Connect with us

Büyükbaş Hayvancılık

Kaliteli Süt Üretimi için Bilinmesi Gerekenler

somatik hücre sayısı

Son yıllarda, sütün içeriğindeki bakteri sayısı ve bununla bağlantılı olarak ortaya çıkan somatik hücre sayısı artmaktadır. Bu artış, sütün miktarında yarattığı düşüşle işletme ekonomisine büyük zarar vermektedir. Ayrıca, sütün kalitesinde meydana getirdiği gerileme ile de süt sanayicisinin peynir üretimine büyük darbeler vurmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, somatik hücre sayısı, sütün kalitesini belirlemede önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.

Diğer taraftan çiğ süt içeriğinde saptanan somatik hücre sayısı, hayvanın meme sağlığının göstergesidir. Bu özelliği ile de yetiştiricinin, kaliteyi arttırmak açısından güvenilir bir kıstas ve sanayicinin de dostu konumundadır.



Sütteki Somatik Hücre Sayısı nedir ?

İnek, vücudunu enfeksiyonlara karşı koruyabilecek mükemmel bir bağışıklık sistemine sahiptir. Beyaz kan hücreleri

  • vücudun herhangi bir bölgesinde meydana gelecek bakteri oluşumunu engellemek
  • oluşan bakterilere karşı savunma mekanizması oluşturmak
  • zarar gören dokuyu tamir etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Buna ek olarak, sütün salgılandığı meme dokusunda, ortaya çıkan fizyolojik değişim ve gelişimin sonucunda çeşitli hücre döküntüleri gözlenmektedir. Bunlar, süt salgılayan ölü alveol hücreleri ve dokunun yenilemesinden dolayı dökülen epitel hücreleridir. Bu hücrelerde somatik hücre kapsamında yer almaktadırlar.

Özellikle memede meydana gelecek klinik veya subklinik mastitis vakıalarında, bahsedilen hücrelerin çiğ süt içeriğindeki sayılarının arttığı gözlenmektedir. Bu açıdan bakıldığında somatik hücre sayısı ile mastitis arasında yüksek bir ilişki mevcuttur.

Mastitis ile Mücadelede Somatik Hücre Sayısı

Gerek bireysel olarak ineklerden, gerekse işletmenin süt toplama tankından ayda bir numune alınması gerekmektedir. Alınan numunelerde somatik hücre sayımı yapmak, işletmede yetiştirilen ineklerin meme sağlığı ve gizli mastitis mücadelesi konusunda önemli bir gösterge olmaktadır. Çiğ sütün mililitresindeki somatik hücre sayısı nın 200 bin adet ve altında olması halinde süt veriminde bir kayıp olmamaktadır. Somatik hücre sayısı nın 200 bin adet altında olan bu tür çiğ sütler kaliteli süt olarak tanımlanmaktadır. Çiğ sütün mililitresinde somatik hücre sayısı nın 400 bin civarında olması, inek başına günlük süt üretiminde 1,2 litre kayıp olmaktadır. Bu sayının 500 bin adet civarına yükselmesi halinde, günlük süt kaybı 3,3 litre olmaktadır. Bu sayının 1 milyon 500 bin civarına çıkması halinde ise, inek başına günlük süt üretimi 14,6 litre azalmaktadır.



Yetiştirici, her türlü işletme koşulu uygun olmasına rağmen,süt miktarı ve içeriğinde zaman zaman meydana gelen ani düşüşler karşısında paniklemektedir. Yetiştirici, genellikle bu olumsuz gelişmeyi daha çok kesif yemin kalite ve miktarına maletmektedir. Aslında problemin çiğ süt içeriğindeki somatik hücre sayısının artışından kaynaklanabileceğini tahmin edememektedir.

Avrupa Birliği ülkelerinde, üretilen çiğ sütün içeriğindeki somatik hücre sayısı azami 400 bin adet / mililitre olması şart koşulmaktadır. Çiğ sütteki somatik hücre sayısı nın düşük tutulabilmesi açısından bilinmesi gereken konuları şu şekilde özetlemek mümkündür.

