Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Toplu arı ölümleri hastalıktan değil zirai ilaçlardan

Toplu arı ölümleri hastalıktan değil zirai ilaçlardan

Toplu arı ölümleri hastalıktan değil zirai ilaçlardan. Tarımsal ilaçlardan kaynaklandığı öne sürülen toplu arı ölümlerinin önüne geçmek için bilimsel çalışma yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği, bu tür ilaçların kullanımının kontrol altına alınmasını istiyor.



Toplu Arı ölümleri Hastalıktan Değil Zirai ilaçlardan

Toplu arı ölümleri hastalıktan değil zirai ilaçlardan. Türkiye’nin bazı illerinde meydana gelen toplu arı ölümleri üzerine çalışma yürüten Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği; çeşitli üniversitelerden oluşan bilimsel ekiple arazide analiz yaparak bir rapor hazırladı.

Birlik Başkanı Ziya Şahin, bu rapora ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada; arı varlığı ve bal üretiminde Türkiye’nin dünya ülkeleri arasında önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek; zirai ilaçların yol açtığını saptadıkları toplu ölümlerle ilgili acil tedbir alınması gerektiğini söyledi.

Şahin, son yıllarda arı ölümlerinin yaşandığı bölgelere çeşitli üniversitelerde görev yapan bilim kurulundaki öğretim üyelerini göndererek; inceleme yaptıklarını ve bu çalışmaları raporlayarak Tarım ve Orman Bakanlığına gönderdiklerini ifade etti.

– “Arı ölümleri ile yakından ilgileniyoruz”

Türkiye’nin değişik bölgelerinde yaşanan arı ölümleri ile çok yakından ilgilendiklerini; ve bal üreticisinin mağdur olmaması için çaba harcadıklarını kaydeden Şahin; “2017 yılında ilk arı ölümleri Adana’da başladı. Mısır tarlalarına kaplama tohum ekilmesi ve bunların zehirle entegre edilmesi nedeniyle arı ölümleri başladı. Daha sonra Trakya’da ayçiçeğinde ölümler başladı. Buradaki ölümler araştırıldı ve analizleri yapıldı. Daha sonra Şanlıurfa ve Bursa’daki meyve bahçelerinde ölümler yaşandı.” dedi.

Advertisement



– AB ülkelerinde yasak

Arı ölümlerinin yaşandığı tüm bölgelerde bilimsel ekibin analiz yaptığına işaret eden Şahin, şöyle devam etti:

“Neonikotinoid grubu ilaçlar artık bizim canımızı yakıyor. Hiç ipe un sermeye gerek yok. Arı ölümlerinin nedeni bellidir. Ölümler arı hastalıklarından değil, kitlesel ölümler tamamen zirai ilaçlardan kaynaklanmaktadır.”

Avrupa Birliği ülkelerinde neonikotinoid grubu 3 ilacın kullanılmasının sera altı dışında yasaklandığını anlatan Şahin; bu ilaçların Türkiye’de kullanılmasının gözden geçirilmesi ve yasaklanması gerektiğini vurguladı.

– “Yılda 200 bin arı kovanı kaybediyoruz”

2019 yılında arı ölümleri ile karşılaşmak istemediklerini vurgulayan Şahin, şunları söyledi:

Advertisement

“Bizim artık canımız yanıyor. Yılda 200 bin arı kovanı kaybediyoruz. Kovanlarımızı tarlalarda bırakıyoruz. Bu konuda Türkiye Arıcılar Birliği olarak raporlarımızı bakanlığımıza sunduk. Umut ediyorum ki 2019 yılında pestisitlerden bir tek arımız ölmeyecek. 2011 yılında aslında iyi bir çalışma yapıldı. Bazı kaplama ilaçlar yasaklanmıştı. Son iki yıldır bu ilaçlar tekrar kullanılmaya başlandı. Bununla ilgili de elimizde raporlar var. Bu ilaçların kullanılmasıyla arı ölümleri başladı. Ama ben umut ediyorum 2019 yılında arı ölümleri olmayacak.”

Ülke genelinde 2019 yılında arı ölümleri ile toplu mücadeleye başlayacaklarını aktaran Şahin; arıcıların besleme ürünlerini çok iyi irdelemesi gerektiğine de işaret etti. Şahin, piyasada arı beslemesi adı altında satılan ilaçları alıp kullanmamalarını; arıcıların birliklerden görüş almalarını istedi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Duru ise son dönemlerde yaşanan arı ölümlerinin daha çok ayçiçek; pamuk; susam; mısır ve narenciye gibi kültür bitkilerinin nektar kaynağı olarak kullanıldığı sahalarda görüldüğünü kaydetti.

2007 yılında olduğu gibi bu yıl da haziran-ağustos arasında da toplu arı ölümlerinin endişe verici düzeyde yaşandığını anımsatan Duru; bu problemin, Trakya Bölgesi’nde ve Anadolu’da özellikle ayçiçek, kanola ve pamuk balı üretimi dönemlerinde yaşandığını söyledi.



– “Problem tarım ilaçlarında”

Toplu arı ölümleri hastalıktan değil zirai ilaçlardan. Özellikle Çukurova ve Harran bölgesinde pamuk balı üretiminde de yaşanmış olmasının; bu problemin tarım ilaçlarından kaynaklandığı savını kuvvetlendirdiğini vurgulayan Duru, şöyle konuştu:

Advertisement

“Çam balı, kestane balı, geven balı, yayla balı, kekik balı üretimi gibi tarımsal faaliyetlerden uzak bölgelerde arıcılık tarımında toplu arı ölümlerinin görülmemesi; yaşadığımız bu problemin tarım ilaçlarından kaynaklandığı düşüncemizi destekleyen başka bir göstergedir. Ayçiçek tohumlarının tel kurtları ve boz kurtlara karşı kullanılan ve neonikotinoidlerden imidacloprid içeren ilaçlar; bitkinin yaprak çiçeklerine kadar ulaşmakta ve maalesef arı ve diğer kanatlıların ölümlerine yol açmaktadır. Zirai ilaçlarının tohumdan veya kökten verilmesi arı ölümlerini azaltmaz, esas olanın ilacın salınım süresi ve etki ettiği spektrumun boyutudur. Yapılan bilimsel araştırmalar bu düşüncemizi desteklemektedir.”

Problemin sadece ayçiçek tohumlarında kullanılan ilaçlardan da kaynaklanmadığını belirten Duru; halk arasında ot ilacı olarak bilinen herbisitlerin gereğinden fazla kullanılmasının; hem yer altı su kaynaklarını kirlettiğini hem de tarım alanlarında üretilen bitkilerin kirlenmesine; ve arılar başta olmak üzere birçok canlının yaşamını tehdit ettiğine vurgu yaptı.



Duru, Avrupa Birliği’nin neonicotinoid grubu ilaçları arılar için yüksek toksisiteye sahip olması, arılara, arı ürünlerine ve çevreye zarar vermesi nedeniyle 2013 yılında seralar ve kış tahılları dışında kullanımını yasakladığına değindi.

Laboratuvar ortamında yapılan kimyasal analizlerde toplu ölümlerde arıların vücutlarında aşırı miktarda ilaç kalıntısı olduğunun belirlendiğine işaret eden Duru; “Bu durum Avrupa Birliğince bu ilaçların yasaklanmasına gerekçe olarak gösterilmektedir.

Bu tür ilaçların tarımsal faaliyetlerde yaygın kullanımı, ilaçların kolayca havaya, toprağa ve su kaynaklarına ulaşmasına imkan sağlamakta, arılar ve çevre için de tehdit oluşturmaktadır. ” diye konuştu.

Advertisement

– Tüm canlı yaşamı tehdit altında

Toplu arı ölümlerinin doğada tüm canlıların yaşamının tehdit altında olduğunu gösterdiğini de belirten Duru, bu durumun, biyolojik döngünün son noktasında olan insanların sağlığının tehdit altına aldığını, bir an önce tedbir alınması gerektiğini kaydetti. Duru, daha sağlıklı bir nesil yetiştirmek için doğayı ve besinleri kirleten kimyasalların kullanımlarının ivedilikle yasaklanması veya kullanımlarının kontrol altın alınmasına ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Politika

Barut: “Onur ve gurur duyuyorum”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, kendisine verilen “2022 Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Özel Ödülü” ile büyük bir gurur ve onur yaşadığını söyledi.
SEMPOZYUMA BÜYÜK İLGİ
Tarım Öğretiminin 177’nci Yıldönümü ve Ziraat Mühendisleri Günü etkinlikleri çerçevesinde Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Merkezi, “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türkiye Tarımı Sempozyumu” düzenledi. Ankara’da Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik büyük ilgi topladı. Tarım sektörü ve paydaşları ile demokratik kitle örgütlerinden önemli isimleri buluşturan sempozyumda, yaşanan sorunlar ele alınıp çözüm için yapılması gerekenlere dair görüş alışverişinde bulunuldu.
GURURLANDIRAN GEREKÇE
Büyük ilgi gören etkinlikte  CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi olan Ayhan Barut, 2022 Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Özel Ödülü’nü ZMO Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez’in elinden aldı. Aynı zamanda Ziraat Mühendisi olan Ayhan Barut’a verilen ödülün gerekçesi, “Odanın iş ve işlemlerini kolaylaştırılması ve etkinleştirilmesine katkı sağlaması, mühendislerin istihdamını arttırıcı çalışmalar yürütmesi, tarım sektöründe üretici ve tüketici hak ve yararlarının gelişmesi için anlamlı katkılar üretmesi, olumlu bir kamuoyu oluşturulması çalışmalarına destek sağlaması, yaşamı ve uygulamalarıyla örnek oluşturması nedeniyle, tarım sektörü ve ziraat mühendisliği mesleğine yapmış olduğu katkılar için ZMO 2022 Yılı Özel Ödülüne değer bulunmuştur” olarak açıklandı.
AKIN ÖZDEMİR’İ ANDI, ‘HESAPLAŞACAĞIZ’ DEDİ
Ödül almak için çıktığı kürsüde yaşadığı gurur, onur ve heyecanı paylaşan Ayhan Barut, şunları kaydetti:
“Yıllarca Ziraat Mühendisleri Odamızın her kademesinde görev yaptım. Bu yönüyle bu ödül benim için çok anlamlı. Bundan sonra da ZMO her zaman bizim evimiz, yuvamız, ailemizdir. Burası bir okuldur. 10 Ocak Tarım Öğretiminin 177. yıldönümünü kutladık. 10 Ocak denildiğinde herkesin olduğu gibi benim de aklıma gelen mücadele insanı, Adana Şubesi Kurucu Başkanımız Akın Özdemir gelir. Akın Özdemir bir 10 Ocak kutlama gününde kendisine konuşma hakkı verilmediği halde zorla kürsüye gelerek tarihi bir söz söylemiştir. ‘İnsanı aç, hayvanı aç, toprağı aç bir ülkede kutlama yapılmaz. Olsa olsa hesaplaşılır’ demiştir. İşte Akın Özdemir’in de dediği gibi, tarıma darbe vuran, üretimi ve üreticiyi yok eden, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı hedef alan AKP iktidarı ve rantiye düzeni ile hesaplaşacağız.”

Rumico

Devamını Oku

Politika

Çiftçi Ve Üreticilere Destek Müjdesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yaptığı konuşmanın başında, bugünkü toplantıda hem çiftçilerle hasret gidereceklerini hem de müjdeleri paylaşacaklarını söyledi.

Çiftçi ve toprak denilince Âşık Veysel’i anmamanın mümkün olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Veysel’in şarkısındaki “Dost dost diye nicesine sarıldım/Benim sadık yârim kara topraktır” sözlerini hatırlattı.

“TOPRAĞI VE ONU İŞLEYEN ÇİFTÇİYİ İHMAL EDEN, GELECEĞİNİ İHMAL ETMİŞ DEMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanoğlu ne kadar beyhude dolaşırsa dolaşsın ne kadar başka meşgalelerle oyalanırsa oyalansın tek sadık yârinin toprak olduğunu anlayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sanayi devrimi ve ardından yaşanan teknoloji devrimi, insanların günlük hayatını ne kadar kolaylaştırırsa kolaylaştırsın toprak asıl hayat kaynağı olarak önemini hâlen koruyor. Biz de tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen tüm değerleriyle toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz. Ülkemizin nüfusunun 85 milyonu, dünya nüfusunun 8 milyarı bulduğu bir dönemde toprağı ve onu işleyen çiftçiyi ihmal eden, geleceğini ihmal etmiş demektir. Her küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu bizlere tekrar tekrar hatırlatmaktadır.”

