Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Konya Şeker Embriyo Transfer Projesini Başlatıyor

Konya Şeker Embriyo Transfer Projesi Başlatıyor

Konya Şeker Embriyo Transfer Projesini Başlatıyor

Hayata geçirdiği projelerle çiftçinin güvencesi haline gelen Konya Şeker embriyo transfer projesi ile Türkiye’de bir ilke daha imza attı. Üretim amaçlı embriyo transfer projesini başlatan Konya Şeker, böylece hem süt veriminin artırılmasını hem de hayvan ithalatına alternatif bir model oluşturmayı hedefliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından desteklenen projenin ortaklarından biri de Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi.



KONYA ŞEKER, TÜRKİYE’DE İLK DEFA ÜRETİM AMAÇLI EMBRİYO TRANSFER PROJESİNİ BAŞLATIYOR

Konya Şeker, “Bilgiyi Ürüne Dönüştüren Üniversite” parolasıyla kurduğu Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin öncülüğünde, Türkiye’de ilk defa üretim amaçlı embriyo transfer projesini başlatıyor.

Konya Şeker, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün proje ortağı olarak yer aldığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklenmesi uygun bulunan ‘’İnvitro Embriyo Üretiminde (IVEP) Farklı Yöntemlerin Denenmesi ile Damızlık Elit Süt İneği Sürüsü Oluşturulması’’ projesinin tanıtım toplantısı Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinde gerçekleştirildi.

Toplantıya, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş, TAGEM yetkilileri, Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyeleri, Bahri Dağdaş Enstitüsü yetkilileri ve öğretim üyeleri katıldı.

Proje tanıtım toplantısında açış konuşmasını Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş yaptı.

TORKU BİZİM YERLİ VE MİLLİ MARKAMIZ

Konya Şeker embriyo transfer projesine çok önemli bir düzeyde katkı sağladığını ifade eden Çökmüş, “Torku bizim yerli ve milli markamız, bu tür projeleri özellikle de destekliyor. Buradan Sayın Recep Konuk beye de teşekkür ediyorum, bize bu ufku açtı ve destek oldu, cesaretli olmamızı sağladı. Bu proje bilimsel olarak ayakları yere basan bir projedir” dedi.

Daha sonra kürsüye gelen Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Dursun Ali Dinç konuştu.

Konya Şeker embriyo transfer projesine desteği ile bu projenin yürüyeceğini anlatan Dinç, farklı yöntemlerin denenmesi ile oldukça verimli damızlık süt ineklerinin proje ile yetiştirileceğini ifade etti ve “Proje ile süt verimi oldukça yüksek olan damızlık süt ineği üreteceğiz.



İNVİTRO EMBRİYO TRANSFER METODU İLK DEFA UYGULANACAK

İnvitro embriyo transfer metodunu ülkemizde bu proje ile ilk defa uygulayacağız. Ayrıca ilk kez üniversite sanayi işbirliğini de bu alanda sağlamış oluyoruz. Embriyo transfer ile elit ve elit üstü süt ineğini ülkemizde üretmiş olacağız, proje ileyüksek süt verimine sahip dişi Gen kaynağını da oluşturmuş olacağız.

Amacımız, hızlı genetik dönüşümü sağlamaktır. Biz bu proje ile bu teknolojinin oluşturulması ve sürdürülebilir hale gelmesini sağlayacağız, bunu da Torku’nun bünyesinde, Torku’nun çiftliklerinde yapacağız.

Bu proje tamamlandığında ülkemiz üstün süt ineği ırkını ithal etmeden kendi bünyesinde temin etmiş olacak” şeklinde konuştu.

HAYVAN İTHALATINA ALTERNATİF BİR MODEL OLMASI HEDEFLENİYOR

Proje ile yıllık süt ortalaması en az 18 ton olan, genetik kusur taşımayan, hastalıklara dayanıklı 30 baş üstün özellikli dişi materyalden proje süresi olan 3 yıl sonunda

  • en az 1000 başlık bir sürü oluşturulması,
  • özel sektör, üniversite ve kamu işbirliğini sağlayarak üretim amaçlı proje gerçekleştirilmesi,
  • Konya Şeker bünyesindeki Embriyo Transfer Merkezinin güçlendirilmesi, aktif hale getirilmesi,
  • merkezde çalışacak çok sayıda teknik personel yetiştirilerek sürekli üretim yapar hale getirilmesi,
  • projenin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile Konya Şeker üstün özellikli yavrular taşıyan gebe düve üretim merkezi kurarak ülke hayvancılığında hayvan ithalatına alternatif bir model olması hedefleniyor.



SÜT VERİMİ VE HAYVAN YETİŞTİRİCİLERİNİN GELİRİ ARTACAK

AK Parti 25. ve 26. Dönem Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un teşvikleri ile başlanan proje tamamlandığında; süt verimi oldukça yüksek, hastalıklara dayanıklı 1000 başlık bir süt ineği sürüsü elde edilecek ve sonrasında Konya Şeker öncülüğünde ülke sathında yaygınlaştırılarak ülkemizin süt ineği ithalatı azalmış ve süt verimi artırılarak hayvan yetiştiricilerinin gelir düzeyi artırılmış olacak. Mevcut süt üretiminin proje sonunda yaklaşık iki kat artması bekleniyor.

PROJEYİ YÜRÜTECEK KURUMLAR

Projeyi yürütecek olan kurum, Konya Şeker’in bir iştiraki olan Pankent Mimarlık İnş. Loj. Nak. San. ve A.Ş., projenin yürütücüsü ise Prof. Dr. Dursun Ali Dinç. Proje ortakları da Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü.

Devamını Oku
Advertisement
1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Yem Fiyatları Hızla Artıyor - Rumico Tarım ve Hayvancılık

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Bırakın

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Menemen Ovası’nda, pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Türkiye’nin önemli pamuk üretim merkezlerinden Menemen Ovası’nda görülen “kırmızı örümcek”, çiftçileri zor durumda bıraktı.

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Tarım zararlısı nedeniyle yüzde 80’lere ulaşan verim kaybına uğrayan pamuk çiftçisi, zararlarının giderilmesi için sorunun “doğal afet” kapsamına alınmasını ve borçlarının ertelenmesini istiyor.

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde pamukta hasat başladı, kaliteli pamuğun yetiştiği Ege’de de ürünün alınmasına artık haftalar kaldı.



Ege’de bu sezon üretim ve kalite anlamında ciddi sorun yaşanmazken, İzmir’de en çok pamuğun yetiştirildiği Menemen Ovası’da pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Ağustos ayının ilk günlerinde tarlalarda rastlanan ve ciddi ürün kaybına neden olan kırmızı örümceğe karşı ilaçlama da tesir etmiyor.

Soruna çare arayan Menemenli üreticiler, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderilen analiz sonuçlarını bekliyor.

“Kırmızı Örümceğe Çare Bulamadık”

Menemen Ziraat Odası Başkanı Metin Karagöl, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, İzmir’in en iyi pamuğunun Menemen Ovası’nda yetiştiğini söyledi.

Ovada daha değişik ürünler denediklerini ancak hiçbirinden pamuk kadar verim alamadıklarını ifade eden Karagöl, bu sezon pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu dedi.

Menemen’de 120 bin dönüm alanda pamuk ekimi yapıldığı anımsatan Karagöl, şöyle konuştu:

“Söz konusu rakam toplam arazisinin yüzde 60’ına denk geliyor ki bu aslında çiftçinin pamuğa ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Pamukta dekar başına ortalama 600 kilogram ürün alıyoruz ancak ağustos ayının başında rastladığımız pamukta görülen kırmızı örümcek ise bu sezon verimi çok kötü etkiledi. Dönem dönem bazı hastalıklar çıkıyor. Bu yıl normal ilaçlamalarımızı yaptık ama kırmızı örümceğe çare bulamadık. Bazı tarlalarda kozalar atılmış gibi. Bazı tarlalardaki verim kaybı yüzde 80’lerde. Bu nedenle dekar başına 120-150 kilogram pamuk alacağız gibi gözüküyor.”

“Pamuk Stratejik Bir Ürün”

Karagöl, hastalık görülen tarlalardan aldıkları numuneleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderildiğini kaydetti.



Gelecek yıl pamukta görülen kırmızı örümcek konusunda eğitim vereceklerini anlatan Karagöl, “Pamukta görülen kırmızı örümcek ile mücadele çok önemli çünkü aslında kayıp ülkenin oluyor. Pamuk stratejik bir ürün ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Devletimizden beklentimiz var. Kırmızı örümce nedeniyle verim alamayan çiftçilerin tarlalarına ‘doğal afet görmüş’ gibi muamele yapılabilir. Bakanlığımızdan bu konuda destek bekliyoruz. En azından borçların ertelenmesi hususu gündeme gelebilir.” şeklinde konuştu.

Pamukta kilogram başı 1 lira 25 kuruş gibi destek primi beklentisi oluştuğuna dikkati çeken Karagöl, üzüm ve fındıkta olduğu gibi bu üründe de müdahil alım seçeneğinin gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.

Menemen’de 35 yıldır pamuk üretimi yapan Aydın Kara ise kırmızı örümceğin çiftçileri zor durumda bıraktığını ifade etti.

Üreticilerin bu dönemde yoğun bir ilaçlama yaptığını hatırlatan Kara, “İlaçlamadan kaynaklı maliyetlerimiz arttı daha da önemlisi verim kaybımız çok yüksek. Bu konuda yardım bekliyoruz.” dedi.

Hasan Hüseyin Dilek de pamukta görülen kırmızı örümcek yüzünden verim kaybının yüzde 80’lere kadar çıktığını dile getirdi.

Tarlalarda kırmızı örümceği görmek için büyüteçle dolaştıklarını aktaran Dilek, “Maalesef böceğe ilaç da fayda etmiyor, ne yapacağımız şaşırdık.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Hayvansal Üretim

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için parazitlerle mücadelede birçok yöntem uygulanabilmektedir. Yaz mevsimi yaklaşırken ve havalar ısınırken hayvanlar için zararlı dış parazitler üremeye ve çoğalmaya başlıyor.

Dış parazitler hayvanların vücut yüzeyine ve deri altı bölgelerine yerleşerek zamanla zararlı etkilerini oluştururlar.

Hayvanlarda en sık rastlanan zararlı dış parazitler bitler, keneler, uyuz etkenleri, sivrisinekler, karasinekler ve tatarcıklardır.



Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Parazitlerin oluşturduğu hastalıklar hayvanlar arasında hızla yayılarak, verim düşüklüğü, hastalıklar, ölümler gibi birçok ekonomik kayıplara neden olurlar.

Özellikle sıtma ve sarılığa neden olan kan protozonlarının taşıyıcısı ve hayvanlar arasında bu hastalıkların bulaştırılmasına neden olan kenelerle mücadelede, yine sokucu sineklerle salgın viral hastalıkların hayvanlar arasında yayılmasında, özellikle keçi ve koyunlarda sık rastlanan çiçek hastalığının bulaştırılmasında bu dış parazitler oldukça önemli role sahiptir.

Ayrıca bit, pire ve uyuz etkenlerinin hayvanların derilerinde oluşturdukları olumsuz etkileri nedeniyle; hayvanlarda hem strese hem de verim kaybına neden olması; bu tür dış parazitlerle bütün olarak mücadelenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için birçok yöntem uygulanabilmektedir. Sanılanın aksine birçok bu sorunu tamamen çözen ve viral olmasını engelleyen ilaçlar bulunmaktadır.

Kas içi ve deri altı kullanılan ilaçlar özellikle kene, uyuz, bit ve pirelere karşı oldukça etkilidir. Yine hayvanların boyun ve kuyruk sokumuna kadar bel bölgesine dökülen ilaçlar; su ile çoğaltılarak çözelti haline getirilen ilaçlar sprey tarzı ve banyo ile uygulama; ayrıca toz olarak serpme tarzında uygulanan ilaçlar bu dış parazitlerin mücadelesinde en sık kullanılan yöntemlerdir.



Koyunlarda dış parazit mücadelesi için mutlaka hem hayvanlar ilaçlanmalı hem de hayvanların yaşadığı barınaklarının da ilaçlanarak; bu parazitlerin üreyerek çoğalmasının kontrol altına alınması şarttır.

Barınak hijyenine çok dikkat edilmelidir; çünkü parazit lavralarının üremesinin engellenmesi mücadelenin en önemli ve birincil şartıdır. Ayrıca parazit lavraları ilaçlara karşı oldukça dayanıklı olması ilaçlamaların periyodik olarak aralıklı ve sürekli yapılmasını gerektirir. İlaçlamalar mutlaka Veteriner Hekim kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü ilaçların doz ayarlamasının iyi yapılması hem hasta hayvana zarar vermemesi; hem de ilaçların parazitlerde oluşturduğu maksimum etki bakından oldukça önemlidir.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için ilaç seçiminde ilaçların hem uygulama kolaylığı; hem maksimum etki oluşturması hem de parazitlerin lavralarına da etkili olması ihtiyaç duyulan hususlardır.

Dış parazit mücadelesinde kullanılan bazı ilaçlar ivomec, dectomax, Ekomec,  Keneson, Kenaz, Blotic, Flutron, Agiata, Sebasil, Spertoks, Zippeks.

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

İthal Hayvan Skandalı

İthal Hayvan Skandalı

İthal hayvan skandalı. İspanya’nın salgın hastalık nedeniyle hayvan giriş ve çıkışının yasaklı olduğu bölgeden alındığı iddia edilen 2 bin 939 besilik canlı hayvanın; veteriner sertifikalarının ‘sahte’ olduğu ortaya çıktı. Bakanlık devreye girdi.

İthal Hayvan Skandalı

Kurban Bayramı öncesi İspanya’dan ithal edilen 2 bin 939 besilik canlı hayvanın veteriner sağlık sertifikalarının sahte olduğu ortaya çıktı. Türkiye’nin dört bir yanına dağılan canlı hayvanların; İspanya’da hayvan giriş ve çıkışının salgın hastalık nedeniyle yasak olduğu bölgeden ithal edildiği iddia edildi. CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu; skandalı TBMM gündemine taşıyarak söz konusu besilik canlı hayvanların hangi illerde ve hangi işletmelerde bulunduğunun açıklanmasını talep etti.



İthal hayvan skandalı. Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre; Kurban Bayramı’na üç hafta gibi kısa bir süre kalırken; Türkiye’de geçen yıl ortaya çıkan şarbon salgınının ardından şimdi de yurtdışından ithal edilen binlerce canlı hayvanda sahte sağlık belgesi skandalı yaşanıyor.

MKA Hayvancılık şirketi tarafından İspanya’dan Pinsos Ursa şirketi aracılığıyla ithal edilen 2 bin 939 canlı besilik hayvan; veteriner kontrolleri yapıldıktan sonra, 5 Temmuz’da, İskenderun Limanı’ndan dağıtıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün İspanya’daki yetkili makamlarla iletişime geçerek; gerçekleştirdiği kontrol sırasında Türkiye’ye getirilen 2 bin 939 hayvan için sunulan veteriner sağlık sertifikalarının “sahte” olduğu ortaya çıktı. Alarma geçen Tarım ve Orman Bakanlığı, 12 Temmuz tarihli “çok ivedi” koduyla gönderilen resmi yazıda, İskenderun Limanı Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüğü’ne işlemlerin durdurulması talimatı verildi.

‘Türkiye’nin dört bir yanında’

Sahte sağlık sertifikası skandalını TBMM gündemine taşıyan CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, sahte belgelerle 5 Temmuz tarihinde Türkiye’ye giriş yapan 2 bin 939 baş besilik dananın Türkiye’nin dört bir yanına dağıldığını ifade etti.



Bakırlıoğlu, bakanlığın yazısına göre sahte belgelerle hayvan ithal edilen MKA Hayvancılık adlı şirketin kendi internet sitesinde 2017-2019 yıllarında Brezilya, Uruguay ve İspanya’dan toplam 227 bin 999 baş besilik dana ithal ettiğine dikkat çekerek, “227 bin 999 baş besilik daha ithalatı yapan bir firmanın evraklarda sahtecilik yaptığı düşünüldüğünde ülkemiz hayvancılığının nasıl bir tehlike içinde olduğu açıkça görülmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Bakırlıoğlu, yasaklı bölgeden getirilerek yurda sokulan hayvanların karantina süreçlerinin Türkiye’nin değişik bölgelerindeki işletmelerde geçirmesinin salgın hastalıkların yayılması açısından büyük bir risk olduğuna işaret etti. İthal hayvan skandalı için Bakırlıoğlu, “Bu durum gümrük kapılarındaki zafiyeti de ortaya çıkarmıştır. Bugüne kadar sahte belgelerle ne kadar canlı hayvan ve et ithal edildiği, yabancı ülkelerin hastalıklı ve yasak bölgelerinden getirilen hayvanlar yüzünden Türkiye’de hangi hastalıkların çıktığı ve ne kadar hayvanın öldüğü bilinmemektedir” dedi.

İthal hayvan skandalı için Bakırlıoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Ülkeye girişi yapılan 2 bin 939 baş besilik dana hangi illerde, kimlere ve hangi işletmelere dağıtılmıştır? Belgelerin sahte olduğu anlaşıldıktan sonra bu hayvanlarla ilgili hangi işlemler yapılmıştır? Bu havyanlardan toplanan ve karantinaya alınan hayvan sayısı kaçtır” sorularını yöneltti.

Kaynak: Cumhuriyet

Devamını Oku

Trendler