Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Ab ülkelerinde yapılan operasyonda 360 ton tarım ilacı ele geçirildi

Randop (Roundup) Tarım ilacı

Ab ülkelerinde yapılan operasyonda 360 ton tarım ilacı ele geçirildi

Güney Kıbrıs’ın da katıldığı, 28 AB üyesi ülkede Nisan-Mayıs aylarında yapılan “Silver Ax III” adlı operasyon düzenlendi. Bu operasyon ile birlik sınırlarına yasa dışı bir şekilde sokulan 360 ton Randop (Roundup) tarım ilacı ele geçirildiği bildirildi.

Haravgi gazetesi, operasyona AB üyesi ülkelerin gümrük daireleri ile polis müdürlüklerinin katıldığını bildirdi. Operasyon hedefinin, üçüncü ülkelerden gelen ruhsatsız tarım ilaçlarının tespit edilerek dağıtımının durdurulması olduğunu yazdı.

Randop (Roundup) tarım ilacı glifosat içermektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) glifosatın insanlarda muhtemel kanser yapıcı etkileri olduğunu açıkladı.

Randop (Roundup) Tarım ilacı

Monsanto’nun glifosatlı herbisiti (yabani ot öldürücü tarım ilacı) Randop (Roundup) tarım ilacı ile ilgili dünyanın birçok yerindeki protestolar çoğalarak devam ediyor. 2015 yılında, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) glifosatın insanlarda muhtemel kanser yapıcı etkileri olduğunu açıkladı. Kaliforniya Çevre Koruma Kurulu (CA EPA) yakın zaman önce WHO’nun açıklamasına göre glifosat içerikli ürünleri etiketleme kararı aldı.



Advertisement

Şaraplarıyla meşhur olan Kuzey Kaliforniya bölgesindeki aktivistler ve çevreci gruplar bu ot ilacının (herbisit) kullanımıyla ilgili moratoryum talep ediyor. Roundup, dünya genelinde en çok kullanılan tarım ilacı ve sağlık açısından etkileri artarak tartışılmaya devam ediliyor.

28 Ocak günü Randop (Roundup) tarım ilacı etken maddesi glifosat hakkında bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Bu eylemde Watertrough Çocuklar Birliği (Watertrough Childrens Alliance) tarafından yerel şarap üreticisi Paul Hobbs’a açılan davaya destek amaçlı fon toplandı. Bölgedeki bir okulun hemen yanında eski bir elmalık olan arazi, Paul Hobbs tarafından üzüm bağına dönüştürüldü. Bu arazide kullanılan Randop (Roundup) tarım ilacı okuldaki 500 çocuğu risk altında bırakıyor. Etkinlik Sierra Club tarafından finanse edildi.

Sebastopol belediye başkanı Sarah Glade Gurney’nin başkanlığında düzenlenen bu panele 3 uzman katıldı. Ayrıca, panele Sonoma ve Napa bölgelerinden yaklaşık 60 kişi katıldı.

Roundup Ready ise Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeriyor

Monsanto’nun bir başka ürünü Roundup Ready ise Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeriyor. Teevan: “ABD’de üretilen soya’nın %93’ü ve mısırın %80’i Monsanto’nun GDO’lu tohumları kullanılarak üretiliyor. Gıda ve Su İzleme Örgütü, GDO kullanımı ve bunların etiketlenmesi konusunda moratoryum istiyoruz.” dedi.

Teevan: “Çevremizle kurduğumuz etkileşim ve gıda sistemimiz oldukça hasarlı. İnsanlara hizmet etmemiz gerekirken daha çok kazanca hizmet ediyoruz ” diye de ekledi.

Evans: “Glifosat dünyanın birçok yerinde yaygın olarak kullanılıyor. Bazı ülkelerde kullanılan suyun %65’inde eser miktarda bulunmaktadır. Bu maddeye maruz kalmak, karaciğer ve böbrek hasarı dahil çeşitli sorunlara yol açabilir” dedi. “Kaliforniya Çevre Koruma Kurulu (CA EPA)’nun Roundup’ı etiketleme kararı üzerine dava açan Monsanto, verilen kararın ifade özgürlüğü kapsamında yasalara aykırı olduğunu iddia etti.”

Advertisement

Bilinçli Tüketici Olun

Evans: “Bilinçli tüketiciler olmamız ve bu tip ürünleri satın almamamız gerekiyor. Seçilmiş yetkilileri harekete geçirmemiz lazım” dedi. Teevan “Kökten eylemlerle, sonuna kadar zorlayarak adil bir gıda sistemi için mücadele etmeliyiz” dedi. Teevan ayrıca, “Demokrasiye aktif olarak katılın” diye çağrıda bulundu.

Renée: “Kaliforniya’nın Richmond şehri bir yıl önce bütün tarım ilaçlarının kullanımını yasakladı. Biz de Petaluma’da aynı yasağın getirilmesini, ancak kapsamına neonikotinoidlerin de eklenmesini istiyoruz. Bal arılarına zarar verdiği bilinen neonikotinoidlerin kullanımı Portland, Oregon’da yasaklandı. Glifosat, halk sağlığını tehdidi ediyor. Bu maddeleri kullanmanın bedelini insanlar, hayvanlar ve bitkiler ödüyor. Meyvesini ise sadece bir avuç insan yiyor.” dedi.



Evans: “Glifosatın en fazla kullanıldığı yer Sonoma’daki üzüm bağları. Halbuki zehir içermeyen çeşitli alternatifler mevcut. Monsanto, komşuları GDO’lu tohum kullanan çiftçilerin tarlasına karışan tohumlar yüzünden bile birçok çiftçiye dava açan kötü bir oyuncu” dedi.

The Huffıngton Post’un iş sektörü editörü Alexander C. Kaufman ın 26 Ocak tarihli. “Monsanto’yla İşe Girmemek İçin 8 Neden” yazısında da bahsedildiği gibi, biyomühendislik devi Monsanto’nun ‘dünyanın en şeytani şirketi’ şeklinde fişlendiğini belirtiyor.

Advertisement

Kazancının %90’ını Randop (Roundup) Tarım ilacı sağlıyor.

Kaufman, Monsanto’nun “dava açmaya meraklı, ketum ve kavgacı” tavırlarına karşı artan eleştirilerden bahsetti. Bu eleştiriler, şirketi finansal açıdan hassas bir duruma getirdiğini öne sürdü. Kazancının %90’ını Roundup ve Roundup Ready ürünlerinden elde eden Monsanto, toplam iş gücünün %16’sını oluşturan 3,600 çalışanını işten çıkartmayı planlıyor. Kaufman: “Dünya genelinde, birtakım ülkeler, şehirler ve perakende zincirleri glifosat içeren ürünleri tamamen yasakladılar veya sınırlandırdılar” dedi.

Kaufman “Ülke genelinde yüzlerce Moms Across America(Amerika Genelinde Anneler) grubu mevcut” dedi. Kaufman, “52 ülkede 2 milyondan fazla insan Monsanto’ya karşı sokaklara çıkıp yürüyüşlere katıldılar.” diye de ekledi.

GMWatch’ın 25 Ocak tarihli haberine göre, Monsanto çaresizce kendine bir ortak arıyor. Görünen o ki, Monsanto’nun planlarından biri de mimlenmiş ismini terk edip başka bir şirketle birleşme yoluna gitmek.

Vatandaşlar, ses çıkartın!

Belediye başkanı Gurney paneli başlattığında bir düzine insan çabucak söz almaya çalıştı. İlk konuşmacı, Ukiah’taki Biokimyasal Çalışma Grubu’nun yapmış olduğu çalışmadan bahsetti. Bu çalışma, Sonoma, Mendocino ve Lake bölgelerinden yedi farklı şaraptan alınan örnekleri inceleyen bir çalışmadır. Bu örneklerin içindeki glifosat kalıntısı, Çevre Koruma Kurulu (EPA)’nun güvenli olarak nitelendirdiği sınırın üstünde olduğu belgelendi, yani insanlar Roundup da içiyor şaraplarıyla beraber. Glifosatın Avrupa’da kullanımı ise yasak.

Şarap ve Su İzleme Örgütü (Wine and Water Watch)’nden Janus Matthes: “Bebek ve çocuklarımızın Roundup yüzünden her gün zarar görmesinden bıktık. Bir an önce okulların bulunduğu alanları koruma altına almamız gerekiyor. Şu anda yapılan, okullardan ziyade bağların korunmasıdır” diye ifade etti.

Advertisement

Jeolog Dr. Jane Nielson: “Glifosat kullanmak çok kolay. O aldığınız ekmeklerden organik olanlar hariç hepsinde glifosat kalıntısı var” dedi.

‘GDO’yu Etiketle Napa’ hareketinden Amy Martenson: “Roundup, bağırsağımızdaki bakterileri öldürmeye yarayan bir antibiyotiktir. Bu üzüm bağlarıyla sorunlar yaşıyoruz. Napa, Kaliforniya’nın en yüksek kanser oranlarının olduğu bölge.” dedi.

Sağlıklı Çiftlikler ve Aileler için Vatandaşlar (Citizens for Healthy Farms and Families) hareketinden Pam Gentry şöyle konuştu. “Kaliforniya kıyılarının baştan aşağı GDO’suz alan olmasını istiyoruz. Kuzey kıyılarında çoğu bölgede GDO’lu mahsullerin tarımı yasak” dedi. Şu anda Sonoma bölgesinde GDO’lu mahsulleri yetiştirmeyi yasaklamak adına imza toplanıyor.



Soya cumhuriyeti

Monsanto, Güney Amerika’da, Kaliforniya’nın yüz ölçümünden daha büyük bir alanı kontrol ediyor. Jim Stoops ‘Soya cumhuriyeti’ adını verdiği bu alan hakkında açıklamalarda bulundu. Jim Stoops: “Altmıs kadar doktor, bölgedeki yüksek kanser oranlarına dikkat çekti” dedi.

Advertisement

GM Watch’ın yaptığı açıklamada Monsanto’nun Arjantin’de GDO’lu tohum fabrikası inşa etme planları olduğuna değiniliyor. Ayrıca, azimle ve cesurca mücadele eden bir direniş hareketiyle karşı karşıya kaldı deniyor. Eylemciler hakkında tahliye kararı çıkmasına karşın yerel aktivistlerin mobilize olup protestoları şiddetlendirmesi sonucunda savcının kararı askıya aldığı bildirildi. Eylemcilerin talebi çok netti: ‘Güney Amerika’dan defol Monsanto!’

Bu sırada, ABD’de GM Watch’ın haberine göre: Campbell Çorba Şirketi, GDO’lu ürünlere etiketleme zorunluluğu getirecek federal yasanın geçmesini savunuyor. Şirket: “Bu ürünleri anlaşılması kolay ve görünür bir şekilde etiketlemek, tüketiciler için en doğru çözümdür” dedi. Campbell ayrıca etiketlemenin fiyat artışına sebep olmayacağını söyledi.

“2025’de Çocukların Yarısı Otistik Olacak” adında bir makale, ANH’nin 23 Aralık 2014 tarihli bülteninde yayınlandı. Bu makale, “MIT’den Araştırmacı Bilim İnsanı Uyarıyor” alt başlığıyla yayınlandı.

MIT(Massachusetts Institute of Technology)’den Dr. Stephanıe Seneff, otizm ve glifosat zehirlenmesinin yan etkileri  benzerlikler taşıyor. Otizmli çocuklardaki biyo-göstergeler, aşırı glifosat, çinko ve demir eksikliği, düşük serum sülfatı, krizler, ve mitokondriyal bozukluklara işaret ediyor.

ANH: “Monsanto ve federal devlet arasında dönenleri biliyoruz. Bakanlık yetkililerinin yüksek maaşlı yönetici pozisyonuna gelmeleri veya tam tersi! Para, güç, prestij: hepsi mevcut. Monsanto ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA) resmen birbirlerinin sırtını sıvazlıyor” dedi.

Advertisement

Gıda ve Su İzleme Hareketi’nin çıkarttığı ‘Monsanto: Kurumsal Profil’ adlı kitapçık bu konuyu ileriye taşıyor. “Monsanto’nun bazı yönetim kurulu üyeleri eskiden Çevre Koruma Kurulu (EPA) için çalışıyorlardı. Bu kişiler ABD Tarım Bakanlığı (USDA)’na danışmalık yaptılar ve Başkan Obama’nın Ticaret Politikaları ve Müzakere Danışma Kurulu(Advisory Committee for Trade Policy and Negotiations)’nda görev aldılar”

Renee: ‘Aktivizme ihtiyacımız var. Yerel gıda tüketin, mümkünse organik veya biyo-dinamik ve gıda ihtiyacınızın bir kısmını kendiniz üretin’ diyerek konuşmasını tamamladı.

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Beyaz haşhaşın 2,5 yıllık ihracat hasreti bitti

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden beyaz haşhaşta 2,5 yıllık ihracat hasreti bitti. Türk beyaz haşhaşı en büyük ihraç pazarı Hindistan’a ihracat vizesi aldı.

İhracatçı firmalar, 2,5 yıl aranın ardından ürünlerini Hindistan’a göndermek üzere gemilere yükledi. Sektör, 80 milyon dolarlık beyaz haşhaş tohumu ihracatı hedefliyor.

Pandemi nedeniyle Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatında kotaların verilmediğini belirten Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatının 2,5 yıl aranın ardından tekrar başlamasından dolayı hem üreticiler, hem de ihracatçılar olarak bayram coşkusu yaşadıklarını dile getirdi. 

Hindistan’a beyaz haşhaş tohumu ihracatı için 17 bin 500 ton kota tahsis edildiğini aktaran Öztürk, “Beyaz haşhaş tohumu ihracatı 2,5 yıllık kesintinin ardından başlamış oldu. Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatından 80 milyon dolar hedefliyoruz. Pandeminin hafiflemesiyle birlikte bundan sonraki dönemde haşhaş tohumu ihracatımızın kesintisiz devam etmesi için çaba göstereceğiz” şeklinde konuştu. 

Türkiye’de yıllık üretim değişmekle birlikte ortalama 25 bin ton haşhaş tohumu üretimi olduğunu,70 binden fazla üreticinin bu üründen geçimini sağladığı bilgisini paylaşan Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü: “Haşhaş tohumu iç piyasada tüketimi olmayan, ihraç edilmesi zorunlu olan bir ürün. Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatının tekrar başlaması için sektörümüze her zaman destek veren Ticaret Bakanımız Dr. Mehmet Muş, Ticaret Bakan Yardımcımız Volkan Ağar, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratlarına çok teşekkür ediyoruz. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe ihracatta yasaklı ürünümüz kalmadı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.”

Advertisement

Türkiye, Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatı yapabildiği 2019/20 sezonunda Ülkemize tanınan 18 bin ton ithalat izninin tamamına yakını kullanılarak 63 milyon Dolar İhracat geliri elde etmişti. Türkiye, 2019/20 sezonunda gerçekleştirdiği 66 milyon dolarlık beyaz haşhaş ihracatının yüzde 95’ini Hindistan’a yapmıştı. 2019/20 sezonunda Türkiye’nin toplam haşhaş ihracatı ise; 82 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti. 

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Kuru meyve sektörünün muhteşem üçlüsü ihracatta 1 milyar dolara koşuyor

Türkiye’nin ihracat yolculuğunu başlatan kuru meyve sektöründe 2021-22 sezonunda tarihi bir değişim yaşanıyor. İhracatta üzüm, kayısı, incir şeklindeki sıralama bu sezon kayısı, üzüm, incir şeklinde değişti.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 9 Mayıs 2022 tarihinde yayınladığı sirkülere göre; 2021-22 sezonunun geride kalan diliminde Türkiye, yüzde 10’luk artışla 835 milyon dolarlık kuru kayısı, kuru üzüm ve kuru incir ihraç etti. Kuru meyve sektörü, 3 üründe sezon sonunda 1 milyar doların üzerinde dövizi Türkiye’ye kazandırmayı hedefliyor.

Kuru kayısı ihracatını yüzde 30’luk artışla 246,8 milyon dolardan, 321,7 milyon dolara taşıdı ve ilk sırada yer aldı.

Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı yüzde 1 artarken, 309,6 milyon dolardan 312 milyon dolara ilerledi.

Cennet meyvesi olarak tanımlanan kuru incirde ise; 2021/22 sezonunun geride kalan diliminde 201 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya konuldu.

Advertisement

Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatını artırmak için ürün bazlı komiteler kurduklarını sektördeki tüm bileşenleri bir araya getirdiklerini, 95 bin üreticiye ulaştıklarını dile getiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, önümüzdeki dönemde sektörün daha katma değerli ihracat yapması için bu birlikteliği sürdüreceklerini kaydetti.

İthalatçıların talebine göre üretim yapmak zorundayız

Çekirdeksiz kuru üzümde dünya ihracatının yüzde 33’ünü, kuru kayısı da, yüzde 54’ünü, kuru incirde yüzde 58’ini Türkiye’nin yaptığı bilgisini veren Işık, “Kuru meyve ihracatında güçlü konumumuzu koruyabilmemiz için başta en büyük ihraç pazarımız Avrupa Birliği olmak üzere alıcı ülkelerin istediği standartlarda ürün üretmek zorundayız. Bunun için ihracatçılar, kamu, üreticiler ortak hareket etmek durumundayız. Bu yıl yasaklanan aktiflerin üretimde kullanılmaması için üreticilere yoğun bilgilendirme yapıyoruz. 2022-23 sezonunun başarılı olması için yoğun mesai veriyoruz” diye konuştu.

Kayısıda ABD, üzümde İngiltere, incirde Fransa lider 

Türkiye, 2021-22 sezonunda en çok kayısıyı Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderdi. ABD’ye kuru kayısı ihracatımız yüzde 28’lik artışla 37,3 milyon dolardan, 47,8 milyon dolara yükseldi. Fransa 29,6 milyon dolarlık kuru kayısı ihracatıyla ikinci sırada yer alırken, Almanya 26 milyon dolarlık Türk kayısısı talep etti.

Advertisement

Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında İngiltere 77,6 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, Almanya’ya 46,5 milyon dolarlık kuru üzüm ihraç edildi. Hollanda 28,8 milyon dolarlık kuru üzüm talebiyle üçüncü sırada yer buldu.

Fransa ve Almanya 27’şer milyon dolarlık kuru incir talebiyle öne çıkarken, Amerika Birleşik Devletleri’ne 22 milyon dolarlık kuru incir ihraç ettik.

9 Mayıs 2022 tarihi itibariyle Türkiye geneli çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ihracat tablosu

 

 

Advertisement

2020/21 sezonu

 

2021/22 sezonu

 

 

Advertisement

 

ÜRÜN

MİKTAR

DEĞER

MİKTAR

Advertisement

DEĞER

MİKTAR DEĞ

DEĞER DEĞ

ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM

159.647.410

Advertisement

309.607.911,83

174.306.652

312.125.221,32

9

1

Advertisement

KURU KAYISI

74.533.260

246.878.729,83

71.377.683

321.786.757,65

Advertisement

-4

30

KURU İNCİR

55.086.740

199.893.608,95

Advertisement

52.450.270

200.900.069,88

-5

1

TOPLAM

Advertisement

289.267.410

756.380.250,61

298.134.605

834.812.048,85

3

Advertisement

10

 

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

2022 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

2022 yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında İl Müdürlüğü Toplantı salonunda hizmet içi eğitim toplantısı yapıldı.

Toplantıya İl Müdürü İbrahim Sağlam, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Lale Baykal, İlçe Müdürleri, İl ve İlçe Müdürlüklerinde bitki sağlığı alanında görevli teknik personeller katıldı.

Toplantıda konuşan İl Müdürümüz İbrahim Sağlam; ” Bitkisel üretimde kalitenin artırılması, ürün kayıplarının azaltılması için her yıl Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Bitki Sağlığı Uygulamaları ile ilgili çalışmalar yürütülmektedir.

2022 yılı Pestisit Kalıntısı ile mücadele kapsamında “Bitki Sağlığı Eğitim ve Farkındalık Yılı” olarak belirlenmiş olup bu doğrultuda üretici eğitimlerine ağırlık verilecektir. toplantının İlimiz ve Ülkemiz tarımına hayırlı olmasını dilerim. En son Bitki Sağlığı Bilgilendirme Toplantısını 2 yıl önce Pandemiden önce yapmıştık.

2014 yılında ülkemizde 553 zararlı organizma var iken 2022 yılında 653 zararlı organizma var. Günümüzde artan küresel ticaret ve iklim değişikliğinden dolayı zararlı organizmaların yayılışı ve hareketi çok daha geniş alanlara ulaşmıştır. Bu da sürdürülebilir tarım açısından zararlı organizmaların oluşturduğu negatif etkileri geçmişe göre çok daha fazla önemli kılmaktadır. Ülkemizde bitki ve bitkisel ürünlerde ekonomik anlamda kalite ve verim kayıplarına neden olabilen 653 zararlı organizma (2014 yılında 553 zararlı organizma), 165 in üzerinde kültür bitkisi var. İlimizde ÇKS kayıtlarına baktığımızda 127 kültür bitkisinin kayıt altına alındığını görüyoruz. Ayrıca İlimizde 20 si özel survey, 72 si entegre mücadele kapsamında 92 adet zararlı organizmanın takibi yapılmaktadır.  Art arda gelen Covid 19 Pandemi süreci, pandemi süreci ile birlikte bütün dünya ülkelerinde yaşanan kuraklık ve sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı gıda arzının önemini daha da iyi anlamamızı sağladı. Bu süreçte birçok ülke tarım ürünlerini ihracatını durdurarak kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldiğini” söyledi.

Advertisement

Toplantı sonrasında konu uzmanları tarafından Bitki Sağlığı Uygulama Programı çerçevesinde İlimizde yürütülecek olan Bitki Sağlığı 2021 Yılı Değerlendirme Toplantısı Kararları, Genel Zararlılar, Entegre Zararlı Yönetimi, Entegre Kontrollü Ürün Yönetimi, Diğer Entegre Mücadele, Biyoteknik ve Biyolojik Mücadele, Meyve Sinekleri ve Domates Güvesi Eylem Planı, Akdeniz Meyve Sineği Mücadelesi Ulusal Eylem Planı, Bitki Pasaportu Uygulamaları, Bitki Karantinası Çalışmaları, Ari Alan Tesisi, Karantinaya Tabi Zararlı Organizmalar Survey Çalışmaları, Hasat Öncesi Pestisit Denetimi, Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi Uygulanması ve Kayıt İşlemleri, Bitki Koruma Ürünleri ve Zirai Mücadele Makineleri, Hizmet İçi Eğitim ve Çiftçi Eğitim konularında sunum yapıldı. Ayrıca bitki koruma ürünlerinin reçetelendirilmesi ve üretici kayıt defteri kullanımı ile ilgili bilgiler verildi.

Rumico

Devamını Oku

Trendler