Connect with us

Tarım ve Hayvancılık

Yem fiyatları hızla artıyor

Yem fiyatları hızla artıyor

Yem fiyatları hızla artıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 1,70 TL olan çiğ süt referans fiyatını; 1 Mayıs 2019’dan itibaren geçerli olmak üzere 2 TL olarak belirledi. Buna karşın daha karar uygulanmadan yem fiyatlarına ardı ardına gelen zamlar üreticiyi zarara uğrattı.

Yem fiyatları hızla artıyor

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, çiğ süt referans fiyatının tekrar revize edilmesi ve süt priminin 25 Krş/Lt olarak devam etmesi gerektiğini belirtti.



TÜSEDAD Başkanı Solakoğlu, yaptığı açıklamada; “Bilindiği üzere Ulusal Süt Konseyi’nin 10 Nisan 2019 günü aldığı karar ile; soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Mayıs 2019–31 Aralık 2019 tarihleri arasında brüt 2,00 TL/LT olarak belirlenmiştir. Ancak döviz kurlarının hareketliliği nedeniyle büyük oranda ithalata bağımlı olduğumuz girdilerin fiyatlarında çok hızlı yükselişler yaşanmaktadır. 2 TL/LT’lik yeni süt fiyatı daha henüz uygulanmaya bile başlamadan, yem fiyatları kontrol edilemez yükselişini sürdürmeye devam etmiştir. Yıl sonuna kadar ne kadar daha artacağı da maalesef bilinmemektedir” dedi.

Solakoğlu, çiftçinin üretiminin sürdürülebilir olması için uluslararası normlarda da kabul gördüğü üzere, 1 litre süt sattığında en az 1.5 kg yem alabilmesi gerektiğini söyledi. Solakoğlu, “Geçtiğimiz aylardan bugüne kadar yeme gelen zamlarla birlikte süt/yem paritesi maalesef 1’in bile altına düşmüştür.

Yem fiyatlarındaki hızlı artış ve karkas et fiyatının yükselişe geçmesi ile birlikte, daha henüz uygulamaya bile geçmemiş olan 2 TL/lt çiğ süt fiyatı, üreticilerin damızlık hayvanlarını hızla kestirmelerine maalesef engel olamamaya devam etmektedir ve Türkiye’de süt hayvancılığı onarılması çok büyük bir zarar görmektedir” diyerek orta ve uzun vadede ortaya çıkacak daha büyük risklere dikkat çekti.

Ülke Hayvancılığı Tasviye Sürecine Girecek

Solakoğlu, dünya yem hammadde fiyatlarındaki artış ve Döviz kurlarındaki yükselişe bağlı olarak hızla artan ve kontrol edilemeyen yem fiyatları karşısında, yıl sonuna kadar sabitlenmiş olan süt fiyatının ülke hayvancılığında hızla tasfiye sürecine neden olacağı uyarısında bulundu.



Bu acı tablo ile karşılaşmamak için Tarım Bakanlığının acilen Ulusal Süt Konseyi’ni toplantıya çağırması talebinde bulunan Solakoğlu, “2 TL/lt’lik çiğ süt fiyatının yeniden revize edilmesini ve 25 Krş/lt’lik süt primi desteğine 2019 yılı boyunca devam edileceğinin ilan edilmesini ve de yem girdi maliyetlerini azaltacak tedbirlerin bir an önce yürürlüğe konmasını istiyoruz” dedi.

TÜSEDAD üyeleri adına açıklama yapan Solakoğlu, “Tarım Bakanlığımız tarafından Ocak ayının süt primlerinin tamamı Mart ayı sonunda tüm çiftçilere ödenmişti. Bu memnuniyet verici uygulamanın aynı şekilde devam ederek, süt primi ödemelerinin, sütü teslim ettiğimiz ayı takip eden aydan bir sonraki ayın sonuna kadar ödenmeye devam edilmesini ve Şubat ayı süt primlerinin ve 2018 yılından kalan buzağı desteklerinin de bir an evvel çiftçilerimize ödenmesini bekliyoruz” dedi.

Tarım ve Hayvancılık

Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı

Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı

Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı. Birçok üründe taban fiyat açıklayan hükumetin, hasat başladığı halde pamuk alım fiyatını açıklamaması nedeniyle üretici ne yapacağını şaşırdı. Geçen yıl kilosu 4.6 liraya çıkan alım fiyatının 3 liraya düşmesi de üreticiyi zor durumda bıraktı.



Pamuk Fiyatları Halen Açıklanmadı

Pamuk fiyatları hala açıklanmamış olması hasada başlayan üreticilerin elini kolunu bağladı. Son 2 yıldır pamuk prim fiyatlarının aynı kalması nedeniyle zaten zor günler geçiren üreticiler; geçen yıl hasat döneminde kilosu 4-4.6 TL ile başlayan pamuk alım fiyatlarının yıl içinde 3-3.5 TL’ye kadar düştüğünü belirterek; bu yıl henüz fiyat da açıklanmadığı için ne yapacaklarını bilmediklerini söylüyor.

Orhan Sarıbal Tepki Gösterdi

Tarım Politikaları ve Tarım Örgütlerinden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, hasadı başlanan pamuk fiyatları hâlâ açıklanmamış olmasına tepki gösterdi. “Tarım ve Orman Bakanı devletin alım yapmadığı ayçiçeği de dâhil birçok ürünün alım fiyatlarını açıkladı ama pamuk fiyatları konusunda tek bir söz söylemedi” diyen Sarıbal; “Pamuk üreticisi üvey evlat mı?” diye sordu. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin 500 kilo kota uygulaması ile mağdur olan üreticiye duyarsız kalmasının sektöre darbe vurduğunu vurgulayan Sarıbal; şunları söyledi:

“Devlet alım yapmadığı ayçiçek için bile alım fiyatı açıklarken, pamuk fiyatları konusunda sessiz kalıyor. Geç olmadan pamuk fiyatlarına müdahale edilmelidir. Ayrıca üreticinin prim desteği kiloda 1.25-1.50 TL/olarak yeniden belirlenmelidir. Bu yapılmadığı takdirde, son yıllarda artış gösteren pamuk üretiminde yine geriye gidiş yaşanacak. Bu politika ile gelecek yıl 1 milyon dekar ekilmeyecek. Hem ekim alanlarımızdan olacağız hem de ithalatımız artacak. ‘Paramız var ki ithal ediyoruz’ diyerek Cumhuriyet tarihinin ithalat rekorlarını kıran Bakan Pakdemirli ile ‘beyaz altın’da da yeni bir rekora imza atılacak.”

ÜRETİM ALANI AZALDI

Sarıbal, 2002 yılında 7 milyon dekarın üzerinde pamuk ekim alanı varken, AKP’nin uyguladığı ithalat politikası sonucu 2 milyon dekar arazinin üretimden çıkarak 2018 yılında 5 milyon dekara düştüğünü belirtti.



Orhan Sarıbal, “Ülkemizin 1.5 milyon ton lifli pamuk ihtiyacı varken pamuk üretiminin azalması kabul edilecek bir durum değil. 2016’da 4 milyon dekarın üzerinde ekim alanı varken pamuk fiyatları nın biraz desteklenmesi ile 1 milyon dekar artış sağlandı ve 5 milyon dekara çıktı. Üretici desteklenirse pamuk ihtiyacımızın tamamını yurt içinden sağlayabiliriz” dedi.

Pamuk ihracat rakamları

Dünyanın ikinci büyük pamuk ithalatçısı olduk

AKP’nin iktidar olduğu son 17 yılda, 2019 yılı Ağustos ayı dahil olmak üzere, pamuk ithalatına 21 milyar 593 milyon dolar para ödendiğini belirten Orhan Sarıbal; “Pamuk ithalatının yüzde 48’i ABD’den, yüzde 14’ü Yunanistan’dan ve yüzde 13’ü Brezilya’dan yapıldı.

Komşumuz Yunanistan’ı saymazsak dünyanın öbür ucundan pamuk alıyoruz. Yunanistan’a geçen yıl 128 milyon dolarlık ihracat yapmışken ilk 8 ayda 147 milyon dolarlık ithalat yaptık” dedi. Pamuk ithal eden ülkeler arasında Çin’den sonra ikinci olduğumuzu belirten Sarıbal, “İlk 8 ayda Çin’in 2.6 milyar dolarlık pamuk ithalatının arkasından maalesef 1.1 milyar dolarla ikinci sırada yer alıyoruz” dedi.

Kaynak: Sözcü

Devamını Oku

Tarım ve Hayvancılık Haberleri

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Menemen Ovası’nda, pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Türkiye’nin önemli pamuk üretim merkezlerinden Menemen Ovası’nda görülen “kırmızı örümcek”, çiftçileri zor durumda bıraktı.

Pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu

Tarım zararlısı nedeniyle yüzde 80’lere ulaşan verim kaybına uğrayan pamuk çiftçisi, zararlarının giderilmesi için sorunun “doğal afet” kapsamına alınmasını ve borçlarının ertelenmesini istiyor.

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde pamukta hasat başladı, kaliteli pamuğun yetiştiği Ege’de de ürünün alınmasına artık haftalar kaldı.



Ege’de bu sezon üretim ve kalite anlamında ciddi sorun yaşanmazken, İzmir’de en çok pamuğun yetiştirildiği Menemen Ovası’da pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu. Ağustos ayının ilk günlerinde tarlalarda rastlanan ve ciddi ürün kaybına neden olan kırmızı örümceğe karşı ilaçlama da tesir etmiyor.

Soruna çare arayan Menemenli üreticiler, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderilen analiz sonuçlarını bekliyor.

“Kırmızı Örümceğe Çare Bulamadık”

Menemen Ziraat Odası Başkanı Metin Karagöl, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, İzmir’in en iyi pamuğunun Menemen Ovası’nda yetiştiğini söyledi.

Ovada daha değişik ürünler denediklerini ancak hiçbirinden pamuk kadar verim alamadıklarını ifade eden Karagöl, bu sezon pamukta görülen kırmızı örümcek çiftçilerin moralini bozdu dedi.

Menemen’de 120 bin dönüm alanda pamuk ekimi yapıldığı anımsatan Karagöl, şöyle konuştu:

“Söz konusu rakam toplam arazisinin yüzde 60’ına denk geliyor ki bu aslında çiftçinin pamuğa ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Pamukta dekar başına ortalama 600 kilogram ürün alıyoruz ancak ağustos ayının başında rastladığımız pamukta görülen kırmızı örümcek ise bu sezon verimi çok kötü etkiledi. Dönem dönem bazı hastalıklar çıkıyor. Bu yıl normal ilaçlamalarımızı yaptık ama kırmızı örümceğe çare bulamadık. Bazı tarlalarda kozalar atılmış gibi. Bazı tarlalardaki verim kaybı yüzde 80’lerde. Bu nedenle dekar başına 120-150 kilogram pamuk alacağız gibi gözüküyor.”

“Pamuk Stratejik Bir Ürün”

Karagöl, hastalık görülen tarlalardan aldıkları numuneleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gönderildiğini kaydetti.



Gelecek yıl pamukta görülen kırmızı örümcek konusunda eğitim vereceklerini anlatan Karagöl, “Pamukta görülen kırmızı örümcek ile mücadele çok önemli çünkü aslında kayıp ülkenin oluyor. Pamuk stratejik bir ürün ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Devletimizden beklentimiz var. Kırmızı örümce nedeniyle verim alamayan çiftçilerin tarlalarına ‘doğal afet görmüş’ gibi muamele yapılabilir. Bakanlığımızdan bu konuda destek bekliyoruz. En azından borçların ertelenmesi hususu gündeme gelebilir.” şeklinde konuştu.

Pamukta kilogram başı 1 lira 25 kuruş gibi destek primi beklentisi oluştuğuna dikkati çeken Karagöl, üzüm ve fındıkta olduğu gibi bu üründe de müdahil alım seçeneğinin gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.

Menemen’de 35 yıldır pamuk üretimi yapan Aydın Kara ise kırmızı örümceğin çiftçileri zor durumda bıraktığını ifade etti.

Üreticilerin bu dönemde yoğun bir ilaçlama yaptığını hatırlatan Kara, “İlaçlamadan kaynaklı maliyetlerimiz arttı daha da önemlisi verim kaybımız çok yüksek. Bu konuda yardım bekliyoruz.” dedi.

Hasan Hüseyin Dilek de pamukta görülen kırmızı örümcek yüzünden verim kaybının yüzde 80’lere kadar çıktığını dile getirdi.

Tarlalarda kırmızı örümceği görmek için büyüteçle dolaştıklarını aktaran Dilek, “Maalesef böceğe ilaç da fayda etmiyor, ne yapacağımız şaşırdık.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Hayvansal Üretim

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için parazitlerle mücadelede birçok yöntem uygulanabilmektedir. Yaz mevsimi yaklaşırken ve havalar ısınırken hayvanlar için zararlı dış parazitler üremeye ve çoğalmaya başlıyor.

Dış parazitler hayvanların vücut yüzeyine ve deri altı bölgelerine yerleşerek zamanla zararlı etkilerini oluştururlar.

Hayvanlarda en sık rastlanan zararlı dış parazitler bitler, keneler, uyuz etkenleri, sivrisinekler, karasinekler ve tatarcıklardır.



Koyunlarda Dış Parazit Mücadelesi

Parazitlerin oluşturduğu hastalıklar hayvanlar arasında hızla yayılarak, verim düşüklüğü, hastalıklar, ölümler gibi birçok ekonomik kayıplara neden olurlar.

Özellikle sıtma ve sarılığa neden olan kan protozonlarının taşıyıcısı ve hayvanlar arasında bu hastalıkların bulaştırılmasına neden olan kenelerle mücadelede, yine sokucu sineklerle salgın viral hastalıkların hayvanlar arasında yayılmasında, özellikle keçi ve koyunlarda sık rastlanan çiçek hastalığının bulaştırılmasında bu dış parazitler oldukça önemli role sahiptir.

Ayrıca bit, pire ve uyuz etkenlerinin hayvanların derilerinde oluşturdukları olumsuz etkileri nedeniyle; hayvanlarda hem strese hem de verim kaybına neden olması; bu tür dış parazitlerle bütün olarak mücadelenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için birçok yöntem uygulanabilmektedir. Sanılanın aksine birçok bu sorunu tamamen çözen ve viral olmasını engelleyen ilaçlar bulunmaktadır.

Kas içi ve deri altı kullanılan ilaçlar özellikle kene, uyuz, bit ve pirelere karşı oldukça etkilidir. Yine hayvanların boyun ve kuyruk sokumuna kadar bel bölgesine dökülen ilaçlar; su ile çoğaltılarak çözelti haline getirilen ilaçlar sprey tarzı ve banyo ile uygulama; ayrıca toz olarak serpme tarzında uygulanan ilaçlar bu dış parazitlerin mücadelesinde en sık kullanılan yöntemlerdir.



Koyunlarda dış parazit mücadelesi için mutlaka hem hayvanlar ilaçlanmalı hem de hayvanların yaşadığı barınaklarının da ilaçlanarak; bu parazitlerin üreyerek çoğalmasının kontrol altına alınması şarttır.

Barınak hijyenine çok dikkat edilmelidir; çünkü parazit lavralarının üremesinin engellenmesi mücadelenin en önemli ve birincil şartıdır. Ayrıca parazit lavraları ilaçlara karşı oldukça dayanıklı olması ilaçlamaların periyodik olarak aralıklı ve sürekli yapılmasını gerektirir. İlaçlamalar mutlaka Veteriner Hekim kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü ilaçların doz ayarlamasının iyi yapılması hem hasta hayvana zarar vermemesi; hem de ilaçların parazitlerde oluşturduğu maksimum etki bakından oldukça önemlidir.

Koyunlarda dış parazit mücadelesi için ilaç seçiminde ilaçların hem uygulama kolaylığı; hem maksimum etki oluşturması hem de parazitlerin lavralarına da etkili olması ihtiyaç duyulan hususlardır.

Dış parazit mücadelesinde kullanılan bazı ilaçlar ivomec, dectomax, Ekomec,  Keneson, Kenaz, Blotic, Flutron, Agiata, Sebasil, Spertoks, Zippeks.

Devamını Oku

Trendler