Connect with us

Sağlık

Öksürüğe Ne İyi Gelir, Nasıl Geçer? Evde Kuru ve Balgamlı Öksürüğe İyi Gelen Doğal Yöntemler

Öksürük hemen hemen herkesin kış aylarında, mevsim geçişlerinde veya korona döneminde başına gelen sağlık problemlerinden birisidir. Boğaz ve solunum yollarındaki maddeyi temizlemek amacıyla vücudun verdiği bir tepki mekanizmasıdır.

Öksürük gidermek için evde yapılabilecek bazı doğal yöntemler vardır. Bitki çayları, bazı sebze ve meyveler öksürüğe iyi gelir. Öksürük alerjik reaksiyon olabileceği gibi bir sağlık probleminin de habercisi olabilir. Sürekli geçmeyen öksürük şikayeti olanların en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.

Öksürüğe Ne İyi Gelir?

  • Öksürüğü kesmek için bol bol sıcak içecekler tüketilmelidir.
  • Geniz akıntısı nedeniyle ortaya çıkan öksürükte bol sıvı tüketimi akıntının yoğunluğunu azaltarak tahriş edici özelliğini en aza indirir.
  • Bol sıvı alımı kış aylarında mukoza membranlarında gelişebilecek kuruluğu önler.
  • Pastiller öksürüğün azalmasına yardımcı olur
  • Sıcak bitki çayları içmek de boğazı yatıştırır.
  • Açık hava yürüyüşleri yapın. Gün içerisinde rahatlatıcı egzersizler yapmaya özen gösterin.
  • Bal, boğaz bölgesini kaplayarak tahrişi azaltır ve öksürüğün yatışmasına yardımcı olur.
  • Yemeklerden sonra nefesinizi açmak için naneli şeker kullanabilirsiniz.
  • Boğaz ağrılarını giderecek bazı kürler de yapılmalı. Özellikle tahin ve pekmez karışımı da öksürüklerin önüne geçebilir.
  • Uyku saatlerine dikkat edilmelidir.
  • Kahvaltıdan önce ve yatmadan önce bir tatlı kaşığı balın üzerine limon sıkın ve yiyin.
  • Sıcak bir duş öksürüğün azalmasına katkı sağlar.
  • Kalorifere ıslak havlu koyarak ya da buhar makinesi ile oda havasını nemlendirmek yardımcı olabilir.
  • Parfümler ve kokulu banyo spreyleri gibi kapalı alan hava kirleticilerinin kullanımından kaçınmak öksürüğün kontrolüne yardım edebilir.
  • Öksürüğü kesmek için limon ve C vitamini yüksek besinler yenilmelidir.
  • Sigara tüketimini azaltın ve sigara içilen yerlerde durmayın.
  • Öksürük oluşumu önlemek için dengeli beslenmeye dikkat edin.
  • Evde rutubet ve nem oluşumu öksürüğü tetikler. Bu nedenle evi iki saatte bir havalandırın.
  • Tozlu ve kirli ortamları sık sık havalandırın. Havalandırma imkanınız yoksa maske kullanın ve yarım saatte bir hava almaya çıkın.

Evde Öksürük Nasıl Geçer?

Öksürüğe iyi gelen bazı besinler vardır. Ev yapımı doğal ve bitkisel yöntemlerle öksürüğünüzü kesebilirsiniz.

Advertisement

Elma Çayı

Elma kabuğu, ıhlamur ve 2 bardak suyu bir kabın içerisine koyun ve kaynatın. Ardından karışımın içerisine bir adet tarçın çubuğu ve yarım limon sıkın. Karışımı soğumadan için.

Süt

Bir bardak sütü kaynatın. Kaynayan sütün üzerine bir çay kaşığı karabiber serpiştirin ve bekletmeden tüketin. Karışımı tatlandırmak için bal kullanabilirsiniz.

Zencefil Çayı

Advertisement

Toz zencefil ve bir tatlı kaşığı balı karıştırarak macun haline getirin. Hazırladığınız macunu yemeklerden sonra yiyin.

Kuşburnu Çayı

Kuşburnu ve bir bardak suyu kaynatın. İçerisine toz zencefil ekleyin ve sıcak tüketin.

Ayva Çayı

Ayva çekirdeği ve kabuklarını, elma kabuğu ile birleştirin ve suda kaynatın. 10 dakika demlendirdikten sonra bir kaşık bal ilave edin ve için.

Advertisement

Ihlamur Çayı

Kış aylarında en çok tercih edilen bitki çaylarından ıhlamur ise ağrı ve iltihap gidericidir. Günde 2 bardak ıhlamur çayını şekersiz içmeye özen gösterilmelidir. Şeker çaydaki bileşenler ile tepkimeye girerek, yararlı yanlarını azaltabilmektedir.

Adaçayı

Adaçayı hem boğazı yumuşatır hem de ağrısını azaltır. Bitki çayı olarak tüketilen adaçayını aynı zamanda gargara olarak da kullanabilir.

Nane Çayı

Advertisement

Soğuk algınlığında sıkça tercih edilen nane çayını bir dilim limon ve 1 çay kaşığı bal ile karıştırarak tükettiğinizde soğuk algınlığı etkilerini azaltacaktır.

Ekinezya Çayı

4 tatlı kaşığı ekinezyayı ve 1 litre kaynar su dolu kabın içine koyun. Ekinezyaları yaklaşık 5 dakika kaynattıktan sonra süzerek tüketebilirsiniz.

Ballı Kekik Çayı

İki kahve kaşığı ince kıyılmış taze kekiğin üzerine, bir bardak kaynar su döküldükten sonra üstü kapalı olarak 5 dakika kadar demlenir ve süzülür. Balla tatlandırılarak içilir. Bu tarifle bağışıklığınız güçlenirken, nefes alışınız da rahatlar.

Advertisement

Limon, Karabiber, Tuz

Bir limonu dörde bölün. Böldüğünüz parçalardan birinin üzerine karabiber ve tuz serpin. İyileşmenin hızlanması için limonu yiyin.

Ballı Ilık Süt

Ballı süt hazırlanırken balın iyi karışması için genellikle kaynar süt tercih edilir. Ancak balı bal yapan maddeler dediğimiz enzimler de vitaminler de böyle yüksek ısılara dayanıklı değildir. Kaynar süt balın özünü öldürür. Böyle olunca baldan geriye kalan şey çay şekerinden farksız bir tatlandırıcı olur. Bu sebeple sütü kaynar sıcaklığa gelinceye kadar ısıtmamalıyız. Ilındığı anda ocağı kapatıp, fincana önce sütü koyup üzerine 1-2 yemek kaşığı kadar bal ilave etmeliyiz.

Bademli Portakal Suyu

Advertisement

Bademleri rondo yardımıyla parçalayın. 2-3 çay kaşığı parçalanmış badem ile bir fincan portakal suyunu karıştırın. Her sabah ve her akşam yatmadan önce mutlaka tüketmelisiniz.

Zencefilli Tarçınlı Çay

3 halka taze zencefil, 8 adet çubuk tarçın, 8 adet karanfil, 1 adet limon, 1,5 litre su, 1 kaşık bal. Bal hariç diğer malzemeleri suyun içine atarak kaynatın. Sonra bu karışıma bal ekleyerek tüketebilirsiniz. Bu çay, öksürüğü geçiren iyileştirici bir özelliğe sahiptir.

En Hızlı Öksürük Kesici Yöntemler

Bir kaşık bal ve bir kaşık zencefil bunun için yeterli olacaktır. Öksürük için birebir çare olan ballı zencefil tüketmek iyi bir tedavi yöntemi olacaktır.

Advertisement

Karabiber ve balı karıştırarak da öksürüğünüzü geçirebilirsiniz. İnatçı bir öksürüğe sahipseniz bir bardak sütün içine bir çay kaşığı karabiber ve balı karıştırın.

Evde Kuru Öksürüğü Ne Keser?

Sıcak duş, alerji ve astımdan kaynaklanan öksürüğe iyi gelmektedir. Ayrıca kaynayan suyun içerisine bir miktar nane aromalı vazelin koyarak buhar banyosu yapın. Bronşları açarak öksürüğü kestiği söylenmektedir.

1 tane soğanı 4’e bölüp 1 bardak su ilave edip kaynatın. 5 dakika kaynattıktan sonra altını kapatıp biraz soğumasını bekleyin. İçebileceğiniz ılıklığa geldiğinde suyunu süzdürüp bardağa koyun. İçine 1 tatlı kaşığı bal koyun karıştırıp için. Yarım saat sonra öksürükten kurtulun.

Turpun içerisini bir miktar oyun ve dibini delin. Daha sonra turpu bardağın içerisine yerleştirin ve içerine bal ilave edin. Turpu o şekilde ertesi güne kadar bekletin ve bardağa damlamış olan balı tüketin.

Advertisement

Bir bardak kaynar suyun içerisine bir diş sarımsak ve 2 adet tarçın ilave edin. 5 dakika demlendikten sonra için. Öksürüğü anında kestiği biliniyor.

Balgamlı Öksürük Nasıl Geçer?

Bir çay kaşığı taze çekilmiş karabiber, 2 yemek kaşığı bal ile bir fincanda karıştırılır. Üzerine kaynamış ve bir süre beklemiş sıcak su dökülür ve 15 dakika kadar üstü kapalı olarak demlendirdikten sonra süzülerek içilir. Balgamlı halde gelen öksürüğü geçirmek için ideal bir karışımdır.

Çocuklarda ve Bebeklerde Öksürüğü Ne Geçirir?

