Connect with us

Politika

Manifesto Nedir? Erdoğan’ın Seçim Manifestosu

manifesto nedir

Manifesto Nedir?

Manifesto nedir ? Öncelikle Türk Dil Kurumu’na göre anlamını verelim.

  1. Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste
  2. Bildiri
  3. Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi

Manifesto nedir? “yeminli ifade veya imzalı bildiri sözcüğünden alınmıştır. Manifesto’nun kökeni Latince manifestum “‘el basılmış şey’” sözcüğüne.dayanmaktadır. Daha çok bildiri anlamında veya Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açıklanmasında kullanılmaktadır.



24 Haziran seçimine 49 gün kaldı. Mitingler başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN AK Parti İstanbul İl kongresi öncesi Sinan Erdem Spor Salonunda  24 Haziran seçim manifestosunu açıkladı. Seçim manifestosunun açıklandığı Sinan Erdem Spor Salonu doldu taştı.

Gündemde Manifesto Nedir? sorusu var:

Manifesto nedir sorusu da gündem de yerini aldı. Manifesto nedir sorusuna en net cevap olarak yeminli bildiri desek yerinde olur. Siyasi açıdan Manifesto nedir ? Manifesto her seçim öncesi politikacıların vaadidir.
24 Haziran Seçimlerine Cumhur ittifakı ve Millet ittifakı katılıyor. Cumhur ittifakı, AKP ile MHP arasındaki siyasi birlikteliktir. Cumhur ittifakının Cumhurbaşkanı adayı şu an ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN. Millet ittifakı ise 4 partiden oluşuyor (CHP + İyi Parti + Saadet Partisi + Demokrat Parti). Millet ittifakındaki partiler 24 Haziran seçimlerinde her birisi Cumhurbaşkanı adayını ayrı ayrı çıkaracak.

  • CHP’nin Adayı Muharrem İNCE
  • İyi Parti’nin Adayı Meral AKŞENER
  • Saadet Partisi’nin Adayı Temel KARAMOLLAOĞLU

Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın bugün yaptığı seçim manifestosu bildirisinde bazı sözler dikkat çekiciydi. Sinan Erdem Spor Salonunda Erdoğan’ın en çok üzerinde durduğu konu “Güçlü Adelet” oldu. “Türkiye yeni dönemde şahlanışa geçecek. Bizi bölmek isteyenlere 24 Haziran’da tekrar şamarı vuracağız. Biz bu şahlanışa talibiz” dedi. Erdoğan, “Ahdim olsun” diyerek, “Faiz, cari açık ve enflasyon düşecek” ifadelerini kullandı. Erdoğan konuşmasında gençlere verdikleri önemi vurgulayarak, “Gençler size emretmeyeceğiz, birlikte yol yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:

  • 1071 Malazgirt zaferinden beri bu topraklar bize yurt oldu. Bizim devletimiz Söğüt’te kuruldu. Osman Gazi’nin rüyası hakikat oldu. Devletimiz adalet sevdasıyla büyüdü. Bursa ve Edirne’de zamana kök saldı. İstanbul’da yeni bir çağın kapısını açan müjdelenmiş ordu bizim ordumuzdur.
  • Kudüs’ü alan Selahaddin bizdik, kanla alınan toprak parayla satılmaz diyen Abdülhamit bizdik. Çanakkale’de yedi düvele meydan okuyan ama düşmana geçit vermeyen bizdik. Sırtladığı top mermisiyle destan yazan Seyit Onbaşı bizdik. Atatürk Size ölmeyi emrediyorum dediğin ok gibi siperlerinden fırlayan kahramanlar bizdik. Maraş’ta Sütçü İmam, Erzurum’da Nene Hatun bizdik. Bu yurdun namusunu işgalcilere çiğnetmeyen bizdik. Şühedamızın fışkırdığı Türkiye’mizi aziz bildik.