1)Genetik Boyut

Çiğ sütteki somatik hücre sayısı kalıtım derecesi %10 olarak tahmin edilmiştir. Bunun anlamı, çiğ sütteki somatik hücre sayısı bakımından inekler arasında gözlenen farklılık, %90 oranında çevre koşulları tarafından belirlenmektedir. Diğer taraftan, sütteki somatik hücre sayısı ile mastitis enfeksiyonu arasında genetik korrelasyon 0.70 olarak tahmin edilmiştir. Süt verimi ile olan genetik korrelasyonu ise, 0.30 olarak tahmin edilmiştir. Bunun anlamı, sütün miktar ve içeriğinde meydana gelen önemli değişmelerin kısacası, mastitisin en güvenilir göstergesi sütteki somatik hücre sayısı dır. Yine yapılan diğer bir araştırmada, ilk beş laktasyon ait veriler üzerinde çalışılmıştır. Bu çalışmada sütteki somatik hücre sayısının sonraki laktasyonlarda tekrarlanma derecesi 0.35 olarak tahmin edilmiştir.



Hayvan ıslahı, kalıtım derecesi düşük olan verim özellikleri açısından olumlu bir ilerleme sağlamak için yapılır. Dolayısıyla, en etkili yöntem, pedigriye yani ebeveynlerine ait sonuçlara göre seleksiyon yapmaktır.

Sonuç olarak, mastitise karşı direnç olarak adlandırılan özellik açısından, ebeveyn değerlerini de dikkate almak gerekir. Yani seleksiyon programının düşük somatik hücre sayısı na sahip çiğ süt üreten inekler lehine yapılması gerekmektedir. Bu tür seleksiyon sürüde zamanla iyileşmenin gerçekleşmesini, dolayısıyla de üretilen sütün kalitesinin yükselmesini sağlayacaktır.

2) Bilinçli Sürü Yönetimi

Bir inek günlük yaşamının 2 ile 4 saatini sağımda, geriye kalan süreyi ise barınak içinde veya gezinti alanında geçirmektedir. Düşük somatik hücreli çiğ süt üretmek bakımından, sürüye sağım hane ve gezinti alanlarında sağlanan çevre koşullarının eşit kalitede olması sağlanmalıdır. Bu açıdan gerekli hijyen tedbirlerinin yanı sıra, ineklerin işletme sınırları içerisinde de fiziksel yaralanmalara karşı koruyucu tedbirler alınması gerekmektedir. Asıl amaç ineklere konforlu bir çevrenin temin edilmesidir. Özellikle meme ile direk temas eden ahır durakları ve gezinti alanlarının kuru olması gerekmektedir. Ayrıca, havadar ve iyi bir drenaj sistemine sahip olması gerekmektedir. Bunun yanında,  bu alanlar sert ve sivri ekipman veya oluşumlar içermemelidir.

Türkiye’de yetiştiricilerin çoğu, sağım öncesinde memelerin temizliği konusunu kabul etmektedir. Ancak sütteki somatik hücre sayısı nın artmasında etkili olan noktalara dikkat etmemektedirler. Yani, meme başlarının ıslak veya sulanmış kir ile sağılmaması konusunda gereken hassasiyeti göstermemektedirler. Bu tip meme başları ile sağım yapılması halinde, bakteri bulunan su damlalarının meme başlarından aşağı doğru sızmaktadır. Bununla bağlantılı olarak bakterilerin meme başlarının ucunda yoğunlaşması ve meme çeyreklerine geçişi daha kolay olmaktadır. Sprey yöntemi ile yıkamanın da aynı sonuçları doğurabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenlerden dolayı, meme başlarının sağım öncesi yeterli miktarda su ile yıkanması gerekmektedir. Ayrıcai bir kez kullanımlık kağıt havlu ile kurulanmasına itina gösterilmelidir.

Fizyolojik Değişim

İnekler, sağım esnasında şiddetli bir fizyolojik değişime maruz kalmaktadırlar. Sağım işlemi, ineklerin psikolojileri üzerine etki bakımından en önemli işletme zamanıdır. Bir saat içerisinde sağılan inek sayısı, işletmenin başarısı açısından önemli bir faktördür. Ancak bu durum ineğin sağlığı açısından oldukça dikkat edilmesini gerektirir.

Düşük somatik hücreli süt elde etmek açısından bakıldığında, sütün memeden salgılanması ile birlikte, tekniğine uygun bir şekilde tamamen sağılması gerekmektedir. Bu açıdan, memenin sağım öncesinde temizlenip kurulandıktan sonra 30 saniye kadar elle masaj yapılmalıdır. Bu durum süt salgısının uyarılmasını sağlar. Bunu takip eden 1 dakika içerisinde sağım başlıklarının tekniğine uygun bir şekilde meme başlarına takılmalıdır. Diğer taraftan memeleri çok kirli olan ineklerin temizlik işlemi için daha fazla itina gösterilmesi esastır.

Sağım sonrası, en az sağım öncesi kadar büyük önem taşımaktadır. İneklerin çoğu sağım esnasında yaşadıkları fizyolojik ve psikolojik etkileşim nedeniyle, sağımdan hemen sonra yere yatma eğilimi göstermektedirler. Bu durum, bakterilerin meme bölmelerine geçişi için uygun bir ortam yaratmaktadır. Bu nedenle sağımı biten ve memeleri dezenfekte edilen ineklerin yaklaşık 10 dakika kadar ayakta durmaları sağlanmalıdır. Bu uygulama, ineğin meme başlarında yer alan ve bakteri girişini engelleyen kasların kapanması için yeterli süreyi temin edecektir.



Sağım sonrası daldırma yöntemi ile dezenfeksiyon yapan işletmelerin özellikle soğuk havalarda dikkatli olması gerekmektedir. Soğuk hava ile aniden karşılaşan hayvanlarda meme sıkıntıları olabilir. Soğuk havalarda, daldırma yöntemi ile ıslanmış ve sıcak olan meme dokusunda kan akış hızının artmasına bağlı problemler ortaya çıkabilmektedir.

Aylık Kontroller

İşletmelerde yapılacak kontrollerde somatik hücresi sayısı 400 bin adet/ml ve üzerinde olan inekler sürüden ayrı bir yere alınması gerekmektedir. Ayrıca, bu hayvanlardan alınan sütlerinin başka bir yerde toplanmasını sağlamak gerekmektedir. Bu durumdaki ineklerden somatik hücre sayısı altı ay boyunca 400 bin adetin üzerinde olan ineklere şu işlem uygulanmalıdır. Bu inekler ya tedavi amaçlı olarak kuruya çıkarılmalı veya sürüden ayıklanmalıdırlar.

Sağım makinesi, ineğin süt veren meme dokusu ile en fazla temas eden ekipman olması nedeniyle işletmelerde büyük önem arz etmektedir. Bu açıdan sağım sistemlerinin yılda iki kez veya 1000 saatlik çalışma sonunda kontrol ve bakımlarının yapılması zorunludur. Arızalı makine ile sağım yapmak, meme dokusunun zarar görmesine dolayısı ile sütte somatik hücre sayısı nın artmasına yol açacaktır.

3) Diğer Faktörler

Sütteki somatik hücre sayısı, laktasyon sayısı ve laktasyon safhasına bağlı olarak değişmektedir. Birinci laktasyondaki sağlıklı bir ineğin sütündeki somatik hücre sayısı 200 bin adet/ml civarında olur. Bu değer beşinci ve sonraki laktasyonlardaki ineklerde 800 bin adet / ml civarına çıkmaktadır.



Geç gebelik ve laktasyonu izleyen ilk iki hafta boyunca sütteki somatik hücre sayısı oldukça yüksek düzeydedir. Bu durum, ineğin bağışıklık sisteminin kritik bir dönem olan buzağılama devresinde görülür. Bu durum, buzağısına süt sağlayacak olan meme dokusunu hastalıklara karşı korumak amacıyla dokuyu lökosit (beyaz kan hücresi) bakımından zenginleştirmesinden kaynaklanmaktadır. Bu seyir, doğumu izleyen ikinci hafta sonundan itibaren normale dönmektedir.
Sıcaklık stresi de sütteki somatik hücre sayısı nın artmasına neden olan faktörlerdendir. Yüksek sıcaklık ve yüksek nem karşısında sıcaklık stresine maruz kalan ineğin bağışıklık sistemi zayıflamakta, hastalık etkenlerine karşı hassasiyeti artmaktadır. Bu açıdan bakıldığında sıcak yaz aylarında çiğ sütte gözlenen somatik hücre sayısı kış aylarına oranla daha fazladır. Ülkemizde Akdeniz ve Güney Doğu bölgelerindeki yetiştiricilerin yaz aylarında oluşabilecek sıcaklık stresine karşı gerekli tedbirleri zamanında alması büyük önem taşımaktadır.

İneğin kızgın olması da somatik hücre sayısı nda bir miktar artışa neden olmaktadır. Ancak bu artış hastalık etkeni olmaması halinde geçici olup, bir süre sonra normale dönmektedir.
Bahsedilen nedenlerden dolayı, ayda bir işletmelerin süt toplama tanklarından ve bireysel olarak ineklerden alınacak süt numunelerinde hücresel sayımı yapılmalıdır. Somatik hücre sayımı kaliteli süt üretimi ve ineğin verim performansı açısından esas olduğu unutulmamalıdır.

Büyükbaş Hayvancılık

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. Başarılı bir süt sığırı yetiştiricisi her bir ineğinden yılda 1 buzağı almaya gayret eder. Bir inekten bir buzağı elde etmek ise birbiri ile bağlantılı pek çok işin sonucunda gerçekleşir. Bu iş her şeyden önce kızgınlığın tespit edilmesindeki başarıya bağlıdır.



Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı

Süt sığırı yetiştiriciliğinde, kızgınlığın belirlenmesi çok önemli ve buna karşın kolaylıkla üstesinden gelinebilecek bir iştir. Kızgınlık, ergin bir ineğin gebe kalıncaya kadar düzenli aralıklarla çiftleşme isteği gösterdiği ya da erkeği kabul ettiği fizyolojik ve içgüdü kaynaklı eşeysel davranışları sergilediği dönemlerdir.

Kızgınlığın belirlenmesinde başarı, ineklerin gözlenme sıklığı ve gözlem için ayrılan zamana bağlıdır. 21 günlük üreme döngüsü içerisinde, kızgınlığın (sıcak mevsimlerde 12 saate kadar düşse de) ortalama 15 – 18 saat sürmesi, gözlenme sıklığı ve gözlem için ayrılan zamanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Daha da önemlisi, en yüksek döllenme oranı sağlanabilecek (optimal) süre, sadece 12 saat kadardır. Bu nedenlerden dolayı, bir ineğin kızgınlığı sırasında oluşan (fizyolojik ve davranışsal) değişimlerin iyi bilinmesi gerekir.

Üreme döngüsünün birinci günü, inekte kızgınlığın başladığı gün olarak kabul edilirse, bundan birkaç gün öncesinde o ineğin yumurtalıklarında bir folükül olgunlaşmaya başlamış demektir. Bu folükül, içerisinde, yumurta hücresini barındırır ve salgıladığı bir hormon (östrojen) ile inek farklı davranış göstermeye başlar.

İnek, başlangıçta huzursuz bir duruma gelir ve diğer ineklerin üzerine sıçramaya çalışır. Bu hormonun salgılanması en üst seviyeye ulaştığında, kızgınlık meydana gelir.

Kızgınlığın başladığı, gün kızgınlığın ilk günüdür. İnek , 15 – 18 saat devam edecek olan kızgınlık süresince diğer ineklerin kendi üzerine sıçrama hareketi göstermesine izin vermekte ve bu esnada yerinde hareketsiz durmaktadır.
Olgunlaşan folükülün patlayarak içindeki yumurta hücresini serbest bırakması (ovulasyon), kızgınlığın ikinci gününe veya ineğin kızgınlıktan çıktıktan sonraki zamanına rastlar.

Metaöstrüs Dönem

Bu döneme, kızgınlık arkası (metaöstrus) dönem adı verilir. Kızgınlık arkası dönemin ikinci ve üçüncü günlerinde, düvelerin % 90’ı ile ineklerin % 50’inde ferçten hafif kanlı akıntı (kanama) olur. Bu durum, normal bir durum olup gebe kalma oranı ile ilişkili değildir.

İneğin yumurtalıklarında, patlayan folükül’ün yerine oluşan yapıya sarı cisim adı verilir ve sarı cisim dördüncü günden itibaren bir hormon (progesteron) salgılamaya başlar. Artık bu günden itibaren kızgınlık arkası dönem bitmiş ve bunun yerine kızgınlık sonrası (diöstrus) adı verilen başka bir dönem başlamıştır.



En yüksek döllenme oranı için uygun tohumlama zamanını bilmek gerekir

İnekler, kızgınlığın başlangıcı olan ilk saatlerde boğalar tarafından sıçrama hareketine, içgüdüsel olarak, müsaade etmezken, diğer ineklerin sıçrama hareketine müsaade etmektedirler. Boğaların sıçrama hareketine veya çiftleşmeye ise, döllenme için daha doğru zaman olan, kızgınlığın daha ileriki saatlerde müsaade ederler.

Tohumlama zamanı ile ineğin kızgınlık gösterdiği saatler birbiri ile eş zamanlı değildir. En yüksek döllenme oranı için uygun tohumlama zamanını bilmek gerekir.

En uygun tohumlama zamanı, kızgınlık sürecinin sonları ile bitiminden sonraki birkaç saatlik zamandır.
Boğa ile elde çiftleştirme (doğal aşım) yapılıyorsa, bu çiftleştirme suni tohumlamanın zamanından daha önce olabilir. Bunun nedeni ise, doğal aşımda ejekülatın vagina içine, yapay tohumlamada ise, dölyatağı içine bırakılmasıdır.

Yapay tohumlamanın yapılacağı en uygun zaman aralığı, ortalama 18 saat süren kızgınlık sürecinin son 6 saati ile, ineğin kızgınlıktan çıktıktan sonraki 6 saatlik zaman aralığıdır. Bu zaman aralığı böylece toplam 12 saat kadardır.
Yetiştiriciler, sabah kızgın olduğunu gördükleri ineklerini öğleden sonra, öğleden sonra kızgın olarak belirledikleri ineklerini ise ertesi gün sabah tohumlatma yoluna gitmelidirler. Bu yöntemin başarısı, kızgınlığın başlama zamanının doğru olarak belirlenmesine bağlıdır. Kızgınlığın başlangıcı iyi saptanamazsa bu metot iyi sonuç vermeyebilir.

Spermler dölyatağına konulduklarında döllenme yeteneğine sahip değillerdir. Spermlerin, dölleme yeteneğini kazanabilmesi için dölyatağına konulduktan sonra belirli bir sürenin geçmesi gerekir ki sperm ancak bu süre sonunda dölleme yeteneğini (kapasitasyon) kazanır.



Kızgınlık Belirtileri;

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. En uygun tohumlama zamanının belirlenmesi için kızgınlık başlangıcının tam olarak belirlenmesi, bunun için de kızgınlık belirtilerinin çok iyi bilinmesi gerekir.

• Kızgın olan inekler geceleri ayakta olmayı tercih ederken, gündüzleri de nadiren yatarlar ve ürkütüldüklerinde sürü içinde ilk tepkiyi veren hayvanlardır.

• Kızgınlığın henüz başlama aşamasında olan inekler, kendilerinin üzerine sıçranmasına müsaade etmezken, kızgınlık gösteren diğer ineklere sıçrama hareketinde bulunurlar. sıçrama hareketi sırasında yerinde durmayan ineklerde kızgınlık başlamış sayılmamalıdır. Sıçrama hareketine müsaade etme kızgınlığın en önemli belirtisidir. Yeterince gözlem yapıldığında ineklerin sırt ve sağrılarında diğer ineklerin sıçraması sonucu oluşan kirlenme ve hafif deri deformasyonları rahatlıkla gözlemlenebilir.

• Kızgınlık başlangıcına yakın olan inekler, bir araya toplanma eğilimi gösterirler. Boğa olması durumunda, boğaya mümkün olduğunca yakın olma eğilimindedirler.

• Kızgın ineklerin, hareketlilikleri artar, yem yeme istekleri azalır, o günkü süt verimlerinde bir miktar düşme gözlenir.

• Diğer ineklerin ferçlerini koklarlar, kızgın olan veya kızgınlığı yaklaşan ineklerin arka kısımlarına çenesini sürterler.

• Yakından gözlemlenmediği sürece fark edilmesi zor olmakla birlikte kızgın ineklerin, ferç’i, pembe, ıslak ve şişkin görülür. Ferçten, halk arasında Çara adı da verilen şeffaf, yapışkan bir

• Akıntı görülür. Çara, kızgınlığın başlangıcından önce başlayarak, bitiminden sonraki günlere kadar görülebilir.

Kızgınlık Gözlemede Etkinlik

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. Kızgınlık gözlemlerinin, bazı kaynaklara göre, gün boyu, sürekli yapılmasının, % 98-100 başarılı sonuç verdiği, buna karşın günde iki defa sürü içinde dolaşılması ile % 80 – 90 başarılı sonuç alınabildiği bildirilmektedir. Ancak, günlük yemleme, sağım gibi işler sırasında gözlem yapılırsa, kızgınlığa gelen ineklerin sadece % 50’nin saptanabildiği bildirilmektedir.

Günde yapılan gözlem sayısı Kızgınlığın belirlenmesinde başarı

Günde 1 kez %60
Günde 2 kez %80
Günde 3 kez %90
Günde 4 kez %100

Kızgınlık Saati

Kızgınlığın, ineklerin % 60’nda sabah, % 45’nde ise öğleden sonra gözlendiği bildirilmekte ve sadece sabah ve akşam gözlem yapılması durumunda sürüdeki kızgın ineklerin % 85 ‘nin saptanabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, sabah ve akşam iki defa gözlem yapmaya ek olarak öğle vakti de gözlem yapılması sonucu sürüde kızgınlık gösteren % 6-7 kadar diğer bazı ineklerin de belirlenebileceği sonuçlara eklenmektedir.

Ayrıca gözlem yapılma saati de etkili bir faktör olup , sabah saat 6 da gözlem yapılması, saat 7 de gözlem yapılmasına göre kızgınlığın belirlenmesinde % 14 kadar daha etkin olmaktadır.

Çeşitli faktörler bir sürüdeki kızgınlığın saptanmasındaki başarıyı düşürebilir. Beslenme, olumsuz hava koşulları, hastalıklar gibi nedenler bunlar arasında olmakla beraber en önemli neden, gözlem sırasında yapılan hatalardan kaynaklanmaktadır.

Bir kişi, etkin çalışabilirse 300 kadar ineğin kızgınlık belirlenmesinde yeterli sonuç alabilir. Ancak, 10 inekten büyük sürülerde kızgınlığın belirlenmesinde,

• Hayvanların numaralanması
• Kayıtlarının tutulması,
• Hayvanların gruplara ayrılması, başarıda çok önemli bir rol oynamaktadır.

Çünkü, kızgınlık nedeniyle hareketlenen inek sayısı ne kadar fazla olursa kızgınlığın saptanması da o kadar kolay olacak demektir.



Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı gözlemi nasıl yapılmalı

Süt sığırlarında kızgınlık belirtileri ve tohumlama zamanı. Kızgınlık gözlemi bir işletmede yılda elde edilecek buzağı sayısı üzerinde etkili çok önemli bir yetiştiricilik işi olup bunun deneyimli kişiler tarafından ve sürekli yapılması gerekir. Tüm kızgınlık belirtilerini iyi bilen bir yetiştirici ahır içinde belirli bir düzen içinde vakit ayırarak işletmesinde üreme etkenliğini dolayısıyla karlılığı ve başarıyı artırabilir. Bir ahır içinde bulunan ineklerde kızgınlık gözlemi yaparken dikkat edilecek noktalar aşağıda sıralanmıştır.

a. Uygun zamanda gözlem yapılmalıdır. En iyi gözlem zamanı yemleme sonrası veya ineklerin sağıma alınma öncesi zamandır.

b. Gözlem yapacak kişi bu iş için rahat kıyafetleri ile ahır içinde dolaşacak şekilde hazırlanmış olmalıdır.

c. Kızgınlık gözlemi sırasında yem kontrolü veya herhangi bir diğer işe bakılmamalıdır.

d. Gezinti alanları rahatlıkla yürünecek ve dikkati bozmayacak çalışmaya olanak verecek şekilde olmalıdır.

e. Gezinti alanında çalışanlar varsa bu iş bittikten sonra gözlem yapılmalıdır.

f. İneklerin arasında yavaş ve rahat bir şekilde gezinilmelidir.

g.50 ineklik bir bölmede bir gözlem süresi en az 25 dakika sürmelidir.

Ayrıca, kızgınlık gösteren ineklerin kapalı bir yerde, rahat bir ortamda, bir sundurma altında tutulması ve çiftleştirilmesi önerilmektedir. Özellikle yaz aylarında, serin ve rahat bir yer temini döllenmedeki başarı için çok büyük önem teşkil etmektedir.

Kaynak: PSU

Devamını Oku

Büyükbaş Hayvancılık

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi hakkında bu yazımızda sizlere bilgi vermek istedik. Suni tohumlamanın; işletmenin geleceği açısından önemine ve gerekliliğine inanmayan çiftlik sahipleri varsa umarım bu yazıyı okuduktan sonra fikirlerini değiştirirler.

Süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın önemi

Çoğu çiftlik sahibi ile yapılan görüşmelerde; suni tohumlamanın maliyeti fazla olmasından; ineğin gebe kalmasının daha zor olmasından yakındıkları için boğa kullanmayı tercih ettikleri görülmektedir. Çiftçiler kendilerine göre haklılar. Suni tohumlama ile en azından X TL tohum parası veriyorlar; ve tutmaz da tekrar ederse her tohumlamada masraf biraz daha artıyor. Oysa boğaya çekmek çok daha masrafsız. Oysa ki üreticiler bu uygulama ile neler kaybettiklerinin farkında değiller.



İlk olarak verim kayıtları belli olan boğaları kullanmayıp hiçbir verim kaydı olmayan bir boğayı kullanarak gelecek nesli tehlikeye atmış oluyorlar. Sonra tohumlatacakları ineğin kusurlarını yavrusuna geçirmeyerek annesinden daha verimli bir yavruya sahip olma imkanından yoksun kalıyorlar.

Bilinçli yetiştiriciler ise suni tohumlama yaptırıyorlar ve bunu yaptırırken bir çok tohum arasından ineğine en uygun olanı; yani inekteki kusurlarının yavrusunda en aza inecek bir tohum ile tohumlatarak; nesli her zaman daha ileriye götürmeyi başarıyor ve her zaman bunun karşılığını alıyor.

Ayrıca kendi boğasını kullanmakta ısrar eden çiftçilerimizin bazı metabolik bozukluklara hazır olmalarını tavsiye edilmektedir. Akrabalık sizin çiftliğinizde de olabilir ve hem yavruyu hem de ineğinizi kaybedebilirsiniz.

Hayvancılıkta bir krizin yaşandığı; masrafların çok gelirin az olduğu şu sıralar tohum parası vermek belki bazılarına ağır gelebilir; ama bu işten gerçekten kar etmek isteyenler; işletmesini ileriye götürmek isteyenler ve doğan yavruyu gördüğünde yüzlerinde gülümseme olmasını isteyenler suni tohumlamadan vazgeçmeyeceklerdir.

Kaynak: ADSYB

Devamını Oku

Büyükbaş Hayvancılık

Suni Tohumlama Nedir ?

Suni tohumlama nedir

Suni tohumlama nedir ? Uygun metod ve tekniklerle erkekten alınan spermanın dişi dölerme organlarınn verilmesidir. Hayvan yetiştiriciliği ve ıslahında sun’i tohumlama büyük bir önem taşır. Hayvanlardan yavru alınmaması halinde değil bir hayvan ıslahı ve yetiştiriciliğinden söz etmek, hayvanların varlıklarını sürdürebilmeleri düşünülemez.



Suni Tohumlama Nedir ?

Suni tohumlama nedir ? uygun metod ve tekniklerle erkekten alınan spermanın dişi dölerme organlarına  verilmesidir. Tarihte bilimsel anlamda ilk sun’i tohumlamayı Veteriner Hekim E. I. Ivanoff Rus çarlığına ait çiftliklerde 1912 yılında sığır ve koyunlara uygulamıştır.

İlk sun’i tohumlama Kooperatifi 1936 da 220 üye ve 1070 inekle Danimarka’da kuruldu. Spermanın dondurulabilmesi, taşıma kolaylığı, sun’i tohumlama uygulama pratikliği sayesinde bu yöntem bütün ülkelerce benimsenmiştir.

Ülkemizde de halk elindeki yerli ırk sığırları ıslah etmek ve verimlerini artırmak amacıyla 1949 yılında Bursa bölgesinde 2; ve Aydın bölgesinde 2 olmak üzere açılan 4 sığır sun’i tohumlama istasyonunda; Montofon ırkı sperma kullanılmış. Daha sonraları diğer ırk spermalardan kullanılarak yaygınlaştırılmış, 1985 yıllarında da serbest Veteriner Hekimler bu hizmete dahil olmuşlardır.

Kalıtsal verim gücünü arttırmak için, kısa bir zamanda, daha az emek ve masraf harcayarak; ancak Sun’i tohumlama metodunu etkili bir biçimde uygulamakla mümkün olur.

Sun’i Tohumlamanın Yararları

  1. Kalıtsal yapısı üstün erkek damızlıktan, tabii çiftleşmeye göre daha geniş ölçüde yaralanılır. Örneğin, tabii tohumlamada bir boğa yılda 60-100 inek tohumlayabilirken, aynı boğanın spermasıyla yılda 6-10 Bin inek Sun’i tohumlanabilir.
  2. Donmuş spermanın taşınması, çözülüp uygulanması pratiktir. Bugün pahalı damızlık alma yerine, onun spermasını ucuza elde edebiliriz.
  3. Damızlık boğayı almak, beslemek, aşım sırasında kontrolü zordur.
  4. Sun’i tohumlama dölerme hastalıklarının yayılmasını önler. Sürüdeki bir dölerme hastalığı boğa aracılığı ile diğer ineklere bulaşabilir.
  5. Erkek damızlıkların (Progeny Testing) gerçek denenmesi için gerekli dişi yavru sayısı tabii çiftleşmeye göre çok daha kısa sürede elde edilebilir.
  6. Sun’i tohumlamada ineklerin ne zaman kızgınlık gösterdikleri ve ne zaman gebe kaldıkları kontrolü ve denetimi kolay olur.
  7. Sun’i tohumlama sürüde homojeniteyi kısa sürede sağlar.



Tohumlamada Pratik Bilgiler

Sun’i tohumlama için veteriner hekiminizi çağırdığınızda; mutlaka tohumlanacak hayvanın kızgınlığının başlangıç zamanını ve niteliğini (Düve, İnek); veya dikkatinizi çeken diğer özelliklerini bildiriniz.

Tohumlama işlemi hayvan durağa alınarak, temiz (Aseptic) ortamda yapılmalı; daha sonra tohumlanan hayvan atlamalar sırasındaki sakatlanmaları önlemek için ayrı bölmeyi alınmalıdır.

Kızgın hayvanın arkasından çara akıntısı renksiz, şeffaf ve yapışkan olmalıdır. Akıntıda beyaz lekelerin olması veya akıntının çay renginde olması döl yatağının hasta olması şüphesiyle veteriner hekime bildirilmelidir. Gene hayvanların kızgınlık periyodu haricinde sık sık kızgınlık göstermeleri dölerme organlarının muayenesini gerektirir.

Birçok dölerme hastalığında erken yavru ölümleri olduğundan tohumlanan hayvanlar; 4-5 hafta sonra tekrar kızgınlık gösterebilirler veya gebe gibi hiçbir belirti göstermezler.

Tohumlanan hayvanı 80-90 günlerde gebelik muayenesi yapılmalıdır. Unutmayalım ki; Sun’i tohumlama destekleme priminden yararlanabilmemiz için evrakların tam olması gerekir. Veteriner hekiminden alınacak faturanın yanında aynı tarihli tohumlama belgesinde;

  • hayvan sahibinin adı- soyadı, adresi,
  • tohumlanan hayvanın kulak no’su, adı, ırkı
  • tohumlayan boğanın adı, kulak no’su,
  • tohumlama tarihi,
  • tohumlamacının Tarım Bakanlığı izin no’su, imzası
  • tohumlama payeti (Çubuğu) olması gerekir.

Tohumlanan hayvanın soy kütük kartına tohumlama bilgilerini yazmayı unutmamalıyız.

Sun’i tohumlamanın başarısı büyük oranda siz yetiştiricilerin sığırlarınıza olan ilgi, alaka ve takibine bağlıdır.

Kaynak: ADSYB

Devamını Oku

Trendler

error: İzinsiz Olarak Kopyalama yapamazsınız. !!