Çocuğunuzun öksürüğü viral soğuk algınlığından kaynaklanıyorsa, aşağıdaki çözümleri uygulayabilirsiniz.

Advertisement

Bol Su İçirin

Öksürüğün en iyi ilacı bol sıvı alımıdır. Boğazın nemli kalması öksürük ataklarını bir nebzeye kadar azaltır. Öksüren çocuğun özellikle kendine ait, kolay ulaşabileceği yerde bir şişe suyunun bulunması ve su içmesinin sık sık hatırlatılması gerekebilir. Geceleri de yatağının başucuna su şişesini koymayı unutmayın.

Bal ya da Ballı Bitki Çayı Yapın

Bal, öksürüğü azalttığı eskiden beri bilinen bir halk reçetesidir. Çocuğunuz direkt yutabiliyorsa ve 1 yaşından büyükse,1 çay kaşığı bal verin. Kimileri bala toz şeklindeki zencefil de eklemekte ve macun şeklindeki bu karışımı vermektedir. Balı direkt yutmak zor oluyorsa ılık suya ya da bitki çayına 2 kaşık bal karıştırarak verin. Bu çayın içine birkaç damla limon suyu da eklenebilir. 1 yaşından küçük çocuklara bal verilmesi ölümcül alerji riski nedeniyle uygun değildir.

Yastıkları Yükseltin

Advertisement

Öksürükler genelde gece saatlerinde uyku pozisyonu için yatağa yatıldığına artar. Bunun nedeni öksürüğe neden olan mukusun, düz zeminde geniz arkasına kolaylıkla akmasıdır. Çocuğunuz geceleri çok öksürüyorsa yüksek bir ya da iki yastık kullanarak başının gövdesinden yukarıda olması gibi çok basit bir yöntemle öksürüğün azalmasına yardımcı olun.

Ortamı Nemlendirin

Soğuk buhar veren bir nemlendirme cihazı kullanarak ya da kaloriferin üzerine bir tas su koyup buharlaşmasını sağlayarak odanın havasını nemlendirin. Ilık duş almak, bir tencerede su kaynatıp içine birkaç damla okaliptus yağı eklemek, çocuğun kafasına bir havlu örterek sıcak buharı 5 dakika kadar solumasını sağlamak da faydalı olabilir. Genel olarak öksürük olan durumlarda odanın ısısı çok sıcak olmamalıdır. Sıcak çocuğu bunaltarak öksürüğün artmasına yol açabilir. Çocuğu uygun şekilde giydirdiğimiz sürece özellikle gece saatlerinde pencereyi aralayarak serin ve temiz hava gelmesini sağlamak faydalı olabilir.

Burun Tıkanıklıklarını Açın

Öksürüğün bir nedeni de burunda biriken mukusun gırtlaktan geriye doğru akarak çocuğu öksürtmesidir. Deniz suyu veya evde hazırlayabileceğiniz serum fizyolojik ile çocuğunuzun burnunu yıkayarak mukusun temizlenmesini, burun pasajlarının nemli kalmasını ve çocuğun rahat nefes almasını sağlayın. Bebekler için burundaki mukusu emerek çekmeye yarayan burun aspiratörleri kullanılabilir.

Advertisement

Yatak Odasındaki Alerjenlere Dikkat

Öksürüğün bir nedeni de alerji olabilir. Bu durumda alerji yapması muhtemel olan yatak ve yastık kılıflarını sıklıkla ve herhangi bir parfüm içermeyen deterjanlarla yıkayın. Yumuşatıcı olarak sirke kullanabilirsiniz. Zira ticari yumuşatıcılar da yoğun kokularıyla alerji ataklarına yol açabilir. Gerekirse anti alerjik özelliği olan dolgu malzemesiyle doldurulmuş özel yastık/yorgan takımından alın. Tüylü hayvancıkları yataktan kaldırın. Odadaki halının alerji yapmayan özellikte olduğundan emin olun ya da gerekirse halıyı tamamen kaldırın.

Bol Bol Dinlendirin

Öksürük söz konusu olduğunda gözlerden kaçan yine çok basit bir öneri dinlencedir. Vücudumuz dinlenme konumundayken daha hızlı iyileşir. Gece uykusu buna güzel bir örnektir. Ancak gündüz dinlenceleri de unutulmamalı. Çocuğunuz çok öksürdüğünde koşmalı, fiziksel efor sarf etmeli aktivitelerden uzak durup, kitap okumak, masa başında resim gibi sanat aktiviteleri yapmak, boya kitabını boyamak, lego oynamak, puzzle yapmak gibi onu meşgul eden, eğlendiren ama fiziksel olarak yormayan aktivitelere yönelmesini sağlayın.

Bitkisel Pastil Kullanın

Advertisement

Öksürük durumunda çocuklar için formüle edilmiş doğal, bitkisel pastiller kullanın. Bu pastiller boğazı yumuşatarak, oluşan kuruma hissini giderebilir. Bununla beraber pastillerin yutma ve boğazına kaçma riskinden ötürü 6 yaş öncesinde verilmemesi gerekir. Ayrıca gün içinde kaç adet pastil yenildiğinin de takibini yaparak aşırıya kaçmamakta fayda var.

Tuzlu Suyla Gargara Yapın

Tuzlu boğazın arkasında biriken mukusu ve böylece oluşan öksürük hissini azaltır. Bir su bardağı ılık suya yarım çay kaşığı tuz koyarak iyice eriyene kadar karıştırın. Suyun iyice soğumasını bekledikten sonra çocuğunuza bu suyla gargara yapmasını ve tükürmesini söyleyin. Bu işlem günde birkaç kere tekrar edilebilir. Ancak çocuğunuz gargarayı uygun şekilde yapabilecek ve tuzlu suyu yutmayacak kadar büyük olmalıdır.

Ayağa Vicks Sürün

Bilimsel olarak ispatlanmamış olsa da, gece uykusundan önce ayağın tabanına Vicks sürerek çorap giydirip yatmanın bazı öksürüklere iyi geldiği bilinmektedir. 2-5 yaş arasında Vicks sadece göğse ve sırta sürülür. Vicks’in içerdiği kafur çok alındığında zehirli etki yaratabilen bir maddedir. Bu nedenle ağıza ya da buruna sürülmemelidir. Akciğerlerde ani çökme yapabilir. Bronşiyal astımda da Vicks kullanılmamalıdır. Ayrıca 2 yaşından küçük çocuklara Vicks kesinlikle kullanılmamalıdır.

Advertisement

Alerjik Öksürüğe Ne İyi Gelir?

  • Bol sıvı tüketmeleri önerilir.
  • Limonlu-ballı ılık suyun ayrıca boğazı rahatlatıcı etkisi vardır.
  • Ananasın öksürüğe iyi geldiği bilinmektedir.
  • Nane çayı içmek ve buharını teneffüs etmek üst solunum yollarını rahatlatabilir.

Gece Öksürüğüne Ne İyi Gelir?

  • Reflü kaynaklı öksürükleri önlemek için uyurken yüksek yastık kullanmakta fayda vardır.
  • Kuru hava solunum yolunu tahriş ettiği için uyumadan önce ortamdaki nem artırılmalıdır.
  • Yatmadan önce bal ve bitkisel çay karışımı içmek boğazdaki mukusun gevşemesine yardımcı olur.
  • Mide reflüsünden kaynaklanan gece öksürüklerini en aza indirmek için en az 2,5 saat önce yemek yenmelidir.
  • Bol sıvı tüketilmelidir.
  • Bitkisel çay veya limonlu ılık su tüketmek gece öksürüklerini hafifletir.
  • Uyumadan önce boğaz pastili gece öksürüğünü azaltır.

Kuru Öksürük Neden Olur?

  • Nezle ve grip,
  • Farenjit
  • Astım
  • Geniz akıntısı
  • Reflü
  • Soğuk algınlığı ve gripten kaynaklanan bir viral enfeksiyon olabilir.
  • Gece vakti ortaya çıkan kuru ve balgamsız öksürüğün nedeni daha çok viral üst solunum yolu enfeksiyonu veya alerji olabilir.

Balgamlı Öksürük Neden Olur?

  • Sinüzit
  • Bronşit
  • Sigara kullanımı
  • Bazı akciğer hastalıkları

Sürekli Öksürük Neden Olur?

Tıbbi geçmişlerinde KOAH, astım, mevsimsel alerjiler, asit reflü hastalığı gibi kronik akciğer hastalıkları, akciğer kanseri ve tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlar olanların yanı sıra sigara içen kişilerde kronik öksürük görülmektedir.

Öksürüğe İyi Gelen İbrahim Saraçoğlu Kürü

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu öksürük için kür önerilerinde bulundu. İşte o merak edilen kürler.

Soğan kürü

Advertisement

  • Bir soğanı 6 eşit parçaya bölün.
  • 1.5 bardak suyun içine atın ve kaynatın.
  • Karışım kaynadıktan sonra ılımaya bırakın.
  • Ilık suyu hemen içmelisiniz.

Keçiboynuzu kürü

  • 6-7 tane keçiboynuzunu hazırda bulundurun.
  • Yarım litre suyun içine keçiboynuzlarını atın.
  • Kaynamaya bırakın.
  • Ilık bir şekilde tüketin.
  • 3 gün düzenli şekilde uygulayın.

Hatmi çayı

  • Kaynamış bir bardak sıcak sütün içerisine bir tutam (4-5 gram) hatmiden ilave edilir ve karıştırılır.
  • Birkaç dakika bekledikten sonra yudum yudum içilir.
  • Günde iki kez tekrarlanabilir.
  • 6 yaşını doldurmuş çocuklarda bu uygulama yapılabilir.

Akut ve Kronik Öksürük Nedenleri Nelerdir?

Kuru öksürüğe neden olan akut ve kronik öksürük nedenleri vardır. Akut öksürük nedenlerinden bazıları bahar alerjisi, bronşit, zatürre, boğmaca hastalığı ve soğuk algınlığı olarak biliniyor. Bunun yanı sıra akut sinüzit hastalarında da kuru öksürük görülüyor. Bazı kişiler için ise tahriş edici madde solunması da kuru öksürük nedenleri arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra kronik öksürük nedenleri de farklılık gösterir.

Bunlar sigara kullanımı, geniz akıntısı, solunum yolu alerjileri, kistik fibrozis ve akciğer kanseri olarak biliniyor. Ayrıca solunum yolu alerjileri ve astımı olan kişiler de kuru öksürük oluşma koşulları da bulunur. KOAH hastalarında ve akciğer mantar enfeksiyonları olan kişilerde kuru öksürük ortaya çıkabiliyor. Solunum yollarını döşeyen mukoza tabakasında bazı kuruluklar da öksürüklere neden olabilir. Tüberküloz hastalığı da kuru öksürük nedenleri arasında sayılır. Tüm bu nedenlere bağlı olarak kuru öksürük oluşabilir.

Çevresel tahriş edici ajanlar ve boğmaca hastalığı nedeni ile kuru öksürük meydana gelebilir. Akciğer kanseri ile kalp yetmezliği ve Akciğer kanseri de kuru öksürüğün nedenleri arasında sayılır. Kuru öksürük yaşayan kişiler sorunun tespiti için iyi bir doktora gitmeliler.

Sonrasında ise ilaç takviyesi verilir. Bakteriyel kaynaklı kuru öksürüklerde antibiyotik ilaçlardan faydalanılır. Ayrıca boğaz spreyleri, pastil ve öksürük şurupları da kullanılır. Kuru öksürüğü olan kişiler yatarken yastıklarını yükseltmeliler. Bu sayede rahat bir şekilde uyuyabilirler. Ayrıca bol bol su içerek odalar da sürekli havalandırılmalı. Havanın nemlendirilmesi için bazı hava nemlendirme cihazlarından yardım alınır.

Advertisement
Boğaz ağrısına ne iyi gelir? Boğaz yanması neden olur, nasıl geçer?
Baş ağrısına ne iyi gelir? Sürekli zonklayıcı baş ağrısı neden olur ve nasıl geçer?
Mide bulantısına ne iyi gelir, neden olur? Mide bulantısına iyi gelen yiyecekler

Rumico

Sağlık

Romatoid artrit hakkında doğru sanılan 12 hatalı bilgi

Türkiye’de her yüz kişiden 1’ini etkisi altına alan romatoid artrit genellikle el ve ayaklardaki küçük eklemleri tutsa da diz, omuz ve kalça gibi büyük eklemler de sıklıkla hastalık tablosuna ekleniyor. Kronik bir hastalık olan romatoid artrit tedavi edilmediğinde eklemlerde şekil ve fonksiyon kaybı gelişebiliyor. Uzun süre tedavisiz kalan hastalar eklemlerde oluşan kalıcı hasarlar nedeniyle günlük işlerini dahi yapmalarını önleyebilecek şiddetle gelişebilen ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi ciddi sorunlarla baş etmek zorunda kalabiliyor. Bu nedenle erken dönemde tanı konulması ve uygun tedavisi romatoid artrit hastalığında son derece önem taşıyor.Toplumdaki yaygın inanışın aksine, günümüzde yaşanan tıbbi gelişmeler sayesinde erken tanı ile tedavi uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor ve hastalık kontrol altına alınabiliyor. Ancak toplumda romatoid artrit hakkında doğru bilinen bazı hatalı bilgiler var ki tedaviden etkin sonuç alınmasını önleyebiliyor. Romatoid artrit hakkında doğru sanılan 12 hatalı bilgiyi Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak açıkladı:

1- Romatoid artrit sadece ileri yaşta görülür

DOĞRUSU:Toplumdaki yaygın inanışın aksine, romatoid artrit sadece ileri yaşta görülmüyor. En sık 30-50 yaş aralığında gelişmekle birlikte çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunu etkileyebiliyor.

2-Eklemlerde mutlaka şekil bozukluğu gelişir

DOĞRUSU:Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, tedaviye erken başlandığında ve hastanın tedavisini düzenli alması durumunda romatoid artrit hastalığında eklemlerde şekil ve fonksiyon kaybı görülmediğini belirterek, “Ancak özellikle tedavisi gecikmiş hastalarda kalıcı şekil ve fonksiyon kayıpları oluşabiliyor” diyor.

Advertisement

3- omatoid artrit kalıtsaldır

DOĞRUSU:Romatoid artritte bazı genetik değişimler hastalığa yatkınlık oluşturuyor. Ancak aile içinde hastalık görülme oranı artsa da, romatoid artrit hastadan çocuğuna doğrudan geçmiyor.

4- Özel diyetler ve takviyelerle düzelir

DOĞRUSU:Romatoid artrit sadece bazı özel diyetlerle düzelen bir hastalık değil. Ancak tedavilerin yanında hastaların klinik durumu ve ek hastalıkları göz önüne alınarak diyette yapılan bazı düzenlemeler ve takviyeler semptomların hafiflemesinde fayda sağlıyor.

5-Sadece ilaç kullanmak yeterlidir

Advertisement

DOĞRUSU:“Romatoid artritte tanı konulduğu anda medikal tedavi başlanmalı” uyarısında bulunan Dr. Esra Dilşat Bayrak, “İlaç tedavisinin yanı sıra hastalığı tetikleyecek ve tedaviyi olumsuz etkileyecek faktörlere de dikkat edilmeli. Sigara mutlaka bırakılmalı, uygun diyet ve egzersize başlanmalı” diyor.

6- Kovid aşısı romatoid artriti kötüleştirir

DOĞRUSU:Yapılan çalışmalarda Kovid aşılarının romatizmal hastalıkları kötüleştirmediği gösterilmiş. Üstelik riskli hasta grubunda yer aldıkları için hastaların aşılamalarını düzenli olarak yaptırmaları çok önemli. Aşılama süresince romatizma ilaçlarının kullanımıyla ilgili de mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerekiyor.

7-Romatoid artrite kaplıca tedavisi iyi gelir

DOĞRUSU:Sanılanın aksine, romatoid artrit gibi iltihaplı eklem hastalıklarında kaplıca ve sıcak uygulamalar önerilmiyor. Bunun nedeni ise sıcak uygulamaların eklemdeki ödem ve iltihabı artırarak hastalığın alevlenmesine neden olması. Osteoartrit, yani kireçlenme hastaları ise bu tedavilerden fayda görebiliyorlar.

Advertisement

8-Romatoid artrit sadece eklemleri etkiler

DOĞRUSU:Romatoid artrit en sık el ile ayağın eklemlerinde ağrı ve şişlikle başlasa da, bu sorunların yanında göz (özellikle göz kuruluğu), akciğer (akciğer zarında sıvı birikmesi, akciğer yapısında bozulma), kalp damar hastalıkları, kan sayımı bozuklukları, cilt döküntüsü ve böbrek tutulumu gibi birçok sistemik bulgu da görülebiliyor.

9- Egzersiz yapmak hastalığı kötü etkiler

DOĞRUSU:Romatoid artrit hastalığında özellikle aerobik ve direnç egzersizleri yapılması ağrıyı azaltıyor ve eklem fonksiyonunun korunmasında fayda sağlıyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, düzenli yapılan sporun ayrıca uzun dönemde gelişebilecek olan eklem kısıtlanmalarını da önlediğine işaret ederek, “Bu nedenle hastalar eklem tutulum bölgeleri ve ek hastalıkları da göz önüne alınarak doktorlarının önereceği şekilde egzersiz yapmalılar” diyor.

10- Romatoid artritin tedavisi yoktur

Advertisement

DOĞRUSU:Romatoid artrit tedavisinde çok uzun yıllardır hastalığı durduran ilaçlar kullanılıyor ve çok başarılı sonuçlar elde ediliyor. İlk basamak tedaviye yeterli yanıt alınamadığı durumlarda ise daha yeni teknolojiye sahip biyolojik tedavilere geçildiğini vurgulayan Dr. Esra Dilşat Bayrak, günümüzde hem hafif hem ağır hastalık grubu için çok çeşitli tedavi seçenekleri bulunduğuna dikkat çekiyor.

11- Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri çoktur ve risklidir

DOĞRUSU:Romatoloji Uzmanı Dr.Esra Dilşat Bayrak, “Romatoid artrit tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar yıllardır tecrübe ettiğimiz, güvenlik çalışmaları yapılmış olan ilaçlardır” diyerek, şöyle devam ediyor: “Ancak tabii ki her ilaçta olduğu gibi yan etkilerin izlenmesi gerekiyor. Hastalar ilaçlara başladıktan sonra önce 1. ay daha sonra da 3 ayda bir kan kontrolleri ve muayene ile kontrol ediliyorlar. Uzun süredir ilaç kullanan ve yan etki görülmeyen hastalarda bu süreler daha da uzatılıyor.”

12- Kendinizi iyi hissediyorsanız ilaçları kesebilirsiniz

DOĞRUSU:Romatoid artrit kronik bir hastalık olduğu için tamamen iyileşmek mümkün olmuyor. İlaçlara başlandıktan bir süre sonra şikayetler düzeliyor, ancak bu durum ilaç tedavisi sayesinde gerçekleşiyor. İlacı kesen hastalarda kısa bir süre sonra semptomlar şiddetli bir şekilde geri dönüyor. Tedavinin devamında hastalık iyi seyrediyorsa ilaç dozları ve sayısı azaltılabiliyor, ancak birçok durumda tamamen ilaç kesme önerilmiyor.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Sağlık

Meme kanserinde beslenme şekli hastalığı yavaşlatıyor

Meme kanseri kadınlarda görülen en yaygın kanser türü olarak biliniyor. Birçok faktör meme kanserinde risk oluşturabiliyor. Genetik faktörler kadar çevresel faktörler de meme kanserinde önemli rol oynuyor. Yapılan araştırmalarda beslenme düzeninin ve obezitenin meme kanseri riskini, nüksü ve sağkalımı önemli ölçüde etkilediğine vurgu yapan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Çitgez, beslenmenin meme kanserinde dikkat edilmesi gereken konulardan biri olduğunun altını çizdi.

‘Antioksidan içeren besinler tüketilmeli’

Meyve ve sebzeler zengin vitamin ve mineral içeriği bakımından meme kanseriyle mücadelede tüketilmesi gereken yiyeceklerin başında geliyor. Özellikle vitamin C ve vitamin E’nin antioksidan rolü biliniyor. Brokoli, ıspanak ve beyaz lahana gibi antioksidan içeren sebzeleri meme kanserli hastaların beslenmesinde önerdiklerini dile getiren Çitgez, “Bunun yanı sıra yaban mersini, üzüm, çilek, kiraz gibi kırmızı meyveler de antioksidandan zengin besinler. Son yıllarda çok sık gündeme gelen D vitamini yine meme kanserli hastalarda da çok önemli rol oynuyor. Yapılan çalışmalarda D vitamini eksikliği saptanmış meme kanserli hastalarda kanser nüks etme riskinin arttığı gözlenmiş. Kemoterapi ve diğer onkolojik tedaviler sonrasında kemik sağlığının korunması açısından da D vitamini kritik bir öneme sahip” diye ekledi.

Bu yiyeceklere dikkat!

Meme kanseri ile mücadelede doğru beslenme olumlu, yanlış beslenme ise olumsuz yönde etki yapıyor. Buna göre yoğun tuz tüketimi, salamura besinler, işlenmiş gıdalar, kızartılmış et tüketimi önerilmiyor. Bu yiyeceklerin meme kanserinin yanı sıra birçok kanser türünde de risk faktörü oluşturduğuna dikkat çeken Çitgez, şöyle devam etti:

Advertisement
Alıntı Metni


‘Hayvansal yağlardan uzak durulmalı’

Meme kanserli hastalarda yağ tüketimi önemli. Yüksek miktarda hayvansal kaynaklı yağ tüketimi önerilmiyor. Meme kanserli hastalara doymamış yağ asidinden zengin besinlerin önerildiğini söyleyen Çitgez, “Yağlar A,D,E ve K vitaminlerinin emilmesine aracılık eder. Doymamış yağ asitlerinden omega 3 ve 6 yağ asidi vücutta üretilemez. Kanser hastalarında önerilmekle birlikte kalp hastalıklarında, yüksek kolesterolü bulunan hastalarda da omega 3 vitamini ile zenginleşmiş beslenme önerilmekte. Vücut için gerekli olan omega 3 ve omega 6 yağ asidinden zengin deniz ürünlerinin tüketimi meme kanserli hastalarda haftada iki kez besin planına eklenmeli” açıklamasında bulundu.

Şekerli gıdalara ‘dur’ deyin

“Meme kanserinde fazla şeker tüketimine özellikle dikkat edilmeli. Özellikle yüksek düzeyde işlenmiş şeker içeren gıdalardan uzak durulmalı. Normal miktarlarda alınan doğal kaynaklı şekerin zararı olmamakla birlikte fazla ve kontrolsüz şeker tüketimi vücuttaki yağ dokusunun artmasına ve dolaylı yoldan östrojen artışına neden oluyor. Bunun da fazla üretilen östrojen hormonuna bağlı olarak hastalarda insülin direnci ve tip2 diyabet hastalığına yatkınlığa sebep oluyor” Çitgez, şunları söyledi: “Diyabete ve obeziteye yatkınlık artar. Diyabet ve obezite meme kanseri de dahil birçok kanser türünde risk faktörü. Öte yandan beslenmenin yanı sıra sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazı fiziksel aktivite. Örneğin haftada ortalama 2-3 saatlik yürüyüş vücut kitle indeksinin korunması amacıyla da öneriliyor.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Sağlık

Antep fıstığı tüketmenin daha önce hiç duymadığınız 14 faydası

Sakız ağacı ailesinden olan Antep fıstığı aslında bir meyvedir. Kuru yemiş olarak tüketilen sert kabuklu meyve Anadolu’da Şam fıstığı olarak da bilinmekte, üreticisine kazandırdığı için de yeşil altın veya altın ağacı olarak adlandırılmaktadır. Meyvenin oluşumu ve gelişimi diğer meyvelere göre biraz farklıdır.

