüzde 30 gibi iç pazar talebi mevcut” dedi.

“Avrupa pazarında ciddi artış var”

Rusya ve Ukrayna pazarının Alanya turizmine katkısının büyük olduğunu dile getiren Şili, bölgede yaşanan savaşın turizmi yansımalarından etkilendiklerini söyledi. Dolu dolu bir sezon yaşanacağını vurgulayan Şili, “Doluluklarımız anlamında belirli sıkıntılar yaşadık. Bugün gelinen noktada Avrupa pazarında geçmiş dönemlere oranla ciddi artışlar söz konusu. Son iki yıldır hiç olmayan İngiltere ve Hollanda pazarının devreye girmiş olması ve diğer kaynak pazarlarımızdan talebin artıyor olması hasebiyle hem yurtdışı talebi hem de iç pazar talebiyle önümüzdeki iki ayı da net görüyoruz ki bölgemiz dolu dolu bir sezon yaşayacak” ifadelerini kullandı.

“Artan maliyetlere hem yerli hem de yabancı misafirler anlayış gösteriyor”

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle artan maliyetlerin fiyatları etkilediğini söyleyen Şili, “Bu sene maliyetler anlamında savaş ekonomisi nedeniyle bizim iç pazar ve dış pazarda vereceğimiz fiyatlarda artış söz konusu. Savaşın sona ermesiyle tekrar normale dönmesini bekliyoruz. Bu noktada dikkatli fiyat vermek, dikkatli davranmak zorundayız. Burada amaç tesislerin çok karlı çalışması değil. Burada amaç başa baş karlılık oranda sağlayarak işin devamlılığını sağlamak. Bu anlamda hem iç pazardan gelen hem yurtdışından gelen misafirlerimiz anlayış gösteriyorlar. Elimizden gelen çabayı gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Ekonomi

SON DAKİKA… AB’de benzin ve dizel otomobil yasağı 2035 yılında başlayacak! Sonuçları neler olacak?

Avrupa Birliği çevre bakanları, 2035’ten itibaren benzin ve dizelli araçlara ruhsat verilmemesini öngören tasarıda uzlaşmaya vardı. Ruhsat verilecek araçlar arasına e-yakıt kullanan araçlar da alındı. Bu karar neden alındı, sonuçları tüketiciler açısından ne olur? Otomotiv Yazarı Levent Köprülü merak edilen soruları cevapladı. Köprülü CNN Türk canlı yayınında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu uzunca bir süredir tartışılıyordu. Dünya iklim zirvesi zamanında da Türkiye’nin de aralarında olduğu 100 ülke anlaştı. 2035 yılına kadar belli pazarlarda 2040’a kadar tüm dünyada benzinli araçların trafiğe çıkarılmaması konusunda anlaşmaya varılmıştı. Elektrikli araç dönüşümü de AB’nin koyduğu kurallarla sabitlenmişti. Sürekli erteleniyordu elektrikliye geçiş süreci.

Araya pandemi girmesi, firmaların yeterli yatırım bütçeleri sağlayamamaları, araya küresel krizlerin girmesi geciktirmişti. İklim değişikliğinde hasarlar olunca elektrikliye geçiş hızlandırılmaya başlandı.

Büyük üretici şimdiden elektrikli araçlarını yollara çıkardı. Ara çözümler olarak nitelendirilen hibrit araç çözümleri ortaya koymuşlardı.

ARTAN PETROL FİYATLARI NEDENİYLE AZ YAKAN ARAÇLARA İLGİ VAR, ELEKTRİKLİ ARAÇLARA TALEP ARTIYOR. BU DÖNÜŞÜME NE KADAR HAZIRIZ?

Advertisement

Bir tek Türkiye’de değil tüm dünyada konuşuluyor. Birçok ülke buna çekincelerini dile getiriyor. Türkiye’de de söz konusu olan altyapı eksikliği yeterli şarj istasyonu bulunamaması tüketicileri elektrikliye karşı soğutuyor.

Bu konuda zorluk yaşanacak burada ülkelere çok büyük rol düşüyor. Bazı ülkelerde elektrikli araç satışlarının fazlalaşmasıyla teşvik devreye sokulmuştu. Bu ülkeler satışlar arttı diye teşvikleri kaldırdığını görüyoruz. Bu aslında erken alınmış bir kararmış gibi geliyor. Norveç ve İsveç gibi ülkeler dışında gönüllü olarak elektrikli araç satın alan sayısı yeterli değil. Bu anlamda korku ve endişe var.

E yakıtlar konusunda da çalışmalar sürecek. Karbondioksit yakıtlar var bu konuda da çalışmalar devam edecek.”

Otomotiv Şirketi Yöneticisi Selen Alkım ise konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Elektrikli talebi her geçen gün Türkiye’de de adım adım artıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış elektrikli araçlar için bir cazibe merkezi haline getirmeye başladı.”

Asgari ücrette zam oranı netleşiyor! Vergi Uzmanı Muhammet Bayram beklentisini paylaştı
İkinci el otomobil ve kiralık araçta dikkat çeken hareket

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler