Connect with us

Ekonomi

Merkez Bankası neden faiz artırdı, olumsuz enflasyon beklentisi kırılabilir mi?

Merkez Bankası neden faiz artırdı

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? olumsuz enflasyon beklentisi kırılabilir mi? Merkez Bankası son dönemde bazen TL likiditesini sıkıştırmaya denedi. Bazen döviz likiditesini gevşetmeye ve bu yolla para politikasını yürütmeye yönelik çeşitli adımlar attı.

Merkez Bankası Neden Faiz Artırdı

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Para politikasını yürütmeye yönelik atılan adımlara destek olmak üzere. Hazine ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da (BDDK) çeşitli düzenlemeler yaptı. Faiz cephesinde ise Merkez Bankası, bankaları fonlamada bir süredir yalnızca gecelik borç verme yöntemini kullanıyor. Bu yöntemi kullanarak ortalama faizi (Merkez Bankası Ortalama Fonlama Maliyeti) yüzde 19,25 olarak uyguladı.



Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Böylece adı politika faizi olan ve aslında o konumda çok kısa sürelerle kalabilen haftalık repo ihalesi faizini uygulamaz oldu.

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Merkez Bankası’nın yüzde 19,25 olarak uyguladığı faize karşılık piyasada faizler 2 yıllık tahvil için yüzde 24,5 düzeyinde. 10 yıllık tahvil için yüzde 20 düzeyinde oluşuyordu.

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Bankalar mevduata yüzde 20’nin üzerinde faiz verirken kredi faizlerini yüzde 35’e kadar yükseltmişlerdi.

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Bunun temel nedeni TL’nin dış ve iç değerindeki hızlı değer kaybı ve geleceğe ilişkin risklerdeki artış eğilimiydi.

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Ocak ayındaki Merkez Bankası Beklenti Anketine göre 2018 sonu için Dolar/TL kuru beklentisi 4,12, enflasyon beklentisi yüzde 9,55 idi.

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Eylül ayında yapılan ankette bu beklentiler kur için 6,59’a, enflasyon için yüzde 19,61’e yükselmiş bulunuyordu.

Merkez Bankası neden faiz artırdı ? Riskleri ölçmekte kullanılan CDS primi yılbaşında 161 iken Merkez Bankası’nın kararı öncesinde 523 dolayında seyrediyordu.



Merkez Bankası faizleri nereden nereye geldi?

Merkez Bankası, sadeleştirme adımı çerçevesinde yaptığı düzenlemeyle bir süredir yalnızca politika faizi oranını belirliyor. Öteki faizler buna bağlı tanımlara göre kendiliğinden oluşuyor.

Dün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu kararıyla politika faizi yüzde 17,75’den yüzde 24’e yükseltildi.

TCMB fonlama imkânı Eski faiz (%) Yeni faiz (%)
Gecelik imkânlar
Gecelik borç alma 16,25 22,50
Gecelik borç verme 19,25 24,00
Politika faizi (1 hafta vadeli repo ihalesinin faizi) 17,75 24,00
Geç likidite penceresi
Borç alma 0,00 Değişmedi
Borç verme 20,75 27,00

 

Buna göre Merkez Bankası’nın faizi 6,25 puan artırdığı izlenimi doğdu. Başta yabancı fonlar olmak üzere piyasanın faiz artışı beklentisi 5 puandı. Bu artış piyasanın beklentisinin üzerinde olduğu için Dolar/TL kuru bir anda düşüşe geçti ve 6 seviyesinin altına indi. Bir süre sonra tekrar yükselerek 6’nın üzerine çıktı.

Merkez Bankası gerçekte faizi kaç puan artırdı?

Merkez Bankası’nın gerçek faizi gecelik borç verme faizi ile politika faizinin ağırlıklı ortalamasına göre belirlenen faizdir. Politika faizinin ağırlıklı ortalamasına TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti denilen faiz deniyor.

Bu karardan önce Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihalesi yapmıyor ve bankaları yüzde 19,25’lik gecelik borç verme faiziyle fonluyordu.

Bir başka ifadeyle TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (Merkez Bankası’nın gerçek faizi) yüzde 19,25 idi.

Merkez Bankası, politika faizinin artırılmasına ilişkin Para Politikası Kurulu kararının ardından Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin bir duyuru yaptı.

Duyuruya göre Merkez Bankası, karar öncesi gecelik vadede gerçekleştirilen fonlamayı 14 Eylül 2018 tarihinden itibaren politika faiziyle yapacak.

Bu durumda TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti (Merkez Bankası’nın gerçek faizi) yüzde 19,25’den yüzde 24’e çıktı. Sonuçta 6,25 puan değil 4,75 puan artmış oldu.



Merkez Bankası faizi neden bu kadar yüksek oranda artırmak zorunda kaldı?

Merkez Bankası’nın son açıklanan beklenti anketine göre ankete katılanların 2018 yılsonu enflasyon beklentileri yüzde 19,61 idi.

Bu ankete katılanlar, kararları alanlar ya da karar alıcılara tavsiyede bulunan kişiler.

Dolayısıyla bu beklenti büyük ölçüde gerçekleşecek olanı yansıtıyor. Bu aşamada Merkez Bankası’nın bu olumsuz beklentiyi kırması gerekiyordu.

Merkez Bankası bu aşamaya kadar faiz artışı dışındaki yolları denedi. Ve bu beklentiyi kıramadı ve sonuçta faizi artırmaktan başka çaresinin olmadığını gördüğü için faizi artırma yoluna gitti.

Gecikmiş de olsa kısa vade açısından doğru bir adımdır.

Grafik, Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini yıllardır tutturamadığını, son iki yılda hedeften iyice uzaklaştığını gösteriyor.

Merkez Bankası

Merkez Bankası bir kur politikası izlemiyor. Ama enflasyon, kuru izliyor.

Bu durumda Merkez Bankası’nın enflasyon yaratan kuru denetim altına alması için de bu faiz artırımına ihtiyacı vardı.

4,75 puanlık bir faiz artışı yüzde 27 dolayındaki bir artışa karşılık geliyor.

Buradaki en ciddi soru şudur: Bir önceki toplantıda niçin faiz artışı yapılmadı? Durumun buraya gittiği görülememiş miydi? Çünkü bu kadar sorun biriktirmek yerine önceki toplantıda 2 puanlık bir faiz artışı yapılabilirdi. Eğer 2 puanlık artış yapılsaydı büyük olasılıkla bu toplantıda bu kadar dramatik bir artışa gerek olmayacaktı.



Faizi artırmak sorunu çözer mi?

Faiz artışı öncelikle kurlardaki tırmanışı tersine çevirip enflasyon beklentisini kırabilir mi?

Bu soruya vereceğimiz yanıt kısa vade için olumlu. Buna karşılık orta – uzun vadede beklentiyi değiştirebilmek ekonomi politikasının yalnızca para politikası tarafında değil maliye politikası tarafında da sıkılaştırılmasıyla gerçekleştirilebilir.

O halde faiz artışıyla sıkılaştırılan para politikasına sıkı maliye politikasının eşlik etmesinin sağlanması gerekiyor.

Bunun da yolu harcama artırıcı projelerin tamamından vazgeçilmesinden geçiyor. Bir yandan faizi yüzde 24’e çekerken bir yandan harcamaları artırıcı projelere devam edilirse ne olur? Kısa bir süre sonra piyasa yeni bir faiz artırımı talebini gündeme getirir.

Arabayı çeken iki atın da aynı yöne koşmasının sağlanması gerekiyor. Aksi takdirde araba doğru gidemez.

Devamını Oku
Advertisement
1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Kira Zammı Hesaplaması Değişiyor - Rumico Türkiye

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Bırakın

Ekonomi

Elektrik fiyatlarına zam geldi

Elektrik fiyatlarına zam geldi

Elektrik fiyatlarına zam geldi

Elektrik fiyatlarına zam geldi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca, 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere Elektrik Üretim AŞ’nin aktif elektrik enerji toptan satış tarifesi belirlendi. Yeni düzenlemeye göre dağıtım şirketlerine yapılan satışların fiyatı yüzde 37 zamlanmış oldu.

