Connect with us

Politika

SON DAKİKA: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan mücadele mesajı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Asırlar geçse de maalesef bu ülkenin gündemi ve tarafları hiç değişmiyor. Dün de kendi bencil hesapları için ülkeyi ve milleti ateşe atmaktan, tarihini ve kültürünü hiçe saymaktan çekinmeyenler vardı değerli kardeşlerim, bu günde aynı yoldan giden kifayetsiz muhterisler var. Elbette üstadın her dediği dokunulmaz, tartışılmaz değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı’nın düzenlediği Bir Şiir Bir Hayat-Zindandan Mehmed’e Mektup Sergisi’nin açılış törenine katıldı. Serginin açılış töreninde konuşan Erdoğan, “Vefat günü olan 26 Mayıs’ta ikindi namazını müteakip Ayasofya Camii’nde hatim duası yapılacak. Üstat verdiği bir konferansta Ayasofya için şöyle diyordu, ‘Ayasofya açılacak, hem de öylesine açılacak ki kaybedilen bütün manalar, zincire vurulmuş masumlar gibi içinden fırlayacak. Öylesine açılacak ki bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları onun mahzenlerinde ele geçirilecek.’ Hamdolsun Ayasofya tam da üstadın dediği şekilde açıldı. Kendisinin ardından okunan hatmin duasının orada yapılacak olması da manevi kurtuluş savaşının bütün meselelerinin çıktığı yer diye tarif ettiği, bu ulu mabedin asli misyonuna dönüşünün işaretidir” dedi.

“NECİP FAZIL BU MİLLETE KİMSENİN İCAZETİNE, İNAYETİNE MUHTAÇ OLMADAN RUH KÖKÜNDEN ALDIĞI KUVVETLE VAR OLACAĞINI GÖSTERDİ”

Necip Fazıl Kısakürek denilince ilk akla onun şairliğinin geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz Necip Fazıl Kısakürek deyince önce onun şairliği geliyor. Kendisi herhangi bir şair olmanın ötesinde şairlerin sultanıydı. Bunun yanında emsalsiz bir hatipti. Evlere, kahvehanelere, konferans salonlarına sığmayan bir mücadelenin öncüsüydü. Mutlak hakikati ararken gösterdiği merakı, cesareti, gayreti, azmiyle yaşadığı zamanın karanlıklarını aydınlatan haberiydi. Mazi ile köprülerin atıldığı bir zamanda kitapları, makaleleri, piyesleri, hitabetiyle kabalıkların ve kalabalıkların karşısına çıkmıştı. İnsanların gönül tellerini titreten, kitleleri peşinden sürükleyen yazıları ve sözleriyle aralarında bizim de bulunduğumuz nice nesillerin hayatını etkilemiştir. Mesele hancı yolcu meselesi, biz de bu meselelerde yolcuyuz. Bu handan geçerken bırakacağımız eserler önemli. Üstat bütün dahiler gibi anlaşılması ve anlatılması son derece zor bir sanatkardı. Onun zekası fikrin dehlizlerinde öyle bir deveran ederdi ki ardından yetişmek mümkün değildi. Kendi iç dünyasında kurduğu dengelere, bilmecelere ve yaşadığı derin ızdıraplara ancak kaleme ve kelama döktüğü kadarıyla muhteri olabilirdiniz. Edebiyatın bütün sahalarında eserler vermiş olmakla birlikte tarih alanında yazdıkları geç kalmış bir hesaplaşmanın vasıtasıydı. Silinmiş, unutturulmuş, çarpıtılmış, hatta ters yüz edilmiş bir tarihi asli haline döndürmek gibi çetin bir vazifeye talip olmuştur. Osmanlı ile Cumhuriyet Türkiye’si ile tek parti dönemiyle toplumla ve siyasetle ilgili hakikatleri korkusuzca dile getirdi. Önünde hayatını dilediği gibi yaşayabileceği imkanı olduğu halde o zorluğu, çileyi seçti. Davası uğruna bedel ödemekten hiç kaçmadı. Yaşadığı onca mağduriyete rağmen umudun, kurtuluşun, diriliş ruhunun kaynağı Türkiye’dir demekten bir an olsun geri durmadı. Şerefi, izzeti, güzeli ve estetiği dışarıda arayanlara daima vatan coğrafyasının tohum halinde bir çekirdek olarak gördüğü Anadolu’yu ve tarihimizi işaret etti. Batması istenen ve bunun için her türlü çaba gösterilen kadim medeniyetimizin bu topraklarda yeniden yükseleceğine inanıyordu. Eserlerinde sık sık vurguladığı Türk kavramıyla, Selçuklu’dan ve Osmanlı’dan tavazzuh ettiğimiz değerlere sahip çıkıyordu. Bilhassa 14 ve 19. asır arasında 500 yıllık devrede milletimizin yetiştirdiği büyük şahsiyetleri örnek gösteriyor, onları kendi üslubuyla tanıtıyordu. Üstadın bu heyecanlı dili ve üslubu sevenleri için numune-i imtisal olurdu. Öz yurdunda parya muamelesi gören bu millet, tarih sayfasına tekrar çıkmak için ihtiyacı olan özgüveni onun kelimelerinde buldu. Necip Fazıl bu millete kimsenin icazetine, inayetine muhtaç olmadan ruh kökünden aldığı kuvvetle var olacağını gösterdi” diye konuştu.

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği kararına
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na tazminat davası

“DÜN DE KENDİ BENCİL HESAPLARI İÇİN ÜLKEYİ VE MİLLETİ ATEŞE ATMAKTAN ÇEKİNMEYENLER VARDI, BU GÜNDE AYNI YOLDAN GİDEN KİFAYETSİZ MUHTERİSLER VAR”

Advertisement

“Üstadın en önemli sermayesi samimiyeti, en büyük şiarı sahiciliğiydi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şiirin gücüne eserlerin kalibresine rağmen baskılara boyun eğmediği, aydın zorbalığına teslim olmadığı için gerici, süper mürşit gibi aşağılamalara maruz kaldı. O günlerin bazı gazeteleri üstadın yazılarından dolayı üstadın mahkemeye çıkışını adeta bir kutlama gibi müjde edasıyla manşetten duyurdu. Aynı dönemin bazı gazetecileri ise fikirle, kalemle, kelamla bileğini bükemediği Necip Fazıl’ı hakaretlerle alt etmeye çalıştılar. Karşılarında bütün bu saldırılarına yalnızca şiirleriyle cevap veren bir Necip Fazıl var. Onu tarihi gömmek isteyenlerin bu gün esamisi bile okunmazken, üstat aramızda yaşamayı Allah’a hamdolsun sürdürüyor. Üstadın eserleri bizim neslimizle birlikte gençlerimizin yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Kalemini davasının kılıcı yapanla, kökü dışarıda ideolojilerin maşalığından başka vasfı olmayanın arasındaki fark işte budur. Necip Fazıl bu günkü Türkiye’yi anlamak için önce Sultan Abdülhamid’in anlaşılması gerektiğine inanıyordu. Bu yaklaşımı da ‘Marifet büyük kısmı kursaktan dolma uydurmalarla Abdülhamid’i konuşturmakta değil, onun hakkında konuşabilmekte’ diyerek farklı bir boyuta taşıyordu. En önemli eserlerinden olan Ulu Hakan kitabı, bir tarih edebiyat ürünü olmaktan ziyade ortaya koyulmuş bir dava manifestosuydu. Ülkemizde bunca yıl sonra hala Sultan Abdülhamid’e dil uzatanların, onunla hesaplaşmak isteyenlerin olduğunu gördükçe üstadın tespitleri ve hassasiyetinin doğruluğunu tekrar tekrar anlıyoruz. Asırlar geçse de maalesef bu ülkenin gündemi ve tarafları hiç değişmiyor. Dün de kendi bencil hesapları için ülkeyi ve milleti ateşe atmaktan, tarihini ve kültürünü hiçe saymaktan çekinmeyenler vardı değerli kardeşlerim, bu günde aynı yoldan giden kifayetsiz muhterisler var. Elbette üstadın her dediği dokunulmaz, tartışılmaz değildir” ifadelerini kullandı.

“NECİP FAZIL’I OKUYUP ANLAMAK, RUHU VE MANASIYLA SÜREKLİ DAHA İLERİYE TAŞIMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR”

Necip Fazıl Kısakürek’in hayatında zorluklar yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osmanlı’nın yıkılışına ve cumhuriyetin kuruluşuna şahitlik etmiş, tek parti devrinin tüm zorbalıklarını iliklerine kadar yaşamış, tasavvuf kapısından girerek yeni bir dünya ile tanışmış. Ülkedeki bütün fikir hareketlerinde bizzat bulunmuş. Devrinin sınamalarından geçmiş bir ismin kendi iç yolculuğunun zorlu geçmesi kadar tabi bir şey yoktur. Üstadın kendisiyle ilgili pek çok tanımlamayı art arda sıraladıktan sonra işaret ettiği en önemli husus fikir namusudur. Üstadın fikir namusuyla beslediği ruhun milletimizin ufkunu aydınlattığı, heyecanını harekete geçirdiği, bilincini güçlendirdiği bir gerçektir. Bu besleyici damara, ateşleyici damara, bu itici lokomotife her dönem ihtiyacımız vardı. En çok içinden geçtiğimiz şu süreçte ihtiyacımız var. Bunun için Necip Fazıl’ı okuyup anlamak, onun açtığı yolu, yükselttiği dava bayrağını, ruhu ve manasıyla sürekli daha ileriye taşımak hepimizin boynunun borcudur. Fikir dünyası çoraklaşmış, ruh dünyası daralmış, heyecanı körelmiş, azmi kırılmış bir milletin ne büyük davaları taşımaya ne de kendine güçlü bir gelecek inşa etmeye takati yeter. Dünyadaki şartların zorluğu, ülkedeki entelektüel iklimin bunaltıcılığı, bireysel sıkıntılarımızın ağırlığı, hiçbirimiz için bu mücadeleden geri kalma bahanesi olamaz. Siyasette, fikirde, hayatın her alanında tek başımıza da olsak, kalabalıklarda yalnız da kalsak bu mücadeleyi vermekle mükellefiz. Zafere ulaşırsak ne ala, ulaşamazsak bile mücadelenin bizatihi kendisi biz faniler için en büyük şeref payesidir. Hatırlarsanız nice büyüğümüz ömrünü Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına adamıştı. Bu mücadelenin sonunu göremeden ölüp giden nice isimler oldu. Ama onların verdiği mücadelenin izini takip ederek, onların açtığı yolda ilerleyerek işte bu gün Fatih Sultan Mehmet Han’ın emanetini yeniden gediğine koyduk. Üstadın ve diğer büyüklerimizin hayatlarını adadıkları davaların neticelerini de birer birer görmeyi de sürdüreceğiz. Biz neysek bizden sonraki nesiller bunu sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Rumico

Advertisement

Politika

Kılıçdaroğlu: Hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz

CHP, ‘Milletin Sesi’ mitinginin ikincisini Maltepe miting alanında yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mitinge eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte geldi. Mitinge, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, parti meclis üyeleri, yüksek disiplin kurulu üyeleri, CHPli büyükşehir belediye başkanları, CHPli ilçe belediye başkanları da katıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşenin rahatsızlıkları nedeniyle mitinge katılamadığı belirtildi. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da konuşmalar öncesi, vatandaşları selamlamak için sahneye çıktı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önce Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybedenlerin ve tutuklu olanların aileleri, 49 yaşındaki kağıt toplayıcısı Nusret Güllü, 65 yaşında bulaşıkçılık yapan Nazife Canoğlu, kasap Fatih Uludağ, ev işçiliği yapan Muazzez Sungör, torna ustası Abdullah Korkaç sahneye çıkarak konuşma yaptı.

Mitingde binlerce kişi, Hak, Hukuk, Adalet şeklinde slogan attı.

“YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN FİNALİNE YAKLAŞIYORUZ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mitingde yaptığı konuşmada, “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor. Yaklaşık 5 yıl önce bu meydandaydık. Ankaradan İstanbula milyonlarla birlikte yürümüş ve bu meydanda milyonlarla buluşmuştuk. Bu meydanda kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımız demiştim. 5 yıl önce ilk adımımızı attığımız bu yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı bu kentin bu meydanlarında, sokaklarında, tarlalarında, üniversitelerinde özgürce kucaklaşacağız. Meraklanmayın az kaldı” dedi.

“GENÇLER, ELEŞTİRMEKTEN KORKMAYACAKSINIZ”

Advertisement

Kılıçdaroğlu, “Tahammül edilmeyen gençler, eğlence, mizah, yaşam tarzı, özgürlük Bizler gençlerden Atatürkün dediği gibi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesil bekliyoruz. Gençlerimizin her birinin fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hürdür. Ülkeye hak hukuk adalet geldi diye yetinmeyeceksiniz. Nerede bir yanlış görürseniz, bizi özgürce eleştireceksiniz. Bu pencereyi açıyorum size, eleştirmekten korkmayacaksınız, çekinmeyeceksiniz. Biz, kullanışlı aparatlarla sonuna kadar kavga edeceğiz ve kazanacağız. Haklı davamızın önünü kesmek için güvensizlik ortamı yaratmak istiyorlar. Söz veriyorum, biz kazanacağız” diye konuştu.

“ÜLKEMİZ AĞIR BİR EKONOMİK BUHRANIN İÇİNDEDİR”

Kılıçdaroğlu, “Ülkemiz ağır bir ekonomik buhranın içindedir. Bu hakka hukuka sırt çevirmenin sonucudur. Bu ekonomi adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyorlar, enflasyon yüzde 150lere dayanmış onlar emeklilerin bayram ikramiyesine tek kuruş zammı çok görüyorlar. Gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Onların, hamasi söylemlerinden, yalanlarından hepimiz bıktık” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DEĞİŞİME HAZIR

Uzun zamandır değişim rüzgarları estiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye değişime hazır. Çiftçimiz, işçisi, memuru, bürokratı, esnafı, tüccarı, ithalatçısı, turizmcisi, balıkçısı, taksicisi, apartman görevlisi bu değişime hazır. Bu değişime gençler hazır, kadınlar hazır. Bizler bu değişime hazırız. Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Advertisement

“SIĞINMACILARIN GERİ GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM”

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: Organize olan suçluların hepsini bu toplumdan söküp atmaya inanıyorum. Türkiyeye gelen kaçakların, Afganların, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesine inanıyorum. Benim vatan sevgimde sınır namustur anlayışı var. Yol geçen hanına dönen bu sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler. 8 milyon kişi plansız programsız başımıza indirdiler ve ülkemiz artık bu yükü taşıyamıyor. Sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik olarak bu yük taşınamıyor. Gitmek zorundalar. Gidecekler, davulla, zurnayla kardeşçe göndereceğiz. Hiç kimse unutmasın biz ırkçı değiliz, ırkçılığa karşıyız. Bu milletin alnına kara leke sürülmesine asla izin vermeyeceğiz. İktidara geldiğimizde Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Sadece bölgeye barış getirmeyeceğiz. Aynı zamanda Suriyeye Ortadoğuya da barış getireceğiz. Sığınmacıların can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. Bizim ilkemiz yurtta barış, dünyada barış ilkesidir.

“İKTİDAR OLDUĞUMUZDA ASLA DEĞİŞMEYECEĞİM”

Kılıçdaroğlu, “Bir parti liderinin halkını dinlemesini zayıflamış gibi algılıyor. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar, iyi olmak, devlet adamı olmak zayıflıkmış gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz ve birlikte iktidar oluyoruz ve ben iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum. Nerede durduğumu biliyorsunuz, bunu değiştirmek niyetinde değilim. Kibar olmayı, dinlemeyi, anlamayı, dezavantajlı olanların derdine koşmayı değiştiremem. Tam aksine inadına koşacağım” dedi.

“HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARMASINI BİLEN BİR PARTİYİZ”

Advertisement

Kılıçdaroğlu, “Hatalarımız oldu, biz hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de Allah da şahidimdir ki, kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz. İnanmaktan, denemekten, öğrenmekten ve şükretmekten vazgeçmeyenlerin başına harika şeyler gelir. İşte biz şu anda bu ortamdayız. Mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, ülkeye kardeşliği getirmek, milleti huzura kavuşturmak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, bölgesinde ve dünyada saygı duyulan bir ülkeyi yeniden inşa etmek” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORSANIZ BİZE KATILIN”

Bu söylediklerime inanıyorsanız bize katılın” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Akılcı bir ekonomi yönetimine inanıyorsanız bize katılın, Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız bize katılın. Çocuklarınızı bu güzel ülkede tutmak istiyorsanız bize katılın. 128 milyar doların kimlere satıldığını bilmek istiyorsanız bize katılın. Vergilerin nereye harcandığını bilmek istiyorsanız bize katılın. İsraf haramdır, yolsuzluk haramdır diyorsanız bize katılın. Asgari ücretli açlık sınırına mahkum olmasın diyorsanız bize katılın. 3600 ek gösterge ve EYT sorunu çözülsün diyorsanız bize katılın. Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyorsanız bize katılın. Halkın alın teri millete harcansın diyorsanız bize katılın. Bu ülkede barış istiyorsanız, aş, iş istiyorsanız bize katılın. Uyuşturucu baronları ile mücadele haktır diyorsanız bize katılın. Herkesin inancına yaşam tarzına saygı duyulsun istiyorsanız bize katılın. Süleyman Şah türbesi vatan toprağına dönsün diyorsanız bize katılın. Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma milletimin huzurunda söz veriyorum. Geliyor gelmekte olan.”

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan Adana’da! ‘Meydanı sokak terörünü harlamak isteyenlere bırakmayız’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Adana Stadyumu’nda düzenlenecek ‘Bir Gençlik Şöleni’ne katılmak için Adana’ya geldi. İlk olarak Yeni Adana Stadyumu otoparkında kurulan platformda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, “81 vilayetimizin tamamındaki gençlerimizi gönülden selamlıyorum. Bugün Adana hem stadyumun içinde hem de dışında bir başka güzel. Bugün Adana bir başka heyecanlı, coşkulu. Sizler bugün görüyorum ki kabınıza sığmıyorsunuz. Ahde vefanız, sınır ve mesafe tanımayan aşkınız için çok teşekkür ediyorum. Buradan Adana’dan ayak bastığınız andan itibaren bizi hasretle bağrına basan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Tarımın, bereketin, yüreklerimizi ısıtan güneşin şehri Adana’yı biz bir başka seviyoruz. Biz bu şehrin yiğitliğini, cesaretini seviyoruz. Söz konusu millet ve memleket olunca en ön safta olan vatansever insanlarını seviyoruz. O güzel Adana türküsünden ‘Ağam Adanalı, canım Adanalı, ben sana yandım kibar Adanalı’ diyoruz. Rabbim yol arkadaşlığımızı ilelebet daim eylesin” diye konuştu.

İsveç ve Finlandiya’nın ardından bir görüşme de Stoltenberg ile

“Türkiye’ye sevgi diliyle konuşuyoruz”

AK Parti olarak tüm vatandaşlarla görüştüklerini söyleyen Erdoğan, “Son 20 yılda ne Adana ne de diğer şehirlerde aramıza kimselerin girmesine izin vermedik. Sadece seçimlerde milletin kapısını çalanlardan olmadık. Sizlerin sadece dertlerini, sıkıntılarını değil sevinçlerini de paylaştık. Tüm vatandaşlarımızla görüşüp, hasret giderdik. Sandıktan çıkan netice ne olursa olsun ilk gün ki aşkla şehirlerimize hizmet götürdük. Adana’yı da bölgesiyle beraber parlayan yıldız haline getirmek için devasa yatırımlarla donattık. Eğer yorulmuyorsak, aşk ile koşan yorulmaz. Bugün de aynı hissiyatla hareket ediyoruz. Biz bu millete aşığız. Aşık olduğumuz içinde dağları delerek bu yola devam ediyoruz. Ferhat gibi, Ferhat, Şirin’e aşıktı. Ne yaptı? Dağları deldi ve Şirin’e ulaşmak için engel tanımadı. Birileri gençlerimizi kısır kavgalarına dahil etmek isterken biz 81 ilden buradan kardeşlik mesajları veriyoruz. Birileri nefret ve öfke dili konuşurken biz tüm Türkiye’ye sevgi diliyle konuşuyoruz. Gelin canlar bir olalım, sevelim sevilelim diyoruz” ifadelerini kullandı.

“Meydanı asla terk etmeyeceğiz”

Meydanı asla terk etmeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırtını emperyalistlere, onların temsilcilerine, muhtelislerin, 3 günlük ikballeri uğruna bu ülkenin gençlerini bozuk para gibi harcamasına müsaade etmeyeceğiz. Gençlerimizin arasına nifak sokulmasına, fidan gibi delikanlılarımızın heba edilmesine kesinlikle rıza göstermeyeceğiz. Ezeli ve ebedi kardeşliğimize halel getirmeyecek, bizi ayırmaya çalışanlara meydanı asla terk etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Advertisement

“Türkiye’nin geleceğine kimse ipotek koyamayacak”

“Türkiye’yi kan tüccarlarına bırakmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:

“Her karış toprağında bir şehidin yattığı bu mübarek vatanı, kavgadan ve kaostan medet uman kan tüccarlarının insafına bırakmayacağız. Bizim siyasetimizde kışkırtma, tahrik, gençleri sokağa dökme yoktur. Bizim siyaset anlayışımızda milleti kutuplaştırmak yoktur. Biz nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyen değil, kardeşliği, kucaklaşmayı öne çıkaran bir siyasi geleneğin mensuplarıyız. Bugün burada sadece sizlerle kucaklaşmaya gelmedik. Aynı zamanda raf ömrü tükenmiş, bayat senaryolarla milletimizi bölmeye heveslenen siyaset simsarlarına da net bir mesaj vermek için geldik. Türkiye’nin geleceğine kimsenin ipotek koyamayacağını bir kez daha güçlü bir şekilde haykırmak için geldik. Dost düşman herkese ilan etmek için geldim.”

“Her bir evladımızı bağrımıza basacak, koruyacak ve kollayacağız”

Türkiye’nin istiklal ve istikbaline leke sürdürmeyeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dışarıdan kulaklarıma üflenen suflelerle siyasetçilik oynayan çapsızlara sesleniyorum. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık. Meydanı sokak terörünü yeniden harlamak isteyen müsterihlere bırakmayacağız. Biz bu ülkeyi birilerinin ihsanıyla kurmadık. Emperyalistleri, taşeronluk yapanların kirli emellerine teslim etmeyeceğiz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi göğsümüzü tanklara, ölüm kusan silahlara siper edeceğiz ama istikbal ve istiklalimize asla leke sürdürmeyeceğiz. Her bir evladımızı bağrımıza basacak, koruyacak ve kollayacağız. Son 20 yılda olduğu gibi 2023’e giden kritik süreçte de 85 milyonun tamamını kardeşimiz bileceğiz. Başkaları yönünü nereye dönerse dönsün bizim milletimizden başka pusulamız yok. Bizim ne kavga siyasetine ne de küresel güçlerine hesaplarına peşkeş çekilecek gencimiz yoktur. Her gün minarelerinden ezanın yükseldiği bu ülke bizim en değerli varlığımızdır. 85 milyonun her bir ferdi bizim öz ve öz kardeşimizdir. Kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bu ülkenin gençlerinin tamamı bizim evladımızdır. Gözlerini kin ve nefret bürümüş malum çevrelere de milletimiz hak ettiği cevabı verecekler” diye konuştu.

Advertisement

Erdoğan, “Bu kardeşlik ikliminin korunmasına ihtiyacımız var. Ülkemizi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında tüm dünyanın gıptayla baktığı bir yer haline getirebilmemiz için sizlerin muhabbetine ihtiyacımız var. Milletimizi hayalleri ve hedefleriyle buluşturabilmemiz için gençlerimizle kucaklaşmaya ihtiyacımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha sonra Yeni Adana Stadyumu’nun içinde düzenlenen ‘Bir Gençlik Şöleni’ne katılmak için alandan ayrıldı.

Rumico

Devamını Oku

Politika

Erdoğan’dan diplomasi trafiği! İsveç ve Finlandiya’nın ardından bir görüşme de Stoltenberg ile

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsveç Başbakanı ile görüşmesinde, Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasına bugüne kadar hep tam destek verdiğini belirterek, ittifak içinde hem üye ülkelerin güvenliği hem de kolektif güvenlik açısından dayanışmanın esas bir değer olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin, İsveç’in terör örgütü PKK/YPG/PYD güdümündeki şahıs ve sözde kuruluşlarla temaslarından rahatsızlık duyduğunu uzun zamandır dikkate getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ terör örgütünün İsveç’teki mevcudiyet ve faaliyetlerinin de sürdüğüne dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in terör örgütlerine yönelik siyasi, finansal ve silah desteğinin son bulması gerektiğini vurguladı.

PKK/PYD/YPG’nin DEAŞ’la mücadele ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in terör örgütü PKK ve bu örgütün Suriye ile Irak’taki uzantıları bakımından Türkiye’nin kaygılarını paylaştığını ortaya koyan somut ve ciddi adımlar atmasını beklediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih yazan kadın boksörleri tebrik etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Türkiye’ye yönelik terörist tehdit yüzünden gerçekleştirmek zorunda kaldıkları Barış Pınarı Harekâtı sonrasında savunma sanayii alanında İsveç’in Türkiye’ye uyguladığı kısıtlamaların da kaldırılması gerektiğini ifade etti.

ERDOĞAN’IN FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞMESİ

Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke ilişkileri ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

İletişim Başkanlığı’ndan Finlandiya Cumhurbaşkanı ile görüşmeye ilişkin şu açıklama yapıldı; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile telefonda görüştü. Görüşmede, iki ülke ilişkileri ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan görüşmede, NATO içinde bir müttefik açısından tehdit oluşturan terör örgütlerini görmezden gelen bir anlayışın dostluk ve ittifak ruhuyla bağdaşmayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin millî güvenliğine ve halkına yönelik açık bir tehdide karşı verdiği meşru ve kararlı mücadeleye saygı gösterilmesini ve bu mücadeleye destek verilmesini beklemenin en doğal hakkı olduğunu ifade etti.

Alıntı Metni

BİR GÖRÜŞME DE STOLTENBERG İLE

Advertisement

Erdoğan’ın diplomasi trafiği İsveç ve Finlandiya’nın ardından Stoltenberg ile devam etti. Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasını samimi şekilde desteklediğini, İsveç ve Finlandiya’nın üyelik talebine dair meselenin ise bu iki ülkenin Türkiye’nin hayati milli güvenlik menfaatleriyle ilgili tutumları olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın terörizmle mücadele başta olmak üzere temel meselelerde Türkiye ile dayanışma içinde olacaklarını açıkça göstermedikleri sürece, bu ülkelerin NATO üyeliklerine müspet yaklaşmayacaklarını dile getirdi.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Advertisement
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bittiği anda dünyada bu işin tek örneği olacak
Alıntı Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın raket tutuşu NFT’ye dönüştü

Rumico

Devamını Oku

Trendler