Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Tarım ve Orman Bakanlığından PPR Hastalığı İle İlgili Açıklama

Küçükbaş hayvanlarda görülen PPR hastalığı

Tarım ve Orman Bakanlığı Bulgaristan’daki bir bölgede küçükbaş hayvanlarda görülen PPR hastalığı ile ilgili olarak basın açıklması yaptı.

Küçükbaş hayvanlarda görülen PPR hastalığı ile ilgili açıklama

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan basın açıklamasında ;

“Canlı hayvan ithalatı, ulusal mevzuatımız, Bakanlığımızca belirlenen sağlık şartları ve OIE (Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü) tavsiyeleri doğrultusunda yürütülmektedir. İthalat sürecinde, ilgili ülkenin veteriner mevzuatları, laboratuvar alt yapısı, toplama ve karantina merkezleri, ülkemizden görevlendirilen teknik heyetler tarafından yerinde denetlenmektedir. Denetimler neticesinde uygunluğun tespit edilmesiyle beraber hayvan ithalatına izin verilmektedir.



İthal edilecek hayvanların teknik ve sağlık özellikleri yönünden denetimi yapmak üzere veteriner hekimlerimiz görevlendirilmektedir. Hayvanların seçimi, karantinaya tabi tutulması, kan örneklerinin alınması, test ve aşılarının yapılması gibi işlemler yapılmaktadır. Yapılan işlemler, o ülkede veteriner hekimlerimizin kontrolünde titizlikle gerçekleştirilmektedir.

Bu işlemler sonucunda ithalatı uygun görülen hayvanlar, ülkeye giriş aşamasında tam kontroller yapılmaktadır. Kontroller, bakanlığımıza bağlı Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüklerinde yapılmaktadır. Bu işlemler sonucunda uygun görülen hayvanların ithalatına izin verilmektedir. Söz konusu hayvanlar ayrıca 21 gün süreyle ülkemizde karantinada tutulmakta. Karantina sürecinde küçükbaş hayvanlarda görülen PPR hastalığı (koyun-keçi vebası) ve koyun-keçi çiçeği hastalıklarına karşı aşılamaları ve test işlemleri de yapılmaktadır. Bu aşamadan sonra sağlıklı bulunan hayvanların ancak fiili ithalatları gerçekleştirilmektedir.

Bulgaristan’ın Burgas Bölgesi’ne Kısıt Konulmuştur

Bulgaristan, Bakanlığımızın canlı hayvan ithalatına izin verdiği ülkeler içerisinde yer almaktır. Bunun yanı sıra OIE bildirimi sonucu PPR hastalığının tespit edilmesi üzerine gerekli kısıtlamalar yapılmıştır. Habere konu olan Bulgaristan’ın Burgas Bölgesi’ne Bakanlık olarak 12 Temmuz 2018 tarihinde kısıt konulmuştur. Bu tarihten itibaren ülkemize bu kısıtlı bölgeden herhangi bir ithalat yapılmamıştır.



Ülkemizde küçükbaş hayvanlarda görülen PPR hastalığı mücadele programı kapsamında ülke genelinde PPR aşılama çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Vakanın görüldüğü Bulgaristan’ın sınırında yer alan Trakya Bölgemiz, bu hastalığın görülmediği bir bölge. Bu bölgedeki tüm koyun ve keçiler, diğer bölgelerimizde olduğu gibi düzenli olarak PPR hastalığına karşı aşılanmaktadır.

Görüldüğü üzere sağlık açısından risk taşıyan hiçbir hayvanın ülkemize girmesine izin verilmemekte. Hem de ülkemizdeki hayvanların hastalıklara karşı korunmasında gereken hassasiyet gösterilmektedir. Dolayısıyla vatandaşlarımızın, Bulgaristan’da yaşanan bu vaka üzerine, hayvan sağlığı açısından kendilerini şüpheye düşürecek söylentilere itibar etmemesi önem taşımaktadır.

Güvenli gıdaya erişimi esas alan Bakanlığımız, dün olduğu gibi bundan sonra da hayvan sağlığının korunmasında gerekli titizliği göstermeye devam edecektir. Ayrıca, halkımızın sağlıklı gıdaya ulaşması noktasındaki hassasiyetini sürdürmeye de devam edecektir.

 

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Menemen Ovası’nda, pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Türkiye’nin önemli pamuk üretim merkezlerinden Menemen Ovası’nda görülen “kırmızı örümcek”, çiftçileri zor durumda bıraktı.

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Tarım zararlısı nedeniyle yüzde 80’lere ulaşan verim kaybına uğrayan pamuk çiftçisi, zararlarının giderilmesi için sorunun “doğal afet” kapsamına alınmasını ve borçlarının ertelenmesini istiyor.

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde pamukta hasat başladı, kaliteli pamuğun yetiştiği Ege’de de ürünün alınmasına artık haftalar kaldı.



Ege’de bu sezon üretim ve kalite anlamında ciddi sorun yaşanmazken, İzmir’de en çok pamuğun yetiştirildiği Menemen Ovası’da pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Ağustos ayının ilk günlerinde tarlalarda rastlanan ve ciddi ürün kaybına neden olan kırmızı örümceğe karşı ilaçlama da tesir etmiyor.

Soruna çare arayan Menemenli üreticiler, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderilen analiz sonuçlarını bekliyor.

“Kırmızı Örümceğe Çare Bulamadık”

Menemen Ziraat Odası Başkanı Metin Karagöl, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, İzmir’in en iyi pamuğunun Menemen Ovası’nda yetiştiğini söyledi.

Ovada daha değişik ürünler denediklerini ancak hiçbirinden pamuk kadar verim alamadıklarını ifade eden Karagöl, bu sezon pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu dedi.

Menemen’de 120 bin dönüm alanda pamuk ekimi yapıldığı anımsatan Karagöl, şöyle konuştu:

“Söz konusu rakam toplam arazisinin yüzde 60’ına denk geliyor ki bu aslında çiftçinin pamuğa ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Pamukta dekar başına ortalama 600 kilogram ürün alıyoruz ancak ağustos ayının başında rastladığımız pamukta görülen kırmızı örümcek ise bu sezon verimi çok kötü etkiledi. Dönem dönem bazı hastalıklar çıkıyor. Bu yıl normal ilaçlamalarımızı yaptık ama kırmızı örümceğe çare bulamadık. Bazı tarlalarda kozalar atılmış gibi. Bazı tarlalardaki verim kaybı yüzde 80’lerde. Bu nedenle dekar başına 120-150 kilogram pamuk alacağız gibi gözüküyor.”

“Pamuk Stratejik Bir Ürün”

Karagöl, hastalık görülen tarlalardan aldıkları numuneleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderildiğini kaydetti.



Gelecek yıl pamukta görülen kırmızı örümcek konusunda eğitim vereceklerini anlatan Karagöl, “Pamukta görülen kırmızı örümcek ile mücadele çok önemli çünkü aslında kayıp ülkenin oluyor. Pamuk stratejik bir ürün ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Devletimizden beklentimiz var. Kırmızı örümce nedeniyle verim alamayan çiftçilerin tarlalarına ‘doğal afet görmüş’ gibi muamele yapılabilir. Bakanlığımızdan bu konuda destek bekliyoruz. En azından borçların ertelenmesi hususu gündeme gelebilir.” şeklinde konuştu.

Pamukta kilogram başı 1 lira 25 kuruş gibi destek primi beklentisi oluştuğuna dikkati çeken Karagöl, üzüm ve fındıkta olduğu gibi bu üründe de müdahil alım seçeneğinin gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.

Menemen’de 35 yıldır pamuk üretimi yapan Aydın Kara ise kırmızı örümceğin çiftçileri zor durumda bıraktığını ifade etti.

Üreticilerin bu dönemde yoğun bir ilaçlama yaptığını hatırlatan Kara, “İlaçlamadan kaynaklı maliyetlerimiz arttı daha da önemlisi verim kaybımız çok yüksek. Bu konuda yardım bekliyoruz.” dedi.

Hasan Hüseyin Dilek de pamukta görülen kırmızı örümcek yüzünden verim kaybının yüzde 80’lere kadar çıktığını dile getirdi.

