Connect with us

Saç Bakımı

Saç Ekimi Öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Saç Ekimi öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Saç Ekimi öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Saç ekimi öncesinde bilmeniz gerekenler nelerdir?  Saç ekimi yaptırmadan önce en doğal sonuca kavuşmak için dikkat etmeniz gereken önemli noktalar var.



Saç Ekimi Merkezinin Önemi

Saç ekimi öncesinde bilmeniz gerekenler nelerdir? Saç ekimi yaptırmadan önce en doğal sonuca kavuşmak için dikkat etmeniz gereken önemli noktalar var. Öncelikle saç ekimi yaptıracağınız merkezin işinde tecrübeli uzman bir ekiple ve son teknoloji cihazlarla donatılmış olması önem taşır. Saç ekimi merkezinize karar verdikten sonra ayrıntılı bir saç analizi ve kan tahlili yapılması gerekiyor. Bu analizlerde saçlarda seyrelme ve dökülme görülen alandaki saç köklerinin yapısı hakkında bilgi edinilir. Ayrıca, saç naklinin yapılacağı ense kökünde yer alan saçların sıklığı ve ne kadar saç nakli yapılacağına karar verilir. Tahlillerin ve analizin sonucunu tecrübeli ve uzman bir doktorun incelemesi gerekmektedir.

Hastanın ihtiyacına ve saç yapısına göre hangi saç ekim yönteminin uygulanacağına karar verilir. Ekim için ihtiyaç duyulan greft sayısına karar verildikten sonra; alınacak saçların kalitesi, saçların sağlıklı olup olmadığı ve alınacak bölgedeki saçların yoğunluğu incelenip değerlendirilir. Aynı şekilde saçınızın rengi, cinsi, dalga oranı, alın çizgisi gibi detaylar da önem taşır. Analizler incelenerek alın yapısına ve dökülme sıklığına bakılarak saç çizgisi belirlenir.

Böylece saç ekiminden sonra en doğal sonucu elde edersiniz. İşlemi yaptırmaya karar verdiğiniz merkezin steril koşulların sağlaması gerekmektedir. İşlemin uzman ve tecrübeli doktor ve ekiplerce yapılıyor olması şarttır. Ayrıca, son teknoloji cihazlar kullanılması ve en yeni ekim tekniklerinin uygulanıyor olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir. İşlemi yaptırmadan önce gerekli sağlık kontrolleri ve tahlillerinizi yaptırıp, saç ekimi yaptırmayı önleyici alerji ya da hastalık durumunda işlemden vazgeçilmelidir. Saç ekimi yaptırmadan önce en çok araştırılan konulardan biri de ekim fiyatlarıdır.

Saç Ekiminde Greft Sayısının Önemi

Saç ekimi öncesinde bilmeniz gerekenler nelerdir? Saç ekimi fiyatları genelde alınan greft sayısına göre belirlenir. Greft sayısı, ekim yapılacak alanın büyüklüğüne göre belirlenmektedir. Neredeyse hiç saçı olmayan biri ile kafa derisinde sadece belirli bölgelerinde seyrelme olan birinden alınan greft sayısı aynı değildir. Aynı zamanda alınan saç kökünün kalitesi de ne kadar greft gerektiğini ve işlemin kaç seans yapılacağını belirler. Saç kalitesi iyi ve saçları sağlıklı olan kişilerde greftler tek seansta ekilebilir. Saçları zayıf ve saç kalitesi düşük kişilerde birden fazla seans uygulanması gerekebilmektedir.

Farklı seanslar uygulanarak seyrek kalan alanlar kapatılabilir. Saç ekimi yaptırmaya karar veren kişilerin yaptığı ilk şey internette araştırma yapmaktır. Arama yaptığınızda en çok karşılaşacaklarınız 3.000 greft ve 10.000 greft gibi terimlerdir. Greft sayılarını belirlemek için Norwood Skalası baz alınmaktadır. Bu skala yardımı ile ekim için ihtiyaç duyulan saç miktarı belirlenmektedir. Burada ekim yapılacak bölgedeki seyrelme ve kellik boyutu dikkate alınılmaktadır.

Saç Ekimi Yaptırmaya Karar Verdikten Sonra Ne Yapmalıyım?

Saç ekimi yaptırmanıza herhangi bir engel yoksa ve ekip yaptıracağınız merkeze karar verdiyseniz gerisini uzmanlara bırakın. Ekilen saçların doğallığı ve kalıcılığı, saç ekimi uzmanlarına ve ekibe kalmış oluyor. 6-8 saatlik bir ekim işleminden sonra, başkaları tarafından anlaşılmayan doğal saçlara kavuşursunuz. En iyi sonucu alabilmeniz için saç ekimi için ödeyeceğiniz miktardan çok; profesyonel, tecrübeli ve güvenilir bir merkezde ekim yaptığınızdan emin olun. Saç ekimi basit bir işlem gibi algılansa da uygulamalar deneyimli uzmanlar tarafından yapılmadığında kalıcı sorunlara sebep olabilir. Sonradan pişman olmamak için sizin için en doğru saç ekim merkezini seçmeye dikkat edin.



İşlem Öncesinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Saç ekimi işlemini yaptırmadan 10 gün önce aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanımının bırakılması gerekebilmektedir.
  • Düzenli olarak kullandığınız ilaçlar varsa hem kendi doktorunuza hem de ekim merkezindeki plastik cerrahlara danışınız. Aynı şekilde 10 gün öncesinden vitamin ve hapları ve bitki çayları kullanmayı bırakmalısınız.
  • Alkol kullanıyorsanız en az 3 gün öncesinde alkol tüketimini bırakmanız gerekiyor.
  • Çay, kahve gibi kafein içeren içecekleri içmeyi en az 1 gün öncesinde bırakmalısınız. Aynı şekilde sigara kullanıyorsanız operasyonu olumsuz etkileyeceğinden en az 1 gün öncesinde bırakmanız gerekiyor.
  • Operasyona girmeden önce kronik olarak var olan şeker, tansiyon, kalp, mide gibi rahatsızlıklar için kullandığınız ilaçları doktorunuza belirtmeyi unutmayın.
  • Yine operasyon öncesinde saç kökünü ve kafa derisini etkileyebilecek olan şampuan, nemlendirici, bakım kremi gibi kimyasal ürünlerin kullanımının bırakılması gerek.
  • İşlemin yapılacağı gün banyo yapılıp saçlarınızı güzelce yıkayarak ekimin yapılacağı merkeze gidin.
  • İşlem sırasında ve sonrasında kıyafetler çıkaracağı için ekim merkezine giderken gömlek gibi giyilmesi ve çıkarılması rahat kıyafetler olmalı.
  • Operasyona gelmeden önce kahvaltınızı atlamamalı, eğer saç ekimi işlemini öğleden sonra yaptıracaksanız öğle yemeğinizi de yemeniz önerilir.
  • Bu koşulların hepsi sağlandıktan sonra saç ekimi yaptırmak isteyen kişi ameliyathaneye alınır. Kişinin durumuna bağlı 6-8 saatlik bir operasyon sonucunda taburcu edilebilir.

Saç Bakımı

Sağlıklı Saçlar için Ne Yapmalıyım?

Sağlıklı Saçlar için Ne Yapmalıyım

Sağlıklı Saçlar için Ne Yapmalıyım ?

Sağlıklı Saçlar için Ne Yapmalıyım ? Güneş ışınlarından yansıyan UV ışınları, ağır iklim koşulları, hava kirliliği ve eksoz gazları, fön, bakım malzemeleri gibi birçok faktör saç sağlığına ciddi zarar veriyor.

Zamanla saç telleri kuruyor ve mat bir görünüm kazanıyor. Özellikle saçta bulunan nemin kaybolması, elastikiyetini ve parlaklığını yitirmesine yol açıyor. Bu da doğal olarak kırılmaların birinci faktörleri arasında bulunuyor.



Saçta bulunan nem, soluduğunuz havadaki nem oranına göre farklı oluyor. Saçlarınızda, yeni yıkadıktan sonra daha ıslakken sahip olduğu nem, yüzde 31 oranındayken, sağlıklı ve ıslak olmayan saçtaki nem oranı yüzde 15 civarlarında oluyor.

Sağlıklı Saçlar için, içilen su saça nem kazandırır mı?

Çok fazla su içerek saça nem kazandıramazsınız. Çünkü saç tıpkı tırnak gibi cansızdır ve kökten uzuyor. Çoğalan yeni hücreler, önceden oluşmuş olan hücrelerin yukarı doğru hareket etmesine neden oluyor.

Hücreler yukarı doğru hareket ettikçe sertleşiyor ve ölüyor. Siz de bu olayı saçınızın uzaması olarak algılıyorsunuz.

Saç, havada kurumaya bırakıldığı zaman, kademeli olarak düşük nem oranına adapte oluyor. Ilk aşamada, saç telleri arasındaki fazla su kuruyor.

Saç telleri arasındaki su buharlaştıktan sonra, saç kökleri, doğal kuruluklarına ulaşana kadar yavaş yavaş nem kaybediyor.

Saçı saç kurutma makinesi ile kuruttuğunuzda ise, kuruma süreci hızlandırılmış olur. Saç kurutma makinesinden üflenen hava genelde çok sıcaktır. Bu nedenle de çok kurudur. Halbuki, bulunduğunuz ortamdaki nem oranı yaklaşık %50-60 dolayındadır.

Fön makinesi saçın nem dengesini nasıl etkiliyor?

Saçı, saç kurutma makinesiyle kuruttuğunuz zaman, ilk olarak saç telleri arasındaki fazla su buharlaşıyor. Bu aşamada, saçın ısısı düşük bir seviyede oluyor. Saç telleri arasındaki fazla su tamamen buharlaştıktan sonra, saç ısınmaya başlıyor.

Bu sırada, saç kökleri de kurutma makinesinden gelen kuru ve sıcak havaya adapte olabilmek için, gereğinden fazla nem kaybediyor. Siz saç kurutma makinesini kapattığınızda, saçınız daha yüksek bir nem oranıyla karşılaşıyor. Saç kökü sadece ıslaktan kuruya geçme süreci içinde nem kazanabiliyor.

Yani, nemli bir ortamdan ihtiyacı olan nemi alamıyor. Bu da doğal olarak saçların daha kolay kurumalarını sağlıyor.



Sonuç olarak saçınızı sıradan bir saç kurutma makinesiyle kurutursanız, saçınız doğal nemini kaybediyor. Saçınız aşırı kuruduğunda, elastikiyeti ve parlaklığı gidiyor. Böylelikle saçlarınızı şekillendirmede zorluk çekecek cansız bir görünüm elde edeceksiniz.

Saçı yıpratmayan makineler var

Eğer kurutma işlemi boyunca, saçın sıcaklığını sürekli olarak takip eden bir saç kurutma makinesi kullanırsanız, bu işlemini kontrol edebilir, saçınızın aşırı kuruma riskini ortadan kaldırabilirsiniz. Bunun için sensörü olan özel bir saç kurutma makinesi kullanmanız önerilebilir.

Böyle bir sistemde, saç kurutma makinesindeki sensör saçın sıcaklığını sürekli olarak takip ediyor. Saçınız kurumaya başladığı anda, sensör saçta bir sıcaklık değişikliği kaydediyor ve üflenen havanın sıcaklığını kademeli olarak azaltıyor.

Üflenen hava soğudukça, saçtan daha az nem buharlaşıyor ve saçın aşırı kuruma riski ortadan kaldırıyor. Tam tersine saçınız kademeli olarak nem kaybedeceği için, optimum ve doğal nem oranını koruyor.

Devamını Oku

Saç Bakımı

Saç dökülmesinin nedenleri ve tedavisi

Saç dökülmesinin nedenleri ve tedavisi

Saç dökülmesinin nedenleri tıp dilindeki karşılığı alopesidir. İnsanların yüsde 50’si yaşamlarının bir döneminde saçlarının dökülmesinden şikayet etmektedirler. Otuzlu yaşlarda bu şikayet yüzde 30’larda iken 50’li yaşlarda oran yüzde 50’lere yükselmektedir. Saç dökülmesi hem kadın hem de erkeklerde ciddi psiko-sosyal problemleri beraberinde getirir. Doğru tanının konması birçok hastada tedaviyi kolaylaştırmaktadır.



Saç dökülmesinin nedenleri ve tedavisi

Dermatologlar saç dökülme şikayeti olan hastayı değerlendirirken hastanın beslenme alışkanlıkları, kullanılan ilaçlar, ailesel saç dökülme hikayesi, geçirilmiş hastalıklar, saç bakım alışkanlıkları, kadınlarda hormonal durum hakkında bilgi edinirler. Saçlı derinin ve saçın muayenesi, saçların mikroskopik incelenmesi, çeşitli kan analizleri, bazen de saçlı deri biyopsileri gerçek nedenin belirlenmesi için gereklidir.

Saçın Yaşam Döngüsü Nasıldır?

Her bir saçın kendisine ait bir yaşam döngüsü vardır. Saçın yaşam döngüsü üç evreden oluşmaktadır. Saçın aktif büyüme (anajen faz) fazı 2-6 yıl sürer ve saçların yüzde 90’nı bu dönemdedir.

Büyüme dönemini birkaç gün süren geçiş dönemi takip eder. Bunun arkasından 2-3 ay süren dinlenme dönemi (telojen faz) başlar. Saçların yüzde 10’u dinlenme dönemindedir. Dinlenme döneminin sonunda saçlar dökülür ve yeni bir büyüme dönemi başlar.

Aşırı Saç Dökülmesi Nasıl Anlaşılır?

Günlük ortalama 50-100 tel saç dökülür. Bundan daha fazla olan miktarlarda aşırı saç dökülmesinden bahsedilir. Hasta saçını eline her götürdüğünde eline saçlarının gelmesinden, sabahları yastığında saç bulmaktan şikayet eder.

Saç Dökülmesinin Nedenleri

En sık karşılaşılan saç dökülmesinin nedenleri içinde telojen saç dökülmesi denen, aktif dönemdeki saçların hızlı bir şekilde dinlenme dönemine geçmesi ile oluşan dökülmedir. Kişi saçını tararken, banyo sonrası alıştığından daha fazla saçın dökülmesinden şikayetçidir. Sıklıkla ani olarak başlar. Zaman içinde dökülme şiddeti azalarak 6-8 ay sürebilir. Telojen saç dökülmesinin en sık nedenleri şunlardır:

  • Yüksek ateş
  • Çocuk doğurmak
  • Çeşitli enfeksiyon hastalıkları
  • Şiddetli stres
  • Büyük ameliyatlar
  • Tiroid hastalıkları
  • Proteinden yetersiz beslenme
  • Çeşitli ilaçlar(kemoterapi ilaçları, beta bloker ve kalsiyum kanal blokerleri gibi tansiyon ilaçları, antidepresanlar, yüksek doz A vitamini gibi)
  • Mevsimsel saç dökülmesi
  • Demir ve çinko eksikliği

Androjenik saç dökülmesi (erkek tipi saç dökülmesinin nedenleri) diğer sık nedenlerden biridir. Erkeklik hormonlarının neden olduğu bu dökülme tipi hem erkek hem de kadınlarda görülür. Alın saçlı deri çizgisi geriye doğru kayar, saçlar belirgin olarak incelir. Androjenik alopesinin rastlanma sıklığı yaş ile beraber artar.



Tüm erkeklerin yüzde 15’inde tam kellik gelişmektedir. 30 yaşın altında bunun olma olasılığı yüzde 1’ dir. Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinin nedenleri başlama yaşı daha geç olmasına rağmen seyir çok daha hızlıdır. Androjenik alopesinin oluşmasında hormonlara aşırı hassasiyet, genetik faktörler önemli rol oynamaktadır. Stres her iki cinste de mevcut yatkınlığı arttımaktadır. Androjenik saç dökülmesi olan kadınlarda hormonal durum sorgulanmalı ve doktor tarafından gerekli görülürse hormon analizleri mutlaka yapılmalıdır.

Dermatoloji polikliniklerinde sık gördüğümüz bir dökülme şekli de Alopesia areata denilen yuvarlak alanlar halinde saçın bölgesel dökülmesidir. En sık ergenlik döneminde rastlanır. Gerçek nedeni bilinmemektedir.

İmmunolojik mekanizmalarla saç büyüme dönemine girememektedir. Stres önemli bir faktör olabilir. Genellikle 18 ay içinde gerileyebilmekle beraber uzun yıllar sürebilme olasılığı da vardır. Alopecia areata bazen başka immunolojik hastalıklarla beraber olabilir(diabet,tiroid hastalıkları,vitiligo gibi). Tedaviye dirençli alaopesia areata ciddi psiko-sosyal problem yaratmaktadır.

Saç dökülmesinin nedenleri arasında uygun olmayan saç kozmetiklerinin kullanılması, saçlı derinin mantar hastalıkları, saçlı deri ekzemaları, radyasyon tedavisi, frengi, saçların başın üzerinde gergin şekide topuz yapılması sayılabilir. Ayrıca psikiyatrik kişilik bozukluklarında görülen kişinin kendi saçlarına zarar vermesiyle karakterize trikotilomani denilen bir saç dökülme tipi daha vardır.

Gebelik Sonrasında Neden Saçlar Dökülür?

Saç dökülmesi gebelikte görülmez. Sıklıkla doğumu takiben ortaya çıkar. Gebelik döneminde hormonal etkilerle büyüme dönemindeki saçlar artar. Doğumu takiben saçlar dinlenme dönemine geçer. 4-20 hafta içinde dökülürler. Ortalama 15 ay içinde saçların dökülmesi durur ve eski haline dönerler. Gebelik sonrasında demir eksikliğine bağlı kansızlık sıktır. Bu da saç dökülme sürecini uzatabilir. Hastaları kansızlık açısından değerlendirmek mutlaka gereklidir.

Mevsimsel Ve Strese Bağlı Saç Dökülmesi

Poliklinik hastalarında en sık gördüğümüz saç dökülmesinin nedenleri arasında bunlar gelmektedir. Her ikisinde de etken ortadan kalkınca saçlar normale döner. Saç dökülmesinin olduğu dönemlerde biotin desteği iyileşmeyi çabuklaştırmaktadır.

Hiç Tedavi Edilemeyen Saç Dökülmeleri Var Mı?

Saçın tekrar geri çıkma olasılığının olmadığı, saç köklerinin tamamen hasar gördüğü saç kaybı nedenleri de vardır. Ciddi dermatolojik bazı hastalıklar, sistemik bazı hastalıklar,
deri kanserleri, kimyasal-termal yanıklar geri dönüşümsüz saç kayıplarına neden olmaktadır.

Saç Dökülmesinin Tedavi Yolları

Neden ne olursa olsun, kısa ya da uzun süreli saç dökülmeleri insanları mutsuz etmektedir. Günümüzde kullanılan çeşitli tedavi seçenekleri hem hastanın hem de hekimin yüzünü güldürmektedir.



Erkek tipi saç dökülmesinin tedavisinde kullanılan yeni ilaçlar vardır. Bunlardan bazıları lokal uygulanırken bazıları da ilaç olarak ağızdan alınmaktadır. Bu ilaçlar 6 ay-1 yıl kullanıldığında saç dökülmesini durdurabilmekte ve saç çıkışını arttırabilmektedir.

Bunların dışında biotin, çinko, sistein, E vitamini, bitkisel kombinasyonlar(bal kabağı ekstresi, radix, yeşil çay), su bazlı organik biyolojik silikon gibi saç hücrelerini uyarıcı destek ürünler oldukça sık kullanılmaktadır.
Dışarıdan uygulanan çok sayıda kozmetik ve bakım ürünleri mevcuttur.

Dışarıdan uygulanan bu ürünler genellikle saçın kalitesini, parlaklığını arttırırlar ancak yeni saç çıkışında etkili değillerdir. Şampuan seçiminde sodyum laurly sülfate gibi tahriş edici ürünler içermeyen şampuanlar tercih edilmelidir.Lokal ya da sistemik tedavilerin yetersiz kaldığı şartlarda saç nakli gibi cerrahi işlemler günümüzde son teknoloji ile başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

Devamını Oku

Saç Bakımı

Mevsime Göre Saç Bakımı

Mevsime Göre Saç Bakımı Nasıl Yapılır

Mevsime göre saç bakımı farklılık göstermektedir. Daha güzel ve sağlıklı saçlara sahip olmak herkesin hayali…

Ancak bu hayale ulaşabilmeniz için biraz çaba gerekir. Yeter ki saçlarınızın ihtiyaç duyduğu bakımı doğru zamanda uygulayın, farkı hissedeceksiniz.

Mevsime Göre Saç Bakımı

Mevsime göre saç bakımı farklılık göstermektedir. Değişen mevsimlerle birlikte vücudumuzu korumak için giysilerimizi, cildimizi korumak için cilt bakım ürünlerimizi değiştiririz. İşte tıpkı bu örneklerde olduğu gibi saçlarımızın da ilgiye ve korunmaya ihtiyaçları vardır. Her saç, farklı mevsimlerde farklı bir bakıma ihtiyaç duyar… Çünkü farklı problemler farklı çözümler gerektirir…



Bahara ışıltılı saçlarla girin

Bütün bir kış boyunca eğer saçlarınıza özel bir itina göstermediyseniz, şimdi onların kurumuş ve yıpranmış olduklarını eminiz fark etmişsinizdir. Bu nedenle bahar ayları saçlarınız için bayram havasında geçmeli. Zira eğer onları güçlendirecek ve canlandıracak formülleri bulamazsanız, yazın kavurucu güneşi saçlarınızı daha da içinden çıkılmaz sorunlara itecektir.

Ekstra bakımlarla saçlarınızı kurtarmak için önünüzde 3 aylık bir bahar dönemi var. Peki, öncelikle ne yapmalısınız? Unutmayın ki saçlarınızın da cildiniz gibi yeniden yapılanmaya ihtiyacı vardır. Saçlarınızın iç yapılarında, geçirdikleri işlemler karşısında zayıflamalar meydana gelir, saç boyları ve uçlarında çatallaşmalar olur. Artık saçlarınız kırılmaya daha da fazla müsaittirler. Bunun sonucunda ise esneklik ve güzelliklerini kaybederler.

Saçlar uzadıkça yıpranma oranları artar. Çatallaşmalar saçların uçlarından başlayarak üst noktalarına doğru tırmanır. Bu türden sorunlarla karşılaştığınızda ilk iş olarak bir kuaföre gidip; saçlarınızdaki kırıkları aldırmalı ve hatta saç boyunuzu sağlıklı kısımlarına kadar kısaltmalısınız.

Daha detaylı ve profesyonel bir yardım için saç bakım merkezlerine başvurabilirsiniz. Saç boyunuz kısaldıktan sonra onları bir süre için aşırı fön ısısından korumaya çalışın. En azından kendilerini biraz olsun toparlayıncaya kadar. Bu arada saç türünüze uygun bakım ürünleri kullanmayı da ihmal etmemelisiniz.



Yaz aylarında özel koruma

Mevsime göre saç bakımı için dikkat edilmesi gereken en önemli sezonlardan biri yazdır.Yaz aylarında saçlarınızın en büyük düşmanları; güneş ışınları ile deniz ve havuz suları…

Bütün bu zararlı etkenler saçlarınızın kurumasına, renklerinin açılmasına ve uçlarının kırılmasına neden oluyorlar. Dolayısıyla saç uzmanları deniz ve havuza girerken bone kullanımını öneriyorlar. Böylelikle saçlarınız deniz suyunun tuzundan ya da havuzun klorundan etkilenmiyor, saç renginiz düzensiz bir biçimde açılmıyor.

Yaz mevsiminde özellikle boyalı saçlara sahipseniz bone kullanımını ihmal etmemelisiniz. Zira boyalı saçlar, havuz suyuyla temas ettiklerinde ortaya hiç de iç açıcı görüntüler çıkmıyor. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden koruyan UV filtreli, koruyucu özellikli şampuanlar ve bakım ürünleri de saçların doğal yapısını korumada etkili oluyorlar.

Sonbaharda saç dökülmelerine dikkat

Deniz, klor ve güneşin saçlar üzerindeki yıpratıcı etkilerinden bahsetmiştik. Dolayısıyla yaz mevsiminde korumasız bırakılan saçları sonbaharda, kötü bir görünümle birlikte sağlık sorunları bekliyor. Zira mevsim değişikliği zaten saçların dökülmelerine yol açıyor.

Kuru ve cansız saçlar ise mevsim değişikliğinin etkilerinden fazlasıyla nasiplerini alıyorlar. Saçlar matlaşıyor, saç boylarında ise çatallaşma ve kırılmalar göze çarpıyor. Bütün bunları engellemek için yaz aylarında saçları korumak gerekiyordu. Peki, şimdi ne yapılabilir?

Öncelikle saçlarınızın durumu gerçekten çok kötüyse bir saç uzmanına görünmenizi tavsiye ederiz. Büyük bir ihtimalle saç boylarınızı mümkün olduğu kadar kısaltmanız gerekecek.

İkinci aşamada ise yoğun nemlendiricili bakım maskeleri saçlarınızın imdadına yetişecek. Düzenli olarak saç dökülmesine karşı güvenilir bir ürünün kullanılması da kaçınılmaz. Böylelikle hem saçlarınızı yazın bıraktığı kötü izlerden kurtaracak, hem de kış aylarına karşı güçlendirmiş olacaksınız.



Saçlarda kış bakımı 

Soğuk kış aylarında saçlarınızı bekleyen koşulların mükemmel olduğu söylenemez. İsli ve ağır havadan yalnızca cildiniz değil, saçlarınız da etkilenir. Soğuğun ne derece büyük bir düşman olduğunu anlamak için aynaya bakmanız yeter. Hele bir de saçlarınız sağlıklı değilse, o zaman işiniz var demektir. Sonbaharda başlayan saç sorunları, kışın gelmesi ile birlikte giderek artar.

Örneğin; yağlı saçlardaki yağ oranı yükselir, kuru saçlar ise daha da kurur. Mevsim değişikliğinin saç dökülmesini hızlandırdığı yine unutulmamalıdır. Kış aylarında saçlarınızı yıkadıktan sonra iyice kurutmadan dışarı çıkamazsınız ve doğal olarak yoğun fön ısısı da saçlarınıza zarar verebilir. Peki, saçlarınızı bütün bu olumsuz etkenlerden korumak için neler yapabilirsiniz? İşte size bazı ipuçları…

-Saçlarınızı daima az şampuan kullanarak yıkayın, çok fazla şampuan kullanıldığında saçlarınız daha temiz veya bakımlı olmuyor. Buna karşın fazla miktarda kullanılan şampuan; iyi durulanamadığı takdirde kepek sorunuyla karşı karşıya kalıyorsunuz: Avucunuza aldığınız şampuanı bir miktar ılık suyla sulandırıp, saçlarınıza güzelce yayın.

-Saçınızı yıkadıktan sonra mutlaka bakım yapan bir saç kremi uygulayın. Kremi henüz nemli saçlarınıza yaydıktan sonra, yumuşak bir havlu yardımıyla tampon yapın. Etkisini göstermesi için en az 2 dakika kadar bekleyin.

-Nemini kaybetmiş her boyda saça, özellikle uç kısımlara özen göstererek maske uygulayabilirsiniz.

-Maskenin etkisini artırmak için, saçınızda beklettiğiniz süre içinde neler yapabilirsiniz? Başınıza bir bone giyin. Sıcak bir ortamda, örneğin kalorifer yanında oturarak bekleme süresini doldurun.

-Konsantre ürünler veya ampul kullanıyorsanız, kutu üzerinde belirtilen doza mutlaka uyun. Saç derisine parmak uçlarınızla uzun uzun masaj yaparak iyice nüfuz etmesini sağlayın.

Böylece saçınız kısa süre içinde yaz aylarında kaybettiği eski güç ve yumuşaklığına kavuşacaktır.

Kaynak: Evergreen Beaty College

Devamını Oku

Trendler