  • 1923’te Atatürk’ün öncülüğünde devletimizin yönetim şeklini Cumhuriyet olarak ilan eden bizim irademiz. 27 Mayıs darbesi bize yapıldı. 12 Eylül darbesi bizi hedef aldı. 28 Şubat’a milletin inancını boğmaya kalkıştılar. Varlığımıza birliğimize huzurumuza kast ettiler. Yılmadık, yıkılmadık, mücadeleden bir adım geri durmadık. Erdem irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırdık. Hep birlikte büyüdük, özgürleştik.

Biz durmadık onlar da durmadı:

  • Biz durmadık onlar da durmadı. Biz ülkemizi güçlendirdikçe onlar daha da öfkelendi. Geri çekilmedik, kimsenin önünde eğilmedik. Milli iradeye pranga vurmak isteyenlerle mücadele ederken onların küresel efendilerine de eyvallah demedik.
  • Davos’ta işgalcilere karşı one minute dedik. Milyonlarca muhacire kapmızı açtık. Tehditlere rağmen milletimiz ve tüm kardeşlerimiz için mücadelemize devam ettik. Türkiye ekonomisini büyüttükçe IMF’den borç alan değil borç veren bir ülke haline geldikçe, yatırımlarla bize olan öfke daha da kabardı. Gezi kalkışması ile şehirlerimizi talan ettiler, 17-25 Aralık’ta ihanet çetesi aracılığı ile irademizi teslim almaya kalktılar. Ne yaptılarsa teslim o lmadık. Her zaman hakkın gücüne inandık. Milletimizin teveccühü ile Cumhurbaşkanı seçilerek planlarını başlarına çaldık.



  • Cumhurbaşkanı seçilişimizin hemen ardından bölücü terör örgütünün düğmesine basıldı. 6-8 Ekim olaylarında kalleşçe şehit edilen Yasin’ler bizdik. Kardeşlerimize kast ettiler. Hamdolsun yine mucaffak olamadılar. 15 Temmuz’da bu kez savaş uçakları ile tanklarla üzerimize geldiler. Türk milleti tek vücut olduğunda da 251 kardeşimizi şehit ettiler. Bu ülkenin gördüğü en büyük ihaneti en kahraman direnişle başarısızlığa uğrattık. Çıplak elleriyle tankları durduranlarız. Sizleri tebrik ediyorum. Siz o gece ölümü öldürdünüz. Biz asırlardık okçular tepesinin bekçileriyiz. Şehitler tepesini boş bırakmadık, bırakmayacağız.

Kiralık katillerin başını inlerinde ezdik:

  • Kiralık katillerin başını inlerinde ezdik, fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile terör koridoru oluşturmak isteyenlerin başını inlerinde ezdik. Cudi’de Tendürek’te Bestler Deresi’nde, gerektiğinde Kandil’de biz vardık. İnlerine girdik ve bu teröristleri etkisiz hale getirdik.
  • Sizden bir şey rica ediyorum. Bir olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, iri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. AK Parti’yi kurarken biz Türkiye’nin dünü bugünü yarınıyız dedik. İşte bu sözle… Biz millete efendi değil hizmetkar olacağız diye yola çıktık. 16 yıllık yolculuğumuzda bu sözlerimize sadık olduk. Pınarhisar’dan çıkarken “Ülkemizin karşı karşıya geldiği sorunlarla baş edebilmenin en büyük şartı milletin desteğiyle politikalar gerçekleştirmektir” dedim. O gün bugündür yerli bir duruşun kavgasını verdiğimiz bu yolda milletimizle beraber yürüdüğümüz için bahtiyarım.
  • Kardeşlerim, kıyafetinden ve düşüncesinden dolayı eğitim hakkından mahrum edilenlerin elinden biz tuttuk. Mağduriyete uğrayan kardeşlerimizin hakkını biz iade ettik. ‘Millet devlet için değil, devlet millet içindir’ dedik. Söz de karar da milletindir dedik. Burada erdem, irade ve cesaretle Türkiye’mizi şahlandırdık. Bu dava bu aziz millete hizmet davasıdır. Bağımsızlığımızı perçinledik. Türkiye’mizin hem kalkınmasına hem de gelişmesine hizmet ettik.



