Connect with us

Serbest Bölge

Suriye-Irak tezkeresi Resmi Gazete’de

Suriye-Irak tezkeresi Resmi Gazete'de

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere Irak ve Suriye’ye gönderilmesi konusunda Cumhurbaşkanına verilen yetkinin 2 yıl uzatılması ile Türkiye’nin Lübnan’da konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Geçici Görev Gücü’ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin TBMM kararları, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Son dakika haberi!

Türk askerinin Irak ve Suriye’deki görev süresinin uzatılmasına dair kararda, Türkiye’nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan gelişmeler ve süregiden çatışma ortamının milli güvenlik açısından taşıdığı risk ve tehditlerin artarak devam ettiği belirtildi.

Türkiye’nin, komşusu Irak’ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfettiği vurgulanan kararda, diğer taraftan Irak’ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını sürdürmesi ile etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimlerin bölgesel barışa, istikrara ve Türkiye’nin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğu bildirildi.

Kararda, Suriye’nin Türkiye sınırına mücavir alanlarda, PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere, mevcudiyetini sürdüren terör örgütlerinin Türkiye’nin ulusal güvenliğine ve sivillere yönelik eylemlerini sürdürmekte olduğu hatırlatılarak, “PKK/PYD-YPG, Suriye’de bölücü faaliyetlerine devam etmektedir. Harekat alanlarımızda tesis edilen sükunet ve istikrarı korumak amacıyla meşru ulusal güvenlik çıkarlarımız doğrultusunda önlemler alınmaktadır. İdlib’de, Astana süreci çerçevesinde istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik faaliyetlerimizi hedef alan risk ve tehditler devam etmektedir. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde, terör ile Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik, milli güvenliğimize tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklarımız doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması milli güvenliğimiz açısından hayati önem arz etmektedir.” ifadeleri yer aldı.

Advertisement

Ayrıca, BM Güvenlik Konseyinin 2014 ve 2015 yılındaki kararlarıyla, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının teyit edilmiş olmasının ve bu ülkelerdeki terör faaliyetlerinin kınanarak DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı BM üyesi tüm ülkelere, 2001 yılında alınan karar ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulmuş olmasının ışığında, Türkiye’nin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesinin önem taşıdığı ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:

“Bu mülahazalar ışığında, Türkiye’nin milli güvenliğine yönelik ayrılıkçı hareketler, terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye’deki tüm terör örgütlerinden ülkemize bundan sonra da yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Türkiye’nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan ve hiçbir meşruiyeti olmayan tek taraflı bölücü girişimler ve bunlarla ilgili olabilecek gelişmeler istikametinde Türkiye’nin menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, TSK’nın gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca 2 Ekim 2014 tarihli ve 1071 sayılı TBMM kararı ile verilen ve son olarak 7 Ekim 2020 tarihli ve 1266 sayılı TBMM kararı ile 30 Ekim 2021 tarihine kadar uzatılan iznin süresinin 30 Ekim 2021 tarihinden itibaren 2 yıl uzatılması Genel Kurul’un 26 Ekim 2021 tarihli 11’inci Birleşiminde kabul edilmiştir.”

TÜRK ASKERİNİN LÜBNAN’DAKİ GÖREV SÜRESİ 1 YIL UZATILDI

Türkiye’nin, Lübnan’da konuşlu BM Geçici Görev Gücü’ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2021’den itibaren bir yıl uzatılmasına ilişkin kararda ise BM Güvenlik Konseyinin 11 Ağustos 2006 tarihinde kabul ettiği karar ve TBMM’nin 5 Eylül 2006 tarihli kararla, 1 yıl için verdiği izin çerçevesinde, Türkiye’nin Lübnan’da konuşlu UNIFIL’e silahlı kuvvetleri unsurlarıyla katkı sağladığı hatırlatıldı.

Söz konusu iznin süresinin son olarak TBMM’nin 6 Ekim 2020 tarihli kararıyla 31 Ekim 2020 tarihinden itibaren 1 yıl uzatıldığı belirtilen kararda, Türkiye’nin UNIFIL’e yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli bir işlev üstlendiği vurgulandı. Bu çerçevede Türkiye’nin katkısının gerek BM sistemi içinde, gerek bölgesel ve küresel ölçekte, gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla Lübnan toplumunun her kesimi nezdinde görünürlüğünün artmasına, ayrıca barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine hizmet ettiğinin altı çizildi.

Advertisement

Bu itibarla, UNIFIL’e Türkiye’nin katkısının sürdürülmesinin önem arz ettiği ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:

“UNIFIL’in görev süresi BM Güvenlik Konseyinin 30 Ağustos 2021 tarihli kararıyla 31 Ağustos 2022 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu hususlar ışığında ve Lübnan ile ikili ilişkilerimiz ve bölgedeki güvenlik şartları da göz önünde tutularak, BM Güvenlik Konseyinin UNIFIL’in görev süresinin uzatılması yönündeki 2591 (2021) sayılı kararı uyarınca; hudut, şümul ve Cumhurbaşkanınca belirlenecek TSK unsurlarının, 1701 (2006) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı ve 880 sayılı TBMM kararıyla tespit edilen ilkeler kapsamında 31 Ekim 2021 tarihinden itibaren 1 yıl daha UNIFIL’e iştirak etmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanınca yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca izin verilmesi, Genel Kurulun 26 Ekim 2021 tarihli 11’inci birleşiminde kabul edilmiştir.”

Rumico

Serbest Bölge

16 yaşındaki genç kız babasının silahıyla intihar etti

16 yaşındaki genç kız babasının silahıyla intihar etti

Bartın’da 16 yaşındaki lise öğrencisi evinin banyosunda ölü bulundu. “Özür dilerim” yazılı bir not bırakan kızın, babasına ait silahla intihar ettiği belirtildi.

Bartın’da lise öğrencisi genç kız babasına ait silahla intihar etti.

Olay akşam saatlerinde Bartın kent merkezi Kemerköprü mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 16 yaşındaki lise öğrencisi İ.K. oturdukları apartman dairesinin banyosunda kanlar içinde bulundu.

112 ekiplerince olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan genç kız yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Genç kızın babasının otomobilinden aldığı babasına ait beylik tabancası ile kendini vurduğu ve “özür dilerim” yazılı not bıraktığı iddia edildi.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Serbest Bölge

Evde çıkan yangında 3 kardeş öldü

Evde çıkan yangında 3 kardeş öldü

Kahramanmaraş’ta Suriyeli bir ailenin yaşadığı evde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Annelerinin evde bıraktığı yaşları 2,3 ve 5 olan üç kardeş dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti.

Kahramanmaraş’ta bir evde çıkan yangında üç kardeş yaşamını yitirdi.

Pazarcık ilçesinde, 3 katlı apartmanın giriş katında yangın çıktı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın ekiplerin çalışmasıyla kısa sürede söndürüldü.

Evde dumandan etkilenmiş halde bulunan 2 yaşındaki Talip Şakir, 3 yaşındaki Abdunnasır ve 5 yaşındaki Muhammet Rida ambulanslarla sevk edildikleri hastanede hayatını kaybetti.

Advertisement

Annenin 3 kardeşi evde bırakarak diğer iki çocuğuyla dışarıya çıktığı öğrenildi. Yangının, çocukların çakmakla oynaması nedeniyle çıktığı şüphesi üzerinde duruluyor.

Rumico

Devamını Oku

Serbest Bölge

Cinsel içerikli fotoğraf davasında beraat

Cinsel içerikli fotoğraf davasında beraat

Ankara’da iş insanı E.Ö.’nün eski çalışanı D.K. adlı kadına sosyal medya hesabından cinsel içerikli fotoğrafını gönderdiği iddiasıyla ‘cinsel taciz’ suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyordu. Ancak davada bilirkişi raporu ile fotoğrafın başkasına ait olduğu belirlenince, D.K. beraat etti.

Ankara’nın Mamak ilçesinde bir mağaza zincirinde çalışan D.K., Mayıs 2019’da işten çıkarıldı. Yaklaşık 1 ay sonra D.K.’ye sosyal medya hesabı üzerinden bir hesaptan, bir erkeğe ait yüzü görünmeyen cinsel içerikli fotoğraf gönderildi.

D.K., söz konusu fotoğrafı eski patronu E.Ö.’nün gönderdiğini iddia ederek şikayette bulundu.

Soruşturma sonunda iş insanı E.Ö., hakkında ‘cinsel taciz’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

“FOTOĞRAFIN EŞİNE AİT OLDUĞUNU SÖYLEDİ”

Advertisement

Ankara, 52’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, şikayetçi olduğunu söyleyen D.K., “Yanında çalıştığım sürede bana bir kez içki içmeyi, bir kez de birlikte tatile gitmeyi teklif etmişti. Ben bu teklifleri kibarca reddetmiştim. Eşi beni kıskandığı için işten çıkarıldım” diye konuştu.

Başta fotoğrafı kimin gönderdiği konusunda bir tahmini olmadığını söyleyen D.K., “E.Ö’nün eşi, fotoğrafın eşine ait olduğunu ve fotoğrafın çekildiği yerin kendi yatak odaları ile aynı olduğunu söyledi” dedi.

“KOMPLO KURDUKLARINI DÜŞÜNÜYORUM”

Savunmasını yapan sanık E.Ö. de, “Ben bahsedilen fotoğrafı daha önce görmedim. Ancak kendisini aldattığımı iddia ederek boşanma davası açan eşimin, davaya delil sunabilmek için müşteki D.K. ile bana böyle bir komplo kurduklarını düşünüyorum. Bahsedilen fotoğraf bana ait değil, suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.

BERAAT KARARI

Advertisement

Davanın karar duruşmasına, sanık ve müşteki ile taraf avukatları katıldı. Dosyaya giren bilirkişi raporunda suça konu olan fotoğrafın, beden muayenesi yapılan sanıkla uyumlu olmadığının tespit edildiği, kullanılan sosyal medya hesabının da sanık tarafından kullanıldığına dair somut bir kanıt elde edilemediği belirtildi.

Rapor konusunda görüşü sorulan D.K., şikayetinin devam ettiğini belirtirken, sanık E.Ö. raporun kendisine kurulan komplonun ispatı olduğunu söyleyerek, beraatını talep etti.

Mahkeme heyeti, fotoğrafın gönderildiği hesabın sanık tarafından kullanıldığına yönelik bir kanıt bulunamaması, suça konu fotoğrafların sanığa ait olmadığı yönünde rapor gelmesi nedeniyle sanığın beraatına karar verdi.

ÖĞRENCİLER OKUL ÖNÜNDE KAVGA ETTİRumico

Advertisement
Devamını Oku

Trendler