Connect with us

Büyükbaş Hayvancılık

Sağmal hayvanlarda Kuru Madde Tüketimi

Kuru Madde Tüketimi

Sağmal Hayvanların Besin Madde İhtiyaçları – Kuru Madde Tüketimi

Kuru Madde Tüketimi. Sağmal dönemde süt ineklerinin besin maddesi ihtiyaçları diğer türlere göre farklılık göstermektedir. Kuru madde tüketimi çok önemli olup İnekler için hazırlanan rasyonun ilk önceliği rumen (işkembe) sağlığını desteklemesi gerekmektedir. Bunun ardından, hayvanlara servis edilen rasyon bazal metabolizma, verim ve üreme gereksinimleri için yeterli besin içeriğe sahip olmalıdır. Hayvancılık detay isteyen bir iştir.



Kuru Madde Tüketimi

Ruminant (Geviş getiren) hayvanların beslenmesinde kullanılan yem girdiler farklı nem değerlerine sahiptirler. Dolayısıyla, hayvan beslemede hayvanların tükettikleri yemler kuru madde alımı olarak takip edilmektedir. Kuru madde tüketi hem hayvandan kaynaklı hem de yemlerden kaynaklı nedenlerden dolayı değişkenlik gösterebilir.

Kuru madde tüketimini etkileyen hayvana bağlı değişkenlerin başında vucüt kondüsyon skoru gelir. Ayrıca, günlük üretilen süt miktarı, laktasyon evresi ve gebelik durumu gelmektedir. Normal miktarlarda bir süt üretimine sahip sağmal dönemdeki bir hayvanın günlük kuru madde tüketimi kendi vucüt ağırlığının %3,5 – 4’ü kadardır. Ancak, yüksek verimli süt hayvanlarında günlük kuru madde tüketimleri vucüt ağırlıklarının %4 – %5’i civarlarına kadar çıkabilmektedir.

Bir hayvanın en düşük kuru madde alımı sağımın olmadığı kuru dönemde, özellikle gebeliğin son 2 – 3 haftasında olmaktadır. Tipik olarak bu dönemde alınan kuru madde miktarı canlı ağırlığın %2’sinden daha düşük olmaktadır.



Kuru Dönem – Negatif Enerji Dengesi

Kuru dönemde alınan kuru madde miktarının çok yakından takip edilmesi, tüketilen miktarların bilinmesi gerekmektedir. Özellikle bu dönemde tüketilen kuru madde miktarı doğum sonrası sağlık ile direk ilişkilidir.

Kuru dönemde alınan düşük miktarlardaki kuru madde miktarına çok dikkat edilmelidir. Düşük KM alımı doğumdan sonra hayvanın aşırı enerji ihtiyacın olan dönemlerde hayvanın negatif enerji dengesine girmesine sebeb olacaktır. Dolayısıyla, hızlı miktarda kilo kaybı görülecektir.

Eğer negatif enerji dengesine karşı önlemler alınmaz ise karaciğer ile ilgili sıkıntılar baş gösterecektir. En kötü durumda hayvanın kaybına kadar gidebilecektir. Doğumdan sonra artan bir süt üretimi ile birlikte kuru madde alımı da artmaya başlayacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi şudur. Alınan kuru madde miktarı artan süt verimi ve diğer ihtiyaçlar için gerekli olan enerjiyi ilk haftalarda karşılayamayacaktır. Sağmal hayvanların maksimum süt üretim miktarlarına ulaşması 6 ile 10’uncu haftalar arasında olmaktadır.



Enerji İhtiyacı

Maksimum süt üretimine ulaşan sağmal bir ineğin enerji ihtiyacı süt üretimi ile alakalı olarak değişkenlik göstermektedir. Enerji ihtiyacı bu dönemde de çok yüksek olacaktır. Ancak şu da bilinmelidir ki, bir sağmal ineğin süt üretimi 6 ile 10’uncu haftalarda pik duruma gelmektedir. Kuru madde alımının pik seviyelerine ulaşması 12 ve 14’üncü haftaları bulmaktadır. Bu durum bize bir sağmal hayvanın neden negatif enerji dengesine girdiğini açıkca göstermektedir. Laktasyonun diğer evreleri ile karşılaştırıldığında sağmal hayvanlar bu dönemde en büyük risk altındadırlar. Hayvanların nerji ihtiyaçları NRC 2001 de detaylı olarak verilmektedir.

Özetle, yönetimsel ve besleme stratejileri bu bilgiler ışığında planlanmalı ve hayvanın maksimum miktarlarda kuru madde tüketimi sağlanmalıdır.

Devamını Oku
Advertisement
1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Mastitis Tedavisi ve Korunma Yolları - Rumico Hayvancılık

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Büyükbaş Hayvancılık

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. Başarılı bir süt sığırı yetiştiricisi her bir ineğinden yılda 1 buzağı almaya gayret eder. Bir inekten bir buzağı elde etmek ise birbiri ile bağlantılı pek çok işin sonucunda gerçekleşir. Bu iş her şeyden önce kızgınlığın tespit edilmesindeki başarıya bağlıdır.



Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı

Süt sığırı yetiştiriciliğinde, kızgınlığın belirlenmesi çok önemli ve buna karşın kolaylıkla üstesinden gelinebilecek bir iştir. Kızgınlık, ergin bir ineğin gebe kalıncaya kadar düzenli aralıklarla çiftleşme isteği gösterdiği ya da erkeği kabul ettiği fizyolojik ve içgüdü kaynaklı eşeysel davranışları sergilediği dönemlerdir.

Kızgınlığın belirlenmesinde başarı, ineklerin gözlenme sıklığı ve gözlem için ayrılan zamana bağlıdır. 21 günlük üreme döngüsü içerisinde, kızgınlığın (sıcak mevsimlerde 12 saate kadar düşse de) ortalama 15 – 18 saat sürmesi, gözlenme sıklığı ve gözlem için ayrılan zamanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Daha da önemlisi, en yüksek döllenme oranı sağlanabilecek (optimal) süre, sadece 12 saat kadardır. Bu nedenlerden dolayı, bir ineğin kızgınlığı sırasında oluşan (fizyolojik ve davranışsal) değişimlerin iyi bilinmesi gerekir.

Üreme döngüsünün birinci günü, inekte kızgınlığın başladığı gün olarak kabul edilirse, bundan birkaç gün öncesinde o ineğin yumurtalıklarında bir folükül olgunlaşmaya başlamış demektir. Bu folükül, içerisinde, yumurta hücresini barındırır ve salgıladığı bir hormon (östrojen) ile inek farklı davranış göstermeye başlar.

İnek, başlangıçta huzursuz bir duruma gelir ve diğer ineklerin üzerine sıçramaya çalışır. Bu hormonun salgılanması en üst seviyeye ulaştığında, kızgınlık meydana gelir.

Kızgınlığın başladığı, gün kızgınlığın ilk günüdür. İnek , 15 – 18 saat devam edecek olan kızgınlık süresince diğer ineklerin kendi üzerine sıçrama hareketi göstermesine izin vermekte ve bu esnada yerinde hareketsiz durmaktadır.
Olgunlaşan folükülün patlayarak içindeki yumurta hücresini serbest bırakması (ovulasyon), kızgınlığın ikinci gününe veya ineğin kızgınlıktan çıktıktan sonraki zamanına rastlar.

Metaöstrüs Dönem

Bu döneme, kızgınlık arkası (metaöstrus) dönem adı verilir. Kızgınlık arkası dönemin ikinci ve üçüncü günlerinde, düvelerin % 90’ı ile ineklerin % 50’inde ferçten hafif kanlı akıntı (kanama) olur. Bu durum, normal bir durum olup gebe kalma oranı ile ilişkili değildir.

İneğin yumurtalıklarında, patlayan folükül’ün yerine oluşan yapıya sarı cisim adı verilir ve sarı cisim dördüncü günden itibaren bir hormon (progesteron) salgılamaya başlar. Artık bu günden itibaren kızgınlık arkası dönem bitmiş ve bunun yerine kızgınlık sonrası (diöstrus) adı verilen başka bir dönem başlamıştır.



En yüksek döllenme oranı için uygun tohumlama zamanını bilmek gerekir

İnekler, kızgınlığın başlangıcı olan ilk saatlerde boğalar tarafından sıçrama hareketine, içgüdüsel olarak, müsaade etmezken, diğer ineklerin sıçrama hareketine müsaade etmektedirler. Boğaların sıçrama hareketine veya çiftleşmeye ise, döllenme için daha doğru zaman olan, kızgınlığın daha ileriki saatlerde müsaade ederler.

Tohumlama zamanı ile ineğin kızgınlık gösterdiği saatler birbiri ile eş zamanlı değildir. En yüksek döllenme oranı için uygun tohumlama zamanını bilmek gerekir.

En uygun tohumlama zamanı, kızgınlık sürecinin sonları ile bitiminden sonraki birkaç saatlik zamandır.
Boğa ile elde çiftleştirme (doğal aşım) yapılıyorsa, bu çiftleştirme suni tohumlamanın zamanından daha önce olabilir. Bunun nedeni ise, doğal aşımda ejekülatın vagina içine, yapay tohumlamada ise, dölyatağı içine bırakılmasıdır.

Yapay tohumlamanın yapılacağı en uygun zaman aralığı, ortalama 18 saat süren kızgınlık sürecinin son 6 saati ile, ineğin kızgınlıktan çıktıktan sonraki 6 saatlik zaman aralığıdır. Bu zaman aralığı böylece toplam 12 saat kadardır.
Yetiştiriciler, sabah kızgın olduğunu gördükleri ineklerini öğleden sonra, öğleden sonra kızgın olarak belirledikleri ineklerini ise ertesi gün sabah tohumlatma yoluna gitmelidirler. Bu yöntemin başarısı, kızgınlığın başlama zamanının doğru olarak belirlenmesine bağlıdır. Kızgınlığın başlangıcı iyi saptanamazsa bu metot iyi sonuç vermeyebilir.

Spermler dölyatağına konulduklarında döllenme yeteneğine sahip değillerdir. Spermlerin, dölleme yeteneğini kazanabilmesi için dölyatağına konulduktan sonra belirli bir sürenin geçmesi gerekir ki sperm ancak bu süre sonunda dölleme yeteneğini (kapasitasyon) kazanır.



Kızgınlık Belirtileri;

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. En uygun tohumlama zamanının belirlenmesi için kızgınlık başlangıcının tam olarak belirlenmesi, bunun için de kızgınlık belirtilerinin çok iyi bilinmesi gerekir.

• Kızgın olan inekler geceleri ayakta olmayı tercih ederken, gündüzleri de nadiren yatarlar ve ürkütüldüklerinde sürü içinde ilk tepkiyi veren hayvanlardır.

• Kızgınlığın henüz başlama aşamasında olan inekler, kendilerinin üzerine sıçranmasına müsaade etmezken, kızgınlık gösteren diğer ineklere sıçrama hareketinde bulunurlar. sıçrama hareketi sırasında yerinde durmayan ineklerde kızgınlık başlamış sayılmamalıdır. Sıçrama hareketine müsaade etme kızgınlığın en önemli belirtisidir. Yeterince gözlem yapıldığında ineklerin sırt ve sağrılarında diğer ineklerin sıçraması sonucu oluşan kirlenme ve hafif deri deformasyonları rahatlıkla gözlemlenebilir.

• Kızgınlık başlangıcına yakın olan inekler, bir araya toplanma eğilimi gösterirler. Boğa olması durumunda, boğaya mümkün olduğunca yakın olma eğilimindedirler.

• Kızgın ineklerin, hareketlilikleri artar, yem yeme istekleri azalır, o günkü süt verimlerinde bir miktar düşme gözlenir.

• Diğer ineklerin ferçlerini koklarlar, kızgın olan veya kızgınlığı yaklaşan ineklerin arka kısımlarına çenesini sürterler.

• Yakından gözlemlenmediği sürece fark edilmesi zor olmakla birlikte kızgın ineklerin, ferç’i, pembe, ıslak ve şişkin görülür. Ferçten, halk arasında Çara adı da verilen şeffaf, yapışkan bir

• Akıntı görülür. Çara, kızgınlığın başlangıcından önce başlayarak, bitiminden sonraki günlere kadar görülebilir.

Kızgınlık Gözlemede Etkinlik

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. Kızgınlık gözlemlerinin, bazı kaynaklara göre, gün boyu, sürekli yapılmasının, % 98-100 başarılı sonuç verdiği, buna karşın günde iki defa sürü içinde dolaşılması ile % 80 – 90 başarılı sonuç alınabildiği bildirilmektedir. Ancak, günlük yemleme, sağım gibi işler sırasında gözlem yapılırsa, kızgınlığa gelen ineklerin sadece % 50’nin saptanabildiği bildirilmektedir.

Günde yapılan gözlem sayısı Kızgınlığın belirlenmesinde başarı

Günde 1 kez %60
Günde 2 kez %80
Günde 3 kez %90
Günde 4 kez %100

Kızgınlık Saati

Kızgınlığın, ineklerin % 60’nda sabah, % 45’nde ise öğleden sonra gözlendiği bildirilmekte ve sadece sabah ve akşam gözlem yapılması durumunda sürüdeki kızgın ineklerin % 85 ‘nin saptanabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, sabah ve akşam iki defa gözlem yapmaya ek olarak öğle vakti de gözlem yapılması sonucu sürüde kızgınlık gösteren % 6-7 kadar diğer bazı ineklerin de belirlenebileceği sonuçlara eklenmektedir.

Ayrıca gözlem yapılma saati de etkili bir faktör olup , sabah saat 6 da gözlem yapılması, saat 7 de gözlem yapılmasına göre kızgınlığın belirlenmesinde % 14 kadar daha etkin olmaktadır.

Çeşitli faktörler bir sürüdeki kızgınlığın saptanmasındaki başarıyı düşürebilir. Beslenme, olumsuz hava koşulları, hastalıklar gibi nedenler bunlar arasında olmakla beraber en önemli neden, gözlem sırasında yapılan hatalardan kaynaklanmaktadır.

Bir kişi, etkin çalışabilirse 300 kadar ineğin kızgınlık belirlenmesinde yeterli sonuç alabilir. Ancak, 10 inekten büyük sürülerde kızgınlığın belirlenmesinde,

• Hayvanların numaralanması
• Kayıtlarının tutulması,
• Hayvanların gruplara ayrılması, başarıda çok önemli bir rol oynamaktadır.

Çünkü, kızgınlık nedeniyle hareketlenen inek sayısı ne kadar fazla olursa kızgınlığın saptanması da o kadar kolay olacak demektir.



Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı gözlemi nasıl yapılmalı

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. Kızgınlık gözlemi bir işletmede yılda elde edilecek buzağı sayısı üzerinde etkili çok önemli bir yetiştiricilik işi olup bunun deneyimli kişiler tarafından ve sürekli yapılması gerekir. Tüm kızgınlık belirtilerini iyi bilen bir yetiştirici ahır içinde belirli bir düzen içinde vakit ayırarak işletmesinde üreme etkenliğini dolayısıyla karlılığı ve başarıyı artırabilir. Bir ahır içinde bulunan ineklerde kızgınlık gözlemi yaparken dikkat edilecek noktalar aşağıda sıralanmıştır.

a. Uygun zamanda gözlem yapılmalıdır. En iyi gözlem zamanı yemleme sonrası veya ineklerin sağıma alınma öncesi zamandır.

b. Gözlem yapacak kişi bu iş için rahat kıyafetleri ile ahır içinde dolaşacak şekilde hazırlanmış olmalıdır.

c. Kızgınlık gözlemi sırasında yem kontrolü veya herhangi bir diğer işe bakılmamalıdır.

d. Gezinti alanları rahatlıkla yürünecek ve dikkati bozmayacak çalışmaya olanak verecek şekilde olmalıdır.

e. Gezinti alanında çalışanlar varsa bu iş bittikten sonra gözlem yapılmalıdır.

f. İneklerin arasında yavaş ve rahat bir şekilde gezinilmelidir.

g.50 ineklik bir bölmede bir gözlem süresi en az 25 dakika sürmelidir.

Ayrıca, kızgınlık gösteren ineklerin kapalı bir yerde, rahat bir ortamda, bir sundurma altında tutulması ve çiftleştirilmesi önerilmektedir. Özellikle yaz aylarında, serin ve rahat bir yer temini döllenmedeki başarı için çok büyük önem teşkil etmektedir.

Kaynak: PSU

Devamını Oku

Büyükbaş Hayvancılık

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi hakkında bu yazımızda sizlere bilgi vermek istedik. Suni tohumlamanın; işletmenin geleceği açısından önemine ve gerekliliğine inanmayan çiftlik sahipleri varsa umarım bu yazıyı okuduktan sonra fikirlerini değiştirirler.

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi

Çoğu çiftlik sahibi ile yapılan görüşmelerde; suni tohumlamanın maliyeti fazla olmasından; ineğin gebe kalmasının daha zor olmasından yakındıkları için boğa kullanmayı tercih ettikleri görülmektedir. Çiftçiler kendilerine göre haklılar. Suni tohumlama ile en azından X TL tohum parası veriyorlar; ve tutmaz da tekrar ederse her tohumlamada masraf biraz daha artıyor. Oysa boğaya çekmek çok daha masrafsız. Oysa ki üreticiler bu uygulama ile neler kaybettiklerinin farkında değiller.



İlk olarak verim kayıtları belli olan boğaları kullanmayıp hiçbir verim kaydı olmayan bir boğayı kullanarak gelecek nesli tehlikeye atmış oluyorlar. Sonra tohumlatacakları ineğin kusurlarını yavrusuna geçirmeyerek annesinden daha verimli bir yavruya sahip olma imkanından yoksun kalıyorlar.

Bilinçli yetiştiriciler ise suni tohumlama yaptırıyorlar ve bunu yaptırırken bir çok tohum arasından ineğine en uygun olanı; yani inekteki kusurlarının yavrusunda en aza inecek bir tohum ile tohumlatarak; nesli her zaman daha ileriye götürmeyi başarıyor ve her zaman bunun karşılığını alıyor.

Ayrıca kendi boğasını kullanmakta ısrar eden çiftçilerimizin bazı metabolik bozukluklara hazır olmalarını tavsiye edilmektedir. Akrabalık sizin çiftliğinizde de olabilir ve hem yavruyu hem de ineğinizi kaybedebilirsiniz.

Hayvancılıkta bir krizin yaşandığı; masrafların çok gelirin az olduğu şu sıralar tohum parası vermek belki bazılarına ağır gelebilir; ama bu işten gerçekten kar etmek isteyenler; işletmesini ileriye götürmek isteyenler ve doğan yavruyu gördüğünde yüzlerinde gülümseme olmasını isteyenler suni tohumlamadan vazgeçmeyeceklerdir.

Kaynak: ADSYB

Devamını Oku

Büyükbaş Hayvancılık

Suni Tohumlama Nedir ?

Suni tohumlama nedir

Suni tohumlama nedir ? Uygun metod ve tekniklerle erkekten alınan spermanın dişi dölerme organlarınn verilmesidir. Hayvan yetiştiriciliği ve ıslahında sun’i tohumlama büyük bir önem taşır. Hayvanlardan yavru alınmaması halinde değil bir hayvan ıslahı ve yetiştiriciliğinden söz etmek, hayvanların varlıklarını sürdürebilmeleri düşünülemez.



Suni Tohumlama Nedir ?

Suni tohumlama nedir ? uygun metod ve tekniklerle erkekten alınan spermanın dişi dölerme organlarına  verilmesidir. Tarihte bilimsel anlamda ilk sun’i tohumlamayı Veteriner Hekim E. I. Ivanoff Rus çarlığına ait çiftliklerde 1912 yılında sığır ve koyunlara uygulamıştır.

İlk sun’i tohumlama Kooperatifi 1936 da 220 üye ve 1070 inekle Danimarka’da kuruldu. Spermanın dondurulabilmesi, taşıma kolaylığı, sun’i tohumlama uygulama pratikliği sayesinde bu yöntem bütün ülkelerce benimsenmiştir.

Ülkemizde de halk elindeki yerli ırk sığırları ıslah etmek ve verimlerini artırmak amacıyla 1949 yılında Bursa bölgesinde 2; ve Aydın bölgesinde 2 olmak üzere açılan 4 sığır sun’i tohumlama istasyonunda; Montofon ırkı sperma kullanılmış. Daha sonraları diğer ırk spermalardan kullanılarak yaygınlaştırılmış, 1985 yıllarında da serbest Veteriner Hekimler bu hizmete dahil olmuşlardır.

Kalıtsal verim gücünü arttırmak için, kısa bir zamanda, daha az emek ve masraf harcayarak; ancak Sun’i tohumlama metodunu etkili bir biçimde uygulamakla mümkün olur.

Sun’i Tohumlamanın Yararları

  1. Kalıtsal yapısı üstün erkek damızlıktan, tabii çiftleşmeye göre daha geniş ölçüde yaralanılır. Örneğin, tabii tohumlamada bir boğa yılda 60-100 inek tohumlayabilirken, aynı boğanın spermasıyla yılda 6-10 Bin inek Sun’i tohumlanabilir.
  2. Donmuş spermanın taşınması, çözülüp uygulanması pratiktir. Bugün pahalı damızlık alma yerine, onun spermasını ucuza elde edebiliriz.
  3. Damızlık boğayı almak, beslemek, aşım sırasında kontrolü zordur.
  4. Sun’i tohumlama dölerme hastalıklarının yayılmasını önler. Sürüdeki bir dölerme hastalığı boğa aracılığı ile diğer ineklere bulaşabilir.
  5. Erkek damızlıkların (Progeny Testing) gerçek denenmesi için gerekli dişi yavru sayısı tabii çiftleşmeye göre çok daha kısa sürede elde edilebilir.
  6. Sun’i tohumlamada ineklerin ne zaman kızgınlık gösterdikleri ve ne zaman gebe kaldıkları kontrolü ve denetimi kolay olur.
  7. Sun’i tohumlama sürüde homojeniteyi kısa sürede sağlar.



Tohumlamada Pratik Bilgiler

Sun’i tohumlama için veteriner hekiminizi çağırdığınızda; mutlaka tohumlanacak hayvanın kızgınlığının başlangıç zamanını ve niteliğini (Düve, İnek); veya dikkatinizi çeken diğer özelliklerini bildiriniz.

Tohumlama işlemi hayvan durağa alınarak, temiz (Aseptic) ortamda yapılmalı; daha sonra tohumlanan hayvan atlamalar sırasındaki sakatlanmaları önlemek için ayrı bölmeyi alınmalıdır.

Kızgın hayvanın arkasından çara akıntısı renksiz, şeffaf ve yapışkan olmalıdır. Akıntıda beyaz lekelerin olması veya akıntının çay renginde olması döl yatağının hasta olması şüphesiyle veteriner hekime bildirilmelidir. Gene hayvanların kızgınlık periyodu haricinde sık sık kızgınlık göstermeleri dölerme organlarının muayenesini gerektirir.

Birçok dölerme hastalığında erken yavru ölümleri olduğundan tohumlanan hayvanlar; 4-5 hafta sonra tekrar kızgınlık gösterebilirler veya gebe gibi hiçbir belirti göstermezler.

Tohumlanan hayvanı 80-90 günlerde gebelik muayenesi yapılmalıdır. Unutmayalım ki; Sun’i tohumlama destekleme priminden yararlanabilmemiz için evrakların tam olması gerekir. Veteriner hekiminden alınacak faturanın yanında aynı tarihli tohumlama belgesinde;

  • hayvan sahibinin adı- soyadı, adresi,
  • tohumlanan hayvanın kulak no’su, adı, ırkı
  • tohumlayan boğanın adı, kulak no’su,
  • tohumlama tarihi,
  • tohumlamacının Tarım Bakanlığı izin no’su, imzası
  • tohumlama payeti (Çubuğu) olması gerekir.

Tohumlanan hayvanın soy kütük kartına tohumlama bilgilerini yazmayı unutmamalıyız.

Sun’i tohumlamanın başarısı büyük oranda siz yetiştiricilerin sığırlarınıza olan ilgi, alaka ve takibine bağlıdır.

Kaynak: ADSYB

Devamını Oku

Trendler

error: İzinsiz Olarak Kopyalama yapamazsınız. !!