  • Hamdolsun devlet milletin emrine girdi. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Halkımız demokrasinin en ileri standartlarına layıktır dedik. Sistemimizi demokratikleştirdik. Zihniyet dönüşümü tamamladık. Yeni bir düzen inşaa etmek zahmetlidir. Yerli ve milli olanı modern demokratik siyasetin gerekleri ile harmanladık. Bunları yaparken tecrübe kazandık, güçlendik. Milletimize afra tafra yapmadık. Mütevazı olduk. Herkesin gözü önünde biz muhasebe yaptık. Osmanlı’nın yıkılışından sonra bölgemizin bağrına düşen ateş yeniden harlandı ve yeni bir yangına dönüştü. Küresel şer odakları bölgemizi radikalizmin kuşatması altına aldı. Bölgemizi kaosa sürüklediler. Bu kadim coğrafya vekalet savaşlarının arenası haline geldi. Artık bölgemizde Türkiye’nin menfaatine aykırı adım atmak mümkün değil. Önümüzde yeni bir dünya var. Bu dünyada uluslararası alandaki mücadelenin günden güne sertleştiğini görüyoruz. Bütün bunlarla beraber milli menfaatler ön plana çıkıyor. Artık 90’ların tek kutuplu dünyasında değiliz. Mücadelenin bitmediğine şahit oluyoruz.

Yeni Dünya:

  • Türkiye tüm muhatapları ile iş birliği yaparak bu yeni dünyada kendine onurlu bir yer etme mücadelesi veriyor. Küresel bir aktör haline geliyoruz. Bizim için esas olan milli güvenliğimiz, huzurumuz ve hedeflerimizdir. Bunları sadece kendimiz için değil kardeşlerimiz için de istiyoruz. Güçlü bir ülkeye dönüşüyoruz. Türkiye 16 yıl önce AB kapısında bekleyen ama pazarlık şansı olmayan bir ülkeydi. İçine kapanmış bir Türkiye vardı. Şartlar ne olursa olsun müspet ve kararlı davrandık. AB’ye tam üyelik hedefinden asla vazgeçmedik. Bekamıza tehdit oluşturan terör örgütlerini desteklediklerinde bunu yüzlerine açıkça ifade etmekten de çekinmedik. Türkiye’nin menfaatlerinden taviz vermedik. Güçlü olmaktan ve bağımsız olmaktan da yanayız. Tam demokratik müreffeh bir Türkiye istiyoruz.



  • Allah’ın inayeti le bütün zorlukları aştık. Yapılacak çok iş atılacak çok adım var. Şimdi yeni bir yolun başındayız. Geleceğe umutla bakalım. Büyük Türkiye’yi inşa edeceğimiz gençlerimizin dünyaya getirecek nesilleri var. Aşkımız, sevdamız, yarınımız ve vatanımız var. Hiçbir insanımızı dışarıda bırakmadan bir ve beraber olarak kucaklayacağımız bir geleceğimiz var. Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’nin şahlanışını görüyorum. 24 Haziran’da biz bu şahlanışa talibiz. İçinde bulunduğumuz dünyada Türkiye bölgesinin en önemli gücü haline geliyor. Türkiye’miz öncü bir devlet olacak. Bunu hep birlikte başaracağız. Aziz milletim, AK Parti’nin bugüne kadar kazandığı 12 seçim de hayati önemdeydi. Ama 24 Haziran seçimleri çok daha önemli bir seçim olarak karşımızda duruyor.

Yeni Dönem:

  • Yeni yönetim sistemimiz, yasama, yargı ve yürütme organlarımızı daha güçlü hale getirecek. Daha tarafsız bir adaletin tecellesi olacak. Demokrasi tüm kurallarıyla eksiksiz işleyecek. Yeni sistemde, yönetimde söz sahibi olmanın yegane yolu seçimlerle milletin kararından geçecek. Bu sayede istikrar kalıcı hale gelecek. Ekonomik ivme hız kazanacak. Türkiye 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine daha emin yollarla ilerleyecek. Ekonomik kalkınma yolunda taş koyan herkes başımızın tacı olacak. Ülke ekonomisine katkıda bulunacak kim varsa her zaman bizi yanında bulacak.
  • Ahdim olsun ki; dar gelirli vatandaşlarımızın hayat standardı yükselecek. Herkesin mal güvenliği, ticareti daha güvenli hale gelecek. Biz hangi sözü verdiysek tuttuk. Bundan sonra da aynı şekilde devam edecek. Yeni dönemde Türkiye muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkacak. Türkiye küresel bir güç olarak dünya sahnesindeki yerini alacak. İhracattaki yükselişimiz devam edecek. Dışa bağımlılığımız azalacak. Yerli ekonomimiz süratle hayata geçecek. Şehirlerimiz, kültür ve sanat üreten kimlikli şehirler haline gelecek.Vergiler düşürülecek. El birliğiyle dünyaya markalar sunacak bir güç olacağız. Vatandaşlarımızın kamu kurumlarına olan borçlarını yeniden yapılandırdık.

Gençlere Bağkur Primi:

  • İş hayatına yeni atılan 18-29 yaş arasındaki gençlerimiz için teşvik olarak 1 yıl boyuna bağkur primlerini üstlendik. Aziz milletim, dış politikaya da gelince, büyük bir erdem ve cesaretle şahlanıyor. Onurlu ve saygılı bir iş zemininde dış politikamızı sürdürmeye devam edeceğiz. Kimsenin efendiliğini kabul etmediğimiz gibi, kimseye de efendilik yapmayacağız. Kendi silahlarımızı üretmeye devam edeceğiz. Savunma sanayimizi çok daha güçlü hale getireceğiz. Yüzde yüz savunma sistemlerine geçeceğiz. Bir yandan süratle kendi teknolojimizi de üretiyoruz. Türkiye güçlü bir aktör olacak. Yeter ki siyasi istikrarımızı koruyalım. Bu yüzden Başkanlık Sistemi’ni getiriyoruz. Türkiye güçlendikçe, dünyanın beşten büyük olduğunu dosta düşmana göstereceğiz.
  • Bu can bu bedende olduğu sürece terör örgütlerine dünyayı dar etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Terör örgütleri ile mücadele istikrar mücadelemizin bir cüzüdür. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı’nı yaptık. Bunlara yenilerini de ekleyeceğiz. Terör örgütlerini bölgemizden yok edene kadar bu mücadeleden geri adım atmayacağız.



  • Milletimizin refahını sağlamak ne kadar önemliyse, bireysel özgürlükleri, demokrasiyi, farklı dini görüşleri de korumak da o kadar önemlidir. Milli iradeye dayanan siyaset, baskıdan azade siyaset anlamına gelmektedir. Bölücü olmayan tüm fikirlerin özgürce yayılması ve örgütlenmesi devletimizin güvencesi altındadır. Biz adaletin partisiyiz. Her alanda adaleti tesis edeceğiz. Davamızın özünde adalet vardır. 24 Haziran’dan sonra da adaletin kurumsal yapısını güçlendirmek suretiyle adaletin tesisi önceliğimiz olacaktır. Oylarınızı nasıl emanet bildiysek bireysel özgürlükleriniz de emanetimizdir.

Çok Daha Sıkı Sarılacağız:

  • Önümüzdeki dönemde temel ilkelerimize çok daha sıkı sarılacağız. Tek bir vatandaşımızın bile adalet dairesinin dışında kalmaması için gayret göstereceğiz. Sevgili hanımlar, bu kutlu yola çıktığımızdan beri bu yolda bizi hiç yalnız bırakmadınız. Bu dava için fedakarlık yapanların başında hanım kardeşlerimiz görüyorum.

Politika

‘Muhtıra, Türkiye’nin diplomatik zaferidir’

MADRİD – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvuruları bağlamında yaşananlar, Türkiye’nin terör konusundaki kırmızı çizgilerini ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yapılan basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. NATO’nun tarihindeki en önemli zirvelerden birini başarıyla tamamlandıklarını ifade eden Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve ekibine teşekkür etti. Erdoğan özetle şu mesajları verdi:

TÜM ÇABAMIZ BARIŞ İÇİN: Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından biri video telekonferans, biri de Brüksel’de düzenlenen toplantı olmak üzere liderler düzeyinde bu yıl üçüncü kez bir araya geldik. Madrid Zirvesi, gelinen noktayı tahlil etmemiz ve geleceğe yönelik bir vizyon oluşturmamız için önemli bir fırsat oluşturdu. İttifakımızın Ukrayna’ya desteği tamdır. Fakat bu desteğimizi bir barış vizyonuyla birlikte ortaya koymalı, insani dramın, yıkımın ve gözyaşının bir an önce durdurulması için çaba göstermeliyiz. Kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına dönük diplomatik girişimlerimizi yoğunlaştırmalıyız… Sürecin başından itibaren Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenskiy ile yakın diyaloğumu sürdürüyorum. Aynı zamanda, bildiğiniz üzere, Rusya Devlet Başkanı Putin’le de düzenli olarak temas halindeyiz. Tüm bu çabalarımız kalıcı barışın yolunu açacak adımların atılması içindir.

TAHIL KORİDORU: Rusya ve Ukrayna barışı için ‘İstanbul Süreci’ ile yeşeren umutları daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Türkiye’nin sorumluluk üstlenen, tüm taraflarla konuşabilen, elini taşın altına koyan bir müttefik olarak oynadığı rolün NATO içinde de takdirle karşılandığını bir kez daha memnuniyetle gördüm. Ateşkesin ivedilikle temini yönündeki girişimlerimiz hakkında bilgi verdim. Ukrayna’nın tahıl stoklarının Karadeniz’deki limanlardan ihraç edilmesine yönelik planına ilişkin katkılarımızı paylaştım. Türkiye’nin, BM ve tarafların katılımıyla yapılacak dörtlü toplantıyı en kısa sürede İstanbul’da düzenlemeye yönelik çabalarından da bahsettim.

BU BİR BAŞLANGIÇTIR: (İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvuruları) Türkiye’nin bu konudaki kırmızı çizgilerini ortaya koymuştur. İlk günden itibaren hassasiyetlerimizi ifade ederek, yapıcı ama kararlı bir tutum sergiledik. Salı günü Sayın Genel Sekreter’in kolaylaştırıcılığında İsveç ve Finlandiya liderleriyle Dörtlü Zirvemizi gerçekleştirdik. İmzalanan Mutabakat Muhtırası’nı, Türkiye’nin hassasiyetlerinin anlaşıldığının bir işareti olarak görüyoruz. Elbette bu bir başlangıçtır, asıl olan verilen sözlerin hayata geçirilmesidir. Bundan sonraki süreçte muhtırada kayıtlı hususların uygulamasını titizlikle takip edecek, adımlarımızı da buna göre atacağız.

Advertisement

DİPLOMASİ EN GARANTİ YOL: Diplomasiye bir tarafın kazanıp diğer tarafın kaybettiği “sıfır toplamlı bir oyun” nazarıyla bakmak yanlıştır. Bilakis diplomasiyi bizleri ortak faydaya ulaştıracak en kestirme, en garanti yol olarak görmek gerekir. Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan muhtıraya, bu zaviyeden bakılmasının daha doğru olacağına inanıyorum. Hiç şüphesiz bu muhtıra, Türkiye ve milletimiz açısından zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir.

İSVEÇ 73 TERÖRİSTİN İADESİ İÇİN SÖZ VERDİ: Üçlü Muhtıra ile Türkiye’nin terör örgütü PKK ve uzantılarıyla mücadelede tam iş birliği, terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede dayanışma, PYD/YPG ve FETÖ’ye destek sağlamama taahhüdü, savunma sanayii alanında ambargo ve kısıtlamalara gidilmemesi ile iş birliğinin artırılması, İsveç ve Finlandiya’nın terörizmle mücadele ve savunma sanayii konularındaki ulusal mevzuatlarını ve uygulamalarını tadil etme sözü, terör suçlularının iadesi konusunda somut adımlar atılması ve ikili düzeyde hukuki düzenlemeler yapılması, ki İsveç’in verilmiş olan sözü 73 teröristin Türkiye’ye iadesi… PKK ve uzantılarının para toplama ile eleman devşirme faaliyetlerinin yasaklanması ve bunların soruşturulması, Türkiye’ye yönelik terör propagandasının engellenmesi hususlarında net, somut ve sağlam garantiler almıştır. Bu adımların uygulanmasını denetlemek üzere adalet, istihbarat ve güvenlik kurumlarının katılımıyla Daimi Ortak Mekanizma kurulması kararlaştırılmıştır. Bu muhtıranın kazananı aynı zamanda İsveç ve Finlandiya halklarıdır.

NATO ÜYELİĞİ SÜRECİ: Biz parlamentomuzdan bunu geçirmedikten sonra zaten bu iş yürümez. Önce İsveç ve Finlandiya üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri lazım. Bu zaten metin içerisinde yerini alıyor. Onlar bu görevlerini yerine getirmeleri halinde biz de parlamentomuza göndeririz. Bunlar yerine getirilmezse bunun Meclis’e gönderilmesi söz konusu değil. Biliyorsunuz Makedonya ne kadar zamanda NATO’ya girebildi? 11+9 20 yılda NATO’ya girebildi. Bu iş öyle süreci çok çabuk işleyen, ben istedim oldu süreci değildir. Onun için İsveç de bunu biliyor Finlandiya da bunu biliyor. Öncelikle tabii bu PKK, PYD, YPG, FETÖ, bu terör örgütlerinin silinip atılması lazım. Bunlarla ilgili yasal düzenlemeleri de bir an önce bitirmeleri lazım.

Türkiye Batı ile yeni döneme girdi

NATO Zirvesi’nin ardından bazı Batılı basın-yayın organlarında Türkiye ile Batılı ülkeler arasında yeni bir dönemin başladığı vurgulanıyor. ABD merkezli ‘Financial Times’” gazetesine konuşan uzmanlar, Ukrayna savaşının Batılı ülkelere Türkiye ile sıkıntılı ilişkileri düzeltme fırsatı yarattığının altını çizdi. Gazeteye konuşan ABD’nin eski Avrupa Kara Kuvvetleri Komutanı Ben Hodges, “Yalnızca bu zirvenin değil, tüm bu krizin sonuçlarından birinin, ABD’nin Karadeniz’e artık stratejik bir gözle bakmak zorunda kalması olduğunu” belirterek, “Bu da Türkiye ile ilişkileri düzeltmeyi içeriyor” ifadelerini kullandı.

Advertisement

Türkiye’nin NATO Zirvesi’nde diplomatik başarısına dikkat çeken haberler Yunanistan medyasının manşetlerine de yansıdı. Yunan “Ta Nea” gazetesinde yer alan haberde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “hala uluslararası müzakere sanatına” sahip olduğu vurgulanırken, Atina’nın genellikle Türkiye’nin NATO içerisindeki çok önemli bir ülke olmayı sürdürdüğü gerçeğini atladığına da dikkat çekildi.

Basın ordusu izledi

Geçtiğimiz yıllarda ulusal basın toplantıları için ayrılan salonda basına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kez NATO Genel Sekreteri ile ABD Başkanı’nın hitap ettiği salonda soruları yanıtladı. Erdoğan’ın basın toplantısını dünya medyasından gazeteci ordusu izledi. Gazeteciler, soru sorabilmek için birbiriyle yarıştı. Erdoğan, “İlgi ve alakanıza teşekkür ediyorum” dedi.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

‘İletişim stratejisi’

MEHTAP GÖKDEMİR Ankara – Edinilen bilgiye göre altılı masanın gündeminde; parlamenter sisteme geçiş sürecinin yol haritası, Kurumsal Reformlar Komisyonu’nun raporu, seçim güvenliği ile ilgili çalışmaların geldiği aşama, anayasal değişiklikler ve yasal değişikliklere ilişkin komisyon raporunun müzakeresi, göç konusunda kurulan istişari komisyonun çalışmalarının değerlendirilmesi başlıkları bulunuyor. “Adalet yoksunluğu” başlığının yanı sıra Anayasal ve Yasal Reformlar Komisyonu’nun güçlendirilmiş parlamenter sisteme uygun kısmi anayasa değişikliği teklif metninin de ele alınması bekleniyor.

‘Vatandaş habersiz’

Altılı masada kurulan komisyonların yaptıkları çalışmaların halka anlatılması ve kamuoyu ile iletişim stratejisi konusunda da özel bir gündem oluşturulması düşünülüyor. Altılı masanın öneminin ve yapılan çalışmaların halka yeterince anlatılamadığını düşünen parti kurmayları, “Çalışmaların detayından vatandaş habersiz, anketlerde bu çıkıyor. Yaptıklarımızı daha iyi anlatmalı” değerlendirmesini yapıyorlar. Bu kapsamda liderlerin değerlendirmelerinin ardından iletişimde daha profesyonel bir yol izlenmesi planlanıyor. Toplantıda liderlerin NATO Zirvesi’nde Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasında imzalanan üçlü mutabakat metni ile ABD Başkanı Biden ile yapılan görüşmenin yansımaları, ek bütçe ve ekonomik tablo da liderler tarafından ele alınacak.

Aday gündemde yok

Bu toplantıda da “cumhurbaşkanı adayının kim olacağı” konusu masaya gelmeyecek. Kurmaylar, “Bu toplantıda böyle bir gündem yok. Ama kasımda seçim olabileceğine dair tam bir kanaat oluşursa bir sonraki ay Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde yapılacak toplantıda belki görüşülebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Politika

ABB’den 110 yeni proje

Törende konuşan Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş’ı överek şunları söyledi: “Başarılı bir belediye başkanı. Her şeyden önemlisi hesap vermeyi namuslu bir görev olarak kabul eden bir belediye başkanı. Dolayısıyla harcadığı her kuruşun hesabını kendi halkına, kendi milletine, kendi vatandaşına veren bir belediye başkanının, hepimizin başının üstünde yeri vardır. Hiç kimseyi aç ve açıkta bırakmayan bir belediye başkanı, vatandaşları arasında hiçbir ayrım yapmayan, bir evde dert varsa o dertle birlikte dertlenen bir belediye başkanı, o belediye başkanı Ankara’nın gözde Büyükşehir Belediye Başkanı” ifadelerini kullandı.

‘Demokrasiyi gençler getirecek’

Gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, “Bütün dünya siyaset tarihi şunu yazacak; ‘Otoriter bir yönetimi, demokratik yollarla, sandıkta yenerek ülkeye demokrasiyi gençler getirdi” ifadelerini kullandı.

ABB Başkanı Yavaş da, “Burası Cumhuriyet’in Başkent’i Ankara. Kuruluşun, kurtuluşun, nice sevdaların kenti. Bu kent nice sevdaların içinde en büyük sevda olan vatanseverliğin kenti, burası Mustafa Kemal Atatürk’ün kenti. Başkent’e bereket ve huzur iklimi gelmeli” dedi.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler