Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Ab ülkelerinde yapılan operasyonda 360 ton tarım ilacı ele geçirildi

Randop (Roundup) Tarım ilacı

Ab ülkelerinde yapılan operasyonda 360 ton tarım ilacı ele geçirildi

Güney Kıbrıs’ın da katıldığı, 28 AB üyesi ülkede Nisan-Mayıs aylarında yapılan “Silver Ax III” adlı operasyon düzenlendi. Bu operasyon ile birlik sınırlarına yasa dışı bir şekilde sokulan 360 ton Randop (Roundup) tarım ilacı ele geçirildiği bildirildi.

Haravgi gazetesi, operasyona AB üyesi ülkelerin gümrük daireleri ile polis müdürlüklerinin katıldığını bildirdi. Operasyon hedefinin, üçüncü ülkelerden gelen ruhsatsız tarım ilaçlarının tespit edilerek dağıtımının durdurulması olduğunu yazdı.

Randop (Roundup) tarım ilacı glifosat içermektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) glifosatın insanlarda muhtemel kanser yapıcı etkileri olduğunu açıkladı.

Randop (Roundup) Tarım ilacı

Monsanto’nun glifosatlı herbisiti (yabani ot öldürücü tarım ilacı) Randop (Roundup) tarım ilacı ile ilgili dünyanın birçok yerindeki protestolar çoğalarak devam ediyor. 2015 yılında, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) glifosatın insanlarda muhtemel kanser yapıcı etkileri olduğunu açıkladı. Kaliforniya Çevre Koruma Kurulu (CA EPA) yakın zaman önce WHO’nun açıklamasına göre glifosat içerikli ürünleri etiketleme kararı aldı.



Şaraplarıyla meşhur olan Kuzey Kaliforniya bölgesindeki aktivistler ve çevreci gruplar bu ot ilacının (herbisit) kullanımıyla ilgili moratoryum talep ediyor. Roundup, dünya genelinde en çok kullanılan tarım ilacı ve sağlık açısından etkileri artarak tartışılmaya devam ediliyor.

28 Ocak günü Randop (Roundup) tarım ilacı etken maddesi glifosat hakkında bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Bu eylemde Watertrough Çocuklar Birliği (Watertrough Childrens Alliance) tarafından yerel şarap üreticisi Paul Hobbs’a açılan davaya destek amaçlı fon toplandı. Bölgedeki bir okulun hemen yanında eski bir elmalık olan arazi, Paul Hobbs tarafından üzüm bağına dönüştürüldü. Bu arazide kullanılan Randop (Roundup) tarım ilacı okuldaki 500 çocuğu risk altında bırakıyor. Etkinlik Sierra Club tarafından finanse edildi.

Sebastopol belediye başkanı Sarah Glade Gurney’nin başkanlığında düzenlenen bu panele 3 uzman katıldı. Ayrıca, panele Sonoma ve Napa bölgelerinden yaklaşık 60 kişi katıldı.

Roundup Ready ise Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeriyor

Monsanto’nun bir başka ürünü Roundup Ready ise Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeriyor. Teevan: “ABD’de üretilen soya’nın %93’ü ve mısırın %80’i Monsanto’nun GDO’lu tohumları kullanılarak üretiliyor. Gıda ve Su İzleme Örgütü, GDO kullanımı ve bunların etiketlenmesi konusunda moratoryum istiyoruz.” dedi.

Teevan: “Çevremizle kurduğumuz etkileşim ve gıda sistemimiz oldukça hasarlı. İnsanlara hizmet etmemiz gerekirken daha çok kazanca hizmet ediyoruz ” diye de ekledi.

Evans: “Glifosat dünyanın birçok yerinde yaygın olarak kullanılıyor. Bazı ülkelerde kullanılan suyun %65’inde eser miktarda bulunmaktadır. Bu maddeye maruz kalmak, karaciğer ve böbrek hasarı dahil çeşitli sorunlara yol açabilir” dedi. “Kaliforniya Çevre Koruma Kurulu (CA EPA)’nun Roundup’ı etiketleme kararı üzerine dava açan Monsanto, verilen kararın ifade özgürlüğü kapsamında yasalara aykırı olduğunu iddia etti.”

Bilinçli Tüketici Olun

Evans: “Bilinçli tüketiciler olmamız ve bu tip ürünleri satın almamamız gerekiyor. Seçilmiş yetkilileri harekete geçirmemiz lazım” dedi. Teevan “Kökten eylemlerle, sonuna kadar zorlayarak adil bir gıda sistemi için mücadele etmeliyiz” dedi. Teevan ayrıca, “Demokrasiye aktif olarak katılın” diye çağrıda bulundu.

Renée: “Kaliforniya’nın Richmond şehri bir yıl önce bütün tarım ilaçlarının kullanımını yasakladı. Biz de Petaluma’da aynı yasağın getirilmesini, ancak kapsamına neonikotinoidlerin de eklenmesini istiyoruz. Bal arılarına zarar verdiği bilinen neonikotinoidlerin kullanımı Portland, Oregon’da yasaklandı. Glifosat, halk sağlığını tehdidi ediyor. Bu maddeleri kullanmanın bedelini insanlar, hayvanlar ve bitkiler ödüyor. Meyvesini ise sadece bir avuç insan yiyor.” dedi.



Evans: “Glifosatın en fazla kullanıldığı yer Sonoma’daki üzüm bağları. Halbuki zehir içermeyen çeşitli alternatifler mevcut. Monsanto, komşuları GDO’lu tohum kullanan çiftçilerin tarlasına karışan tohumlar yüzünden bile birçok çiftçiye dava açan kötü bir oyuncu” dedi.

The Huffıngton Post’un iş sektörü editörü Alexander C. Kaufman ın 26 Ocak tarihli. “Monsanto’yla İşe Girmemek İçin 8 Neden” yazısında da bahsedildiği gibi, biyomühendislik devi Monsanto’nun ‘dünyanın en şeytani şirketi’ şeklinde fişlendiğini belirtiyor.

Kazancının %90’ını Randop (Roundup) Tarım ilacı sağlıyor.

Kaufman, Monsanto’nun “dava açmaya meraklı, ketum ve kavgacı” tavırlarına karşı artan eleştirilerden bahsetti. Bu eleştiriler, şirketi finansal açıdan hassas bir duruma getirdiğini öne sürdü. Kazancının %90’ını Roundup ve Roundup Ready ürünlerinden elde eden Monsanto, toplam iş gücünün %16’sını oluşturan 3,600 çalışanını işten çıkartmayı planlıyor. Kaufman: “Dünya genelinde, birtakım ülkeler, şehirler ve perakende zincirleri glifosat içeren ürünleri tamamen yasakladılar veya sınırlandırdılar” dedi.

Kaufman “Ülke genelinde yüzlerce Moms Across America(Amerika Genelinde Anneler) grubu mevcut” dedi. Kaufman, “52 ülkede 2 milyondan fazla insan Monsanto’ya karşı sokaklara çıkıp yürüyüşlere katıldılar.” diye de ekledi.

GMWatch’ın 25 Ocak tarihli haberine göre, Monsanto çaresizce kendine bir ortak arıyor. Görünen o ki, Monsanto’nun planlarından biri de mimlenmiş ismini terk edip başka bir şirketle birleşme yoluna gitmek.

Vatandaşlar, ses çıkartın!

Belediye başkanı Gurney paneli başlattığında bir düzine insan çabucak söz almaya çalıştı. İlk konuşmacı, Ukiah’taki Biokimyasal Çalışma Grubu’nun yapmış olduğu çalışmadan bahsetti. Bu çalışma, Sonoma, Mendocino ve Lake bölgelerinden yedi farklı şaraptan alınan örnekleri inceleyen bir çalışmadır. Bu örneklerin içindeki glifosat kalıntısı, Çevre Koruma Kurulu (EPA)’nun güvenli olarak nitelendirdiği sınırın üstünde olduğu belgelendi, yani insanlar Roundup da içiyor şaraplarıyla beraber. Glifosatın Avrupa’da kullanımı ise yasak.

Şarap ve Su İzleme Örgütü (Wine and Water Watch)’nden Janus Matthes: “Bebek ve çocuklarımızın Roundup yüzünden her gün zarar görmesinden bıktık. Bir an önce okulların bulunduğu alanları koruma altına almamız gerekiyor. Şu anda yapılan, okullardan ziyade bağların korunmasıdır” diye ifade etti.

Jeolog Dr. Jane Nielson: “Glifosat kullanmak çok kolay. O aldığınız ekmeklerden organik olanlar hariç hepsinde glifosat kalıntısı var” dedi.

‘GDO’yu Etiketle Napa’ hareketinden Amy Martenson: “Roundup, bağırsağımızdaki bakterileri öldürmeye yarayan bir antibiyotiktir. Bu üzüm bağlarıyla sorunlar yaşıyoruz. Napa, Kaliforniya’nın en yüksek kanser oranlarının olduğu bölge.” dedi.

Sağlıklı Çiftlikler ve Aileler için Vatandaşlar (Citizens for Healthy Farms and Families) hareketinden Pam Gentry şöyle konuştu. “Kaliforniya kıyılarının baştan aşağı GDO’suz alan olmasını istiyoruz. Kuzey kıyılarında çoğu bölgede GDO’lu mahsullerin tarımı yasak” dedi. Şu anda Sonoma bölgesinde GDO’lu mahsulleri yetiştirmeyi yasaklamak adına imza toplanıyor.



Soya cumhuriyeti

Monsanto, Güney Amerika’da, Kaliforniya’nın yüz ölçümünden daha büyük bir alanı kontrol ediyor. Jim Stoops ‘Soya cumhuriyeti’ adını verdiği bu alan hakkında açıklamalarda bulundu. Jim Stoops: “Altmıs kadar doktor, bölgedeki yüksek kanser oranlarına dikkat çekti” dedi.

GM Watch’ın yaptığı açıklamada Monsanto’nun Arjantin’de GDO’lu tohum fabrikası inşa etme planları olduğuna değiniliyor. Ayrıca, azimle ve cesurca mücadele eden bir direniş hareketiyle karşı karşıya kaldı deniyor. Eylemciler hakkında tahliye kararı çıkmasına karşın yerel aktivistlerin mobilize olup protestoları şiddetlendirmesi sonucunda savcının kararı askıya aldığı bildirildi. Eylemcilerin talebi çok netti: ‘Güney Amerika’dan defol Monsanto!’

Bu sırada, ABD’de GM Watch’ın haberine göre: Campbell Çorba Şirketi, GDO’lu ürünlere etiketleme zorunluluğu getirecek federal yasanın geçmesini savunuyor. Şirket: “Bu ürünleri anlaşılması kolay ve görünür bir şekilde etiketlemek, tüketiciler için en doğru çözümdür” dedi. Campbell ayrıca etiketlemenin fiyat artışına sebep olmayacağını söyledi.

“2025’de Çocukların Yarısı Otistik Olacak” adında bir makale, ANH’nin 23 Aralık 2014 tarihli bülteninde yayınlandı. Bu makale, “MIT’den Araştırmacı Bilim İnsanı Uyarıyor” alt başlığıyla yayınlandı.

MIT(Massachusetts Institute of Technology)’den Dr. Stephanıe Seneff, otizm ve glifosat zehirlenmesinin yan etkileri  benzerlikler taşıyor. Otizmli çocuklardaki biyo-göstergeler, aşırı glifosat, çinko ve demir eksikliği, düşük serum sülfatı, krizler, ve mitokondriyal bozukluklara işaret ediyor.

ANH: “Monsanto ve federal devlet arasında dönenleri biliyoruz. Bakanlık yetkililerinin yüksek maaşlı yönetici pozisyonuna gelmeleri veya tam tersi! Para, güç, prestij: hepsi mevcut. Monsanto ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA) resmen birbirlerinin sırtını sıvazlıyor” dedi.

Gıda ve Su İzleme Hareketi’nin çıkarttığı ‘Monsanto: Kurumsal Profil’ adlı kitapçık bu konuyu ileriye taşıyor. “Monsanto’nun bazı yönetim kurulu üyeleri eskiden Çevre Koruma Kurulu (EPA) için çalışıyorlardı. Bu kişiler ABD Tarım Bakanlığı (USDA)’na danışmalık yaptılar ve Başkan Obama’nın Ticaret Politikaları ve Müzakere Danışma Kurulu(Advisory Committee for Trade Policy and Negotiations)’nda görev aldılar”

Renee: ‘Aktivizme ihtiyacımız var. Yerel gıda tüketin, mümkünse organik veya biyo-dinamik ve gıda ihtiyacınızın bir kısmını kendiniz üretin’ diyerek konuşmasını tamamladı.

Arıcılık

Balmumu Nedir? Balmumu Ne işe Yarar ve Nasıl Yapılır?

Balmumu Nedir, Balmumu Ne işe Yarar ve Nasıl Yapılır

Balmumu Nedir ?

Balmumu, 13-18 günlük genç işçi arıların son 4 çift karın halkaları üzerinde bulunan mum salgı bezlerinden salgılanan ve arı tarafından petek yapımında kullanılan bir maddedir.



Balmumu Nasıl Yapılır ?

Mum salgı bezlerinden sıvı olarak salgılanarak karın halkaları arasından dışarı çıkarken hava ile temas eder etmez katı hale geçerek beyaz bir pulcuk şekline dönüşür. Arı bacakları yardımı ile ağzına aldığı pulcuğu çiğneyerek petek örer.

Balmumu Ne işe Yarar ?

Bal arılarının ürettiği mum, ağırlıklı olarak temel petek yapımı yanında, kozmetik ve ilaç sanayiinde, parlatma, cilalama, su geçirmezliğin sağlanması, kalıpçılık ve dişçilik gibi çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Arının 1 gr balmumu üretebilmesi için yaklaşık 10 gr bal yemesi zorunludur. Bu nedenle koloninin gelişebilmesi, bir diğer ifadeyle, arıların petek örebilmesi ya da temel petekleri kabartabilmesi için; kolonide bol miktarda uygun yaşlı genç işçi arıların mevcudiyeti, kolonide yeterince bal bulunması veya nektar akımının varlığı ya da kolonilerin şeker şurubuyla beslenmesi gereklidir.

Hastalıklı ve zayıf koloniler balmumu üretemediğinden ve gelişemediğinden bu tür kolonideki petekler zamanla siyahlaşır. Tam tersine, sağlıklı ve güçlü kolonilerde mum salgılama ve petek örme süreklilik kazanır.

Kolonideki yeni örülmüş beyaz petekler ve çerçeveler arasındaki beyaz bağlantılar sağlıklı ve gelişen bir koloninin tipik belirtileridir.

Balmumu, 13-18 günlük genç işçi arıların son 4 çift karın halkaları üzerinde bulunan mum salgı bezlerinden salgılanan ve arı tarafından petek yapımında kullanılan bir maddedir.



Nasıl Yapılır ?

Mum salgı bezlerinden sıvı olarak salgılanan balmumu karın halkaları arasından dışarı çıkarken hava ile temas eder etmez katı hale geçerek beyaz bir pulcuk şekline dönüşür. Arı bacakları yardımı ile ağzına aldığı pulcuğu çiğneyerek petek örer.

Ne işe Yarar ?

Balmumu, ağırlıklı olarak temel petek yapımı yanında, kozmetik ve ilaç sanayiinde, parlatma, cilalama, su geçirmezliğin sağlanması, kalıpçılık ve dişçilik gibi çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Arının 1 gr balmumu üretebilmesi için yaklaşık 10 gr bal yemesi zorunludur. Bu nedenle koloninin gelişebilmesi, bir diğer ifadeyle, arıların petek örebilmesi ya da temel petekleri kabartabilmesi için; kolonide bol miktarda uygun yaşlı genç işçi arıların mevcudiyeti, kolonide yeterince bal bulunması veya nektar akımının varlığı ya da kolonilerin şeker şurubuyla beslenmesi gereklidir.

Hastalıklı ve zayıf koloniler balmumu üretemediğinden ve gelişemediğinden bu tür kolonideki petekler zamanla siyahlaşır. Tam tersine, sağlıklı ve güçlü kolonilerde mum salgılama ve petek örme süreklilik kazanır.

Kolonideki yeni örülmüş beyaz petekler ve çerçeveler arasındaki beyaz bağlantılar sağlıklı ve gelişen bir koloninin tipik belirtileridir.

Kaynak: Beeswax



Devamını Oku

Bitki Besleme - Sulama

Yağmurlama Sulama Yöntemi Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yağmurlama Sulama Sistemi

Yağmurlama Sulama Yöntemi

Bu yazımızda “Yağmurlama sulama yöntemi”nin özelliklerini, uygulama şekillerini ve önemini sizlere anlatmaya çalışacağız.



Yüzeyi düzgün olmayan, eğimi fazla, infiltrasyon (su alma) hızı yüksek arazilerde yüzey sulama yöntemlerinin uygulanması randımanlı olmamaktadır.

Yine su alma hızı yüksek olan topraklarda, akış uzunluğunu azalması nedeniyle yüzey sulama ekonomik olmamaktadır. Bu gibi topraklarda ideal sulama yağmurlama sulamadır.

Bunun gibi bazı durumlarda göz önünde bulundurularak ve sağladığı bir çok avantajlardan dolayı yağmurlama sulama yöntemi özellikle gelişmiş ülkelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.

YAĞMURLAMA SULAMA YÖNTEMİ NEDİR?

Suyu toprak yüzeyine belirli bir basınç altında ince damlacıklar biçiminde, yağmur şeklinde püskürten meme veya başlıkların yer aldığı borulardan oluşan sisteme “Yağmurlama Sulama Yöntemi” adı verilir.

Yağmurlama sulamada su, basınç altında yağmurlama başlıklarına iletilerek yapay bir yağmur halinde arazi yüzeyine uygulanır.

Suyu toprağa yağmur şeklinde püskürten meme ve başlıklardan oluşan sisteme yağmurlama denir.

Yöntemin uygulanabilmesi için ana boru ve lateral hatlardan oluşan bir su iletim sistemine ve basıncı sağlayan bir sisteme gerek vardır. Basınç genellikle pompaj birimi ile sağlanmaktadır.

Sistemi yağmurlama başlıkları tamamlar. Sulanacak bitkiye, toprağa ve ekonomik koşullara bağlı olarak değişik tiplerde yağmurlama başlığı kullanılır.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİNİN UYGULAMA KOŞULLARI NELERDİR

Yağmurlama sulama sistemleri uygun biçimde işletilirse sulama suyu ihtiyaçları yüzey sulamalara göre önemli ölçüde az olmaktadır. özellikle yüzeyi düzgün olmayan, eğimli, sızdırma hızı yüksek olanlarda, sığ köklü bitkilerin sulanmasında başarılı sonuçlar vermektedir.



Yağmurlama sulama yönteminde, belirli bir ilk yatırım ve enerji giderleri gereklidir. Bu giderler yöntem uygulanarak, tarımsal ürün artışıyla karşılanabilirse yağmurlama sulama sistemleri gelişebilir.

Yağmurlama sulama yöntemleri daha az işçilik gerektirdikleri için, işçiliğin pahalı olduğu yerlerde geniş uygulama alanı bulmuşlardır.

Enerji maliyetlerinin yüksekliği ve bakım-onarım yönünden bazı sorunlar bulunması sistemin en önemli dezavantajlarıdır.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMLERİNİN İŞLETME SİSTEMLERİ NELERDİR

1. Taşınabilir Sistemler

Bu sistemde motopomp ünitesi ana boru ve lateraller taşınabilmektedir. Yurdumuzda en yaygın uygulanan bu sistemdir.

2. Yarı Taşınabilir Sistemler

Motopomp ünitesi ve anaboru hattı sabit, lateraller hareketlidir. Genelde anaboru hattı toprak altına gömülüdür. Bu sistem meyve ve sebzeliklerin sulanmasında geniş ölçüde kullanılmaktadır.

