Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Üç Yılda 215 Bin Buzağı Öldü

Üç Yılda 215 Bin Buzağı Öldü

Üç yılda 215 bin uzağı öldü. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda ülkemizde sık rastlanan buzağı ölümlerini, soru önergesiyle Meclis gündemine getirdi. Önergeyi yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ülkemizde son üç yılda 215 bin buzağı öldü açıklaması yaptı. 

Üç Yılda 215 Bin Buzağı Öldü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığına yönelttiği soru önergesinde, 2018 yılının ‘Buzağı ölümlerinin önlenmesi yılı’ ilan edildiğini hatırlattı. Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde 2016-2017-2018 ilk on ayında ölen buzağı sayısı kaçtır? Erken buzağı ölümleri için eğitim verilen besici sayısı kaçtır? Buzağı ölümlerinin takipleri ve nedenleri saptanmakta mıdır? Ülkemizde buzağı ölümlerinde GDO’lu yem ile beslenen hayvanlarda ortaya çıkma oranı nedir? Bu yönde bir araştırma yapılmış mıdır?” şeklinde sorular yöneltti.



CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesine yanıt veren Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ülkemizde görülün tüm hayvan hastalıklarının yakından takip edildiğini belirterek, “Bakanlığımızca 2018 yılı Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Buzağı Kayıplarının Önlenmesi yılı olarak ilan edilmiş olup, buzağı kayıplarının önlenmesi için gerekli çalışmalar yapılmaktadır” dedi.

Eğitimler Verildi

Buzağı ölümlerini önlenmesi için yetiştiricilere çeşitli eğitimler verildiği, poster ve el broşürü gibi eğitimi materyallerin dağıtıldığını açıklayan Bakan Pakdemirli, “Diğer taraftan Ülkemizdeki buzağı ölümlerinin önemli nedenlerinden olan E.coli enfeksiyonlarından kaynaklı buzağı ölümlerinin önüne geçilebilmesi amacıyla üç yıl süreyle boğa altı dişilerin aşılanması projesi başlatılmıştır.

Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesi kapsamında E.Coli aşısı tedarik edilmiş olup, aşının ilgili birimlere dağıtımı gerçekleştirilmiştir” diye konuşu.



2016 yılında 117.217, 2017 yılında 70.192 ve 2018 yılının ilk dokuz aylık döneminde 27.516 buzağı ölümünün gerçekleştiğini açıklayan Bakan Pakmedirli, “Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA) tarafından yapılan açıklamaya göre, hayvanlar üzerinde yapılan birçok araştırmada GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların dokularında, sıvılarında ve ürünlerinde GDO’lu DNA veya proteine rastlanmadığı ifade edilmiştir” açıklamasında bulundu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise buzağı ölümlerinin ülkemizde sık rastlandığına dikkat çekerek, “Bakanlığın verilerine göre son üç yılda yaklaşık 215 bin buzağı ölmüştür. Bu konuda çok ciddi tedbirler alınmalıdır. Buzağı ölümlerinin önlenmesi halinde ülkemizin canlı hayvan ve et ithal etmesine gerek kalmayacaktır. Böylesine hassas bir konuda Bakanlığın daha ciddi tedbirler alarak, buzağı ölümlerinin önlenmesini sağlamalıdır” diye konuştu.

Tarım ve Hayvancılık

Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı

Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı

Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı. Birçok üründe taban fiyat açıklayan hükumetin, hasat başladığı halde pamuk alım fiyatını açıklamaması nedeniyle üretici ne yapacağını şaşırdı. Geçen yıl kilosu 4.6 liraya çıkan alım fiyatının 3 liraya düşmesi de üreticiyi zor durumda bıraktı.



Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı

Pamuk fiyatları hala açıklanmamış olması hasada başlayan üreticilerin elini kolunu bağladı. Son 2 yıldır pamuk prim fiyatlarının aynı kalması nedeniyle zaten zor günler geçiren üreticiler; geçen yıl hasat döneminde kilosu 4-4.6 TL ile başlayan pamuk alım fiyatlarının yıl içinde 3-3.5 TL’ye kadar düştüğünü belirterek; bu yıl henüz fiyat da açıklanmadığı için ne yapacaklarını bilmediklerini söylüyor.

Orhan Sarıbal Tepki Gösterdi

Tarım Politikaları ve Tarım Örgütlerinden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, hasadı başlanan pamuk fiyatları hâlâ açıklanmamış olmasına tepki gösterdi. “Tarım ve Orman Bakanı devletin alım yapmadığı ayçiçeği de dâhil birçok ürünün alım fiyatlarını açıkladı ama pamuk fiyatları konusunda tek bir söz söylemedi” diyen Sarıbal; “Pamuk üreticisi üvey evlat mı?” diye sordu. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin 500 kilo kota uygulaması ile mağdur olan üreticiye duyarsız kalmasının sektöre darbe vurduğunu vurgulayan Sarıbal; şunları söyledi:

“Devlet alım yapmadığı ayçiçek için bile alım fiyatı açıklarken, pamuk fiyatları konusunda sessiz kalıyor. Geç olmadan pamuk fiyatlarına müdahale edilmelidir. Ayrıca üreticinin prim desteği kiloda 1.25-1.50 TL/olarak yeniden belirlenmelidir. Bu yapılmadığı takdirde, son yıllarda artış gösteren pamuk üretiminde yine geriye gidiş yaşanacak. Bu politika ile gelecek yıl 1 milyon dekar ekilmeyecek. Hem ekim alanlarımızdan olacağız hem de ithalatımız artacak. ‘Paramız var ki ithal ediyoruz’ diyerek Cumhuriyet tarihinin ithalat rekorlarını kıran Bakan Pakdemirli ile ‘beyaz altın’da da yeni bir rekora imza atılacak.”

ÜRETİM ALANI AZALDI

Sarıbal, 2002 yılında 7 milyon dekarın üzerinde pamuk ekim alanı varken, AKP’nin uyguladığı ithalat politikası sonucu 2 milyon dekar arazinin üretimden çıkarak 2018 yılında 5 milyon dekara düştüğünü belirtti.



Orhan Sarıbal, “Ülkemizin 1.5 milyon ton lifli pamuk ihtiyacı varken pamuk üretiminin azalması kabul edilecek bir durum değil. 2016’da 4 milyon dekarın üzerinde ekim alanı varken pamuk fiyatları nın biraz desteklenmesi ile 1 milyon dekar artış sağlandı ve 5 milyon dekara çıktı. Üretici desteklenirse pamuk ihtiyacımızın tamamını yurt içinden sağlayabiliriz” dedi.

Pamuk ihracat rakamları

Dünyanın ikinci büyük pamuk ithalatçısı olduk

AKP’nin iktidar olduğu son 17 yılda, 2019 yılı Ağustos ayı dahil olmak üzere, pamuk ithalatına 21 milyar 593 milyon dolar para ödendiğini belirten Orhan Sarıbal; “Pamuk ithalatının yüzde 48’i ABD’den, yüzde 14’ü Yunanistan’dan ve yüzde 13’ü Brezilya’dan yapıldı.

Komşumuz Yunanistan’ı saymazsak dünyanın öbür ucundan pamuk alıyoruz. Yunanistan’a geçen yıl 128 milyon dolarlık ihracat yapmışken ilk 8 ayda 147 milyon dolarlık ithalat yaptık” dedi. Pamuk ithal eden ülkeler arasında Çin’den sonra ikinci olduğumuzu belirten Sarıbal, “İlk 8 ayda Çin’in 2.6 milyar dolarlık pamuk ithalatının arkasından maalesef 1.1 milyar dolarla ikinci sırada yer alıyoruz” dedi.

Kaynak: Sözcü

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Menemen Ovası’nda, pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Türkiye’nin önemli pamuk üretim merkezlerinden Menemen Ovası’nda görülen “kırmızı örümcek”, çiftçileri zor durumda bıraktı.

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Tarım zararlısı nedeniyle yüzde 80’lere ulaşan verim kaybına uğrayan pamuk çiftçisi, zararlarının giderilmesi için sorunun “doğal afet” kapsamına alınmasını ve borçlarının ertelenmesini istiyor.

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde pamukta hasat başladı, kaliteli pamuğun yetiştiği Ege’de de ürünün alınmasına artık haftalar kaldı.



Ege’de bu sezon üretim ve kalite anlamında ciddi sorun yaşanmazken, İzmir’de en çok pamuğun yetiştirildiği Menemen Ovası’da pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Ağustos ayının ilk günlerinde tarlalarda rastlanan ve ciddi ürün kaybına neden olan kırmızı örümceğe karşı ilaçlama da tesir etmiyor.

Soruna çare arayan Menemenli üreticiler, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderilen analiz sonuçlarını bekliyor.

“Kırmızı Örümceğe Çare Bulamadık”

Menemen Ziraat Odası Başkanı Metin Karagöl, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, İzmir’in en iyi pamuğunun Menemen Ovası’nda yetiştiğini söyledi.

Ovada daha değişik ürünler denediklerini ancak hiçbirinden pamuk kadar verim alamadıklarını ifade eden Karagöl, bu sezon pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu dedi.

Menemen’de 120 bin dönüm alanda pamuk ekimi yapıldığı anımsatan Karagöl, şöyle konuştu:

“Söz konusu rakam toplam arazisinin yüzde 60’ına denk geliyor ki bu aslında çiftçinin pamuğa ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Pamukta dekar başına ortalama 600 kilogram ürün alıyoruz ancak ağustos ayının başında rastladığımız pamukta görülen kırmızı örümcek ise bu sezon verimi çok kötü etkiledi. Dönem dönem bazı hastalıklar çıkıyor. Bu yıl normal ilaçlamalarımızı yaptık ama kırmızı örümceğe çare bulamadık. Bazı tarlalarda kozalar atılmış gibi. Bazı tarlalardaki verim kaybı yüzde 80’lerde. Bu nedenle dekar başına 120-150 kilogram pamuk alacağız gibi gözüküyor.”

“Pamuk Stratejik Bir Ürün”

Karagöl, hastalık görülen tarlalardan aldıkları numuneleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderildiğini kaydetti.



Gelecek yıl pamukta görülen kırmızı örümcek konusunda eğitim vereceklerini anlatan Karagöl, “Pamukta görülen kırmızı örümcek ile mücadele çok önemli çünkü aslında kayıp ülkenin oluyor. Pamuk stratejik bir ürün ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Devletimizden beklentimiz var. Kırmızı örümce nedeniyle verim alamayan çiftçilerin tarlalarına ‘doğal afet görmüş’ gibi muamele yapılabilir. Bakanlığımızdan bu konuda destek bekliyoruz. En azından borçların ertelenmesi hususu gündeme gelebilir.” şeklinde konuştu.

Pamukta kilogram başı 1 lira 25 kuruş gibi destek primi beklentisi oluştuğuna dikkati çeken Karagöl, üzüm ve fındıkta olduğu gibi bu üründe de müdahil alım seçeneğinin gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.

Menemen’de 35 yıldır pamuk üretimi yapan Aydın Kara ise kırmızı örümceğin çiftçileri zor durumda bıraktığını ifade etti.

Üreticilerin bu dönemde yoğun bir ilaçlama yaptığını hatırlatan Kara, “İlaçlamadan kaynaklı maliyetlerimiz arttı daha da önemlisi verim kaybımız çok yüksek. Bu konuda yardım bekliyoruz.” dedi.

Hasan Hüseyin Dilek de pamukta görülen kırmızı örümcek yüzünden verim kaybının yüzde 80’lere kadar çıktığını dile getirdi.

Tarlalarda kırmızı örümceği görmek için büyüteçle dolaştıklarını aktaran Dilek, “Maalesef böceğe ilaç da fayda etmiyor, ne yapacağımız şaşırdık.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Hayvansal Üretim

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için parazitlerle mücadelede birçok yöntem uygulanabilmektedir. Yaz mevsimi yaklaşırken ve havalar ısınırken hayvanlar için zararlı dış parazitler üremeye ve çoğalmaya başlıyor.

Dış parazitler hayvanların vücut yüzeyine ve deri altı bölgelerine yerleşerek zamanla zararlı etkilerini oluştururlar.

Hayvanlarda en sık rastlanan zararlı dış parazitler bitler, keneler, uyuz etkenleri, sivrisinekler, karasinekler ve tatarcıklardır.



Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Parazitlerin oluşturduğu hastalıklar hayvanlar arasında hızla yayılarak, verim düşüklüğü, hastalıklar, ölümler gibi birçok ekonomik kayıplara neden olurlar.

Özellikle sıtma ve sarılığa neden olan kan protozonlarının taşıyıcısı ve hayvanlar arasında bu hastalıkların bulaştırılmasına neden olan kenelerle mücadelede, yine sokucu sineklerle salgın viral hastalıkların hayvanlar arasında yayılmasında, özellikle keçi ve koyunlarda sık rastlanan çiçek hastalığının bulaştırılmasında bu dış parazitler oldukça önemli role sahiptir.

Ayrıca bit, pire ve uyuz etkenlerinin hayvanların derilerinde oluşturdukları olumsuz etkileri nedeniyle; hayvanlarda hem strese hem de verim kaybına neden olması; bu tür dış parazitlerle bütün olarak mücadelenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için birçok yöntem uygulanabilmektedir. Sanılanın aksine birçok bu sorunu tamamen çözen ve viral olmasını engelleyen ilaçlar bulunmaktadır.

Kas içi ve deri altı kullanılan ilaçlar özellikle kene, uyuz, bit ve pirelere karşı oldukça etkilidir. Yine hayvanların boyun ve kuyruk sokumuna kadar bel bölgesine dökülen ilaçlar; su ile çoğaltılarak çözelti haline getirilen ilaçlar sprey tarzı ve banyo ile uygulama; ayrıca toz olarak serpme tarzında uygulanan ilaçlar bu dış parazitlerin mücadelesinde en sık kullanılan yöntemlerdir.



Koyunlarda dış parazit mücadelesi için mutlaka hem hayvanlar ilaçlanmalı hem de hayvanların yaşadığı barınaklarının da ilaçlanarak; bu parazitlerin üreyerek çoğalmasının kontrol altına alınması şarttır.

Barınak hijyenine çok dikkat edilmelidir; çünkü parazit lavralarının üremesinin engellenmesi mücadelenin en önemli ve birincil şartıdır. Ayrıca parazit lavraları ilaçlara karşı oldukça dayanıklı olması ilaçlamaların periyodik olarak aralıklı ve sürekli yapılmasını gerektirir. İlaçlamalar mutlaka Veteriner Hekim kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü ilaçların doz ayarlamasının iyi yapılması hem hasta hayvana zarar vermemesi; hem de ilaçların parazitlerde oluşturduğu maksimum etki bakından oldukça önemlidir.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için ilaç seçiminde ilaçların hem uygulama kolaylığı; hem maksimum etki oluşturması hem de parazitlerin lavralarına da etkili olması ihtiyaç duyulan hususlardır.

Dış parazit mücadelesinde kullanılan bazı ilaçlar ivomec, dectomax, Ekomec,  Keneson, Kenaz, Blotic, Flutron, Agiata, Sebasil, Spertoks, Zippeks.

Devamını Oku

Trendler