Mineral ve vitamin deposu

Mineral ve vitamin açısından zengin olan Antep fıstığı, enerji içeriği yüksek olması nedeniyle helva, baklava ve sütlü tatlılar ile atıştırmalık yiyeceklerde kullanılmaktadır. Sporcular için önerilen bir besin olan Antep fıstığı protein, yağ ve yağ asitleri ile antioksidan içeriği nedeniyle besleyici değeri yüksektir. Antep fıstığının besin değeri fındık, ceviz ve badem gibi sert kabuklu kuru yemişlerle karşılaştırıldığında bu yemiş daha düşük bir yağ ve enerji içeriğine sahiptir. Diğerlerine göre lif düzeyi de yüksek olduğu için sindirimi daha kolaydır. B1, B6, E ve A vitaminleri ile demir, potasyum, beta-karoten, toplam fitosterol ve lutein değerleri açısından kabuklu yemişlerde birinci sıradadır. Ayrıca Antep fıstığının yağı da kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.

İşte Antep fıstığı tüketmenin faydaları

1- Antep fıstığının tüketimi ile ilgili yapılan araştırmalarda hastalıklardan korunmaya yardımcı bir besin olarak ön plana çıkmaktadır. Az miktarda tüketiminin dengeli beslenmeye katkısının olduğu ve birçok sorunun ortaya çıkmasını engellediği belirlenmiştir. Vücudun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve protein içingünde 50 gram tüketilmesi önerilmektedir.

Advertisement

2- İçeriğinde amino asitlerin yüzde 2’sini oluşturan L-arginin arter genişletici özelliğine sahiptir. Damar esnekliğini koruyarak kan akışının artmasını desteklemektedir.

3- Bitkisel protein nedeniyle antioksidan flavonoidler, doymamış yağ asitleri ve içeriğindeki posa sebebiyle karbonhidrat toleransını iyileştirdiği ve tokluk kan şekerini dengelediği için tüketimi şeker hastalarına önerilmektedir. Pirinç ve makarna gibi karbonhidrat kaynaklarına eklenerek tüketildiğinde vücuttaki glukoz seviyesini düşürdüğü belirlenmiştir. Antep fıstığı diyabet riskini düşüren etkenlerden biridir.

4- Uzun süre tokluk hissinin sağlayan ve yemek sonrası kan glikoz konsantrasyonlarının düşmesine etki eden Antep fıstığı, düşük glisemik indekse sahip bir besindir.

5- Yapılan bir çalışmada ise Omega yağ asitleri yönünden zengin olan Antep fıstığı tüketiminin kan plazmalarında HDL artışından dolayı kolesterol seviyesinin azalmasına katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Doymamış yağ asitleri kötü kolesterolü (LDL) azaltmaktadır.

6- Damar tıkanıklığı ile ilgili hastalıkların önlenmesinde rolü vardır. Ayrıca koroner kalp hastalıkları riskinin azaltılmasına önemlidir. Sodyum içeriğinin düşük; potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi mineral içeriğinin ise yüksek olmasından dolayı kan basıncının düzenlenmesine katkıda bulunur.

Advertisement

7- Kilo kontrolünde önemli bir yere sahiptir. Yapılan araştırmalarda çok sık Antep fıstığı tüketen kişilerin zayıf olduğu ortaya çıkmıştır.

8- Afrodizyak etkisi olan Antep fıstığının erkeklerde cinselliği büyük ölçüde etkilediği belirlenmiştir.

9- İçeriğindeki bakır nedeniyle demirin vücutta kolay bir şekilde emilimini sağladığı için kansızlığa iyi gelebilmektedir. B6 vitamini nedeniyle de kandaki oksijenin taşınmasına yardımcı olabilmektedir.

10- B6 vitamini sinir sisteminin düzenli çalışması için gerekli olan bir vitamindir. B6 sinir sisteminin ihtiyacı olan birçok aminoasidin yapılmasına yardım etmektedir.

11- İçeriğindeki B6 vitamini sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkıda bulunarak hastalıklara yakalanma riskinin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Advertisement

12- İçeriğindeki yüksek E vitamininin antioksidan özelliği sayesinde Alzheimer hastalığının seyrinin yavaşlatılmasında rol oynamaktadır, hücre yenilenmesine katkı sağlamaktadır.

13- Zengin mineral ve vitamin içeriği nedeniyle özellikle çocukların tüketmesi gereken bir yemiştir. Sağlıklı bir fiziksel gelişim için çocukların beslenme programına eklenmelidir.

14- Antep fıstığındaki A vitamini kemik gelişimi ile büyüme ve kanserden korumada rol oynamaktadır.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler