Connect with us

Hayvansal Üretim

Koyun Bakım ve Besleme

koyun bakım ve besleme

Koyun Bakım ve Besleme

Koyun bakım ve besleme geleneksel olarak yünü, derisi, sütü ve etinden yararlanılmak amacıyla yapılmaktadır.

Koyun bakım ve besleme koyunların sağlığı, büyümesi ve üremesi ve diğer verim özellikleri üzerinde doğrudan etkilidir. Yem giderleri hayvansal üretim girdilerinin 2/3 ünden fazlasını teşkil eder. Bu nedenle Koyun bakım ve besleme konusuna en üst seviyede önem verilmelidir. Koyunların besin maddesi ihtiyaçları; yaş,vücut ağırlığı ve içinde bulunduğu fizyolojik durumlara (gebelik, laktasyon vb.) göre değişir.



Koyunların temel olarak ihtiyaç duydukları besin maddeleri;

1. Su,

2. Enerji,

3. Protein,

4. Vitaminler,

5. Mineraller`dir.

Kışın meraların karla kaplı olmadığı zamanlarda koyunlar meralardan yararlanabilirler. Kışın doğan kuzulara hızlı büyümelerini sağlamak için yüksek enerji ve proteinli yemler verilmelidir. Büyüme dönemindeki kuzular için en ideal beslenme kaynağı, yoncagil ve baklagillerin karışık yetiştiği meralardır.

Meralama döneminde koyunlar ihtiyaç duydukları besin maddelerini meralardan karşılarlar. Bir kısım mineraller ve tuz ise tüm yıl boyunca ilave olarak verilir. Meralar zayıfladığı zaman ise saman vb. kaba yemlere ilave olarak tahıl vb konsantreler, hayvanların içinde bulunduğu fizyolojik durumun gerektirdiği miktarlarda verilir. Kış süresince alanlar karla kaplı olmadığı zamanlarda bile çıplak görünen meralara çıkarılan koyunlar yiyecek bulur ve gereksinimlerini karşılar. Kışın doğan kuzularda hızlı bir büyüme elde edilmesi isteniyorsa, yüksek enerji ve proteinli kesif yemlere başvurulabilir. Yoncagil ve buğdaygil türevi otların karışık olarak yetiştiği meralar koyunlar için ideal besin maddesi kaynağıdır. Temiz ve taze su, hayvanlara sürekli olarak sağlanmalıdır.

Temel Besin Maddeleri

Koyunların en temel besin maddeleri içerisinde su, enerji, protein, mineraller, vitaminler, büyüme düzenleyiciler ve yem katkı maddeleri yer alır.

Su

Bütün hayvanlar için en önemli besin maddesi sudur. Su, besin maddeleri arasında verim ve yaşamı devamını en çabuk ve doğrudan etkileyen maddedir. Bu yüzden yeterli miktarda temiz suyun temini büyük önem taşır.
Koyunların içinde bulunduğu fizyolojik durum (gebelik, süt verimi), tüketilen yemlerin çeşidi, yemlerin içerdiği su oranı ve çevre sıcaklığı günlük su tüketim miktarını etkiler. Yazın sıcakta konsantre yem tüketen koyunların su gereksinimi baharda taze mera tüketenlerden doğal olarak fazladır.



Fizyolojik durumlarına ve iklime bağlı olarak koyunlar günde 3 litreye kadar su tüketebilirler. Yetişkin koyunlar kış mevsiminde kar yiyerek su ihtiyaçlarını giderirler. Ancak genç koyunlar bu konuda pek başarılı değildirler. Yine de eğer laktasyon ve gebelik kış dönemine rastlıyorsa koyunlara temiz ve taze su temin edilmelidir.

Donmuş veya çamurlu sular, sulama için hayvanların uzun mesafeler yürütülmesi gibi durumlarda hayvanlar yeterli miktarda suyu alamazlarsa yem tüketimleri de azalır, verimleri düşer, sindirim ve üreme problemleri devreye girer. Özellikle kuzu ve genç koyunlara yeterli miktarda su temin edilemiyorsa hayvanlar daha sonra telafi edilemeyecek şekilde cüce (Kavruk, kaşektik) kalır, hatta ölebilir.

Koyunlar her zaman temiz ve taze suya ulaşacak şekilde su kaynakları bulundurulmalıdır. Su kaynakları her gün temizlenmeli, kışın donuyorsa, hayvanlara sıcak su temin edilmelidir.

Enerji

Koyunların gerek büyümesi gerekse üreme ve verim performanslarında en pahalı ve miktarı en yüksek besin maddesi olarak karşımıza enerji çıkar. Koyunların enerji gereksinimleri, cüsse, fizyolojik dönem, günlük egzersiz (yürünen yol vb.), yapağı uzunluğu, çevre koşulları (soğuk, sıcak, rüzgar, yağmur vb.) tükettikleri yemin miktarı, enerji içeriği ve sindirilebilirliği gibi faktörlere bağlı olarak değişir. İri cüsseli koyunlar diğerlerine oranla daha az enerjiye ihtiyaç duyarlar. Yakın meralarda otlatılan veya içeride bakılan koyunların enerji gereksinimleri de azdır. Kışın ise özelikle kısa yapağılı koyunların enerji ihtiyaçları yüksek olur.

Enerji, şekerler, kolay çözünen karbonhidratlar (nişasta), güç çözünen karbonhidratlar(selüloz), proteinler ve yağların metabolizması sonucu elde edilir. Kaynak olarak ot ve samanlar, tahıllar, tarımsal artık ve gıda endüstrisi yan ürünleri kullanılır. Tahıllar enerji yönünden zengindir. Bunu yağlı tohum küspeleri ve melas, daha sonra da kalitesine göre mera bitkileri ve samanlar izler.

Enerji yetmezliği koyunlara yeterli yem verilememesi ya da yemin enerji içeriğinin düşük olması durumlarında karşımıza çıkar. Bu durumda eğer varsa vücut yağ depoları devreye sokularak kullanılır, yoksa proteinler harcanır, eksiklik devam ederse hayvanlar ölür.

Tüketilen enerji kaynağının hacminin fazla olması hayvanın tüketimini kısıtlayacağından örneğin dilediği kadar koçanıyla öğütülmüş mısır yiyen koyunlarda bile enerji açlığı ortaya çıkabilir. Diğer taraftan mısır veya buğday tahıllarını aynı miktarda tüketen koyunların hızla büyüdükleri görülür.

Bu yüzden yem maddelerinin besin maddesi içeriklerinin ayrı ayrı bilinerek, kombinasyonlarının hesap edilerek hayvanlara verilmesinde yarar vardır.

Protein

Hayvansal dokuların yapı taşı proteindir. Vücut dokuların büyümesi ve yenilenmesi proteinler sayesinde olur. Koyunlar geviş getiren hayvanlar oldukları için tükettikleri proteinin kaynağından ziyade miktarı önem taşır. Eko-sistem, geviş getiren hayvanlara her türlü orijinden azotlu bileşiği rumen fermantasyonu sayesinde proteine dönüştürme yeteneği vermiştir. Koyunların yaşı ilerledikçe protein ihtiyaçları azalır.

Bu ihtiyaç yaşamın belli dönemlerinde artar. Protein kaynakları; baklagil tohumları, yağlı tohum küspeleri, et unu, balık unu vb. orijinal kaynakların yanı sıra üredir. Protein temel olarak pahalı bir besin maddesi olmasına karşın orta kalitedeki meralar ve kuru otlar koyunların protein ihtiyacını karşılar. Ancak aşım, gebeliğin son altı haftası ve laktasyon dönemlerinde koyunlar protein takviyesine ihtiyaç duyarlar. Meraların yetersizliğinde de aynı durumla karşılaşılır.

Mineraller

Mineraller, yemlerde 100 ppm’den fazla gerekliyse Makro-Mineraller (Ca, Na, Cl, Mg, P, K, S), 1000 ppm’den az gerekiyorsa Mikro-Mineraller (Co, Cu, Fe, I, Mo, Se, Zn) adını alırlar. Bazı mineraller iskelet yapısında yer alırken bazıları bio-kimyasal reaksiyonlarda ve vücut sıvılarının dengede tutulmasında yer alırlar.



Tuz ve mineral maddeler hayvanların serbestçe ulaşabileceği şekilde tüm yıl boyunca sağlanmalıdır. Aksi halde, üremede aksaklıklar, zayıf ve yaşama gücü düşük kuzu doğumları, süt veriminde düşüş, bağışıklık sisteminin bozulması ve sayısız metabolik aksaklıklar ortaya çıkar.

Genel olarak koyunculuk yapılan bölgelerde herhangi spesifik bir maddenin yoksunluğu görülmüyorsa ticari olarak yalama taşı şeklinde hazırlanmış bileşimler hayvanlara verilmelidir. Bu preparatlar bir kısım doğal mineral tuzların yanı sıra, selenyum, kobalt gibi çeşitli iz mineralleri de içermesi tavsiye edilir. Ülkemizin bütün bölgelerinde meralarda selenyum eksikliği bildirilmektedir.

Deniz veya göl tuzu bir Na ve Cl kaynağıdır. Kaya tuzları ise diğer pek çok minerali de içerdiğinden daha yararlıdır.
Kalsiyum kaynağı olarak kireç taşı veya mermer tozu, fosfor kaynağı olarak di-kalsiyum fosfat, kükürt kaynağı olarak sodyum sülfat kullanılabilir.

Vitaminler

Vitaminler biyokimyasal reaksiyonlarda, enerji metabolizmasında ve vücudun temel yapı taşlarının sentezlenmesinde yer alırlar. Kaliteli meralar koyunlar için gerekli olan bütün vitaminleri veya vücutta sentezlenmelerini sağlayacak ön maddeleri bulundururlar. Çeşitli nedenlerle meralardan yararlanılamıyorsa A, D ve E vitaminlerinin ilave olarak verilmesi gerekli olur. Bu amaçla pratik olarak eksikliğinden kuşku duyulan vitaminler hayvanlara ilave olarak yemlerine katmak veya enjeksiyon şeklinde verilmelidir.

Yüksek enerjili konsantre yemler tiamin gereksinimini artırır ve hayvanlarda sinirsel semptomlarla ortaya çıkan beyin ödemleri oluşur (Encephalomalacia).

Büyüme düzenleyiciler ve yem katkı maddeleri

Bir kısım antibiyotikler ve iyonoforlar, sentetik hormonlar koyun bakım ve besleme de kullanılmaktadır. Hormonal etkiye sahip ajanlar veya rumen fonksiyonu düzenleyiciler de bu grupta anılırlar.

Bazı gizli seyreden hastalıkların önlenmesinde veya yemden yararlanmayı artırmak, büyümeyi düzenlemek amacıyla, klor-tetrasiklinler, lasalosid, büyüme hormonu veya östrojenler kullanılmasına karşılık, yan etkileri günümüzde tam olarak aydınlatılamamış ve ekonomik olmayan bileşimlerin kullanılması önerilmez.

Devamını Oku
Advertisement
1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Anaç Koyunların Bakım ve Beslenmesi - Rumico Hayvancılık

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Bırakın

Hayvansal Üretim

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için parazitlerle mücadelede birçok yöntem uygulanabilmektedir. Yaz mevsimi yaklaşırken ve havalar ısınırken hayvanlar için zararlı dış parazitler üremeye ve çoğalmaya başlıyor.

Dış parazitler hayvanların vücut yüzeyine ve deri altı bölgelerine yerleşerek zamanla zararlı etkilerini oluştururlar.

Hayvanlarda en sık rastlanan zararlı dış parazitler bitler, keneler, uyuz etkenleri, sivrisinekler, karasinekler ve tatarcıklardır.



Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Parazitlerin oluşturduğu hastalıklar hayvanlar arasında hızla yayılarak, verim düşüklüğü, hastalıklar, ölümler gibi birçok ekonomik kayıplara neden olurlar.

Özellikle sıtma ve sarılığa neden olan kan protozonlarının taşıyıcısı ve hayvanlar arasında bu hastalıkların bulaştırılmasına neden olan kenelerle mücadelede, yine sokucu sineklerle salgın viral hastalıkların hayvanlar arasında yayılmasında, özellikle keçi ve koyunlarda sık rastlanan çiçek hastalığının bulaştırılmasında bu dış parazitler oldukça önemli role sahiptir.

Ayrıca bit, pire ve uyuz etkenlerinin hayvanların derilerinde oluşturdukları olumsuz etkileri nedeniyle; hayvanlarda hem strese hem de verim kaybına neden olması; bu tür dış parazitlerle bütün olarak mücadelenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için birçok yöntem uygulanabilmektedir. Sanılanın aksine birçok bu sorunu tamamen çözen ve viral olmasını engelleyen ilaçlar bulunmaktadır.

Kas içi ve deri altı kullanılan ilaçlar özellikle kene, uyuz, bit ve pirelere karşı oldukça etkilidir. Yine hayvanların boyun ve kuyruk sokumuna kadar bel bölgesine dökülen ilaçlar; su ile çoğaltılarak çözelti haline getirilen ilaçlar sprey tarzı ve banyo ile uygulama; ayrıca toz olarak serpme tarzında uygulanan ilaçlar bu dış parazitlerin mücadelesinde en sık kullanılan yöntemlerdir.



Koyunlarda dış parazit mücadelesi için mutlaka hem hayvanlar ilaçlanmalı hem de hayvanların yaşadığı barınaklarının da ilaçlanarak; bu parazitlerin üreyerek çoğalmasının kontrol altına alınması şarttır.

Barınak hijyenine çok dikkat edilmelidir; çünkü parazit lavralarının üremesinin engellenmesi mücadelenin en önemli ve birincil şartıdır. Ayrıca parazit lavraları ilaçlara karşı oldukça dayanıklı olması ilaçlamaların periyodik olarak aralıklı ve sürekli yapılmasını gerektirir. İlaçlamalar mutlaka Veteriner Hekim kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü ilaçların doz ayarlamasının iyi yapılması hem hasta hayvana zarar vermemesi; hem de ilaçların parazitlerde oluşturduğu maksimum etki bakından oldukça önemlidir.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için ilaç seçiminde ilaçların hem uygulama kolaylığı; hem maksimum etki oluşturması hem de parazitlerin lavralarına da etkili olması ihtiyaç duyulan hususlardır.

Dış parazit mücadelesinde kullanılan bazı ilaçlar ivomec, dectomax, Ekomec,  Keneson, Kenaz, Blotic, Flutron, Agiata, Sebasil, Spertoks, Zippeks.

Devamını Oku

Hayvansal Üretim

Suffolk koyun ve koç fiyatları dudak uçuklattı

Suffolk koyun ve koç fiyatları dudak uçuklattı

Suffolk koyun ve koç fiyatları dudak uçuklattı

Suffolk koyun ve koç fiyatları dudak uçuklattı. İngiltere’nin göz bebeği olarak kabul edilen saf ırk Suffolk cinsi koyun ve koçlar özel bir şirket tarafından Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye gelen koçlar 5 bin, koyunlar ise 3 bin avrodan alıcı buldu.



İngiltere’nin göz bebeği olarak kabul edilen saf ırk Suffolk koyun ve koçlar özel bir şirket tarafından Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye gelen koçlar 5 bin, koyunlar ise 3 bin avrodan alıcı buldu.

Suffolk koyun ve koç fiyatları dudak uçuklattı. Ana vatanı İngiltere olan suffolk koyun ve koçları özel bir şirket tarafından Türkiye’ye getirdi. Bursa’nın Yenişehir ilçesine getirilen koçlar 5 bin avro, koyunlar ise 3 bin avroya satıldı.

APEX firmasının yönetim kurulu üyesi Kemal Çığırdan, “Çaprazlamada kullanılan en iyi ırkının Suffolk koyun ve koç olduğunu dünya biliyor. Bu ırkın en iyilerini kendi ana vatanlarında olanlarının da hemen hemen aynı kalitede olanlarını biz Türkiye’ye getirdik.

Şu anda 150 civarında orijinal suffolk getirdik. 100 civarında da orijinal Şarole getirdik. Getirdiğimiz kalitede hayvanlar Türkiye’de yok. İsminin açıklanmasını istemeyen bir iş adamına dişileri 3 bin avro, erkekleri de 5 bin avroya verdik. Segment olarak bunların bir altları da var, onlar da farklı fiyatlarda” diye konuştu.

Devamını Oku

Arıcılık

İki Kez Aynı Köye İnen Ayı, Arı Kovanlarını Parçaladı

Köye inen ayı, arı kovanlarını parçaladı

İki kez aynı köye inen ayı, arı kovanlarını parçaladı. Kastamonu’da aç kalarak iki gece üst üste köye kadar inen ayı, Daday ilçesine bağlı Aktaştekke Köyü Meyra Mahallesindeki bir üreticinin 6 adet arı kovanını parçaladı. Kovan içerisindeki arılar ise telef oldu.

Köye inen Ayı, Arı Kovanlarını Parçaladı

Kastamonu’da aç kalan ayı arı kovanlarını parçaladı. Ayı, ormanlık alanda yiyecek bulamayınca yerleşim yerlerine kadar inmeye başladı. Birçok ilçede benzer olayların yaşanmasına neden olan ayıların saldırısı sonucu çok sayıda arı kovanı parçalandı.

Son olarak ise ayı saldırılarının en çok yaşandığı ilçelerin başında gelen Daday ilçesi Aktaştekke köyünde Bayram Çetin’e ait 6 kovana saldırdı. Gece köye kadar inen ayılar, peteklerdeki tüm balı yerken arıların da telef olmasına neden oldu.



“İki gece üst üste köyümüze gelerek kovanlara saldırdı”

Daday Aktaştekke Köyü Muhtarı Mustafa Çetin, mahallelerine ayının geldiğini ve ayı arı kovanlarını parçaladı diyerek, “Komşumuz Bayram Çetin’e ait olan arı kovanlarını, arılıktan yere yuvarlamak suretiyle dağıtmış ve içerisindeki balları yemiş.

Biz, bunu duyduğumuzda olay yerine geldik. Baktığımızda ortalık dağılmıştı. Birazını toparlamaya çalıştık, tekrar kovanları yerine koyduk. Fakat bir sonraki akşam tekrar ayı geldi. Bu sefer diğer kovanları da parçalamış.

Bunun üzerine Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğüne bilgi verdik. Görevli arkadaşlar köyümüze geldi ve kamera sistemi yerleştirdi. Şu anda köyümüz gözetim altında, ayının tekrar gelip gelmeyeceğini bilemiyoruz” dedi.

“Ayı, bu yıl ilçemizde bolca var”

Ayı arı kovanlarını parçaladı. Ayının bu yıl ilçelerinde çok fazla olduğunu söyleyen Muhtar Çetin, “Her tarafta ayının izlerini görüyoruz. Arazide artık gezerken tedirgin oluyoruz. Ayı, bu yıl böyle giderse biraz can yakacağına benziyor. Yetkililerden av diyelim yoksa vurma yetkisi mi diyelim izin istiyoruz” diye konuştu.

Şu anda 6 kovan arının zarar gördüğünü kaydeden Çetin, “Bir kovanda yaklaşık 40 kilogram bal bulunuyor. Baya bir miktarda zararımız var şuanda” şeklinde konuştu.



“Ayı saldırılarına karşı yetkililerden yardım bekliyoruz”

Sabah kalktığında petekleri yerlerde saçılmış gördüğünü anlatan köy sakinlerinden Satı Çetin ise, şöyle konuştu: “Sabahleyin kalkınca kardeşimin evinin önünden geçiyordum. Baktığımda petekleri yerlerde gördüm. Arılar bana çullanmaya kalktı. Ben durmadan oradan kaçtım.

Arının sahipleri İstanbul’da bulunuyordu. Arının sahiplerini aradım, haber verdim. Sonra tekrar kovanların olduğu yere geldik ve arıdan korunmak için elbiseleri giyerek kovanları ve petekleri toplamaya başladık.

Ayı arı kovanlarını parçaladı. Bizler, köyümüzde arıcılığı geliştirmeye çalışırken ayının burada bu kovanları parçalaması doğru bir şey değil. Yetkililerden bunun önüne geçilmesini istiyoruz. Ayının vurulmasına para cezası kesiliyor. Yetkililerin bizlere bir yol göstermesi gerekiyor”

“Orman mantar doldu, ayı korkusuna toplayamıyoruz”

Ormanlık alana mantara gidemediklerinden bahseden Çetin, şunları söyledi: “Mantarın kilosu şuanda 40 lira. Dağlar mantar ile ıspıt ile müsellim ile doldu. Artık çoluk çocuk dağa çıkamaz oldu.

Devletimiz buna bir el atsın, bizlere yardımcı olsunlar. Her taraf mantar ile doldu biz dağa gidemiyoruz. Ne yaparsan yap ayı, gelip kovanları buluyor ve parçalıyor”

“Ayıdan korkumuza hayvan sürülerimizi ormana salamıyoruz”

Ayıdan korkularına hayvan sürülerini ormana bırakamadıklarına dikkat çeken köy sakinlerinden Mamut Çetin de, şunları kaydetti: “Köyümüzde geçtiğimiz günlerde ayı, arı kovanlarını parçaladı.

Bir komşumuzun arılarına ayı geldi. Biz bu durumdan tedirgin oluyoruz. Hayvan sürülerimizi ormana saldığımızda ayıdan korkuyoruz. Hem bize hem de hayvanlara zarar verebilir.

Bağımızı bahçemizi, etrafta bulunan elma ve armut ağaçlarını kırdı, yakında bostanlara girmeye başlayacak. Bundan zararımız büyük olacak. Mağdur durumdayız, yetkililerden buna çare bulmasını istiyoruz”

Devamını Oku

Trendler