Connect with us

Politika

AK Parti kurucularından Yakış: Krizin kaybedeni Türkiye

Krizin kaybedeni Türkiye

AK Parti kurucularından Yakış: Krizin kaybedeni Türkiye. AK Parti’nin kurucularından eski dışişleri bakanı, emekli diplomat Yaşar Yakış, ABD ile yaşanan kriz için yorum yaptı. “Türkiye’nin gördüğü zararla, ABD’nin gördüğü zarar kıyaslanmamalıdır, krizin kaybedeni Türkiye” dedi.

DW Türkçe‘den Hilal Köylü’ye konuşanYakış, Rahip Andrew Brunson’ın ABD’ye gönderilmesini ve krizin ‘acilen’ çözülmesi gerektiğini savundu. NATO’nun karşısında müttefikler aramayı ‘tarihi yanlış’ olarak nitelendiren Yakış, Türk-ABD ilişkilerinde yaşananları değerlendirdi.



Krizin kaybedeni Türkiye

Yakış’ın açıklamaları şu şekilde:

 Ankara-Washington hattındaki gerilim neden kaynaklanıyor?

— ” Siz gazeteci Deniz Yücel’i serbest bırakıp ülkesine iade etmişseniz. ABD dahil tüm dünya kamuoyunun “Neden Rahip Brunson serbest bırakılmıyor” diye sorması çok normaldir. ABD ile bu konuda bir takım pazarlıklar yapıldığı dillendirilmiştir. Tüm diplomatik tartışmaların kamuoyunun gözü önünde cereyan ettiği de devletin en üst yetkililerince dillendirilmiştir.

Advertisement

Sessiz ve etkin diplomasi terkedilmiş, gürültü ve patırtıyla iş çözme devreye sokulmuştur. Ama bu diplomasi de sonuç vermemiştir. Türkiye-ABD ilişkilerindeki ince noktaları bilen birine konu danışılsaydı bu kriz çoktan çözülürdü. Gelinen noktada; gün geçtikçe Türkiye’nin krizi çözmek için elindeki seçenekler azalıyor, ülke her açıdan sıkışıyor, fakirleşiyor. Demek ki; ABD ile ilişkileri bilen birilerine doğru düzgün danışılmamış ya da diplomatların uyarıları “Siz monşerler ne bilirsiniz” denilip, geri plana itilmiş. Rahip Brunson serbest bırakılıp, kriz acilen çözülmelidir. Bu krizin temel kaynağı da, ABD ile iletişimin diplomaside deneyimli ellere değil, popüler kişiliklere teslim edilmesidir. Ankara, hem komşularıyla hem de Rusya ve Amerika gibi büyük aktörlerle ilişkilerde yapılan bir dizi hatanın sonunda köşeye sıkışmıştır. Krizde Türkiye’nin gördüğü zararla, ABD’nin gördüğü zarar kıyaslanmamalıdır, krizin kaybedeni Türkiye’dir.

Krizde Ankara’nın ‘diplomatik hataları’ mı rol oynadı, ABD’nin hatası yok mu?

Elbette ABD’nin de hataları var. Türkiye ile ilişkileri tam bir iç siyaset malzemesi yaptılar. Kasım’da ABD’de seçim var ve Rahip Brunson’ın arkasındaki Evanjelistlerin bu seçimlerde büyük etkisi olacak. ABD bu yüzden Türkiye’ye ağır baskı yapıyor. Türkiye zarar görürken, ABD’de de yara alıyor ancak ABD’nin gördüğü zarar yüzde bir ise Türkiye’nin gördüğü zarar yüzde 50’yi geçiyor. Türkiye’nin tüm bunları iyi okuyan bir diplomasi ile dünyayı anlamaya çalışması gerekirdi. Ne yazık ki son dönemde; diplomasideki incelikleri bilen, hükümete doğru tavsiyeler veren diplomatlara aktif görev verilmedi.



‘TÜRKİYE, İDLİB’DE BÜYÜK BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA’

Türkiye’nin hataları nerede başlıyor, Suriye’de mi?

Türkiye, Ortadoğu batağına gerektiğinden fazla bulaştı, yanlış tarafta yer aldı. Zaman zaman doğru tarafta olduğunu düşündü ancak arkasına uluslararası camiayı alamadı. Ofsayta düştü. Dünya ülkeleri, Suriye’de aşırı İslamcılara gönderdikleri silahların yanlış ellere gittiğini görünce desteklerini kestiler. Ama Türkiye böylesi desteğini en yavaş kesen ülkelerden oldu. Şimdi İdlib’te büyük bir sınavla karşı karşıya Türkiye. İdlib’te aşırı radikallerin destekçisi görünüyor.

Suriye rejimi İdlib’i de aşırı radikallerden kurtarırken, ordaki aşırı dinciler ya öldürülecek ya da Türkiye’ye gelecek. Türkiye’ye gelenlerin arasında Çeçen varsa, Rusya onları isteyecek. Peki Türkiye onları iade ederse, o insanlar idam edilecek. Türkiye, diyelim o insanları iade etmedi, onları Türkiye içinde rehabilite edebilecek mi? Aynı şekilde Doğu Türkistan Tugayı birlikleri, Sultan Murat Tugayları var İdlib’te. Suriye’deki rejimin ‘terörist’ dediği bu insanlar için ne yapabileceğini düşündü mü Türkiye? Açıkçası, ABD ile kriz tırmandıkça Türkiye’nin Suriye’de olanı biteni algılaması, yürütmesi daha da zorlaşacak. Türkiye, son dönemde dış politikadaki bir dizi hatasının bedelini bugün ağır ödüyor.

Dış politikadaki ‘bir dizi hata’da Suriye’den başka neler var?

Mısır’la bozuşmamızın hiç gereği yoktu. Askeri darbeye karşı çıkmak doğruydu ancak Sisi başa gelince bütün dünya onunla iletişim kurdu. Türkiye ise halen hapiste yatan Mursi’yi devlet başkanı kabul eden tek ülke oldu. Irak’ta da yanlış yaptık. Ahmet Davutoğlu, dışişleri bakanı olarak Kuzey Irak’a gittiği zaman “Sünni Türkmenleri ziyaret etti, Şiileri etmedi” diye haberler çıktı. Neydi bu haberler. Türkiye neden Kürtlere, Türkmenlere bölgedeki bütün gruplara eşit mesafeli duramadı. Neden herkes bundan şikayetçi oldu. Sonra Türkiye ne yaptı? Rus uçağı düşürdü. İşte en büyük hata buydu. Türkiye’nin Rusya’dan özür dilemesiyle aslında o kriz bitmedi. Rusya, Türkiye’yle iletişim kuruyor ama halen o krizin faturasını Türkiye’ye ödetiyor.

Advertisement



‘ABD’YE KIZIP KÜRTLERE DAHA DA ÇATMAK YANLIŞ OLACAKTIR’

ABD-Türkiye krizi Suriye’ye nasıl yansıyabilir?

Suriye krizinde yedi yıl geride kaldı, Kürtler bölgedeki konumlarını krizden önceki döneme göre daha güçlendirdiler, ileri noktaya taşıdılar. Otonom bölgeler kurdular.

ABD, Kürtlere krizin başından beri askeri malzeme desteği sağlıyor. Bunu da belki eskiden beri desteklediği Kürt davasını ileriye götürüp, İsrail’e dost bir devlet yaratmak için. Belki de Suriye’de demokratikleşme süreci başladığında Suriye rejimi üzerinde Kürtler aracılığıyla baskı kurmak için yapıyor.

Türkiye’nin sıkıntısı hem Rusya’nın hem de ABD’nin Kürt davasına sahip çıkmasından kaynaklanıyor. Türkiye, iki süper devletin desteklediği Kürtleri karşısına almış durumda. O yüzden Suriye’deki Kürtlerle gereksiz yere kesilen iletişimin yeniden kurulması gerekiyor. ABD’ye kızıp Kürtlere daha da çatmak yanlış olacaktır.Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı Türkiye’ye baskı uygulamakla suçluyor, Türkiye’nin ABD’nin karşısına yeni müttefiklerle çıkabileceğini söylüyor. Türkiye’nin yeni müttefik arayışına girmesi ne tür sonuçlar doğurur?

Trump Erdoğan’ın bam teline dokunan açıklamalar yaptıkça Erdoğan da altta kalmak istemiyor. ABD ile bir onur meselesi yaşandığını söyleyip, halktan destek istiyor. Ancak bu söylemin krize acil çözüm üretmesi mümkün görünmüyor. Türkiye’nin NATO’nun karşısına yeni müttefiklerle çıkmaya çalışması ise son derece tehlikelidir ve tarihi bir yanlış olur.

Advertisement

Ankara-Washington krizi derinleştikçe NATO müttefiklerinin Türkiye’ye güveni ciddi şekilde sarsılacak ve Türkiye’nin dahil olmadığı toplantılarda kararlar almaya başlayacak. Türkiye’nin NATO’daki konumu, pozisyonu tamamen zarar görecek. Bu yüzden Türkiye’nin NATO’ya alternatif müttefik aramak yerine NATO’nun güçlü bir üyesi olarak kalmalıdır. Ayrıca, Rusya ve Çin’le de iyi ilişkiler götürmesi şarttır. Yoksa Türkiye’nin daha tehlikeli sulara sürükleneceği aşikardır.”

Politika

‘Başarı hikâyesi yazmanın vakti’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Bakü’de düzenlenen TEKNOFEST Azerbaycan’ın Seçkin Gözlemci Günü’ne katıldı. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, can Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’nde katılımcılarla beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirdi. Erdoğan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in şahsında can Azerbaycan’ın mümtaz halkına samimi misafirperverlikleri için teşekkür ederek şunları söyledi:

BİR MİLLET İKİ DEVLET: Hazar’ın incisi Bakü’de bir millet, iki devlet, tek festival şiarıyla dünyanın en gözde Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’i gerçekleştiriyoruz. (Şair Bahtiyar Vahapzade’nin dizelerini okuyarak) Bir ananın iki oğlu. Bir ağacın iki kolu. O da ulu, bu da ulu. Azerbaycan-Türkiye. Dinimiz bir, dilimiz bir. Ayımız bir, yılımız bir. Aşkımız bir, yolumuz bir. Azerbaycan-Türkiye. Bizler melali de sevinci de bir olan, sözde değil, özde kardeş olan iki devletiz, iki halkız. Göklerde nazlı nazlı dalgalanan hilallerimiz gibi bizler aynı inancı paylaşan asil bir milletin mensuplarıyız. Tıpkı Türkiye gibi, burası bizim de vatanımızdır. Aynı şekilde Türkiye’nin her bir karışı da sizlerin vatanıdır, yurdudur. İki kardeşi hangi hudut ayırabilir?

Erdoğan ve Aliyev, Türk Yıldızları ve Solo Türk ekibinin akrobasi gösterisini izledi

AKINCI’NIN REKORU: Burada Selçuk kardeşime, ağabeyine, Bayraktar ailesine, özellikle bu Akıncı zirve noktasında olan bir SİHA ve İstanbul’dan buraya non-stop uçmak suretiyle o da bir rekora imza attı. Tabii çok daha farklı gelişmeler inşallah olacak. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz olmadığı gibi, habis niyetlilere verecek tek karış toprağımız da yoktur, olmayacaktır çünkü biz tesadüflerin bir araya getirdiği insanlar değil, tarihiyle, kültürüyle, medeniyet değerleriyle büyük bir milletin evlatlarıyız. Azerbaycan’la birlikte daha nice projelerde gençlerimize yeni ufuklar açmayı ve milli teknoloji hamlemizi birlikte gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. Her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanında da Azerbaycan’la yakın işbirliği içinde olacağız.

KALICI BARIŞA DESTEK: Vakit artık bu topraklarda başarı, barış ve kalkınma hikâyesi yazmanın vaktidir. Maziden ve geçmişte yaşadığımız acılardan ders çıkararak hep birlikte geleceği inşa etmemiz gerekiyor. Savaşta olduğu gibi barışta da Azerbaycan’ın yanındayız. Bölgesel barış ve istikrar adına aziz kardeşim Aliyev’in Ermenistan’la kurmak istediği kalıcı barışı Türkiye olarak güçlü biçimde destekliyoruz. Karabağ’ın dünyaya açılan kapısı Fuzuli Uluslararası Havalimanı’nı geçtiğimiz yıl kardeşim İlham Bey’le birlikte açmıştık. Sırada Zengilan ve Laçin’deki havalimanı projeleri var. Agdam sanayi parkı ve Araz vadisi ekonomik bölgesi de işgalden kurtarılan topraklardaki potansiyelden istifade edilmesine imkan verecek. Bu bölgelerde akıllı kentler, bunların kurulmasına ilişkin projelerde birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Selçuk Bayraktar’dan Azerbaycan TEKNOFEST’te önemli mesaj

16 TAKIMA ÖDÜL VERİLDİ

Advertisement

Programda, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından dereceye giren 16 takıma ödüllerini verdi.Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in yanı sıra AK Parti’li bazı vekiller de katıldı. Erdoğan, TEKNOFEST’in ardından Aliyev ile birlikte 7 numaralı ASAN Hizmet Merkezi ve Bakü Bilim Merkezi’nin açılışını yaptı.

‘BİRBİRİMİZİN YANINDAYIZ’

Cumhurbaşkanı İlhamAliyev de konuşmasında “İyi günde de kötü günde de her zaman birbirimizin yanındayız. Öyle yapmalıyız ki ileride ancak iyi günler olsun. Türkiye ile Azerbaycan’ın birliği, halklarımız için başlıca yol haritasıdır” dedi.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Altılı masa bugün 4. kez toplanıyor

ANKARA Milliyet – Toplantıda liderlerin, parlamenter sisteme geçiş süreciyle ilgili çalışmak üzere kurulan komisyonların raporlarını değerlendirmesi bekleniyor.Davutoğlu, yapılacak zirve öncesinde sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunarak, beş lideri etiketledi. “Türkiye’nin Masası” başlıklı videodaahşap bir masayı cilalayan yaşlı marangoz ile bir genç arasındaki diyalog dikkati çekiyor. “Değecek mi girdiğin zahmete” diye soran gence marangoz, “Değer”diye yanıt veriyor.

Rumico

Devamını Oku

Politika

‘Dezenformasyona yargı karar verecek’

ANKARA Milliyet –İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Yasası ile ilgili yeni düzenlemelere gidildiğini kaydeden Mahir Ünal, “Çünkü 23 Nisan 2022’de AB, Dijital Hizmetler Yasası üzerinde anlaştı. Bu yasayı esas alarak biz de 5651’i yeniden düzenlendik ve dezenformasyonu da suç kapsamına aldık” diye konuştu.

Ünal, “Bir bilginin ‘dezenformasyon’ olup olmadığına yargı karar verecek. Suçu üç kademeye bağladık ki bunun teşekkülü, niteliği ve hakimin bununla ilgili vereceği kararda bir belirsizlik ortaya çıkmasın. Ayrıca CMK’ya bunu ekleyerek ifade özgürlüğüne temas eden noktalarda temyiz yolunu açtık. İfade özgürlüğü, eleştiri hakkı, basın özgürlüğü herhangi bir şekilde kısıtlanmasın diye böyle bir düzenleme yaptık”ifadelerini kullandı.

Rumico

Devamını Oku

Trendler