Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Kurbanlık Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Var

Kurbanlık Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Var

Kurbanlık Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Var. Kurban Bayramı’na 21 gün kaldı. İstanbul’da kurban hareketliliği başladı. Kurbanlık fiyatları bu sene, geçen yıla göre yüzde 10 zamlandı. En düşük küçükbaş fiyatının 800 lira, en düşük büyükbaş fiyatının ise 7 bin lira. İstanbul’da başta belediyeler olmak üzere çeşitli kurumlar, kurban satış ve kesim hazırlıklarına devam ederken, besi çiftliklerinde ise kurban satışları başladı.



Kurbanlık Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Var

Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle hem kurbanlık kesecekler için hem de satışını yapacaklar için hareketlilik başladı. En büyük merak konusu ise bu seneki küçükbaş ve büyükbaş hayvanların fiyatlarıydı… Geçen yıl pazarda en düşük küçükbaş 600, büyükbaş da 6 bin liradan satılıyordu. Bu rakamlarda bu sene için en az yüzde 10’luk bir artış olacağı belirtiliyor.

Bu artışın en önemli gerekçelerinden biri hayvan yetiştiriciliğindeki girdilerde yaşanan artış ile döviz kurlarının yüksekliği gösteriliyor. Maliyetlerdeki artışlardan en fazla etkilenenlerin başında ise yem ve yakıt fiyatları geliyor. Fiyatların özellikle bayrama 10 gün kala değişkenlik göstermesi ve Ağustos ayındaki kurun belirleyici olması bekleniyor.

İSTANBUL’DA KURBANLIK  SATIŞLARI BAŞLADI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyeleri kurban kesim ve satış yerleri için hazırlıklarında son aşamaya gelirken, üreticiler ise besi çiftliklerini şimdiden hayvanlarla doldurdu.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Trakya’dan besi çiftliklerine getirilen kurbanlık hayvanların satışına başlandı.

Advertisement

Konuyla ilgili DHA’ya açıklamalarda bulunan  Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (ETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yücesan, büyükşehirlere kurbanlık hayvan girişine henüz izin verilmediğini ancak İstanbul’daki besi çiftliklerinde kurban satışlarının başladığını söyledi.   Yücesan, bakanlıktan alınan veriler ile hayvancılık sektöründen aldıkları bilgiler doğrultusunda kurbanlık hayvan sıkıntısının yaşanmayacağını vurguladı.



Kurbanlık Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Var

Kurbanlık Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Var. Yücesan, kurbanlık canlı hayvan fiyatlarıyla ilgili konuştu. Başkan Yücesan, bu seneki büyükbaş ve küçükbaş fiyatlarında geçen seneye göre yüzde 10’luk bir fiyat artışının beklendiğini söyledi:

“Büyükşehirlerde çadırlarda satılan ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da ahırlarda satılanlar arasındaki fiyatlar çok farklıdır. Ahırdan alınan hayvanın büyükşehirlere taşınması sonrası bunun da belli bir maliyeti var. Kurbanlık fiyatları çok geçişkendir. Yani yerinden alınan bir mal ile İstanbul’dan ya da büyükşehirlerde çadırlarda satılan bir  kurbanlık fiyatı arasında fark vardır. Dolar’ın yüksek olmasının kurban fiyatlarına etkisi mutlak vardır. Besinin alımı döviz ile yapılıyor. Ayrıca mazot ve ilaç gibi girdilere bakıldığında bunlarda dolar ile alınıyor. Son üç, dört ayda yüzde 30’luk bir geçiş oldu ancak piyasanın talebi bu fiyatı karşılamıyor. Dolayısıyla geçen seneye göre yüzde 10 artış olacak. Geçen sene büyükşehirlerde toplu kurban satışı yapılan yerlerde büyükbaşta canlı kilogram (sığır) 22 ila 23 lira civarındaydı. Bu sene yüzde 10 artış ile canlı kilogramda 25 ila 26 Lira olması bekleniyor. Yine geçen sene kilogramı 24 ila 25 lira olan küçükbaş için de 27 ila 28 lira civarı bir fiyat bekleniyor.”

“TATİL NEDENİYLE BÜYÜKŞEHİRLERDE ÇOK BÜYÜK BİR POTANSİYEL BEKLEMİYORUZ”

Yücesan, kurban bayramının bu sene 9  günlük bir tatile denk geleceğini aktardı. Ahmet Yücesan, büyük şehirlerden  tatil beldelerine gidenler nedeniyle büyük şehirlerdeki kurban kesimlerinde çok büyük bir potansiyel beklemediklerini kaydetti. Yücesan, “Son yıllarda Türkiye genelinde kurban bayramında 800 bin ila 1 milyon arasında büyükbaş hayvan kesiliyor. Ayrıca, 2 buçuk milyon civarında da küçükbaş hayvan kesiliyor. Bu sayı önümüzdeki kurban içinde aynı olacak ve ‘arz-talep’ dengesizliği yaşanmayacak. Ayrıca Et ve Süt Kurumu bu sene de ithal ettiği 100 bin canlı hayvandan kurbanlık ayırdı. 100 bin hayvandan 30 binlik bir kontenjanı kurban için ayırdı. Özellikle sıkıntı yaşanırsa, toplu kurban kesen kurumlara buradan canlı hayvan dağıtılabilecek” diye konuştu.

Advertisement

KURBANLIK HAYVAN ALIMINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Aynı zamanda veteriner hekim de olan Ahmet Yücesan kurbanlık hayvan alımında dikkat edilmesi gereken hususları için şunları belirtti. “Vatandaşlarımız kurbanlıklarını toplu satış ve kesim yerlerinde almaları çok doğru olacaktır. Münferit satışlarda hayvanın muayenesi için bir veteriner bulunmayabilir. Ama toplu kesim yerlerinde hem kesim öncesi hem de kesim sonrası muayene edilmelidir. Hayvanın hastalık taşıyıp taşımadığı, riskli olup olmadığı çok rahat bir şekilde kontrol edilebilir. Buralardaki kesimler daha sağlıklı sonuçlar veriyor” şeklinde uyarılarda bulundu.

İSTANBUL KASAPLAR ODASI BAŞKANVEKİLİ: 9 GÜNLÜK TATİLDE İSTANBUL’DA DAHA AZ KURBAN KESİLEBİLİR 

İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası Başkanvekili Aydın Tüfekçi de konu hakkında konuştu. Tüfekçi, kurban pazarlarının kurulmasının ardından hayvanların büyükşehirlere girişine Ağustos ayı başından itibaren izin verileceğini söyledi. Tüfekçi, “Kurbanlık hayvan fiyatları henüz tam anlamıyla oluşmadı. Ancak yeme, mazota yapılan zamlarla birlikte geçen seneki fiyatlara oranla yüzde 10’luk bir artışı bekliyoruz. Bu sene 9 günlük bir tatil var. Millet tatilde olacağı için İstanbul’daki kurban kesiminin daha düşük geçeceğini tahmin ediyoruz” dedi.



BESİCİLER KURBAN BAYRAMINA HAZIR 

İstanbul’daki besi çiftlikleri kurban bayramına hazır. Anadolu ve Trakya’dan getirilen hayvanların satışı bu çiftliklerde başladı. Tuzla’da besicilik yapan Cesim Daş, kurban bayramına hazır olduklarını ve satışlara başladıklarını söyledi.

“BÜYÜKBAŞ HAYVANDA HİSSE BAŞI 1900 LİRA”

Daş, “2 bin 500 büyükbaş , 4 bin küçükbaş hayvanımız var. Kurbanlık satışlarımız başladı. Büyükbaşlarımız 7 bin ila 17 bin lira arasında, küçükbaşlarımız ise 800 ila 1500 lira arasında değişiyor. Geçen seneye göre yüzde 10 bir artış var. Maliyetlerimiz daha da fazla olmasına rağmen günün koşulları da bellidir ve daha fazla yansıtamıyoruz. Geçen sene büyükbaş da hisse başı 1700 lirayken bu sene 1900 lira yaptık” şeklinde konuştu.

Advertisement

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Bakan Pakdemirli; “Kalıcı Çözümler Üretmek İçin İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Olarak Birlikte Hareket Etmeliyiz”

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin katılımıyla İİT 8. Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı gerçekleştirildi.

Bir önceki toplantının başkanlığını yürüten Kazakistan’ı temsilen Kazakistan Tarım Bakan Yardımcısı Jenis Oserbay, İİT 8. Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın başkanlığını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye devretti.

Konferansın açılışında konuşan Pakdemirli, toplantının bu seneki temasının “Gıda güvenliğinin tesisi için gıda sistemlerinin geliştirilmesi” olduğunu bildirdi.

Bu toplantı sayesinde uzun vadeli vizyonları görüşüp sürdürülebilir çözüm önerileri sunabilme imkânı bulduklarını aktaran Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Umuyorum ki bu toplantı ülkelerimiz için hayırlı olur, özellikle de küresel dayanışmanın önemini fark ettiğimiz şu zamanlarda. İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam dünyasının ortak sesi olmak amacıyla barış ve kalkınma için kurulmuştur. Bugün dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan Müslümanlar, ne yazık ki potansiyellerine paralel olarak siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik düzeyinde hak ettiği yerde değildirler. İnsanlığın bugünkü gelişmişlik düzeyinin temelleri İslam coğrafyasında atılmış olsa da bugün Müslümanların yaşadığı sorunların sebeplerini iyi düşünmek gerekir. Aksi takdirde sadece şikayet ederek, sadece konuşarak bir yere varamayız. Hele ki çözümü başkalarından beklersek elde edecek hiçbir şeyimiz yok.”

Advertisement

Pakdemirli, İslam medeniyetini hak ettiği yere getirmenin Müslümanların sorumluluğunda olduğunu aktararak, eksiklerin üzerine yoğunlaşıp 1 milyar 700 milyon Müslümanın ve tüm insanlığın sorunlarına çözüm bulacak somut çalışmalar ortaya koymaları gerektiğini söyledi.

“KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETMEK İÇİN İİT ÜLKELERİ OLARAK BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ”

Bekir Pakdemirli, Türkiye ile İİT arasındaki ilişkinin, kurulduğu günden bu yana her zaman güçlü olduğunu ve önemini bugüne kadar sürdürdüğünü kaydetti.

Müslüman ülkelerin ekonomik ve bilimsel kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefleyen İİT’de aktif rol almaktan gurur duyduklarını ifade eden Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sektörümüz; 10 yılı aşkın süredir gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, iklim değişikliği, doğal afetler ve son olarak da Kovid-19 gibi birçok faktörden olumsuz etkileniyor. Dünya, 2030 yılına kadar açlığı ve yetersiz beslenmeyi sona erdirme taahhütlerinden ne yazı ki uzaklaşmaktadır. Somut ve cesur adımlar atmazsak açlığı ortadan kaldıramayız. Son verilere bakıldığında dünyanın yaklaşık yüzde 10’u açlıkla karşı karşıya, yaklaşık her 3 kişiden biri yeterli gıdaya ulaşamıyor. Dünyada yetersiz beslenen nüfusun yarıdan fazlası Asya’da ve üçte birinden fazlası ise Afrika’da yaşıyor. Rakamlar, çözmemiz gereken daha çok sorunumuz olduğunu gösteriyor.”

Advertisement

Pakdemirli, gıda güvenliğinin sağlanmasının hem ulusal hem de küresel düzeyde iyi bir planlama gerektirdiğine işaret ederek, “Gıda güvenliğini sağlamak için yeterli gıda üretimini sağlamak tek başına yeterli değildir. Paranızın olması her zaman yiyecek alabileceğiniz anlamına gelmez. Gıdanın yeterli miktarda üretilebilmesi kadar kolay ulaşılabilir olması da büyük önem taşımaktadır. Gıda güvenliği, ülkelerimizde genel güvenliğin ve refahın sağlanmasında en önemli faktördür. Bir gıda güvenliği sorunu varsa bu tüm ülkelerin sorunu olmalı ve kalıcı çözümler üretmek için İİT ülkeleri olarak birlikte hareket etmeliyiz.” diye konuştu.

“KARŞILIKLI GÜVEN VE BAĞLARIMIZI GÜÇLENDİRMELİYİZ”

Bakan Pakdemirli, son gelişmelerin, gıda güvenliği ve tarım konusundaki sorumluluklarının her zamankinden çok daha önemli olduğuna işaret ettiğini aktararak, “İklim değişikliğinin etkileriyle uğraşmak zorundayız ve küresel gıda krizi çok yakında kapımızı çalabilir. Bunun sebebi de kuraklık, sel, orman yangınları olacaktır.” dedi.

Salgının mevcut sorunları daha da kötü hale getirdiğini belirten Pakdemirli, “Bu zorlukları göz önünde bulundurarak, mevcut gıda sistemini sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmek için ortak çabalarımızı hızlandırmalıyız. Bu nedenle nasıl ürettiğimize, dağıttığımıza, ticaret yaptığımıza ve tükettiğimize bütüncül bir yaklaşımla bakmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Pakdemirli, İİT bölgesinin, kapasitesi ve iş gücü açısından yüksek bir tarımsal potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, “İİT üyesi ülkeler, dört kıtada yer almaktadır. Sadece toprak büyüklüğü ve doğal kaynaklar açısından değil, ekonomik ve tarımsal gelişmişlik düzeyi açısından da farklılık gösteriyoruz. Birçok İİT üyesi ülke için tarım, önde gelen sektörlerden birisidir ve gelir elde etmek, refahı artırmak ve açlığı ortadan kaldırmak için kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.

Advertisement

Bölgede tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısının 200 milyonun üzerinde olduğunu, bunun da dünya tarım istihdamının yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu aktaran Pakdemirli, İİT bölgesinin toplam GSYH’si içinde tarımsal ortalamanın payının yüzde 10’un altında olduğunu söyledi.

Pakdemirli, bölgede yetersiz beslenme, açlık ve kıtlıkla karşı karşıya kalan milyonlarca insanın bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İİT üyesi ülkelerde yaşayan yaklaşık 350 milyon Müslüman, aşırı yoksulluk koşullarında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu olumsuz durum göz önüne alındığında, yapısal dönüşümü, tarımsal piyasa istikrarını ve doğal kaynakların verimli kullanımını geliştirmek için iş birliği yapmalıyız. Bu nedenle güvenli, müreffeh ve birleşik bir uluslararası toplumun hayati unsurları olan karşılıklı güven ve bağlarımızı güçlendirmeliyiz.”

Bu yürek burkan gerçeğin arkasında farklı sebepler olabileceğini belirten Pakdemirli, “Ekonomilerimizi büyütürken toplumsal refahı artırmazsak adaleti tesis etmemiz mümkün olmayacaktır. Bu nedenle hayatımızın her alanına dokunan gıda güvenliğine diğer konularda olduğu gibi özel bir önem vermeliyiz.” dedi.

Bu arada, Pakdemirli’nin konuşmasının ardından basına kapalı yapılan toplantının sonunda basın toplantısı da gerçekleştirilecek.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Bu hasatta herkes kazandı

Taze meyve sebze sektöründe kayıp ve israfı azaltmayı amaçlayan “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde üreticiler tarafından tarlada bırakılan patlıcanlar, gönüllüler tarafından tarladan toplandı ve ihtiyaç sahiplerinin sofralarında lezzet şölenine dönüştürüldü.

Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nün yürütücüsü olduğu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Spor Toto Kulübü Başkanlığı ve Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği’nin partner olarak yer aldığı “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde Ekim ayında Menemen’de bahçelerde kalan patlıcanlar, Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği üyesi öğrenciler tarafından hasat edildi.

“Gönüllü Son Hasat Projesi”ni tüm paydaşlarının kazandığı bir proje olarak tanımlayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Tarlada kalan hasat edilmeyen ürünler meyve ve sebzelerimize zarar veren organizmaların kış mevsiminde bahçelerde konaklama yapmalarına neden oluyor. Burada kışı geçiren organizmalar sonraki dönemde yeni ürünlere büyük zarar veriyor. Son hasat projesiyle üreticilerimizin bahçelerinde ürün bırakmamaları gereğine bir kez daha vurgu yapılırken, bu ürünler ihtiyaç sahipleriyle buluşturuluyor. Üreticilerimiz açısından bilinç oluşturulurken, ihtiyaç sahiplerinin yüzlerinin gülmesini sağlıyoruz. Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde bundan sonraki süreçte de yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Özen: “İsrafı önleyeceğiz gıdamıza sahip çıkacağız”

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nde Üreticinin farklı nedenlerden dolayı toplamadığı ürünleri, tarladan toplayıp ihtiyaç sahiplerine dağıttıklarını vurgulayan İzmir Tarım İl Müdürü Mustafa Özen, “Bu sayede birkaç şeyi birden sağlamış oluyoruz. Türkiye’de üretilen ürünlerin 3’te biri tüketime sunulmadan israf ediliyor. Birincisi biz bu israfı önleyerek gıdamıza sahip çıkacağız. İkincisi bu ürünler tarlada kalırsa toprağa zarar verecek, bunu engellemiş olacağız. Üçüncüsü ihtiyaç sahiplerine ürünleri ulaştırmış olacağız. Dördüncüsü ve en önemlisi de gençleri tarımla, bitkiyle, ürünle tanıştırma, toprakla buluşturma hedefimiz var. Buna da ulaşmış sayılıyoruz. Beşincisi de üreticilerimizin ne kadar zor şartlarda üretim yaptığını tarımı devam ettirdiğini yerinde görmek çok önemli” şeklinde konuştu.

Advertisement

İzmir’de 150 bin çiftçinin üretim yaptığını, bu sadece 4,5 milyon İzmirlinin karnını bu üretimle doyduğunu anlatan Özen, “Vatandaşlarımız her gün karınlarını doyurdukları için üreticilerimize teşekkür etmeliler diye bir sloganımız var. Pazar değeri olmasa bile bu ürünlere ihtiyacı olan vatandaşlarımız var. Üreticilerimizden ya kendileri ya da bizler kanalıyla bu ürünleri tarlada bırakmamalarını rica ediyoruz. Gençliğimizi israfla ilgili bilinçlendirmemiz gerekiyor. Gençler ne kadar bilinçli olursa bizlerin de yarına dair endişelerimiz azalır” ifadelerinde bulundu. 

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nin ilk ayağında Kınık’ta bahçeden domates toplanırken, ikinci durak Selçuk oldu. Selçuk’ta şeftali bahçesinde son hasat yapılırken, Eylül ayında Gümüldür’de mandalina bahçesi “Gönüllü Son Hasat Projesi” gönüllülerinin buluşma noktası oldu. Menemen İğnedere’deki patlıcan hasatı projenin dördüncü etkinliği oldu.

Türkiye 2020 yılında 55 milyon ton taze meyve sebze üretirken, bu üretimin yüzde 50’lik dilimi nihai tüketiciyle buluşabiliyor. “Gönüllü Son Hasat Projesi”yle kayıp olacak taze gıdaların tekrar insan tüketimine yönlendirilmesi sağlanırken, hem üreticide hem de tüketicide gıda kayıplarının ve israfın önlenmesi bilincini yerleştiriliyor. Gönüllüler; özellikle pandemi sürecinde kırsalda keyifli zaman geçirirken bir nevi ekolojik terapi almaları sağlanıyor.

Menemen İğnedere Mahallesi’nde patlıcan üreticisi Tahsin Uslu’nun bahçesinde gerçekleştirilen “Gönüllü Son Hasat Projesi Patlıcan Hasatı”na İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ruhşan Özdemir Çiftçi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kırıcı, Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği üyesi üniversite öğrencileri katıldı.

 

Advertisement

 

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

İslam İşbirliği Teşkilatı 8. Gıda Güvenliği Ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ülkemizin ev sahipliğinde 25-27 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) 8. Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansına katılım sağlayan ülke temsilcileriyle bir araya geldi.

Bakan Pakdemirli; Bangladeş Gıda Bakanı Sadhan Chandra Majumder, Filistin Tarım Bakanı Rıad Attarı, Gambiya Tarım Bakanı Amıe Fabureh, Kamerun Tarım Ve Kırsal Kalkınma Bakanı Gabriel Mbaırobe, Maldivler Balıkçılık, Deniz Kaynakları Ve Tarım Bakanı Hussaın Rashed Hassan, Moritanya Tarım Bakanı/Sidina Ould Sidi Mohamed Ould Ahmed Ely, Nijerya Tarım Ve Kırsal Kalkınma Bakanı Dr. Mohammad Mahmood Abubakar ve Tacikistan Tarım Bakanı Ziyozoda Sulaimo ile görüştü.

Bakan Pakdemirli, görüşmelerde Türkiye’nin tarım alanında her türlü işbirliğine hazır olduğunu  belirterek, ülkeler arasında her düzeyde yakın temas ve iş birliğinin önemine dikkati çekti.

“ÜLKELERİN İKİLİ TİCARETİ DAHA GENİŞ BİR ÜRÜN YELPAZESİNİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE DENGELİ OLARAK ARTIRMASI GEREKİR”

Ülkeler arasında her düzeyde yakın temasın ve işbirliğinin önemine dikkat çeken Bakan Pakdemirli, ülkelerin arasındaki ticaret hacmini yükseltmenin ve potansiyeli arttırmanın yine o ülkelerin elinde olduğunu belirtti.

Advertisement

Ülkelerin ikili ticareti daha geniş bir ürün yelpazesini kapsayacak şekilde dengeli olarak artırması gerektiğine vurgu yapan Pakdemirli, tarımın bütün alanlarında her türlü desteğe açık olduklarını söyledi.

Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli, ülkelerin tarım alanındaki potansiyelini göstermek açısından birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.

Bakan Pakdemirli ayrıca mevkidaşlarına içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde, güvenilir gıdayı üretmek kadar, güvenilir gıdaya ulaşmanın ve sürdürülebilirliğini sağlamanın da çok büyük önem kazandığını ifade ederek şu şekilde konuştu:

“Ziyaretinize vesile olan Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma temalı bu toplantımızın da amacı, bu konudaki sorunlara yönelik çözüm önerisi arayışlarını İslam Dünyasının gündeminde tutmak ve bu konunun önemini vurgulamaktır”

Görüşmelerde ayrıca orman yangınlarına da dikkat çeken Pakdemirli, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Ankara’da düzenlenecek olan “Geleceğe Nefes Seferberliği” etkinliğine katılımcı ülkeleri davet etti.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Trendler