Connect with us

Politika

Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var

Kılıçdaroğlu, İki 15 Temmuz var

Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin milletvekillerinden ODTÜ’lü öğrencilerin tutuklanmasına neden olan karikatürü sosyal medya hesaplarından yayımlama çağrısı yaptı. ’15 Temmuz halkın destanıdır’ ifadeleri nedeniyle eleştirildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu. “İki 15 Temmuz var: Bir halkın 15 Temmuz’u, iki sarayın 15 Temmuz’u” dedi.

Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var



Partisinin Meclis grup toplantısında Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili mesajına yönelik eleştirilere yanıt verdi. “Daha düne kadar ‘kontrollü darbe diyordu’ dediler. İki 15 Temmuz var: Bir halkın 15 Temmuz’u, iki sarayın 15 Temmuz’u. Halkın 15 Temmuz’u ile sarayın 15 Temmuz’u arasında büyük farklar var. Her yerde bunları anlatacağız” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var:

Yargıyı eleştiren Kılıçdaroğlu “Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan hakimi Yargıtay’a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi ben Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak. Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye yutturmaya çalışıyorlar. Adaletin olmadığı bir ülkedir Türkiye. Adalet yok” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla ODTÜ’lü gençlerin tutuklanmasına gerekçe yapılan karikatürü sosyal medya hesabından yayınlayacağını açıkladı. Ayrıca Kılıçdaroğlu tüm milletvekillerine de çağrıda bulundu: “Bütün arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. Koyacağım Twitter hesabıma bakalım ne yapacaksın?”

BERBEROĞLU’NUN İÇERİDE KALDIĞI HER DAKİKA BİR HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİDİR

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

— Hakimin hukukun üstünlüğüne göre karar vermesi lazım. Sayın Enis Berberoğlu’nun içeride kaldığı her dakika bir hukuksuzluk örneğidir. Yargıya sesleniyorum, beklemeden gereğini yapın. Eren Erdem eski milletvekilimiz… Milletvekiliyken hakkında soruşturma açılmıştı. 29 Haziran’da gözaltına alındı ve tutuklandı. Davası hangi gerekçe ile öne alındı.— Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 39 kez yurtdışıan gidip geldi. Kaçsa o zaman kaçardı. Kaçabilir gerekçesiyle tutukluyorlar. Eren Erdem’in yazdığı kitapların tamamı FETÖ terör örgütünün Türkiye için ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaktır. Bu Türkiye’de yargının hangi noktaya geldiğini gösteriyor.

— Sanıyorlar ki baskı kurdukça Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Sizin feriştahınız gelse geri adım atmayacağım. Her ortamda ve her yerde hakkı hukuku ve adaleti savunacağım. Dava benim şahsi davam değil, tüyü bitmemiş yetimin davasıdır. Adalet istiyoruz. Cübbeni çıkaracaksın geleceksin buraya sana nasıl ders verilir ben sana göstereceğim.



HUKUKSUZLUĞU, HUKUK KÜLTÜRÜ DİYE YUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR

— ‘AYM kimdir? diyen hakimi Yargıtay’a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi çıkıp Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak? Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye bize yutturmaya çalışıyorlar.— Tren kazası için bir heyet gönderdik. Bir rapor hazırladılar, yarın bu raporu kazanın olduğu yerde paylaşacağız. Ulaştırma Bakanı bir açıklama yaptı aşırı yağış nedeniyle olduğunu söyledi. Menfez ile ray arasındaki açıklık aşırı yağış nedeniyle değil toprağın yeteri kadar baskılanmamasından kaynaklanıyor. Önümüzdeki süreçte konuyu TBMM’ye getireceğiz.

DEMOKRASİDE NE KADAR GERİYE GİTTİĞİMİZE BAKIN

— ODTÜ’lüler 13 yıl önce yayınlanan bir karikatürü taşıyor. Karikatürist yargılanmış beraat etmiş. 13 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakın. Demokraside ne kadar geriye gittiğimize bakın. Ben bugün bütün arkadaşlarımdan istirham ediyorum. Twitter hesabımdan bugün bu karikatür yayınlanacak. Bütün milletvekili arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. Koyacağım Twitter hesabıma bakalım ne yapacaksın?— Turgut Özal döneminde Başbakanlık döneminde Gırgır dergisinde kendisini eleştiren karikatürleri duvarlara asmıştı. Gelen konuklar karikatürleri görünce ‘Bu ülkede fikir özgürlükleri var’ diyor. Sen eleştiriye tahammül edeceksin. Twitter hesabına koydum, buyur ne yapacaksın?

İKİ 15 TEMMUZ VAR, BİRİ HALKIN, BİRİ SARAYIN

Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var

— 15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yılını andık. Bir mesaj yayımladık. ’15 Temmuz halkın destanıdır’ dedik. Bazı çevreler eleştirdi, daha düne kadar kontrollü darbe diyordu dediler. Bilal’e anlatır gibi anlatayım. İki 15 Temmuz var; bir halkın 15 Temmuz’u iki sarayın 15 Temmuz’u. Halk, parlamento direnme hakkını kullandı. Başta CHP’li milletvekilleri olmak üzere bomba altında sabaha kadar görevlerini yaptılar. Gazi Meclis’in şanına uygun olarak mücadele ettiler bu halkın 15 Temmuzudur. Bu direnme hakkını kullanan halkın 15 Temmuzudur. Sarayın 15 Temmuzu halkın direnerek elde ettiğini kendi çıkarları için kullanmıştır. Bir sivil darbe yapmıştır. İki konuyu çok iyi halka anlatmamız lazım. Hiç kimse unutmasın, halkın 15 Temmuzu sarayın 15 Temmuzu…

Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var

— Niye kontrollü darbe dedik? Darbenin olunacağı biliniyordu. Erdoğan dahil aksini söyleyen yok. İki darbe önlenmedi. Önlenebilirdi. Sonuçlarından yararlanıldı. Adil Öksüz adının televizyonlarda ve pek çok yerde dile getirdim. Kim bu Adil Öksüz? 15 Temmuz akşamı Adil Öksüz gözaltına alınmış. FETÖ’nün imamı olduğu 2008’den beri biliniyor. Defalarca ABD’ye gidip geliyor. Bir üniversite hocası. Eğer MİT, ‘Adil Öksüz’ü bilmiyordum, o gece öğrendim’ diyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Ama onlar Adil Öksüz’ün kim olduğunu benden daha iyi biliyorlar. Herkes ters kelepçeli, Adil Öksüz neredeyse baştacı ediliyor. Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca, Adil Öksüz’le görüşüyor. Bunlar karanlık noktalar. İki cep telefonu ve GPS cihazı verilir, Adil Öksüz serbest bırakılır. O GPS cihazın kiminse Adil Öksüz bulunur.



DARBECİ DİYORSAN, BİR NUMARALI DARBECİ SENSİN

— Bütün bu gerçeklerin ortaya çıkmasını istedik. TBMM’de araştırma komisyonu kurulsun dedik. 250 kişinin kanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakasındadır. Ben o şehitlerin ve gazilerin hakkını savunuyorum. Parlamentoda komisyon kuruldu. Darbe komisyonuna gelmesi gereken 2 önemli kişi var. MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı gelip bilgi verecek. Erdoğan ‘Sakın gitmeyin’ diye talimat veriyor. O kontrollü darbenin ayrıntılarını ortaya çıkarmak için mücadele ettik, engelleyen de Erdoğan’dır. Neden Hulusi Akar ve Hakan Fidan’ın bilgi vermesini engelledin? Sonra savcıyı görevden aldılar… Darbeci diyorsan bir numaralı darbeci sensin.— Darbeden 3 ay önce Abdullah kod isimli birisi darbe yapacakların tamamının isimlerini savcıya veriyor. Aslında bekliyorlar darbe yapılsın diye. Son derece bilinçli bir hareket. Darbe günü O.K. isimli birisi, MİT’e gidiyor, darbe yapılacağını söylüyor. Akşam darbe yapılacak niye önlem almadılar? Savcı soruyor O.K.’ya; ‘Sen MİT’te darbe yapılacak ifadesini kullandın mı’ diyor, ‘Evet’ diyor. Darbenin gizli isimleri takip ediliyor. Nerede toplandıklarını biliyorsun. Niye o tutanaklar açıklanmıyor?

ERDOĞAN DA DARBE OLACAĞINI BİLİYOR, MARMARİS’TE SAKLANIYOR

— Halkın 15 Temmuz’u ile sarayın 15 Temmuz’u arasında büyük farklar var. Her yerde bunları anlatacağız. İsim, yer, zaman vererek bütün bunların anlatılması lazım. Erdoğan da darbe olacağını biliyor, Marmaris’te saklanıyor. AK Parti’nin Ar-Ge’si var. Ders veriyorlar. Siyasetleriyle birebir örtüşüyor. 10 bin kamu görevlisi, 5 bin üniversite hocası kapının önüne konuldu. ‘İşkence yapacağız’ diye götürüp dilekçe verdiler. Gazeteciler, yazarlar, çizerler hapse atıldı, bazıları hala hapiste. FETÖ ile mücadele iktidara muhalif olan kim varsa onlarla mücadele oldu. AYM eski kararlarının bile arkasında duramadı.— FETÖ’nün baklavacısını, emeklisini buldular. FETÖ’nün bir numaralı siyasi ayağı sarayda oturuyor. Darbe süreci devam ediyor. Şimdi parlamentoya bir yasa getiriyorlar. Ama dünyada galip gelen zalim yoktur. Her darbe kendi hukukunu yaratır.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yazın

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Recep Tayyip Erdoğan kara kaplı defteri açtı

Recep Tayyip Erdoğan kara kaplı defteri açtı

Recep Tayyip Erdoğan kara kaplı defteri açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa dönüşü sonrası Mart 2019’da düzenlenecek yerel seçim için hazırlık çalışmalarını başlattı. Dün partisinin grup toplantısında konuşmayan Erdoğan’ın bütün gün boyunca yerel seçimlerde aday belirleme çalışmaları yaptığı belirtildi.



Recep Tayyip Erdoğan kara kaplı defteri açtı

Milliyet‘ten Kıvanç El’in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan önceki gün partide mesai yaparak partisinin yerel seçim sürecine dair il ve ilçelerindeki gelişmeleri ele aldı.

Erdoğan’ın partide tüm güne yakın süren mesaisinde Yerel Yönetimler Başkanlığı; Seçim İşleri Başkanlığı; Teşkilat Başkanlığı başta olmak üzere seçim hazırlıkları ile ilgili sunumları aldığı ve talimatlarını verdiği kaydedildi.

Önceki günkü toplantıda adaylarla ilgili detaylı sorular yönelten Erdoğan’ın illere yaptığı ziyaretlerin ardından; kişisel notlarını aldığı kara kaplı defteri de bu toplantılarda açtığı öğrenildi.

YENİ ANKET YAPTIRMA KARARI

AK Parti’nin bazı illerle ilgili olarak yeni anket çalışmaları yaptırma kararı aldığı da belirtildi. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere daha kapsamlı toplantılar yapılacağı da öğrenildi.

Devamını Oku

Politika

Belediyelere dev seçim yatırımı yapılacak

Belediyelere Dev Seçim Yatırımı Yapılacak

Belediyelere dev seçim yatırımı yapılacak. Mart ayında yapılacak yerel seçimler için belediyelere devlet hazinesinden 3 milyar lira yatırım desteği, 1.7 milyar lira da yardım yapılacak.



Belediyelere Dev Seçim Yatırımı Yapılacak

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, önümüzdeki yıl mart ayında yapılacak yerel seçimler nedeniyle devlet hazinesinden belediyelere gönderilecek yatırım desteği 3 milyar liraya, Hazine yardımı da 1.7 milyar lira düzeyine çıkarıldı. Ayrıca gelir gider dengesi hızla bozulan sosyal güvenlik kurumlarına 2019’da Hazine’den yapılacak yardım 87 milyar liradan 117 milyar liraya yükselecek.

Devlet bütçesinden her yıl yardım gönderilen idare, kurum ve kuruluşlara gelecek yıl aktarılacak destek tutarları netleşti. Hazine’den yardım yapılanlar listesinde muhtaç ve görme engelliler; memurlara öğle yemeği, Kuzey Kıbrıs, siyasi partiler, vakıf üniversiteleri gibi kuruluşlar yer alıyor.

2019 yılı bütçe yasa teklifiyle, yardım yapılacak kuruluşlar listesine bu yıl ilk kez Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yeni kurulan Dijital Dönüşüm Ofisi; Finans Ofisi ve İnsan Kaynakları Ofisi de eklendi. Doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bağlı olarak çalışan bu ofislere; 2019 yılında kendi ödenekleri dışında toplam 82.5 milyon lira Hazine yardımı yapılacak. Bu paranın 70 milyon lirasını Dijital Dönüşüm Ofisi kullanacak.

Devamını Oku

Politika

Erdoğan, Türkiye Gençlik Zirvesi’nde: Öğrenci Andı, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir

Öğrenci Andı, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir

Öğrenci Andı, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Gençlik Zirvesi’nde konuşma yapıyor.

Öğrenci Andı, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir

* Politika kurullarından birisinin bünyesinde, gençlerle ilgili bir alt çalışma grubu oluşturulmasını gündemimize alabiliriz.

* Gençlerin gerisinde kalan değil, onların önünü açan, onlara rota çizen bir anlayışla çalışmalarımızı yürütmeliyiz.

* Biz gençlerin hayal dünyasını yasaklarla çevrelemeyi değil alabildiğine genişletmeyi hedefliyoruz.



* Iğdır, Hakkari’deki bir gencin üniversite okuma şansı olmadığı dönemden biz üniversiteyi onların ayağına götürdük. Hani bir dostumun bir ifadesi var; ‘Oxford’u getirdiniz de gitmedik mi?’ demişti. Biz bunu yaptık.

* Şu anda 81 vilayetimizin tamamında hamdolsun üniversitelerimiz var. Şimdi niteliği arttırmamız lazım, buna gayret etmemiz lazım.

* Dar gelirli ailelere mensup öğrencilerimizin en sıkıntılı sorunu, harçlardı. Bunu kim kaldırdı, biz kaldırdık. Bu meselenin marjinal örgütler tarafından kullanılmasının önüne geçtik. Ne yaparsan yap bunlar unutuluyor.

* Hepimizin ortak sorumluluğu, gençlerimizin terör, şiddet, uyuşturucu ve nihilizm bataklığına düşmeyecekleri bir zemini hazırlamaktır.

* Rami Kışlası’nı Türkiye’nin en büyük kütüphanelerinden biri haline getiriyoruz.

Öğrencilere 500 TL

*Ocak ayından itibaren lisans öğrencilerine 500 TL verilecek. Yüksek lisans öğrencilerine 1000 lira verilecek. Doktora öğrencilerine 1500 lira ödenmeye başlanacak. Bunlar bizim iktidarımızı ülkemizde sağladığı gelişmelerdir.

* Burslu öğrenci sayısı bu yıl 150 bine ulaştı. Gençlerimizde şöyle bir anlayış var. Gerçeği söylemem lazım. İlla burs… Niye burs? Bursun geri ödemesi yok. Be evladım, kredi aldığın zaman faizsiz iş bulmadan da değil. İş bulduktan sonra çok basit taksitlerle ödüyorsun. Bu seni bedavacılığa da alıştırmıyor. Bu milletin gençlerine bu yakışır.

* Kılık kıyafet meselesini çözerek üniversite kapılarındaki utanç sahnelerine Allah’a hamdolsun biz son verdik. Kamuda başörtüsü sorununu ortadan kaldırarak gençlerimizin iş hayatında engellerle karşılaşmanının önüne geçtik. Şu anda TSK hariç emniyet dahil başı açık, kapalı ayrımı var mı, yok. Siyasette bürokraside gençlere daha fazla görev vererek size güvenimizin sözde kalmadığını gösterdik. Seçme ve seçilme yaşını 18’e indirdik. Bu, gencime güveniyorum, inanıyorum demektir. Türkiye’nin siyasi, ekonomik, kültürel hayatında gençlerin varlığı her zamankinden fazla hissediliyor.

* (Yargının okullara geri dönmesi kararı aldığı ‘Andımız’ metni için). Danıştay’ın Andımız kararını iyi niyetli görmüyorum. İyi niyet eseri olmadığına inandığım bu kararı kimi çevreler baskıcı antidemokratik ideolojilerine yakılmış bir ışık gibi algıladı. Danıştay’ın kararı sonrası tartışmalar, bizim kararlılığımızı pekiştirmiştir. Bu metin, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir.



Öğrenci Andı, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir

* Bizim andımız İstiklal Marşımızdır ve İstiklal Marşımızla beraber yolumuza devam ediyoruz. Ondan daha güçlü bir ant olabilir mi?

* Kimse Türklüğünü inkar etmiyor ki? Ama Türkçülük yapmıyor. Ben Türküm ama Türkçü değilim. Böyle yaparsak dinimiz İslam ile çatışırız. İslam ırkçılığı reddediyor, ırkı reddetmiyor. Bu kararı kimi çevreler baskıcı ideolojilerine yakılmış bir yeşil ışık gibi algıladılar. Milletimize tepeden bakan, milletimizi kömürcü makarnacı diye aşağılayanlar uzun zaman sonra yeniden piyasaya çıktılar.

Gazeteci kılıklı provokatörler ekranlarda, yıllardır biriktirdikleri kin ve nefreti kusmaya başladı. Hatta cübbelerini kiraya veren sözde hukukçuların Türkçe ezan zulmünü tekrar dillendirdiklerini şahit oldum. Ana muhalefet partisi de iyice şirazeden çıktı. Çıkmış televizyon kanallarından bir tanesinde diyor ki “O diyor İstiklal Marşını bile bilmez” diyor. Bunu meydanlarda sürekli okudum. Şimdi tekrar okumaya gidersek, der ki “bak okuttum” Çok zavallı bunlar. Hatta kendisi bir keresinde öyle bir yanlışa düştü ki, rezil etti. Şimdi biz değerlerimiz noktasında ne Akif’i bunlarla paylaşırız, ne İstiklal Marşımızı.

* Ülkemizde zamana değişime, hayata ve dünyanın gerçeklerine karşı direnmeyi çağdaşlık zanneden fosilleşmiş bir zihniyet vardır. Bugün de var.

Devamını Oku

Trendler

error: İzinsiz Olarak Kopyalama yapamazsınız. !!