Advertisement

“TAHIL SEVKİYATININ BAŞLAMASINI SAĞLAYARAK İNSANLIĞI BÜYÜK BİR KRİZİN EŞİĞİNDEN DÖNDÜRDÜK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna krizi sebebiyle tahıl sevkiyatının sekteye uğramasının dünya çapında bir açlık tehdidini ortaya çıkardığına vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye olarak yürüttüğümüz çok yönlü diplomasiyle tahıl sevkiyatının başlamasını sağlayarak insanlığı büyük bir krizin eşiğinden döndürdük. Elbette bu durum, kendi tarım üretimi kapasitemizin önemini de gösterdi. Hükûmetlerimiz döneminde çiftçilerimize verdiğimiz desteklerin, sağladığımız kolaylıkların, yaptığımız düzenlemelerin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bugünkü buluşmamız da aynı çabanın bir tezahürüdür. Bağlantı tüm alanlarıyla birlikte tarım sektörü ve onun ana unsuru olan çiftçilerimizi bir bütün olarak görüyoruz. Gübreyi, ilacı, yemi kullanan çiftçimiz ile onu üreten, satan, finansmanını sağlayan kurumları birlikte değerlendiriyoruz. Tarlasını en modern ekipmanlarla süren çiftçimiz ile bu makineleri üreten, satan, finansmanını sağlayan kurumları ayrı tutmuyoruz. Kooperatiflerimizden tarım ürünlerini girdi olarak kullanan gıda, tekstil, ilaç, kozmetik sanayisine, meslek örgütlerinden üniversitelere kadar bu alanda özellikle ilgili tüm yapıları aynı sistemin bir parçası olarak görüyoruz. Politikalarımızı ve uygulamalarımızı bu büyük ekosistemin unsurlarının tamamını gözeterek oluşturuyoruz.”

“GENÇLERİMİZİ VE KADINLARIMIZI TARIMA YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zincirin herhangi bir halkasındaki kopmanın tüm sistemi etkileyeceğini iyi bildiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Bunun için çiftçiden tüketiciye uzanan aşamanın hiçbir halkasını atlamadan sistemi bir bütün olarak geliştirecek adımları atıyoruz. Ziraat Bankamızın tarım sektörüne yönelik hizmetleri de aynı yelpaze genişliğine sahiptir. Tarım sektörünü yeni düzenlemelerle desteklerle teşviklerle güçlendirirken aslında sistemin tamamına hitap ediyoruz. Örnek uygulamalar, başarı hikâyeleri, tecrübe paylaşımı gibi yöntemlerle özellikle gençlerimizi ve kadınlarımızı tarıma yönlendirmeye çalışıyoruz. Ülkemizin 81 ilinden 2 bine yakın çiftçimizle işletme sahibimizle kooperatif ve kurum temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz bugünkü buluşmamızı da tüm bu gayretlerin özeti, bir sunumu olarak değerlendiriyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce genç çiftçilerin, kadın çiftçilerin, tarıma değer katanların konuşmalarının özetini dinlediklerini, toplantıya girerken de çiftçilerin ürünlerini sergiledikleri stantları ziyaret ettiklerini dile getirdi.

Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gördükleri ve duyduklarının kendilerine sadece Ziraat Bankası aracılığıyla kullandıkları 232 milyar lirayı aşkın tarım kredilerinin yerine ulaştığını, toplam kredi miktarının yüzde 88’ine karşılık gelen 204 milyar liraya uyguladıkları faiz desteğinin doğruluğunu, bilhassa 634 bin çiftçinin 60 milyar lira tutarındaki kredi faizinin tamamını karşılamalarının isabetini, toprağı aşkla sevgiyle işleyen 1 milyonu aşkın çiftçinin kendilerine sunulan kredi imkânını üretime dönüştürdüğünü, velhasıl tarım sektörüne bugüne kadar verdikleri desteklerin ve emeklerin boşa gitmediğini ispatladığını ifade etti.

Bu tablo karşısında kendilerinin de Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve diğer kurumlarla yürüttükleri çalışmaları sadece sürdürmekle kalmayıp, daha ileri seviyeye çıkartma şevki kazandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tarım arazilerinin toplulaştırılmasından sulama tesisleri yapımına, meraların korunmasından depolama ve satış kanallarının geliştirilmesine kadar her alanda sürekli hedef büyütüyoruz. Ülkemizin tarıma uygun her karış toprağının en yüksek verimle ekilmesini ve çiftçilerimizin alın terlerinin karşılığını alabilmesini sağlamayı hedefliyoruz. Savunma alanında nasıl kendi kendimize yeterliliği stratejik öncelik olarak görüyorsak tarımsal üretime de aynı anlayışla bakıyoruz. Bunun için devletimizin tüm imkânlarını seferber ediyor, her talebi dikkatle ele alıyor, her imkânı kullanıyoruz.”

“ZİRAAT KATILIMIN ÇİFTÇİLERİMİZE DÜŞÜK MALİYETLİ FİNANSMAN SAĞLAYABİLMESİNİ TEMİN EDECEK DÜZENLEMEYİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün verecekleri müjdelerin ülkenin toprak muhafızları, üretim akıncıları olan çiftçileri daha da güçlendirmeyi amaçladığına dikkati çekerek şunları kaydetti: “İlk olarak Çiftçi Destek Kredisi’ni uygulamaya geçireceğimizin müjdesiyle başlıyoruz. Bu krediyi çiftçilerimiz, hasat dönemine kadar yapacakları her türlü harcamaları için kullanabilecekler. Böylece çiftçilerimiz gelir elde edemedikleri dönemdeki ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilecekler. Kişi başına 250 bin liraya kadar verilecek bu kredinin yıllık faiz oranı yüzde 9,75 ve vade süresi 36 aya kadar olacaktır. İkinci müjdemiz Tarımsal KOBİ Kredisi’dir. Tarım ürünlerini işleyen küçük ve orta boy işletmeleri destekleyeceğimiz bu kredi sayesinde nihai malın katma değerinin üreticimizde kalmasını sağlamak istiyoruz. Tarımsal KOBİ Kredimizin üst limiti 15 milyon lira, devlet tarafından ödenen kısmı dışında kalan yıllık faiz oranı yüzde 4,75’tir. Yatırım kredilerinde 10 yıla, işletme kredilerinde 24 aya kadar vade uygulanabilecektir. Süt ve süt ürünleri, meyve ve sebze kurutma-dondurma, meyve suyu, salça, turşu, konserve, reçel, marmelat, pekmez, zeytin, su ürünleri paketleme, tütsüleme, organik tarım ürünleri gibi pek çok başlıktaki işletme faaliyetinde bu kredi kullanılabilecektir.”

Üçüncü başlıklarının Tarım Borç Transferi Kredisi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krediyle başka bankalardan yüksek faizle kredi kullanmış çiftçilerimizi Ziraat Bankamızda sağlayacağımız uygun şartlarla bu yükten kurtarmayı amaçlıyoruz. Üst limiti 5 milyon lira olacak bu kredinin de faiz oranı yüzde 9,75 ve vadesi 60 aydır. Önümüzdeki günlerde Ziraat Bankamız yanında Ziraat Katılımın da çiftçilerimize düşük maliyetli finansman sağlayabilmesini temin edecek bir düzenlemeyi inşallah hayata geçireceğiz” dedi.

Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu kredi imkânlarının çiftçilere ve işletmelere hayırlı olmasını diledi.

“GENÇLERİMİZİN VE KADINLARIMIZIN TARIMIN GELECEĞİNDE ÇOK DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMALARINI İSTİYORUZ”

Genç çiftçi ve kadın çiftçi kredi limitlerinin hâlihazırda 500 bin lira olduğunu bildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gençlerimizin ve kadınlarımızın tarımın geleceğinde çok daha fazla söz sahibi olmalarını istiyoruz. Bunun için buradan Ziraat Bankası Genel Müdürü’müze genç ve kadın çiftçi kredi limitlerini 500 bin liradan 1 milyon liraya çıkaralım diyorum. Alpaslan Bey, anlaştık değil mi? Bir yanlışlık olmasın” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası’nın tarım kredilerindeki takip oranının yüzde 1’in altında olmasının çiftçilerin borçlarına sadık olduklarını, ödemelerini hassasiyetle yaptıklarını gösterdiğini söyledi.

Buna rağmen yüzde 1’in altında bile olsa borcunu ödemekte zorlanan bir çiftçi varsa onlara destek olmanın da boyunlarının borcu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım kredisi takip hesabındakilerden anaparasını peşin ödeyenlerin faizlerinin silinmesinin bu çiftçileri rahatlatacağını belirtti.

Advertisement

Anapara ödemesini peşin yapmakta zorlananların olacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peşin parası olmayanların borçlarını herhangi bir gecikme ve temerrüt faizi uygulanmadan taksitle yapabilmelerine de imkân tanımak lazım. Bu konuda da mutabık mıyız (Ziraat Bankası Genel Müdürü) Alpaslan Bey? Şahit oldunuz, duydunuz. Evet, gördüğünüz gibi konu çiftçilerimizin, üreticilerimizin, milletimizin meselesi olduğunda çözümler anında geliyor” ifadelerini kullandı.

“KONU ÜRETİM OLDUĞUNDA BİZİM İÇİN AKAN SULAR DURUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda ülkeyi asırlara bedel eser ve hizmetlere kavuşturmuş bir hükümet olarak Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını da dört bir koldan süratle yürüttüklerine işaret etti.

Türkiye Yüzyılı’nın başlıklarından birinin de “üretimin yüzyılı” olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konu üretim olduğunda hele hele toprağın bereketi olduğunda bizim için akan sular durur. Ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme üzerine inşa eden bir iktidar olarak, bir hükûmet olarak bu 5 temel esas üzerine Türkiye’mizi büyüteceğiz. Ve bu mücadelede çiftçilerimizden alacağımız destek hayati öneme sahiptir. Ne diyor gönül dostu; ‘Gökte uçan hüma kuşu ne bilir dalın kıymatın/Kargayı kondurman dala ne bilir gülün kıymatın/Çift sürüp ekin ekmeyen, meydana sofra dökmeyen, arının kahrını çekmeyen ne bilir balın kıymatın.’ Biz ülkenin ve milletin sahip olduğu değerlerin, zenginliklerin, imkânların kıymetini bilmeyenleri asla muhatap almıyoruz. Çifti çubuğu, bağı bahçeyi, ekini hasadı, davarı malı bilmeyenlere dönüp bakmıyoruz. Bizim onlarla işimiz yok. Oturdukları yerden esip gürleyerek avara kasnak gibi boşa dönüp duranları gülerek izlemekle yetiniyoruz. Zihninde vizyon, gönlünde eser ve hizmet, dilinde hayırlı söz olmayanların topunu bir araya getirseniz şuradaki buluşmamızın hasılasının yanına bile yaklaşamazlar.”

“ÜRETMEK İÇİN TER DÖKMEK LAZIM”

Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışmak için dertli olmak lazım dertli. Mücadele etmek için yaşamış olmak lazım yaşamış olmak. Üretmek için de ter dökmek lazım ter. Başarı kazanmak için tecrübe ve hazırlık lazım. Hepsinden önemlisi tüm bunlar için sarsılmaz bir inanç, mangal gibi bir yürek, çelikten bir irade lazım. Hamdolsun biz üstadın deyimiyle akrebin kıskacında yoğrula yoğrula Yunus gibi pişe pişe Hacı Bektaş’tan aldığımız ilhamla bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte bugünlere geldik” diye konuştu.

Çiftçilerin, Türkiye’yi 1990’ların güvensizlik ve istikrarsızlık ikliminden 2023 hedeflerine, Türkiye Yüzyılı vizyonuna getirene kadar hangi badireleri atlattıklarının, hangi engelleri aştıklarının, hangi oyunları bozduklarının şahidi olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnşallah Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bırakıp yeni yüzyılına gireceğimiz 2023’ü de güven ve istikrardan taviz vermeden geçirerek hep birlikte hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğimiz bir döneme gireceğiz. Sizlerden ve tüm milletimden ricam şudur; geçtiğimiz 20 yılda ülkemizin asırlık eksiklerini nasıl tamamlamışsak milletimizin asırlık hak ve özgürlük taleplerini nasıl karşılamışsak Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da aynı inanç ve azimle başlatalım istiyoruz. Çiftçi kardeşlerimizin bu kutlu yolda bugüne kadar hep olduğu gibi yine en güçlü şekilde yanımızda yer alacaklarına yürekten inanıyorum.”

Verdikleri müjdelerin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere bu imkânların sağlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Rumico

Advertisement
Devamını Oku

Politika

Sınav yapıldı, sorular ortaya saçıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, 17 Aralık’ta çeşitli kentlerde yapılan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Koruma Ürünleri Bayii ve Toptancılık Sınavı ile ilgili şaibe iddialarına dikkat çekerek sınavın iptalini istedi. Sınav günü soruların yer aldığı kitapçık fotoğraflarının sosyal medya ve internet ortamına düştüğünü belirten Barut, Meclis’e sunduğu önergeyle bakanlığı açıklama yapmaya çağırdı.
“YANLIŞ DÜZELTİLMELİ”
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi tarafından yanıtlanması istemiyle hazırladığı önergeyi Meclis Başkanlığı’na veren Ayhan Barut, “Tarım ve Orman Bakanlığı yönetmelik değişikliğiyle, Bitki Koruma Ürünleri Bayilik ve Toptancılık izni ve depo yetkisini, ziraat mühendislerinin yanı sıra orman, orman endüstri ve kimya mühendisleri, eczacı, kimyager ve bitki sağlığı derslerini alanlara da vermişti. O zaman da ziraat mühendislerinin, ilaç bayiliği ve satışı için diplomaları yeterli görülmeyip haksızca zorunlu sınava tutulmasını doğru bulmadığımızı ifade etmiştik. Hala bu yanlış sürüyor. Israrla bu yanlışın düzeltilmesini bekliyoruz” dedi.
“FOTOĞRAF ÇEKİLDİ, HER YERDE GÖRÜLDÜ”
Son olarak 17 Aralık’ta binlerce adayın katılımıyla yapılan Bitki Koruma Ürünleri Bayii ve Toptancılık Sınavı’yla ilgili şaibe iddialarının ortaya atıldığını bildiren Barut, şunları kaydetti:
“Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Koruma Ürünleri Bayii ve Toptancılık Sınavı 17 Aralık’ta Ankara, İzmir, İstanbul, Samsun, Diyarbakır, Antalya ve Adana gibi kentlerde yapıldı. Binlerce adayın girdiği sınavla ilgili yine şaibe iddiaları ortaya atıldı. Bakanlık adına Ankara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nce yapılan sınav sorularının fotoğraflarının çekildiği ve her yerde yayıldığı görülmektedir. Çoğu insan belki cebindeki son parasıyla, son bir umutla bu sınava girmiş ancak bu meslektaşlarımızın hakları gasp edilerek geleceği ile oynanmıştır. Geçen yıllarda da binlerce adayın girdiği sınavla ilgili şaibeler gündeme gelmişti. Toplam 80 sorunun yer aldığı aynı sınavda doğru cevapların yarısının A şıkkı olduğu ortaya çıkmıştı. Tüm bunlarla beraber söz konusu sınavın iptalini, yanlışın düzeltilmesini, mağduriyetin giderilmesini ve şaibelerin ortadan kaldırılmasını istiyoruz.”
“ŞAİBEYLE İLGİLİ NE YAPACAKSINIZ?”
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut’un hazırladığı önergede şu sorulara yanıt istendi;
“1- Bitki Koruma Ürünleri Bayilik ve Toptancılık izni ve depo yetkisinin, ziraat mühendislerinin yanı sıra orman, orman endüstri ve kimya mühendisleri, eczacı, kimyager ve bitki sağlığı derslerini alanlara da verilmesine neden olan Tarım ve Orman Bakanlığı yönetmeliğini düzeltmeyi düşünüyor musunuz?
2- Üniversitede eğitimlerini başarıyla tamamlayan ziraat mühendislerinin, zirai ilaç bayiliği ve satışı için diplomalarını yeterli görmeyerek haksızca zorunlu sınava tutulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kararı geri çekecek misiniz?
3- 17 Aralık 2022 tarihinde yapılan ve binlerce adayın katıldığı Bitki Koruma Ürünleri Bayii ve Toptancılık Sınavı’yla ilgili ortaya atılan şaibe iddialarına ilişkin nasıl bir adım atacaksınız?
4- Geçmiş yıllarda yapılan sınavla ilgili gündeme gelen şaibe iddialarının akıbeti ne oldu?
5- Bu yılki Bitki Koruma Ürünleri Bayii ve Toptancılık Sınavı’yla ilgili şaibeleri gözeterek sınavın iptalini sağlayacak mısınız?”

Rumico

Devamını Oku
Advertisement

HAFTANIN ŞARKISI

Advertisement

Trendler