Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

İzmir Ve Şanlıurfa Ticaret Borsalarından Pamuk Alanında İşbirliği

Ticaret Borsalarında Pamuk Alanında işbirliği

Ticaret Borsalarında Pamuk Alanında işbirliği. İzmir Ticaret Borsası ve Şanlıurfa Ticaret Borsası arasında, İzmir Ticaret Borsası’nın yüzde yüz sermayesi ile kurulan ve 2014 yılında faaliyete geçerek pamuk alanında ilk ve tek yetkili sınıflandırıcı olan İZLADAŞ’ın Şanlıurfa’da da hizmet vermesi ve elektronik ürün senetlerinin İzmir Ticaret Borsası Elektronik İşlem Platformu’nda (İZBEP) işlem görmesi konularında işbirliği protokolü imzalandı.

İzmir Ve Şanlıurfa Ticaret Borsalarında Pamuk Alanında işbirliği

İzmir Ticaret Borsası ile Şanlıurfa Ticaret Borsalarında pamukalanında işbirliği çerçevesinde. İZLADAŞ Şanlıurfa’da açacağı üçüncü şubesi ile Şanlıurfa Pamuk Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş.’ye (PAMLİDAŞ) teslim edilecek pamukların kalite tasnifini yapacak. Ayrıca, PAMLİDAŞ tarafından çıkarılacak Elektronik Ürün Senetleri İZBEP’te işlem görecek.



İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve Şanlıurfa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya. 17 Eylül 2018 Pazartesi günü gerçekleştirilen törende protokole imza atarak kurumlar arası işbirliğini resmen başlattı.

Ticaret Borsalarında Pamuk Alanında işbirliği imza töreni sonrası değerlendirme yapan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli. “Pamuk ülkemiz için stratejik öneme sahip çok önemli bir ürün. Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği, ürünün en sağlıklı koşullarda saklanarak değerinde pazarlanabileceği bir sistemi. Şanlıurfa Ticaret Borsası ile birlikte hayata geçirecek olmaktan dolayı son derece mutluyuz. Protokolün sektör adına hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Ticaret Borsalarında Pamuk Alanında işbirliği son derece önemli olduğuna değinen Şanlıurfa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ise. “Borsamız son dönemde lisanslı depoculuk yatırımlarına hız verdi. Borsa’nın yüzde 95, TOBB’un yüzde 5 sahibi olduğu Şanlıurfa Pamuk Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. (PAMLİDAŞ) kuruldu. Şirket, Avrupa Birliği IPA bileşeninden sağlanan 9 milyon 300 bin Euro destekle, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde. 117 bin metrekarelik alan üzerinde, 20 bin ton kapasite ile pamuk lisanslı depo yatırımını tamamladı. İzmir Ticaret Borsası ile yaptığımız işbirliği protokolüyle birlikte pamuk sektörüne ve üreticilerimize hizmet alanımızı daha da geliştirmiş olacağız” diye konuştu.

Advertisement

Lisanslı depoculuk ve laboratuvar faaliyetleri nasıl işliyor?

Depolamaya uygun nitelikteki hububat, baklagiller, yağlı tohumlar, pamuk, fındık, zeytin, zeytinyağı, kuru kayısı gibi tarım ürünlerinin kalite standartları belirlenerek. Emniyetli ve sağlıklı koşullarda lisanslı depo işletmelerinde depolanmasını ve bu ürünlerin ticaretinin yine bu işletmeler tarafından düzenlenen ürün senetleri vasıtasıyla yapılmasını amaçlayan 5.300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu 17 Şubat 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.



Diğer yandan, depolamaya uygun nitelikteki ürünlerin gerek fiziki ve gerekse bu ürünleri temsil eden ürün senetleri vasıtasıyla ticaretinin yürütülmesini düzenleyen 5.174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 53’üncü maddesi ise 1 Haziran 2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştu.

Ülkemizde söz konusu tarihten günümüze kadar geçen sürede, Ticaret Bakanlığı tarafından; hububat, pamuk ve zeytinyağı ürünlerine ait ürün senetleri alım satımı alanında dokuz Ticaret Borsası’na, ürün depolama konusunda 142 depo işletmesine, lisanslı depoya konulan ürünlerin kalite kriterlerini tespit etmek üzere de 13 yetkili sınıflandırıcıya faaliyet izni ve yetki belgesi verildi.

İzmir Ticaret Borsası da sözleşme imzaladığı pamukla ilgili faaliyet gösteren lisanslı depolar tarafından çıkarılan ürün senetlerinin ticareti konusunda yetkilendirildi. Bu yetki kapsamında, pamuk alanında ilk lisanslı depo olan Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş’nin (ELİDAŞ) kuruluşuna öncülük eden ve en büyük ortaklarından olan İzmir Ticaret Borsası; İzmir Ticaret Borsası Elektronik İşlem Platformu’nu (İZBEP) da hayata geçirerek lisanslı depolar tarafından depolardaki malı temsil etmek üzere çıkarılan Elektronik Ürün Senetlerinin (ELÜS) alım-satımına imkân sağlayacak sistemi ticaret hayatına kazandırmış oldu.

İlk ve Tek Yetkili Sınıflandırıcı İZLADAŞ

İzmir Ticaret Borsası’nın yüzde 100 sermayesi ile kurulan ve 2014 yılı sonunda faaliyete geçerek pamuk alanında ilk ve tek yetkili sınıflandırıcı olan İZLADAŞ kısa sürede pamuk alanında güvenilir bir analiz laboratuvarı kimliğine kavuştu ve Türkiye çapında bir marka oldu.

Advertisement



Uluslararası alanda da birçok başarıya imza atan İZLADAŞ en son 2018 yılında katılmış olduğu 31 ülkeden 76 laboratuvar ve 125 cihazın yer aldığı pamuk lif analiz laboratuvarları arasında yapılan karşılaştırma testlerinde, İzmir Merkez Laboratuvarı en iyi ölçüm derecesiyle dünyada birinci, ELİDAŞ depolarında bulunan Belevi Şubesi ise dördüncü sırada yer aldı…

İZLADAŞ, İzmir Merkez Laboratuvarı ve Belevi-Selçuk Pamuk Lif Analiz Laboratuvarı aracılığıyla başta İzmir Ticaret Borsası üyeleri olmak üzere ELİDAŞ ve ülke genelinde faaliyet gösteren borsalar, üniversiteler, araştırma kurumları, tekstil ve çırçır fabrikaları, özel tohum firmaları gibi pek çok kurum ve kuruluşa hizmet veriyor. Çalışmalarını Ticaret Bakanlığı denetiminde yürüten her iki laboratuvarda da ELİDAŞ pamuk lisanslı deposuna ürün teslim etmek isteyen mudilerin tek balya analizleri gerçekleştiriliyor.

Politika

Tarıma Gözümüz Gibi Bakmalıyız

Sosyoekonomik Entegrasyonun Desteklenmesi ve Geçim Sağlama İmkanlarının Yaratılması Aracılığıyla Türkiye’de Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplulukların Dayanıklılığının Geliştirilmesi Projesi Tanıtım Toplantısı İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşti.

Birleşmiş Milletler Fonu ve FAO ortaklığı ile İl Müdürlüğü Koordinatörlüğünde yürütülen ve 2020 – 2021 yıllarında gerçekleştirilen Mesleki Eğitimlere ve Uygulamalı Çiftçi Okulu Eğitimlerine katılan çiftçilere verilecek Hibe Programının detaylarının anlatıldığı toplantıya Ak Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da katıldı.

Kadınlarla yürütülen projelere ve kadın üretimine çok önem verdiklerini ve desteklemeye her zaman devam edeceklerini belirten Çankırı “İzmir’de hem tarım hem de ticaret alanında faaliyet gösteren kooperatiflerin kurulmasında, bunlara verilen desteklemelerde, hibelerde en fazla payı almaya çalışıyoruz. Mardin’de de benzer çalışmalar yürüttük ve orada kurduğumuz kooperatif şuan çok ciddi şekilde hem ilin ekonomik dengesine katkı sağlıyor hem de kadınlar tarafından üretilen ürünlerin kooperatife nasıl fayda sağladığını görüyoruz” dedi.

DESTEKLEMELERİN SAYISI AZALTILACAK, DAHA NİTELİKLİ OLACAK

Geleceğimizin tarımda olduğunu belirten Çankırı şunları söyledi; “Tarıma gözümüz gibi bakmalıyız. Sayın Bakanımız Vahit Kirişçi ile göreve geldiği ilk günden itibaren yapmış olduğumuz istişareler sonucunda tarımda eksiğimiz olan, yapmamız gereken, geç kalınmış ama hızlı bir şekilde adım atmamız gereken gündem maddelerini ele aldık. Bunların arasında desteklemelerin sayısının azaltılıp daha nitelikli bir şekilde sizlere dönmesini sağlamak da var. Bu noktada farklı yöntemler geliştiriliyor. Damla sulama yöntemleriyle, sulama teknikleriyle, arazilerde yapılan çalışmalarla verilecek destekler, tohum destekleri, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta yapabileceğimiz programlar. Bunların hepsi artık daha planlı bir şekilde konuşulacak. İzmir ayağında bunun doğru bir şekilde yürüdüğünü görüyoruz. Hem hibeler hem de destekler, görüyoruz ki 30 ilçede etki alıyor” dedi.

Advertisement

Ülkemizde bulunan 6 milyon çiftçinin 3 milyonunun kadın olduğunu vurgulayan Çankırı “Kadının elinin değdiği yerin çok güzelleştiğini, daha katma değerli olduğunu görüyoruz. İzmir’de ki kooperatiflerimizde de bunu çok ciddi bir şekilde hissediyoruz. Biz kadını güçlendirdiğimizde otomatikman ailesini, şehrini, ülkesini de güçlendirmiş oluyoruz. O yüzden bu desteklerin siz kadınlara verilmesini önemsiyorum ve destekliyorum. Bizim için çok kıymetlisiniz, üretimleriniz çok kıymetli. Üretimlerinizin daha planlı, yerine, amacına ulaşır şekilde olması ve ürün desenlerini doğru planlamanız noktasında da Tarım İl Müdürlüğü ve İlçe Müdürlükleri ile uyumlu çalışmanız bizim için çok kıymetli. Bu gün burada hibesini dağıtacağımız FAO destekli programa da, önümüzdeki günlerde ilana çıkacak hibe ve destek programlarına da lütfen başvurularınızı yapın. Bana vermezler, çıkmaz diye bir düşünceye girmeyin. Bizim sizlere proje anlamında, ortaya koymak istediğiniz ürün gamı anlamında başka desteklerimizde olabilir. Bu noktada hem İzmir’i tanıtmak hem de hep beraber geleceğimizi üretmek için iletişim halinde olalım” dedi.

İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen ise, “2 yıldır verdiğimiz eğitimlere katılan ve bizlere projelerini sunacak olan üreticilerimize hibe vereceğiz. Üreticilerimizden şunu özellikle istiyorum; daha fazla ve daha güzel projeler hazırlayalım. Çünkü bu program 10 ilde uygulanıyor. Diğer 10 ildeki projeler değerlendirmenin altında kalırsa hibe miktarlarımız artmış olacak. Bizler projelerin hazırlanma noktasında da sizlere eğitim vereceğiz ve birlikte çok güzel projeler hazırlayacağız” dedi.

Hibe başvurusu yapacak olan çiftçiler Mesleki Eğitim ve Uygulamalı Çiftçi Okulları eğitimlerinin verildiği Çiğli, Menderes, Menemen, Karaburun ve Urla ilçelerinde ikamet etmekte olan ve eğitimi başarı ile tamamlayan çiftçiler olacak.

Hazırlanan projelere Mikro Tarım – Gıda Katkı Hibeleri İçin 2.313 ABD Doları, Küçük Ölçekli Tarım İşletmeleri Yatırım Hibeleri İçin ise 11.565 ABD Doları hibe verilecek.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Geçen yıl 700 liraya dolan depo bu sene 3 bin liraya doluyor

Adana’da çiftçiler mazot fiyatlarının 30 liraya dayanmasına adeta isyan etti. Tarlasını ekip dikmek ve sürmek için traktörün kontağını bile çalıştıramaz hale geldiklerini belirten üreticiler, dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti. Çiftçilerin sorunlarını dinleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut ise, “Üreticinin kullandığı mazot da çarkıfelek gibi, zam numaratörü gibi her gün artıyor. Geçen sene 6 liraydı, bu sene neredeyse 30 lira oldu. Tam 5 kat arttı. Bu fiyatla üretici traktörün kontağını bile çeviremiyor. Üreticinin feryadını duyun” çağrısı yaptı.

“TARLAYI SÜREMİYORUZ”

Oymaklı Köyü’nden çiftçi Ali Sofi, “Traktörün üstünde oturuyoruz ama depomuz boş. Mazot alacak gücümüz yok. Şu depo 2.5-3 bin liraya doluyor. Değil tarla sürmeyi, bu makineyi çalıştıramıyoruz. Mazot 5.5-6 liraydı, 28-29 lira oldu. Tarlamı süremiyorum ben. Vallahi billahi süremiyorum” dedi. Helvacı Köyü’nden Hacı Süleyman Yüce ise, “Buğdayı hasat ettik ama ikinci ürün ekeceğiz yerine de mazot çok pahalı. Öyle bekliyoruz. Dönüme 5-6 litre mazot gidiyor. Bize mazot ve gübre versinler, para vermesinler, bizi böyle desteklesinler” diye konuştu.

“EKMEMEK DAHA MANTIKLI”

Advertisement

Oymaklı Köyü’nden üretici Niyazi Sevinç ise, “Mazot fiyatı çok arttığı için biçtiğimiz şu tarlayı boş bırakmak sorunda kaldık. Eskiden mazot fiyatı 7 lirayken 700 liraya traktörün deposunu dolduruyorduk. Şimdi depo 3 bin liraya doluyor. Gübre maliyetini kısıyoruz, yarıya kadar azalttık. Bu tabloyu değerlendirip tarlayı ekmemek şu an daha mantıklı gibi. Tarlayı ekmekten vazgeçtik” şeklinde konuştu.

“DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI”

Sirkenli Köyü’nden Şahin Köylü ise, “Ben pamuk, mısır ve buğday üretiyorum. Şu anda tarlayı süremiyoruz. Bir traktörün deposu 80-100 litre mazot alıyor. O da 3 bin lira ediyor. Dayanacak gücümüz kalmadı. Eskiden 2-3 defa sürüyorken, şimdi yüzeysel olarak, mazot çok harcamamak için sürüp bir defa sürüyoruz. Maliyetler çok yükseldi, bu işin altından kalkmak mümkün değil” açıklamasında bulundu.

“İNSANIMIZ TAŞ MI YİYECEK?”

