Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Süt üreticisi yemde destek bekliyor

Süt üreticisi yemde destek bekliyor

Süt üreticisi yemde destek bekliyor. ULUSAL Süt Konseyi’nin (USK) çiğ süt litre fiyatını 1.7 TL olarak açıklamasıyla sektörde tartışmalar alevlendi.

ULUSAL Süt Konseyi‘nin (USK) çiğ süt litre fiyatını 1.7 TL olarak açıklamasıyla sektörde tartışmalar alevlendi. Tire Süt Kooperatifi ve İzmir Tarım Grubu Başkanı Mahmut Eskiyörük, konuyla ilgili acil önlem alınması gerektiğini söyledi. Ayrıca, yemde kilogram başına prim verilmesi gerektiğini belirtti. “Üreticinin 1 litre süt ile 1.3 kilogram yem alması gerekiyor. Süt fiyatındaki artış henüz daha uygulanmadan yeme gelen yeni zamlarla süt ve yem fiyatı aynı seviyeye geldi” dedi.



Süt üreticisi Yemde Destek Bekliyor

Ulusal Süt Konseyi’nce, 27 Temmuz 2018’de çiğ süt fiyatını belirlemek için toplanmıştı. Bu toplantının ardından soğutulmuş çiğ süt üretici tavsiye fiyatı litre başına 1.70 lira olarak belirlenmişti.

Belirlenen fiyat yüzde 3.6 yağlı ve yüzde 3.2 proteinli çiğ süt için geçerli. Bu fiyat, sektörde tartışmaları da beraberinde getirdi. Mahmut Eskiyörük, litresi 1.7 TL’ye satılan sütlerden üreticinin cebine ancak 1.6 TL gireceğine dikkati çekti. Tire Süt Kooperatifi ve İzmir Tarım Grubu Başkanı Mahmut Eskiyörük, acil önlem alınması gerektiğini söyledi. Eskiyörük, “Yemin de kilogram fiyatı 1.6 TL oldu. Süt üreticisi cebine giren parayı da yeme verecek. Bu duruma seyirci kalınırsa, üretici bitecek, üretim bitecek, sanayi bitecek, tüketici büyük zarar görecek. Ülkenin ekonomisi bitecek ve Türkiye ithalat ile daha da dışa bağımlı hale gelecek. Çok yazık” diye konuştu.

‘ÇÖZÜM, YEM PRİMİDİR’

Üreticinin para kazanamadığını vurgulayan Eskiyörük, yemde kilogram başına prim verilmesi gerektiğini söyledi. Eskiyörük, bu sayede hem üreticinin kazanacağını hem de kayıt dışılığın önleneceğini vurguladı. Süt hayvancılığında dünya çapında paritenin 1 litre süt ile 1.3 kilogram yem alınabilmesi olduğunu dile getiren Eskiyörük, “Çözüm basittir. Üretici kazanmak, tüketici de uygun fiyata güvenilir gıda almak istiyor. Bunu da süt fiyatını yükselterek değil, yem fiyatını düşürerek sağlamalıyız. Amaç üreticinin kazancını artırarak 1 litre süt ile 1.3 kilogram yem alabileceği koşulları sağlamaktır. Aradaki fark üreticiye destekleme primi olarak verilmelidir. Eğer süt fiyatını artırırsak tüketim düşer ve daha olumsuz sonuçlar doğurur. Üreticinin kazancını, yem fiyatını düşürerek sağlarsak hem üretici hem de tüketiciyi korumuş oluruz” dedi.

Advertisement



Eskiyörük, sütte uygun piyasa koşullarının oluşturulması için devletin, bugünkü şartlarda üreticiye yemde kilogram başına 30 kuruş prim uygulaması gerektiğini belirtti. Tire Süt Kooperatifi ve İzmir Tarım Grubu Başkanı Mahmut Eskiyörük, şunları kaydetti:
“Her ay yem fiyatlarına göre bu destek primi güncellenmelidir. Böylelikle yemciler üreticinin tepesine binemeyecek. Yeme yapılan her zam devletin kasasından çıkacağı için devlet seyirci kalmayıp müdahale edecektir. Ayrıca devlet, süt fiyatının 1.7 TL’nin altına düşmesini önlemek için, ‘Sütünü bu paradan satmayanın sütünü ben alıyorum’. demelidir. Devlet süt piyasasını sürekli kontrol altında tutmalıdır. İşte o zaman üretici, sanayici ve tüketici güvence altına alınacaktır. Üreticiyi kurtarmadan, sanayiciyi, tüketiciyi ve Türkiye’yi kurtaramayız.”

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Marmarabirlik ihracatta 7. ödülünü aldı

Yaptığı yatırımlarla kendini sürekli yenileyen, ürün çeşitliliğini genişleten, kalitesini sürekli artıran, tüketici memnuniyetine büyük önem veren, ortaklarının refah seviyesini artırmak için yetiştirdikleri ürünün değerine değer katan Marmarabirlik, 60 ülkeye yapmış olduğu 9 bin ton ihracat ile Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 2020 yılı ihracat şampiyonları listesinde zeytin ve zeytinyağı sektöründe 7’inci kez ihracat şampiyonu oldu. TİM tarafından düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı ödül töreninde, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa’ya ihracat şampiyonluğu ödülünü Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve TİM Başkanı İsmail Gülle verdi.

Ödülü üretici ortaklar adına aldığını belirten Asa, “İhracattaki başarımızı daha da artıracağına inandığımız bu ödülü almak bize büyük mutluluk ve güç vermiştir. Bu başarıya ekip çalışmasıyla ulaştık. Çalışma arkadaşlarıma, 30 bin zeytin üreticisi ortak adına teşekkür ediyorum. Marmarabirlik’in geleceği aydınlıktır” dedi

Marmarabirlik’in son 10 yılda ihracatta geldiği noktayı Başkan Asa şu sözlerle özetledi: “Bugüne kadar ihracatı Marmarabirlik’in geleceği olarak gördük.İhracatımız  2010 yılı öncesi 4 bin tonlar seviyesindeyken, 2020 yılında 9 bin ton olarak gerçekleşmesi ve 2011 yılından bu yana aldığımız ödüller ihracata verilen önemin bir göstergesidir. Pandemi nedeniyle birçok sektörde ihracatta sıkıntı yaşanırken, Marmarabirlik bu dönemde ihracatını artırmayı başarmıştır. Bir önceki yıla göre ihracatta miktar olarak  % 25 büyüme gerçekleşmiştir. Toplam ciromuzun % 25’lik kısmını ihracat oluşturmaktadır.”

Yurtiçi ve yurtdışı pazar payını sürekli artıran Marmarabirlik’in global bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirten Asa, “Hedefimiz ihracat yaptığımız 60 ülkede etnik pazar dışında da tercih edilen marka olmaktır. Birçok ülkede ulusal zincir mağazalarının rafında Marmarabirlik ürünleri yer almaktadır. Almanya’da Lidl ve Real, Rusya’da Azbuka Vkusa ve Magnet, Özbekistan’da Korzinka, Avusturya’da Penny,Ukrayna’da Auchan ve Novus, Hollanda’da Alberthein, İsviçre’de Migros, Avustralya’da Coles Mayer, Kırım’da da Yabloko, Klever ve Toçka ulusal zincir marketler olmak üzere, ürünlerimiz farklı ülkelerde önemli market zincirlerin raflarında yer almış, bu da Birliğimize yeni  bir ivme kazandırmıştır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100.yılında 10 bin ton / 30 milyon dolar ihracat yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Dr. Pakdemirli: AB pazarında daha fazla coğrafi işaretli ürünümüzü görmek istiyoruz

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, AB Komisyonu’nun Tarımdan Sorumlu üyesi Janusz Wojciechowski ile yaptığı ikili görüşmede, Türkiye ve AB arasında tarımla ilgili yürütülen pek çok konuyu ele aldıklarını açıkladı. Görüşmeye ilişkin bilgi veren Bakan Pakdemirli, AB ile coğrafi işaretli ürünlerin karşılıklı korunması konusunda 2019 yılından bu yana yürütülen bir iş birliği olduğunu belirterek, “AB’de tescilli ve koruma altına alınmış 7 ürünümüz var. Bunlar Gaziantep Baklavası, Aydın İnciri, Malatya Kayısısı, Aydın Kestanesi, Milas Zeytinyağı, Bayramiç Beyazı ve Taşköprü Sarımsağı. Türkiye olarak AB pazarında daha fazla coğrafi işaretli ürünümüzü görmek istiyoruz. Her iki taraftan da yapılan tescil başvuruları var. Bu projenin gelecekteki iş birliğimizi daha da güçlendireceğini görüşmemizde değerlendirdik” dedi.

 Yeşil, sürdürülebilir ekonomiye geçiş için yol haritası

Bakan Pakdemirli, görüşmede Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın da gündeme geldiğini belirtti. Türkiye’nin hem Avrupa Yeşil Mutabakatı ile entegrasyon hem de küresel zorluklara hazırlıklı olmak için kendi sürecini başlattığını ifade eden Pakdemirli, şu bilgileri verdi:

“Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı, Ticaret Bakanlığımız tarafından ilgili tüm paydaşların katılımıyla hazırlandı. Bu eylem planı, kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda ülkemizin kaynaklarını verimli kullanan, yeşil ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçişini destekleyen bir yol haritası. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak bu eylem planında üç ana başlık altında 24 aksiyondan sorumluyuz. Bunlar, ‘Yeşil ve Döngüsel Ekonomi’, ‘Sürdürülebilir Tarım’ ve ‘İklim Değişikliği ile Mücadele.’ Özellikle ‘Tarladan Çatala’, ‘Biyoçeşitlilik’ ve ‘Orman’ stratejilerine özel önem veriyoruz. Bu dönüşümle ilgili de karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.”

Pakdemirli, görüşmede Üst Düzey Tarım Diyaloğu platformunun yanı sıra bundan sonraki süreçte karşılıklı neler yapılabileceğine ilişkin gündemlerin de değerlendirildiğini belirtti.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Tarla Günü’nde tarımda organik ve organomineral gübrelerin, olumlu etkileri paylaşıldı

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş,  sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla çiftçilerin gübre kullanımının etkilerini görebilecekleri “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin üçüncüsünü 16 Eylül Perşembe günü düzenledi. 

Çiftçiler, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’de gerçekleşen 3. Organik ve Organomineral Tarla Günü”nde, 31 bin 500 metrekarelik ayçiçeği deneme tarlasında, fermente sıvı ile katı organik ve organomineral gübrelerin toprak ve ürün üzerindeki etkileri konusunda uzmanlardan bilgi aldılar.

Etkinliğe Sütaş Grubu temsilcilerinin yanı sıra Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile muhtarlar ve çiftçiler katılım gösterdi.

Etkinlikte konuşan Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, 2020 yılında toplam 45 bin ton organik, 1.636 ton organomineral gübre üreterek yaklaşık 50 bin dekar toprağı zenginleştirdiklerine dikkat çekti. Toprağın organik maddesinin yetersiz olduğu, sulu tarımın yapılmadığı yerlerde sıvı fermente organik gübre uygulamaları ile yüzde 30’a yakın verim artışı elde edildiğini vurgulayan Çabukol, organik ve organomineral gübrenin meyve, sebze ve yem bitkilerinin kalitesini ve aroma özelliklerini de iyileştirdiğini de vurguladı. 

Sütaş, “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin ilkini Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliğiyle 1 Temmuz 2020’de Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’deki buğday deneme tarlasında gerçekleştirmişti.  İkinci Tarla Günü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nün de katılımıyla Türkiye mısır üretiminde önemli bir yere sahip olan Karacabey Bakırköy’de 8 Eylül’de düzenlendi.

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Trendler