Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Mazot, Gübre Ve Yem Destekleri Artırılsın

Mazot, Gübre Ve Yem Destekleri Artırılsın

Mazot, Gübre Ve Yem Destekleri Artırılsın. TZOB Genel Başkanı Bayraktar: Gerek kur artışı gerek enflasyondaki yükselme üreticilerimizin maliyetlerini artırdı. Hükümetimizden yeni dönemde başta mazot olmak üzere gübrede, yemde ve diğer girdilerde desteklerin artırılmasını talep ediyoruz.



Mazot, Gübre Ve Yem Destekleri Artırılsın

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Aydın merkezde Efeler Ziraat Odası’nda ildeki Ziraat Odası Başkanlarıyla toplantı yaptı.

Bayraktar, Aydın tarımının sorunları ve çözüm önerilerinin ele alındığı toplantı öncesinde basın mensuplarına açıklama yaptı. Bayraktar, Aydın’ın tarım açısından Türkiye’nin ender illerinden biri olduğunu söyledi. Bayraktar, Aydın ili nüfusunun yüzde 55’inin tarımdan geçimini sağladığını, birçok üründe Türkiye’de ilk sıralarda yer aldığını, birincilikleri, ikincilikleri olduğunu belirtti.

Üreticilerin ülkenin her yöresinde sorunları kendilerine intikal ettirdiklerini bildiren Bayraktar, şunları söyledi:

Mazot, Gübre Ve Yem Destekleri Artırılsın

Advertisement

“Sorunları yetkili mercilere götürüyor, çözümüne katkı sağlamaya çalışıyoruz. Gerek kur artışı gerek enflasyondaki yükselme üreticilerimizin maliyetlerini artırdı. Hükümetimizden isteğimiz yeni dönemde Mazot, Gübre Ve Yem Destekleri Artırılsın. Bu, çiftçimizin üretimini sürdürebilmesi, tarlasında, köyünde kalabilmesi, göç etmemesi açısından fevkalade önemlidir. Bir taraftan, hem fiyat politikasında üreticiyi desteklemek, enflasyona ezdirmemek gerekiyor. Diğer taraftan ise girdi maliyetlerini dikkate almak ve gerekli girdi desteklerini vermek gerekiyor. Önümüzdeki yıl, fiyat artışlarından dolayı mazot destekleri artacak. Biz diğer girdilerde de daha fazla destek isteyeceğiz.”

Pamuk üretimini artırmalıyız

Ege Bölgesi için pamuk üretiminin önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Maalesef tekstil sektörünün pamuk talebini karşılayamıyoruz. Pamuk üretimini artırmalıyız. Primin artması bazı bölgelerde çiftçiyi pamuk üretimine yönlendirdi. Bu yıl, 2 milyon 600 bin ton kütlü, 900 bin ton civarında lif pamuk üretimi bekliyoruz. Pamuk üretiminde, geçen yıla göre yüzde 6 civarında bir artış söz konusu olacak. Pamukta üretimin, tüketimi karşılama oranı yüzde 52’lerden yüzde 59,6’lara çıktı. Tüketimin yarıya yakın kısmını karşılayamıyoruz. Daha fazla pamuk üretimi yapmalıyız. Bunun yolu sulama yatırımlarının tamamlanmasında ve pamuğa desteğin bir miktar artmasından geçiyor. Şu anda pamukta prim, kilogramda 80 kuruş. Üreticilerimiz bu rakamın 1 liraya çıkarılmasını istiyor. Bu primi 1 liraya çıkarır, yeni alanları sulamaya açarsak pamuk üretimini artırırız.”



15 yıldır çözmeye çalıştığımız ecrimisil sorununun çözülmesini sağladık

Bayraktar, Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin son yıllarda büyük aşamalar kaydettiğini söyledi.

Advertisement
  • 200’e yakın Avrupa Birliği projesini hayata geçirdiğini,
  • hizmet binaları inşa ettiğini,
  • makine parkları,
  • girdi satış mağazaları,
  • ürün işleme tesisleri kurduğunu,
  • çiftçinin menfaatine yönelik girişimlerin sonuçlarının alındığını belirtti.

Ayrıca, Bayraktar şöyle konuştu:

“Geçen ay dönemin Başbakanı ile görüşerek, 15 yıldır çözmeye çalıştığımız ecrimisil sorununun çözülmesini sağladık. Bu sorun nedeniyle 1 milyon çiftçimiz, üretim yaptığı halde ÇKS kaydı yaptıramıyor, desteklerden yararlanamıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’ne mal veremiyor, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden aynı ve nakdi kredi kullanamıyorlardı. Gerçekten büyük bir problemdi. 18 Kasım 2018’e kadar müracaat süresi var. Ziraat Odalarımız, o zamana kadar çiftçilerimizi yönlendirmeli, çiftçilerimizin mal müdürlüklerine müracaatlarını yapmalarını sağlamalıdır. Sözleşme yapan çiftçilerimiz, ÇKS kayıtlarını yapabilecek, desteklerden yararlanacaklar.

Bunun dışında Çalışma Bakanlığımız, Ziraat Bankası Genel Müdürümüz ve Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanımız ile protokol imzaladık. Emekliliği gelmiş ama SGK’ya prim borcu olduğu için emekli olamayan çiftçilerimize Ziraat Bankası’ndan kredi alıp, emekli olabilmeleri için imkan sağladık. Halen 25 gün olan prim gün sayısını da 15 güne çekmeye çalışıyoruz. Bu kayıt dışılığı da azaltacak.”

411 mühendise eğitim verdik

Bayraktar, Tarım Bakanlığı ile işbirliği yaparak Ziraat Odaları’nda çalışan 411 Ziraat Mühendisine eğitim verdiklerini belirtti. Bütün mühendislerin proje yapmayı öğrendiklerini bildiren Bayraktar, “şimdi Odalarımız, proje yapacaklar. Muhasebe eğitimi verdik. Genel sekreterlerimiz eğitimden geçti. Tarım Bakanlığımızla beraber çalışıyoruz. Tarım İl Müdürlüklerimiz ile Odalarımızın gerçekten çok başarılı çalışmalar yürüttüler. Her yükü onlara vermek gibi bir lüksümüz yok. Her şeyi Tarım Bakanlığı yapsın. Tarım İl Müdürlüğü yapsın. 4 milyon 800 bin kayıtlı üyemiz var. Türkiye’nin en çok üyeli meslek kuruluşuyuz. Bize yakışır bir şekilde hareket etmemiz lazım. Misyonumuza uygun vizyon geliştirmemiz lazım. Sürekli kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Değişime ayak uyduramayan devletler, toplumlar ayakta duramıyor. Değişen şartları ayak uydurmasını bileceğiz” dedi.



Odalarımızı ÇKS’yi yapar hale getireceğiz

Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sistemi’nin (ÇKS) Tarım ve Orman Bakanlığı’na yük getirdiğini, bakanlığın bazı yüklerini Ziraat Odaları olarak almak istediklerini belirtti. Bayraktar, “Odalarımızı ÇKS’yi yapar hale getireceğiz. Ziraat Odaları Bilgi İşlem Sistemi olan ZOBİS’i bu maksatla kurduk. Eğitim çalışmalarımız devam ediyor. Bakanlık, ‘ÇKS’yi size veriyorum’ dediği noktada bütün Odalarımız buna hazır olacak” diye konuştu.

Advertisement

Buğday rekoltesi

Bayraktar, ekmek fiyatlarıyla ilgili bir soru üzerine, “buğday rekoltesinde ciddi bir düşme yok. Doğal afetler diğer ürünlerde olduğu gibi zaman zaman buğday üretimini etkiliyor. Biraz tahminlerimizin altında kalacak. Ama Türkiye’nin ihtiyacı olan buğdayı üretiyoruz. Ciddi bir problem yok. Ama ekmek maliyetlerini fırıncılar tespit eder. İlgili kurumlar da denetlemesini yapar. Uygun görürse ekmek zammı verirler, uygun görmezler, vermezler. Doğal afetler, aşırı yağışlar, kuraklık, hortum, dolu, don olacak. İklim değişikliğiyle bunlar daha sık görülüyor. Gerekli tedbirleri almamız, sulama yatırımlarını yapmamız, üreticilerimizin ürün sigortalarını muhakkak yaptırmaları lazım” dedi.

Toplantıya Aydın Tarım ve Orman İl Müdürü Fuat Fikret Aktaş da katıldı.

Politika

Tarıma Gözümüz Gibi Bakmalıyız

Sosyoekonomik Entegrasyonun Desteklenmesi ve Geçim Sağlama İmkanlarının Yaratılması Aracılığıyla Türkiye’de Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplulukların Dayanıklılığının Geliştirilmesi Projesi Tanıtım Toplantısı İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşti.

Birleşmiş Milletler Fonu ve FAO ortaklığı ile İl Müdürlüğü Koordinatörlüğünde yürütülen ve 2020 – 2021 yıllarında gerçekleştirilen Mesleki Eğitimlere ve Uygulamalı Çiftçi Okulu Eğitimlerine katılan çiftçilere verilecek Hibe Programının detaylarının anlatıldığı toplantıya Ak Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da katıldı.

Kadınlarla yürütülen projelere ve kadın üretimine çok önem verdiklerini ve desteklemeye her zaman devam edeceklerini belirten Çankırı “İzmir’de hem tarım hem de ticaret alanında faaliyet gösteren kooperatiflerin kurulmasında, bunlara verilen desteklemelerde, hibelerde en fazla payı almaya çalışıyoruz. Mardin’de de benzer çalışmalar yürüttük ve orada kurduğumuz kooperatif şuan çok ciddi şekilde hem ilin ekonomik dengesine katkı sağlıyor hem de kadınlar tarafından üretilen ürünlerin kooperatife nasıl fayda sağladığını görüyoruz” dedi.

DESTEKLEMELERİN SAYISI AZALTILACAK, DAHA NİTELİKLİ OLACAK

Geleceğimizin tarımda olduğunu belirten Çankırı şunları söyledi; “Tarıma gözümüz gibi bakmalıyız. Sayın Bakanımız Vahit Kirişçi ile göreve geldiği ilk günden itibaren yapmış olduğumuz istişareler sonucunda tarımda eksiğimiz olan, yapmamız gereken, geç kalınmış ama hızlı bir şekilde adım atmamız gereken gündem maddelerini ele aldık. Bunların arasında desteklemelerin sayısının azaltılıp daha nitelikli bir şekilde sizlere dönmesini sağlamak da var. Bu noktada farklı yöntemler geliştiriliyor. Damla sulama yöntemleriyle, sulama teknikleriyle, arazilerde yapılan çalışmalarla verilecek destekler, tohum destekleri, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta yapabileceğimiz programlar. Bunların hepsi artık daha planlı bir şekilde konuşulacak. İzmir ayağında bunun doğru bir şekilde yürüdüğünü görüyoruz. Hem hibeler hem de destekler, görüyoruz ki 30 ilçede etki alıyor” dedi.

Advertisement

Ülkemizde bulunan 6 milyon çiftçinin 3 milyonunun kadın olduğunu vurgulayan Çankırı “Kadının elinin değdiği yerin çok güzelleştiğini, daha katma değerli olduğunu görüyoruz. İzmir’de ki kooperatiflerimizde de bunu çok ciddi bir şekilde hissediyoruz. Biz kadını güçlendirdiğimizde otomatikman ailesini, şehrini, ülkesini de güçlendirmiş oluyoruz. O yüzden bu desteklerin siz kadınlara verilmesini önemsiyorum ve destekliyorum. Bizim için çok kıymetlisiniz, üretimleriniz çok kıymetli. Üretimlerinizin daha planlı, yerine, amacına ulaşır şekilde olması ve ürün desenlerini doğru planlamanız noktasında da Tarım İl Müdürlüğü ve İlçe Müdürlükleri ile uyumlu çalışmanız bizim için çok kıymetli. Bu gün burada hibesini dağıtacağımız FAO destekli programa da, önümüzdeki günlerde ilana çıkacak hibe ve destek programlarına da lütfen başvurularınızı yapın. Bana vermezler, çıkmaz diye bir düşünceye girmeyin. Bizim sizlere proje anlamında, ortaya koymak istediğiniz ürün gamı anlamında başka desteklerimizde olabilir. Bu noktada hem İzmir’i tanıtmak hem de hep beraber geleceğimizi üretmek için iletişim halinde olalım” dedi.

İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen ise, “2 yıldır verdiğimiz eğitimlere katılan ve bizlere projelerini sunacak olan üreticilerimize hibe vereceğiz. Üreticilerimizden şunu özellikle istiyorum; daha fazla ve daha güzel projeler hazırlayalım. Çünkü bu program 10 ilde uygulanıyor. Diğer 10 ildeki projeler değerlendirmenin altında kalırsa hibe miktarlarımız artmış olacak. Bizler projelerin hazırlanma noktasında da sizlere eğitim vereceğiz ve birlikte çok güzel projeler hazırlayacağız” dedi.

Hibe başvurusu yapacak olan çiftçiler Mesleki Eğitim ve Uygulamalı Çiftçi Okulları eğitimlerinin verildiği Çiğli, Menderes, Menemen, Karaburun ve Urla ilçelerinde ikamet etmekte olan ve eğitimi başarı ile tamamlayan çiftçiler olacak.

Hazırlanan projelere Mikro Tarım – Gıda Katkı Hibeleri İçin 2.313 ABD Doları, Küçük Ölçekli Tarım İşletmeleri Yatırım Hibeleri İçin ise 11.565 ABD Doları hibe verilecek.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Geçen yıl 700 liraya dolan depo bu sene 3 bin liraya doluyor

Adana’da çiftçiler mazot fiyatlarının 30 liraya dayanmasına adeta isyan etti. Tarlasını ekip dikmek ve sürmek için traktörün kontağını bile çalıştıramaz hale geldiklerini belirten üreticiler, dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti. Çiftçilerin sorunlarını dinleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut ise, “Üreticinin kullandığı mazot da çarkıfelek gibi, zam numaratörü gibi her gün artıyor. Geçen sene 6 liraydı, bu sene neredeyse 30 lira oldu. Tam 5 kat arttı. Bu fiyatla üretici traktörün kontağını bile çeviremiyor. Üreticinin feryadını duyun” çağrısı yaptı.

“TARLAYI SÜREMİYORUZ”

Oymaklı Köyü’nden çiftçi Ali Sofi, “Traktörün üstünde oturuyoruz ama depomuz boş. Mazot alacak gücümüz yok. Şu depo 2.5-3 bin liraya doluyor. Değil tarla sürmeyi, bu makineyi çalıştıramıyoruz. Mazot 5.5-6 liraydı, 28-29 lira oldu. Tarlamı süremiyorum ben. Vallahi billahi süremiyorum” dedi. Helvacı Köyü’nden Hacı Süleyman Yüce ise, “Buğdayı hasat ettik ama ikinci ürün ekeceğiz yerine de mazot çok pahalı. Öyle bekliyoruz. Dönüme 5-6 litre mazot gidiyor. Bize mazot ve gübre versinler, para vermesinler, bizi böyle desteklesinler” diye konuştu.

“EKMEMEK DAHA MANTIKLI”

Advertisement

Oymaklı Köyü’nden üretici Niyazi Sevinç ise, “Mazot fiyatı çok arttığı için biçtiğimiz şu tarlayı boş bırakmak sorunda kaldık. Eskiden mazot fiyatı 7 lirayken 700 liraya traktörün deposunu dolduruyorduk. Şimdi depo 3 bin liraya doluyor. Gübre maliyetini kısıyoruz, yarıya kadar azalttık. Bu tabloyu değerlendirip tarlayı ekmemek şu an daha mantıklı gibi. Tarlayı ekmekten vazgeçtik” şeklinde konuştu.

“DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI”

Sirkenli Köyü’nden Şahin Köylü ise, “Ben pamuk, mısır ve buğday üretiyorum. Şu anda tarlayı süremiyoruz. Bir traktörün deposu 80-100 litre mazot alıyor. O da 3 bin lira ediyor. Dayanacak gücümüz kalmadı. Eskiden 2-3 defa sürüyorken, şimdi yüzeysel olarak, mazot çok harcamamak için sürüp bir defa sürüyoruz. Maliyetler çok yükseldi, bu işin altından kalkmak mümkün değil” açıklamasında bulundu.

“İNSANIMIZ TAŞ MI YİYECEK?”

Karataş Ovası’nda sorunlarını dinlediği çiftçilerin taleplerine cevap verilmesini isteyen CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise şunları kaydetti:
“Çiftçimiz Adana’da buğday hasadını yaptı bekliyor, ikinci ürünü ekecek ama tarlasını süremiyor. Ülkemizdeki ekonomik kriz zirve yaptı, yangın sürüyor. Herkes inim inim inliyor. Çünkü üreticiler üretemiyor, yurttaşlar alamıyor. Herkes büyük sıkıntı içinde. Bazılarının tuzu kuru olabilir ama vatandaş ekmek alamıyor. Bayat ekmek almak için bekliyor. Yarım litrelik su bile 3 lira, vatandaş fiyatı ateş pahası olan etin yanına yaklaşamıyor. Üreticinin kullandığı mazotu da çarkıfelek gibi, zam numaratörü gibi her gün artıyor, 30 liraya dayandı. Geçen sene 6 liraydı, bu sene neredeyse 30 lira oldu. Tam 5 kat arttı. Bu fiyatla üretici traktörün kontağını bile çeviremiyor. Üreticinin feryadını duyun, vatandaş perişan halde. İnsanımız taş mı yiyecek? Tuzu kuru olanlara sesleniyoruz, çözüm iktidarın elinde.”

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Politika

Karpuzda tehlike çanları çalıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, kilogram maliyeti 2.5 lira olan karpuzun tarlada 2-2.5 liradan satıldığını, marketlerde ise 15 liralık yüksek fiyatlar nedeniyle tüketicilerin karpuz alamadığını söyledi. “Dilimle karpuz” eleştirilerini hatırlatan Barut, “İthal karpuz nedeniyle yüksek fiyattan söz edip ‘dilimle karpuz yeniliyor’ diyen kesime sesleniyorum. Karpuz üreticisi zarar ediyor, tüketici alamıyor. Bu feryadı duyuyor musunuz?” dedi.
KARPUZ ÜRETİCİLERİYLE BULUŞTU
CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye’de en erken karpuz hasadının yapıldığı Adana’nın Karataş İlçesi’ne bağlı Tuzla Tabaklar Köyü’nde karpuz üreticileriyle buluştu. Mazottan gübreye, zirai ilaçtan fideye dek geçen seneye oranla üretim maliyetleri katlanarak artan üreticilerin sorunlarını dinleyen Barut, çiftçilere yardım elinin uzatılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini istedi.
“BU FİYATLA KÖKÜ ZARAR”
Milletvekili Ayhan Barut’a yaşadıkları sorunları anlatan ve mağduriyetine dikkat çeken karpuz üreticisi Ali Çamlı, “Bu karpuzun dönüme maliyeti tarla benimse 10 bin lira, kiralıksa 11.5 bin lira. Tarlada karpuz 2.5 lira. Dönüme en fazla 3-4 ton verim var. Bu işin altından biz nasıl çıkacağız? Markette 15-16 lira, tarlada 2.5-3 lira. Kökü zarar. Gördüğünüz 30 dönüm tarlada 450 bin lira masraf ettim. Aldığım para 150-200 bin lira. Gübre ve mazot fiyatı aldı başını gitti. Girdi çok fazla, çıktı çok ucuz. Olur mu böyle?” diye isyan etti.
“KARPUZDA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR”
Türkiye’nin en erken yetişen karpuzunun hasat edildiğini ifade eden CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, şunları kaydetti:
“Son dönemlerde ‘Karpuz dilimle satılıyor’ ve ‘Karpuz çok iyi para ediyor’ diyen kesime cevap olarak sesleniyoruz. Çukurova’da karpuz için tehlike çanları çalıyor. Çünkü kilogramda karpuzun üreticiye maliyeti 2.5 lira, fiyatı da tarlada 2.5 lira. Ancak ne yazık ki marketlere gittiğinde karpuzun fiyatı 15 liraya çıkıyor. Dolayısıyla ‘Karpuz dilimle yeniliyor’ diyen, ithal İran karpuzunu o gün için Çukurova karpuzuna mal eden kesim bugün bunu duyuyor mu? İktidar duyuyor mu? Karpuz için tehlike çanları çalıyor. Karpuzcular için çözüm noktasında bir an önce el atılması gerekiyor. Aksi takdirde sezonu iyi başlayan karpuzun sonu felaketle bitecek.”

Rumico

Devamını Oku

Trendler