Karataş Ovası’nda sorunlarını dinlediği çiftçilerin taleplerine cevap verilmesini isteyen CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise şunları kaydetti:
“Çiftçimiz Adana’da buğday hasadını yaptı bekliyor, ikinci ürünü ekecek ama tarlasını süremiyor. Ülkemizdeki ekonomik kriz zirve yaptı, yangın sürüyor. Herkes inim inim inliyor. Çünkü üreticiler üretemiyor, yurttaşlar alamıyor. Herkes büyük sıkıntı içinde. Bazılarının tuzu kuru olabilir ama vatandaş ekmek alamıyor. Bayat ekmek almak için bekliyor. Yarım litrelik su bile 3 lira, vatandaş fiyatı ateş pahası olan etin yanına yaklaşamıyor. Üreticinin kullandığı mazotu da çarkıfelek gibi, zam numaratörü gibi her gün artıyor, 30 liraya dayandı. Geçen sene 6 liraydı, bu sene neredeyse 30 lira oldu. Tam 5 kat arttı. Bu fiyatla üretici traktörün kontağını bile çeviremiyor. Üreticinin feryadını duyun, vatandaş perişan halde. İnsanımız taş mı yiyecek? Tuzu kuru olanlara sesleniyoruz, çözüm iktidarın elinde.”

Advertisement

Rumico

Devamını Oku

Politika

Karpuzda tehlike çanları çalıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, kilogram maliyeti 2.5 lira olan karpuzun tarlada 2-2.5 liradan satıldığını, marketlerde ise 15 liralık yüksek fiyatlar nedeniyle tüketicilerin karpuz alamadığını söyledi. “Dilimle karpuz” eleştirilerini hatırlatan Barut, “İthal karpuz nedeniyle yüksek fiyattan söz edip ‘dilimle karpuz yeniliyor’ diyen kesime sesleniyorum. Karpuz üreticisi zarar ediyor, tüketici alamıyor. Bu feryadı duyuyor musunuz?” dedi.
KARPUZ ÜRETİCİLERİYLE BULUŞTU
CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye’de en erken karpuz hasadının yapıldığı Adana’nın Karataş İlçesi’ne bağlı Tuzla Tabaklar Köyü’nde karpuz üreticileriyle buluştu. Mazottan gübreye, zirai ilaçtan fideye dek geçen seneye oranla üretim maliyetleri katlanarak artan üreticilerin sorunlarını dinleyen Barut, çiftçilere yardım elinin uzatılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini istedi.
“BU FİYATLA KÖKÜ ZARAR”
Milletvekili Ayhan Barut’a yaşadıkları sorunları anlatan ve mağduriyetine dikkat çeken karpuz üreticisi Ali Çamlı, “Bu karpuzun dönüme maliyeti tarla benimse 10 bin lira, kiralıksa 11.5 bin lira. Tarlada karpuz 2.5 lira. Dönüme en fazla 3-4 ton verim var. Bu işin altından biz nasıl çıkacağız? Markette 15-16 lira, tarlada 2.5-3 lira. Kökü zarar. Gördüğünüz 30 dönüm tarlada 450 bin lira masraf ettim. Aldığım para 150-200 bin lira. Gübre ve mazot fiyatı aldı başını gitti. Girdi çok fazla, çıktı çok ucuz. Olur mu böyle?” diye isyan etti.
“KARPUZDA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR”
Türkiye’nin en erken yetişen karpuzunun hasat edildiğini ifade eden CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, şunları kaydetti:
“Son dönemlerde ‘Karpuz dilimle satılıyor’ ve ‘Karpuz çok iyi para ediyor’ diyen kesime cevap olarak sesleniyoruz. Çukurova’da karpuz için tehlike çanları çalıyor. Çünkü kilogramda karpuzun üreticiye maliyeti 2.5 lira, fiyatı da tarlada 2.5 lira. Ancak ne yazık ki marketlere gittiğinde karpuzun fiyatı 15 liraya çıkıyor. Dolayısıyla ‘Karpuz dilimle yeniliyor’ diyen, ithal İran karpuzunu o gün için Çukurova karpuzuna mal eden kesim bugün bunu duyuyor mu? İktidar duyuyor mu? Karpuz için tehlike çanları çalıyor. Karpuzcular için çözüm noktasında bir an önce el atılması gerekiyor. Aksi takdirde sezonu iyi başlayan karpuzun sonu felaketle bitecek.”

Rumico

Devamını Oku

Trendler