Yerel seçimlerin seçimlerin bitmesi ile birlikte ilk zam haberi elektrikten geldi. EPDK’nın konuya ilişkin kararı Resmi Gazete‘nin bugünkü sayısında yayımlandı.



Buna göre, EÜAŞ’ın dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıp enerji satışları ile; görevli tedarik şirketlerine yapılan satışları kilovatsaat başına 12.6335 kuruşdan 17.2700 kuruşa arttırıldı.

Bu düzenleme sonrası elektriğe yüzde 37 zam gelmiş oldu. Dağıtım şirketlerine genel aydınlatma kapsamında satışları ise kilovatsaat başına 25.4600 kuruş olarak belirlendi.

Öte yandan 1 Nisan 2019’dan itibaren uygulanmak üzere dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve düşük tüketimli abonelerin faaliyet bazlı ve nihai tarifeleri de açıklandı.



Elektrik fiyatlarına zam geldi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca, 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere Elektrik Üretim AŞ’nin aktif elektrik enerji toptan satış tarifesi belirlendi. Yeni düzenlemeye göre dağıtım şirketlerine yapılan satışların fiyatı yüzde 37 zamlanmış oldu.

Elektrik fiyatlarına zam geldi.

Yerel seçimlerin seçimlerin bitmesi ile birlikte ilk zam haberi elektrikten geldi. EPDK’nın konuya ilişkin kararı Resmi Gazete‘nin bugünkü sayısında yayımlandı.



Buna göre, EÜAŞ’ın dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıp enerji satışları ile; görevli tedarik şirketlerine yapılan satışları kilovatsaat başına 12.6335 kuruşdan 17.2700 kuruşa arttırıldı.

Bu düzenleme sonrası elektriğe yüzde 37 zam gelmiş oldu. Dağıtım şirketlerine genel aydınlatma kapsamında satışları ise kilovatsaat başına 25.4600 kuruş olarak belirlendi.

Öte yandan 1 Nisan 2019’dan itibaren uygulanmak üzere dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve düşük tüketimli abonelerin faaliyet bazlı ve nihai tarifeleri de açıklandı.



Devamını Oku

Ekonomi

Türkiye ekonomisi daralacak

Türkiye ekonomisi daralacak. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, bu yıl sonuna ilişkin küresel ekonomik büyüme tahmininin 0.3 puan düşüşle yüzde 2.8’e, gelecek yıl sonuna ilişkin büyüme tahmininin ise 0.1 puan düşüşle yüzde 2.8’e revize edildiğini açıkladı.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Raporda Türkiye ekonomisi daralacak denildi. 2019 ve 2020 yıl sonuna ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminleri düşürülen raporda bu yıl sonuna ilişkin büyüme beklentisi yüzde 3.1’den yüzde 2.8’e, gelecek yıl sonuna ilişkin büyüme beklentisi ise yüzde 2.9’dan yüzde 2.8’e revize edildi.



2012 YILINDAN BERİ KÜRESEL EKONOMİDEKİ EN SERT AZALIŞ

Raporda, 2019 yıl sonunda küresel ekonomik büyümenin son tahminlere göre gerçekleşmesi durumunda, bunun yıllık bazda 2012 yılından beri küresel ekonomideki en sert azalış olacağının altı çizildi.

Küresel ekonomik büyüme görünümünde geçen yılın aralık ayından bu yana sert bir bozulmanın görüldüğü belirtilen raporda, ancak ilerleyen dönemde küresel resesyonun beklenmediği vurgulandı.

Raporda Türkiye ekonomisi daralacak ibaresinin yanında diğer dünya ülkeleri hakkında da ifadeler kullanıldı.

Euro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin zayıfladığı, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın da gelişen piyasalardaki etkilerinin görüldüğü kaydedilen raporda, “ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları ticaret akışını bastırmış ya da bozmuş olabilir. Fakat esas olarak gelişen piyasalardaki düşük talep, ticaretteki yavaşlamanın temel unsuru oldu” ifadeleri kullanıldı.

ŞOKUN KAYNAĞINI BELİRLEMEK KOLAY DEĞİL

Raporda değerlendirmelerine yer verilen Fitch Ratings Başekonomisti Brian Coulton, “Verilerde bu denli geniş çaplı bozulmanın ardından şokun tam olarak kaynağını belirlemek kolay değil. Fakat gelişen piyasalarda azalan talebin küresel endüstriyel üretim ve ticaretteki gerileme döneminin kilit unsuru olduğuna inanıyoruz. Çin ve gelişen piyasalar gelecek 18 ay içerisinde küresel ticaret ve ekonomik görünüm açısından son derece önemli rol oynayacak” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’DE ENFLASYON ÇİFT HANELERDE OLMAYA DEVAM EDECEK

Fitch raporunda, Türkiye ekonomisine ilişkin olarak, Türkiye ekonomisi daralacak dedi. Fitch, geçen yılın son çeyreğindeki ekonomik büyümenin beklentinin altında olduğu belirtti. Fakat bir önceki çeyreğe kıyasla bu yılın ilk çeyreğinde yeniden büyümenin gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.



Raporda,

  • “Kredi büyümesinin pozitif alana doğru ilerlemesi,
  • ocak ve şubat aylarında satın alım yöneticileri endeksinin (PMI) son altı ayın en yüksek seviyesine yükselmesi,
  • endüstriyel üretimin artmasıyla,
  • yüksek frekanslı göstergeler ekonomide dengelenmenin olduğunu gösteriyor”

ifadesine yer verildi.

BÜYÜME, POTANSİYELİNİN ALTINDA KALACAK

Raporda, “Türkiye’nin ekonomik performansının 2020 yılında iyileşerek yüzde 3,0 seviyesinin üzerine çıkması bekleniyor. Buna rağmen, büyüme potansiyelin altında kalmaya, enflasyon çift hanelerde olmaya devam edecek. Türkiye’nin geniş cari açığını finanse etme gereksinimi, olgunlaşmamış politika gevşemesi durumunda, gelecekte kur oynaklığının risk olabileceği anlamına geliyor” ifadeleri kullanıldı.

TÜRKİYE EKONOMİSİ DARALACAK

Fitch Ratings’in raporunda Türkiye ekonomisi daralacak. Raporda Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 1,1 daralma olacağını bildirdi. Ayrıca, 2020 yılının sonunda ise ekonominin yüzde 3,1 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü belirtildi.



Raporda ayrıca Türkiye’de, 2019 ve 2020 yıl sonları itibarıyla sırasıyla;

  • enflasyonun yüzde 15 ve yüzde 10,
  • politika faiz oranın yüzde 20 ve yüzde 15,
  • dolar/TL kurunun ise 5,70 ve 5,90 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.
Devamını Oku

Ekonomi

AVM görünümlü hal geliyor

AVM görünümlü hal geliyor

AVM görünümlü hal geliyor. Sebze-meyve fiyatlarındaki olağanüstü artışın ardından dikkatleri üzerine çeken haller sil baştan yeniden düzenleniyor.



AVM Görünümlü Hal Geliyor

Hürriyet’ten Aysel Alp’in haberine göre, Ticaret Bakanlığı’nca hazırlanan Hal Yasa Taslağı’yla komisyonculuk tamamen kaldırılırken klasik hal sisteminin yerini AVM’leri andıran yeni bir model alacak.

49 yıllığına devlet tarafından verilecek bedelsiz arazilerde, yatırımcı şirketlerce kurulup işletilecek hallerde; sebze ve meyve gibi klasik ürünlerin yanı sıra bal, kaymak, pastırma, sucuk karides satışı yapılabilecek.

Ülke genelindeki 174 halin yerine ihtiyaca göre soğuk hava deposu, laboratuvarı, oteli olan 30 civarında yeni hal kurdurulacak.Yatırımcı şirketleri Ticaret Bakanlığı İhale Kanunu’na tabi olmaksızın belirleyecek.

Çalışmaları süren düzenlemeye göre, yeni hallerin hangi illerde ve hangi arazilere kurulacağına bir komisyon karar verecek.

Devamını Oku

Trendler