3. Taşınmayan (Sabit) Sistemler

Bu sistemde motopomp, anaboru ve lateraller sabittir.

Son yıllarda yağmurlama sulama unsurlarından boru hatları ve yağmurlama başlıklarında önemli değişiklikler olmuştur. Kullanılan sistem daha ucuza mal edilmeğe başlanmış, kullanım kolaylığı sağlanmış böylece de daha yaygın uygulamaya başlanmıştır.

Yağmurlama sulama yönteminin uygulanmasında yağmurlama başlıkları da çok önemlidir. Geniş ıslatma çaplarına sahip olan büyük (gün) yağmurlama başlıkları uygulamada tercih edilirler. Ancak bunlar yüksek işletme basınçlarında iyi sonuç vermektedirler. İşletme basıncı yüksek olmayan olanlarda uygulanırsa toprak ve bitkide zararlı etkenler ortaya çıkabilmektedir.



Enerji maliyetlerinin çok yükselmesi sonucu, düşük basınçla çalışabilecek biçimde Sprink denilen küçük yağmurlama başlıkları geliştirilerek kullanılmağa başlanmıştır. Meyve bahçeleri, bağ, sera bitkilerinin sulanmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Suyun yalnız küçük başlıklar çevresine uygulanması ile su tasarrufu sağlarlar.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİ UYGULAMASINDA NELER BİLİNMELİDİR

Yağmurlama sulama yöntemlerinin özellikle projelendirilmesiyle gerekli olan bilgiler şunlardır:

1. Toprakların kullanılabilir su tutma kapasitesi

Bitkiler, toprakta tarla kapasitesi ile devamlı solma noktası arasında bulunan sudan yararlanabilirler. Bu nem miktarına, toprakların “kullanılabilir su tutma kapasitesi” veya “elverişli kapasite”denir. Buda toprağın bünyesine göre değişmektedir.

2. Bitkilerin Etkili Kök Derinlikleri

Bitkilerin normal gelişmeleri için ihtiyaç duydukları suyun % 80 inin alındığı kök derinliğine “Etkili Kök Derinliği” denir. Bu değer sulamada ıslatılacak toprak derinliğini oluşturur ve bitki çeşidine göre genellikle 30- 180 santimetre arasında değişir.

3. Ürünler için sulama suyu ihtiyaçları

Ürünler Bir defada verilecek

Su miktarı Sulama

(Ha/mm) ( Ha/m3 ) Sulama sayısı aralıkları(gün)

Tahıllar 100-150 1000-1500 2-3 20-30

Sebzeler 20-70 200-700 12-20 5-10

Meyvelikler 70-100 700-1000 4-5 20-25

Fidanlıklar 50-80 500-800 8-10 10-15

Yonca 100-125 1000-1250 4-8 20-30

4. Toprakların Su Alma (İnfiltrasyon) Hızları

Toprakların su alma hızının bilinmesi sulamada önemlidir. Toprağın su alma hızına; toprağın yapı ve bünyesi, topraktaki organik madde miktarı, nem miktarı, bitki örtüsü, arazinin eğimi, uygulanan sulama yöntemi, toprağın sıkışması ve çatlaması, toprakta ve suda bulunan tuzların cinsi ve miktarı gibi sebepler etki eder.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİNİN YARARLARI VE SAKINCALARI NELERDİR

Yağmurlama sulama metodunun, yüzeysel sulama metotlarına göre üstünleri şunlardır.



1. Su kullanma randımanı yüksektir. Sulama suyunun az olduğu yerlerde bu sudan azami yararlanılabilir.

2. Meyilli, arazi şekilleri (topoğrafya) bozuk yerlerde erozyona neden olmadan sulama yapılabilir.

3. Tohum çimlenme zamanında toprağın kaymak bağlaması nedeniyle bitkinin toprak üstüne çıkmama durumunu ortadan kaldırır.

4. İşletme masrafından ve işçilikten tasarruf sağlanır.

5. Toprak derinliği az ve sığ, geçirgen topraklarda en uygun sulama sistemidir.

6. özellikle denize yakın yerlerde rüzgarla taşınan tuzlu suların bitkilere bıraktığı tuz zerreleri, tozlar ve zararlı haşereler, yağmurlama ile yıkanabilir.

7. Yağmurlama sulama ile kontrollü su verme imkanı olduğundan; taban suyu yüksek, drenaj sorunu olan yerlerde en uygun sulama metodu olmaktadır.

8. Tarla hendeklerine gerek kalmadığından, ekim alanı artmakta ve tarımsal işletmeler kolay yürütülmektedir.

9. Eriyebilir suni gübreler; sulama suyu ile birlikte işçiliğe gerek kalmadan bitkilere verilebilir.

10. Sebze, narenciye bağ ve diğer meyvelikler dondan ve sıcaktan korunabilmektedir.

Bütün bu yararlarının yanında yağmurlama sulama yönteminin:

1. İlk tesis masrafı özellikle sabit sistemlerde çok yüksektir.

2. Su dağılımına rüzgarın olumsuz etkisi vardır.

3. Pompaj için güç gereklidir. Bu da yakıt sarfiyatı ve masraf gerektirir.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİ İLE TOPRAK NASIL GÜBRELENİR

Yağmurlama yoluyla yapılan sulamada ticari gübreler sulama suyu ile birlikte bitkilere verilebilir.



Bu şekilde gübrelerin sulama suyuyla toprağa aktarılması uygulamada çeşitli kolaylıklar ve avantajlar sağlamaktadır. Bunları şöyle özetleyebiliriz.

– İşçiliği azaltır

– Gübrenin toprağa homojen olarak dağılımını sağlar

– Alet ve ekipmanların daha ekonomik olarak kullanılmasını sağlar

– Uygun zamanda ve miktarda gübreleme imkanı sağlar

– Ürünün kalite ve miktarının artmasını sağlar

Bu düzenle gübre atıldıktan sonra sulamaya devam edilerek boru ve başlıklardaki gübreler temizlenir. Aynı zamanda yapraklar üzerinde biriken gübre çözeltileri de yıkanmış olur.

YAĞMURLAMA SULAMA YöNTEMİ YERLEŞTİRMEDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR

– Ana boru hattı hâkim eğim doğrultusunda yerleştirilmelidir

– Yağmurlama lateralleri hakim meyile dik ve imkan nispetinde tesviye eğrilerine paralel doğrultuda olmalıdır.

– Rüzgar hızının fazla olduğu yerlerde lateraller hakim rüzgar yönüne dik gelecek biçimde yerleştirilmelidir.

– Çok uzun yağmurlama laterallerinin kullanılmasından kaçınılmalıdır. Laterallerin kısa olması işçiliği azaltır ve eşit su dağılımı sağlar.

– Laterallerin ana hat üzerinde ki hareketi en az iş gücüne ihtiyaç gösterecek biçimde düzenlenmelidir.

– Lateral hareketlerinin kolay ve birlikte çalışan başlık sayılarında ki değişimin az olması için sistem imkan oranında kare veya dikdörtgen şeklinde düzenlenmelidir.

– Sistemin boru büyüklükleri ve tertibi, yıllık masrafları en aza indirecek biçimde olmalıdır.

– İmkanların izin vermesi durumunda, uygun ve ekonomik boru çapları

seçimine imkan vereceğinden, pompaj ünitesi alanın ortasına yerleştirilmelidir.

SİSTEMİN ÇALIŞMASI VE BAKIMINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR NELERDİR

– Sabit ve yarı sabit sistemlerde, basınç denemesi yapılıp daha sonra boruların üstü kapatılmalıdır.

– Sabit ve yarı sabit sistemlerde borular kışı hafif geçen yörelerde en az 40, ağır geçen yörelerde en az 70 cm. derinliğe gömülmektedir.



– Motor elektrikle çalışıyorsa mutlaka toprak hattı yapılmalıdır.

– Borular taşınırken elektrik tellerine dokunmamasına dikkat edilmelidir.

– Sistemi önce küçük debide çalıştırıp Lateral ve ara borular su ile doldurulmalı, körtapayı çok kısa bir süre açarak boru hattının temizlenmesi sağlanmalıdır.

– Yabancı maddelerin girmemesi ve yağmurlayıcı memelerin tıkanmaması için pompa emme borusuna süzgeç takılmalıdır.

– Laterallerin yer değiştirme zamanı mutlaka belirlenmelidir.

– Yağmurlama dağılımının uygun olması için rüzgar durumuna göre laterallerin konum durumları iyi ayarlanmalıdır.

– Boruların ve yağmurlama başlıklarının yağlanmasında gres veya benzeri yağlar kullanılmalıdır.

– Sulama işi bittiğinde contalar kurulanarak bir kutuda saklanmalıdır.

– Sabit sistemlerde sezon sonunda boruların suyu boşaltılmalıdır.

– Boruların kolay sökülüp takılması için borular birbirine takılırken ek yerleri ve contaları sabunlu bezle silinmelidir.



Devamını Oku

Arıcılık

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi

Gezginci Arıcılık ve Flora Takibi Profesyonel ve teknik arıcılıkta önemli bir kuraldır. Gezginci arıcılık yapılmadan sabit bir arıcılıktan gelir sağlamak mümkün değildir. Türkiye, bulunduğu iklim kuşağı yönünden olsun, nektar ve polen üreten doğal ve kültür bitkileri zenginliği yönünden olsun arıcılık yapmaya çok elverişlidir.



Flora takibi ve gezginci arıcılık iyi planlandığı ve bilgili hareket edildiği taktirde arıcıya çok büyük gelir sağlar. Bu iş için her şeyden önce, kolay taşınabilir, çok iyi havalandırmaya sahip modern kovanların kullanılması şarttır.

Günümüz şartlarında kolonilerin taşınması gezginci arıcılığın en büyük maliyet unsurunu oluşturmaktadır. Bu yüzden gezginci arıcılık için belirli bir sayının üzerindeki koloni varlığı ekonomik olabilir veya az sayıda koloniye sahip arıcılar nakiller için ortaklık yaparak nakil masraflarını düşürebilirler.

Nektar ve polen kaynaklarının seçiminde; bol miktarda ve uzun süre nektar ve polen üreten bitkilerin bulunduğu yöreleri araştırmak işin esasıdır. Yonca, korunga, fiğ, üçgül, kekik, adaçayı, geven, karagan (karabaş), kuş dili, ballıbaba, pamukluk, püren, hardal, oğul otu, pamuk, ayçiçeği, kestane ıhlamur, akasya, okalüptus, turunçgiller, elma, badem ve genellikle Ege Bölgesi kıyı şeridinde bulunan basralı çamlar arıcılık yönünden önemli bitki türlerinden bazılarıdır.

Arıların konulacağı yerler olarak; rüzgar almayan, trafiği yoğun ana yollardan ve zirai mücadele ilaç uygulanan alanlardan uzak yerler seçilmelidir. Gezginci arıcılığın ve flora takibinin esasını oluşturan arı nakilleri sırasında; yeterli havalandırma sağlanmalı, özellikle sıcak günlerde taze örülmüş peteklerin eski peteklere göre daha kolay kırıldığı unutulmamalıdır.



Nakil sırasında ballı tek bir peteğin dahi kırılması koloninin ölümü olacağından özellikle yaz aylarında taze örülmüş ballı peteklerle nakil yapılmaması, nakil zorunlu ise taze ve ballı peteklerin koloniden alınarak nakillerin mutlak surette geceleri yapılması gereklidir.

Gezginci arıcılık iyi planlandığı ve bilgili hareket edildiği taktirde arıcıya çok büyük gelir sağlar.

Bu iş için her şeyden önce, kolay taşınabilir, çok iyi havalandırmaya sahip modern kovanların kullanılması şarttır.

Günümüz şartlarında kolonilerin taşınması gezginci arıcılığın en büyük maliyet unsurunu oluşturmaktadır.

Bu yüzden gezginci arıcılık için belirli bir sayının üzerindeki koloni varlığı ekonomik olabilir veya az sayıda koloniye sahip arıcılar nakiller için ortaklık yaparak nakil masraflarını düşürebilirler.

Devamını Oku

Trendler