Tarlalarda kırmızı örümceği görmek için büyüteçle dolaştıklarını aktaran Dilek, “Maalesef böceğe ilaç da fayda etmiyor, ne yapacağımız şaşırdık.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Hayvansal Üretim

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için parazitlerle mücadelede birçok yöntem uygulanabilmektedir. Yaz mevsimi yaklaşırken ve havalar ısınırken hayvanlar için zararlı dış parazitler üremeye ve çoğalmaya başlıyor.

Dış parazitler hayvanların vücut yüzeyine ve deri altı bölgelerine yerleşerek zamanla zararlı etkilerini oluştururlar.

Hayvanlarda en sık rastlanan zararlı dış parazitler bitler, keneler, uyuz etkenleri, sivrisinekler, karasinekler ve tatarcıklardır.



Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Parazitlerin oluşturduğu hastalıklar hayvanlar arasında hızla yayılarak, verim düşüklüğü, hastalıklar, ölümler gibi birçok ekonomik kayıplara neden olurlar.

Özellikle sıtma ve sarılığa neden olan kan protozonlarının taşıyıcısı ve hayvanlar arasında bu hastalıkların bulaştırılmasına neden olan kenelerle mücadelede, yine sokucu sineklerle salgın viral hastalıkların hayvanlar arasında yayılmasında, özellikle keçi ve koyunlarda sık rastlanan çiçek hastalığının bulaştırılmasında bu dış parazitler oldukça önemli role sahiptir.

Ayrıca bit, pire ve uyuz etkenlerinin hayvanların derilerinde oluşturdukları olumsuz etkileri nedeniyle; hayvanlarda hem strese hem de verim kaybına neden olması; bu tür dış parazitlerle bütün olarak mücadelenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için birçok yöntem uygulanabilmektedir. Sanılanın aksine birçok bu sorunu tamamen çözen ve viral olmasını engelleyen ilaçlar bulunmaktadır.

Kas içi ve deri altı kullanılan ilaçlar özellikle kene, uyuz, bit ve pirelere karşı oldukça etkilidir. Yine hayvanların boyun ve kuyruk sokumuna kadar bel bölgesine dökülen ilaçlar; su ile çoğaltılarak çözelti haline getirilen ilaçlar sprey tarzı ve banyo ile uygulama; ayrıca toz olarak serpme tarzında uygulanan ilaçlar bu dış parazitlerin mücadelesinde en sık kullanılan yöntemlerdir.



Koyunlarda dış parazit mücadelesi için mutlaka hem hayvanlar ilaçlanmalı hem de hayvanların yaşadığı barınaklarının da ilaçlanarak; bu parazitlerin üreyerek çoğalmasının kontrol altına alınması şarttır.

Barınak hijyenine çok dikkat edilmelidir; çünkü parazit lavralarının üremesinin engellenmesi mücadelenin en önemli ve birincil şartıdır. Ayrıca parazit lavraları ilaçlara karşı oldukça dayanıklı olması ilaçlamaların periyodik olarak aralıklı ve sürekli yapılmasını gerektirir. İlaçlamalar mutlaka Veteriner Hekim kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü ilaçların doz ayarlamasının iyi yapılması hem hasta hayvana zarar vermemesi; hem de ilaçların parazitlerde oluşturduğu maksimum etki bakından oldukça önemlidir.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için ilaç seçiminde ilaçların hem uygulama kolaylığı; hem maksimum etki oluşturması hem de parazitlerin lavralarına da etkili olması ihtiyaç duyulan hususlardır.

Dış parazit mücadelesinde kullanılan bazı ilaçlar ivomec, dectomax, Ekomec,  Keneson, Kenaz, Blotic, Flutron, Agiata, Sebasil, Spertoks, Zippeks.

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

İthal Hayvan Skandalı

İthal Hayvan Skandalı

İthal hayvan skandalı. İspanya’nın salgın hastalık nedeniyle hayvan giriş ve çıkışının yasaklı olduğu bölgeden alındığı iddia edilen 2 bin 939 besilik canlı hayvanın; veteriner sertifikalarının ‘sahte’ olduğu ortaya çıktı. Bakanlık devreye girdi.

İthal Hayvan Skandalı

Kurban Bayramı öncesi İspanya’dan ithal edilen 2 bin 939 besilik canlı hayvanın veteriner sağlık sertifikalarının sahte olduğu ortaya çıktı. Türkiye’nin dört bir yanına dağılan canlı hayvanların; İspanya’da hayvan giriş ve çıkışının salgın hastalık nedeniyle yasak olduğu bölgeden ithal edildiği iddia edildi. CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu; skandalı TBMM gündemine taşıyarak söz konusu besilik canlı hayvanların hangi illerde ve hangi işletmelerde bulunduğunun açıklanmasını talep etti.



İthal hayvan skandalı. Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre; Kurban Bayramı’na üç hafta gibi kısa bir süre kalırken; Türkiye’de geçen yıl ortaya çıkan şarbon salgınının ardından şimdi de yurtdışından ithal edilen binlerce canlı hayvanda sahte sağlık belgesi skandalı yaşanıyor.

MKA Hayvancılık şirketi tarafından İspanya’dan Pinsos Ursa şirketi aracılığıyla ithal edilen 2 bin 939 canlı besilik hayvan; veteriner kontrolleri yapıldıktan sonra, 5 Temmuz’da, İskenderun Limanı’ndan dağıtıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün İspanya’daki yetkili makamlarla iletişime geçerek; gerçekleştirdiği kontrol sırasında Türkiye’ye getirilen 2 bin 939 hayvan için sunulan veteriner sağlık sertifikalarının “sahte” olduğu ortaya çıktı. Alarma geçen Tarım ve Orman Bakanlığı, 12 Temmuz tarihli “çok ivedi” koduyla gönderilen resmi yazıda, İskenderun Limanı Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüğü’ne işlemlerin durdurulması talimatı verildi.

‘Türkiye’nin dört bir yanında’

Sahte sağlık sertifikası skandalını TBMM gündemine taşıyan CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, sahte belgelerle 5 Temmuz tarihinde Türkiye’ye giriş yapan 2 bin 939 baş besilik dananın Türkiye’nin dört bir yanına dağıldığını ifade etti.



Bakırlıoğlu, bakanlığın yazısına göre sahte belgelerle hayvan ithal edilen MKA Hayvancılık adlı şirketin kendi internet sitesinde 2017-2019 yıllarında Brezilya, Uruguay ve İspanya’dan toplam 227 bin 999 baş besilik dana ithal ettiğine dikkat çekerek, “227 bin 999 baş besilik daha ithalatı yapan bir firmanın evraklarda sahtecilik yaptığı düşünüldüğünde ülkemiz hayvancılığının nasıl bir tehlike içinde olduğu açıkça görülmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Bakırlıoğlu, yasaklı bölgeden getirilerek yurda sokulan hayvanların karantina süreçlerinin Türkiye’nin değişik bölgelerindeki işletmelerde geçirmesinin salgın hastalıkların yayılması açısından büyük bir risk olduğuna işaret etti. İthal hayvan skandalı için Bakırlıoğlu, “Bu durum gümrük kapılarındaki zafiyeti de ortaya çıkarmıştır. Bugüne kadar sahte belgelerle ne kadar canlı hayvan ve et ithal edildiği, yabancı ülkelerin hastalıklı ve yasak bölgelerinden getirilen hayvanlar yüzünden Türkiye’de hangi hastalıkların çıktığı ve ne kadar hayvanın öldüğü bilinmemektedir” dedi.

İthal hayvan skandalı için Bakırlıoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Ülkeye girişi yapılan 2 bin 939 baş besilik dana hangi illerde, kimlere ve hangi işletmelere dağıtılmıştır? Belgelerin sahte olduğu anlaşıldıktan sonra bu hayvanlarla ilgili hangi işlemler yapılmıştır? Bu havyanlardan toplanan ve karantinaya alınan hayvan sayısı kaçtır” sorularını yöneltti.

Kaynak: Cumhuriyet

Devamını Oku

Trendler